Sponsor Reklamlar


Atlantis ve Mu'nun kadim bilgeliği ve Hz.Ali

 Genel konular Katagorisinde ve  Genel Kültür Forumunda Bulunan  Atlantis ve Mu'nun kadim bilgeliği ve Hz.Ali Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

Ağaç Şeklinde Aç2Beğeni
  • 2 gönderen kristal

 
Seçenekler
Alt 31.01.14   #1
kristal
kristal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jul 2012
Nereden: istanbul
Mesajlar: 714
Rep Puani : 65
Standart Atlantis ve Mu'nun kadim bilgeliği ve Hz.Ali


Çetin BAL
İslamın tasavvuf felsefesi, eski Mu ve Atlantis kıtalarından dünya insanlığına miras kalan kadim bilgeliğin günümüze uzanan bir açılımını içinde barındırmaktadır. Hz Muhammet'in bilgelik dolu varlığında özetleşip kendini ortaya koyan bu sırlı bilgilerin giriş kapısı Hz Ali'nin kişiliğinde daha bir anlam kazanıp kendini ortaya sermektedir.


Hz. Muhammet, dönemi içinde bu antik bilgeliğin kayıtlarına sözlü ve yazılı şekilde ulaşmış ve bunları kendi zihin potasında eritmiş ruhsal yeteneklere haiz evrensel bir öğretmendir. Hz Muhammet'in dünya dışı varlıklarla birebir iletişime geçmiş olması fikri yada antik yunandan eski hindistana kadar uzanan kadim bilgeliğe sahip olması ve bu yazıtların sözlü bilgisine sahip olması onun yüksek manevi değerini küçültmez.

Hz. Muhammet'in varlığı içinden yansıyan allah'ın nuru Hz. Ali'ye aksetmiştir. Ordan da bu nurun ışığı islam tasavvuf'u adı altında sayısız evliya, eren, sufi, mutasavvıf, veli zatların ilmi varlıkları içinde kendini açığa vurmuştur halka yansıtmıştır.Her veli, düşünür, ermiş yada tasavvuf üstadı kendi görüş ufukları ve kabları nispetinde bu ışıkla dolup gönül aynalarından halka bu manevi ilmi sözlü olarak hal olarak (keramet ehli) kendi kapasite ve kabiliyetleri, kendi istidatları oranında bu nura(hakkın ışığı) kanal olmuşlardır.Bu evrensel bir öğretidir.Bu öğretiyi belli bir coğrafyanın sözlü edebiyatı içine yada islamın kendi kültür çerçevesi içine sıkıştırmaya çalışmak yanlış olur. Hakikatin bilgisi (ışığı) hiç bir zümrenin, kavmin yada topluluğun tekeli altında değildir. Her kavim her kültür her allah dostu kendi dilince kendi ortamının sözlü ve yazılı edebiyatı içinde bu gerçeği dile getirir.Örnek olarak Yahudi kabala felsefesi yada Hindistan evliyalarının (yogi'ler, swami'ler.. vb) kültürü içindende aynı gerçek değişik kelimelerlede olsada kendini ifşa eder. Bu evrensel bilgileri dünyadaki yerli halkların(kızıl dereliler, inkalar, mayalar, aborjinler..vb. gibi) sözlü edebiyatı içinde bile bulmak mümkündür.Eski kadim mısır kültüründe, kayıp kıta Mu ve Atlantis'e ait kadim bilgiler içinde bile bu hakikatin ışığını bulmak mümkündür. Bu ışığın kaynağını takip etmeye çalıştığınızda kendinizi yıldızlar arası bir boşlukta başka dünyaların farklı kültürleri ile karşı karşıya bulmanız mümkündür.

'' Ben ilmin şehriyim, Ali kapısıdır. İlmi isteyen kapıya gelsin. '' Hz. MUHAMMED

[ İlim ve Nokta
Hz. Ali'ye (s.a) insanlar sordular. Hz. Muhammed Mustafa Aleyhisselam sizin hakkınızda buyurdu ki: Ene Medinet-ül İlmü ve Aliyyün Bab-ü hâ.

"Ben ilmin şehriyim, Ali kapısıdır.

Ya Ali ! biz senden bu ilmin sırrından sual ederiz, bize haber ver, bu ilim nedir ? Hz. Ali (s.a) buyurdu ki “El ilmü nokta tün Fe kessere hâ El cahilûn.” İlim bir nokta idi cahiller (boş sözlerle) onu çoğalttı.

Ya Ali ! o nokta nedir ?

Hz. Ali Buyurdular: Ne zaman bu sır cahillere aşikar olursa, bilin ki kıyamet yakındır. Allah’ın bilinmeyen bu gizli hikmetlerinden size haber vereyim, lakin şu şartımı da hiçbir zaman unutmayasınız. Benin sizlere açıklayacağım ilahi sırları ehil olmayanlara açıklamayasınız.

“Allah’ın bilinmeyen gizli hikmetleri, semâvi kitaplar olan yaprak sahifelerinde, Tevrat’ta, Zebur’da, İncil’de ne kadar sır varsa, Kur’an-ı Kerim’de de vardır. Ve yine bu sırların hepsi Kur’an-ı Kerim’de toplanmıştır. Kur’an-ı Kerim’de olan sırlarda Fatiha Suresinde toplanmıştır.

