Sponsor Reklamlar


Ağaç Şeklinde Aç3Beğeni
  • 1 gönderen kalendercan
  • 2 gönderen kristal

 
Seçenekler
Alt 26.04.14   #1
kalendercan
Avatar mevcut degil.
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: Oct 2013
Nereden: ankara
Mesajlar: 20
Rep Puani : 20
Standart Alevilerin putlari gibi en büyük putlardandir kabe diye başlik atan AYDIN ÖZBAKIRIN


yazan AYDIN ÖZBAKIR
ALEVİLERİN PUTLARI GİBİ EN BÜYÜK PUTLARDANDIR KABE

Olabilecek en iyi hükümlerin sürekli sahibi Rahim Allah’ın, en üst makamın sahibi Rahman Allah'ın, isimlerinin karşılığı ile...
Aşağıdaki Ayetleri ve açıklamaları okuyup alevilik sünnilik ve diğer yanlış dinlerin uygulamalarına inanan sonuçlarına katlanır.
// 17.73-74-75 (isra 73-75 Ayet) Onlar, sana vahyettiğimizden (اوحينا) başkasını Bize karşı uydurman için az kalsın seni ondan şaşırtacaklardı ve inanç dostu edineceklerdi.Eğer Biz sana sebat vermiş olmasaydık, az kalsın onlara biraz meyledecektin. İşte o zaman sana, hayatın da, ölümün de katlanmış acılarını tattırırdık. Sonra Bize karşı kendine hiçbir yardımcı bulamazdın.//
(Not:''Biz'' Arapçada büyüklük anlamındadır.)
//12.3 (Ayet)- Biz bu Kur'an'ı sana vahyetmemizle, ( اوحينا ) en güzel kıssaları gerçek olarak sana aktarıyoruz, oysa sen, daha önce, bundan haberi olmayanlardandın. //
Görüldüğü üzere sadece bu kelime bile diğer açıklamalara gerek bırakmıyor. Çok açık bir şekilde Kuran Vahy’i diye kastedilen kelime olarak geçiyor. Ayrıca yusuf .3’de Kuran kelimesi de elif-lam takısıyla yazılmıştır ve 17.73-74-75 ‘deki kelime de aynı kelimedir ve bu kelimeye istinaden Peygamber’e kat kat acı tattırılıyor.İşte burada bütün her şey başlıyor.İftiracı kafir münafıklar ‘’Peygamber’e uyun’’ mantığındaki Ayetleri fitnelik için sebep yapıp bu Ayet’i görmemezlikten gelmektedirler.Bazı Ayetler ‘’Peygambere uyun’’ der ; ama bu Ayet de Peygamber’in sadece ve sadece Kuran Vahy’ini anlattığını söyler.Yani ‘’Peygamber’e uyun’’ Ayetlerini hadislere inanmak için bir bahane olarak kullanmak isterler.Peygambere uymanın sadece ve sadece Kuran Vahiylerine uymak olduğunu kabullenmemeleri yetmezmiş gibi hadis toplayan iblis dostlarının hadislerini Peygamber ilan ederler.Yani hadisleri Peygamber ilan ederler.Rahman olan Allah o kadar mı düşünemiyor da dinini kulaktan dolma bilgilere bırakıyor.Sen hiç Allah’ın ‘’Bu Kuran eksiktir bu Kuran’da bulamadığınız şeyleri dışardan tamamlayınız.’’ mantığındaki Ayet’i olduğunu biliyor musun? Peki ‘’asıl anlamı ile inanılan Kuran Vahy’ine inanmayana doğumunun da ölümünün de birleştirilmiş acısını tattırılacak’’ denilen Ayet’in olduğunu biliyor musun? O zaman dikkatli ol ki Zikr yeterlidir ve bu gerçeği öğrendiğin anda uymayınca önceki yaptıklarının birleştirilmiş cezasını çekeceksin.Öğrendiğin anda yapmazsan eğer, önceki bilmediğin anda yaptıklarının cezası da hesaba katılacak onların cezasını da çekeceksin.Bu böyledir kurtuluş hiçbir zaman yoktur.Kafir münafıklar ise sırf Rabbimizin Tek yüce ve kusursuzluğunu ortaya çıkardığı için bunu kabul etmezler.Kimileri kazançtan dolayı kimileri bu kadar çelişkisiz bir Kuran’ın dışarıdan bir sözle çelişkili hale gelmemesini kabullenmeyişi, kimileri ise tek kaynağın iblis dostlarının kaynakları değil de çelişkisiz bir şekilde kulluk etmek istemedikleri Rabbimize ait olmasından kabul etmezler.Gerçekten de sırf Rabbimizin Tek yüce ve kusursuzluğunu ortaya çıkardığı için kabul etmezler.İşte bu yüzden sadece ve sadece bu yüzden öğrendiğin anda yapmazsan eğer, önceki bilmediğin anda yaptıklarının cezası da hesaba katılacak onların cezasını da en ağır şekilde çekeceksin.Sırf Rabbimizin Tek yüce ve kusursuzluğunu ortaya çıkardığı için kabul etmemek neymiş göreceksin.Bu olaydan da sadece sünniler sorumlu olmayıp hristiyanlık, musevilik, hinduizm, budizm, sihizm, bahailik, konfüçyüsçülük, jainizm, şintoizm, alevilik ve çeşitleri gibi diğer dinler gibi dinlere inananlar da sorumludur.Allah’ın Tek, yüce ve kusursuz oluşunu hareketlerle onaylamaz, yazılı ve doğadaki Ayetlerle yaşanan son dini kabul etmez iseler cehennem ehlidirler.
İlah’ımıza Yapılan İnkar ve Küfür
En büyük inkarcı küfredici, iblise çalışan, diyanet ve diyanetin inanç dostları… Meallerinde iblis kelimesini büyük yazan İlah kelimesini küçük harfle yazan… İlah yaratıcımızın en önemli tek ismidir. Allah, Rahman, Rahim ve Rabbimiz isimlerindeki yaratma yöntemlerini gerçekleştiren de O’dur.2.163'de واحد kelimesiyle tek; Rahman ve Rahim sıfatında olduğu açık açık bildirilmiştir.13.30'da ise İlah'tan başka Rabbimizin olmadığı... Evet İlah Tek’tir ve Rahman ve Rahim sıfatındadır; en üst makamdadır.
Varlığı sonsuz önceden sonsuz sonraya doğru sadece Kendinden olan Tek ve yüce Yaratıcı’mızın en önemli tek ismi İlah’tır. Yaratıcı olanın Kendisidir yaratmak fiili veya mastar almış hali değil.Yaratmak fiili başka kelimelerle zaten söylenmiştir.Bütün en güzel isimler de İlah kelimesinin yaratıcı olma özelliğinden oluşan Allah’ındır. Şöyle ki Allah isminde yaratma anlamının olmaması zaten düşünülemez. Bir de elif-lam takısının olmaması. İlah'ın anlamı sadece yaratıcı olduğuna göre Allah da elif-lam takısı alacağına göre şu sonuç çıkmaktadır, Allah; ''elif-lam takısı ile İlah kelimesinin birleşip kaynaşmasından'' oluşan artık başka isim ve sıfatları kazanandır. Bu sadece mantıki açıklamadır. Bir de şekilsel açıklama vardır.Şu durum bunu ispatlamaktadır. ال + اله = الله .Görülmektedir ki İlah da Allah da Elif-lam takısını ayrı ayrı almıştır. Zaten buna şüphe bile edilemez.Bir de Allah ve İlah kelimesindeki ''yaratılan her şey'' anlamındaki شیء kelime vardır. Bu da sadece İlah ve ‘’elif-lam takısı ile İlah kelimesinden oluşan Allah kelimesi’’ için kullanılmıştır.Tüm bu açıklamalar şunun içindir. İlk ve anlık yaratmayı da şu andaki geçen saniyeleri de yaratan İlah’tır.
Allah, Rahman, Rahim ve Rabbimiz isimlerindeki yaratma yöntemlerindeki yaratmaları da gerçekleştiren İlah’tır. 2.163'de واحد kelimesiyle Tek; Rahman ve Rahim sıfatında olduğu açık açık bildirilmiştir.13.30'da ise İlah'tan başka Rabbimizin olmadığı... 13.30’da İlah’tan başka Rabbimizin olmadığının söylenmesi ne kadar derin anlamları kendinde barındırır.Rabbimiz en ince ayrıntısına kadar bizzat kendi yapan ise bu Yaratma özelliği ile olur.Her şey şu anda yaratılma durumunda aynı anda da Alemlere hükmedilme durumlarındadır.Yaratılırken zaten hükmedilmektedir.İşte tüm bu durumlar sadece yaratma özelliğinden oluştuğu için İlah Tek’tir ve Rahman ve Rahim sıfatındadır; en üst makamdadır. Tekrar söylemek gerekirse bütün sıfatlar, olaylar yaratma özelliğinden meydana gelmektedir. Allah, Rahman, Rahim ve Rabbimizin özelliklerindeki yaratma yöntemlerini de gerçekleştiren İlah’tır. Gerek ilk baştaki anlık yaratma gerekse her zaman devam edecek yaratma. Attığımız adım bile yaratmanın bir sonucudur.
Şu anda bu hareket yaratılmasa bu fiil de gerçekleşmezdi. Geçen saniyeler ilk defa yaratılmasa bu an gerçekleşmez zaman kavramı oluşmazdı. Yani en önemli dediğimiz olaylarda yaratma olduğu gibi en önemsiz dediğimiz olaylarda da yaratma vardır ; çünkü çok çok değersiz dediğimiz varlık, olay, durum yoktan var olup şu anda karşımıza çıkmıştır. Kısacası yaratma fiili şimdiki yaşamın zaten kendisidir.
Hayatın kendisi olan yaratma durumunu gerçekleştiren Tek ve en önemli isim olan İlah’mıza yapılan ceza gerektirici bu büyük inkar, kendi inanç dostlarına her türlü şirklerde geçit vermesi en önemlisi de halen iblise tapmaları diyanetin ve inanç onun dostlarının kendi tercihleridir. Sınav dünyasında halen vazgeçilmeyen bu şekildeki hareketler, Rahman ve Rahim olan Allah’ımız tarafından şeytanlık olarak kayıt altına alma ve azabından emin olunamayan Rabbimizin şiddetli cezasına uğrama sebeplerinin en büyüğü olmuştur artık.
3.100(Ayet) Ey isteyerek inananlar, kendileri isteyerek Kitap verilen bir gruba uyarsanız imanınızdan sonra sizi döndürüp inkarında geri dönüşümü olmayan kişiler yaparlar ve de bunu isteyerek gerçekleştirirler .
10/82(Ayet) Suçluların zoruna gitse de Allah kelimelerle gerçekleri ortaya çıkaracaktır.
39.67 (Ayet)Allah'ın kadrini hakkıyla taktir edemediler O’nu gerçeği gibi yüceltmediler. Kıyamet günü ise yeryüzünün tamamı O'nun kontrolündedir ve semalar, O'nun kudretiyle dürülmüş olacaktır. O, onların yüşriklerinden beridir –süphandır- ve yücedir.
Oruç
2.185 -(Ayet) Ramazan zamanı, insanlara yol gösteren, hidayeti, doğruyu ve yanlışı ayırıp açıklayan Kur’an’ın indirildiği zamandır. İçinizden kim o aya şahit olursa yeni öğrenileni yapsın. Kim hasta olur, yahut seferde bulunursa(tutamayacak herhangi bir sebebi olursa) zaman şansı olup başka günde tutsun.Allah bu zaman şansınızı kaçırmayıp faydalanmanızı doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı tekbir edip şükretmenizi ister.İşte bunun için kolaylık ister, güçlük istemez.

