Sponsor Reklamlar


Ağaç Şeklinde Aç3Beğeni
  • 1 gönderen bilgeyol
  • 1 gönderen bilgeyol
  • 1 gönderen bilgeyol

 
Seçenekler
Alt 01.02.14   #1
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart AKP'nin Alevilere yönelik ihlal raporu açıklandı


AKP'nin Alevilere yönelik ihlal raporu açıklandı



Alevi - Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği - Ali Kenanoğlu - AKP - cemevi - Gezi direnişi -


Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, AKP Hükümetinin geçmiş yıllarda olduğu gibi 2013 yılında da Alevilere yönelik ayrımcı tutum içinde olduğunu, nefret söylemi ve yok saymaların artarak sürdüğünü açıkladı.
Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, özelde Alevi-Bektaşi-Kızılbaş topluluklarının, inanç özgürlüğünün elde edilmesi; genelde de Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin, “Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkı vardır” ilkesini hayata geçirmeye çalıştıklarını vurguladı. Dernek, AKP Hükümetinin 2013 yılında Alevilere yönelik uyguladığı hak ihlallerine ilişkin raporu Cezayir Restoranda basın toplantısıyla açıkladı.
Rapor basına açıklayan Dernek Başkanı Ali Kenanoğlu, din ve inanç özgürlüğünün, genel olarak uluslararası insan hakları sözleşmeleri ve anayasal güvence altında olmasına rağmen, hak ihlallerinin önüne geçilemediğine, uluslararası yargı kararları ve sözleşme hükümlerinin uygulanmadığına dikkat çekti.
Kenanoğlu, geçmiş yıllarda olduğu gibi 2013 yılında da Alevilere yönelik ayrımcı tutum, nefret söylemi ve yok saymaların devam ettiği ifade etti. Raporda AKP Hükümetinin, önceki hükümetlerden devraldığı yasak ve yok saymaları 11 yıllık iktidarı döneminde de artırarak sürdürdüğü örnekleriyle açıklandı.

İHLALLER ÇOK
Cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmediği, zorunlu din derslerine ilişkin AİHM ve Danıştay kararlarının uygulanmadığı, Alevilerin yıllardır talep ettikleri Hacı Bektaş dergahı başta olmak üzere Alevilere ait olan dergah ve ibadethanelerin iade edilmediği, üstelik Alevilerin buraları kullanmak için yüksek miktarlarda kira ödediklerini vurgulayan Kenanoğlu, 2013 yılına girerken ihlal edilen hakları şöyle sıraladı:

“Alevi köy ve mahallelerine cami yapılması;
- Alevilerden alınan vergilerin Alevilerin kabul etmediği Diyanet İşleri Başkanlığına ve devletin din memurlarına aktarılması,
- Madımak Otelinin müze yapılmaması, üstelik anıevi olarak yapılan yerde katillerle mağdurların isimlerinin aynı panoda yer alması,
- AİHM kararına rağmen nüfus cüzdanlarındaki din hanesine Alevi yazılmaması veya din hanesinin tamamen çıkartılmaması
- Kin ve nefret söylemlerinin en üst düzeyde ve yaygınlaşarak devam etmesi,
- Okullarda Alevi çocuklarına yönelik hakaret, tehdit ve dayak,
- Askerde Alevi erlere yönelik kötü muamele,
- Devlet kadrolarında çalışan Alevilere yönelik hakaret ve işten çıkartmalar gibi ayrımcı muamele,
- Alevi kişilerin devlet işlerine alınmaması, bürokraside yer verilmemesi
- İktidar destekli yapay Alevi kurumları oluşturularak muhatap kabul edilmesi
- Oluşturulan yapay Alevi kurumları üzerinden Alevi değerlerinin tahrif edilmesi, başkalaştırılması
- Alevilerin oturduğu evlerin işaretlenmesi”

Bu ihlal ve asimilasyon uygulamalarının 2013 yılında giderilmesi bir yana artarak sürdüğü kaydeden Kenanoğlu, Alevilerin sistematik olarak fişlemeye tutulduklarının altı çizdi.
İstanbul’da yapılan 3.Köprüye Yavuz Sultan Selim isminin verilmesinin Alevileri nasıl rencide ettiğini de dile getiren Kenanoğlu, Alevi kökenli askerlere yönelik hakaretlere ve şüpheli asker ölümlerine de vurgu yaptı.

