Sponsor Reklamlar


 
Seçenekler
Alt 03.02.13   #1
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Feodalizm ve biz.


Feodalizm


Feodal beyin toprağını işleyen bir köylü.


Feodalizm ya da Derebeylik, başta Ortaçağ Avrupası olmak üzere tarihin birçok evresinde rastlanan toplumsal, siyasal ve ekonomik örgütleniş biçimidir. Feodalizm kelimesi, Latince feodum (tımar) ile taşınabilir değerli mal anlamına gelen Cermen kökenli bir kelimeden türetilmiştir.
Feodal toplumun siyasi örgütlenişi, koruyan-korunan (süzeren-vassal) ilişkisine dayanan hiyerarşik bir örgütleniştir. Merkezî otorite zayıftır, yerellik görülür. Feodal ekonomi ise, kendi kendine yeterlik üzerine kuruludur.
Roma İmparatorluğu'nun yıkılmasından güçlü ulusal monarşilerin ortaya çıkmasına kadar olan sürede, Avrupa'da hâkim olan örgütleniş biçimi feodal örgütleniştir. İlk Çağ'da Roma'dan yönetilen topraklarda Cermen istilaları ile Roma döneminin merkeziyetçi siyasi düzeni bozulmuş ve sayısız irili ufaklı feodal beylik ortaya çıkmıştır.
Ticaretin tekrar canlanması ile temelleri sarsılan feodalizmin son kalıntıları Sanayi Devrimi ile tamamen yok olmuştur.
Konu başlıkları


[Feodalizmin ortaya çıkmasının nedenleri [değiştir]

Feodalizmin ortaya çıkmasındaki en önemli sebep, Roma İmparatorluğu'nun düzeninin karşılaştığı büyük ekonomik bunalımdır.
Roma İmparatorluğu'nda, özellikle İtalya Yarımadası'nda tarımsal üretim, toprak sahibi özgür Roma vatandaşlarının geniş çiftliklerinde, ağırlıklı olarak köle emeği kullanılarak ve imparatorluğun ticaret hatlarındaki hâkimiyeti sayesinde çeşitli pazarlara yönelik olarak yapılıyordu. İyi işleyen ticaret sayesinde gelişmiş bir işbölümü sağlanmıştı ve tarımsal üretim kırsal alanlarda, zanaatlar ise ticari merkez durumundaki kentlerde sürdürülüyordu. Kentler, kırsal kesim için gerekli üretim araçlarını ve lüks malzemeleri, kırsal kesim ise kentlerin gıda ihtiyacını sağlıyordu. Bu şekilde canlı bir kent-kır ticareti oluşmuştu.
Fetihler boyunca Roma yeni vergi kaynakları yaratıyor ve savaşlardan gelen yağma gelirleriyle besleniyordu. Ancak, fetihlerin durması ve savaşların kısır savunma savaşlarına dönmesinin ardından Roma maliyesi zor duruma düştü. Bunu dengelemek amacıyla, vergilerin artırılması yoluna gidilmiştir. Vergilerin artırılması köylüyü çok zor durumda bırakıp alım gücünü azalttığı gibi, köyden kente göçü de tetiklemiştir.
Bu durum ilk etkilerini ticaret üzerinde göstermiştir. Köylünün alım gücünün azalması köy-kent ticaretini zayıflatmış, kentli zanaatkârlar pazar bulmakta zorlandıklarından iflasa sürüklenmiş, kentle ticaret yapamayan latifundialar (köle emeğiyle üretim yapan tarımsal işletmeler) zor duruma düşmüştür. Bu, Roma dönemindeki ekonomik düzeni yok edecek bir kısır döngüdür.
Ürünlerin pazarlamasında sorunlar yaşanmaya başlandığında, kölelerin üretim dönemleri dışında da beslenmesi zorunluluğu katlanılması olanaksız bir maliyet unsuru haline gelmiştir. Bu tür işletmeler, kölelerin bir kısmını azat ederek, belirli bir toprak kirası karşılığında geçimlik toprakları işleme hakkı tanıdılar.
Azat edilmiş bu yeni küçük çiftçiler tümüyle özgür değillerdi, kendilerine tahsis edilen toprakları terk etmeleri durumunda toprak sahibinin gelir kaynağı da ortadan kalkacaktı. Dolayısıyla bu topraklardan ayrılmama koşuluyla azat edilmişlerdir. Böylece, verilen toprağı işleyerek geçimini sağlayan, karşılık olarak efendisine toprak kullanım kirası ödeyen bu çiftçilerle yeni bir sınıf doğmuş oldu. Bu sınıf, feodal ekonominin ana üretici gücü olan serfler sınıfıdır.
Buna ek olarak, kent-köy ticaretinin azalması, latifundiaları kendi ihtiyaçlarını karşılamaya itti. Daha önce kentten aldıkları malları, aynı kalitede olmasa bile, üretmeye başladılar. Bu durum, pazara dönük üretimi durdurduğu gibi ekonomik bütünlüğü yok ederek yerelliğe yol açtı.
Görüldüğü gibi ekonomik koşulları daha Roma düzeninin son günlerinde oluşan feodal yapı, Roma İmparatorluğu'nun Cermen istilaları ile yıkılmasının ardından ortaya çıktı. Roma mirası üzerine kurulan Cermen krallıklar, Roma gibi merkeziyetçi devletler olamadılar. Daha önce Roma'dan yönetilen topraklarda, her biri kendine yeter ekonomiye sahip sayısız feodal beylik kuruldu.
Yapısallaşması [değiştir]

