Sponsor Reklamlar


Yaşar Kemal'i kaybettik

 Genel konular Katagorisinde ve  Biyografi ve Eserler Forumunda Bulunan  Yaşar Kemal'i kaybettik Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

 
Seçenekler
Alt 28.02.15   #1
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Yaşar Kemal'i kaybettik


ANASAYFA / KÜLTÜR


Yaşar Kemal'i

kaybettik








Bir süredir hastanede tedavi gören usta yazar Yaşar Kemal hayatını kaybetti.
Yaşar Kemal, 1923 yılında Osmaniye'nin Gökçedam köyünde doğdu. İlk öykü kitabı 'Sarı Sıcak'ta yer alan Bebek öyküsü 1952 yılında Cumhuriyet Gazetesi'nde tefrika edildi. Yazarın 1947'de başlayıp yarım bıraktığı ve 1954'te tamamladığı 'İnce Memed' romanı yaklaşık 40 dile çevrildi.
Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türkiyeli yazar oldu. Kürt bir yazar olarak Türk Edebiyatı'nın en önemli eserlerine imza attı.
Yaşar Kemal pek çok yapıtında Anadolu'nun efsane ve masallarından yararlandı. PEN Yazarlar Derneği üyesiydi. Eserlerine de yansıttığı siyasi kimliğini hiçbir zaman gizlemedi. 17 yaşından bu yana sosyalist siyasetin içinde yer aldı. Türkiye İşçi Partisi'ne üye oldu. Kemal,TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilik yaptı. (KÜLTÜR SERVİSİ)


  • Son Düzenlenme Tarihi: 28 Şubat 2015 17:27
  • www.evrensel.net
  • Etiketler: Yaşar Kemal
  • ------------------------------------------------------------
YAŞAR KEMALİMİZİ
İNCE MEHMEDİMİZİ KAYBETTİK,
IŞIKLAR ALTINDA YAT YAŞAR BABA (İNCE MEMET)
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.02.15   #2
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Yaşar Kemal'i kaybettik


Yaşar Kemal




Asıl adı Kemal Sadık Göğceli olan Kemal, 1923 yılında Adana'nın Osmaniye İlçesi'ne bağlı Hemite Köyü'nde dünyaya geldi. Annesi Nigâr Hanım ile çiftçi Sadık Efendi’nin oğludur.
Yaşadığı küçük bir kaza nedeniyle tek gözünü kaybetmiştir. Yaşar Kemal, ilköğrenimine Burhanlı köyü ilkokulunda başladı, Kadirli Cumhuriyet İlkokulu’nda tamamladı. Adana’da ortaokula devam etti. Ortaokul son sınıftayken okulu bırakmak zorunda kaldı ve amelebaşılık, ırgatlık, çeltik tarlalarında kontrolörlük , arzuhalcilik, öğretmenlik, kütüphane memurluğu gibi çeşitli işlerde çalıştı.

Yaşar Kemal 1950 yılında siyasi nedenlerle bir yıl Kozan Cezaevi'nde tutuklu kaldı, sonra serbest bırakıldı. Yazar, bu olaydan sonra 1951 yılında İstanbul'a yerleşti ve kısa bir işsizlik döneminden sonra Cumhuriyet Gazete’sinde fıkra ve röportaj yazarlığına başladı.
Cumhuriyet gazetesindeki bu görevi 1963 yılına kadar devam etti.

Yazar, "Dünyanın En Büyük Çiftliğinde Yedi Gün" röportajıyla Gazeteciler Cemiyeti Özel Başarı Armağanı'nı, ilk romanı olan "İnce Memed" ile 1955 yılında Varlık Roman Armağanı'nı, 1974 yılında "Demirciler Çarşısı Cinayeti"adlı eseriyle Madaralı Roman Ödülü' nü, kazandı.
Ayrıca "Yer Demir Gök Bakır" ile 1977'de Fransa'da Edebiyat Eleştirmenleri Sendikası tarafından yılın en iyi yabancı romanı seçildi. "Binboğalar Efsanesi" ile 1979'da yaz dönemi için Büyük Edebiyat Jürisi tarafından seçilen kitaplar arasında yer aldı ve 1984 yılında Fransa'nın Légion D'Honneur nişanını aldı.

Adana'da yetişmesinden dolayı eserlerinde Torosları, Çukurova'yı ve o yörenin insanlarının çektiği yaşam sıkıntılarını, ezilişini, ağalık, kan davaları gibi toplumsal olayları dile getiren Yaşar Kemal, roman, deneme, öykü, çocuk romanı, derleme gibi farklı edebi eserlerle Türk Edebiyatı'na katkıda bulunmuştur.