GEZİ DİRENİŞİ VE ALEVİLER
‘Raporda ayrı bir başlık altında Gezi direnişine de yer verildi. Kenanoğlu, İstanbul Taksim Gezi Parkı’nda ağaçların kesilmesine tepki olarak başlayıp, ülkenin dört bir yanına yayılan ve Gezi direnişi olarak adlandırılan eylemlerde, Alevilerin yaşadıkları tüm mağduriyetlerin, hakaretlerin, baskıların, tehditlerin ve yaşam alanlarına müdahalenin sonucu olarak hak arayışı için alanlara çıktıklarını söyledi. Gezi direnişi sürecinde polis şiddetiyle yaşamını yitiren altı gencin de Alevi olduğunun altın çizen Kenanoğlu, 15 yaşındaki B.E’nin hâlâ uyutulduğu, onlarca gencin sakat bırakıldığı, onlarcasının tutuklandığını da ifade etti.
Kenanoğlu, “Alevilerin yoğun yaşadığı mahallelerin demografik yapılarının değiştirilmesi yanı sıra, büyük inşat şirketlerine rant amacıyla uygulamaya çalıştıkları kentsel dönüşüm projeleri hız kazandı. Kentsel dönüşüm projelerine direnen mahalleleri yıldırmak üzere uyuşturucu, fuhuş gibi faktörlerin harekete geçirildiği İstanbul-Gülsuyu Mahallesi’nde uyuşturucu çeteleri tarafından öldürülen Hasan Ferit Gedik ile bu rant ilişkisini daha net olarak gördük” diye konuştu.

82 BİN CAMİ, 937 CEMEVİ
Türkiye’de 82 bin 693 camiye karşılık 937 cemevi var. CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün İçişleri Bakanlığından edindiği resmi verilere göre, 81 ilde toplam 937 cemevi var. 31 ilde cemevi yok. Cami bulunmayan il sayısı ise sıfır. Tokat, 172 cemevi ile ilk sırada. 3 bin 113 caminin bulunduğu İstanbul’da cemevi sayısı 64

CAMİ OLMAYAN KÖYE SU YOK
Adıyaman’ın Tut ilçesine bağlı Dağyalangoz köyü, bir Alevi köyü... Yıllardan beri civar köylerin tamamına devlet eli ile su şebekesi çekilmiş tüm evlerde su şebekesi yolu ile içme suyu tüketiliyor... Dağyalangoz köyü suyunu bir kaynak suyundan temin ediyor. Çeşmenin yukarısında evler ve ahırlar mevcut dolayısı ile su kirliliği had safhada... Su ölçümü yapıldığında “Bu suyu hayvanlarınıza bile içirmeyin” denilmiş. Ancak ne bir yetkili ne bir devlet görevlisi bu sorunu çözmek için uğraşıyor. Bu insanlar inançlarından dolayı yalnız bırakılmış. Yetkililer köy halkına: “Eğer köye cami yapılırsa tüm sorunlar çözülür” diye sürekli baskı yapıyorlar...

EVLER İŞARETLENDİ
Adıyaman, Erzincan, İzmir ve İstanbul’da Alevi evlerinin işaretlenmesi ve tehdit içeren mesajlar yazılması olaylarının bir benzeri de Amasya’da yaşandı. Amasya’ya cemevi yaptıran Hamdullah Efendi Yaşatma ve Kültür Derneği Başkanı Ahmet Çelebi’nin evinin duvarına çarpı işareti konularak “ölüm” yazıldı. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net
Eklenme tarihi: 2014-02-01 16:20:44
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 01.02.14   #2
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: AKP'nin Alevilere yönelik ihlal raporu açıklandı


akp nin raporu tabiki ,
asimilasyona,
sindirmeye,korkutmaya,
ve zulüm politikalarına devamdır.
SORUN BİZLER NE YAPACAĞIZ.
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 01.02.14   #3
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: AKP'nin Alevilere yönelik ihlal raporu açıklandı


2013 Aleviler için
böyle geçti

Kırmızı Haber | 01 Şubat 2014 | Alt Manşet, Kırmızı Haber, Manşet, Manşet Altı Gündem Haber, Numaralı Haberler, Üst Haberler


Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği, 2013 yılında Alevilere yönelik hak ihlalleri izleme raporunu açıkladı. Geçen yıla göre Alevilere yönelik baskıların arttığının ifade edildiği raporda 142 vaka tespit edildi. Dernek Başkanı Ali Kenanoğlu, “Vaka sayısında yüzde 100’ün üzerinde artış var. Alevilere yönelik ayrımcı tutumun okulda, mezarlıkta, askerde ve iş hayatının her alanında yaşandığını tespit ediyoruz.” dedi.