Feodal düzen, Roma İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla ortaya çıkmış olsa da, bu düzenin kurumsallaşıp tipik şeklini alması 9. ve 10. yüzyıllara kadar sürmüştür. Bu tarihlerde Avrupa'da yayılan iki yeni buluş, feodal yapının Avrupa'nın hâkim düzeni olmasını sağlamıştır. Bu iki buluş ağır saban ve üzengidir.
Kuzey Avrupa topraklarının çok yağış alması ve drenaj sistemlerinin ihtiyaca cevap verememesi bu bölgelerdeki tarım üretimini kısıtlamış ve nüfus birikimini engellemiştir. Bu nedenle İlk Çağ'da nüfus iç bölgelerde değil, nispeten daha az yağış alan Akdeniz Havzası'nda birikmiştir.
Ağır sabanın bulunması Kuzey Avrupa topraklarında verimli tarım yapılmasına imkân sağlamış ve toplanan artı ürün ile Avrupa'yı göçebe istilalarından koruyacak bir askerî sınıfın beslenmesini olanaklı kılmıştır. Şövalyeler diye adlandırılacak olan bu askerî sınıf, üretim yapan köylünün üzerine koruyucu soylular olarak yerleşmiştir. Oluşan düzende serfler soyluların toprağını işlemiş, karşılığında ise soylular serfleri korumuştur.
Üzengi ise dönemin savaş taktiklerinin değişmesine yol açmış ve piyade ile durdurulması çok güç olan ağır süvarileri, yani zırhlı şövalyeleri ortaya çıkarmıştır. Giydikleri kalın demir zırha rağmen üzengi sayesinde atın üstünde rahatça durabilen şövalyeler, ateşli silahların yaygın kullanımına kadar Avrupa'nın en etkili askerî gücü olmuşlardır.
Avrupa'daki göçebe istilaları, giderek daha çok toprağın feodal düzene uygun düzenlenerek şövalyelerin beslenmesine ayrılmasını gerektirmiştir. Savaş hizmeti karşılığında toprak dağıtım ilkesine dayalı düzen bu ihtiyaçtan oluştu. Bu sayede Avrupa'yı kasıp kavuran göçebe istilaları büyük ölçüde engellenmiş ve Avrupa'ya görece bir güvenlik gelmiştir

VİKİPED.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (03.02.13 Saat 12:02 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 03.02.13   #2
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Feodalizm ve biz.


2


Yayılması [değiştir]

Feodal kurumların tipik haliyle ortaya çıkması ilk olarak Frank Karolenj İmparatorluğu'nun bünyesinde gerçekleşti. Bu nedenle Fransa feodalizmin anavatanı sayılabilir.

Britanya Adasını istila eden Normanlar (1076), feodalizmi İngiltere'ye taşıdılar. Anglosakson istilalarının ardından İngiltere'de feodal yapıyı andıran kurumlar oluşmaya başlasa da ancak Normanlar'ın İngiltere'yi ele geçirip toprakları feodal düzene uygun biçimde dağıtmasından sonra tipik haliyle feodalizm oluşmuştur. Diğer bölgelerin aksine İngiltere'de feodalizmin yukarıdan aşağıya doğru kurulması, İngiltere'de merkezî otoritenin nispeten daha güçlü olmasına yol açmıştır.

Feodalizm Roma ve Cermen uygarlıklarının bir sentezi olarak ortaya çıktığından, Roma uygarlığının bir parçası olmayan Almanya'da geç oluştu. Feodal kurumların Almanya'ya yerleşmesi Frank Karolenj İmparatorluğu'nun parçalanmasından sonra 12. yüzyılda gerçekleşti.

İspanya'daki Roma düzeninin bozulmasıyla Müslüman Arapların burayı ele geçirmesi arasında sadece iki asırlık bir süre olduğundan, İspanya feodal kurumlarını oluşturamadan Arap egemenliğine girdi. Bu nedenle İspanya'daki siyasi kurumlar, Avrupa'nın geri kalanından çok farklı biçimde gelişti. Frank Karolenj İmparatorluğu'na bağlı kalan kuzeydeki Katalonya bölgesi haricinde İspanya'nın büyük bölümünde feodalite oluşmadı.