Kuran’da oruç diye çevrilen iki kelime vardır.Birisi يصمه diğeri صيام .Bunlar birbirine benzemekle birlikte bir yönüyle farklıdır. Çevirmenler bu iki farklı kelimeye de aynı anlamı yüklemişler. Halbuki biri yememe içmeme cinsel ilişkiye girmeme anlamındaki oruç diğeri eski uygulamayı tamamen bırakma anlamındadır.
صيام: Kelimesi yeme içme ve cinsel ilişkiyi terk etmek anlamındaki oruçtur.Bu 4.92 – Ayet’inde inanan birisini istemeyerek , yanlışlıkla kendisini ve inancını etkisiz hale getirenlerin pişmanlık samimiyetini ispatlaması için Allah'ın emrettiği oruç budur. 5.89 Ayet’inde boş bulunarak yapılan yeminlerin kefareti olan oruç. 2.187’ de ise tam olarak açıklanan yememe içmeme cinsel ilişkiye girmeme anlamındaki oruç kelimesine uygun olarak geçen oruç da bu oruçtur. Bu kelimedeki oruç bu Ayetlerde geçmektedir; her şey açık ve ortadadır.
يصمه: Kelimesi artık önceki uygulamaları bırakmak.2.185 Ayet ’indeki bu kelime ise yukarıdaki oruç kelimesine benzemekle birlikte bir yönüyle ayrı bir kelimedir. Öğrenilen uygulamayla, bilgiyle birlikte eskisini tamamen bırakmaktır.
Kuran’da ''ay'' (zaman) diye çevrilen iki kelimeyi ele alalım.
9.36'da ''.....şüphsiz Allah katında AYLARIN (الشهور =aylar=çoğulu) sayısı 12 AYDIR( شهرا =ay )......'' cümlesindeki ''ay'' kelimesi ve 2.185 deki Ramazan ''ay''ı (شهر ) diye çevrilen kelime.
Görüldüğü gibi durum farklıdır.Bu iki kelimenin anlamlarının farklı olduğu görülmektedir.Kuran'daki ''ay'', ''zaman'' diye çevrilen diğer kelimeler de kriter farklı olduğu için aynı mantıktadır. Bu anlamlara değer verilememesinden fitnelikler oluşur.Bunlardan birisi 30-31-28 günlük zaman dilimi yani gün ile hesaplanan, diğerleri ise belli bir olayın gerçekleşme zamanı veya başka kriterlerle hesaplanan zaman dilimidir.
Ayetlerde her şeyin açıklaması vardır. Örneğin çocuğun anne karnında taşınması ve sütten kesilmesi otuz ay sürmesi, ayların sayısının on iki olması 30 ile 12 vb... rakam ile belirtildiği halde Ramazan ayı diye çevrilen kelimede hiçbir rakam belirtilmemiştir : ’’1 ay oruç tutun, 28 gün oruç tutun, 30 gün oruç tutun, 31 gün oruç tutun diye…’’ Bu rakamı bir tarafa bıraktık bu ayın ne zaman olduğunu bile bildiren Ayet yoktur.
Ramazan : Uygulanması gerekli zamanda gereken bilginin Allah tarafından indirilmesi veya gerekli zamanda gereken bilginin öğrenilmesi.
Ramazan zamanı : Uygulanması gerekli zamanda gereken bilginin Allah tarafından indirildiği zaman veya bunun öğrenildiği zaman.İşte bu zamanda, Kuran indirilmiştir. Kuran indirildiği zaman o inen Ayet çok gerekliydi ve de inince yapılması mecburidir. Kim böyle bir durumla karşılaşırsa yani öğrenmesi gereken şeyi öğrenirse artık o öğrendiği şey ile amel etmesi lazımdır.
Kim bu zamana şahit olursa : Gerekli olan bu bilgiyi gerekli zamanda öğrendiğinde…
O uygulamayı ''oruçlu'' geçirsin :Gerekeni yapıp eski uygulamayı bıraksın. Yani Ayet’te Kuran Ayetleriyle gerekli bilgiler gerekli olan zamanlarda indirilmiş ve bu zamandan sonra da hükmü sabitlenmiştir demek istenmektedir. Kim o anda gerçekten uygulama şansı yoksa daha sonra telafisini yapsın anlamı vardır.
Görüldüğü üzere ne ‘’oru璒 kelimesi ne ‘’ay’’ kelimesi kastedilen kelimelerdir. Ne de başka şeylerde rakam ve gün verildiği halde en önemli ibadet denilen şeyde bu yoktur.İşte kim ''salatında'' yanılgı içinde olup, ayrıntıya inemeyip, duruluk sağlayamayıp da şu andaki tüm delillere de şüphe içinde bakarsa o artık cehennemde yer beğenmek için şüphe etmemiş olur. Bu şundan dolayıdır ki başka bir seçenek bırakmaz. Anlamı zaten kendisinde olan Ramazan zamanı hidayete erme zamanlarıdır. İnsanlar ise bunu şirke dönüştürmüşlerdir. Başkalarından olmayan bir şey almalarından eşrak, açık açık uyguladıkları dolayısıyla tuşrik, bu yanlışlara sürekli bağlı kalmalarından neşrak hatasına düşmüştür. Tüm yönleri ve en ince ayrıntısına kadar bizzat uyguladıklarından da yuşrikten yargılanacaktır. Kendi yaptıkları yüzünden ve de ceza olarak da denilebilen oruç, ibadet orucuna dönüşmüş zamanı da Ramazan olarak algılanmıştır.
Oysa Ayet’te açık açık bildirdiği gibi hidayet, doğruyu yanlıştan ayırma, bunları uygulama zamanıdır. Kendi yanlışların yüzünden ceza olarak da denilebilen oruç zamanı değil. Bu inananların kendisini ve özellikle inancını hiç bilmeyerek engelleyip itibarsızlaştıranların ve bu amaç doğrultusunda da sıkıntı vermeye çalışanların tövbelerinin kabulü ve gerçekten pişman mı değil mi diye sınanması için yememe içmeme anlamında tutulan oruçtur.Hiç bilmeyerek bu hataları yapanların tuttuğu oruçtur çünkü isteyerek yapanlara şans verilmesi zaten söz konusu değildir.Yani gözünle görmeden haberin olmadan yaptığın hatalar yüzünden.Yoksa haberin olduğu halde istemeden yaptım demek zaten iblisin davranışıdır.iblis kendisinin cehenneme gideceğini bilir ama cehennemlik davranışları yapar.Neyin yanlış olduğunu bilmesi zaten yeterlidir ve kendini engelleyememesi onun sınavıdır.Bu oruçla ilgili kafir münafıklar bir de tutmuş ‘‘emir Kuran’da ama tutulma zamanı hadislerde’’ demektedirler.Olmayacak bir şey olmasına rağmen oruç zamanını hadi hadislerden aldın ‘‘emir Kuran’da ama tutulma zamanı hadislerde’’ sözü yine hayal ürünüdür.Böyle bir orucun Kuran’da olmadığı şüphesiz bir şekilde ispatlanmıştır zaten.Allah'a neden iftira atılıyor o zaman. Hadis toplayıcılar Allah'a ortak yapılmış olmuyor mu ? Tüm bunlar fesatlıktır, fesatlığın tanımından olan ‘‘isteyerek açığa çıkarılmış geri dönüşümü olmayan amaçsız bozgunculuk’’ tur. Böyle olduğunu bildiğin halde devam edersen işte sen o zaman fesatlığı, ‘‘isteyerek açığa çıkarılmış geri dönüşümü olmayan amaçsız bozgunculuğu’’ yapmışsındır ve Allah katında bunun geri dönüşümü yoktur. Yani sırf iftirayı boşu boşuna uygulamak için harekete geçmişsindir.Oysa ki yoktur bunun hiç mi hiç gerçekliği ve faydası… Tamamen insana zarar ve Allah’a iftiradır, bunun iyi niyetli yapıldığına bakılmayacaktır. İyi niyetli diye yapılanlar şimdiki durumlardır ama bu sahte iyi niyetlilik doğruları tamamen ortadan kaldırmaktan başka işe yaramamıştır.Şimdiki durum da bunun sonucudur.Tertemiz olan dinimizde şu andaki gelinen durum her şeyi açıklamaktadır.Bunun tek ama tek sebebi büyüklük taslayarak yapılan fesatlıktır.Asırlardır bir şey olmaz adına iyi gibi gösterilerek yapılan bu dini bozgunculuk Rabbimizin nimeti olmasa tamamen unutulacaktı.Bunun içindir ki ‘’ben doğruları biliyorum ve anlatıyorum tamam.’’ yoktur. Yavaş yavaş fesatlıklar büyümemesi adına doğruları anlattığın halde bir kişiyi bile saptırırsan ; sözlerinle ve örnek hareketlerinle yanlışa sevk edersen bütün yaptıkların boşa gider, gider çünkü ‘‘iblis ve şeytanlar Allah’a korkarak inandığı halde insanları saptırır.’’ diye örneklendirilmiştir 8.48 //15.(39-40)//14.22 de.
devamı var
Sponsor Reklamlar

