Sponsor Reklamlar


Alevi duruşu.

 Alevi'lik Ana Forum Katagorisinde ve  Alevilik ve Aleviler /Ana Forum Forumunda Bulunan  Alevi duruşu. Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni

 
Seçenekler
Alt 09.06.16   #11
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Alevi duruşu.


İzmir'de
imam hatipleştirme tepkisi:
İhtiyaç değil dayatma

GÜNCEL09 Haziran 2016 18:15
Milli Eğitim Bakanlığı'nın okulları imam hatibe dönüştürme çalışmaları devam ederken, bu dönüşüme karşı da halk harekete geçiyor.


Milli Eğitim Bakanlığı'nın okulları imam hatibe dönüştürme çalışmaları devam ederken, bu dönüşüme karşı da halk harekete geçiyor. İzmir'de son olarak Çiğli İlçesi Egekent Mahallesi'ndeki 16 Derslikli Ortaokulu'nun imam hatibe dönüştürülmesine karşı veliler ve mahalle halkı tepki gösterdi.

Okul önünde basın açıklaması yapan veliler "Eğer bu okul imam hatip olursa çocuklarımızı kendi mallemizdeki okula kayıt yapamayacak. 'Okul mevcudu doldu' gibi bahanelerle okul tamamen imam hatip olacak ve bizlerde ilçenin başka okullarına çocuklarımızı göndermek zorunda kalacağız" dedi.

'İHTİYAÇ DEĞİL DAYATMADIR'

İmam hatibin ihtiyaç değil dayatma olduğunu da vurgulayan veliler şunları söyledi: "Şu an itibariyle 226 öğrenci imam hatip için kayıt başvurusunda bulunmuş ama sadece 1 kişi mahalleden kayıt için başvurmuş. Mahallede ihtiyaç duyulmayan dayatma bir imam hatipleştirme var. Başka mahallelerden gelecek olan öğrencilerin ulaşım ve yemek sorununun Milli Eğitim'in üstlenmiş olması bu mahalleye dönük özel bir müdahaledir". (İzmir/EVRENSEL)


-----------------------------------------------------
FAŞİST DİKTATÖRLÜK,
ALEVİLERİN YOĞUNLUKTA OLDUKLARI BÖLGELERE,
SİSTEMATİK ŞEKİLDE İMAM HATİP AÇIYOR,
ALEVİLERİN YAŞADIKLARI BÖLGELERİ,
TEROLARDA OLDUĞU GİBİ,
IŞİD DENETİMİNDE OLACAK,
AFAD KAMLARI İLE ÇEVRELEMEK GİBİ!!!!!
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 11.06.16   #12
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Alevi duruşu.


'Aleviliğin
kadim yolundan
elini çek!'



11.06.2016 09:00'Aleviliğin kadim yolundan elini çek!'


ZEYNEP KURAY

Alevi aydınlar, Tunceli Üniversitesi’ndeki asimilasyon faaliyetlerine karşı kampanya başlattı. Çok sayıda aydının da destek verdiği kampanyada, devletten, ‘Aleviliğin kadim yolundan elini çekmesi’ istendi. Tunceli Üniversitesi bünyesinde Alevilik Araştırma Merkezi çatısı altında yapılan ve şimdi de aynı misyonu yerine getirmek amacıyla kurulacak Alevi-Bektaşi Enstitüsü’ne karşı aydınlar, sanatçılar, siyasetçiler bir araya geldi. 143 imza toplayan Alevi aydınlar, Aleviliğin merkezi olan Dersim’de kurulmak istenilen bu enstitü ile Alevilik inancının Türk-İslam sentezinin odağına alınmasının planlandığına dikkati çekti.




Aralarında bulunduğu yüzlerce aydın ve sanatçı da imzacı olarak kampanyaya katıldı. Aydınlar, “Devletten şimdiye kadar baskının dışında hiçbir destek görmeyen Alevilerin, bu biçimiyle devletin enstitülerine ihtiyacı yok. Alevilerin inancını inandığı gibi ve inandığı şekilde yaşamasına müdahaleyi, inancın dışarıdan tariflenmesine ve tanımlanmasına, inancın coğrafyasına, bilgisine, yapısına, tebaasına her türlü müdahaleyi reddediyoruz” mesajını verdi. İmza kampanyasının tam metni ise şöyle: “Son yıllarda Alevilik ile ilgili akademik çalışmaların başlamasıyla birlikte, bazı üniversitelerde Alevilik Araştırma Merkezleri adı altında birimler oluşturulmaya başlandı. Bu birimlerden bir tanesi de Dersim’de Tunceli Üniversitesi’nin bünyesinde oluşturulan ve bir tabela birimi olmaktan öteye gidemeyen Alevilik Aratırma Merkezi oldu. Tabela birimi olmanın ötesine gidemedi çünkü oluşturulan bu birimlerin amacı, isimlerinde bulunan Alevilik Araştırmaları değil, bu isim altında Osmanlı’dan başlayıp devam eden Tashih-i İtikad projesinin devamını hedeflenmesidir. Devletten, en kadim inançlarından biri olan Aleviliğin içinden, kadim yolundan elinizi çekmesini istiyoruz.”




http://www.birgun.net/haber-detay/al...ek-115594.html
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 12.06.16   #13
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Alevi duruşu.