Avrupa'nın farklı yol izleyen diğer bir bölgesi de İtalya oldu. Kuzey İtalya'da Roma mirasının çok güçlü olması, kent hayatının tamamıyla ortadan kalkarak kırsal kültürün hâkim olmasını önledi. İtalya'nın kuzeyinde kentlerin kıra hâkim olduğu bir düzen oluştu. İtalya'nın güneyi ise feodal çağ boyunca Bizans egemenliğinde kaldığından feodal kurumlar oluşmadı. Ancak bölgenin Lombard istilası ile Bizans'ın elinden çıkmasının ardından Fransa'dakinin benzeri bir feodalite kuruldu.

Feodalizmin özellikleri [değiştir]

Siyasal yapı [değiştir]





İrlanda'daki Harlech Kalesi'nden bir görüntü. Bu gibi şatoları ele geçirmek, Ortaçağ'ın en güçlü orduları için bile çok zordu. Piyadenin surlardan atılan ok ve kayalara rağmen surlara merdiven dayaması veya kapıyı koçbaşıyla kırması gerekiyordu. Surları savunanlar dayanan merdivenleri geri itebilecekleri gibi, kapıyı kırmak için koçbaşı taşıyanların üzerine kızgın yağ dökebiliyorlardı.
Feodal düzenin siyasi yapısı bir piramit gibidir. En üstte kral (veya imparator), altında ise kendisine bağlı soylular bulunur. Bu soyluların altında daha başka soylular olur. Bu hiyerarşik düzenin en alt ve en geniş tabakasını serfler oluşturur.

Piramidin en tepesinde otursa da kralın mutlak egemenliği yoktur. Feodal düzende kralın yetkisi çok sınırlıdır. Bu sınırlamanın başlıca nedeni, idarenin tek merkezden (kralın sarayından) yapılmamasıdır. Temel üretim aracı olan toprak, birçok feodal bey arasında paylaştırılmıştır. Ekonomik gücü ellerinde bulunduran ve kralın rakiplerine karşı tek dayanağı olan feodal beyler, kendi iradelerini krala, gerekirse zor kullanarak kabul ettirecek güce sahiptir. Bunun en tipik örneği, 1215'te İngiliz feodalitesinin kral Yurtsuz John'a kabul ettirdiği Magna Carta'dır.

Feodal sistemde sadece üretim araçları değil, askerî güç de feodal beyler arasında paylaşılmıştır. Donanımlı askerlerden oluşan merkezî bir ordunun kurulması kral açısından pahalı olduğundan, bu ihtiyacı feodal beyler karşılamıştır. Bu sebeple kralın savaşta başarılı olması, feodalitenin desteğine bağlıdır.

Savaş teknolojisindeki gelişmelere rağmen feodal çağda kaleleri güç kullanarak ele geçirmek hâlâ imkânsıza yakındır. Şövalyelerle birlikte şatosunun surlarının arkasına saklanan bir feodal bey, kralın gücünden bile korunmuş oluyordu. Bu durum, feodal beylerin bağımsız, hatta krala karşı hareket etmelerini kolaylaştırdığı gibi kralların mutlak egemenlik kurmasını da engellemiştir.

Özet olarak, feodalizmin siyasal yapısının en temel özellikleri bölünmüşlük ve yerelliktir.

Ekonomik yapı [değiştir]

Feodal ekonomik yapı basittir. Soylunun toprağında üretim yapıp, gereken çok az miktarı kendine ayırdıktan sonra geriye kalanı soyluya veren köylüler, ana üretici güçtür. Ticaret gelişmediği için uzmanlaşmış bir ekonomi ve gelişmiş iş bölümü yoktur. Üretim toprakta yapıldığından zenginliğin ölçüsü topraktır, taşınabilir servet olgusu gelişmemiştir.

Roma düzeninin sağladığı ortamda gelişen ticaret, Cermen istilaları ile durma noktasına geldikten sonra her feodal beylik kendine yeter bir ekonomi kurmuştur. Böylece, feodal beylikler dışa kapalı topluluklar haline gelmiş, etkileşim en aza inerek gelişmenin önü kesilmiştir. Artı ürünün ticaretle satışı olmadığından, pazar ekonomisi ve dolayısıyla rekabet ortamı oluşmamıştır.

Ancak feodal çağın sonlarında dirilmeye başlayan ticaret ile birlikte feodal ekonomi değişmeye başlayacaktır. Feodalizmin temeli olan kapalı ve yerel ekonomik düzenin değişmesi bütün feodal yapıyı sarsacak ve bu yapı yavaş yavaş yok olacaktır.

