Sponsor Reklamlar


İLERİ demokraside KADINA yobaz BAKIŞ.

 Genel konular Katagorisinde ve  Genel Kültür Forumunda Bulunan  İLERİ demokraside KADINA yobaz BAKIŞ. Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...


 
Seçenekler
Alt 06.08.13   #11
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: İLERİ demokraside KADINA yobaz BAKIŞ.


Bedenimiz bizimdir –
Sosyalist Kadın Meclisleri

2 Haziran 2012


Başbakan Erdoğan kürtaj ve sezaryenle ilgili “Sezaryene karşıyım. Kürtajı bir cinayet olarak görüyorum. Buna kimsenin müsaade etme hakkı olmamalı.” şeklinde açıklama yaparak, kadınların bedenlerine yönelik yeni bir saldırı gündeme getirdi.
Bu açıklama, kadın cinayetleri karşısında duyarsız kalan, görmezden gelen, davalarda ‘tahrik indirimi’ adı altında erkek katilleri aklayan, tecavüz davalarında, ‘rızası vardır’ diyerek tecavüzcüleri koruyan yasaların değişimi konusunda tek bir adım atmayan AKP Hükümetinin kadınlara saldırı politikalarının Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ağzından dile getirilmesidir.
Erdoğan ve AKP Hükümeti’nin diğer erkek bakan ve vekilleri de her fırsatta zaten kadınların kaç çocuk yapacaklarından başlayarak, kadının toplumsal hayatta nasıl konum alacağına varana kadar her alanda karışmaya kendilerine hak olarak görüyor. Başbakan Erdoğan’ın son açıklaması ve daha önceki tüm açıklamalar, erkek egemen kapitalist devletin, kadının bedeni, emeği, kimliğine yönelen saldırısıdır.
Kadınların kaç çocuk doğuracağına kararı veren Başbakan Tayyip Erdoğan, kadınların kürtaj hakkına yönelik de söz söylemeye kendisine hak olarak görüyor.
AKP Hükümeti, kadın düşmanı politikasını “Aileyi korumakla yükümlü” olmak üzerine kuruyor. Kadın Bakanlığı’nın adının ‘Aile ve Sosyal politikalar Bakanlığı’ olarak değiştirilmesi, üç çocuk yapılsın açıklamaları, kadına eve kapatma girişimleri, 4+4+4 eğitim sistemiyle çocuk yaşta evliliğin önünün açılması vb. uygulamaların hepsinin temelinde “ailenin güçlendirilmesi” yatıyor. Bu saldırı politikalarının her bir aşamasında kadın yok sayılıyor, hiçleştiriliyor.
AKP ve Başbakan Erdoğan, kadının bedenine saldırıyor.
AKP ve Başbakan Erdoğan, kadının emeğini gaspediyor.
AKP ve Başbakan Erdoğan, kadının kimliğini yok sayıyor.
Biz kadınlar, bedenimiz, kimliğimiz ve emeğimiz üzerinden hayata geçirilmeye çalışılan ‘erk-ek’ politikalara karşı isyanımızı büyütmeye devam edeceğiz. Haklarımızın gaspedilmesine izin vermeyeceğiz. Mücadelemizi büyüteceğiz. Bir kez daha haykırıyoruz ki, vardık, varız var olacağız. Erkek egemenliği ve onun devleti bu gerçeği değiştiremeyecek.
sendika org
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 08.08.13   #12
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: İLERİ demokraside KADINA yobaz BAKIŞ.


Kadına zulüm molası…

Cumhuriyet devrimleri ile birlikte dini hayatı
yakından ilgilendiren önemli değişikliklerin meydana

gelmesi sadece ilmiye
sınıfını değil, Sufi kesimin de büyük çoğunluğunu rahatsız etmiştir. Devrimleri
gizli veya açıktan eleştiren bu insanların arasında istismarcılar bulunmakla
beraber ‘din elden gidiyor’ kaygısı yaşayanların pek çoğu

samimidir.




Ne var ki, devrimlerin İslami alana keskince dokunması karşıt bir ‘duyarlılaşma
hareketi’ de doğurmuştur. Devrimlerle ilgili merkezi şikayet alanlarından biri
kadın meselesidir. Pek çok dindar insan özelde çarşaf

yasağı, genelde ‘kıyafet
devrimi’ gibi uygulamalar yüzünden kadın ve namus telaşı yaşar. Bu tartışma ve
çalkantılar Sufi muhitlerde de yansıma bulur. Böyle bir ortamlardan birinde,
dönemin en önde gelen Kadiri şeyhlerinden Tayyar

Baba şöyle der:
-Meseleye bir de şu açıdan bakın: Kadınlara uygulanan zulüm ve aşağılama biraz
olsun hafiflemedi mi?