MÜNCHEN VE
FILDERSTADT
CEMEVLERİMİZDE
ANALAR DEDELER ZAKİRLER
MUHABBET EYLEDİK.

AABF İnanç Kurulu, Bayern Bölgesi İnanç Kurulu ile 28.05.2016 tarihinde München Alevi Kültür Merkezi ve Cemevimizde, 29.05.2016 tarihinde Filderstadt Alevi Kültür Merkezimiz ve Cemevimizde düzenlediği, „Alevi İnancında Nefesler, Semahlar ve Zakirlik“ Egitim Seminerlerine Analarımız,Dedelerimiz ve Zakirlerimizin yoğun katılımıyla başarılı bir şekilde gerçekleşti.

Eğitimi Türkiye´den Eğe Üniversitesi´nden Türk Müziği Konservatuar Öğretim görevlisi Dr Gani Pekşen hocamız, AABF İnanç Kurulu ikinci başkanı Hasan Ali içlek, AABF İnanç Yönetim Kurulu Üyesi Hasan Erdoğan, Bayern Bölge İnanç Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, Baden-Württemberg Bölgesi İnanç Kurulu Başkanı Ecevit Emre dedelerimiz katıldılar.Cemevlerimizden katılan Dedelerimize, Analarımıza, zakirlerimize katılımlarından dolayı ayrıca München ve Filderstat Cemevlerimize AABF inanç kurulu olarak teşekkür ederiz.Hızır cümle canların yardımcısı olsun.

ALEVÎ İNANCINDA MÜZİK, NEFESLER, SEMAHLAR VE ZAKİRLİK-FILDERSTADT


Değerli, Dedeler, Analar ve Zakirler,

AABF inanç kurulu olarak, Alevi inancı´nın erkansal ve tarihsel olarak günümüze taşınmasında önemli değerlerimiz olan, nefeslerin konu olarak işleneceği birer günlük eğitim seminerlerimizi, Dr. Gani Pekşen hocamızla gerçekleştireceğiz.

Nefeslerle birlikte zakirlik ve semahların da işleneceği bu eğitim seminerine her Cemevimiz Dedelerini, Analarını ve Zakirlerini en kısa sürede bildirmelerini bekliyoruz.

Bayern İnanç Kuruluyla birlikte bu eğitim seminerimizi Filderstadt Alevi Kültür Merkezimizde gerçekleştireceğiz.

Hak Muhammed Ali cümlemizin yardımcısı, Boz atlı Hızırda kılavuzumuz olsun.
ALEVÎ İNANCINDA MÜZİK, NEFESLER, SEMAHLAR VE ZAKİRLİK-MÜNCHEN
Değerli, Dedeler, Analar ve Zakirler,

AABF inanç kurulu olarak, Alevi inancı´nın erkansal ve tarihsel olarak günümüze taşınmasında önemli değerlerimiz olan, nefeslerin konu olarak işleneceği birer günlük eğitim seminerlerimizi, Dr. Gani Pekşen hocamızla gerçekleştireceğiz.

Nefeslerle birlikte zakirlik ve semahların da işleneceği bu eğitim seminerine her Cemevimiz Dedelerini, Analarını ve Zakirlerini en kısa sürede bildirmelerini bekliyoruz.

Bayern İnanç Kuruluyla birlikte bu eğitim seminerimizi München Alevi Kültür Merkezimizde gerçekleştireceğiz.

Hak Muhammed Ali cümlemizin yardımcısı, Boz atlı Hızırda kılavuzumuz olsun.

Aşk-ı Niyazımızla

AABF İnanç Kurulu

Tarih: 28.05.2016

Saat: 11:00

Yer: München AKM


Alevilikte ‘Çerağ’ nedir?
Çerağ Farsça bir sözcüktür. Türkçe karşılığı Güneş, ışık ve nur’dur. Alevi inancında çerağ veya Delil (Yol gösterici, Rehber, Kılavuz) çok önemli bir yere sahiptir. Bu iki kelime Alevi inanç dilinde ve ibadetinde içiçe geçmiştir. Zaten ikiside biribirini tamamlamaktadır, birisi ışık (Alevi inancında NUR olarak söylenir) diğeri ise elindeki bu ışıkla yolun Rehberidir. Alevilere göre nur yaratılışın evvelidir, Alem-i ummanda yeşil bir kandil vardır bu kandilin içindeki nur Muhammet-Ali nurudur, Kainatın, bu nur’un hürmetine yaratıldığına inanılır.