Feodal Sözleşme [değiştir]

Feodal sözleşme, soylular arasındaki koruyan-korunan ilişkisini düzenleyen, karşılıklı hukuki, mali ve tabii askeri yükümlülükleri kapsayan bir sözleşmedir. Yazılı bir belge olmak zorunda değildir, sözlü olarak da yapılabilir. Feodal sözleşmeye göre koruyana süzeren, korunana ise vassal denir.

Vassal bağlı olduğu senyörle savaşa gidecek, ona yardım edecektir. Bir yılda belirli ödemeler vardır. Vassal veya senyörü esir düşerlerse birbirlerinin fidye parasına katkıda bulunacaklar; vassal veya ailesi evlenir, eş seçerken bağlı oldukları senyörün rızası alınacaktır. Kuşkusuz vassaline karşı bir senyörün de yükümlülükleri vardır; vassali genç yaşta ölürse çocuklarının yetişmesi ve korunması, kızlarının evlendirilmesi, vassalinin mal, can ve ırzına saygılı olması gibi. Vassal çocuksuz ve varissiz ölürse onun mülkünü bağlı olduğu bey müsadere eder. Her lordun yargı yetkisi vardır ve davaları görür.

Feodal örgütlenmede toplumsal sınıflar [değiştir]

Asiller [değiştir]

Soylular sınıfı, üretim yapan serflerin çalıştığı toprağın sahibi olan ve serfler üzerinde askerî/yönetici sınıf olarak oturan sınıftır. Ortalama olarak soylu sınıf, feodal düzende yaşayan nüfusun onda birini oluştururdu. Üretim yapmaz, serflerin yaptığı üretimden pay alarak geçinirlerdi. Değişik coğrafyalarda değişik isimler alan soylu sınıfa, senyörler sınıfı da denirdi.

Soylu sınıftan olanlar barış zamanında malikâneleri, yani feodal beyliği yönetir; savaş zamanında ise şövalye olarak donanıp kendilerine bağlı diğer şövalyelerle birlikte kralın veya başka bir soylunun ordusuna katılırdı.

Soylular, kendi içlerinde hiyerarşik bir yapı oluştururdu. Daha zayıf olanlar büyük toprak sahibi soyluların hizmetine veya korumasına girer, bu korumanın karşılığında, koruyan soylunun yaptığı savaşlara şövalye olarak katılırlardı.

ayrıca sınıflama da kont,baron gibi ünvanlar da vardı.bunların sıralaması şöyle idi: (en büyükten itibaren)

1.dük (karısı düşes) 2.marki (karısı markiz) 3.kont (karısı kontes) 4.vikont (karısı vikontes) 5.baron (karısı barones) 6.şövalyeler (şövalyelerin karısı olmayabilirdi bile)

Ruhban Sınıfı [değiştir]

Ortaçağ'da soylu olmadığı halde güç ve nüfuz sahibi olan sınıf ruhban sınıfıdır. Ruhban, Katolik kilisesine bağlı papaz, keşiş ve diğer din adamlarıdır.

Örgütsel karakteri feodal olmamasına rağmen kilise de feodalizmin şekillenmesinde önemli rol oynamıştır. Kilise; manastırlar, kilise ileri gelenleri ve bizzat kilise tarafından elde tutulan geniş topraklara sahipti. Dindar ve çocuksuz soylular tarafından ölmeden önce bağışlanan bu toprakların büyük kısmı feodal yükümlülükler içeriyordu. Bu yüzden de kilise, zamanın feodal sisteminin bir parçası haline gelmişti. Birçok başkeşiş ve başrahip, feodal beylere benzer bir konuma gelmişti.

Dinsel ideolojinin hâkim olduğu Ortaçağ'da Katoliklerin ruhani lideri Papa'nın çok büyük yaptırım gücü vardı. Kralları bile aforoz edebiliyordu. Ayrıca Frank Karolenj ve Kutsal Roma-Germen İmparatorları, Papa'nın önünde diz çökerek taç giyiyorlardı.

Köylüler (Serfler) [değiştir]

Feodal piramitin en alt ve en geniş tabakasını oluşturan serfler, soylunun toprağında üretim yapar ve tükettikleri çok az miktar haricindeki bütün ürünü soyluya verirlerdi. Bunun dışında serfler, soyluların şato tamiri gibi işlerinde işçi olarak da çalışırlardı.

Serfler, siyasal haklara ve istediği zaman başka köylere göç etme hakkına sahip değildir. Serf, feodal beye bağlıdır ve beyliği terk etmesi yasaklanmıştır.