Ehl-i Beyt aydınlığı
Kadın ve erkek ilişkilerinde duvar örmeciliği zorunlu saydıran

temel gerekçenin
cinsellik olduğu açıktır. Hemen her durumda kadınla erkeğin bir arada olmasından
bir ahlaksızlık doğabileceğine ilişkin inanç bu yöndeki bütün sınırlayıcı
çerçevelerin ana gerekçesidir. Oysa nice maneviyat kahramanı

ile ilgili ‘karşıt’
örnek hikayeler, kadın ve erkek arasında cinsel bir alışverişin ötesinde yüksek
ruhani beraberliklerin ve iletişimin yaşanabileceğini gösterirler. Mesela Hasan
Basri, Rabia ile bütün bir gece yol ve hakikat hakkında sohbet

ettiğini
belirterek ‘bir kere bile aklımdan erkek olduğum geçmedi, onun da aklından kadın
olduğu geçmedi’ der. Mesela en sıkı fıkıh mezhebinin önderi İmam Şafii, bir
Ehl-i Beyt yıldızı olan Nefise Hanım ile öylesine derin bir ilişki içindedir

ki,
‘kara kabuklu’ dışında reçete tanımayanların beynini allak bullak edebilir.
Büyük bir alim ve Sufi olan Nefise Hanım (Hazret-i Peygamber’in şehit iki
gözbebeğinden biri Hazret-i Hasan’ın ilk torunu) öylesine engin bir hazinedir
ki;

devrinin bilgi denizi sayılan İmam Şafii sık sık onunla sohbet eder, ondan
yararlanmaya çalışırdı.

‘Ne derler?’
İZ BIRAKAN KADIN
Sufilerden Nişapur’lu Fatma, devrin en büyük velilerinden biri

olarak kabul
edilen Zünnun-ı Mısrı’ye bir hediye yollar. O da ‘Sufi kadınlardan armağan almak
küçük düşmek ve zayıflıktır’ diyerek hediyeyi geri yollar. Fatma’nın cevabı
şudur:
‘Bu dünyada başkalarının ne düşündüğüne

önem veren Sufiden daha aşağılık
kimse yoktur.’

Sessizlik sanatı
FUTAYMA isimli Sufi hanım dostluğu şöyle tanımlar: ‘Birinin dostluğunu
isteyen onu kabullenir. Uzak olduğunda unutmaz.

Beraberken davranışlarını
dostuna göre ayarlar. Eğer karşısındaki kendisiyle beraber olmak istemiyorsa onu
dostluk etmeye zorlamaz…’

İmama fırça
İMAM Şafii bir hastalık yüzünden sürekli

kanama geçirmektedir. Bu halde
bile öğrencilerin eğitimini aksatmamak için bir leğen üzerinde oturarak kanama
devam ederken ders vermiştir. O sırada da ‘Yarabbi, eğer sana yakınlaşmam
bununla mümkün olacaksa belayı arttır’ diye

dua edermiş. Durumu öğrenen şeyhi
derhal onu meneder:
- Sakın böyle yapma! Allah’tan âfiyet iste, sen ve ben Allah’ın ağırsınavlarını (bela) gögüsleyebilecek er kişilerden değiliz.
KARAKUTU
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 09.08.13   #13
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: İLERİ demokraside KADINA yobaz BAKIŞ.


Kadın cinayetleri
AKP döneminde yüzde 1400 arttı
”




“Kadın cinayetleri AKP döneminde yüzde 1400 arttı”

26 Temmuz, 2013 // 0 Yorumlar


BDP Kadın Meclisleri, TRT ekranından hamile kadınların sokağa çıkmamasını isteyen Ömer Tuğrul İnançer’e yazılı açıklamayla tepkisini koydu. T24 Bağımsız İnternet Gazetesi’nden Hülya Karabağlı’nın haberine göre, açıklamada “Günde ortalama 5 kadın katlediliyor. Bir o kadarı cinsel ve fiziksel şiddete maruz kalıyor. Onlarca kız ve erkek çocuk cinsel istismara maruz kalıyor. Kadına yönelik şiddet AKP’nin iktidarda olduğu süre boyunca yüzde 1,400 artmış durumdadır” dendi. Açıklama şöyle:



‘Açık giyerlerse tecavüze uğrar diyen ilahiyatçılar’

Muhafazakâr cinsiyetçi söylem kadınlara yönelik şiddetin arkasındaki zihniyettir ve bu şiddetin başlıca faillerindendir.

Bu kara tablonun arkasındaki zihniyet, bununla yetinmiyor olacak ki her gün televizyon ve gazetelerde bu şiddeti meşrulaştırmaya çalışmaktadır. “Kadınlar açık giysi giyerse elbette tecavüze uğrar” diyen ilahiyatçılar, kadının şiddet görmesinin nedeni olarak yine kadını gösteren muhafazakâr köşe yazarları kadınlara yönelik şiddetin arkasındaki zihniyettir ve bu şiddetin başlıca faillerindendir.