Şu aleme bir nur doğdu
Muhammed doğduğu gece
Yeşil kandiller yandı
Muhammed doğduğu gece …Hatai

Nur Alevi inancında aynı zamada, sürekliliği temsil eder, çünki nur yaratılıştan önce vardı ve sona kadar da var olacaktır, Varlık alemindeki tecelliyat ve tezahürriyat Nur’dan gelmektedir.

Eğer sual eder isen sırrımdan
Cümlemizi var eyledi varından
Hak yarattı Muhammedi nurundan
Kandil de balkıyan nurdan gelirim….. Nesimi

Nur alevi inancında ve ritüellerinde çok önemli bir yere sahiptir, Yaratılışın temelini ve varlık aleminde zuhur etmiş cümle varlıkların özünü oluşturduğundan hemen bütün erkânlarımızda temsili olarak canlandırılır. Her Alevi Perşembe akşamları mutlaka evinde ‘‘Teberrik‘‘ lerin bulunduğu bir köşesinde, Ziyaret yerlerinde, Türbelerde, Yaratanın Nur’u aşkına bir mum yakar.. Cem erkanında ise kendine has kurallarla çerağlar uyarılır…

Cem evinde ibadetin yapılacağı günün akşamı, ( ibadet başlarken yakılan çerağlardan başka) önceden ilahi nuru temsilen bir çerağ uyandırılır. Cem bittikten sonra görevli çerağı sırlar ve cemevinin kapısını kilitler, ertesi güne kadar sır içinde kalır kimseler cemevine giremez..

‘’Bektaşi inancına göre çerağ şu ayete dayandırılır ‘’Biz seni Allah yoluna ışık saçıcı bir Güneş olarak gönderdik’’ Ahzab suresi-46. *C. Sunar. M. ve Bektaşilik. Aktaran N.Birdoğan.

Cemevinde … ’’Eşiğin tam karşısında üç basamaklı ve oniki çırağı taşıyan bir çıraklık bulunurki buna ‘’Taht-ı Muhammedı’’ de denir….

Bu oniki çirağın arasında veya önünde bir büyük çirağ daha vardırki bunun başı Bektaşi tacı biçimindedir ve altında dört bölüm olup dört kapıya simgedir. Yukarısıda oniki imama simge olarak oniki dilimlidir. Bu oniki dilimin tam ortasında bir düğme bulunurki , bu düğme gerçeğe (Hakikat) simge olup Muhammed ile Ali’nin birliğini gösterir….Öbür çerağlarda bundan uyandırılır.. ’’ * N. Birdoğan .A.G.Kültürü Alevilik S.265.

Yukarıya aldığımız alıntıdaki uygulama bugün nadiren uygulanmaktadır, özellikle Avrupada yapılan Cemlerde Aleviler genellikle yaratılışı temsil olarak üç çerağ uyandırırlar bunlardan ilki yaratıcının aşkına, ikincisi Nübüvet’in (Peygamber Muhammet Mustafa ) aşkına, üçüncüsü ise velayet’in (İmam Ali ) aşkınadır.

Karanlık ışığın, aydınlığın anasıdır, ışık karanlıktan doğdu ve karanlığın içindeki gizemleri yani bilinmeyenleri bilince çıkardı. Alevi inancında kişinin arınmadan önceki hali gizemlidir, karanlıktır, karanlıktan çıkıp aydınlığa kavuşmak için bir Mürşidi kamile ikrar verip yola girmektir. Mürşit inançta Delil’dir, İlimdir, irfandır. Hak ilmine vakıf olmuş, Çerağ gibi etrafını aydınlatandır…. H.B.Veli ’’İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır’’ Yunus Emre ’’Gel ey kardeş Hakkı bulayım dersen /Bir kamil mürşide varmazsan olmaz ‘’.. Derken, vurgulamak istedikleri, gerçeklere vakıf olan bir kâmil’in muhabbetinde olup O’ndan varlık alemi ile ilgili sır’ları öğrenmektir.

Seksen bin hacıyla Kabe’ye varsam
Onda Muhammed’in yüzünü görsem
Şah aşkına su dağıtsam su versem
Pire varmayınca yoktur çaresi……

*****

Derdmend olmayınca gönül hâk olmaz

Âşık olmayınca sine çâk olmaz

Kul Himmet’im eydür vücu pâk olmaz

Mürşid-i kâmilden el almayınca

Işık karanlıkları aydınlatıcıdır, ilimdir, iffandır, yaşamın kaynağıdır, ışık olmazsa yaşam da olmaz , Güneş Gezegenimizin hem ışık hemde ısı kaynağıdır zahiri anlamda hayatın kendisi olan Güneş tasavufta Nur olarak bilinir, gerek zahiri ve gerekse batini olarak Güneş (Nur) aydınlanmanın, ileriye, doğruya ve güzele varabilmek için gidilen yolun ışığıdır, Çerağıdır.

