Sponsor Reklamlar


Spor ve DERSİM SPOR.

 Genel konular Katagorisinde ve  Futbol Forumunda Bulunan  Spor ve DERSİM SPOR. Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...


 
Seçenekler
Alt 20.08.13   #11
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: DERSİM spor.


8/20/2013 12:02:00 PM




Güneş Duru
-
Futbol sadece futbol değildir





Okuyucu Modunu AçOkuyucu Modu KapatYazıyı Büyüt: 1214161820
Çocukluğum küçük bir işçi kasabasında Yarımca'da geçti. İzmit körfezi kıyısında bulunan bu kasabanın bir çocuk için türlü güzellikleri vardı. Benim için en unutulmazlarından biri ise küçük yaşlarda tanıştığımız bir futbol turnuvasıydı.

İlkokulun beş yıl olduğu, halı sahaların ve bilgisayar oyunlarının henüz tedavülde olmadığı darbe sonrası yıllardı. Mayıs ayının gelmesini ve turnuvanın başlamasını iple çekerdik. Yedi kişilik kadroya girebilirseniz ne ala, yok giremezseniz destek için toplanan yüzlerce öğrenci, ebeveynle birlikte keyifle maçı izlerdiniz. Turnuva fikri Petkim'de çalışan sıradışı bir mühendis, Koray Akman'dan çıkmıştı. Gerçi bizler için onun bir soyadı yoktu, kız, erkek, oynayan, oynayamayan tüm çocuklar için o, Koray amcaydı. Turnuvaları organize etmekle kalmaz maçların tamamında hakemlik yapardı. Gol ve asist bilgilerini maç sırasında elindeki küçük deftere yazar daha sonra da ilkokulun girişindeki ilan panosuna asardı. Okulun camekanlı dolabı bu turnuvalarda kazanılan kupalarla doluydu.

Okulda A şubesiydik ve turnuvaya katıldığımız üç yıl boyunca hiç kupa alamamıştık, nedeni C şubesinin efsane forvetiydi. Halen daha, o turnuva benim için Şampiyonlar Ligi'nden bile daha heyecan verici ve hakikidir. Daha önemlisi, o dönem Yarımca'da büyüyen çocukların, benim ve kardeşimin Beşiktaşlı olma nedenimizdi Koray amca. Sanıyorum, onun futbol aşkı ve bunu aktarma biçiminden etkilenmiştik. Beşiktaşlılığı böyle bir şey olarak algıladık; Koray amca üzerine vazife olmadığı halde minik çocuklara futbolu, centilmenliği ve mücadele heyecanını aşılamıştı. Özveri ve heyecanla organize edilen bu turnuvaların oluşturduğu atmosfer futbolun sadece futbol olmadığının da kanıtıydı. Dün gece Çarşı bana çocukluğumu, neden Beşiktaşlı olduğumu, uzunca bir süredir soyutlaşmış olan Beşiktaşlılık duruşunun ne denli somut bir gerçek olduğunu gösterdi.

Afutbol’un Çarşı Sevgisi

İlk defa bir maçın skoruna bu denli ilgisizim ve bu ilgisizliğim belki de tüm sezon sürecek. İşte bunlar hep Gezi...

Maçı izleyemedim, tek bildiğim Beşiktaş’ın 2-0 kazandığı. Ana akım medyanın aksine sosyal medyada skordan çok atılan sloganlar konuşuldu. Beşiktaş ve Trabzonspor arasında oynanan maç futbolun sadece meşin yuvarlak peşinde koşturan 22 kişiden ibaret olmadığını bir kez daha göstermiş oldu.

Futbolu izlemeyen, duymaya bile tahammül edemeyen “afutbol”lar dün geceki maçı gördü, duydu, okudu, sosyal medyadan paylaştı. Bu olağanüstü durum adeta Gezi öncesi sokağa çıkmayan apolitiklerin direnişin ön saflarında yer alması gibiydi. Elbette bu ilginin ardında Çarşı’nın Gezi sürecinin kahramanlarından biri olmakla kalmayıp, taraftarlar arası dayanışmanın fitilini ateşlemesi var. Öyle ki Fenerbahçe ve Galatasaray taraftarının formaları üzerine Çarşı yazdırdılar, kol kola protestolarda yer aldılar. İstanbul'dan esen dayanışma rüzgarı Karşıyaka, Altay ve Göztepe'yi de etkiledi. Geziciler futboldaki şiddeti çözmek adına tarihi bir fırsat yakaladılar, kimseye ihtiyaç duymadan, kendi aralarında.

Yıldırım Demirören ve Suat Kılıç’ın bulduğu çözümler ise futbol taraftarını iktidara sadık, disipline olmuş, iyi eğitimli bir koyun sürüsüne çevirmeyi amaçlıyor. İktidar sevici siyasi slogan ve sembollere itiraz yok ancak Gezi’yi anımsatacak, iktidarı eleştiren sloganları futbol sahalarında görmek istemiyorlar. Malum iktidar kendinden memnun olmayan kalabalıklardan korkuyor, ister üç kişi olsun ister bir stat dolusu insan.

Gerçek niyetiniz futboldaki şiddeti çözmekse bırakın taraftar futboldaki sorunları kendi arasında çözsün. Çünkü şu günlerde futbolun sorunu taraftar değil. Sorunun gerçek adresi iktidarın baskı ve yasakları içeren uygulamaları, hırslı ve paragöz kulüp başkanları, futbol fanatizminden beslenen spor medyası, ırkçı, iktidar yandaşı futbolcular ve beceriksiz federasyon başkanıdır.

birgün
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (20.08.13 Saat 23:47 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.08.13   #12
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Dersim spor.



