Sponsor Reklamlar


3 Kasımda BÜYÜK KADIKÖY MİTİNGİne.

 Alevi'lik Ana Forum Katagorisinde ve  Alevilik ve Aleviler /Ana Forum Forumunda Bulunan  3 Kasımda BÜYÜK KADIKÖY MİTİNGİne. Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

Ağaç Şeklinde Aç4Beğeni
  • 1 gönderen bilgeyol
  • 1 gönderen bilgeyol
  • 1 gönderen bilgeyol
  • 1 gönderen bilgeyol

 
Seçenekler
Alt 26.10.13   #1
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart 3 Kasımda BÜYÜK KADIKÖY MİTİNGİne.


3 Kasım’da Alevi örgütlerinin Kadıköy’de yapacağı mitinge katılalım,

ülkemiz insanlarının demokratik haklarını almak için mücadeleye,

ve barışı kardeşliği savunmaya,

diktatörleşen iktidara karşı mücadeleye çağırıyoruz,

demokrasi toplumun her kesimi yararlandımı demokrasidir,

gerisi diktatörlüğe gider.

3 kasımda duyarlı herkesi kadıköy meydanına bekliyoruz,

özgürlükler,demokrasi ve barış için.
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 26.10.13   #2
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: 3 Kasımda BÜYÜK KADIKÖY MİTİNGİne.



20-Ekim-2013, 23:00
Gazi'de 3 Kasım Hazırlıkları Başladı


Alevi Bileşenlerinin 'Eşit Yurttaşlık Hakkı' sloganıyla 3 Kasım'da Kadıköy meydanında düzenlemeyi planladığı mitinge kitlesel katılımı hedefleyen; Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı (Gazi Cem Evi) bölgede bulunan demokratik kitle örgütlerini cem evinde bir araya getirdi.



Yaklaşık 30 dernek, federasyon ve konfederasyon başkanının katıldığı toplantıya, BDP Sultangazi İlçe Başkanı Mecit Aygün ve CHP Sultangazi İlçe Başkanlığını vekâleten Başkan Yardımcısı Süleyman Polat’ta katıldı.


Toplantının başlangıcında 3 Kasım mitinginin sebepleri ve katıımcıların devletten taleplerini içeren bir slayt gösterimi yapıldı ve Gazi Cem Evi Genel Sekreteri Metin Polat’ın açılış konuşması sonrası toplantının yönetimi için divan seçildi. Divana; Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Temsilcisi Servet Demir, Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Dedesi Veli Gülsoy, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sultangazi İlçe Başkanı Göksel Fidan ve Sultangazi Pir Sultan Abdal Cem Evi Başkanı Zeynel Odabaş seçildi.


“İktidarlar değişiyor, ancak anlayış değişmiyor”
Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı ve Dedesi Veli Gülsoy, 3 Kasım’da yapılacak mitinge kitlesel katılımın öneminden söz ettiği konuşmasında, kurum temsilcilerinin kitlesel katılım noktasında hassas davranmalarını istedi. Alevilerin yıllardır hakları konusunda isteklerini yenilediklerini hatırlatan Gülsoy, “Hala meydanlara iniyor ve haklarımız için sesimizi duyurmaya çalışıyorsak demek ki, iktidarlar değişiyor ancak anlayış maalesef değişmiyor anlamına geliyor ” dedi.


“Yoluna ve davasına sahip çıkan Aleviler 3 Kasım’da Kadıköy’de olacaklar”
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Temsilcisi Servet Demir ise yaptığı konuşmada, devletin Alevi inancını tanımadığını, asimile politikalarıyla Aleviliği başka inançlar ve kültürler içerisinde eritmeye çalıştığını söyleyerek, yoluna ve davasına sahip çıkan bütün Alevileri 3 Kasım’da miting alanında görmek istediklerini söyledi. Demir, “Yol için, dava için meydanlara inmeye niyetlenen Aleviler, bu çalışmanın da kıyısında köşesinde değil tam merkezinde olmalılar” dedi.
“Cami-Cemevi projesi asimilasyondur”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sultangazi İlçe Başkanı Göksel Fidan, “Cami-Cemevi projesi ve benzer projelerle Aleviler sistem tarafından asimile edilmeye çalışılıyor. Alevilerin inanç yerleri olan cem evleri devlet tarafından ibadethane sayılmıyor ancak devlet çıkıp; cami-cem evi projesi üreterek, benim istediğim yerde, benim istediğim gibi ibadet edin diyor” diyerek, sistem tarafından haksızlığa uğradığına inanan ve haklarına sahip çıkmak isteyen toplumun bütün unsurlarının 3 Kasım’da yapılacak mitinge katılmaları gerektiğini vurguladı.
“3 Kasım konunun muhataplarına ciddi bir mesaj verecek”
Sultangazi Pir Sultan Abdal Cem Evi Başkanı Zeynel Odabaş ise yaptığı konuşmada, toplumun ezilen ve hor görülen bütün unsurları gibi Alevilerinde mücadele ettiklerini ve etmeye devam edeceklerini söyleyerek, 3 Kasım mitinginin konunun muhataplarına mesaj vermek açısından çok önemli olduğunu söyledi ve katılımcıların bu konuda önerilerine büyük önem verdiklerini hatırlattı.
“3 Kasım Hazırlıkları Başladı”
Katılımcıların kendilerini tanıtarak divana sundukları öneriler tek tek not alındı. Daha sonra divan üyeleri katılımcıların önerileri ışığında şu kararları aldı:
1-Bütün katılımcılar konuyu kendi kurumlarında da toplantılar yaparak üyelerine aktaracaklar.
2-Halkın yoğun olarak kullandığı kamusal alanlarda tanıtım stantları kurularak bilgilendirme yapılacak.
3- miting için hazırlanan afiş ve bildiriler katılımcılar tarafından halka dağıtılacak.
4-Basın kurum ve kuruluşları ile iletişime geçilerek, mitingin tanıtımı ve talepler konusunda bilgilendirmeler yapılacak.
5- Miting alanına toplu olarak gidilecek.