Taksim Cezayir Restaurant Salonu’ndan düzenlenen basın toplantısında konuşan Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu, “2012 yılında 63 vaka tespit etmiştik. 2013 yılında 142 vaka rapor ettik. Yüzde 100’ün üzerinde artış var. Rapor 22 sayfadan meydana geliyor. Alevilere yönelik ayrımcı tutumun, okulda, mezarlıkta, askerde ve iş hayatının her alanında yaşandığını tespit ediyoruz. Rapor yaşanan, yansıtılan ya da bizim tespit ettiğimiz kişilerin beyanları ya da mahkeme belgeleri üzerine oluşturulmuştur. Yansıyan ve tartışılacak bir yanı olmayan kesinleşmiş belgelerdir. Bu, Alevilerin Türkiye’de durumunun ne boyuta geldiğini gösteren acı bir göstergedir” diye konuştu.

“Kamu kurumlarında, özellikle mülakatlarla yapılan sınavlarda, Alevi inancına sahip kişiler tercih edilmiyor.” diyen Kenanoğlu, “Yani işe alınmıyorlar. Bir taraftan da Aleviler bürokraside tali görevlere veriliyor. Bunun haricinde bu özel kurumlara da yansıyor. Devlet kurumlarında Alevilik, marjinal bir kimlikmiş gibi yansıtıldığı için, bu sivil hayatta da yansıyor. Sivil iş yerlerinde de benzer uygulamalarla karşılaşıyoruz” dedi.

RAPORDAN…
Derneğin özelde Alevi – Bektaşi – Kızılbaş toplulukların, inanç özgürlüğünün elde edilmesi için çaba sarf ederken, genelde ise Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 18. Maddesi “Herkesin düşünce, vicdan ve din özgürlüğü hakkı vardır” İlkesi ışığında, herkes için ve her yerde inanç özgürlüğünün hayata geçmesi için çaba sarf ettiği belirtilirken “Ülkemizde din ve inanç özgürlüğü, genel olarak uluslararası insan hakları ve anayasal güvence altında olmasına rağmen yaşanan hak ihlallerinin önüne geçilememiş, uluslararası yargı kararları ve sözleşme hükümleri uygulanmamış, etkili olmamıştır” denildi.

SURİYE VE ALEVİLER
“Türkiye Cumhuriyeti Hükumetinin” Suriye’ye yönelik yürüttüğü politikalar doğrultusunda muhaliflere verdiği destek ve sınırın muhalifler için kalbura çevrilmesi neticesinde Başta Hatay olmak üzere sınır illerinde yaşayan Alevi vatandaşların kendilerini tehdit altında hissettiklerini belirten Dernek, “Suriye’den Türkiye’ye gelen ve günü birlik giriş çıkış yapan savaşçılar bu bölgelerde yaşayan Alevi halka yönelik tehditkar tutumlarını ve sözlü saldırılarını sürdürmekteler. T.C. Hükümetinin uluslararası kamuoyunca da dile getirildiği üzere El Nusra çetelerini sağladığı desteklerle de Suriye’de yaşayan Alevilere yönelik katliamlar gerçekleştirildi. Özellikle Halep bölgesinde yaşayan Türkmen Aleviler El Nusra’nın bu katliamlarından kaçarak komşu ülkelere ve Türkiye’ye sığınmak zorunda kaldılar. Aynı şekilde yaşanan savaş nedeniyle gerek rejim güçlerinden gerekse de savaşın kendisinden kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyeliler sınır bölgelerinde on bir ilde kurulan kamplara yerleştirilmişleridir. Kamplara sığmayanlar ise yurdun bir çok ilinde sokaklarda veya kendi imkânlarıyla kiraladıkları evlerde yaşamaktadırlar. Özellikle Aleviler muhalifler için ayrılan bu kamplara can güvenliği nedeniyle yerleşmek istememekte ve sokakları tercih etmek zorunda kalmaktadırlar” görüşünü savundu.

