Sponsor Reklamlar


kuranda uyarıcılar

 Genel konular Katagorisinde ve  Dini Konular Forumunda Bulunan  kuranda uyarıcılar Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...


 
Seçenekler
Alt 02.10.12   #1
kristal
kristal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jul 2012
Nereden: istanbul
Mesajlar: 714
Rep Puani : 65
Standart kuranda uyarıcılar


Kuranda uyarıcılar

Kuran’ın Allah kelamı olduğu söylenir. Ben, Biz ve O diye konuşan varlığın Allah olduğu ve kuranın açıklayıcı bölümlerinde kendisinden başka hiçbir varlığın kuranda direkt sözünün bulunmadığı söylenir. Bakalım öyle mi?

Bakara 163: Sizin ilahiniz bir ilah (Allah) tir. Ondan başka hiç bir ilah yoktur. O Rahmandır, Rahim'dir.

Burada Allah mı konuşuyor, kendisine O diyerek mi hitap ediyor, ilginç.

Allah şöyle buyurdu: … ( HUD 46, İSRA 63, MÜMİN 60...) ile başlayan ayetlerde var kuranda.

Madem Allah konuşuyor o halde ne diye Allah buyurdu deniyor.

Zuhruf 14: Suyu semadan bir takdir edilmiş bir ölçü ile indiren O'dur. Böylece biz onunla kuru topraktan bitkiler çıkardık.

Burada hem O, hem de Biz zamiri kullanılmış. Hem O, hem de Biz diye işaret edilen sadece Allah mı, yoksa O ile işaret edilen Allah, Biz ile işaret edilenler başka varlıklar mı? Eğer öyle ise Bu kendilerine biz diyen varlıklarda kim oluyor? Bir bakalım:

Allahtan başkasına ibadet etmeyin. Şüphesiz ki ben, O'nun tarafından size gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim. ( HUD 2, ZARİYAT 50-51)

Bu ayetler oldukça ilginç. Hem Allah tarafından gönderildiklerini söylüyorlar hem de uyarıcı olduklarını söylüyorlar. Kim bu uyarıcılar? Bakalım kimlermiş:

-Hiç kuşkusuz biz uyarıcılarız. ( Duhan 3 )
-Hiç kuşkusuz biz resuller (peygamberler) göndeririz. ( Duhan 5 )
-Rabbinden bir rahmet olarak. ( Duhan 6 )

Bu ayetleri düzgün olarak bir araya getirirsek, sizinde göreceğiniz gibi şöyle olur:

'' Rabbinden bir Rahmet olarak hiç kuşkusuz biz, resuller göndeririz. Hiç kuşkusuz biz uyarıcılarız.'' ( Duhan 3-5-6 )

Peygamberler gönderen bu uyarıcıların Allah ya da peygamber olmadığını biliyoruz artık. Çünkü Allah, Allah tarafından gönderilmiş bir uyarıcıyım demez. İkinci olarak da; Peygamberin kuranda direkt sözü bulunmaz, bulunursa kuran zaten Allah kelamı değildir. O halde melek mi bu uyarıcılar, bir bakalım:

-Elçilerimiz Lut'a vardığında onların yüzünden fenalaştı. ( HUD 77 )

Burada elçi olarak işaret edilen varlıklar, meleklerdir. Elçilerim denmiyor, elçilerimiz deniyor. Kimin elçileri, bizim elçilerimiz. BİZ KİM? -Hiç kuşkusuz Biz uyarıcılarız. ( DUHAN 3 ) Yani anlaşılacağı üzere Uyarıcıların görevlendirdiği meleklerden bahsediliyor. Biz Cebrail’i görevlendirdik gibi ayetlere de rastlarsınız. Demek ki bu Biz denilen Uyarıcılar, peygamber gönderdikleri gibi, peygamberlere de melek gönderebiliyorlar.

Görüldüğü gibi sözler Allah'a ait değil, Peygambere de ait değil, Meleklere de ait değil, UYARICILARA AİT.

Bu uyarıcılar kuranda kendilerinden nasıl bahsediyor bir bakalım:

saffat suresi

164. "Bizim her birimiz için, bilinen bir makam vardır."
165. " Şüphesiz biz,orada sıra sıra dururuz."
166. "Ve şüphesiz Allah'ı tesbih ederiz."

MERYEM 64:

‘’ Biz ancak Rabbinin emri ile ineriz. Önümüzde, arkamızda ve bunlar arasında olan her şey O’na aittir’’.