Eserleri

Romanları

İnce Memed I, 1955
İnce Memed II, 1969
İnce Memed III, 1984
İnce Memed IV, 2006
Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana, 1997
Karıncanın Su İçtiği, 2002
Tanyeri Horozları, 2002
Ortadirek, 1960
Yer Demir Gör Bakır, 1963
Ölmez Otu, 1968
Demirciler Çarşısı Cinayeti,
Yusufçuk Yusuf
Yağmur Kuşu
Kale Kapısı
Kanın Sesi
Üç Anadolu Efsanesi, 1967
Ağrı dağı Efsanesi, 1970
Binboğalar Efsanesi, 1971
Algözüm Seyreyle Salih, 1976
Çakırcalı Efe, 1972
Yılanı Öldürseler, 1976
Kuşlar da Gitti, 1978
Deniz Küstü, 1978
Yağmurcuk Kuşu, 1980

Çocuk Romanı

Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca, 1977

Öykü

Sarı Sıcak, 1955,

Deneme-Derlemeleri

Ağıtlar, Halkevi, 1943
Taş Çatlasa, Ataç, 1961
Baldaki Tuz, 1974
Gökyüzü Mavi Kaldı
Ağacın Çürüğü: Yazılar-Konuşmalar, 1980
Yayımlanmamış 10 Ağıt, Anadolu Sanat, 1985
Sarı Defterdekiler: Folklor Derlemeleri, 1997
Ustadır Arı, Can, 1995
Zulmün Artsın, 1995

Röportajları

Allah’ın Askerleri, 1978
Yanan Ormanlarda 50 Gün, Türkiye Ormancılar Cemiyeti, 1955
Çukurova Yana Yana, 1955
Peribacaları, 1957
Bu Diyar Baştan Başa, 1971
Bir Bulut Kaynıyor, 1974
Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor, 2000

Çeviri

Ayışığı Kuyumcuları , 1977
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.02.15   #3
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Yaşar Kemal'i kaybettik




İnce Memed Yaşar Kemal
ROMANIN ÖZETİ :
Toroslar’dan Akdeniz’e uzanan Dikenliözü’ndeki beş köyden birisi Değirmenoluk’tur. Bu köyün insanları köylerinden dışarıya çıkmazlar. Onun için buraların kendine has kanun ve töreleri vardır. Bu kanun ve töreleri Abdi Ağa koyar ve uygular. Dışarıdan kimse gelmez ve karışmaz.
Köyün yağız delikanlılarından
ince Memet günlerdir Abdi Ağa’nın tarlasını sürmektedir. Artık dayanamayacağını anlayınca herşeyi bırakıp Kemse Köyü’ne gider ve Süleyman’a sığınır. Memed’in bu yaptığı aslında bütün köy ahalisinin hayalidir. Memed kışı Kesme Köyü’nde geçirir. Anasını ve köyünü özlemiş olmasına rağmen dönmemekte kararlıdır. Bir gün köyden bir tanıdık onu görür ve bu haberi hemen Abdi Ağa’ya yetiştirir. Bunu öğrenen Abdi Ağa Süleyman’ın kapısına dikilir ve Memed alıp köye götürür. O yaz Memed hasatı yapar ve Abdi Ağa’nın topraklarını sürer. Abdi Ağa ise ceza olarak ona hasatın beşte birini verir. O kış Memed ve anası çok zorluk çekerler.
Memed arkadaşı Mustafa ile ilk defa kasabaya giderler. Yolda iyi, mert bir eşkiya olan ve hayranlık duydukları Kara Ahmet’le karşılaşırlar. Kasabadaki yaşam Memed’i çok etkiler. Ağaların olmadığı herkesin hür olduğu bu hayat özlemiyle Memed sevgilisi Hatçe’yi kaçırmak için köye gider ve barber kaçarlar. Abdi Ağa’nın yeğeninin nişanlısı olan Hatçe ile Memed’in kaçmalarının ardından Ağa’nın adamları ve yeğeni onları yakalamak için izlerini sürerler. Nitekim bulurlar. Aralarında çatışma çıkar. Abdi Ağa’nın yeğeni ölür, Memed yaralanır ve kaçar. Hatçe ise yakalanır. Memed’in sığınacak bir yeri olmadığı için Deli Durdu denilen bir eşkiyanın çetesine sığınır. Çetenin yaptığı haksızlıkları gören Memed Deli Durdu’dan nefret eder.
Bu sırada Abdi Ağa Hatçe’yi cezalandırmak için ona bir tuzak kurar. Yeğenini Hatçe’nin öldürdüğüne jandarmaları ikna eder ve Hatçe hapishaneye düşer.
Eşkiyalığa iyice alışan Memed zulmetmeye dayanamaz ve çeteden ayrılıp yeni dostlar bulur ve onlarla gezmeye başlar. Bir gece köye geldiğinde anasının öldüğünü duyar ve Hatçe’nin başına gelenleri öğrenir. Ardından Abdi Ağa’nın izini sürmeye başlar.
Bu arada Abdi Ağa Memed’i ortadan kaldırmak için bir tuzak kurar. Memed ise kasabada Hatçe’yi bulur ve bir yolunu bulup onu ve arkadaşını hapishaneden kaçırmayı başarır. Köylüleri de Abdi Ağa’ya karşı gelmeleri konusunda yüreklendirir. O kış köylüler Abdi Ağa’ya hasatlarından bir buğday tanesi bile vermezler.
Abdi Ağa Ankara’ya telgraf çeker ve Memed’in gizlendiği yeri ihbar eder. Jandarmalar Memed’i kıstırırlar. Aralarında çatışma çıkar. Tam bu sırada Hatçe doğum yapar. Memed eşi ve çocuğu için teslim olur fakat bu esnada Hatçe vurulur. Memed’in dünyası yıkılır. O sırada çıkan afla serbest kalır. Doğan çocuğunu Hatçe’nin hapishane arkadaşı alır ve Gaziantep’in bir köyüne götürür.
Olaylardan Abdi Ağa’yı sorumlu tutan Memed köye gelir ve Abdi Ağa’yı vurur. Bu duruma sevinen köylü bayram eder. Memed ise atını dağlara doğru sürer ve o günden sonra Memed’den haber alınmaz.
O gün bu gündür Dikenlidüzü Köylüleri, çift koşmadan önce çakırdikenleri ateşe verirler. İşte tam o günlerde Alidağ’ın doruğunda bir top ışık patlar, üç gün üç gece yanar durur.
KİTABIN ANA FİKRİ : En yüksek makamlarda bile olsak kimseye haksızlık etmeye hakkımız yoktur.
KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:
İnce Memed: Toroslar’da Değirmenoluk Köyü’nde yaşayan yoksul ve yetim bir köylü çocuğu. Abdi Ağa’nın baskısına dayanamaz, onun yeğenini öldürür ve dağa çıkıp eşkiya olur.
Abdi Ağa: Dikenliözü’nde bulunan beş köyün sahibi, merhametsiz, bencil ve zengin bir köy ağası.
YAZAR HAKKINDA KISA BİLGİ:
HAYATI
• 1922’de Adana’da doğdu.
• Asıl adı
Kemal Sadık GÖKÇELİ olan Yaşar KEMAL, ortaokul son sınıfa kadar okudu. İşçilik, katiplik, bekçilik, memurluk, arzujhalcilik gibi çok çeşitli işlerde çalıştı.
• Yazı hayatına şiirle başladı. İlk şiiri Adana Halkevi dergisi “Görüşler”de yayınlandı.
• Uzun zaman folklorla uğraştı, derlemeler yaptık.
• Cumhuriyet gazetesinde fıkralar ve röportajlar yazdı.
• İstanbul’a taşındıktan sonra hikayeler yazdı(1951).