Fatiha-yı Şerif’teki sırlar da Besmele-i Şerif’te toplanmıştır.Besmele-i Şerif’te toplanan sırlar ise Besmelenin baş harfi olan B⒠dadır. Bâ’daki sırlar da,O’nun altındaki noktadadır. İşitin ve bilin ki, işte ben o noktayım.” Buyurdular.]


Bu noktanın sırrına istinaden Hz.Ali için şu şiir yazılmıştır.

Yok iken, yer ile gökler
Ezelden Kudret kandilinde görünen Ali’dir
Kün deyince Bezm-i Elestden
Evvel Âlemi var eden sultan Ali’dir

Dervişim deyipte meydana geldin
Varlığın terkedip geçebildin mi?
Bu meydana geldin erkâna girdin
Bu erkânın sırrını seçebildin mi?


Biz insan varlığının özünü ve ruhsal yanının sonsuz potansiyellerini anlama gayreti ile bu yazıları ifşa etmiş bulunuyoruz. Biz bu yazılar dahilinde uçsuz bucaksız bu evren içindeki sayısız dünyalar içinde tezahür eden olayların şekli ile yada kültürün kendi içinde gelişen sorunsalları ile ilgilenmiyoruz. Sonsuz evrenler içinde tezahür eden bilinçli varoluşun kendisi ile ilgileniyoruz. Gayemiz farklı mezhepler, farklı kültürel mevzuatlar ve ideolojiler üstünden(ötesinden) insan gerçeğine bakmaya çalışmaktır.Gayemiz düşünce piramidinin en üstüne çıkmaktır.

Bu en üst bakış açısına ben Makro Felsefe diyeceğim. Bu felsefeye göre yaşayan insanlarada Makro Toplum diyeceğim.


Makro felsefi inanç sistemi, Anadolu'nun antik çağ, eski yunan doğa filozofları eski Türk inancı Şamanizm, eski İran ve Kürt inancı Mazdek , Mani, Zerdüştlük, Budizm, ayarıca Yahudi, Hıristiyan ve İslam’ı senkretik-gnostik yaklaşımlar gibi birçok değişik inanç ve tasavvufi (felsefi) sufi düşüncenin kaynaşımından oluşup gelişen Anadolu İslam Tasavvufu ile benzeşen bir inançtır. Bu inanç öz itibarı ile tüm VARLIĞI ve Hakkı (tanrıyı) insanda gören bir inançtır.

Makro Toplumun bir parçası olmak ve bu birlikteliğe katılmanın ön şartı üç ana inanç değerinin anlaşılmasından tanınmasından ve kabülünden geçer.

Makro Felsefeyi oluşturan üç temel değer:

1- Evrensel zihnin tanınması
2- Reankarnasyonun tanınması
3- Ruhun sonsuz tekamülünün tanınması

Makro Felsefenin dayandığı ana fikri sutun Allah’ın varlığına ve birliğine (Tevhid) inançtır. Hakk’a giden yolda dayanılacak tek destek, iman, inanç, gizli kalb evinde misafir edilen Allah’ın sevgisi (muhabbetullah) ve dostluğudur. Bu muhabbet dinin ve imanın gereğidir. Sevginin merkezi olan kalbde de yine aynı muhabbet yer almaktadır. İnsan varlık aleminin en önemli varlığı ve Allah’ın yeryüzündeki halifesidir. Kainatta onun dışındaki bütün varlıklar ona hizmet edecek mahiyette yaratılmıştır. Kalp de insanın merkezi hükmündedir. İnsandaki bütün hasseler kalbe hizmet eder, onun etrafında dönerler. Kalbin en mühim özelliği Hakk’ı hisseden yer olmasıdır. Bundan dolayı kandile benzetilir.

Makro felsefe çeşitli ve farklı kültürlerden, dinlerden, inançlardan aldığı öğeleri sentezleyerek bünyesine alarak orijinal bir öğreti yaratmıştır. Makro felsefede Hıristiyanlık’tan, İslamiyet’ten, Budizm’den, Mani inancından, Zerdüşlük’ten ve tün dünyanın yerli inanç sistemlerinden, yerli inançlarından ( kızıldereliler, aborjinler) vb. unsurlar görülür. Düşünüldüğünün tersine Makro Felsefe İslamiyet’ten farkı, onun şartlarına, olmazsa olmazlarına uzak duran bir felsefedir. Aslında temelde İslamın şekilci ritüellerini ( namaz kılmak, hacca gitmek, oruç tutmak.. vb. gibi ) değilde islamın yada hristiyanlığın, yahudiliğin yani dinlerin diyelim özündeki bilgiyi o ahlak demini hayata geçirmek asıl gaye olmalı.

Makro felsefe; insanı merkezine koyan (insanı merkez alan) tün dinlerin birliğini esas alan evrensel bir felsefe, bir inanç, bir yaşam biçimi, bir kültür, bir öğretidir. Amacım bu gerçeği toplumsal bir olgu haline getirmektir.

Makro Toplumun tek inancı şu önerme üstünde yükselir: “Sevgi bizim dinimizdir; başka dine inanmayız.”

Sponsor Reklamlar

bilgeyol ve renk bunu beğendiler.
kristal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kadim Haritalar ve Gizemleri Aşk Genel Kültür 0 26.12.12 16:15




Satılık pomeranian Pomeranian Boo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2