Bu zihniyet en son TRT 1’de kendisini göstermiştir. Ömer Tuğrul İnançer adlı tasavvuf düşünürü avukat, iftar sohbetlerine kadını malzeme etmekten geri kalmamıştır. Hamile kadınların sokağa çıkmaması gerektiğini, bunun başta estetik olmadığını, 7. ve 8. aydan sonra ancak eşinin arabası ile biraz hava almaya çıkması gerektiği, aksi durumda bunun terbiyesizlik olduğunu buyurmuştur.



‘İnançer zihniyetindekiler’

Ömer Tuğrul İnançer ve onun zihniyetinde olanlar; kadınları katleden, kadın ve çocuklara tecavüz eden kişilerin sokakta gezmesinden rahatsız olmamaktadır. Fakat hamile kadınların sokağa çıkmasından büyük bir rahatsızlık duymakta ve bunu terbiyesizlik olarak nitelendirmektedir.

Bu zihniyet sokaklar erkeklerindir diyen, sadece hamile kadınların değil bütün kadınların sokağa çıkmasından rahatsızlık duyan, kadınları eve hapseden, kadınlara en az 3-5 çocuk doğurun diye buyuran, tecavüze uğrasanız da kürtaj olmayın, şiddet görüyorsanız sebebi sizsiniz diyen zihniyettir.



‘Tecavüzcünün sokakta dolaşmasından utanmayan zihniyet’

Bu zihniyet daha bu hafta Urfa Ceylanpınar’da 5 yaşındaki kız çocuğuna tecavüz edip, ardından feci şekilde dövülerek öldürmeye çalışılmasından, onlarca tecavüzcünün, katilin sokaklarda serbest dolaşmasından utanmayan fakat hamile kadınların sokağa çıkmasından ‘utanan’ zihniyettir.

Barış ve Demokrasi Partisi Kadın Meclisleri olarak; kadın bedeni üzerinden namus bekçiliği yapan, kadınlara yönelik şiddet ve ayrımcılığı meşrulaştıran ve bunu her gün yeniden üreten bu zihniyeti asla kabul etmeyeceğiz.



‘Kadınlara yaşam hakkı vermeyenlerle mücadele’

Hamilelik ve hamileyken sokağa çıkmak terbiyesizlik değildir. Asıl terbiyesizlik bu cinsiyetçi söylem ve politikalarınızdır. Kadınlara yaşam hakkı tanımayan, günde ortalama beş kadını öldüren, kız ve erkek çocukları istismar eden ve kadınlara eve kapatan bu zihniyet karşısında yılmayacağız ve sonuna kadar mücadele edeceğiz.

Kaynak: T24 Bağımsız İnternet Gazetesi
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (09.08.13 Saat 21:07 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 16.08.13   #14
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: İLERİ demokraside KADINA yobaz BAKIŞ.