--------------------------------------------------------
SENİ UNUTMAYACAĞIZ,UNUTTURMAYACAĞIZ YAŞAR BABA...
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.02.15   #4
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Yaşar Kemal'i kaybettik


⌂Ana Sayfaya
Yaşar Kemal'i kaybettik -

YENİLENDİ


28 Şubat
18:032015

Yazdır

��Resimler ile Kaydet��Kaydet



İSTANBUL (DİHA) - Usta yazar Yaşar Kemal bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 1.5 aydır çoklu organ yetmezliğinden tedavi gören dünyaca ünlü büyük edebiyatçı Yaşar Kemal hayata veda etti. Demokratik Çözüm ve Müzakere Süreci'nde HDP heyeti ve hükümet yetkililerinin ortak açıklama yaptığı gün yaşamını yitiren Yaşar Kemal, Kürt sorununun barışçıl çözümü için büyük çabalar harcadı.

Yaşar Kemal kimdir?

PEN Yazarlar Derneği üyesi olan ve Nobel Edebiyat Ödülü'ne aday gösterilen ilk Türkiyeli yazar olan Yaşar Kemal, Van'ın Muradiye ilçesine bağlı Ernis köyünden Adana'nın Osmaniye ilçesine göçen Kürt bir ailenin çocuğu olarak Gökçedam'da 1923 yılında dünyaya geldi. Kendi anlatımıyla bir "Türkmen" köyünde tek "Kürt" ailenin çocuğu olarak doğup büyüyen Yaşar Kemal, 5 yaşındayken babasının camide öldürülüşüne tanık oldu. Ortaokul döneminde çeşitli işlerde çalıştı. Kuzucuoğlu Pamuk Üretme Çiftliği'nde ırgat kâtipliği (1941), Adana Halkevi Ramazanoğlu kitaplığında memurluk (1942), Zirai Mücadele'de ırgatbaşlığı, daha sonra Kadirli'nin Bahçe köyünde öğretmen vekilliği (1941-42), pamuk tarlalarında, batozlarda ırgatlık, traktör sürücülüğü, çeltik tarlalarında kontrolörlük yaptı.