Güneş Duru
-
Haydi Terim, tam zamanı şimdi!





Okuyucu Modunu AçOkuyucu Modu KapatYazıyı Büyüt: 1214161820
Türkiye Futbol Federasyonu Türk futbolunda yeni bir devrim yapmak üzere yola çıkmış. Yanlış olmasın, şu günlerde devrim sözcüğünün devletin resmi kurumları tarafından telaffuz edilmesinde -halka inmediği sürece- hiç bir sakınca yok.

Peki Devrimi kim yapacak? Babası tarafından Demirören Şirketleri’nden biri dahi emanet edilmeyen, nasıl olduysa Beşiktaş’a başkanlık etmiş, kulübü milyonlarca dolar zarar ettirdiği bizzat Beşiktaş kulübü tarafından tescillenmiş, bütün bu başarılar yetmiyormuş gibi futbolu sarsan şike döneminin hemen ardından TFF başkanlığına getirilmiş Yıldırım Demirören.

ADIM ADIM DEVRİM

A Milli takımın başarısız sonuçlarına kayıtsız kalamayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan her konuya olan yakın alakalarını bu meseleye de vakfetmiş, İmparator Terim’i evinde ağırlamış. Kahvaltı davetinde Türk futbolu ve geleceği konuşulmuş ve nihayet teklif devletin tepesinden gelmiş, “takımın başına geç.” Terim de Galatasaray’ı çalıştırmasına karşın bu tarihi görevden kaçmanın vatan hainliği olacağını belirterek teklifi kabul etmiş. Daha sonra Abdullah Avcı aranmış, o da “Sayın Başbakan öyle uygun görüyorsa ben hemen istifa ederim” diyerek ay-yıldızlı kulübeyi Terim’e bırakmış. Demirören gelişmelerden mutlu olmasına karşın “Hocamız inatla bizden para talep etmiyor, ama ben ısrarla her görevin bir karşılığı olduğuna inanıyorum. İlk yönetim kurulu toplantımızda bunu sonuçlandıracağız" ifadelerinden de anlaşılacağı üzere, halen bazı kaygıları var, giderilir.

DEVRİM Mİ TERİM Mİ?

Terim’in imza sonrasında yaptığı açıklamada “Türk insanı Türk futbolu çevresinde birleşecektir” demiş. Bu ifadelere bakılırsa milli takımın ayrışmış olan “Türk” insanını yeniden biraraya getirme misyonuyla yola çıkıyor. Yine Terim’e göre; “hedef Dünya Kupası'nın çok ötesinde.” Çünkü Erdoğan’ın genç yeteneklerin yetiştirilmesi için alt yapıdan başlayan yeni bir yapılanmanın gerekliliğin altını çizmiş. Sadece dört maç için anlaşan Terim hangi ara alt yapıyla ilgilenecek. Halihazırda Galatasaray’la Şampiyonlar Ligi, Türkiye Kupası, Türkiye Ligi gibi üç zorlu kulvarda yarışacak olan Terim bu işlerin üstesinden nasıl gelecek hep birlikte göreceğiz.

NEDEN TERİM?

Futbol eskiden kitlelerin afyonu olarak bilinirdi, öyleydi de. Gezi’den sonra çimentosu olabileceği anlaşıldı. Haliyle iktidar kendi çimento tesislerini kurma derdinde. Terim’i de bu tesisin başına “Ceo” olarak getiriyor. Çünkü Terim sadece iktidarın sevdiği biri değil, kitlelerin sevdiği, etkilendiği önemli bir isim. Dahası bir meslektaşının işinden olmasına aldırış etmeyecek kadar futbolun gerçeklerini kanıksamış bir profesyonel. Bu değişikliği milli görev olarak görecek, vatan, millet, Sakarya edebiyatını icra edebilecek en etkili kişi Terim. Üstelik her daim iktidarlara sadık biri.

NEDEN ŞİMDİ?

Çünkü seçimler yaklaşıyor, Erdoğan daha önce de yaptığı gibi futbolu, A Milli başarıyı kullanmak istiyor. Diyelim ki Türkiye Brezilya’ya, Dünya Kupası’na gitmeyi başardı, oldu ya çeyrek finale çıktı, hatta kupayı kaldırdı. Görün ondan sonra siz iktidar şenliklerini. Sportif başarıların dopingle kirlendiği şu günlerde tüm spor branşlarında köklü, devletten bağımsız yeni bir yapılanmaya gidilmesi yerine bizzat Başbakan eliyle yapılan bu değişiklik Erdoğan’ın eski bir futbolcu olmasıyla ilişkili değil elbette.

Bakmayın tribünlere siyaset karıştırmama palavralarına, futbol Allah’ına kadar siyasetin içindedir. Başbakan’ın, Genelkurmay Başkanı’nın, vekilin, belediye başkanının ya da cemaat liderinin iki dudağı arasındadır futbolcunun ya da antrenörün kaderi. İyi oynamak yetmez, iyi ahlaklı, seksist, milliyetçi, inançlı, itaatkar olmak şarttır futbolda. Terim’in siyasi ilişkileri bu denli iyi olmasa yine de İmparator olabilir miydi acaba?

Peki, ya sandığa ilişkin bu hesaplar tutmaz, Terim başarılı olamaz ise, yıllardır bu görevi bekleyen, tek macerası futbol olan Yılmaz Vural’a ya da Türkiye’yi Dünya Kupası’nda üçüncülüğe taşımış Şenol Güneş’e ayıp olmayacak mı?