A.AKADEMİ.
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 27.10.13   #3
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: 3 Kasımda BÜYÜK KADIKÖY MİTİNGİne.


Aleviler 3 Kasım’da miting düzenleyecek



Alevi kurumlarının Başbakan Erdoğan’ın açıkladığı “demokratikleşme paketi”ne tepkileri devam ediyor. Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Kültür Merkez Cemevi’nde basın toplantısı düzenleyen Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Kemal Bülbül, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Servet Demir, Garip Dede Kültür Merkezi Cemevi Başkanı Celal Fırat, ve birçok Alevi derneği 3 Kasım’da Kadıköy’de talepleri için miting düzenleyeceklerini açıkladı.

ABF Genel Başkan Yardımcısı Servet Demir, “demokratikleşme paketi”nde Alevilerin temel taleplerinin yok sayıldığını dile getirdi. Türkiye toplumunun demokratikleşmesi, laik bir devlet olabilmesi, eşit yurttaş haklarının, düşünce ve inanç özgürlüğünün sağlanması için Alevi kurumlarının ortaklaştığı bir mücadele yürüteceklerini dile getiren Demir, bu mücadelede demokrasi ve emek güçleriyle el ele vereceklerini ifade etti.

HÜKÜMETE TEPKİ


PSAKD Genel Başkanı Kemal Bülbül ise, AKP hükümetinin Muaviye soylu din anlayışı, Amerika endeksli siyaset anlayışı ve Türkiye merkezli ırkçı ve inkarcı bir zihniyetle hareket ettiğini belirtti. Açıklanan “demokratikleşme paketi”yle zaten kazanılmış hakların AKP hükümeti tarafından veriliyormuş gibi gösterildiğine dikkat çeken Bülbül, AKP Milletvekili Mehmet Metiner’in cemevlerine ‘terörist yuvası’ demesine de tepki gösterdi. Bülbül 3 Kasım’da yapacakları mitingi tüm demokrasi güçleriyle beraber yapacaklarını ifade etti. (İstanbul/EVRENSEL)




www.evrensel.net
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (27.10.13 Saat 21:43 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.10.13   #4
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: 3 Kasımda BÜYÜK KADIKÖY MİTİNGİne.