Gebelik, insana verilmiş
en kutsal mucizedir!
26.07.2013 10:30:34 | Kadın








Ömer Tuğrul İnançer, tasavvufçu ve aynı zamanda bir avukat. Katıldığı bir televizyon programında hamile kadınlar için sarf ettiği cümlelerle bir anda dikkatleri üzerine çekti.
İnançer, TRT 1'de iftar saatlerinde yayınlanan 'Ramazan Sevinci' programına, konuk olarak katıldı. Şeyh Vefa'nın menkıbelerinden bahsederken söz hamileli kadınlara geliyor ve şöyle bir açıklama yapıyor.
"Hamileliği davul çalarak ilan etmek bizim terbiyemize aykırıdır. Böyle karınla sokakta gezilmez. Her şeyden önce estetik değildir. 7-8 aydan sonra anne adayı biraz hava almak için beyinin otomobiline biner, biraz dolaşır. Sonra akşamüstü çıkarlar. Şimdi ise maşallah, kanatlısı kanatsızı televizyonlarda uçuşuyor. Ayıptır ayıp. Bunun adı realizm değildir. Bunun adı terbiyesizliktir."
Sokağa çıkan hamile kadın İnançer'in gözünde terbiyesizlik olarak sıfatlanırken üstüne üstlük bir de estetik bulunmadı. Anladığım kadarıyla İnançer sokakta estetiklik arıyor! Hamile kadın görüntüsünden rahatsız olan bu zat, zihin dünyasını nelerle besliyor. Sokaklara caddelere sadece estetik olarak güzel, düzgün görünen insanlar mı çıkabilir yani? Bunu mu anlamalıyız.
"Hoca Efendi" hamile kadının görünür olmasından yakınırken aslında, kadının görünür olmasından yakınıyor. ''Anne adayı biraz hava almak için beyinin otomobiline biner biraz dolaşır''mış! Ya o anne adayının beyinin arabası yoksa? Keşke bu yönde de bir tavsiyede bulunsaydı. Bu tamamen kadını sosyal hayattan uzaklaştırma gayesiyle söylenmiş kelimeler silsiledir. Değil hamile, kadının sokakta olmasına bile tahammülü olmayan cinsiyetçi bakış açısını gözler önüne serdi. Kadın'dan korkan, kadını aşağılayan, kadını kontrol altına almaya çalışan zihniyet yapısı devamlı ataerkil egemen bakış tarafından hortlatılıyor.
Kadının ancak kocasının yanında, o da elbette kocasının geliri yeterli olduğunda kısmen görünür olmasına icazet veriyor. Bu ülkede kadınlar eziliyor ve her geçen gün daha fazla hakları ellerinden alınmaya çalışılıyor. Kürtaj meselesi, doğum kontrol yöntemleri, en az 3 çocuk derken şimdi de ahlak polisliğine bürünmüş bir kişilik belirdi.
Bir yanda 3 çocuk tavsiyesinde bulunan Başbakan, bir yanda hamile kadının sokakta gezmesini estetik bulmayan tasavvuf adamı. Başbakan kadınlara 3 çocuk diktasında bulunması ayıp olmazken hamile sokağa çıkınca ayıp! Ne garip bir paradoks...
Türkiye'de hamile kadınların sokakta gezmesinden daha büyük bir ayıp varsa o da 14 yaşındaki zihinsel engelli kız çocuğuna tecavüz edilmesi, elinde palayla kadınların kovalanması, şiddete, tecavüze ve tacize uğramalarıdır. Terbiyeden, ahlaktan, realizmden bahsedip de terbiyeli, ahlaklı olamamak, kadını değersizleştirmeye çalışmak asıl ayıp. İnançer, bir tasavvuf adamı olarak keşke annelikle kutsanmış kadına duyulması gereken saygından bahsetseydi!

Oysa bir kadının en güzel hali değil midir hamilelik? Yeni bir hayat doğurmak için hazırlanan bir beden. Hayatın yaradılış hikayesi de oradan başlamıyor mu?
Gebelik insana verilmiş en kutsal mucizedir...

radikal
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 17.08.13   #15
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: İLERİ demokraside KADINA yobaz BAKIŞ.


Cuma, 16 Ağustos 2013 - 11:20
Bursa hakiminden skandal sözler: 'Kadınlardan uzak durun çünkü...'



Bursa Adliyesi'nde hâkim olan Önder Kanyılmaz, 'Erkeğin İtibarsızlaştırılması Feminist Düzen' adlı kitabında, kadınların yasalarla korunduğunu, erkeklerin itibarsızlaştırıldığını ve şiddet uygulayan erkeğin kusurlu bulunduğunu yazdı.
Bursa Adliyesi’nde hâkim olan Önder Kanyılmaz, ‘Erkeğin İtibarsızlaştırılması Feminist Düzen’ adlı kitabında, kadınların yasalarla korunduğunu, erkeklerin itibarsızlaştırıldığını ve şiddet uygulayan erkeğin kusurlu bulunduğunu yazdı.
Bursa Adliyesi hâkimlerinden Önder Kanyılmaz, kaleme aldığı ‘Erkeğin İtibarsızlaştırılması Feminist Düzen’ isimli kitabında önemli iddialarda bulundu. Habertürk gazetesinden Yasemin Güneri’nin haberine göre, yasalarda kadın lehine yapılan düzenlemeler nedeniyle erkeklerin evlenmekten korkar duruma geldiğini vurgulayan Kanyılmaz, boşanmış bir ailenin çocuğu olduğunu ve kendisinin de babası gibi ilk eşinden boşandığını hatırlatarak, bu kitabı ‘özellikle üç kızının eşleri’ için yazdığını vurguladı.
"Yasalar onlardan yana"
Kitabında ‘kadınlardan uzak durun’ başlığını kullanan hâkim Kanyılmaz, bunun nedenini, “Artık kadınlardan uzak durmalıyız. Karşımızda hem yaradılışa dayalı olarak biz erkeklerden daha güçlü bir varlık var hem yasalar onlardan yana, hem de son yıllarda ve özellikle memleketimizin batısında artık toplumsal algılar ve değer yargıları kadınlardan yana. Kadınlardan uzak durmak için işte gerekçelerimiz” diye sıraladı.
Erkeklerin kadınlara cinsel anlamda ihtiyacı olduğunu vurgulayan Kanyılmaz, “Bir erkeğin cinsel anlamda 70 yaşına kadar bir kadına ihtiyacı vardır. Yaşı ilerledikçe kendi bakımını yapması da güçleşecektir” dedi.

sol haber
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 02.09.13   #16
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: İLERİ demokraside KADINA yobaz BAKIŞ.