BİRGÜN NET

---------------------------------------------

SİYASETİN ŞEKİLLENDİRDİĞİ SPOR,

DİKTATÖRLÜĞÜN DİREKTİFLERİ DOĞRULTUSUNDA YOL KAT EDER,

OYSA SPOR FELSEFESİ DÜNYADA,

DOSTLUK BARIŞ VE KARDEŞLİK DEGİLMİDİR
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 04.09.13   #13
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Dersim spor.



Güneş Duru
-
Dikkat! Kulübede Sosyalist Var






Okuyucu Modunu AçOkuyucu Modu KapatYazıyı Büyüt: 1214161820
Hatırlayacağınız üzere geçen sezon öncesinde Yıldırım Demirören’in maddi ve manevi kulübü enkaz haline getirip Federasyon Başkanlığı’na kaçmasının hemen ardından yönetime gelen Fikret Orman ve ekibi Beşiktaş’ın başına Samet Aybaba’yı getirmişti. Sezonun parolası “Feda” primi de menemen olarak belirlenmişti. Post şike buhranı, sınırlı bütçe, kadro ve yetersiz bir teknik direktöre karşın Beşiktaş beklentilerin aksine ilk üçe girmeyi başarmış, ancak bu başarı Aybaba’nın takımda kalmasına yetmemişti.


Aybaba futbol oynadığı yıllarda Turgut Özal ve Semra Özal’a yakınlığı ile tanınırdı. Samet kaptan jübile maçı sonrası şeref tribününe çıkıp Özalların elini öpmüştü. Onların siyasete davet ettiği Aybaba, 1987 genel seçimleri öncesinde Beşiktaş'ın Fulya tesislerinde futbolcu arkadaşlarıyla birlikte "Seçimde söz istiyorum" yazılı formalarla poz vermişti. Aynı isim Gençlerbirliği'ni çalıştırırken görevine son veren yönetime El Saka'yı kastederek "Bu ülkenin insanları beni bir Arap'a tercih ettiler" diyerek yabancı oyunculara nasıl baktığını da göstermişti.

Şimdi ise Beşiktaş’ın başında futbol direktörü Özen’in ifadeleriyle “Sürekli çözüm arayan, teknik ve taktik anlamda bir eksik gördüğünde hemen özel önlem alan ya da oynadığı hazırlık maçlarıyla ilgili doğru analizler yapan, ortaya çıkan neticeye göre antrenman planlamasını değiştiren bir teknik adam” var.

Ama daha önemlisi siyah beyazlı takım sosyalist olduğunu her defasında vurgulayan, kulübede sigara içen, kurallardan hoşlanmayan, hukuk fakültesi mezunu, çoşkulu, muhalif bir “rock star”a emanet. Hem de futbolun siyasetten uzak tutulması için seferber olunan bir sezonda. İktidarın rahatsızlığının altında Gezi Direnişi’nin sembol isimlerinden biri var, Beşiktaş’ın can taraftar grubu Çarşı. Biliç nasıl bir kulübe, nasıl bir dönemde geldiğini biliyor ancak yönetimin Biliç’i ne kadar bildiğinden şüphelerim var. Futbolun siyasetten arındırılması için özel çabalar sarfedilen şu günlerde yönetim Hırvat teknik adamın açıklamalarının arkasında ne kadar durulabilecek hep birlikte göreceğiz. Umarım Orman ve arkadaşları yaygın biat kültürünün etkisiyle iktidarın baskılarına boyun eğerek Biliç’i kurban vermeye kalkmaz.


Sorular ve cevaplarla futbol dünyası

Hürriyet’in haberine göre Biliç, Beşiktaş’ın Gaziantep’le oynadığı maç sonrasında kendisine yöneltilen “Sosyalist biri için takımın oyunu ne kadar toplumsal?" sorusuna, "takım olarak oynuyoruz, takımın buradaki felsefesi -Güç halkındır- felsefesi. Burada fakirler ve zenginler yok, sınıflar yok. Halkın desteği var, sınıfları ortadan kaldırarak, gücü halka vermeye çalışıyoruz. O bakımdan sosyalist bir takım yaratıyorum” cevabını vermişti. Cevap şahaneydi de soru bir tuhaftı. İster istemez spor basını sosyalizmi mi keşfediyor diye düşündüm. Ardından sorunun aslını soruyu soran yazarın yazdığı gazetede okudum. Radikal gazetesinin spor müdürü Uğur Vardan’dı soruyu soran. Hürriyet ya da Fanatik muhabirinin anlayamadığı ve aktaramadığı sorunun aslı ise “Sosyalist Biliç’in takımının oyun stratejisi ne kadar paylaşımcı, ne kadar toplumsal?" idi. Ortaya çıkan iki farklı ifade sadece Radikal ve Hürriyet arasındaki farkı değil, soruyu soran ve basın toplantısında olanları not eden muhabir/spor yazarı arasındaki farkı da net olarak ortaya koyuyordu.

Aslında Uğur Vardan içinde “sosyalizm, toplumsallık, takım oyunu, paylaşımcılık” sözcükleri geçen sorusuyla spora fevkalade siyaset bulaştırıyordu. Sorudaki oyun planının toplumsallaşması kısmını halen pek anlamış değilim ancak Biliç bu zeki soruya verdiği akılcı cevaplarla durduğu yeri de net olarak bizlere göstermiş oldu.