Yaşar Kemal, bir söyleşisinde sanat çalışmalarına ilkokula başlamadan önce şiirle işe koyulduğunu ve okula başladığında "yaşlı halk şairleriyle çakıştığını" anımsadığını belirtti. Kemal, ortaokuldan ayrıldıktan sonra folklor derlemelerine başladı ve 1940-1941 yılları arasında Çukurova'dan ile Toroslardan derlediği ağıtları içeren ilk kitabı olan Ağıtlar, Adana Halkevi tarafından 1943 yılında yayınladı. 1944 yılında ilk hikâyesi Pis Hikâye'yi yayınladı. Bebek, Dükkâncı, Memet ile Memet öyküleri 1950'lerde yayımlandı.

Kemal Sadık Göğceli adı ile çeşitli yayımlarda yazarken Yaşar Kemal adını Cumhuriyet gazetesine girince kullanmaya başladı. 1952 yılında yayımlanan ilk öykü kitabı olan Sarı Sıcak'ta da yer alan Bebek öyküsü burada tefrika edildi.

1947'de efsane roman İnce Memed'i yazdı fakat yarım bıraktı ve 1953-54'te bitirdi. Yaşar Kemal'in dünyada ilk kez yayımlanan eseri, Bebek öyküsü oldu ve önce Fransızcaya, sonra İngilizceye, İtalyancaya, Rusçaya, Romenceye ve diğer dillere çevrildi.

17 yaşından bu yana sosyalist siyaset içerisinde yer alan Kemal, Türkiye İşçi Partisi'ne 1962'de katıldı. Kemal, TİP'te sekiz yıl çalıştı ve yöneticilerden birisi oldu. Kemal, 1995'te "bölücülük propagandası" yaptığı gerekçesiyle DGM'de yargılandı. Kürt sorununun demokratik çözümü için de çalışmalar içinde yer alan Kemal, Türkiye'de demokrasi mücadelesinin hep içinde yer aldı. Türkiye Barış Meclisi çalışmalarında yer aldı ve Kürt sorunu ve barış konusunda bir çok çalışma ve konferansa katıldı.
İnce Memed, Teneke, Yer Demir Gök Bakır, Yılanı Öldürseler, Al Gözüm Seyreyle Salih, Kuşlar da Gitti, Deniz Küstü Yağmurcuk Kuşu, Fırat Suyu Kan Akıyor Baksana gibi romanlara imza attı.

(çk/rp)
--------------------------------------------
BARIŞ SAVAŞCISI YAŞAR KEMALE,
KÜRT SORUNUNA YAKLAŞIMI VE,
MÜCADELESİNE SELAM DURUYORUZ...
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.02.15   #5
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Yaşar Kemal'i kaybettik