kalendercan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 26.04.14   #2
kalendercan
Avatar mevcut degil.
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: Oct 2013
Nereden: ankara
Mesajlar: 20
Rep Puani : 20
Standart Cevap: Alevilerin putlari gibi en büyük putlardandir kabe diye başlik atan AYDIN ÖZB


En Büyük Putlardan Olan Bina

Aynı alevilerin putları gibi en büyük putlardan olan kabe…
22.27-28(Ayet) İnsanlar arasında haccı ilan et ki, gerek yaya olarak gelenler gerekse gerek uzak yollardan yorgun develer üzerinde gelmek isteyenler kendilerine ait birtakım menfaatlere şahit olsunlar ve Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği hayvanları Allah'ın ismindeki sürekli olan asıl durumları gerçekleştirme niyetiyle ( يذكروا ) kurban etsinler. Artık onlardan siz de yiyin, yoksula fakire de yedirin.
Uyarma, açıklama ve hatırlatma durumlarına vesile olan özellikle seçilmiş kişi yani Resul, ve ilk bildirmeye vesile olan özellikle seçilmiş kişi yani Nebi olan Muhammed’in yanına teknoloji yetersizliğinden ve ilk defa gelen bilgiler dolayısıyla hac görevi için gidilme amacı şu anda ne yazık ki kutsallaştırılmış olan bir binanın yanına gidilme amacı gibi olmuş. Hem de faydası olmayacak bir şekilde etrafında dönmeye .Öyle ki hac kelimesinin anlamı hareketlerle ve karşılıklı olarak bilgi alışverişidir Arabistan’a gitmek kesinlikle değildir. İlk dönemlerde Arabistan’da şimdi ise herkesin günlük hayatta her zaman yapabileceği şey. Bir merasim veya tören ile zorlaştırılan değil. Kuran’ın ilk indiği zamanlarda bu bilgileri kimse bilmiyor teknoloji ile de yayılamıyordu. O anda yeni gelen bilgilerin öğrenilmesi bilgilere tanık olunması ve doğru bilgilerin karşılıklı öğrenilmesi için Peygamber’in yanına gitmekten başka bir yolla olamazdı. Bu yüzden Allah, Peygamber’e haccı ilan etmesini söylemiş bilgileri doğru kaynaktan ve en uygun yöntemle öğrenmelerinin en doğru olduğunu bildirmiştir. O dönemde bu, sadece Arabistan’da oluyordu şimdi her yerde, ki Kuran artık bütün dünyaya yayılmıştır. Burada asıl anlatılmak istenen de Arabistan’ın amaç edinilmesi değil bilgilerin karşılıklı olarak aktarılmasıdır. Kuran ilk defa indiği için Peygamber’de Arabistan’da olduğu için karşılıklı sözlerle ve hareketle bilgi alışverişi orada oluyordu ve şu anda hac kelimesiyle Arabistan’ın alakası yoktur. Her yerde yapılabilen hac sayesinde hem söz ve hareketlerle Allah anılacak hem de bilenler bilmeyenlerin eksikliklerini tamamlayacak. Yani anlamlar çok değişmiş uygulamalar amacından saptırılmış, yorumlar katılmış. Şimdi ise insanlar ‘‘Muhammed Peygamber’in mezarına dua etmek için gidiyoruz hem de diğer Peygamberlerle de ilahi bağlantıya geçiyoruz ve de bunların hepsi Kuran’da yazılıdır.’’ demektedir.
Bu cümle kar zarar hesabı yapamayan insanların şirk içeren düşünceleridir. Ölmüş bir kişi Peygamber de olsa artık ölmüştür ve kimsenin de kimseye faydası yoktur. İyi isen zaten kurtulmuşsundur kötü isen seni kimse zaten kurtaramaz. Herkes kendi yaptığını bulur başka biri sana zerre kadar fayda getiremez, eğer getirir dersen Allah’a ortak koşmuş olursun. Sen ilk önce kendini düşün ve inanç ile doğruların farkına var, daha sonra bu inanç ve bilgiler ile önceki yanlışlarını bırak. ‘‘Ölmüş de olsa Peygamberi düşünüyorum ona dua ediyorum.’’ demek olmayacak bir şeyi yapıyorum demektir çünkü. ‘‘Diğer Peygamberlerle ilahi bağlantıya geçiyorum.’’ sözü de aynı mantıktır. Sadece Allah ile ilahi bağlantıya geçebilirsin ve geçmelisin. Kimse senin gizli olan ilahi bağlantını ne hissedebilir ne de bu bağlantıya karşılık verebilir.
Buna sadece Allah şahit olur o zaman da kaybetmiş olursun. Arabistan’a gitme sebeplerinden biri de putlaştırılmış binanın etrafını dönmek ki bu da son derece vahim bir olaydır. Resmen bu, bir yapının etrafının dolaşılıp bir faydası olduğu iftirasının atılmasıdır. Allah hiçbir zaman putları, putları hatırlatacak uygulamaları, Kendi yüceliğini perdeleyen ikinci bir nesneyi emretmemiştir. Bunu emretti diyen kafirdir. Allah putu yasaklamışken amaçsız bir şekilde bir binanın etrafını dönmeyi hiç emreder mi? Peygamber de, Peygamberlerin yaşadığı yer de Allah katında bir hiçtir Kendi yüceliğini perdeleyen uygulamaları hatırlatıyorsa. Peygamberler ölmüştür Kuran gelmiştir daha sonra insanlar tarafından Ayetlerde kabe diye çevrilen Beyit, fesatlık sonucu puta çevrilmiştir, Beyit’in tavafı ise putun etrafında dönmek olarak algılanmıştır. Beyit’in Allah katındaki gerçek manaya bakılmamasının yanında Kuran’daki anlamına da bakılmamıştır doğal olarak. Oysa Beyit, kafir münafıkların yüklediği anlamından tam ve tam zıttır. Her zaman diliminin ve her ortamın en önemli başlangıç noktası olan Beyit putlaştırılmış yapıya binaya çevrilmiştir adı da kâbe olmuştur. Öfkesi kelimelerle ifade edilemeyen bu olay tamamen doğruyu bulmak istemeyenler yüzünden bırakılan bir durumdur. ‘‘Beyit’in tavafı’’ kelimesiyle de ‘‘ilk ve en önemli başlangıcı başka konularla ve başka açılardan da ele almak’’ anlamı kastedilmiştir. Buradaki olay da , İftiracıların anladığı gibi tam bir şirk olayı değil, Allah’ı tam yüceltmek için başka konularla ve başka açılardan bu görevi gerçekleştirme olayıdır. Putun etrafını dolaşmak değil. Putun etrafını amaçsızlık, çelişki ve şirk kazanacak bir şekilde değil. Amaçsız olmasını bırak, iblisliğin onaylanmasına onaylama katarak. Allah hiç kimseye binayı, mezarı, insanı kutsallaştır diye emretmemiştir. Sadece Allah vardır.