Şimdi gelin milli takımın başına getirilen Fatih Terim’e şu soruları sorma cesaretini gösterilim: “Türkiye’nin demokrasi konusunda dünyaya örnek olduğu şu günlerde, milliyetçi Terim’in oyun stratejisi ne olacak?”
“Sizce, Başbakanın milli takımın başında sizi görmek istemesinin ardında, olası bir Dünya Kupası başarısı ve bu başarının AKP’nin seçim propagandasının bir parçası olarak kullanılması ihtimali nedir?”
“Suat Kılıç’ın sporda siyaset istemiyoruz açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?”

Bu soruları sorma cesareti gösterebilecek spor yazarı ya da muhabirinin üçü beşi geçmeyeceği aşikâr. Terim’in bu sorulara sakince cevap vermesi zor bir olasılık. Öyleyse hoş gelmiş Biliç...


Anlayacağınız, 34. dakikalarda Gezi’ye selam çakılacağı, Biliç’in basın toplantılarının ve özel röportajlarının ilgiyle takip edileceği, sporda siyaset istemeyen, her türlü muhalif sesi susturmayı asli görevi sanan iktidara gereken cevabın verileceği, renkli, eğlenceli ve politik bir futbol sezonu bizleri bekliyor. Ve şüphe yok ki, Biliç ve Çarşı bu karnavalın en renkli, en aykırı, en karşı aktörleri.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 04.09.13   #14
seykek
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Feb 2013
Nereden: ailem
Mesajlar: 131
Rep Puani : 31
Standart Cevap: Spor ve DERSİM SPOR.


parklarda ve sokata klamak zorunda olan surıyelı cocuk kadın yaslı bır yıgın ınsan ac susuz elbıselrı yok bbanyo yapamıyorlar perısan durumdalar bırakın alevı olmalrını ınsan olarak bıle mazlum olan kımvarsa alevı yanında olur yarasını sarar yardıma kosar cok sukur pırsultan cemevı elınden gelenı yaptı ama ıstanbulda kac laevı yasyor kac cemevı var ?
bu sıtede bu konu gundeme gelmeı yardım kampanyası acılmalı herkes 20 tl naıkt veya karsılı olan yıycek vs alıp katgıda bulunmaya davet edılmelı onalarla dayanısmada bulunmnalıyız .sıte yonetıcılerı sabıt bır konu adı ıle bunu gundemde tutmalı .
Sponsor Reklamlar

seykek isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 09.09.13   #15
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Spor ve DERSİM SPOR.



Melih Pekdemir
-
2013 Gezi Olimpiyatlarını kazanmıştık





Okuyucu Modunu AçOkuyucu Modu KapatYazıyı Büyüt: 1214161820
Benito Mussolini: Duce.
Adolf Hitler: Führer.
Don Vito Corleone: Baba.
Malum Şahıs: Usta…
Yani? Malum Şahıs (MŞ), artık namı diğer Malum Usta (MU) diye anılmalı… Ama maalesef “Ustanın Hikâyesi” belgeseli reyting kurbanı oldu, ilk 100'e bile giremedi. Üstüne bir de olimpiyat hezimeti eklendi. Yazık.
Hırsını Suriye’den çıkarmaya çalışacak. Yetmedi, Kürtlere ve Çapulculara öfkeyle bir kez daha saldıracak.
Önce (elbette münafıkça) bir uyarı: “Usta” biraz netameli bir kavram ve akla hemen Masonluk filan gelebilir. Operatif masonlar arasında Çırak, Kalfa ve Usta olarak belirlenmiş, becerilere ve bilgi birikimlere göre şekillenen bir derece sistemi mevcutmuş…
Neuzibillâh…
En iyisi sadece “MU” diye devam etmek…
Peki MU ne demek? Hakiki belgeseli çekildiğinde, MU’nun ibretlik hikâyesi Hausa dilinden İngilizce’ye hicranlı bir geçiş ardından Türkçe’de noktalanan bir seyir izleyecek!
Neyi kastettiğimi anlatmadan önce, köşe yazarı görevim gereği, belgesel tadında bazı güncel olayları ele alabilirim:
“Yiğit” lakabıyla anılır. Bu yüzden o şahıstan “jöleli” diye söz edildiğinde kim olduğunu şıp diye anlarız ya, MU lakabından aldığımız gazla pekâlâ haftanın tahlilini de yapabiliriz.
Ufaklıkken hasta numarası yaptığımda annem “hasta değil ustasın” derdi bana... “Yeşilin hastasıyım” diyen MU, son olarak ODTܒnün yeşiline, kendi meşrebindeki “şiirsellikle” savaş açtı:
“Ağlamakta ustayım. Şahsıma pek hastayım. Mursi’ye çok yastayım. Muhalefete postayım. Obama’ya sustayım. Olimpik bir paspastayım. Geldi Eylül kâbustayım.”
Arjantin’de yağmadı yağmur, çakmadı şimşek, hasta oldum yatak döşek minvalinde devam eden bu belgeselde, muhtemelen TOMA’ya bile “tombişim” demiştir… Böylece TOMA’sına binmiş yüzlerce yobaz polis, pervasızca ODTܒde “başı açık” kadın öğrencilere biber gazı sıkmıştır! Peki ama o öğrencilerin arzusu neydi?
“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir ODTÜ gibi kardeşçesine.”
Ayrıca MU Kürt çözümünde bilhassa çamura yattı. PKK de gerillayı geri çekmeyi durdurdu. Ama neyse ki hemen silaha sarılmayacaklarını açıkladı… Rojava’yı da gözeten Kürtler belli bir süre, kendi ifadeleriyle “Gezi ruhuyla da bütünleşerek” kitlesel tepkilerini dile getirmekle yetinecekler… Kürt Ulusal Kongresinin ertelenmesine ise Ortadoğu Kürtlerinin lideri kim olacak tartışmasının sebep olduğu rivayet ediliyor. Barzani mi? Öcalan mı? MU elbette Barzani’yi tercih ediyor, bakalım ne olacak?
Suriye güzergâhında Yandaş Medya derhal isim değişikliği yaptı: Şimdi o asker, şimdi o Savaş Medyası:
“Can satarııım, kan satarııım, ustaaa-möldürmüş ben satarııım.”
Her şey ayan beyan ortada. TC’nin savaşa girmesi için TBMM tezkeresi değil ABD kongresi kararı gerekiyormuş…
İyi de, MU belgeselinin mutlu sonla bitme ihtimali var mı? Aslında belgeselin sırrı, yukarıda ima ettiğim üzere, adeta MU’nun kavramsal ve anlamsal hikâyesinde saklı gibi…
Şöyle ki, MU, çoğunlukla Nijer ve Nijerya'da kullanılan Hausa dilinde, “Biz” anlamına geliyor. Manidar değil mi? Çünkü biz yerine hep MU konuşur, düşünür ve eylerdi, tek adamdı. Ama MU İngilizce’de “hiçlik” anlamında da kullanılıyor. Bu da manidar. Çünkü gelinen noktayı, geldiği noktayı işaret ediyor.
Ama “en son nokta” bakımından asıl ibretlik yan Türkçe’de taşıdığı başka bir anlam! Şu sözlüğe (http://tinyurl.com/q6cwlov) baktım ki, ne göreyim:
Meğer, MU, “kıl, tüy” demekmiş…
Duce gibi, Führer gibi: Kılmış…