POZİTİF AYRIMCILIK Dernek, “Her türlü inançlara ve kimliklere yönelik ayrımcı uygulamalar, sözler, hakaretler nefret söylemi kapsamında cezai yaptırımlara tabi tutulmalı ve yıllardır mağduriyete uğramış topluluklar için pozitif ayrımcılık Anayasal güvenceye alınmalıdır” önerisinde bulundu.

ALEVİ OLAYLARI KRONOLOJİSİAKP iktidarının tümünde olduğu gibi 2013 yılında da Alevilere yönelik ayrımcı tutum, nefret söylemi, uygulama ve yasal olarak yok saymaların devam ettiği iddia edilen raporda, 2014′e girerken Alevilerin karşılaştıkları sorunlar şöyle özetlendi.

“-Cemevleri’nin ibadethane Kabul edilmeyişinden kaynaklı sorunlar,
-AİHM kararına ve Danıştay kararlarına rağmen Zorunlu Din Dersleri ile yaşanan
asimilasyon,
-Hacı Bektaş dergahı başta olmak üzere Alevilere ait olan dergah ve ibadethanelerin Alevilerde olmaması ve Alevilerin ihaleyle kullanımını aldıkları ibadethanelere yüksek miktarlı kira ödemeleri,
-Alevi Köylerine, Mahallelerine zorunlu veya zorunlu taleple! (Cami talep edilmesi halinde köye yatırım yapılması vadi gibi yöntemler) yaptırılan camiler,
-Alevilerden alınan vergilerin Alevilerin Kabul etmediği Diyanet İşleri Başkanlığı Kurumuna ve Devletin Din memurlarına aktarılması,
-Madımak Otelinin Müze yapılmaması,(yapılan anı evinde katiller ile mağdurların isimlerinin birlikte panoya asılması)
-Nüfus cüzdanındaki Din hanesine Alevi yazılması konusundaki AİHM kararına rağmen Alevi yazılmaması ve/veya Nüfus cüzdanlarından din hanesinin tamamen çıkartılmaması
-Alevilere yönelik kin ve nefret söylemlerinin en üst düzeyde ve yaygınlaşarak devam etmesi,
-Okullarda Alevi çocuklarına yönelik hakaret, tehdit ve dayak,
-Askerde Alevi erlere yönelik kötü muamele,
-Devlet kadrolarında çalışan Alevilere yönelik ayrımcı uygulamalar, hakaret ve işten çıkartmalar,
-Alevi kişilerin Devlet işlerine alınmaması, bürokraside yer verilmemesi
-İktidar destekli yapay Alevi Kurumları oluşturularak muhatap kabul edilmesi
-Oluşturulan yapay Alevi Kurumları üzerinden Alevi değerlerinin tahrif edilmesi, başkalaştırılması
-Alevilerin oturduğu evlerin işaretlenmesi.”

ALEVİLERE HAKARET EDİLİYOR Alevilerin sistematik olarak güvenlik eksenli bir fişlemeye tabi tutuldukları, okul, askeriye, iş yeri, mezarlıklar, medya organlarında hakaretlerin, inkâr, tahrif ve asimilasyonların devam ettiği, Alevilere yönelik tecrit ve baskıların oluştuğu, Alevi inanç öğelerine yönelik televizyonlarda sansür uygulandığı, Cemevi yapımında sorunlar çıkartılıp, kimi yöneticilerin yargılandığı, Evlerin işaretlenmesi ve/veya tehdit içeren bildirilerin bırakıldığı kaydedildi.
Demokratikleşme paketlerinde Alevilere yer verilmezken, Alevileri eşit yurttaş olarak göremeyen rencide edici uygulamaların yapıldığını, TBMM’de de kurulan Anayasa uzlaşma komisyonunun 2013 yılında Alevilerle ilgili sunulan hiçbir öneride uzlaşılamadığını, Başbakanın kendisini dört dörtlük Alevi ilan ettiğini, İstanbul’da yapılan 3.Köprüye Yavuz Sultan Selim isminin verildiğini belirten