Karanlık bilmeyiz nurumuz vardır

Hak-Muhammet-Ali ulumuz vardır

Cemalini gördük pirimiz vardır

Her an müşahade edenlerdeniz ….Harabi

Güneş Dünyamızı aydınlatır, hayat verir Ay Gün’den aldığı ışığı geceleyin Dünyamıza yansıtır. İnancımızda Gün (Güneş) Muhammet’tir Ay ise Ali’dir

Ay Alidir gün Muhammed
okunan seksen bin ayet
Balıklar deryaya da hasret
Çarha döner göl içinde ….P.S.Abdal

Muhammed Dünyayı aydınlatan yaratıcının nurudur, İmam Ali ise bu nur’un vasisidir, velayetidir. Güneş alevi inancında bilgidir, akıldır, Muhammed-Ali’nin yaratıldığı Nur’dur, Muhammedin kendisidir çünkü Muhammed ’’Bilimin (Aklın) şehridir’’ İmam Ali de aynı Nurdandır ‘’Bilim şehrinin kapısıdır’’ Kişi eğer bilim şehrine veya yaratıcının nuruna varmak isterse önce İmam Ali’ye varmalıdır. Ali hem zahiri hemde batini bilgilerin bütününe vakıftır, yanı salt akıldır , insanı insan yapanda akıldır. Aleviler düşüncesinde Aklı hep ön planda tutmuş nakilci yolu değil Akılcı yolu seçmişlerdir..

Akıl denince, aklın kendini dışa vurmasının ürünü olan bilimi de unutmamak gerek, bugün sahip olunan herşey aklın sayesindedir, Akıl ayni zamanda bilmektir, yaratmaktır, ışıktır, yol gösteren, yolu aydınlatandır. .. Bu konuda İmam Ali’nin ’’Aklım Dinimdir. Akıl en büyük zenginliktir’’ sözleri düşüncenin temeline yapılan önemli vurgulardandır. Akıl olmadan Din olmaz. İnancımızda akıl ile bağdaşmayan bir düşünceye, bir inanca yer yoktur. Her ne kadar bazı konularda beşer’e sadece inanmak gerekiyorsada, Hakikat kapısında bütün konularında kendilerine has açıklamaları mevcuttur, kısacası ’’Arif olana beyan gerekmez ’’Yeterki kişi Bir Mürşit-i kâmilin önderliğinde kendisini marifet ile donatmasını bilsin..

Cemlerimizde Çerağ hizmeti, cemdeki, oniki hizmetten biridir. Bütün hizmetlerde olduğu gibi Çerağ uyarmanında kendine has bir erkanı vardır.

Hizmetli. “Hü… erenler! Hak-Muhammed-Ali’nin hizmeti geliyor…” der, bir adım atar. (üç kere tekrarlar) böylelikle meydanın ortasına gelmiş olur, “Hayır himmet Pir’im diyerek‘‘ dize gelir, Çerağın sağına, soluna ve önüne “Allah, Muhammed, Ya Ali” diyerek niyaz eder, sonra yere niyaz ederek diz üzeri oturur, Duasını okur . Sonra..

’’Allah göklerin ve yerin nur’udur,’’ Nur suresi 35.a.

Yaratanın nuru aşkına ya Allah, ya Allah, ya Allah….

Nübüvetin nuru aşkına ya Muhammet, ya Muhammet , ya Muhammet.

Velayetin nuru aşkına ya Ali, ya Ali, ya Ali diyerek çerağı uyandırır.

Hizmetli ayakta (Dar halinde) diğer duasını okuduktan Sonra, Pir’den duasını alıp yerine geçer

Hata ettim Hüda yaktı delili
Muhammed Mustafa yaktı delili
Ol Ali abadan Haydar-ı Kerrar
Aliyül murtaza yaktı delili

Haticetül kübra Fatma Zehra
Ol Hayrün Nisa yaktı delili
İmam Hasan aşk-ı’na girdim meydana
Hüseyn’i kerbela yaktı delili

İmam Zeynel imam Bakırı Cafer
Kazım Musa Rıza yaktı delili
Muhammet Takiden hem Ali Naki
Hasan-ül askeri yaktı delili

Muhammed methi ol sahip zaman
Eşiğinde Ayet yaktı delili
Bilirim günahım haleden aşubdur
Hünkar-ı Evliya yaktı delili
Oniki İmam’dır bu Nûr Hatâyî
Şir-i Yezdan yaktı delili

Delil uyandırıldıktan sonra gelen ibriktar hizmetlisi delil’in içinde bulunduğu yere birkaç damla su damlatır, cemin bitiminde çerağ hizmetlisi

‘’Batın oldu çerağı nuru Ahmed, zahir oldu şems-i Mah-i Muhammet’’ tercemanını okuyarak, iki parmağını bu suya batırıp delili (üfleyerek söndürmez ) sır eder.. Yani öbür anlamıyla Delil uyutulur, sonra uyandırılır, ayrıca sır’lama yukarıda bahsedildiği gibi ışığın sürekliliği, yolun daim olarak aydınlık olması nedeniyledir.