birgün
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 25.09.13   #16
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Dersim spor.


Bayburt Grup İl Özel İdareSpor 1 – 1 Dersimspor


Bölgesel Amatör Lig birinci grupta sezonun ilk haftasında deplasmanda Bayburt Grup İl Özel İdare Spor ile karşılaşan Dersimspor sahadan 1 puanla ayrıldı.
Grup İl Özel İdare Spor karşılaşmanın 30. dakikasında Serhat’ın ayağından bulduğu golle 1-0 öne geçti. İlk yarının son dakikasında Dersimspor penaltı atışı kazandı. Bayburt Grup İl Özel İdareSporlu futbolcuların itirazların yaşandığı pozisyon sonrasında Serhat ikinci sarı karttan kırmızı kart gördü. Dersimsporda penaltı atışını kullanan Uche topu ağlarla buluşturdu ve maçı 1-1 ‘e getirdi.
İlk yarısı berabere sonuçlanan karşılaşmanın ikinci yarısında 10 kişi kalan rakibi karşısında aradığı golü bir türlü bulamayan Dersimspor sahadan 1 puanla ayrıldı.
Dersimspor gelecek hafta sahasında Trabzon takımı Beşirlispor’u ağırlayacak.
Haftanın toplu sonuçları ve puan durumu;


gönlümüz DERSİM SPORDAN YANA.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 25.09.13   #17
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Dersim spor.


25.9.2013 - 12:57

'Çarşı'yı yıprata

mazlar'



Çarşı'nın kurucularından Cem Yakışkan, olaylı maçı BirGün'e yorumladı...


Okuyucu Modunu AçOkuyucu Modu KapatYazıyı Büyüt: 1214161820
CEREN BÜYÜKTETİK

Beşiktaş-Galatasaray derbisinde yaşanan olayların ardından gözler yine Beşiktaş tribünlerinde. Sahaya kimlerin ne amaçla girdiği tartışılırken, Çarşı'nın kalbine inip "kapalı"nın önde gelen isimlerinden Cem Yakışkan'a derbide yaşananları sorduk. Şimdilik yaşananlardan kimseyi sorumlu tutamayacaklarını belirten Yakışkan, "Bunu yapan Beşiktaşlı olamaz" dedi. İşte "Çarşı"nın Cem Abi'sinden olaylı maçın yorumu...

--- Ben kimseyi suçlamıyorum. Ha, atlayan birkaç tane provakatör olabilir belki, onu bilemem. Maçta o akşam her zaman çıkan kavgalardan çıkıyor. Korkup aşağı atlayanlar var. İtiş kakış olunca güvenlik müdahale etmeye çalışıyor. O arbedede güvenlikler kaçıyor. Kaçan da kovalanıyor. Tiyatro sahnesi gibiydi. Dediğim gibi hiç kimseyi suçlamaya gerek yok sonuçta. Amaç Beşiktaş'ı yıpratmak olabilir. Çarşı'yı zaten yıpratamazlar. Belki operasyon da yok. Belki iki kişi atladı öyle. Onu da bilemeyiz. Net bilmeden hiçbir şey konuşulmaz aslında.

--- Biz ilk defa Galatasaray ile oynamıyoruz. Bundan daha beter yenilgiler de aldık. Ama hiç bir zaman sahaya inmedik. Mesela maça girerken kimsenin üstü aranmamış, turnikelerden geçilmemiş, biletler okutulmamış. Bunları hep üst üste koyduğumuz zaman insanların aklına farklı şeyler geliyor tabi ki. İçeride kutu bira satılıyormuş maçta. Bardak su satılırdı, şişe bile satılmazdı.