Feodalizmin yıkılması [değiştir]

Feodalizm, Avrupa'daki ekonomik dengelerin değişmesiyle yıkılmıştır. Avrupa'da 10. yüzyıl sonrasında yavaş yavaş güçlenmekte olan ticaret, feodal düzeni kıracak kadar dinamik olmuştur. Buna rağmen feodalizmin fiilen ortadan kalkması uzun zaman almış, son kalıntıları ancak Sanayi Devrimi ile yok olmuştur.

Ticaretin canlanması [değiştir]

Roma lejyonlarının sağladığı güven ortamında ticaret gelişme imkânı bulmuştu. Roma düzeninin çökmesinin ardından ise Avrupa'da ticaret yok olma derecesine gelmişti. Fakat, 9. yüzyıl sonrasında Avrupa'da feodal düzenin kurumsallaşmasıyla yerel beylikler güvenliği az da olsa sağlamış ve göçebe istilalarını durdurmayı başarmıştı. Bu gelişme, ticaretin tekrar gelişmesine zemin hazırlamıştır.

Ticaretin tekrar canlanmasında etkili diğer bir sebep Haçlı Seferleri'dir. Haçlı Seferleri ile doğuyla tanışan Venedik, Ceneviz, Pisa gibi İtalyan kentleri Akdeniz'de İslam uygarlığı ile ticarete başlamıştı. Akdeniz'e hâkim olan ve Orta Çağ'ın ilk denizaşırı imparatorluklarını kuran bu devletler, ticaretten gelen artı ürün ile zenginleştiler.

Ticaretin canlanması Avrupa'daki krallara, bu ekonomik aktiviteyi vergilendirerek iyi bir gelire sahip olma imkânı sağlamıştı. Ticaret ile zenginleşen kentsoylulara, yani burjuva sınıfına sırtını dayayan krallar feodal beyler karşısında güç kazanmaya başlayacaktır.

Feodal bölünmüşlükten Mutlak Monarşilere [değiştir]

Feodal beylerin ekonomik güç üzerindeki hâkimiyeti kalkınca, krallar feodal beyler karşısında güçlü duruma geçti. Artık Avrupalı krallar, ticaret vergileri ile merkeze bağlı bir ordu kurabilecek ve feodal beyleri daha sıkı denetleyebilecekti. Fakat feodal beylerin şatolarının alınması imkânsız yerler olarak kalması kralların mutlakiyetçi yönetimi kurmasını geçici olarak engellemiştir.

Mutlak krallıkların ortaya çıkması ancak ateşli silahların savaş alanlarında kullanılmasından sonra olacaktır. İlk kez 1389 Kosova Savaşı'nda kullanılan[kaynak belirtilmeli] topun kaleleri ele geçirmek için mükemmel bir silah olduğu İstanbul'un fethinin ardından anlaşıldı. Top sayesinde kalelerin arkasında saklanma avantajını yitiren feodal beyler krala bağlanmak zorunda kaldı. Böylece feodalite siyasi örgütlenmedeki yerini güçlü ve mutlakiyetçi monarşilere bıraktı.

Serfliğin ortadan kalkması [değiştir]

Değişen ekonomik koşullar sonucunda para, yani taşınabilir servet olgusu tekrar önem kazandı. Serflerden vergi değil ürettikleri ürünü alan feodal beyler bu değişim karşısında zor duruma düştüler. Ticaret yoluyla mal sağlayabilmeleri için paraya ihtiyaçları vardı ve bu parayı yıllık vergi karşılığında serflere özgürlüklerini verme yoluna giderek temin etmeye çalıştılar.

Bu sebepten dolayı 15. ve 16. yüzyıllara gelindiğinde Avrupa'nın büyük kısmında hukuksal olarak olmasa da fiilî olarak serf lik kalktı. Hukuksal olarak kaldırılması ise ancak Napolyon Savaşları sırasında gerçekleşmiştir.

VİKİPED.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (03.02.13 Saat 12:07 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 03.02.13   #3
BERF62
BERF62 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Oct 2012
Nereden: Hiçlik
Mesajlar: 1.892
Rep Puani : 46
Standart Cevap: Feodalizm ve biz.