Cem’de çerağın uyandırılması sadece mekanı aydınlatmak amacı ile değildir. Amaç gönülleri her türlü vesveseden arındırmak, Hakkın mekanını Haktan gayri düşüncelerden temizlemektir. Ancakki Nur ile dolmuş, nefsten arınmış bir kişilik içindeki rahmani duyguyu yükseltip şeytani duygulardan uzak durur.

Alevi inancının harmanlanıp bugünlere gelmesinede cerağ olup etrafını aydınlatan birçok yol önderimiz bulunmaktadır. Mansur’u, Nesimi’yi, Pirsultan’ı ve diğer yol önderlerimizi saygıyla anarken, onların yolundan giden, onlardan devr aldıkları mirası tavizsizce savunan, bedel ödeyen canlarımızın mücadelesi önündede saygıyla eğiliyoruz.

Nefsin tükenmez arzu ve isteklerinden feragat edip ilim ve irfan ile yüklenmiş, sahip olduğu marifetini ve bilgisini kendi yaşam tarzına dönüştürmüş bireylerden oluşan bir toplum yaratmak, bugün Dünyamızda yaşanan cehaletin de panzehiri olacaktır.

Aleviliği temel ahlaki kuralı ’’ Eline, Diline, Beline ‘’ sahip olmaktır. Hakikat Ceminde, cinsiyet yoktur, can vardır. Eşik’ten içeriye adımını atan MUHAMMED-ALİ divanındadır, bu divanda Hak’tan gayrısına yer yoktur.. Alevi düşmanları, kendilerinin icat ettikleri saltanat dinini sorgulayan, hurafelere biat etmeyen, korkuyu değil, sevgiyi ön plana alan alevilere asırlar boyu birçok iftiralarda bulundular, bunlardan biriside Cem erkânının bitiminde sırlanan çerağa ilişkin olarak dile getirdikleri ’’Mum söndü’’ iftirasıdır.. Bu iftira, Şeriatçı yobaz düşüncenin kendileri gibi düşünmeyenler hakkında uydurdukları yüzlerce iftiradan sadece biridir, bu iftiralar neden olarak kabul edilip tarihsel süreç içinde toplumsal olarak Alevilere katliam fermanları çıkarılmış ve yüzbinlerce Alevi katedilmiştir. Bu zihniyetin mirasçılarının en entel geçinenleri bile, bugün ülkede egemen hale getirilmek istenen şeriat düzeninin ve sarayın teşviki ile bilinç altına yerleştirdikleri bu iftiralarını dışa vurmaktan çekinmemektedirler.. Karanlık ne kadar koyu olursa olsun, Aleviler onu ellerindeki çerağlarla dipsiz kuyuların içerisinde hapsedeceklerdir…

Aleviler, Tarihsel süreç içinde ve günümüzde yanlız Ehli-beyt düşmanlarının yaptıkları karalama ve iftiraya maruz kalmamış, içeridende bazı misyonerlerin bölme, parçalama, itibarsızlaştırma faliyetleri ile karşı karşıya kalmışlardır. Bunlardan, Aleviliği egemen Emevi-Abbasi saltanat Din’i veya diğer mezhepler içerisinde eritip yok etmeye çalışanların yanısıra, Kadim Alevi inancının olmazsa olmazlarının içini boşaltarak, inancı temelsiz, savunmasız, harabeye dönmüş boş bir kaleye çevirmek isteyen ve kendilerine Aleviyim diyenleri de unutmamak lazım.

Yüzyıllardır Katliamlara, Ateş kuyularına, Darağaçlarına, sürgünlere, Asimilasyonlara ve bütün olumsuzluklara karşı bu yola gönül verenler ser’lerini verdiler ama inançlarından taviz vermeden inançlarını bu günlere taşıdılar.

Çünkü; İnançları olmasaydı, Onlarda olmayacaklardı..

Çünkü Yol’a verdikleri ikrarları vardır, yol’a taliplik vardır, İkrar HAKK adına MUHAMMED-ALİ’ye (Ehli-Beyt’e) verilmiştir. İnancımızda ikrarına sırtını çevirenler düşkün olarak kabul edilmiştir.. Aleviler ulu Pir’in ‘’İncinsende incitme’’ Düsturundan hareketle, benliği, bencilliği, horlayıp aşağılamayı gönül defterinden silmişlerdir..