ÇARŞI'YA ALTERNATİF İÇİN 30 YIL LAZIM
--- 1453’ten de tanıdığım Beşiktaşlılar var. Beşiktaşlı sonuçta adamlar, onların da böyle bir şey yapacağına inanmıyorum. Belki bir alternatif yaratmak için kurulmuş olabilir. Ancak şu an kim Çarşı’ya alternatif olabilir ki? Yani daha bir 30 sene geçmesi lazım. Kursunlar, 30 sene geçsin o zaman konuşalım. O zaman da biz 60 yıllık oluruz. Onlar Çarşı'dan kopan grup filan değil. Bahçelievler'den, Küçükçekmece'den filan tanıdıklarımız semtten değil. Küçük çocuklar ve çoğunu tanımıyorum.

--- Tabii ki provokatör varsa onlar tespit edilir. MOBESE’ler filan her şey var. Başkan da (Fikret Orman) suç duyurusunda bulunmuş. Savcılar görevini yapar. Sonuçta orada en çok Beşiktaş zarar gördü. Bizim en son isteyeceğimiz şeydir Beşiktaş'ın zarar görmesi. Kendimiz zarar görelim ama Beşiktaş zarar görmesin. Çarşı'nın felsefesi budur. Biz bugüne kadar çok haksızlığa uğradık ama hiçbir zaman sahaya girilmedi. O girenlerin de ben Beşiktaş taraftarı olduğuna hiç inanmıyorum. Tribün psikolojisiyle girenleri saymıyorum.

ÇARŞI EZİLENİN YANINDA
--- Çarşı sosyal projelerde, ezilenin yanında her zaman yer aldı. Hayvan haklarını da biz gidip yürüyüdük destek verdik. Yapacağımızı yapıyoruz yaptık da. Onlar 5 maç engeller biz 6. maç gider yine söyleyeceğimiz söyleriz.

--- Terör örgütü olarak suçlanıyoruz. Ben örgüt lideri olarak gösteriliyorum. 50 bin lira kefaletle serbest bırakıldım. Gezi'de bir tane molotof, bir tane silah kullanan yoktu. Mini etekle geldi kızlar. Anneler. Babalar geldi. Çarşı 1 Mayıs'tan, 10 Mayıs'tan polise karşı antrenmanlıydı sadece.

--- Stat yıkılırsa bir daha yerine yapılmaz korkusu hala var. Sonuçta orası çok değerli bir arazi. Stadın ismini de değişti. Vodafone Arena oldu. Yeni statta Beşiktaş amblemi bile yok. Biz her zaman İnönü diyeceğiz.

***

Öfkemiz güzel oyunu çirkinleştirenlere

Beşiktaş'ın önde gelen taraftar gruplarından Çarşı, Süper Lig'in 5. haftasında oynanan Beşiktaş-Galatasaray derbisinde yaşanan olaylarla ilgili açıklama yaptı. Çarşı Grubu'ndan yapılan açıklamada, öncelikle Atatürk Olimpiyat Stadı'na giden siyah-beyazlı taraftaralara teşekkür edilerek, "Futbol sadece futbol değildir sözünü şöyle okuruz; bizler için Beşiktaş, sadece bir spor kulübü değil bunun çok daha ötesidir. Bize onu emsalsiz kılan şey sahip olduğu değerleri ve duruşudur. Hayatı futbola değil, futbolu hayata feda edeceğimizden kimsenin şüphesi olmasın. Lakin bu güzel oyunu çirkinleştirenler de bunun hesabını vermelidirler ki öfkemiz ve nefretimiz onlaradır. Şiddete maruz kaldık ama asla şiddetten yana olmadık. En güzel rekabetin her zaman maneviyatta yaşanması gerektiğine hep inandık" denildi.


birgün
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 02.10.13   #18
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Dersim spor.


Dersimspor Beşirlispor’u Tek Golle Geçti


Bölgesel Amatör Lig 1. Grupta Mücadele eden Dersimspor ligin 2. haftasından evinde konuk ettiği Trabzon takımı Beşirlispor’u 1-0 mağlup etti.
Maça etkili başlayan Dersimspor yakaladığı pozisyonları değerlendiremedi ve ilk yarı 0-0 eşitlikle sona erdi. İkinci yarıda rakibinin üzerindeki baskıyı arttıran Dersimspor aradığı golü 74. dakikada Uche ile buldu. Kullanılan köşe vuruşunda çok iyi yükselen Nijeryalı oyuncumuz Uche attığı kafa golü ile takımımızı 1-0 öne geçirdi. Dersimspor golden sonra yakaladığı pozisyonları değerlendiremezken, Beşirlispor’da bir oyuncu 88. dakikada kırmızı kart gördü ve rakip maçı 10 kişi tamamladı.
Dersimsporumuz gelecek hafta deplasmanda Erzurum takımı Yakutiyespor ile karşılaşacak.
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 04.10.13   #19
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Dersim spor.


'Başka bir futbol
mümkün' diyenlerin ligi



İtiraf ediyoruz. Futbol mu siyasetten çıkar, siyaset mi futboldan tartışmanızdan sıkıldık. Bu duruma, yeni bir soluk öneriyoruz. Gazoz Ligi!


Okuyucu Modunu AçOkuyucu Modu KapatYazıyı Büyüt: 1214161820
İtiraf ediyoruz. Futbol mu siyasetten çıkar, siyaset mi futboldan tartışmanızdan sıkıldık. Bu duruma, yeni bir soluk öneriyoruz. Gazoz Ligi!