Anlaşıldığı üzere, bu uyarıcılar, Allah’ın emri ile inip peygamberler gönderiyorlar, (Duhan 5) peygamberlere melekler gönderiyorlar. (Elçilerimiz denen birçok ayet var. )

Sonuç olarak, yukarıdaki yazımı iyi bir şekilde araştırıp idrak ettiğinizde kuranın Allah kelamı olmadığı anlaşılır. Zaten mantık olarak bile düşündüğümüzde Allah’ın insanlara kitap göndermesi de oldukca tuhaf ve gereksizdir. Allah, kullarını yaratıyor ve onlara bedenlerini nasıl kullanmaları gerektiğini anlatan bir kullanma klavuzu mu gönderiyor.

Allah için her şey kusursuz ve eksiksizdir. Olan her şey onun için Olmaktan başka bir şey değildir. O’nun istemediği hiçbir şey gerçekleşmez. O sadece gözlemcidir. Sürece asla müdahale etmez. O’nun kim olduğunu ve ne için bizleri var kıldığını anlamak tüm gizemi ortadan kaldıracaktır.


Sponsor Reklamlar


Konu kristal tarafından (22.10.12 Saat 18:33 ) değiştirilmiştir.
kristal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 15.10.12   #2
dAbBe
dAbBe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jul 2012
Nereden: Oradan
Mesajlar: 2.172
Rep Puani : 32
Standart Cevap: kuranda uyarıcılar


Mayinli tarlalar...
Sponsor Reklamlar

Sun's Son bunu beğendi.
dAbBe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 16.10.12   #3
kristal
kristal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jul 2012
Nereden: istanbul
Mesajlar: 714
Rep Puani : 65
Standart Cevap: kuranda uyarıcılar


tanrının bir kitap göndermesinin gereksiz olduğuna ve kuranın allah kelamı olmadığına katılmıyorum ama sonuçta yazıda üzerinde düşünülcek konular var.
Sponsor Reklamlar

kristal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 21.10.12   #4
gokhan1
gokhan1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Sep 2012
Nereden: istanbul
Yaş: 32
Mesajlar: 264
Rep Puani : 10
Standart Cevap: kuranda uyarıcılar


Güzel yazıymış
Sponsor Reklamlar

gokhan1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 21.10.12   #5
kristal
kristal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jul 2012
Nereden: istanbul
Mesajlar: 714
Rep Puani : 65
Standart Cevap: kuranda uyarıcılar


UYARICILAR
Hiç kuşkusuz biz uyarıcılarız. ( Duhan 3 )

-Hiç kuşkusuz biz resuller (peygamberler) göndeririz. ( Duhan 5 )

-Rabbinden bir rahmet olarak. ( Duhan 6 )



Bu ayetleri düzgün olarak bir araya getirirsek, sizinde göreceğiniz gibi şöyle olur:



'' Rabbinden bir Rahmet olarak hiç kuşkusuz biz, resuller göndeririz. Hiç kuşkusuz biz uyarıcılarız.'' ( Duhan 3-5-6 )



Şimdi burada biraz düşünelim. Allah'tan rahmet olarak bu biz denen varlıklar (uyarıcılar), peygamberler gönderiyor.



KİM BU UYARICILAR? CİN Mİ, İNSAN MI MELEK Mİ, YOKSA NE?



Kuran tefsirlerinin başında Hz Muhammedin ve ya başka herhangi bir beşerin (İnsanın) sözü bulunmaz denir. Kuran Allah kelamıdır denir. Bakalım Öyle mi?



Allahtan başkasına ibadet etmeyin. Şüphesiz ki ben, O'nun tarafından size gönderilmiş bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim. ( HUD 2, ZARİYAT 50-51)



Bu ayetlerde konuşan varlık kim? Allah tarafından gönderilmiş bir uyarıcıyım, diyor. O halde görüleceği üzere, Allah değil. Hani Kuran Allah kelamıydı. Hz Muhammet ya da başka bir peygamber konuşuyor desek, yine Allah konuşmadığından dolayı Allah kelamı olmaktan çıkıyor KURAN. Değildir, yanılıyorsun diyorsanız eğer; Peki o zaman kim bu Uyarıcı? MELEK Mİ ACABA?