Dernek, diğer sorunları şöyle saydı:
“-Askeriyede Alevilere hakaret ve şüpheli asker intiharları, Alevilerin işten çıkartılmaları ve sürgün cezaları, Cemevleri’nin ibadethane olmadığı bir tarafa “Ergenekon planı” olarak ortaya çıktığının iddiası, Maraş katliamı yasaklamaları ve Katliamda yaşamını yitiren canların kayıp mezarları, Kürt sorunun çözümü için başlatılan ve hedeflenen demokratikleşme sürecinde Alevilerin dışarda tutma girişimleri (Yedi bölgeden sadece birisinde bir Alevi kişi akil insan yapılırken, yapılan akil insanlar toplantısına da Alevi kurumları çoğunlukla davet edilmediler.), Suriye’den El Nusra katliamından kaçarak Türkiye’ye sığınan Suriyeli Türkmen Alevilerin sahipsiz bırakılıp sokaklara terk edilmeleri, 28 Mayıs tarihinde İstanbul Taksim Gezi parkında bulunan ağaçların kesilmesine tepki olarak başlayan, iktidarın yoğun güç kullanımı neticesinde tepki hareketine ve sonrasında yurdun her tarafında direnişe dönüşen “Gezi direnişi’ süresince Aleviler yaşadıkları tüm mağduriyetlerin, hakaretlerin, baskıların, tehditlerin ve yaşam alanlarına müdahalenin sonucu olarak hak arayışı için alanlara çıktılar.
-Gezi Direnişi süresince polisin şiddetiyle yaşamını yitiren altı genç de Alevi idi. Bunun yanı sıra yaralanıp hastanelere sevk edilenlerin yine büyük bir çoğunluğu Alevi idi. Bu süreçte polis Alevi mahallerini abluka altına alarak aşırı güç kullanımında bulundu. Bu güç kullanımı çoğunlukla ev içlerine kadar yapıldı. Alevi mahallelerinde müdahaleler gösteriyi dağıtmaya yönelik değil, göstericileri bizzat hedef alarak yapıldı. Göstericilere atılan gaz fişekleri ve plastik mermiler çoğunlukla ölüm ve yaralanmalardan da görüldüğü üzere göstericilerin kafa kısımlarına hedef alınarak yapılmıştır. Bu müdahale şekli sonucunda altı gencimiz yaşamını yitirdi, 15 yaşındaki canımız Berkin Elvan ise hala komada uyutulmaktadır. Onlarca gencimiz sakat kalmış, onlarcası da tutuklanmıştır.”

GÜLSUYU KONUSU
Kentsel dönüşüm projelerine direnen mahalleleri yıldırmak üzere uyuşturucu, fuhuş gibi faktörlerin harekete geçirildiği İstanbul-Gülsuyu mahallesinde uyuşturucu çeteleri tarafından öldürülen Hasan Ferit Gedik ile bu rant ilişkisinin daha net görüldüğü iddia edilen raporda “2013 yılında önceki yıllara nazaran Aleviler üzerinde çok farklı bir algı çalışması yürütüldü. Aleviler bu dönemde yoğun olarak kriminalize operasyonlarına tabi tutuldular. Başta Başbakan olmak üzere Ak Parti kurmayları ve iktidar yanlısı yazar çizerler bu konuda konuştular, yazdılar. Bu dönemde yoğun olarak Aleviler ve Terörizm ilişkisi kurulmaya çalışıldı. “Mezhebi bölücüler’, “Cemevleri terörist yuvası olarak kullanılıyor “, “Alevi terör örgütü’, “Aleviler 15 Ağustos’ta ayaklanma başlatıyor’, “DHKP-C Alevi örgütü’, “700 Dede İran’a gitti’, “Pir Sultan Abdal logosuna Terör simgesi denilmesi’ gibi birçok yazı yazıldı, söz söylendi. Bunun yanı sıra Çözüm sürecini PKK ve TSK içerisindeki Alevilerin sabote etmeye çalıştığı yazıldı. Bütün bunlar Aleviler ve Terör ilişkisini kurmaya yönelik ve Alevileri geleceğin teröristleri ilan etmeye yönelik algı çalışmalarıydı.”