İnançımızda sürek farklılıkları vardır, bu bizim açımızdan bir zenginliktir, ancak inancın özü, üzerine bina edildiği ‘’olmazsa olmazlar’’Kendisine Aleviyim diyen hercan için aynidir.. Her Alevi canımız ‘’TEVELLA ve TEBERRA”yı iyi bilir.

Yola talip olanlarımız bütün erkânlarımızda DELİL’imizi uyandırırken Yaratanın nuru aşkına…Ya Allah.. Nübüvetin nuru aşkına.. ya Muhammet.. Velayetin nuru aşkına.. ya Ali.. diyerek uyarırız.. Hakk-Muhammet- Ali’siz bir Dua’mız bir gülbengimiz olmaz… Alevilikte Allah yoktur, Peygamber yoktur, Ali Katildir, Ehli-Beyt ve oniki imamlarla bir alakamız yoktur diyenler bizm için TEBERRA kapsamındadır. Bu gibilerle bir muhabbetimiz olmaz. Herkes inandığına inanır. Yeyüzünde binlerce inanç vardır, hepisine saygılıyız.. Ancak saygıyı karşı taraftanda bekleriz. Bizleri üzen kendilerine Aleviyim diyenlerin bu hakaretleri yapmasıdır. Birileri bizlere ‘’Alisiz Aleviler ‘’ Diye hakarette bulundu, onbinlerce Alevi sokaklara döküldü.. Ama içimizden daha ağır hakaretler yapılıyor ancak kimselerden çıt çıkmıyor..

Başkalarının düşüncelerini, fikirlerini, inançlarını kabul etmeyebiliriz, ama bu bizlere onlara hakaret etme imtiyazını vermez. Madem bunlara inanmıyorsanız, adlarını ve onlara gönül vermiş, bütün ömürlerini onlara adamış ulularımızın isimleri ve emekleri üzerinden çıkar sağlamayın. Herkes kendi inandığının safına geçmelidir ki toplum tarafından kimin takkiye yaptığı, kimin yolun kalpazanı olduğu, kimlerin bu hakaretleri yaptıktan sonra ulu ozanlarımızın isimleri ve deyişleri üzerinden geçimini sağladığı, kimlerin oniki imamlara hakaret edip ve yeri geldiğinde oniki imamlar orucunda sakal bırakıp cem evlerini dolaşıp inanan insanların duygularını sömürerek para kazandıklarını cümle canlar bilmeli.

Ve Hakk-Muhammet-Ali kutsallığı ve kutsiyeti üzerinde yüselen bir yapı içinde bu türden düşüncelerin yeri olmaması gerekir. Bunlar sadece gelişmenin önünde birer engel, bölüp parçalamanın da misyonerleridir.

Harabi bunlara güzel bir cevap vermiş

‘‘Vahdet alemini bilmeyen insan
İnsan suretinde kaldı bir hayvan‘‘

Yol ulularımızın deyimi ile ‘’İlimdem gidilmeyen yolun sonu karanlıktır ‘’ Uyandırdığımız çerağ tamda bunu ifade etmektedir, bundan hareketle diyoruz ki Bizim Çerağımız karanlıklardan çıkmak, iyiyi, doğruyu, güzeli inşşa etmek için kendimize rehber edindiğimiz ilimdir…

Bu makale Alevilerin sesi dergisinin 202. Sayısınnda yayınlanmıştır.

Müslüm Kaya



http://www.aabf-inanc-kurumu.com/
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (12.06.16 Saat 18:12 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 01.07.16   #14
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Alevi duruşu.


28 HAZİRAN'DA İSTANBUL ATATÜRK HAVALİMANI'NDA GERÇEKLEŞTİRLEN HAİN SALDIRIYI LANETLİYORUZ. SALDIRIDA HAYATINI KAYBEDENLERİN AİLELERİNE VE YAKINLARINA BAŞSAĞLIĞI, YARALILARA DA ACİL ŞİFALAR DİLİYORUZ.
Perşembe, 30 Haziran 2016 15:54



Açık söylüyoruz;


Türkiye, de insan hak ve özgürlüklerinin yok edildiği; kişilerin hürriyetinden yoksun bırakıldığı; savaşın ve ölümlerin arkasının hiç kesilmediği, kesilmesinin istenmediği, ortalığın kan gölü haline getirildiği, getirilmeye çalışıldığı bir dönemdeyiz.


Yasama, Yürütme, Yargının; Biatçi, Emir eri birkaç kişi üzerinden tek bir adamda birleştiği ve o tek adamın da güç odaklarının ve kendi (amaçlarını) korumak için, Bugüne kadar sisteme yönelik her türden toplumsal muhalefetin soluğunu keserek, sesi çıkanın sesini keserek, tekleştirilmiş, fiili bir sistem yaratma gayreti içinde olması ülkemizi ateş çemberine dönüştürmektedir.