Türkiye'de feodalizmde üç oyuncu görebiliriz:

Osmanlı > Aşiretler> Safeviler
Osmanlı / Türkiye> Aşiretler> Emperyalist güçler
Türkiye > Aşiretler> Örgüt
Sponsor Reklamlar

BERF62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 03.02.13   #4
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Feodalizm ve biz.


feodalizm,

ülkemizin bugün yoğun olarak doğu ve güney doğu anadulu bölgesinde,

yoğunlukla kürtlerin yaşadığı bölgede sürmektedir.

ağalık düzeni hala devam etmektedir,

ağalar ve marabalar,

ağalar köy sahipleri olarak ,

marabaları tarlaların ekiminde hasat kaldırımında ve diger işlerde çalıştırmaktadır,

marabanın zengini olmaz sadece çalıştığı ağanın kendisine,

vercegi yarıcı ücreti ile geçinir,

günümüzde hala geçerliliğini sürdürmektedir,

kapalı yaşam biçiminde yaşam sürdürmeye devam ederler.

yaşam olarakta ağaya derin bağlılık duygusu taşımak zorundadırlar,

çocuklarının egitim hizmeti ağaların verecegi izin kadardır,

aşiretsel yapılarında hakim olduğu bölgede,

aşiretler arası kavgalar ve sürtüşmeler devam etmektedir,

dinsel duygularında ağanın ve şıhın dediklerine göre şekillendiği bölge,

geri kalmışlık örnegi vermektedir.

ülkenin batısında vahşi kapitalizm sürerken,

doğusu ve güneyinde feodalizmin hüküm sürmesi,

bir ironidir ve demokratik gelişmenin önündeki en büyük engeldir,

cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar gelen hükümetler tarafından,

feodalizmin tasviye edilmemiş olması,

toprak reformu yapılmamış olması düşündürücüdür.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (03.02.13 Saat 13:09 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 03.02.13   #5
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Feodalizm ve biz.


AKP ve Feodalizm


Ekonomik ve siyasi baskıların artmasıyla ilk izlerine MÖ III YY Roma’da rastladığımız Feodalizm, 1789 Fransız ihtilaliyle hızla çökmeye başlamıştır. Bir anlamda ekonomik ve siyasi kölelikte olarak adlandırılan Feodalizm, burjuva sınıfının doğmasında da en büyük etken olmuştur. Küçük aile ve toprak sahiplerinin egemen sınıfın hâkimiyetine girmesine ve sınıf ayrımlarının doğmasına neden olan feodalizm, sınıflar arası geçişlerin mümkün olmadığı bireysel özgürlüğün kabul edilmediği toplumsal hiyerarşik bir düzeni izah etmektedir. Merkezi imparatorluğun güçlü olduğu toplumlarda geçerli olabilen kölelik sisteminin yok olması ancak merkezi imparatorluğun kan kaybetmesiyle mümkün olabilmektedir.


Sosyo-ekonomik yönden geri kalmış Devletlerde hala varlığını devam ettirmeye çalışan siyasi ve ekonomik feodal sistem ne yazık ki AKP hükümetiyle Türkiye’de hortlamaya başlamıştır. Demokratik Hukuk Devlet’i olma kaidelerini bir bir ortadan kaldırıp bölgesel aşiret feodalizmini destekleyerek hem kölelik sistemini hem de baskıcı aşiret yapısını gündeme taşımıştır. MÖ III. YY olduğu gibi bu kez de insanlar AKP’li ve AKP’li olmayanlar olarak iki sınıfa ayrılmış, kendi sınıflarından olanlar Devlet’in imkânlarıyla ihya edilmiş kendi sınıflarından olmayanlar ise her türlü baskı ile kölelik anlayışına tabi olmaları sağlanmıştır.


AKP Feodalizmine karşı dik bir duruş sergileyen aydınlar yâda vatandaşlar cezaevi ve ekonomik tehditlerle sindirilmeye çalışılmıştır. Bugün sırf düşünceleri ve yazdıkları yüzünden demir parmaklıklar arkasında olan yazarlar, gazeteciler, öğretmenler bunun en güzel kanıtıdır.


Siyasi potansiyeli olan aşiret ağaları AKP’nin var olmak için destekledikleri en büyük güç olarak karşımıza çıkmaktadır. Merkezi AKP imparatorluğu özellikle doğu bölgelerinde yanlarına aldıkları feodal beylerle insanlar üzerinde hâkimiyetini sağlamaya çalışmaktadır.
Dünya üzerinde yok olmaya yüz tutmuş baskıcı egemen siyasi anlayış, AKP’nin sırf varlığını sürdürmek adına bölgesel güçleri desteklemesiyle tekrar karşımıza çıkmıştır.


Doğu İllerinde Milletvekili ve Belediye Başkan adaylarını aşiret mensuplarından seçerek partilerine tabi olan feodal beyleri kalkındırma anlayışıyla hareket eden AKP, özgürlük adına demokrasiye büyük darbe vurmaktadır. Bölge halkı feodal baskıcı anlayıştan hizmet talep etmekten çekinmekte, yapılan vurgunlardan ve kişisel çıkarlardan hesap soramamaktadır. Hem merkezi hem de bölgesel baskıcı bir politika yaratarak insanlar köleleştirilmektedir.