Kuran ve Peygamberler de sadece Allah’a kulluğun yöntemlerini öğrettiği için vardır. Peygamberler ölünce yaşadığı yerleri ve mezarını faydası olmayacak bir şekilde daha doğrusu şirkli bir şekilde kutsallaştırma, yüceltme Allah gibi değer vermek anlamına gelmektedir ki affedilmeyecektir . Gerçekten böyle bir şeyin olması yani yaşayan ve ölmüş Peygamberlerin ve yaşadığı toprakların kutsallaştırılması Allah’tan gibi değer vermek anlamına gelmektedir ve şirktir. Ne var ki Peygamber yaşasa da kutsallaştırılmaz çünkü bütün hakimiyet Allah’ındır. İnanan insan da Peygamber de aciz kul olduğu için mümin olmuştur zaten. Sen ise bunun tam zıttını yapıp kutsallaştırıyorsun. Hem hayattayken hem ölüyken hem kendisine hem de yaşadığı yerlere içinden veya dışından Allah gibi değer veriyorsun. Kaldı ki Allah 2.284’de ‘‘düşüncelerden yapmadığınız planlardan bile yargılanacaksınız’’ demişken insanlar gözle görülür en büyük putu tuşrikleştirmiştir. İşte tüm bunları dikkate almayanlar Peygamberi de Peygamberlerin yaşadığı toprakları da putlaştıran insanlardır. Bunların hepsi ama hepsi iftiradır şirktir. Ne mezarına gitmek, ne Peygamberlerle ilahi bağlantıya geçmek ne de binanın etrafını dolaşmak. Hepsi iftiradır. Sadece Allah ile bağlantıya geçilir ve hareket olarak da sadece Allah’ın Tek ve yüce olduğunu onaylayan hareketler vardır. İkinci bir nesne, bina, mezar vb. şeyler değil. İnsan ve Peygamber hayatta olsa bile bunlar da aracı olamaz senin ile Allah arasına. Bunlar sadece doğruların nasıl bulacağının yöntemini gösterir.
Sana yöntemini gösterir kendi de baştan bildiği bu yöntem ile bilgileri çıkarır uygular ve insanlığa iletir. Bunun adı da salat ile Kuran’dan bilgileri çıkarmak uygulamak, Salatı Vusta veya tebliğ ile de insanlığa sunmaktır.
Bu yöntem ile çıkan bilgiler de sadece Allah’ın Tek, yüce ve kusursuz oluşunun bilgileridir. Hepsi de doğada var olduğu gibi yazılı Ayetlerde de mevcuttur başka kaynak da gerekmez. Kusursuzluğuna çalışanlara nasıl yardım ettiği, bilimi ve diğer bilgileri Kendi yüceliğini ve gücünü göstermek için insanlara nimet olarak sunduğu, Allah’ı yüceltmeniz için ne yapmanız gerektiği ve daha başka sayılamayacak kadar her şey Ayetlerinde mevcuttur. Allah’ı direk ilgilendiren yücelikler de olduğu gibi bunlara hizmet eden dünyevi işler de Allah’ın Tek ve kusursuz oluşuna hizmet eder ve bunlar da sadece Allah’ın Kendi Ayetlerine bakılarak bulunabilir. Bu sebeple ki ne Allah’ın Zikr’deki yani Kuran’daki manaları biter ne de Allah’a olan övgüler. Bütün cin ve insanlar birleşse hepsi bütün gücüyle dini ve dünyevi yücelik ispatları arasalar yine bitmez. Bu gerek bilimle olsun gerekse salat ile olsun gerekse cümlelerle başkalarına aktarmak olsun gerekse siyaset ekonomik hayat vb. şeylerle olsun. Rabb’imizin Allah’ın bitmeyen övgüleri, yücelikleri ve Tek ve kusursuz olduğunu onaylayan ispatları olduğu gibi bütün cin ve insanların bunları sürekli onaylayınca bunda zerre kadar haksızlık etmemesi de vardır. Bu olayda da Kendi yüceliğini gösterir, sayılarla ifade edilemeyen cin ve insan demeyip herkese karşılığını tastamam verir. Neden o zaman cin ve insanlar Zikr’in bitmeyecek asıl anlamına başlamadan bunu baştan inkar ederler?
Nasıl ki Allah’ın yüceliği hiçbir zaman bitmez ve bitmeyecek, Zikr’in de anlamı hiçbir zaman bitmeyecektir. Bitmeyecek olan şeyin bitme korkusunu bir tarafa bırak bunun daha başlangıcına adım bile atılmadan bu inkarlar neden? Bilinmelidir ki ne Allah’ın yüceliğini anlatan kelimeler biter ne de övgüler ve ‘‘Muhammed Peygamber’in mezarına dua etmek için gidiyoruz hem de diğer Peygamberlerle de ilahi bağlantıya geçiyoruz ve bir de kabeyi tavaf ederek sevap kazanıyoruz.’’ cümlesi ise en büyük özelliği kandırmak olan iblisin Allah tarafından yaratılan bu sınav dünyasındaki bir kandırmasıdır.
Tıpkı bütün dünyayı saran hristiyanlık, musevilik, hinduizm, budizm, sihizm, bahailik, konfüçyüsçülük, jainizm, şintoizm, alevilik ve çeşitleri ve diğer dinlere inanan insanların inanması gibi. Dünya’daki bütün cin ve insanlar Allah Tek kusursuz ve yücedir inancını söz ve hareketlerle onaylayıp, Kuran’ın asıl anlamlarına sürekli ve bütünüyle inanıp, son dinimiz olan Ayetlerle yaşanan gerçek dini, hem yazılı hem doğadaki Ayetlerle yaşanan gerçek dini seçmezse kabe gibi puta tapmış seviyesindedir ve en ağır cezayla cezalandırılacaktır.
Sadece seviyoruz dedikleri aliyi az da olsa kurtarıcı olarak görmüş, ibadetlere az da olsa bunları da katmıştır. Hem de emredilmemiş ibadetlere. Hem ibadetlere hem de yapılan dualara aracı edilmiştir. Allah’a olan hiçbir ibadete kimse sokulmaz, Allah duaların kabulünde kimseyi aracı kabul etmez. Duaların kabul olmayacak da yaşayan ve ölmüş insanı araya sokarak mı kabul ettireceksin. Araya soktuğun kişi Allah’ın hükmünü mü değiştirmeye gücü yetecek? Demek ki sen inançlı değilsin ki araya birini sokup kendi kafirliğine kendin şahit oluyorsun.
Allah kendisi gibi ilahlaştırılması gereken birini yaratmış mı da kendi olması gereken ibadetlerine başka birini de katsın. Zaten Allah’tan başka herkes yaratılmıştır ve yaratılanlar sadece ibadet eder.
Allah’ın ibadetlerine ortak olmaz. En iyi kul bile sadece Allah’ın razılığına kavuşmuştur, Allah’ın ibadetlerine ortak olmamıştır. Zaten kendisini ve başka şeyleri ilahlaştırmadığı için de Allah’ın razılığına kavuşmuştur. Buradaki en önemli soru da ''Allah ile araya girip seni ali mi kurtaracak ? Seni ali mi kurtaracak da ibadetlerinde ali de var ? ''
sorusudur.
Allah'ın emretmediğini sünnet hadis saçmalığı ile Kitap'ta olmayan bir şeyi dışarıdan yorum getirip emretti diyen sünnilik gibi