Evet dostlar, canlar dört bir yanı kan gölüne çevrilmiş coğrafyada ki ülkemizde bu gün açıkça da görülüyor ki birkaç kişinin çıkarlarını korumaktan başka bir fonksiyonun kalmadığı; AKP ve onun iktidarıyla her şey kötüye gitmektedir.

Yakıp, yıkmayı, yok etmeyi, öldürmeyi sıradanlaştırıyorlar. Yetmiyor metropol kentlerde canlı bombalarla siviller havaya uçuruluyor... Yetmiyor “bir kadının saçındaki tokanın bile görüldüğü ve geçilmesine izin verilmeyen” hava alanlarımız da ellerini kollarını sallayarak planlı saldırılar yapılmaya insanlar vahşice öldürülmeye devam etmektedir.

En son İstanbul Atatürk Havalimanı'nda Gerçekleştirilen katliamda ölü sayısının 41’e ulaşmıştır.

Geçtiğimiz bir yılda, ülkemizin çeşitli yerlerinde on’un üzerinde bombalı saldırı gerçekleştirildi. Bu saldırıda yüzlerce canımızı kaybettik, binin üzerinde insanımız, yaralandı sonuç olarak 12 katliam, 659 ölüm. Daha öncede olduğu gibi İstanbul Atatürk Havalimanı’nda 41 kişinin yaşamını yitirdiği silahlı ve bombalı intihar saldırılarının üzerinden bir saat geçmeden hemen yayın yasağı getirilmesi hükümetin daha önceki katliamlardaki reflekslerini akla getirdiği gibi Saldırı ve katliamlar sonrası yapılan açıklamalar gösteriyor ki, inandırıcılıktan uzak ve adeta alay edercesinedir.


Ölümler, katliamlar gündemi değiştirme kontrol altında tutma aracı olarak görülmeye devam ediyor yaşamlarımız, canlarımız onların hırslarına, politik manevralarına kurban gitmektedir.

Hem sömürüsünü tehdit eden engellerden kurtuluyor hem de kendi düzenlerine uygun kafalar, bedenler yaratıyorlar… İnsanlarımızı körü körüne, gördüğünü anlayamaz, duyduğunu bilemez hale getirdiler. Ve üstelik artık bu durumu, kabul ettirdiler de!


İddia ediyoruz

Sömürenler, kör edenler, kanıksatıp bu durumları kabul ettirenler hiçbir sorunu çözemeyeceği gibi daha da büyüteceklerdir de. Herkesi bu mücadelede yer almaya çağırıyoruz.


Faşizme karşı örgütlenmediğimiz ve karşı çıkmadığımız sürece onlar öldürmeye, yakmaya, yağmaya ve talan etmeye devam edecekler.


TARİHLERİNDE SEVİNÇLERİNDEN DAHA ÇOK ACI’LARI OLAN BİZ ALEVİLER ACI’NIN NASIL OLDUĞUNU İYİ BİLİYORUZ.


Biz Aleviler; Bu ülkeyi, bizleri öldürmek isteyen değil; barıştan, emekten, özgürlükten, insandan yana yeni bir düzen kurmak isteyenlerin ülkesi yapmak için mücadelemize devam edeceğiz. Onların! Yarattıkları bu karanlık, kirli ve kanlı dünyaya teslim olmayacağız.



Biliyoruz ki özgürce yaşamak, dolaşmak için, savaşsız, kansız bir ülke, bir dünya yaratma gücümüz var.


Saldırıları münferit olaylar olarak göstererek alışmamızı istiyorlar





“ALIŞMAYACAĞIZ”

“KABUL ETMEYECEĞİZ”

“RED EDECEĞİZ.”

“SESSİZ KALMAYACAĞIZ”

“KORKMAYACAĞIZ”

“KORKMUYORUZ DA.”

“DİRENECEĞİZ…”



Tekrar 28 Haziran'da İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilen hain saldırıyı lanetliyoruz.

Saldırıda hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı, yaralılara da acil şifalar diliyoruz.



ALEVİ BEKTAŞİ FEDERASYONU

GENEL BAŞKAN

Baki Düzgün
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 11.07.16   #15
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Alevi duruşu.


Kaymakam,
Cemevi yanındaki
çadır sökülmeden önce tehdit etti:
“Artık size toleransımız yok”

11.07.2016 13:51 GÜNCEL

Kaymakam, Cemevi yanındaki çadır sökülmeden önce tehdit etti: “Artık size toleransımız yok”


BirGün / Ankara

Kahramanmaraş’ta Sivricehöyük köyü Terolar bölgesinde meralarına Suriyeli’ler için mülteci kampı yapılmasına karşı 108 gündür devam eden direnişte, güvenlik güçlerinin müdahalesi yeni bir gerginliğe yol açtı.