Devletle
yıldızı barışmayan Yaşar Kemal


Yaşar Kemal, özgürlükçü ve muhalif tavrını her zaman korudu; görüşleri nedeniyle defalarca yargılansa, tepki çekse bile...
Türkiye'nin dünya çapında yazarlarından Yaşar Kemal, 142'den hapse girdiğinde sene 1950'ydi. En son 1995'te Der Spiegel'de çıkan yazısı için yargılandı, devletten yana olanların tepkisine maruz kaldı. 1996'da yine bir yazısı için mahkûm oldu...
07/01/2007 (3465 kişi okudu) İSTANBUL - Türkiye'nin ustalığı dünya çapında tescilli yazarlarından Yaşar Kemal de hayatı boyunca devletle yıldızı hiç barışmamış olan
isimlerden. Yazar, yaşamı boyunca devletin mahkeme koridorlarını
aşındırdı. Zor hayat şartları altında bir çocukluk ve gençlik dönemi geçiren Kemal, 17 yaşındayken siyasi nedenlerle ilk tutukluluk deneyimini yaşadı. 1950'de Türk Ceza Kanunu'nun 142. maddesine aykırı eylemde bulunmak savıyla tutuklandı ve bir süre Kozan Cezaevi'nde yattı. 1951'de salıverilince İstanbul'a gitti. 1967'de haftalık dergi Ant'ın kurucuları arasında yer aldı. Sorumlusu olduğu bu derginin yayınları arasında çıkan 'Marksizmin Temel Kitabı' adlı yapıttan dolayı 18 ay hüküm giydi. Bu karar Yargıtay tarafından bozuldu. Ant dergisindeki yazılarından dolayı çeşitli kovuşturmalara uğradı.
Ocak 1995'te Der Spiegel'de çıkan Türkiye'deki Kürt sorunu ve insan haklarıyla ilgili yazısı nedeniyle hakkında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği" ve "bölücülük propagandası yaptığı" iddiasıyla İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi tarafından dava açıldı. Davaya konu olan yazıda Kemal, Türk devletine sert eleştirilerde bulundu: "Kurulduğu 29 Ekim 1923 gününden başlayarak bugüne değin Türkiye Cumhuriyeti, dayanılmaz baskılar ve zulümlerle dolu bir sistem haline getirilmiştir. (...) Türkiye Cumhuriyeti Anadolu halkı üzerinde öylesine ağır bir baskı kurmuştur ki halk Osmanlı otoritesini özler hale gelmiştir. (...) Hiç beklenmedik bir şey oldu sonra: Türk halkı on yılların baskısı altında ezik bir yaşam sürdürürken Kürt halkı direnişe geçti.. Çünkü bütün baskılar altında en acımasızca ezilenler, açlıktan kırılanlar, etnik katliamlara kurban gidenler onlardı; onların lisani kanunla yasaklanmıştı; 'dağ Türkleri' adı takılarak kimlikleri yadsınmıştı; her 10-15 yılda bir Anadolu'nun dört bir yanına sürgün edilenler onlardı. (...) Bildiğim kadarıyla Türkiye'de bağımsız devlet isteyen Kürtlerin sayısı çok azdır. Bunu talep etmek üstelik onların hakkı değil midir?"
Bu dava süreci aydınları bir sivil itaatsizlik eylemine yöneltti. O dönemde suçlanan 10 makale, 'Düşünceye Özgürlük' adlı kitapçıkta toplandı ve imza atan 1080 aydın kitapçığın yayıncısı olarak toplu sivil itaatsizlik suçu işledi. Kemal, davada beraat etti. Ancak yazara bu kitapta yer alan ve yine Kürt sorunuyla ilgili görüşlerinin bulunduğu 'Türkiye'nin Üzerindeki Kara Gökyüzü' başlıklı yazısı nedeniyle de dava açıldı. Kemal, 'halkı sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik ettiği' gerekçesiyle 7 Mart 1996'da 1 yıl 8 ay hapis cezasına ve 466 milyon 466 bin lira ağır para cezasına çarptırıldı. Ceza ertelendi.
Yaşar Kemal, yaşamı boyunca devletle başı derde giren aydınların da yanında yer aldı. Eşber Yağmurdereli'nin 1997'de hapse girmesi üzerine sarfettiği cümle Yaşar Kemal'in hiçbir şeyi unutmayacağını gösteriyordu: "Ölünceye kadar Türk devletini bağışlamayacağım"
(Kültür Sanat)
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.02.15   #6
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Yaşar Kemal'i kaybettik


Yaşar Kemal:
“Bu devleti asla

affetmeyeceğim.”