Kadın Cinayetleri 14 Kat Arttı

Türkiye'de kadın cinayetlerinin sayısı yedi yılda yüzde 1400 arttı. İstanbul'da boşanma başvurularının yüzde 85'inin nedeni şiddet.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
15 Eylül 2011, Perşembe 17:38





Bugün basında yer alan haberlerde, yedi yıl içinde kadın cinayetlerinde yüzde 1400 artış olduğu kaydedildi.
İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi Koordinatörü Avukat Aydeniz Alisbah Tuskan'ın verdiği bilgilere dayanan haberlerde geçen rakamlar ürkütücü boyutlarda: Yılda yaklaşık 2000 boşanma başvurusunun yapıldığı İstanbul'da, başvuruların yüzde 85'inin nedeni şiddet.
Son bir yılda İstanbul Barosu'na yapılan koruma talepli başvuru sayısı 300 civarında. Diğer başvurular nafaka, velayet, çocuk teslimi ve aile konutu şerhi gibi konuları içeriyor.
Avukat Tuskan'a göre, boşanma nedenleri arasında şiddetin bu kadar yüksek olmasının nedeni, kadınların eskisi gibi şiddete katlanmıyor olmasından kaynaklanıyor.
Kadına koruma önemli

Tuskan'a göre, kadınların korunma talepleri karşısında acil önlemler alınmalı ve korunma isteyen kadın sığınma evine yerleştirilmeli, çocuklarından ayrılmamaları sağlanarak maddi koşullarının düzeltilmesi için çalışılmalı.
Kadınların bu konularda artık bilinçlendiğini söyleyen Tuskan, İstanbul Barosu'nun da kadının korunmasıyla ilgili olarak avukat tahsis edilmesine çalıştığını belirtti.
Tuskan'a göre, koruma olayları, tam olarak şiddeti çözmüyor. Şiddete yönelen kişinin de tedavi altına alınması, psikolojik durumunun araştırılması gerekiyor.
Resmi veriler

Adalet Bakanlığı'nın verilerine göre, Türkiye'de kadınlara yönelik cinayet oranı son istatistiklere göre 2002 ile 2009 yılları arasında yüzde 1400 artış gösterdi. 2002 yılında öldürülen kadın sayısı 66 iken bu rakam 2009'ın ilk yedi ayında bu sayı 953'e çıktı. Resmi kayıtlara göre,2003'te 83, 2004'te 128, 2005'te 317, 2006'da 663, 2007'de 1011, 2008'de ise 806 kadın cinayeti işlendi.(YY)


http://bianet.org/bianet/kadin/132742
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 04.09.13   #17
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: İLERİ demokraside KADINA yobaz BAKIŞ.


YİNE TECAVÜZ YİNE SERBEST!



Edip KAYNAR / Çewlîg - Diha
Güncellenme : 04.09.2013 04:40
Çewlîg’de yeni bir tecavüz ve yargı skandalı daha yaşandı. 17 yaşındaki A.D., 7 kişinin cinsel istismarına maruz kaldı. Yargıya intikal eden olayda tecavüzcüler yine serbest bırakılırken, A.D’nin amcaları, devleti işaret ederek ‘Tecavüzcülerin arkası sağlam’ dedi

TECAVÜZ DEVLETİN KORUMASINDA!

Çewlîg’de daha önce 8 uzman çavuşun tecavüzüne uğrayan E.A olayına benzer bir skandal yaşandı. Çewlîg’in Hecçayir köyünde intihar girişiminde bulunan A.D.’nin 2 yıl boyunca aynı köyde yaşayan 7 kişinin tecavüzüne maruz kaldığı ortaya çıktı

JANDARMA VE SAVCILIK SOKAĞA SALDI

S.B., S.B., Ö.A., M.Ö., B.A., M.G. ve F.G. adlı şahıslar, jandarma ve savcılıkta ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. A.D.’nin amcaları, “İsmi geçen şahısların tutuklanmaması adalete olan güvenimizi sarstı. Bu şahısların elleri uzun” dedi



Yine tecavüz yine skandal karar!