alevilerin de insanları kutsallaştırması Allah’a ortak tanıması vardır.
Aynı sünniler gibi cehennemlik iftiraları ve olmayan ibadet şekilleri vardır.
Diğer bütün yanlış dinlerde de işte böyle insanı veya bir maddeyi kutsallaştırmak vardır ve bütün yanlış dinler aynıdır. Cehenneme giden herkes ama herkes aynı kategoridedir.

43/5(Ayet) Siz, haddi aşıp aşırıya gitmek isteyen topluluk oldunuz diye, sizi ‘’asıl şey ile’’ ‘’Zikr’’ ile uyarmaktan vaz mı geçelim?
10/82(Ayet) Suçluların zoruna gitse de Allah kelimelerle gerçekleri ortaya çıkaracaktır.
Yaratılma Amacımız ve İbadet Yöntemimiz

Bu Ayet sadece ve sadece yaratılma amacımızı ve ibadet yöntemimizin en ince ayrıntısını bildirmek için gelmiştir.
2.158(Ayet) Sefa ve merve Allah’ın bizzat kendisinin belirlediği ve kullandığı yöntem vesilesidir. Beyit’in hac ve umresi yapıldıktan sonra artık Beyit’in hac ve umresini sefa ve merveyle tavaf edilerek yapılmasında sakınca yoktur. Kim de fazla olarak gönülden bir hayır işler ise Allah her şeyi bilen şükrün karşılığını verendir.
diyanet meali ise
2.158(Ayet) - Şüphesiz, Safa ile Merve Allah'ın (dininin) nişanelerindendir. Onun için her kim hac ve umre niyetiyle Kâ'be'yi ziyaret eder ve onları da tavaf ederse bunda bir günah yoktur. Her kim de gönlünden koparak bir hayır işlerse şüphesiz, Allah onu bilir, karşılığını verir. (diyanet meali)
Açıklaması
Sefa: Aynı amaç için toplanmış bölük bölük durumlar.
Merve: Farklı amaçtaki bilgi ve durumlar.
Hac: Hareketlerle ve sözlerle Allah’ın dini hakkında karşılıklı bilgi alış verişi yapmak.
Umre: Belli bir konunun bilgilerine ulaşmak.
شعائر : Allah’ın bizzat kendisinin belirlediği ve kullandığı yöntem vesilesidir.