önceki gün edebiyatımız devi Yaşar Kemal ile evinde görüşmek mutluluğuna eriştim. Türkiye"nin ilk belge bilgi kanalı İZ TV"ye yapacağımız bir belgeselin çekimleri için büyük usta ile birkaç saat geçirdim.
Edebiyat devimizin eserleri dünyada 50 dilde yayınlanmıştı. Kaç ülkede kitapçı raflarına çıktığını kendisi de bilmiyordu.
Yurt dışında başlı başına bir temsil abidesiydi. Yaşar Kemal denildiğinde akla doğrudan Türkiye geliyordu. Türkiye denildiğinde Nasrettin Hoca ve Mustafa Kemal"den sonra en çok anılan isim olmuştu.
Fransa"nın eski Cumhurbaşkanı François Mitterrand 1995"te şöyle demişti:
-Yaşar Kemal"in sadık okuruyum!
Aynı günlerde devlet de Yaşar Kemal ile ilgileniyordu!
Der Spiegel dergisinde yayınlanan bir yazısı nedeniyle Yaşar Kemal, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi"nde yargılanıyordu. üstat bu davadan aklandı. Ama "İndex on Censorship'te yayınlanan "Türkiye üzerinde Karabulut" başlıklı yazısı için 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum ediliyordu.
Türkiye"yi yurt dışında tanıtmak için pop müzik şarkıcıları, türkücüler, dansözlerden oluşan kafilelerle Avrupa kentlerinde turneler düzenleyip oluk oluk para harcayan devlet, tanıtma fonlarından milyarlar akıtıyordu.
Avrupa kamuoyu ise Yaşar Kemal"i mahkum eden Türkiye"yi protesto ediyordu.
Şarkıcılara türkücülerle turistik gezi yapanlar elde ettikleri sonuçları şöyle açıklıyorlardı:
-Avrupa"da Türkiye"ye karşı ön yargı var!
Yaşar Kemal"in yazı hayatıyla, adli takibat dosyası hep at başı bir arada gitti. Usta daha 17 yaşındayken siyasi nedenlerden tutuklanmıştı. O zamanlar çırçır fabrikalarında çalışıyordu. Sonra ırgat katipliği yaptı. öğretmen vekilliği, ırgatbaşılığı, kütüphane memurluğu ve traktör sürücülüğünden ekmek parasını kazandı.
Geçen gün evinde konuşurken "Traktör sürücülüğü' dedi:
-Benim Türkiye"deki en mutlu günlerimdir!
Bunu daha önce bir yabancı yayın organında kendisine sorulan "Türkiye"de mutlu musunuz?' sorusu üzerine söylemiş. üstat hâlâ aynı görüşte:
-Bir tek çukurova"da traktör sürücüsüyken mutlu oldum.
Bu kısa mutluluğun altını çizmesinin bir sebebi vardı elbette. İki buçuk yıl süren bu mutlu sürücülük dışında kalan zamanlarını devlet adeta yaşamı burnundan getirmişti. Yaşar Kemal, bugün bir dünya edebiyat devi olarak diyor ki:
-Devleti asla affetmiyorum!
Nasıl etsin ki?
Yaşar Kemal Türkçe"yi "anadilim' diye niteliyordu. Sonra ekliyordu iki tane ana dilim var:
-Biri Türkçe diğeri Kürtçe!
Büyük yazar Türkçe"yi güzel yazıp konuşmasını çukurova"da Türklerin, Türkmenlerin arasında yetişmiş olmasına bağlıyor:
-çok güzel Türkçe konuluşur o bölgede...
-Peki Kürtçe?
-Onu da güzel konuşurum.
Söz Kürtler ve Kürtçe"ye gelince bir gazeteci olarak bu soruyu sormadan edemezdim:
-Kürtçe eğitim meselesine ne diyorsunuz?
-Tabii olmalıdır. Devlet Kürtlerin haklarını vermemek için hep bir şeyler buluyor.
-Neler?
-Şimdi diyor ki, kimi muhatap alacağım? Devletin kimseyi muhatap almadan yapacağı o kadar çok şey var ki! Mesela Kürtçe eğitim konusunda adım atsa, Kürtler "bizi muhatap olmadan Kürtçeyi serbest bırakamazsın" der mi? Kim itiraz eder ki? Ama yapmıyor.
Yaşar Kemal ile konuyu genişlettik.
çok dertliydi.
O yüzden de kimseye röportaj vermiyordu. Devletin bazı işgüzar memurları onun kitaplarını okuyup kendi ufuklarını açacaklarına, demeçlerinden cümleler cımbızlayıp hakkında davalar açmak için yanıp tutuşuyorlardı.
Nasıl dertli olmasın?
1920lerde dünyaya geldiğinde Kürt sorunu vardı. Arkasında koca bir yaşam var, 80lerini sürüyor hâlâ aynı sorunun cenderesinde kıvranıyoruz.
Yaşar Kemal doğum tarihi resmi olarak 1923 olarak tescil edilmiş durumda. Kitaplarındaki kısa tanıtım yazılarında bile öyle yazıyor:
-Yaşar Kemal 1923 yılında doğdu.
Ama Yaşar Ağabey "benim esas yaşım 1923 olamaz' dedi. Nedenini de kendisi açıkladı:
-Atatürk"ün çok yakın silah arkadaşı var (ismini o an anımsayamadı) benim babamın da arkadaşıdır. Benim adımı o koyuyor, Mustafa Kemal"den esinlenerek "M. Kemal olsun" diyor. Onun oğlu ile benim aramda 15 gün var. Geçenlerde onun çocukları gelip beni buldular, ben de babanızın nüfus kağıdına bakın kaç yılında doğmuş dedim. Bana telefon edip 1926 dediler. İşte ona göre ben de 1926 doğumlu olmam gerekiyor.
-Peki, Yaşar Kemal adı nereden geliyor?
-Yazar ismimi (Yaşar Kemal) bana Ankara"da Abidin Dino taktı.
Tam adıyla (M. Kemal Gökçeli) hakkında davalar açılmaya erken başladığı için 1950"de Anadolu"ya röportajlar yapmaya giderken, Abidin Dino uyurıyor:
-Sen ismini biraz değiştir, Yaşar Kemal imzasıyla yaz.
Ancak isim değişikliği işe yaramıyor. Davalar peşini bırakmıyor.
Yaşar Kemal, Türkiye"nin adını edebiyat alanında bütün dünyada onurla temsil ediyor.
Türkiye"nin etkili makamlarındaki "önemli'(!) kişiler tarafından katiyen değeri bilemiyorlar.
Her yaptığında bir "suç unsuru' arandı yıllar boyu... Bulunamayınca yaratıldı! Suçlu ilan edildi. Yetmed mahkumiyet cezaları kesildi.
Bütün dünyanın, önünde saygıyla eğildiği bir Türkiye yazarı olarak kendisine yapılanları içine sindiremiyor:
-Bu devletin yaptıklarını hiç bir zaman affetmeyeceğim!
Nazım Alpman
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.02.15   #7
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Yaşar Kemal'i kaybettik