Çewlîg’de haziran ayında E.A. isimli çocuğun 2011 yılında 8 uzman çavuşun cinsel istismarına maruz kaldığı olayın yankıları devam ederken, 24 Ağustos günü ise Çewlîg’in Dara Hênê (Genç) ilçesine bağlı Warêmerg (Yayla) köyünde ikamet eden 19 yaşındaki zihinsel engelli B.Ç. adlı genç kadının tecavüze maruz kaldığı ortaya çıkmıştı. Çewlîg’de yaşanan iki olayın yankıları sürerken, kentte çocuklara yönelik cinsel istismar olayına bir yenisi daha eklendi. Geçtiğimiz aylarda gündeme gelen ve dün duruşması görülen E.A.’nın davasına müdahil olmak için kadınlar Çewlîg’de toplanırken, Çewlîg Merkez’e bağlı Hecçayir (Sarıçiçek) köyünde 24 Ağustos günü intihar girişimi ile hastaneye kaldırılan 17 yaşındaki A.D.’nin 2011 yılından beri 2 yıl boyunca aynı köyde ikamet eden, S.B., S.B., Ö.A., M.Ö., B.A., M.G. ve F.G. adlı şahıslar tarafından defalarca cinsel istismara maruz kaldığı ortaya çıktı. Olay ilk önce jandarma ve ardından savcılığa intikal etmesine rağmen bilindik tablo değişmedi. Şikayet üzerine jandarmada ifadeleri alınan söz konusu kişiler diğer davalarda da olduğu gibi yine serbest bırakıldı.

Cezalandırılsınlar!

Olayla ilgili konuşan A.D.’nin amcaları O.D., A.D. ve halası M.D, yeğenlerinin 15 yaşında iken bu şahısların taciz ve cinsel istismarına maruz kaldığını belirterek, şantajla taciz ve cinsel istismarın devam ettirilmek istenilmesi üzerine yeğenlerinin intihar girişiminde bulunduğunu söyledi. Yeğenleri A.D.’nin intihar girişimiyle olayı öğrendiklerini belirten amca A.D., “Yeğenimiz şu an devlet tarafından koruma altına alınmış. Ancak ismi geçen şahıslardan hiç birinin tutuklanmaması ve jandarma tarafından ifadeleri alınarak serbest bırakılmaları adalete olan güvenimizi derinden sarstı. Bu şahısların elleri uzun. Yeğenimiz koruma altında iken bile kendisine ulaşıp ifadesini değiştirebilme gücüne sahiptirler. Biz kamuoyu aracılığıyla olayın üzerine gidilmesini ve suçluların cezalandırılmasını istiyoruz” dedi.
gündem
--------------------------------------

teccavüz yobazlığa ve karanlığa doğru hızla ilerleyen diktatörlükce teşvik ediliyor.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (04.09.13 Saat 10:54 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 04.09.13   #18
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: İLERİ demokraside KADINA yobaz BAKIŞ.


Tecavüz davası ‘kapalı’ başladı



Çewlîg - Diha
Güncellenme : 04.09.2013 04:38
Çewlîg’de 8 uzman çavuşun tecavüzüne uğrayan E.A. davası, Bingöl Adliyesi Asliye Hukuk Mahkemesi’nde başladı. Yüzlerce kadın, tecavüzü protesto eden bir eylem yaparken, mahkeme heyeti duruşmanın kapalı celse görülmesine karar verdi


E.A. davası kapalı celse kararıyla başladı

Çewlîg’de (Bingöl) 8 uzman çavuşun cinsel istismarına uğrayan E.A.’nın davası Bingöl Adliyesi Asliye Hukuk Mahkemesi’nde başladı. Duruşmaya, Bölge illerinden baro avukatları ve Amed Baro Başkanı Tahir Elçi de katıldı. Duruşmada mahkeme heyeti duruşmanın kapalı celse görülmesine karar verdi.

Tecavüzcüleri teşhir edeceğiz!

Davayı takip etmek isteyen kadınlar, Batman Adliyesi’ne yürüyüş düzenledi. Duruşmaya katılma talepleri ret edilen kadınlar açıklama yaptılar. Açıklamayı yapan Amed Kardelen Kadın Destek Evi üyesi Seval Demirhan, N.Ç., davasını hatırlatarak, “Daha önce Mardin’de N.Ç., şimdi de Bingöl’de 16 yaşında 8 uzman çavuş tarafından tecavüze uğrayan E.A. olayı, eril zihniyetin militarist ve işgalci gücüyle Bölge’de halkımızın bütünlüğüne yönelik tecavüzlerdir” dedi. Adaletin yerini bulması için hukuki mücadelelerine devam edeceklerini belirten Demirhan, son olarak “Sadece mücadele etmeyeceğiz. Tüm tecavüzcüleri teşhir edeceğiz” dedi.

Yapılan açıklamanın ardından davaya ilişkin konuşan BDP Êlîh Milletvekili Ayla Akat Ata, “Biz bu mahkemede kendimizi taraf olarak görüyoruz. Biz E. A’nın tarafındayız. Mağdurlar yalnızlaştırılıp, failler korunduğu sürece adalet sağlanamayacaktır” dedi. Yapılan yargılamada sanıkların aklanabileceğine dikkat çeken Ata, suçlular cezalarını çekinceye kadar davanın takipçisi olacaklarını belirtti. Bir daha bu tür olayların yaşanmaması için yargının caydırıcı cezalar vermesi gerektiğinin altını çizen Ata, “Biz yaşamı karartılan çocuklar için buradayız. E.A yargıya bir şans vermiş ve bu olayı yargıya taşıdı. Bu yüzden yargının sanıklara gereken cezayı vermesi gerekiyor” dedi.

gündem
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 04.09.13   #19
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: İLERİ demokraside KADINA yobaz BAKIŞ.