AKP ‘nin biran önce halka yönelik halkı kucaklayan bir idare politikası üretmesi gerekmektedir. Oy kaygısı gütmeden bağlı bulunduğu bölgeye katkı sağlayabilecek demokrat insanlar arasından adaylarını seçmelidir. Sırf aşiret ağası olduğu için sırf oy potansiyeli fazla olduğu için okuma yazması dahi olmayan insanları getirip aday yaparsanız bu Ülke M.Ö.’sine dönmeye mahkûm olacaktır. Yine halka hizmet değil aşiretlere hizmet anlayışıyla birlikte kölelik anlayışı da var olmaya devam edecektir.


Halka hizmet anlayışının hüküm sürdüğü güzel günlere…

şanlı urfa com



ALINTI.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (03.02.13 Saat 19:41 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 03.02.13   #6
BERF62
BERF62 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Oct 2012
Nereden: Hiçlik
Mesajlar: 1.892
Rep Puani : 46
Standart Cevap: Feodalizm ve biz.


Kürt feodalizmi, Akp'nin işine gelir.
Sponsor Reklamlar

BERF62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 04.02.13   #7
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Feodalizm ve biz.


feodalizm,

orta çağ ürünü sömürü mekanizmasının basit tarifidir.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 04.02.13   #8
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Feodalizm ve biz.


bakış açısı,,


İlerleyen süreçte merkezileşmemiş olan göçebe toplumların köleci büyük imparatorluklara akın etmesiyle ve insan eşitliğini savunup hızla yayılan büyük dinlerin etkisiyle köleci toplum büyük bir parçalanmaya gitti. Artık işgücü olan insan köleci toplumdakinden daha önemli bir hale gelmiş ve önemini bir başka kavrama bırakmaya başlamıştı. Bu kavram toprak egemenliği kavramı idi. Toprak egemenliği bundan sonraki yapılanmayı sağlayan en önemli etkenlerden biri oldu. Bir yandan da bu yeni oluşmaya başlayan düzen için idari bir sınıf gerekiyordu. Önceden beri soylu olarak görülen aristokrasi, din kavramının bürokratikleşmesiyle egemen hale geldi. Feodal yapı işte bu şekilde oluştu.

Feodal yapıda egemen güçler aristokrasi ve rahip sınıfı oldu ve ‘devletin ve insanın insan üzerine olan egemenliği’ giderek ‘dinin insan üzerine egemenliği’ haline geldi. Kilise aristokrasinin iktidarını somutlaştıran girişimleri ve baskıları kutsal görülen bir yolla yaparak serflerin tepkilerini ortadan kaldırıyordu. Ancak haçlı seferleri ve coğrafi keşiflerin getirdiği bilgi birikimine sahip burjuva sınıfı dinden giderek daha yabancılaşıyordu. Bu etkileşimin getirisiyle burjuva sınıfı toplumda egemen sınıf olma arayışı içine girdi ve kilisenin karşısında yer alan bilimsel ve kültürel gelişmeleri destekledi. Bu gelişmelerin önem kazanarak kilisenin hegemonyasını Rönesans ve Reform süreçleri ile kaldırmasıyla burjuva sınıfının önündeki ilk engel kalkmış oldu. Bir yandan toplum fakir ama bilgili hale geliyor, bir yandan da büyük sınıf savaşlarının başlayacağı süreci yaşıyordu. Eşitlik, özgürlük ve laiklik kavramlarının insanları birleştirmeye başlamasıyla var olan feodal düzen çatlamaya başladı. İlk olarak gücünü yitiren din ardından toplumsal devrimler ile aristokrasi egemenliğinde ki rejimler oldu. Fransız Devrimi ile fiilen biten feodal yapı egemenliği yerini burjuva sınıfının ve paranın egemenliğine bıraktı. Önce insan sonra toprak ve şimdi de para egemenlik unsuruydu. Burjuva sınıfı önce egemenlik kuracağı toplumda milliyetçilik kavramının birleştiriciliğinden faydalanacağı ‘ulus-devlet’ yapılanmasına gitti. Bu yeni yapılanmayla feodal rejimler yerini her ulusun kendi devletini kurduğu rejimlere bıraktı. Hala krallıklarla birbirine bağlanan feodal din-tarım düzeni yerini ulusal yapılanmalara bıraktı.


alıntı.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (04.02.13 Saat 01:22 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 06.02.13   #9
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Feodalizm ve biz.




bir bakış açısı


Taşlıçay Feodalizm ve

Aşiretçiliğe Karşı Yürüyüş Yaptı



Eğitim- Sen Taşlıçay ilçe Başkanlığı adına basın açıklama yapan Kürkçü, "Bizim için feodalite bitmiştir. Feodal mantık ve aşiret mantığı ayaklarımızın altındadır. Aşiretçiliğe artık bir dur demek için burada toplanmış bulunmaktayız.