ANASAYFA / KÜLTÜR


Benim

Yaşar Ağabeyim



  • Eklenme Tarihi: 28 Şubat 2015 17:53
Şair Yazar Sennur Sezer, bugün yaşamını yitiren Türk edebiyatının çınarı Yaşar Kemal'in ardından yazdı...
Sennur SEZER
Ben Yaşar Kemal’i yüzyüze tanıdığımda , (1962 yılının sonları olmalı) o ünlü bir yazardı ama biz gençlere karşı, hepimizin hayranı olduğu yeni kurulmuş sosyalist bir partinin (TİP) kıdemli militanı gibiydi. Üye olmak için belirli aşamalardan (ve sınamalardan) geçilmesi gerekli partinin üyelik aşamalarını onun Genel Başkan Aybar’a önerisiyle aşmış, o güne kadar haylaz geveze hayran kitlesinden sorumlu, disiplinli, uslu üye kimliğine bir solukta geçmiştim. Artık o benim için şımarabileceğim bir ağabeydi.
Yer Demir Gök Bakır yeni yayımlandığında, bu roman ve romancılığı için çağrıldığı öğrenci derneğinde (MTTB ya da TMGT) Eminönü Halkevi’nde konuştu .Yazarlık geçmişini anlatırken bir tür “özeleştiri verip”, o güne kadar öykü ve romanlarında anlattığı insanların sınıflarını öne aldığını, oysa önce insan karakterine dikkat edilmesi gerektiğini, bundan böyle de kahramanlarının kişilik özelliklerini önceleyerek anlatacağını söyledi.
Konuşmasını bitirip çıktığında Yer Demir Gök Bakır için ne düşündüğümü sordu bana. Cahillik cesurluktur. Yaşar Kemal’in bana fikrimi sorması şımarmama yetti. Kendimce aksak gördüğüm ne varsa saydım döktüm. Romanın bitişinde Hasan’ın taşın altında açtığını gördüğü çiçeklerin, şiirselliğine ve simgeselliğine karşın gerçeği anlatmaktan kaçış olduğunu da söyledim. Umut simgesine karşı gerçeğin acımasızlığını istiyordum. Herhalde Yaşar Kemal’in sesini çıkarmaması, benim küstahlığımı arttırdı.Sembolleri kullanarak, gerçek üstünün gerçeği anlatmaktan kaçmayı kolaylaştırdığını, gerçeğin acımasızlığını süslediğini bile söyledim
Yürüyerek Vilayet yakınındaki Türkiye Edebiyatçılar Derneğine gelmiştik.Yaşar Kemal’in de sabrı tükenmişti. Merdivenlerde yakamı tutup “Seni merdivenden atıp, kurtulayım” gibilerden bir şey söyledi. O zaman böyle ağır çekmiyorum. Ayaklarım yerden kesilince bildiğim tek Kürtçe cümleyi fısıldadım : “Ez di bahti teme Kemal, ez Kurmancim” (Ocağına düştüm Kemal, ben Kürdüm) Yaşar Kemal’in parmakları gevşedi. Ve beni o akşam yemeğe çağırdı.
Basınköy’deki evde Thilda ile tanıştık. Birbirimizi çok sevdik. Thilda bir bulgur pilavı yapmış. Ben ekmek (nan), pivaz (soğan), av (su) sözcüklerini biliyorum (çoğu farsçadan) ama o kadar. Yaşar Kemal’in verdiği Kürtçe komutlardan bir ikisine yanıt veremeyince Kürtçeyi sonradan öğrendiğim yani “kültür Kürdü” olduğum açığa çıktı. Ama affa uğradım.
Onun öykülerindeki (mesela Beyaz Pantolon) masal ögelerini değerlendirme yazım 1970’leri buldu. Thilda da hep arkadaşım olarak kaldı. Onlarla o zamanlar açık olan Basınköy plajında çocuklamla bir iki kez buluştuk. Adnanla birlikte Yaşar Kemal ile mantar rakı, bulgur pilavı kaçamağı yaptık . Ama evlerine gitmek için gerekli protokolü hiç göze alamadım. Thilda öldükten sonra da telefon ettiğinde girişimlerimin sonuç vermediğini söyleyemedim.
Ama o benim şımarabildiğim ağabeyim olarak kaldı. Son konuşmamızda arayıp sormamamızdan, bir çay içmeye uğramayışımızdan yakındı.
Yaşar Kemal yürüyerek düşünmeyi ve konuşmayı severdi. Sanat anlayışı şöyle özetlenebilir: “Halka kim zulmediyorsa, etmişse, halkı kim eziyor, ezmişse, onu kim sömürmüş, sömürüyorsa, feodalite mi, burjuvazi mi... Halkın mutluluğunun önüne kim geçiyorsa ben sanatımla ve bütün hayatımla onun karşısındayım. [...] Ben etle kemik nasıl biribirinden ayrılmazsa, sanatımın halktan ayrılmamasını isterim. Bu çağda halktan kopmuş bir sanata inanmıyorum."
Yaşar Kemal için Sosyalizm cayılmazdı. Sosyalizm tanımı da ilginçtir: “Her ülke sosyalist modelini kendisi kurar. Sovyetlerin 70 yıldır yaşama geçmiş modelini kabul edemeyiz. Yüzde yüz bağımsızlıktır sosyalizm. Kişi bağımsızlığı, ülke bağımsızlığı, politik bağımsızlık, ekonomik bağımsızlık, özellikle de kültürel bağımsızlık... Sosyalizmin başka bir anlamı yok benim için. Bu çağa gelinceye kadar kültürler birbirlerini beslemişlerdir, yok etmemişlerdir. Oysa çağımızda, kültürler kültürleri yok etmek için, bilinçli olarak kullanılmışlardır, emperyalistler tarafından. Benim için dünya bin çiçekli bir kültür bahçesidir; bir çiçeğin bile yok olmasını, dünya için büyük bir kayıp sayarım."
Yaşar Kemal, Türkiye’de görmek istediği tek şey barıştı. Son soluğuna kadar barışı savundu: “Benim yazılarım halkımıza birer çağrıdır. Öncelikle batıdaki, doğudaki çocukları, savaşta ölmüş anaları çağırıyorum. Bu savaş en çok sizin yüreğinizi yaktı. Herkesi çağırıyorum, sayın yargıçlar, sizleri de bu savaşı durdurmak isteyenlere katılmaya çağırıyorum. Bu ülke hepimizindir. Ve bu ülke insanlık tarihinde çok uzun yaşamaya layıktır. Hem de onuruyla yaşamaya. Unutmayalım ki bir ülkenin insanlarının onuru en azından o ülkenin toprağı kadar kutsaldır.”
Dünya bir kültür ve barış savunucusunu yitirdi. Başı sağolsun.