2013 Haziran ayı kadın cinayeti gerçekleri


Haziran ayında 16 kardeşimizin hayatı erkekler tarafından sonlandırıldı. Öldürülen 16 kadın kardeşimizden 12'sinin ölümünün sorumlusu ise eşleri oldu.
AKP’nin kadın politikalarının haziran ayı bilançosu: 16 kadın öldürüldü. 12sinin katili kocası. Parklarına, özgürlüklerine sahip çıkanlara saldıran, gözaltına alan, öldüren hükümet, kadınlara da halkına reva gördüğünden fazlasını vermiyor. Bir yandan aile politikaları ile kadını ev içine hapsederken, bir yandan da kadın cinayetlerine göz yummaya devam ediyor.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu haziran ayı kadın cinayetleri verilerini açıkladı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın, Başbakan’ın da katılımıyla aile politikalarını yaygınlaştırma çalışmalarına hız verdiği ay içerisinde, kadınlar en çok aile içerisinde, kocaları tarafından öldürüldü. Haziran ayı içerisinde 16 kadın öldürüldü. Bunların 12’si kocaları tarafından öldürüldü.

Her dört kadından üçünü kocası öldürdü

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun haziran ayına dair derlediği veriler, Platformun kurulduğu günden bu yana kadın cinayetlerinin politik gerekçelerine dair açıklamalarını destekler nitelikte. Haziran ayında öldürülen kadınların %18,75’i ayrılmak yâda boşanmak istediği için öldürüldü. %43,75’i ise kendi hayatına karar vermek istediği için öldürüldü. Ekonomik nedenler ise %6,25 ile geçtiğimiz aylarla aynı seyretti. Kadınların kimler tarafından öldürüldüğüne baktığımız da ise geçtiğimiz ay kadınları öldürülenlerin %75’inin kocaları olduğu gerçeği gözümüze çarptı. Tam da hükümetin aile paketlerini, boşanmayı önleyici tedbirleri peş peşe açıkladığı, Başbakan’ın ekranların karşısında kürtaj ve sezaryanın kadınları kısırlaştırdığını iddia ettiği ay, kadınların en çok kocaları tarafından öldürüldüğü ay olarak tarihe geçti.

Ne yapacaklar?

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, hali hazırda süren kadın cinayetleri ve tecavüz davalarındaki tutumlarıyla tepki çekerken, Haziran ayı verileri karşısında ne yapacağı merak konusu. Kadın cinayetlerini aile içi terapilerle, boşanmaları önleyerek çözebileceğini düşünen hükümetin esas hedefinin kendi erkek egemen politikalarına uygun aile yapılanmaları yaratmak olduğu ortada. Bunun dışında kalan yapılanmalar da, bunun dışında kalan talepler de hükümetçe dikkate alınmıyor. Sadece halkın tepkisini çeken şiddet olayları ve cinayetler karşısında göstermelik takipçiyiz açıklamaları yapan Bakanlık, her fırsatta kadın cinayetlerinin politik olduğunu inkâr ederek, cinayetlerin gerekçelerini alkol kullanımına çeşitli bağımlılıklara bağlamaya devam ediyor. Ancak somut gerçekler ortada. Kadınların yaşamları pahasına aile kurumu desteklenemez. AKP hükümeti toplumun yüzde ellisini oluşturan kadınları hayatta tutacak politikalar uygulamamaya devem ederse daha çok kadın ölecek.

Kadınlar meydanlarda

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu, bu hafta dört ilde birden öldürülen kadınların davalarını takip etmek için adliye önlerinde olacak. Platform haziran ayı verilerinin hükümetin kadın düşmanı politikalarının bir sonucu olduğunun altını çiziyor. Dört ilde birden gerçekleştireceği eylemlerle kadın cinayetlerinin önlenmesi için aileyi değil, kadınları destekleyen politikaların uygulanması gerektiğini, ağır ceza taleplerini ve kadınların korunma hakkının nitelikli bir şekilde sağlanması gerektiğini tekrar haykıracak.

Haziran ayı kadın cinayeti verilerine ulaşmak için tıklayınız.

Ayrıntılı olarak haziran ayı kadın cinayeti verilerini görmek için tıklayınız.




Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu

09 Temmuz Salı 2013
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 05.09.13   #20
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: İLERİ demokraside KADINA yobaz BAKIŞ.