Sefa ve merve Allah’ın bizzat kendisinin belirlediği ve kullandığı yöntem vesilesidir شعائر : Aynı amaç için toplanmış bölük bölük bilgi ve durumlar, farklı amaçlardaki bilgi ve durumlar Allah’ın işaretleridir.
Kim Beyit’e hac için varırsa : Beyit hakkında başkalarıyla söz ve hareketlerle bilgi alış verişi yaparsa .
Kim Beyit’e umre yaparsa : Beyit’i başkalarıyla söz ve hareketlerle bilgi alışverişi için değil de sadece bunun bilgilerine ulaşırsa.
Artık hac ve umre durumlarını : Hareketlerle ve sözlerle bilgi alış verişi durumlarını veya sadece bilgilerine ulaşma durumlarını .
Sefa ve merveyle yapmasında sakınca yoktur: Hac ve umresini katıksız tamamladıktan sonra artık bu görevi sırf bu iş olan durum ve bilgilerle başka amaç için olan durum ve bilgileri karıştırarak yapabilir.
Hac sözlerle ve hareketlerle karşılıklı olarak bilgi alışverişidir. Bu ibadet şekli sayesinde en az iki kişi arasında bilgi alışverişi gerçekleşir bu vesile ile de Allah en iyi şekilde anılmaktadır. Hem Allah anılmaktadır hem de bilinmeyen eksiklikler tamamlanmaktadır ve bu günlük hayatta yaptığımız uygulamadır. Herhangi bir tören ve merasim ile zorlaştırılan değildir. Salat ile çıkan yüceltme bilgileri veya Allah’ın doğadaki Ayetleri vesilesi ile Allah’ı sözlerle ve hareketlerle anmak.
حج = Karşılıklı sözlerle ve hareketlerle bilgi alışverişini anlatmaktadır.2.158’de geçmektedir.
حاج = Kendisine hükümdarlık verilen bir insanın Hanif İbrahim ile tartışmasını anlatırken kullanılmıştır.2.258’de geçmektedir.
بالحج = İlk defa gelen bilgilerin karşılıklı sözlerle ve hareketlerle öğrenilmesi için emredilen bilgi alışverişini anlatmaktadır.22.27’de geçmektedir.
Görüldüğü üzere hepsinin ortak anlamı ‘‘karşılıklı sözlerle ve hareketlerle bilgi alışverişi’’ dir.22.158 ve 22.27’ deki aynı kelimedir fakat 22.27’de ek almıştır.2.158’de ise karşılıklı sözlerle ve hareketlerle olan bu bilgi alışverişi zıt görüşlerin tartışması şeklinde olmuştur ama ortak anlam aynıdır.
الصفا = elif-lam takısı almış sefa kelimesidir.Bu kelime 2.158’de geçmiştir ve Beyit’in hac ve umre yöntemindeki tavafında kullanılmıştır ve sırf Beyit için olan bölük bölük şeklindeki konuları anlatmaktadır.Yani Beyit’in hac ve umresi yapıldıktan sonra artık Beyit’in hac ve umresi sefa ve merveyle tavaf edilerek yapılacak.
صفا = elif-lam takısı almamış sefa kelimesidir.18.48’de geçmektedir. Burada, Ahiret’te yargılanırken aynı sınıfta ve aynı seviyede olan kişilerin bölük bölük toplanacağı söylenmektedir ve burada bu kelime bölük bölük toplanan bu kişileri bildiren kelime olarak kullanılmıştır.
Görüldüğü üzere 2.158’deki sefa kelimesinin anlamını diğer Ayetlere bakarak bulabilmekteyiz. Bunun anlamı da ‘‘aynı amaç ve sınıftaki bölük bölük olan şeyler’’ dir.Yani 2.158’de Beyit’in hac ve umresi yapıldıktan sonra artık Beyit’in hac ve umresi sefa ve merveyle tavaf edilerek yapılacak.İlk önce Beyit bütün olarak ele alınacak daha sonra bölük bölük konulara ayrılabilir.Bu bölük bölük konular anlamına gelen sefanın anlamı sırf Beyit için olan bölük bölük konulardır. Merve de bunları hatırlatan bölük bölük konulardır.Merve diğer Ayetlerde geçmemiştir ama Rabb’imiz burada da şüpheye yer vermemiştir.Sefa anlamından sonra mervenin anlamı zaten kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.Başka bir anlama zaten yer yoktur. Anlamın biri sırf bu iş için olan konular ise diğeri de bunları hatırlatan diğer konulardır.
Bu Ayet şu soruları en ince ayrıntısına kadar açığa çıkarmak için gelmiştir. Allah’ın Tek, yüce ve kusursuz oluşu bana göre ne ifade eder? Bunu ispatlamak ve onaylamak için ne yaptım? Biz bu dünyaya niçin geldik ve en önemli ibadetimiz nedir? Bu ibadetimizi hangi konu ve yöntemler ile yapacağız. Dünyevi işlerin ibadetimizdeki yeri nedir ? Dünyevi işlerle en önemli tek amacımız olan Beyit’i karşılaştırınca dünyevi işlerin Beyit ’deki payı ve katkısı nedir? İnsanların ve cinlerin huşu içinde yaşadığı alevilik, sünnilik gibi kandırmaları, uydurmaları Allah’ın Tek, yüce ve kusursuz oluşunun yanına çok az da olsa katıyor muyum? Bütün bu soruların cevabını tek bir Ayet en ince ayrıntısına kadar verecektir. Biz bu dünyaya ilk önce inanç görevini katkısız bir şekilde yapmak için gönderildik. Bu göreve de ilk önce olmazsa olmazlar yapılarak gidilir. Bu ilk olmazsa olmazlar ‘‘amacı belli etmek’’ tir. Amaç belli edildikten sonra da bunun kriterlerini en iyi şekilde sağlamaktır. Hem amacını hem de bunun kriterlerini baştan hareketlerle ve sözlerle onaylarsın daha sonra dünyevi işleri yine bu görev için bir malzeme olsun diye kullanırsın.
Sıradan bir sünni, sıradan bir alevi olmadığını kesinkes belli etmek, ‘‘Allah’a tam inanıyorum ve O’nu tam anlatıyorum’’ diye iftiracı dincilerden olmadığını, aksine sadece Allah’ın dediklerini yapan aciz kul olduğunu belli etmektir en baştaki şartlar. Ayrıntı dediğimiz dünyevi işler ise sonradır, sonra olsa da Beyit için sadece bir malzemedir. İlk ibadetin ise ya Beyt’in sadece bilgilerine ulaşmak yani umre, yada Beyit hakkında hareketlerle bilgi alışverişi yapmak yani hacdır. En iyisi hac olmaktadır ki bunda karşılıklı bilgi alış verişi hareketlerle, gözle görülür şekillerledir. Bunda en az iki kişi vardır ve bu günlük hayatta yapılan sohbet ve tartışmalardır.
Herhangi bir zorlaştırma, tören ve merasim olayı değildir. Bu sayede hem sözlerle ve hareketlerle Allah’ı ilgilendiren her konuda Allah anılıp yüceltilecek hem de hem de karşılıklı olarak eksiklikler tamamlanacaktır. İşte bu ‘’hareketlerle bilgi alışverişini(hac)’’ veya sadece ‘’bilgilerine ulaşma durumunu(umre)’’ hiçbir katkı olmadan tam yapacaksın. Beyit’i anlatmak için kullanılan katkısız cümlelerden olan şu kelimeler ise ilk devrelerde olmazsa olmazlardandır.
Bu kelimelere uygun hareketleri göstermek ise en önemli ilk şarttır ve tüm bunların hiçbiri birbirinden ayrılamaz: ‘
DEVAMI VAR
Sponsor Reklamlar


Konu kalendercan tarafından (26.04.14 Saat 20:22 ) değiştirilmiştir.
kalendercan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 26.04.14   #3
kalendercan
Avatar mevcut degil.
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: Oct 2013
Nereden: ankara
Mesajlar: 20
Rep Puani : 20
Standart Cevap: Alevilerin putlari gibi en büyük putlardandir kabe diye başlik atan AYDIN ÖZB


Benim yaşama amacım ne, Allah’ın Tek ve kusursuz oluşu ve bunu gösterme yöntemi bana göre nasıldır bu yöntemleri en doğru şekilde kullanıyorum mu? Soruları. Beyit’in inanç ve dünyevi hayatın ilk ve en önemli başlangıç olduğu Zikr ise inanç dünyasına ve dünyevi hayatın da inançla birlikte yaşanmasına hizmet eden olduğu. Beyit’te ilk öncelik Zikr olduğu Zikr katkısız gerçekleştikten sonra Zikr ile birlikte dünyevi hayatın başladığı. İnsanın hayattaki amacının Beyit’i her zaman diliminde gerçekleştirmek olduğu. Şirk ve çeşitleri ve de iftiraların Beyit’in tam zıttı olduğu. Beyit’in, iş ve sosyal hayatın bir tarafa dursun inanç hayatının ilk ve en önemli başlangıcı olduğu ve bu olmazsa inancın baştan olmadığı ve en büyük cezayla cezalandırılacağı. Beyit’i gerçekleştirmek için ibadetlerin ilk önce sırf gerçek razılık için yani sadece ‘Rabb’imizin Tek ve kusursuz olduğunu sözlerle ve hareketlerle ispatlamak için yapılan çalışmaları yapmak ve artık bu çalışmaların yeterli olduğu, bu çalışmalardan dolayı karşılıklı bir hoşnutluk kazanıldığının Rabb’imiz tarafından bildirilmesine muhatap olmak’, buna savaş ve savaşın sürekliliği gerekiyor ise bunun da hiç çekinmeden olabileceği. İnsanların ve cinlerin huşu içinde yaşadığı alevilik, sünnilik gibi kandırmaları, uydurmaları Allah’ın Tek, yüce ve kusursuz oluşunun yanına çok az da olsa katmanın cehennemlik olduğu’’ vb. gibi bilgileri karşındakine iletirsin ve bunların gereklerini yaparsın. Bu bilgiler sırf Beyit’i ve yaşama amacını belli etmek için seçilmiş ayrılamaz katkısız kelimelerdir başka amacı yoktur. Buna uygun kelime ve hareketlerle hem Allah’ın Tek ve yüce olduğunu onaylarsın hem de daha sonraki yaşama amacını belli edersin. Kısacası en baştaki olmazsa olmazlardır ve hangi tarafta olduğunu belli eder. Bu ibadetten sonra konu ve yöntem değişikliğine gidebilirsin. Yani Beyit’in hac ve umresi artık sefa ve merveyledir. Unutulmaması gereken tek şey ilk şart Allah’ın Tek, yüce ve kusursuz olduğunu hareketlerle tam onaylayıp bundan sonraki yaşama amacını belli etmektir. Bu Tek oluşu da sadece ‘‘Allah Tek’tir’’ kelimesini kullanarak değildir. Bunun zıttını bilderen kelimeleri ve hareketleri açığa çıkarmadan. Sadece Allah’ın kaynağı olan Kuran’ına yani korunmuş ve yeterli olan Zikr’ini kriter alarak. Bunu yapmaz isen zaten Allah’tan başka her türlü saçma şeye inanmış olursun ve Allah’a ortak tanıma olayını huşu içinde gerçekleştirip yaptıklarının farkına bile varmazsın. Bu aldatıcı hatayı yapmayıp niyetini belli ettikten sonra yani yaşamının hepsinde Allah’ın Tek ve kusursuzluğu için çalışacağını, bu doğrultuda iftira ve fitnelikler yapmayacağını söyledikten sonra aynı işi sefa ve merve ile yöntem ve konu farklılığı katarak yapabilirsin.
Sefa, katkısız ve sırf bu işler için olan bölük bölük bilgi ve konulardır
merve de bunları hatırlatan bilgi ve konular. Artık bu ikisi ile Beyit’in hac ve umresini yapabilirsin. Şöyle ki ; şirk, iftira, fesatlık, yücelik, Allah’a olan övgü gibi konuları ayrı ayrı ele alıp yani sefa haline getirebilirsin. Merve ise bilim, siyaset, iş ve sosyal hayat, ekonomik hayat gibi sefayı hatırlatan dünyevi uğraşlardır.
Yücelik kelimesini tek başına ele alıp bilimsel çalışmaları da tek başına ele alıp ikisini birleştirip bilimle Allah’ın yüceliğini anlatabilirsin. Bu örneğe çalışma hayatını da koyabilirsin. Siyaseti tek başına alır iftira ve fesat kelimesiyle birleştirip Allah yolunda çalışabilirsin, iftira atanlara ve fesatlık yapanlara, dini baltalayanlara gerekli cezayı vermeye vesile olabilirsin veya bunları yapanlara yol gösterebilirsin. Hac olayında bu böyledir umre olayında da bu iki yöntemle Beyit bilgisine ulaşabilirsin. Kısacası ilk önce Beyit’i bütün ve katkısız gerçekleştireceksin daha sonra başka konuları bölük bölük yapıp gerçekleştirebilirsin. Üstelik dünyevi işleri de katarak. Önemli olan sadece Beyit’in hac ve umresi olduğu için, baştan görevini tam yaptığın ve niyetini de belli ettiğin için sorun yoktur, artık dünyevi işleri Beyit için kullanabilirsin. Dünyevi işler gibi başka konuların girmesi demek Beyit’in hac ve umresinin sefa ve merveyle olması demektir ki bu da tavaf yapılması anlamına gelir.