Çocukluğumuzdan duymaya alışık olduğumuz 'gazozuna maç', lâfından türeyen Gazoz Ligi, Bağış Erten'in kaptanlığıyla yola çıktı. Şimdi ise, 3. yılının 2. haftasında. İçinde 13 takım bulunan ligde isimler de çeşit çeşit. Kara Mizah'tan, Avamlar Takımı'na, Ahparig'ten, Tiyatrocular'a kadar uzayıp gidiyor. Bu ligde şiddete yer yok. Empati ise had safhada ve kendi oyununuza almadığınız herkese yer var. Meselâ eşcinsel olduğu gerekçesiyle futbol hakemliği yapmasına TFF tarafından izin verilmeyen hakem Halil İbrahim Dinçdağ. Takımlarda şimdilik hiç kadın yok, 'ama kapı hep açık' diyorlar. Hatta bu da çağrısı olsun.

Biz susalım, Gazoz Ligi konuşsun.


***

Türkiye'de bir istatistik yapılsa, erkeklerin ahkâm kestiği konular sıralamasında futbol açık ara önde gelir. Televizyon karşısında, özellikle haftasonları günde en az 2 maç izleyen yurdum erkeği her müsabakada kariyerleri kupalarla dolu futbolcuların ve teknik direktörlerin muhakkak bir yetersizliğini bulur. Zaten çocukluğundan beri top tepen bu kişinin, izlediği maçlarla ilgili dilek şart kipinde kurduğu cümlelerinden binlerce kitap yazılabilir. Yaptığı önermelerin doğruluk payı da vardır elbet. Ancak kendisini 11'e 11 maç yapılabilecek ebatlarda bir sahaya koysanız topu 10 metre ileri atmakta güçlük çekeceğinin farkında değildir. Tribündeki ya da televizyon karşısındaki insanın, sahadaki oyuncunun hatası karşısında gösterdiği tepkinin en büyük nedeni ise empati yoksunluğudur.

İşte tam bu noktada, 'Başka bir futbol mümkün' sloganını dilinden düşürmeyen Gazoz Ligi'nin, bu yaklaşımla edindiği konum, futbol algısında yaşanacak dönüşüm için kritik öneme sahip.


SAHADA EMPATİ

Sahada yaptığı ya da yapamadığı her hamlenin ardından alay konusu haline gelen Sabri'yle empati kuramayanın, bir maçtaki herhangi bir pozisyonu tam manasıyla yorumlayamayacağını düşünenlerdenim. Ceza sahasındaki takım arkadaşına gollük pas atamadığı için Sabri'ye sinkaflı sözcüklerin binlercesini uygun görenlere dönüp her zaman şunu sormak istiyorum: “Sen hiç hayatında en az senin kadar güçlü biriyle omuz omuza 50 metre top sürdükten sonra ortalama 2.5 metre yüksekliğinde gitmesi gereken bir topu 30 metre uzağa göndermeyi denedin mi?”

Velhasıl kelam Gazoz Ligi'nin katılımcılarında yarattığı ve vaad ettiği en önemli başkalaşım sahadaki futbolcuyla empatiyi çokça kez kurdurabilmesi. Sabri'yi anladığımızda değişecek belki de her şey...

Sahadaki futbolu centilmenleştirme yolunda da önemli adımlar atılıyor. Örneğin; ne kadar centilmenlik dışı davranıyorsan, topladığın eksi puanlar bir ya da birkaç galibiyetine mal olabiliyor. Centilmenliğin de, normal ligde sonuncu olsan bile, Centilmenlik Kupası'nda final oynama hakkı vererek de ödüllendiriyor.


PANKARTLARIN SÖYLEDİĞİ

'Lan' serzenişine maç cezası yok ama rakibine ya da hakeme ettiğin bir küfür seni 10 maç saha dışında bırakabilir. Futbol oynamak istiyorsan eline, diline, kendine hakim, rakibine de saygılı ol diyor Gazoz Ligi. Bu başkalaşmanın en güzel örneklerinden biri talihsiz bir kaza sonrası ayağı kırılan bir oyuncu için sonraki maçta rakip takımın “Kahrolsun bağzı kırıklar, geçmiş olsun Selçuk Uzun” pankartı açmasını verebiliriz.

Siyaseti futbola, futbolu siyasete bir güzel ve bir hayli karıştırıyor bu ligdeki takımlar. Sadece isimlerinden anlamak bile mümkün bunu. Sosyalist tandanslı takımların önadı olan Dinamo'yu hiç çekinmeden yapıştırıveriyorlar isimlerinin önüne, logoya da güzel bir Kızılyıldız çakıveriyorlar. Ya da “Spartaküs baba önderimiz” diyerek Spartakistanbul olabiliyorlar. Avrupa futbolunun en sıradışı kimlikli takımı Sankt Pauli ruhuyla yola çıkarak biz de bu ligin “çirkin ördek yavrusuyuz” diyenler İstanpauli FM olabiliyorlar. Ya da Kurtuluş semtinin gençlerinin takımı Ahparig ismiyle karşına çıkabiliyor. Her 19 Ocak haftasında da Hrant Dink anılmadan geçilmiyor.

Hal böyleyken, sahaya pankartla çıkma ritüeli de başkalaşıyor. Bir gün bir takım “Uyan Berkin” yazdığı bez afişini açıyor, diğer bir gün de Yunanistan'da faşistlerce öldürülen müzisyeni anarak “Kardeşimsin” pankartıyla sahada yer alıyor.