Köy cemevi yanına kurulan çadır bu sabah jandarma tarafından kaldırılırken, Dulkadiroğlu Kaymakamı müdahaleden önce köy muhtarını “Biz sizin cem yapmanıza tölerans gösteriyoruz, izin veriyoruz. Ama siz çadır kuruyorsunuz. O çadırı kaldıracaksınız artık size toleransımız yok” diye tehdit etti.

CHP Parti Meclisi Üyesi Ali Öztunç, köy halkının 108 gündür ovalarına, meralarına sahip çıkmak için direnişte olduğunu belirterek, bu sabah yaşanan müdahaleye ilişkin şu açıklamayı yaptı:

“Köy cemevi yanına kurulan çadırın kaldırılmasını isteyen Kahramanmaraş Valiliği, jandarmayı köye göndererek halk ile güvenlik güçlerinin karşı karşıya gelmesini sağlamıştır. Köy halkının duyarlı tavrı nedeniyle belki bir fiziki gerginlik yaşanmamıştır. Ancak çadır askerler tarafından kaldırılmıştır. Bu olaydan daha vahimi dün Dulkadiroğlu Kaymakamı Mehmet Türköz’ün Köy muhtarına yönelik sözleri olmuştur. Dün akşam saatlerinde Köy muhtarını arayan kaymakam, ‘Biz sizin cem yapmanıza tölerans gösteriyoruz, izin veriyoruz. Cemevine misafirlerinizin gelmesine izin veriyoruz. Ama siz çadır kuruyorsunuz. O çadırı kaldıracaksınız artık size töleransımız yok’ demiştir. Kaymakamın bu sözleri nefret suçu kapsamındadır.”

Ali Öztunç, kaymakam Mehmet Türköz ve Kahramanmaraş valisinin Alevilerden özür dilemesini ve köy halkına yönelik baskıların sona erdirilmesini istedi.

BİRGÜN
**************************************************
ALEVİ DERNEKLERİ,
KOLTUK MAKAM MÜCADELESİNİ, BIRAKIP,
DAYANIŞMA İÇERİSİNE GİRMELİ,
ARALARINA DÖNEK VE ÇAKMALARI ALMAMALI,
ARTIK SON DÜZLÜKTEYİZ,
DEMOKRATİK GÜÇLERLE,
DEMOKRATİK BİR ÜLKE İÇİN,
KAYITSIZ ŞARTSIZ,
İŞ BİRLİGİ GEREKLİ...
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 13.07.16   #16
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Alevi duruşu.


ALEVILER
BÜYÜK BIR ASIMILASYONA
(SÜNNILEŞTIRMEYE) UĞRAMIŞTIR


Alevilik inanç, kültür ve toplumsal boyutuyla Anadolu’da ortaya çıkan, önceleri çeşitli tasarruffi, Batınilik, Kızılbaşlık, Bektaşilik gibi isimler alan ve son 200-250 yıldır Alevilik veya Alevi/Bektaşilik diye adlandırılan, kendine özgü bir inanç, dünya görüşü ve yaşam biçimidir. Alevilik Anadolu’da özelikle köylü ve yoksul kitleler arasında yaygın olduğu için, hakim güçler ve onların İslam anlayışı, Aleviliği yok sayıp yasaklamıştır. Sanayinin gelişmesi, köyden şehirlere ve Avrupa’ya göç nedeniyle eskiden musahiplik, cem kurumu etrafında örgütlenmiş olan Aleviler doğal bağlarından kopmaya, gelenek ve ilkelerini unutmaya başlamış, aynı zamanda Aleviler ve Alevilik resmi ideoloji (devlet politikası) ve Sünni İslam içinde yok edilmek istenmiştir. Aleviliğin içine Alevilikle ilgisi olmayan unsurlar girmiş ve Aleviler büyük bir asimilasyona (Sünnileştirmeye) uğramıştır. Buna rağmen Aleviler kendi öz inançlarını ve bilinen İslam’a olan mesafelerini korumuş örneğin İslam’ın 5 şartına uymamışlardır. 2 Temmuz 1993 Madımak katliamı Alevileri kendi inançları etrafında kenetlemeye, kendilerini ve inançlarını yeniden tanımlamaya zorlamıştır. 150-200 yıldır büyük bir bulanıklığa uğramış, dünün köy koşullarına göre yapılanmış olan Aleviliği, bugün 2 binli yıllarda, uzay, bilgisayar çağında ve Avrupa koşullarında, eskiden olduğu gibi sürdüremeyiz. Alevi inancının kendine özgü esaslarını net bir şekilde ortaya koymazsak, bulanıklığı ortadan kaldıramaz, Alevilerin inanç ve toplumsal birliğini sağlayamayız. Bu nedenlerle Aleviliğin özüne sadık kalınarak günün koşullarına göre yeniden yorumlamalıyız.

ALINTI.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
alevi fotoğrafları alevi Resimleri alevi karikatür Alevi Alevi Resimleri 11 25.10.14 18:18






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2