-Elçilerimiz Lut'a vardığında onların yüzünden fenalaştı. ( HUD 77 )



Burda elçi olarak işaret edilen varlıklar, meleklerdir. Elçilerim denmiyor, elçilerimiz deniyor. Kimin elçileri, bizim elçilerimiz. BİZ KİM? -Hiç kuşkusuz Biz uyarıcılarız. ( DUHAN 3 ) Yani anlaşılacağı üzere Uyarıcıların görevlendirdiği meleklerden bahsediliyor. Biz Cebraili görevlendirdik gibi ayetlere de rastlarsınız. Demek ki bu Biz denilen Uyarıcılar, peygamber gönderdikleri gibi, peygamberlere de melek gönderebiliyorlar.



İlahiyat Prof. der ki: Allah kendine Ben demez Biz der.



Ama Kuranda Ben diye başlayan sayısız ayetler vardır.



Allah şöyle buyurdu:...... ( HUD 46, İSRA 63, MÜMİN 60...)



Madem Allah konuşuyor o halde ne diye Allah buyurdu deniyor. Görüldüğü gibi sözler Allah'a ait değil, Peygambere de ait değil, Meleklere de ait değil, UYARICILARA AİT.



O HALDE KİM BU UYARICI / UYARICILAR?





ŞİMDİ GELELİM ŞU AYETLERE:

-Ben Cinleri ve İnsanları ( ... ) kulluk etsinler diye yarattım. ( ZARİYAT 56 )

-Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum. ( ZARİYAT 57 )

-Şüphesiz rızık veren O, güç ve kuvvet sahibi Allah'tır. (ZARİYAT 58 )



Burdaki ( ... ) olarak boş bıraktığım yere ( BANA ) mı yoksa ( ALLAH'A ) mı kelimesi gelecek, birlikte bakalım. Eğer '' bana '' kelimesini kullanırsak, Allah'ın Cinler ve İnsanları kendisine kulluk etmesi için yarattığını anlarız. Sonra ki ayette de diyor ki: Ben onlardan rızık istemiyorum. Şimdi burda düşünelim. Allah niye rızık isteme gereği duysun.



-Her şey O'na muhtaçtır. ( İhlas 3 )



Her şey Allah'a muhtaç olduğuna göre İnsanların ve ya Cinlerin Allah'ı rızıklandırması mümkün olur mu? Devamındaki ayette de diyor ki: ''Şüphesiz rızık veren Allah'tır. '' Yine bir çelişki meydana geliyor. Niye şüphesiz rızık veren benim demiyorda '' Allah '' diyor. Anlaşıldığı gibi ( BANA ) kelimesi kullanılınca bir çok çelişki meydana geliyor. O halde boşluğa ( ALLAH'A ) kelimesini yazarak okuyalım:



-Ben cinleri ve insanları Allah'a kulluk etsinler diye yarattım. ( ZARİYAT 56 )

-Ben onlardan rızık istemiyorum. Beni doyurmalarını da istemiyorum. (ZARİYAT 57 )

-Şüphesiz rızık veren O, güç ve kuvvet sahibi Allah'tır. ( ZARİYAT 58 )



Bu '' BEN '' diye işaret edilen varlık, Allah'a kulluk etsinler diye, cinleri ve insanları yaratıyor. Karşılığında da rızık istemiyor, çünkü benim rızkımı Allah verir, diyor.



'' Yaratanların en yücesi ALLAH ne uludur. (Sureyi Hatırlamıyorum) ''



Evet görüldüğü gibi yaratabilen, demek ki başka varlıklarda var. Bu insanları ve cinleri meydana getiren BEN diye işaret edilen UYARICILARIN BAŞKANI.



O: Allemlerin Rabbi

BİZ: UYARICILAR

BEN:Uyarıcıların Başkanı
Sponsor Reklamlar

gokhan1 bunu beğendi.
kristal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 21.10.12   #6
gokhan1
gokhan1 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Sep 2012
Nereden: istanbul
Yaş: 32
Mesajlar: 264
Rep Puani : 10
Standart Cevap: kuranda uyarıcılar


Uyarıcılar dediği peygamberler değil mi ya ? uyarıp durmuşlar ama hep aynı hep aynı
Sponsor Reklamlar

gokhan1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 21.10.12   #7
dAbBe
dAbBe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jul 2012
Nereden: Oradan
Mesajlar: 2.172
Rep Puani : 32
Standart Cevap: kuranda uyarıcılar