“TÜRK LAİKLİĞİ’ OLMASIN”Raporda, 2013′te Alevilere yönelik ayrımcı olduğu iddia edilen olaylardan bir kronoloji de oluşturuldu. Raporun sonuç bölümünde dini tanımlama, tarif etme ve kontrol etme mekanizmasını da elinde tutacağı ve adına “Türk Laikliği” dediği bir sistem geliştirildiği belirtilerek, “Bu “Türk Laikliği’ ve bu laikliğin Dini kurumu Diyanet İşleri Başkanlığı Aleviliği bir tarikat bir alt yorum olarak görmektedir” denildi. Nefret söylemlerinin yasa kapsamında suç sayılmamasının, egemen inancın dışında kalan tüm inançlara yönelik her türlü hakaretin cezasız kalmasının, atılan iftiraların ve bir algı yaratmaya yönelik düzmece haberlerin aslının soruşturulmadan itibar görmesinin Alevi toplumuna yönelik ayrımcı tutum, hakaret ve nefret söylemlerini meşrulaştırdığı kaydedilen raporda, “Yapılması zorunlu olan yeni Anayasa’nın tüm halkları, inançları kapsayan “Demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü ve Laik’ bir Anaysa olması gerekmektedir. Kendi kendimizi kandırdığımız uydurma “İleri Demokrasi ve Türk Laikliği’ gibi içi boşaltılmış uluslar arası kavramların başına “Türk’ kelimesini ekleyerek oluşturmaya çalıştığımız sahte Demokrasi ve Sahte Laikliğin terk edilmesiyle bu sorunlardan kurtulmak mümkün olacaktır” denildi. (Anka/Cihan)
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (01.02.14 Saat 21:35 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 02.02.14   #4
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: AKP'nin Alevilere yönelik ihlal raporu açıklandı


Haksızlığın değişmez adresi Aleviler


Bu ülkede her şey olacaksın ama Alevi olmayacaksın! Çünkü Alevi olmak haksızlığın da doğrudan adresi olmayı beraberinde getiriyor. Hani son zamanlarda “bin yıllık kardeşlik“ lafın yine çok duyar olduk ya, es kaza son bin yılın bir “hak ihlallleri raporu“ çıkartılsa Alevilerin açık ara birinci olacağından en küçük bir kuşkum yok. Bu durum, haksızlığa uğramış Ermenileri, Rumları, Kürtleri görmediğim anlamına gelmesin ama böyle bir gerçek var ve bu gerçekten kaçanların, yan yollara sapanların sayısı oldukça fazla. O yüzden bunun altını çizme ihtiyacı hissediyorum. Bu gerçeğin altını ısrarla niçin çiziyorum biliyor musunuz? Çünkü haksızlığın hep doğrudan adresi olmuş olan Aleviler, bu topraklarda “diğeri” tarafından da en az sahiplenenler olmuş da ondan!

Bu topraklarda yaşanan haksızlıkları dile getiren aydınlara, yazarlara-çizerlere lütfen dönüp söyle bir bakın. Devletin bürokratlarına, milletin vekillerine, sivil toplum örgütlerine de lütfen dönün9 bakın. Hayvan haklarından çevre sorunlarına, temel insan haklarından nefret suçlarına kadar uzanan çok geniş bir yelpazede Alevilere karşı yapılan haksızlıkların dile getirilme oranı “en ciddi” gazetelerin spor sayfası kadar bile yoktur...

Bu gerçeklikte kuşkusuz Alevilerin kendilerinin doğrudan sorumlulukları ve beceriksizlikleri büyük yer tutuyor: Ortak hareket edememe alışkanyığı gibi... Haklı nedenleri olsa da toplumsal korkaklıkları gibi.. Kendi kimliklerini telaffuz etmek yerine, önce “başkasının“ hakkını teslim etme saçmalığı gibi... Kendi içinden çıkan değerleri sahiplenmek bir yana yerden yere vurma alışkanlığı gibi... Karar mekanizmalarında aktör düzeyinde rol almak yerine, yardımcı rolleri peşinen kabullenerek, “birinci adam“ken bile “ikinci adamlığa” fit olmak gibi.. Ve bütün bu ve benzeri nedenlerin “doğal bir sonucu olarak” hedefe koyduğu çıtayı hep en altta tutma alışkanlığı gibi...

Sen kendine böyle bir “rol” biçersen “elin oğlu” da sana “maraba” muamelesi çekmeye, sana yapılan haksızlıkları “senin derdin dert mi

dir benim derdim yanımda” edasıyla seni hafife almaya, hatta “ya böyle ciddi bir sorun gerçekten var m” demeye devam eder...