Tecavüzcüye tahliye!



ÇEWLÎG
Güncellenme : 05.09.2013 04:35
Çewlîg’deki tecavüz olaylarında yaşanan skandallarda uygulama tanıdık: Devlet görevlileri ve korumasında olanlar tecavüz eder, yargı serbest bırakır!

Çewlîg’de önceki gün A.D. adlı çocuğa yönelik tecavüz ve sanıkların serbest bırakılması kararına tepkiler sürerken, bir başka tecavüz davası olan E.A’nın davasında da skandal yaşandı. E.A’ya tecavüz eden 8 uzman çavuştan biri olan tek tutuklu Uzman Çavuş M.T., tahliye edildi.

Türkiye’de bir hukuk klasiği: Tecavüzcülere tahliye!

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının da dahil olduğu Çewlîg’de (Bingöl) 8 uzman çavuşun cinsel istismarına uğrayan E.A. davasının ilk duruşmasında diğer sanıkların da tutklanması beklenirken mahkeme skandal bir karara daha imza atarak tek tutuklu uzman çavuşun da tahliyesine karar verdi. Geç saatlere kadar süren duruşmada kararını açıklayan mahkeme heyeti, avukatların tüm sanıkların tutuklanması talebini reddederek, “Delillerin toplanmasına rağmen sanıkların delilleri karartma şüphesi olmadığı” iddiasıyla tutuklu yargılanan Uzman Çavuş M.T’nin de tahliyesine karar verdi. Bir sonraki duruşmanın tarihi ise mahkeme heyeti tarafından 3 Aralık olarak belirlendi.

‘Karar hukuki cinayet’

Duruşmanın ardından gazetecilere açıklama yapan Amed Baro Başkanı Tahir Elçi, Türkiye’de yargının en sıradan suçlar için çok uzun tutuklama yoluna gittiğini, bu suçla ilgili tutuklama talebinin reddedilmesini anlaşılmaz bulduklarını söyledi. Tamamı asker olan 8 kamu görevlisinin 2 yıl boyunca 15 yaşından küçük bir çocuğa cinsel istismar suçu işlediklerinin altını çizen Elçi, şunları ifade etti: “Hala 15 yaşından küçük kız çocuğunun 8 kişinin tecavüzüne uğramasını ve intihara teşebbüs etmiş bir çocuğun halen ruhsal bütünlüğünün bozulup, bozulmamasını yargı tartışıyor. Yargı bugün ağır cinsel istismar suçu karşısında tutuklama yolunu tercih etmemiştir. Bunu anlaşılmaz buluyoruz.” Ardından konuşan Bingöl Baro Başkanı Erdal Aydemir ise, verilen tahliye kararının hukuki cinayet olduğunu belirtti. E.A’nın avukatı Canan Çakabay Erdoğan da, verilen karara itiraz edeceklerini belirterek, “Mahkeme hiç beklemediğimiz bir şekilde karar verdi. Tutuklu olan sanığın tahliyesine, diğer sanıkların da tutuklanma taleplerinin reddine karar verdi. Karar, kamuoyunun vicdanını ciddi bir şekilde zedelemiştir. Kararın doğru olmadığını düşünüyoruz” diye konuştu.

‘Geri adım atmayacağız’

Amed Barosu avukatlarından Reyhan Yalçındağ Baydemir ise, “Hukuk pratiği anlamında bir Türkiye izledik. Bütün ısrarlı çalışmalarımıza 10 yıldır yürüttüğümüz kadına, çocuğa yönelik her türlü şiddetin elimine edilmesi mücadelemize böylesi bir yanıt veriliyorsa eğer bundan sonraki işimizin ne kadar zor olduğunu gördük. Bu mücadelemizden geri adım atmayacağız. Buradan aileye de teşekkür ediyorum, çok yönlü baskı sarmalı altında suçluların cezalandırılması için insanüstü bir çaba sarf ettiler. Bundan sonra da tüm ailelere çağrımdır; bu tür olaylarda susmasınlar, haklarını sonuna kadar kullansınlar” diye belirtti.
gündem
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Yobaz Sana ne Yılmaz Bakar Şiir ve Türkü-Ezgi Bölümü 0 01.12.11 01:28
Siz hic Yobaz Gördünüzmü ? Alevi Komik Anılar ve Olaylar 2 06.09.11 23:33
Kadina 85, İneĞe 375 lİra doĞum parasi Alevi Pir Yolu Haber Merkezi 6 04.04.11 21:24
Dayak Yiyen Kadina Yardim Etme Dayak Yersin! DevrimChe Pir Yolu Haber Merkezi 5 20.02.11 20:31
Aleviler Yobaz Değildir Alevi Pir Yolu Haber Merkezi 0 27.08.10 02:00






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2