Onlar, lütuflandırılmış kullardır.
Onlar O'nun sözünün önüne geçmezler; onlar yalnız O'nun emriyle iş yaparlar.
O, onların önlerindekini de arkalarındakini de bilir. Onlar, O'nun hoşnutluk verdiklerinden başkasına da şefaat etmezler. Ve onlar O'nun korkusundan titrerler.
Sponsor Reklamlar

dAbBe isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 22.10.12   #8
ByMunzur
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Oct 2012
Nereden: Müzik Diyarı
Mesajlar: 1.264
Rep Puani : 31
Standart Cevap: kuranda uyarıcılar


Yazı tamamen sorgulamaya dayalı ama güze birde şunu düşünmek lazım Kuran ikerim günümüze gelene kadar acaba kaç kez değişmiştir. Örneğin ben buraya bir İngilizce yazı yazayım ve onu bir ka ingilizce bilen tercümana tercüme etmesini çeviri yapmasını söyleyelim ve onların çevirilerini elel alalım Mutlaka farklılıklar çıkacaktır. düşünün Kuran ikerim 1400 küsür sene önce gelmiş ve peygamber vefatından sonra kaleme alınmış ve sayfaları bir araya getrilip kitap haline gelmiş 1400 senedir yaşadığımız coğrafyada birden çok dil kullanıldığını düşünelim örneğin Osmanlıda ki osmanlıca dili şimdi ise türkçe.... Yani Kuran ikerim bile özünde değişime uğramış şahsen ben her zaman HAK MUHAMED ALİ demişimdir... Günümüzdeki ilahiyatçılar v.s din alimlerinden bahsederken Hz.Ali den Hz Hasan Hüseyinden çok az bahsederler varsa Yoksa Ömer Ebubekir Osman... Neden acaba bu zaatlar Hz. Ali den çok mü üstün makamlardalar ki bana göre değil...Bana göre bu yazıyı da ele alıp dünyadaki tüm müslüman ülkelerdeki Kuran ikerimleri o ülkenin dilindeki tercüme edilmiş haliyle ele alıp detaylı bir incleme yapılmalıdır işte o zaman farklılıklar ortaya çıkar....
Sponsor Reklamlar


Konu ByMunzur tarafından (22.10.12 Saat 11:25 ) değiştirilmiştir.
ByMunzur isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 22.10.12   #9
nebiliyimben
Avatar mevcut degil.
Üye
Üye
Üyelik tarihi: Oct 2012
Nereden: hiçlik
Mesajlar: 36
Rep Puani : 10
Standart Cevap: kuranda uyarıcılar


'' Bazı Kuran ayetlerinde neden biz ifadesinin kullanıldığı tam olarak anlaşılamadığından bu konu bir takım soruları beraberinde getirmektedir. Bu konu şu şekilde ele alınabilir. Kuran’da Allah kendisi için birinci çoğul şahıs olarak “Biz” ifadesini de, birinci tekil şahıs olarak “Ben” ifadesini de kullanır. Bu Arapçanın dil özelliğinden kaynaklanır. Arapçada ve başka bazı dillerde de azamet, yücelik ifadesi olarak bazen bir kişi kendisi için birinci çoğul şahıs olarak “Biz” ifadesini kullanır. Nitekim gerek Türkçemizde, gerek başka dillerde karşımızda tekil şahıs varken yücelik, saygı ifadesi olarak ikinci tekil şahıs olan “Sen” yerine “Siz” demekteyiz. Türkçede tekil olarak yaptıklarımız için de bazen birinci çoğul olarak “Biz” ifadesini kullanırız, fakat bu karşımızdaki tekil şahıs için çoğul olan “Siz” ifadesini kullanmamız kadar yaygın değildir.

Kısacası, Allah tevazu yapmaz, tevazu insanlara yaraşır, Allah için değildir. Allah azametini, yüceliğini, saygınlığını belirtmek için bu ifadeyi kullanır. Kuran Arapça inmiş bir kitaptır, bu yüzden Kuran’da Arapça dil özellikleri, Arapça deyimler bulunur. Allah’ın tekliği tüm Kuran’ın en temel mesajıdır ve Kuran’ın yüzlerce ayetiyle apaçıktır.

