Alevi, Alevilik, bektaşi, PirYolu Forum ,kızılbaş, Alevi Haber, Alevi Forumları

Alevi, Alevilik, bektaşi, PirYolu Forum ,kızılbaş, Alevi Haber, Alevi Forumları (http://www.piryolu.com/forum/index.php)
-   Her Telden (http://www.piryolu.com/forum/her-telden.html)
-   -   Sokak ile Van Arasında Kağıt Köprüsü (http://www.piryolu.com/forum/her-telden/5504-sokak-ile-van-arasinda-kagit-koprusu.html)

Pir Mehmet 04.11.11 13:05

Sokak ile Van Arasında Kağıt Köprüsü
 
"Tarlabaşı sokakları, Pera'nın pek çok sok...ağı gibi tarihle yıkanmıştır. (...) Tarlabaşı sokaklarının insanlarının gözüne uyku girmez. (...) Hem sokaklarla insanların ayrıları gayrıları da yoktur. (...) Sokaklar insanları, insanlar sokakları düşünmeden edemez: Birlikte yaşarlar, birlikte yatıp kalkarlar." (İlhan Berk)

Sokaklar her zaman yaratıcı bir eylem dinamiği taşır. Sokağın muradı bu olunca, Van depremzedelerine yardım sürecinin en anlamlılarından ve ezber bozanlarından birinin değişik halklardan kağıt toplayıcılarının ülke çapında örgütlenip topladıkları eşyaları Kürt kardeşlerine göndermeleri sürpriz değil. Bu çabayı magazinleştirmek isteyenlerin önünü, son derece doğal ve net konumlanarak kesmeyi bilmeleri de bir başka sokak bilgisi... Haramilerinm sayısının krkı geçtiği, üç kağıtçıları aç kalıp yerlerini on kağıtçılara bıraktığı günlerde onlar için illa bi bir tanım yapacaksak; düş kağıtçılar, diyebiliriz. Kağıt toplayan, üstü-başı harf ve anlam dolu çocukların Türkiye'nin her yanında Van için düşbaşı yapıp kamyonlarla yardım göndermeleri, eşyanın, sokakların ve elbette kağıdın tabiatına uygun...

Van'a, bürokrasisi, o bildik-tanıdık "iktidarı" olmayan yatay ve hızlı bir yardım göndermek, örgütlenmekten sınıfta kalanların bilmediği bi başka örgütlenme biçimi olmalı... Kara kamunun ve devletin tersine gelen bu "acayip!" örgütlenmede Türk, Kürt ve Roman kağıt toplayıcılarının ortak çalışmaları ise halklar görgüsünün müjdeli bir sokak hali, sokak dayanışması olarak okunabilir. İstanbul'da ve ülke çapındaki bu ilişki ağından, en alttaki bu örgütlenme deyeyimi değme devrimci örgüte taş çıkaracak nitelikte. Dahası bu örgütlenmeden ve çıkarsız, iktidarsız, tabusuz ve tapusuz örgütlenmeden ders çıkarmak için devrimci örgütlerin kağıtçı çocukların yanında staj yapmaları devrimin kârınadır...

Hükümet yetkililerinin kulakları çınlasın... Onlar dua-marş karışımı bir kibirle, hatta nefretle DTP'li belediye başkanlarıyla ve milletvekilleriyle el sıkmamayı, aynı karede görünmemeyi yüksek siyaset sansınlar, kağıtçı çocukların anında Van'daki Kürt arkadaşlarıyla muhabbetli ilişki kurmaları, onlardan aldıkları bilgilere göre kendilerine yön vermeleri egemenlere açık ve nat bir şerhtir. Ailesi deprem bölgesinde yaşayan Dolapdere'den Vanlı bir kağıt toplayıcısının belki de tek mülkü halısını ailesine değil başkalarına göndermesi ise bir başka sokak görgüsü...

Kağıtçı çocuklar için bu çok doğal bir eylem. Şımarmaya gerek yok. Çünkü kağıt da sokaklar da şımarmaz. Geri Dönüşüm İşçileri Derneği Başkanı Ali Mendillioğlu'nun “Umalım bu deprem halkımızın bilincinde de bir depreme yol açsın. Biz Doğusuyla Batısıyla yalnız acılarda değil, sevinçlerde de bir araya gelelim" cümlesi usulü bir demeç olmanın ötesinde kısa ve net bir sokak programı niteliğindedir. Onların bu karşılıksız, ünsüz, egosuz koşturmaları, yangın borusu çaldığında İstanbul'un o semtine naralarla yangını söndürmek için koşan bir zamanların tulumbacılarını getiriyor akla. "Geri Dönüşüm" deyiminden el alarak içimden şöyle bir cümle geçiriyorum: Hayat, savaşın bitmesini ve gençlerin ölümsüz geri dönüşünü talep ediyorsa, bunun yolu daha çok silah değil daha çok kağıt kalem toplamaktır. Kağıdı ormana dönüştürmek gibi bir şey bu, imkansız görünse de mümkün...

Kağıt toplayıcısıdırlar onlar... Siz kâğıtbaz da diyebilirsiniz... Kapı kapı, çöp çöp dolaşmak, atıkları toplamak en büyük hünerleridir... Herkes sonbahar uykusundayken onlar sokak aralarında bu kez de Vanlı kardeşleri için gönüllü koştururlar. Deprem haberini aldıklarınden itibaren her yere ek seferler düzenlerler. Bunun bir insanlık ve dayanışma mesai olduğunu sokak bilgisi derslerinden bilirler. Abartılacak, reklamı yapılacak bir yanı yoktur yaptıklarının, olması gerekendir. Geri Dönüşüm İşçileri Derneği`nden Ali Mendillioğlu, "Biz çok özel bir şey yapmıyoruz, yapmamız gerekeni yapıyoruz" diyerek bu insani doğallığın altını çiziyorsa düşünmesi gerekenler ün'lerini başlarına, paralarını önlerine koyup düşünmeli...

Kağıt toplayıcılarının bu kıymetli çabası, yönetmenliğini Enis Rıza'nın yönetmenliğini yaptığı; kâğıt toplayarak geçinen, günün birinde çöpte bulduğu Dostoyevski kitabıyla hayatı değişen Oktay Çetinkaya'nın hayatını anlatan "Çöpte Dostoyevski Buldum" belgeselini anımsattı bana... Albert Camus'yu, Kafka'yı, "en sevdiğim yazar" dediği Dostoyevski'yi çöpte bulan "kağıt hurdacısı ve sahaf" Oktay, bana kağıtçı çocukları hatırlattı... Ve kendi kendime dedim ki; çöpten her zaman Dostoyevski çıkmaz ya... Onun yanısıra milliyetçilere-ırkçılara ve "ancak tahsille elde edilebilen cahillere" inat insanlık dersleri de çıkar... İktidar, kâr ve ün icabı piyasa yapanlara insanlık dersleri veren kağıtçı çocuklar da çıkar...
Sezai Sarıoğlu


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 22:49.

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.


Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2