Sadece pankartlarda da kalmıyor Gazoz Ligi siyaseti. Türkiye'de futbol sahaların gördüğü ilk futbolcu isyanını başlatan, yıllarca “başka bir futbol mümkün” diyen Metin Kurt adına hazırlık kupası da düzenliyor son 2 senedir. Belki bu lig, endüstriyel futbol diyarında Metin Kurt gibi yalnız, fakat yolu bu ligin kıyısından köşesinden geçen herkesin futbolun başkalaşması yolunda atacağı adımlarla sessiz ve derinden bir dönüşümün parçası olacaktır.

Bekleriz.


VOLKAN AĞIR

***


GAZOZ LİGİ ANAYASASI
Organizasyonun Genel Yapısı


Gazoz Ligi tamamen amatör oyunculara yönelik bir futbol organizasyonu. Maçların düzeni ve kontrolü, istatistiklerin maçlarda toplanması ve ilgili yayın organlarında (web sitesi, facebook, twitter, youtube) yayınlanması, takımlara ve oyunculara verilecek ödüllerin ve uygulanacak cezalara karar verme yetkisi lig yönetimine aittir. İlgili maddelerde ayrıca belirtilmediği sürece bu yetkilere itiraz yolu ancak takım kaptanlarının elindedir.

Gazoz Ligi resmi yayın organları; web sitesi, facebook, twitter ve youtube hesaplarıdır.


Takım Kimlikleri

Bu ligde oynayan tüm takımların kendi içinde bir anlam taşıması gerekir. Burada önemli olan takımın ruhunu oluşturacak bir temsiliyettir. Lige katılacak takımlar bu kriterlere göre seçilmiştir. Bu yüzden transferlerde bu kriter gözetilecektir. Takımdaki oyuncuların çoğunluğun o kimliğe uygun olması şarttır. Bu konuda son söz lig yönetiminindir.

Oyuncu Nitelikleri

Gazoz Ligi tamamen amatör oyunculara yönelik bir futbol organizasyonudur ve profesyonel ya da amatör aktif futbolcu lisansına sahip kişiler ligde oynayamaz. Aktif futbolcu lisansına sahip oyuncuların Gazoz Ligi’nde oynamalarına müsaade edilemez. Eğer aktif futbolcu lisansına sahip oyuncu oynatan takım olursa, o zamana kadar oynadığı tüm maçlar rakip takımlar lehine hükmen galibiyetle sonuçlanmış ilan edilecek ve takım diskalifiye edilecektir.

Gazoz Ligi maçlarında önceden belirlenmiş 18-30 kişilik sahip kadro dışında oyuncu oynatmak yasaktır.

BİRGÜN
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (04.10.13 Saat 18:17 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.11.13   #20
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Dersim spor.


Celtic-Milan maçındaki
Bobby Sands pankartına
soruşturma açıldı








İlgili Haberler

Etiketler

Celtic - Milan - Bobby Sands -

UEFA, İskoçya'nın Celtic takımına Sampiyonlar Ligi'nde Milan'a karşı oynanan maçta açılan bir pankart nedeniyle soruşturma açtı.
Celtic'in 60 bin kişilik Celtic Park stadyumunda açılan pankartlarda 1981 yılında cezaevinde açlık grevindeyken ölen IRA önderi Bobby Sands'in resmi bulunuyordu.

UEFA raporunda salı akşamı Glasgow'da oynanan AC Milan maçındaki spor dışı ve yasak bir pankarttan dolayı Celtic FC'ye karşı disiplin soruşturması açıldığını belirtti. Konunun 11 Aralık'taki UEFA Kontrol ve Disiplin Kurulu'nda ele alınacağı bildirildi. UEFA'nın disiplin kurallarına göre, taraftarların davranışları, hareketleri veya yaptıkları tezahüratların siyasi, ideolojik, dini, saldırgan ve kışkırtıcı olmaması gerekiyor.

Bu arada,26 Kasim Salı günü oynanan ve Milan'ın 3-0 kazandığı maç esnasında, 25 yaşindaki İskoç bir taraftar sahaya lazer tuttuğu için polise ihbar edildi. Celtic bu sezonun başında Kuzey İrlanda takımı Cliftonville'a karşı oynanan maçta taraftarının yaktığı meşalelerden dolayı UEFA'dan 4,221 pound ceza almıştı. Ayrıca Celtic, Avrupa Ligi'nde Fransiz ekibi Rennes ile olan müsabakada taraftarının yaptığı "yasa dışı" tezahüratlar yüzünden 12,000 pound ceza almıştı. (SPOR SERVİSİ)
www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2013-11-28 11:55:56
------------------------------------------------------------




Bobby Sands
kuzey irlanda'nın ingiliz emperyalistleri tarafından fiili olarak işgal edilip, baskı ve terörün artmasına karşı mücadele eden ve kısa adıyla ira olarak bilinen irlanda cumhuriyet ordusu'nun tutuklu üyelerinin başlattıkları açlık grevinde 5 mayıs 1981 olen ira'nın önderlerindendir.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ağrı Spor Kulübü'nün büyük başarısı Alevi Pir Yolu Haber Merkezi 0 30.06.11 16:12
12 Haziran'da siyasete spor karıştırıyoruz. Pir Mehmet Siyaset,Politika ve Ekonomi 2 09.06.11 22:00
19 Mayıs Atatürk`ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı mmuratkkaratas Mustafa Kemal ATATÜRK 6 25.06.10 22:57
19 Mayıs Atatürk`ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı sert ismail Mustafa Kemal ATATÜRK 1 21.05.10 04:35
2010 spor giyim modası Alevi Bayanlara Özel 7 11.05.10 07:52






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2