Beyit’in başka açılardan ve başka konularla incelemek… İnsanlar ise Beyit kelimesine bina anlamı tavaf kelimesine de bir binanın etrafında dolaşma anlamı yüklemişlerdir. Oysa Beyit, kafir münafıkların yüklediği anlamından tam ve tam zıttır. Allah hiçbir zaman putları, putları hatırlatacak uygulamaları, Kendi yüceliğini perdeleyen ikinci bir nesneyi emretmemiştir. Bunu emretti diyen kafirdir. Allah putu yasaklamışken amaçsız bir şekilde bir binanın etrafını dönmeyi hiç emreder mi? Peygamber de, Peygamberlerin yaşadığı yer de Allah katında bir hiçtir Kendi yüceliğini perdeleyen uygulamaları hatırlatıyorsa. Peygamberler ölmüştür Kuran gelmiştir daha sonra insanlar tarafından Ayetlerde kabe diye çevrilen Beyit, fesatlık sonucu puta çevrilmiştir,
Beyit’in tavafı ise putun etrafında dönmek olarak algılanmıştır.Öfkesi kelimelerle ifade edilemeyen bu olay tamamen doğruyu çıkarmak istemeyenler yüzünden bırakılan bir durumdur. ‘‘Beyit’in tavafı’’ kelimesiyle de ‘‘ilk ve en önemli başlangıcı başka konularla ve başka açılardan da ele almak’’ anlamı kastedilmiştir. Buradaki olay da , İftiracıların anladığı gibi tam bir şirk olayı değil, Allah’ı tam yüceltmek için başka konularla ve başka açılardan bu görevi gerçekleştirme olayıdır.

Putun etrafını dolaşmak değil. Putun etrafını amaçsızlık, çelişki ve şirk kazanacak bir şekilde değil. Amaçsız olmasını bırak, iblisliğin onaylanmasına onaylama katarak. Allah hiç kimseye binayı, mezarı, insanı kutsallaştır diye emretmemiştir. Sadece Allah vardır. Kuran ve Peygamberler de sadece Allah’a kulluğun yöntemlerini öğrettiği için vardır.

Peygamberler ölünce yaşadığı yerleri ve mezarını faydası olmayacak bir şekilde daha doğrusu şirkli bir şekilde kutsallaştırma, yüceltme Allah gibi değer vermek anlamına gelmektedir ki affedilmeyecektir . Gerçekten böyle bir şeyin olması yani yaşayan ve ölmüş Peygamberlerin ve yaşadığı toprakların kutsallaştırılması Allah’tan gibi değer vermek anlamına gelmektedir ve şirktir. Ne var ki Peygamber yaşasa da kutsallaştırılmaz çünkü bütün hakimiyet Allah’ındır.

İnanan insan da Peygamber de aciz kul olduğu için mümin olmuştur zaten. Sen ise bunun tam zıttını yapıp kutsallaştırıyorsun. Hem hayattayken hem ölüyken hem kendisine hem de yaşadığı yerlere içinden veya dışından Allah gibi değer veriyorsun. Kaldı ki Allah 2.284’de ‘‘içinizdeki düşüncelerden yapmadığınız planlardan bile yargılanacaksınız’’ demişken insanlar gözle görülür en büyük putu muşrikleştirmiştir.
Bu iki durumda da yani Beyit kelimesinde ve ‘‘Beyit’in tavafı’’ kelimesinde yapılan şirkler varsa Beyit’i anlatmak için sadece konu olabilecek dünyevi işlerde de şirkli durumlar vardır. Oysa dünyevi işler sadece ve sadece Beyit için olabilir. İyilik yapılması, Allah’ın yüceliğine engel olanlara engel olunması veya Allah’ı anlatırken malzeme olunması için… Dünyevi işler Beyit’i gerçekleştirdikten sonra Beyit’i unutmak için kazanılan mükafat değil; Beyit’i sürekli anlatmak için bir konudur yöntemin değiştirilmiş şeklidir. Dünyevi işlerin insan hayatındaki yeri sadece buradadır.
Dünyevi işlerin yaratılmasındaki mana da budur. Oysa insanlar dünyevi işleri Beyit’e hac niyetiyle yanaşırken malzeme olarak kullanmak için değil tam tersine unutmak için kullanır.
Oysaki dünyevi işler sadece Beyit’i anlatmak için kullanılan bir şeydir dolayısıyla da yaşanandır .İnsan bu dünyada bunun için vardır yaşama amacı budur. Dünyevi hayat sadece Beyit ile anlam kazanır, anlam kazanır ama en önemlisi başta dünyevi işleri katmadan açık açık amacını kelimelerle ve hareketlerinle bildirmelisin ki hedefin ve inancın tam nedir baştan bilinsin. Amacını en baştan kelimelerle ve hareketlerinle bildirilmeden bilim, siyaset, iş ve sosyal hayat, ekonomik hayat durumları Beyit için zaten kullanılamaz ve kafir sıfatının kazanılmasına neden olur. Allah’ın Tek ve kusursuz olması senin için ne anlama geldiğini ve yaşama amacını söylemeyip ‘‘dünyevi işlerden ilim, siyaset, iş ve sosyal hayat, ekonomik hayatımı da Allah’ın Tek ve kusursuz oluşunu anlatmak için kullanıyorum’’ demezsen baştan kaybedersin. Zaten cehenneme giden herkes bu niyetini belli etmediği için ve görevini baştan yapmadığı için gider.