EĞİTİM-SEN, Ağrı ili Taşlıçay ilçesi Şube Başkanlığı aşiretçililiği protesto amacıyla basın açıklaması düzenledi Taşlıçay ilçesi Mareşal Fevzi Çakmak caddesi üzerinde bulunan Atatürk büstünün önünde açıklama yapmaya gelen grup saat 12:00 ‘da ellerine “Feodalizme, şiddete, kavgaya son”, “Aşiretçiliğe Son”, “Gençler Değişim, Sizinle” , “Cehalete Hayır”, “Em Gel’ın, ne Aşiret ın (Biz halkız, Aşiret değiliz” yazılı pankartlarla geldiler. Düzenlenen açıklamaya Eğitim-Sen Taşlıçay Şube Başkanı Kemal Kürkçü, üyeler ve vatandaşlar katıldı.
Eğitim – Sen Taşlıçay ilçe Başkanlığı adına basın açıklama yapan Kürkçü, “Bizim için feodalite bitmiştir. Feodal mantık ve aşiret mantığı ayaklarımızın altındadır. Aşiretçiliğe artık bir dur demek için burada toplanmış bulunmaktayız, dedi

EĞİTİM SADECE SINFTA YA DA OKULDA YAPILMAZ

“Biz bir sivil toplum kuruluşu olarak ilçemizde yaşanan tüm sorunlara duyarlıyız. Çünkü bizler eğitimciyiz. Ve eğitimin sadece sınıfta ve okulda yapılamayacağına inanıyoruz. Ayrıca biz eğitimciden de öte sizlerin çocuklarıyız”
İNSANLARIMIZ SAKAT KALIYOR, ESNAFIMIZ MAĞDUR OLUYOR

“Maalesef ilçemizde çok basit sebeplerden dolayı son iki yılda şiddetli kavgalar yaşandı. İnsanlarımız sakat kaldı. Esnafımız mağdur oldu. Ve insanlarımız arasında düşmanlık tohumları ekildi. Ve yaşanan bu sorunlardan dolayı ölümler yaşandı. Bir iki kişinin ve ya bir ailenin şahsi meseleleri neden koca bir ilçenin sorunu oluyor? Dışarıdan bakıldığında bu kadar misafir-perver ve insan sevgisi ile dolu bir toplumun bireyleri olarak bize ne oluyor da 20 kişi bir kişiye şiddet uygulayabiliyoruz? Daha sonra da kahve köşelerinde bununla övünüyoruz. Ey ahmed-i xani’nin torunları bize ne oluyor? Yeter artık!” İYİLİĞİN DE

KÖTÜLÜĞÜN DE SORUMLUSU BİZİZ

“Gelin artık kötülükte, kavgada, şiddet de değil iyilikte kardeşlikte yarışalım. Bu sorumluluk hepimizin. Çünkü burada biz yaşıyoruz. Burada iyiliğin de kötülüğünde sorumlusu biziz. Bazı siyasi kesimler aşiretçiliği basit çıkarlarına alet edip körükleyerek siyasi, ekonomik ve sosyal ranta çevirerek zinde tutmaya çalışmaktadırlar. Çünkü onlar aşiretleri oy deposu, rant aracı olarak görüyorlar. Onların varlık sebebi budur”
SİYASİ PARTİ YETKİLİLERİNE VE AİLE BÜYÜKLERİMİZE SESLENİYORUM

Tabi ki bu sorun burada yaşayan tüm insanların sorunudur. Herkes bu konuda elini taşın altına koymalıdır. Buradan tüm kamu kurum ve kuruluşlarına, siyasi parti yetkililerine ve tüm aile büyüklerimize seslenmek istiyoruz. Artık yeter!
Toplumumuz karanlıktan çıkmalı, kendini bilen, araştıran, sorgulayan, nesiller yetiştirmeliyiz. Gelin hep beraber bu bataklığı kurutalım. Bu kadim coğrafyayı ölümle değil, yaşamla süsleyelim. İnsanı yaşatalım. İnsanlarımıza sahip çıkalım. Büyük düşünür ahmed-i xani der ki;“herkes kekliğe düşman, keklik de kendine düşman.” Dedi. Kürkçü’ nün konuşmasını tamamlamasının ardından grup üyeleri ve vatandaşlar sessizce dağıldılar.

alıntı

yorumsuz.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (06.02.13 Saat 14:33 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.02.13   #10
BERF62
BERF62 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Oct 2012
Nereden: Hiçlik
Mesajlar: 1.892
Rep Puani : 46
Standart Cevap: Feodalizm ve biz.


Bugünkü "hemşericilik" kavramı feodalizm için verilebilecek örneklerin başında.
Sponsor Reklamlar

BERF62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...



Totobo Totobo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2