Bir noktayı daha belirtmekte fayda vardır. Kuran’da Allah kendisinden birinci şahıs olarak bahsederken hem tekil “Ben” ifadesini, hem azamet, yücelik, saygınlık belirtisi olarak çoğul olan “Biz” ifadesini kullanır. Fakat Allah’tan ikinci şahıs olarak bahsedildiğinde hep ikinci tekil “Sen” ifadesi geçer, hiçbir zaman ikinci çoğul olarak “Siz” ifadesi geçmez veya Allah’tan üçüncü şahıs olarak bahsedildiğinde hep üçüncü tekil “O” ifadesi geçer, hiçbir zaman üçüncü çoğul “Onlar” ifadesi kullanılmaz. Oysa Kuran’da binlerce defa Allah’tan ikinci veya üçüncü şahıs olarak bahsedilmiştir, bunların biri bile ikinci çoğul veya üçüncü çoğul şahıs değildir. Bu da başta dediğimiz gibi; bu ifadenin Arapçanın dil özelliğinden olduğunu gösterir.
''
Sponsor Reklamlar

zynp2014 bunu beğendi.

Konu nebiliyimben tarafından (22.10.12 Saat 14:39 ) değiştirilmiştir.
nebiliyimben isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 22.10.12   #10
nebiliyimben
Avatar mevcut degil.
Üye
Üye
Üyelik tarihi: Oct 2012
Nereden: hiçlik
Mesajlar: 36
Rep Puani : 10
Standart Cevap: kuranda uyarıcılar


nebiliyimben Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
'' Bazı Kuran ayetlerinde neden biz ifadesinin kullanıldığı tam olarak anlaşılamadığından bu konu bir takım soruları beraberinde getirmektedir. Bu konu şu şekilde ele alınabilir. Kuran’da Allah kendisi için birinci çoğul şahıs olarak “Biz” ifadesini de, birinci tekil şahıs olarak “Ben” ifadesini de kullanır. Bu Arapçanın dil özelliğinden kaynaklanır. Arapçada ve başka bazı dillerde de azamet, yücelik ifadesi olarak bazen bir kişi kendisi için birinci çoğul şahıs olarak “Biz” ifadesini kullanır. Nitekim gerek Türkçemizde, gerek başka dillerde karşımızda tekil şahıs varken yücelik, saygı ifadesi olarak ikinci tekil şahıs olan “Sen” yerine “Siz” demekteyiz. Türkçede tekil olarak yaptıklarımız için de bazen birinci çoğul olarak “Biz” ifadesini kullanırız, fakat bu karşımızdaki tekil şahıs için çoğul olan “Siz” ifadesini kullanmamız kadar yaygın değildir.

Kısacası, Allah tevazu yapmaz, tevazu insanlara yaraşır, Allah için değildir. Allah azametini, yüceliğini, saygınlığını belirtmek için bu ifadeyi kullanır. Kuran Arapça inmiş bir kitaptır, bu yüzden Kuran’da Arapça dil özellikleri, Arapça deyimler bulunur. Allah’ın tekliği tüm Kuran’ın en temel mesajıdır ve Kuran’ın yüzlerce ayetiyle apaçıktır.

Bir noktayı daha belirtmekte fayda vardır. Kuran’da Allah kendisinden birinci şahıs olarak bahsederken hem tekil “Ben” ifadesini, hem azamet, yücelik, saygınlık belirtisi olarak çoğul olan “Biz” ifadesini kullanır. Fakat Allah’tan ikinci şahıs olarak bahsedildiğinde hep ikinci tekil “Sen” ifadesi geçer, hiçbir zaman ikinci çoğul olarak “Siz” ifadesi geçmez veya Allah’tan üçüncü şahıs olarak bahsedildiğinde hep üçüncü tekil “O” ifadesi geçer, hiçbir zaman üçüncü çoğul “Onlar” ifadesi kullanılmaz. Oysa Kuran’da binlerce defa Allah’tan ikinci veya üçüncü şahıs olarak bahsedilmiştir, bunların biri bile ikinci çoğul veya üçüncü çoğul şahıs değildir. Bu da başta dediğimiz gibi; bu ifadenin Arapçanın dil özelliğinden olduğunu gösterir.
''


yani kısaca allah ben derkenden de biz derkende sadece tek bir olan kendisinden bahsediyor..eğer birden çok allahdan yada birden çok kişiden bahsedilmiş olsaydı ikinci ve üçüncü çoğul şahıs cümlelerinde sadece o ve sen denmez onlar ve siz denirdi..özcesi arapça dil yapısından kaynaklı bu soru işaretleri hakkın birliğindne ve varlığüından şüphe duymamızı gerektirmiyor..
Sponsor Reklamlar

ByMunzur ve zynp2014 bunu beğendiler.
nebiliyimben isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
kuranda aura kristal Dini Konular 18 23.09.12 18:12






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2