Dünyadaki herkes ilim, siyaset, iş ve sosyal hayat, ekonomik hayat durumlarını gerçekleştirir ama bu uğraşlardan önce Beyit’in hac ve umresini yapmaz. Niyeti baştan belli etmediği için ve de bu niyet kötü olduğu için iblis sıfatını kazanır. İsterse Allah için çalışsın.Bu çalışmalara bazen de olsa kendi heva ve hevesini veya başka şeyleri katarsa ‘‘Allah’ın yüceltiyorum.’’ dese de kabul edilmez. Klasik bir sünni ve alevi inancındakiler, işte bunlar yüceltme bahanesiyle inanıyor görünüp insanları saptırır. Ayet’te bu kastedilmiştir.
İlk önce Beyit’ini bütün bir şekilde ve başka bir konu katmayıp iftirasız bir şekilde belli et daha sonra Beyit’ini başka konuları bölerek tavaf et. Beyit’ine bu konularla devam et. En önemli başka konu da Ayet’te ‘’Kim Beyit’in hac ve umresini bütün ve katkısız bir şekilde; tanık olan kişilerin en fazla olması, zaman diliminin her zaman olması, ortamın her ortamda olması bakımından fazla fazla yaparsa Allah bu kişiye karşılığını mutlaka verecektir.’’ demektedir ve bu asıl olayı teşkil eder. Hayattaki sınavımız buradadır. Beyit her zaman amacımızdır, amacımızdır ama bunun katkısız ve tam olması da her şeyden üstündür. Dünyevi işlerin olduğu Beyit kabul edilir ama gerçek çalışma her zaman her ortamda ve en fazla kişiye ulaşan katkısız Yüceltmelerdir.
6.125 (Ayet)- Allah kimi doğru yola koymak isterse, onun kalbini İslâm'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun göğsünü sanki o kişi gökte yükseliyormuşçasına daraltır sıkar Allah isteyerek imana gelmeyenlere bu yöntemle sıkıntı verir.
İnanıp Herkese İlet ve Zıttını Yapma

Kendine geri dönüşümü olmayan belalar gelmeden yani tövbe şansı kapanmadan ve de bu dünyada lanet, Ahiret’te ise cehennem hayatı yaşamaması için herkesin şüphesiz inanıp bütün insanlığa iletmesi gerektiği bu Rahman Rahim olan Allah inancı kendi inancımdır herkesin de inancı olmak zorundadır. Bunu göstermeme vesile olan en iyi çalışmalardan sadece biri olan bu salat ve temizlenerek artan salatı ikame de, hadis ve Ayet dışındaki bütün

yazı ve bilgilerle sadece bana aittir.Bu web sitesini açan ve bu yazıları Rabb’imiz Allah’ın izni ve kontrolüyle inanarak ve düşünerek yazan da bizzat kendimdir.Bu yazı ve bilgiler dolayısıyla muhatap olunacak tek kişi Aydın Özbakır’dır başka hiçbir sorumlu yoktur.Rabb’imiz Allah’ın izni ve kontrolüyle yeni ispat, yazı ve bilgilerle her zaman güncellenecektir.
39.67 (Ayet)Allah'ın kadrini hakkıyla taktir edemediler O’nu gerçeği gibi yüceltmediler. Kıyamet günü ise yeryüzünün tamamı O'nun kontrolündedir ve semalar, O'nun kudretiyle dürülmüş olacaktır. O, onların müşriklerinden beridir –süphandır- ve yücedir.

Bu yazılar ve www.tekyaraticimiz.com adresi hiçbir yerde reklam veya en ufak bir kazanç amaçlı kullanılmamıştır ve de kesinlikle kullanılamaz ve bu dünyada çok büyük lanet Ahiret’te de cehenneme gitmek istemiyorsan www.tekyaraticimiz.com web sitesindeki yazılara tam inan ve tanıdığın herkese okutarak onların da inanmasına vesile ol.
Not: Facebook sayfasından geçiş yapılmıyorsa www.tekyaraticimiz.com adresini adres çubuğuna kendiniz yazınız.

AYDIN ÖZBAKIR HERKESE OKUTARAK ONLARIN İNANMASINA VESİLE OL DİYE YAZMIŞ BENDE O AÇIKLAMANIN IŞIĞINDA SİZLERE BU BİLGİLERİ AKTARIYORUM .YORUM SİZLERİN
(AYNEN ALINMIŞTIR.)


Aleviler neyi putlaştırmışlardır ehlibeytimi ?
Ehlibeyt sevgisi yüce kuranla sabittir şura 23 .ahzab 33 ayetleri ehlibeytin sevilmesi emrini açıklar
Alevilik tek tanrı olan ALLAH itikatına en sadık guruhtur.
alevilik ALLAHIN DİLİ OLAN YÜCE KURANIN IŞIĞINDA İBADET EDERLER.
alevilik ALLAHIN insana üflediği nefesidir.aleviliği anlamak ve anlatmak dünyanın en zor işidir.
alevilikte ALLAH MUHAMMED ALİ üçlemesi KONUŞAN YÜCE KURANIN MAİDE 55 ayeti ile sabittir
.ALEVİLİK NEYİ PUTLAŞMIŞTIR.? yorum sizlerin
Sponsor Reklamlar

kristal bunu beğendi.

Konu kalendercan tarafından (26.04.14 Saat 20:14 ) değiştirilmiştir.
kalendercan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 27.04.14   #4
kontratak
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Oct 2013
Nereden: İSTANBUL
Mesajlar: 64
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Alevilerin putlari gibi en büyük putlardandir kabe diye başlik atan AYDIN ÖZB


ne saçmalamış ana fikri ne anlamadım.Yorum yazarken kısa yazında adamın okuyası gelsin.
Sponsor Reklamlar

kontratak isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.04.14   #5
kalendercan
Avatar mevcut degil.
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: Oct 2013
Nereden: ankara
Mesajlar: 20
Rep Puani : 20
Standart Cevap: Alevilerin putlari gibi en büyük putlardandir kabe diye başlik atan AYDIN ÖZB


KONTRATAK YAZMIŞ


ne saçmalamış ana fikri ne anlamadım.Yorum yazarken kısa yazında adamın okuyası gelsin.


sayın kontratak zaten en zor olayda alevilerde okuma isteksizliği bende onu düşünerek AYDIN ÖZBAKIRIN yazısında açıklanan alevilerin insanları putlaştırdığı ifadesi ve önemli gördüğüm konuları mavi yazı ile gösterdim ve yazıyı bölümlere ayırarak okunur hale getirdim BENİM YORUMUM YAZININ EN SONUNDA MEVCUT yazıyı tam okumadan sitem etmişsiniz canınız sağ olsun saygıyla
Sponsor Reklamlar

kalendercan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.04.14   #6
kristal
kristal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jul 2012
Nereden: istanbul
Mesajlar: 714
Rep Puani : 65
Standart Cevap: Alevilerin putlari gibi en büyük putlardandir kabe diye başlik atan AYDIN ÖZB


kalendercan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
dünyada çok büyük lanet Ahiret’te de cehenneme gitmek istemiyorsan www.tekyaraticimiz.com web sitesindeki yazılara tam inan ve tanıdığın herkese okutarak onların da inanmasına vesile ol.

bu adamların tek derdi cennete gidip hurilerle fink atmak
gerçi hurilerde onlarda kalmıştı zaten.

demezlermi adama sizlerde putlaştırdığınız şeylere dönüp bir bakın.huriye tapıyosun cennete tapıyosun orda zıkkımlanacağını düşündüğün şeylere tapıyosun.senin kafanda put olmuş bunlar.birde kalkmış başkalarına akıl vermeye kalkıyosun...


geçen bir tane dinci arkadaş yazdığım bir konu üzerine imana gel ibadet ette
belki cennete gidersin dedi bana

bende ona sende gerçek imana gelde tanrıya çıkarsız ibadet et diye karşılık verdim
oda ama ayette yazıyor bu söylediğim dedi

gülermisin ağlarmısın bu durumlara bilemiyorum
Sponsor Reklamlar

bilgeyol ve kalendercan bunu beğendiler.
kristal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kabe’yi Ne Zaman Yıkacaklar? Haydar-ı Kerrar Dini Konular 1 05.05.13 18:13
Alevilerin Büyük Sırrı konulu Kitap damme Sorularla Alevi'lik 9 05.11.12 16:38
Kabe üzerinde esrarengiz görüntüler miSbon Hayata Dair 0 27.06.11 19:13
Alevilerin Büyük Sırrı (Araştırma Yazısı) "-dost-" Alevi'likte İbadet 2 14.05.11 23:12
Laf Atan Erkeklere Cevaplar Asi_Kardelen Her Telden 1 13.05.10 15:53




Totobo Satılık pomeranian Pomeranian Boo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2