Lafı çok uzattım biliyorum ama bu gerçek bütün haşmetiyle devam ediyor... Katliama bile “katliam” denmesini engelleyen, tarihi hep avcının gözüyle yazmış, tarihi hep o gözlerle okumuş bir geleneği sürdürenler Alevilere yönelik haksızlıkları görmemeye devam ediyorlar...

***

Bu haksızlığın son halkası Maraş Katliamın bir numaralı sanığı olan Ökkeş Kenger`e hakaret ettiği gerekçesiyle Alevi kurum yöneticilerinin aldığı para cezaları.

Maraş Katliamını yeniden anlatmaya gerek yok. Bugün internette google`a başka bir şey yazmayın yalnızca “Maraş” yazın ve resimlere girin, katliamın bütün gerçeğini hiçbir yazı ya da yorum okumadan görebilirsiniz. Sonradan soyadını Şendiller yapan Ökkeş Kenger Şendiller işte bu katliamın bir numaralı sanığı olarak yargılandı ve bütün belge ve bilgilere rağmen “beraat” etti, arkasından milletvekili oldu. Yetmedi Meclis’te İnsan Hakları Komisyonu üyesi bile oldu. Sonrasında ise bugün bazı çevrelerce yerlere göklere sığdırılamayan Muhsin Yazıcıoğlu´nun yardımcısı oldu. İşte bu kişi AKP`nin 2009`da başlattığı ve “Alevi Çalıştay” adını verdiği bir dizi toplantıya “Alevi sorunlarını tartışmak ve çözüm için önerilerini almak” için çağrılınca Alevi kamuoyu haklı olarak ayağa kalktı.

Birçok Alevi kurumunun başkanı Maraş Katliamı gibi tarihin gördüğü en büyük katliamlardan birinde bir numaralı sanık olarak yargılanmış Ökkeş Şendiller’in bu toplantılara çağrılmasını protesto ettiler, ”bir katille ayni masaya oturmayız” şeklinde demeçler verdiler. “Yahudi Konferansına Hitler çağrılır mı” diye sordular. Bunun üzerine Ökkeş Şendiller, "kişilik haklarına saldırı olduğu" iddiasıyla Alevi kurum başkanları aleyhinde Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açtı ve bu davalardan üçünü kazandı. O dönem Alevi Bektaşi Federasyonu Baskanı olan Ali Balkız, Hubyar Sultan Derneği Başkanı Ali Kenanoğlu ve Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri Baskanı Kemal Bülbül para cezasına çarptırıldılar. “Yezitle Hüseyin’i aynı masaya çağırıyorla” diye demeç veren Alevi Araştırmalar Merkezi Başkanı Ali Yıldırım’la ilgili dava ise henüz devam ediyor. Bu davada da Şendiller “Yıldırım bu demeciyle beni Yezit olarak gösteriyor” diye tazminat talep etmiş durumda...

Geçtiğimiz yıllarda ortaya çıkan MİT belegeleri orta yerde dururken ve Maraş Katliamından dolayı bir tek kişi bile tutuklu değilken, “katliama katliam” diyen Alevilerin "kişilik haklarına saldırı olduğu" bir ülkede her ne hikmetse duyulmuyor! İnanılır gibi olmasa da gerçek bu!

Bu cezalar insan haklarına, demokrasiye uyar mı, uymaz mi bilemem ama vicdanlara uymadığından ve bu cezaların oldukça geniş bir çevre için utanç olduğundan eminim!

Necdet saraç
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Alevilere yönelik saldırı sürüyor: Kartal PSAKD yakılmak istendi! Alevi Pir Yolu Haber Merkezi 3 24.08.12 17:20
Alevilere yönelik inanç soykırımı Alevi Pir Yolu Haber Merkezi 0 03.08.12 23:33
Alevilere yönelik saldırılar devam ediyor Alevi Pir Yolu Haber Merkezi 0 30.07.12 02:17
A Milli Takım aday kadrosu açıklandı Alevi Milli Takım Haberleri 1 27.08.11 02:42
Dış ticaret verileri açıklandı miSbon Türkiye Ekonomisi 0 30.06.11 10:29




Totobo Totobo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2