Etiketler: Sennur Sezer, Yaşar Kemal
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.02.15   #8
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Yaşar Kemal'i kaybettik


Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.02.15   #9
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Yaşar Kemal'i kaybettik


ANASAYFA / KÜLTÜR


HDP'den

Yaşar Kemal için

taziye mesajı



  • Eklenme Tarihi: 28 Şubat 2015 20:35
HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, Yaşar Kemal'in hayatını kaybetmesi sonrası taziye mesajı yayımladı.
HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ, Yaşar Kemal'in hayatını kaybetmesi sonrası taziye mesajı yayımladı. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: 'Edebiyat dünyasının 'Büyük Çınar'ını yitirdik... Acımız büyük...
Edebiyat dünyamızın büyük romancısını, ustamızı, Yaşar Kemal'i kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyiz.
Yaşar Kemal bir edebiyatçı, gazeteci ve siyasetçi olarak yaşadığımız coğrafyanın 20. yüzyılına tanıklık etmiş ve halkların barış, özgürlük ve eşitlik mücadelelerinin bir parçası olmuştur. Röportaj ve romanlarında, zorluklar içindeki insanın destansı mücadelesini anlatan ve 'Yaşamın orta direği, insanın direncidir' diyen Yaşar Kemal'in bize en büyük mirası umuttur. Eserleri, insani değerler, barış ve adalet mücadelesi için ilham kaynağı olmayı sürdürecektir. Ailesine, yakınlarına ve tüm halklarımıza başsağlığı diliyoruz.' (DHA)





Etiketler: HDP, Yaşar Kemal
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.02.15   #10
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Yaşar Kemal'i kaybettik


Edebiyatın büyük çınarı
2 Mart'ta son yolculuğuna uğurlanacak





28 Şubat


20:14

2015


İSTANBUL (DİHA) - Bir süredir tedavi gördüğü hastanede hayata gözlerini yuman usta yazar Yaşar Kemal 2 Mart'ta son yolculuğuna uğurlanacak.

Yapı Kredi Yayınları tarafından yapılan açıklamaya göre, çoklu organ yetmezliğinden tedavi gördüğü İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde yaşamını yitiren dünyaca ünlü büyük edebiyatçı Yaşar Kemal 2 Mart'ta toprağa verilecek. Kemal'in, Şişli'de bulunan Teşvikiye Camii'sinde kılınacak cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı'nda toprağa verileceği belirtildi.

(st/rp)
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kemal'im - Bekir Yaşar (Ata'ya Şiir) Dersim Kartalı Mustafa Kemal ATATÜRK 0 31.05.12 23:25
Cem Emir’i Kaybettik Pir Mehmet Pir Yolu Haber Merkezi 1 12.11.11 12:11
imamı azam ebu hanife yaşar nuri öztürk mmuratkkaratas Kütüphane (E-Kitap) 0 23.09.11 10:37
Maun suresi yaşar nuri öztürk mmuratkkaratas Kütüphane (E-Kitap) 0 23.09.11 10:35
Türkan Saylan'ı Kaybettik omergul Pir Yolu Haber Merkezi 0 15.09.09 17:55






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2