YÜCE EVLİYA DÜZGÜN BABA

Yol uzun, mekan uludur. Mekana varmak için riya’dan arınıp yolu katetmek, Yüce Pir’in divanında özünü dara çekip, beden örtüsünden sıyrılıp Manevi alemde Hak ile Hak olmaktır.
Dersim şehir merkezinden yaklaşık bir saatlik bir yolculuktan sonra yüce evliyanın mekan tuttuğu Düzgün baba dağına ulaşılır. Nazimiye ilçesinin sınırları dahilinde yer alan bu ulu mekanı her yıl binlerce kişi ziyaret etmektedir. Düzgün baba Dersim evliyalarının başı, iyilikler ordusunun komutanı ve
bin’lerin murat kapısıdır. Asıl adı Şah Haydar’dır Seyyid Mahmud’un ( Kureyş ) en küçük oğludur.
Dersimdeki söylenceye ve tarihi belgelere göre, Hacı Kureyş (Seyyid Mahmud’ul Kebir- Büyük Kureyş ) ermiş, keramet sahibi ulu bir zatttır. Yöre halkı tarafından sevilen, sayılan, Ehli-Beyt neslinden imam Musa’i Kazım’ın torunlarından olan bir seyittir.. Seyyid Mahmud-ul Kebir Peri suyu kenarında bulunan Çelekaş köyünde oturmaktadır köyün yakınında bir taşın içini oyarak oda haline getirmiş burda kendisini ibadete vermiştir. Peri suyunun kıyısında bulunan Bağeyn kasabası doğal olarak eşsiz bir güzelliğe sahiptir, Bağeyn de bulunan sıcak su kaplıcaları da yöreye ayrı bir güzellik ve zenginlik katmaktadır ayrıca Bağeyn de Selçuklu hükümdarlarının tatillerini geçirdikleri birde kale vardır. Çevre halkının üzeride büyük bir manevi etkisi olan Kureyş’ten bu etkinliğinden dolayı Selçuklu hükümdarı ve uç beyleri rahatsızlık duymaktadır, kendisini çekemeyen gammazlar, sihir ve büyü yapıyor diye seyyid Mahmud-ul Kebir’i Bağeyn kale komutanına ihbar ederler. Kale komutanı da durumu Padişah Alaadin Keykubat’a (Keyhüsrev de olabilir ) bildirir. bunu firsat bilen Hükümdar kale’de kışladığı zamanlarda defalarca kez askerlerini Çelekaş köyüne göndererek seyyid Mahmud’u ve ailesini rahatsız ettirir ayrıca her seferinde Seyyid Mahmut’tan bazı mucizeler ister. İstediklerinin gerçekleştiğini gören Padişah bu duruma çok öfkelenir son bir çare olarak Seyyidi ortadan kaldırmak için plan yapar. Seyyit Mahmud’u ve yöre halkını kaleye getirtir. Halkın önünde Kureyş’i ‘’sihir ve büyü yapıp insanları kandırıyorsun’’ bunun cezası ölümdür diye tehdit eder. Kureyş ,sihir ve büyü ile hiç bir alakasının olmadığını, kendisini Hakka adamış biri olduğunu “ yaptıklarım ceddimin himmeti ve Hakkın inayeti ile gerçekleşiyor ´´ diyerek hakkındaki suçlamayı red eder. Verilen cevaba tatmin olmayan Padişah ‘’o zaman seni ateşe atayımda ceddinin hikmetlerini görelim’’ diyerek emrindekilere Kureyş’in fırına atılmasını emr eder. Yapılan hazırlıklardan sonra askerler ihtiyar Kureyş’i alıp fırının kapısına getirirler kapıyı açıp içeri attıkları sırada Kureyş yanındaki askerlerden (çuhadar Mehmet ) birinin kolundan çekerek beraberinde içeri götürür, askeri kurtarmaya imkan kalmayınca kapıyı ikisinin üzerine kapatırlar , böylelikle Kureyş’ten kurtulduğuna sevinen selçuklu hükümdarının sevinci fırının kapısı açıldığında şok’a dönüşür . Kureyş fırına atıldığı haliyle , beraberinde içeri götürdüğü çuhadar ise küllere batmış bir halde ayakta durmaktadır, etrafta toplanan halk vaziyetti karşılarında görünce, küllere batmış Padişahın Çuhadar’ını Gewro, Gewro, biyo Gewr diye çağırırlar ve o günden sonra Çuhadar, Dewreso Gewr diye anılır. (Gewr , Dımılıce’de kül rengi, gri anlamındadır ) bu durum yöre halkı üzerinde derin bir etki yaratır, Kureyş’e olan itikatları daha da sarsılmaz olur. Olaydan sonra Hükümdar Kureyşi ortadan kaldırmaya cesaret etmez, yaptığı plan Hakkın hikmeti sayesinde boşa çıkmıştır, hatasını anlayan Hükümdar gördüğü hikmetten dolayı, Kureyş’ten bir isteğinin olup olmadığını sorar, Kureyş Bağeyn’den daha uzakta bulunan Zeve de bir ev yapıp oraya taşınmak istediğini, böylelikle hem kale’den hemde askerlerin kendisini sürekli rahatsız etmelerinden kurtulacağını belirtir, isteği kabul edilir. Seyyid Mahmut ailesiyle bilikte bugün Düzgün Baba dağı eteklerinde bulunan Zeve (deva Kuresu ) ye taşınır.
Zeve köyüne taşındıktan uzun yıllar sonra, torunlarından küçük Kureyş olarak bilinen ve Dede’siyle ayni adı taşıyan seyyid Mahmut, hayvanlarına köyün biraz dışında bulunan Zargovit tepesine bir barınak yapar. Şah Haydar (Düzgün Baba ) Zargovitte hayvanlarıyla uğraşmaktadır senenin her günü hayvanlar besili ve iyi durumadır, bir kış günü Kureyş bu durumu merak eder, acaba Şah Haydar keçilerine ne yediriyor da hayanları her zaman böyle besili, kalkar peşinden takip eder, bir de görürkü Şah Haydar keçilerini meşeliğe topluyor, sonra asa’sıyla hangi ağaca dokunuyorsa ağaç yeşeriyor, bunu gören Kureyş sessizce tekrar geri dönüyor tam bu esnada keçilerden biri Kureyş’i görüp ürküyor. Şah Haydar ürken keçi’ye, ne oldu (Kureso Qur vejiyaro to ) Yoksa ulu Kureyşi mi gördün diye dönüp bakınca karşıda babasını görür, babasına ismiyle hitap ettiğinden dolayı mahçup olan Şah Haydar utancından ne yapacağını şaşırır. Hacı Kureyş eve döner akşama doğru oğlunun eve dönmediğini görür, kalkıp oğlum niye dönmedi diye peşinden gider. Şah Haydar’ı bugün eskete çeli diye bilinen çile mağarasında çileye (erbain) durmuş halde bulur. Kureyş oğluyla çileye yatar, çile günleri bittikten sonra oğluna eve dönmesini söyler, ancak Şah Haydar eve dönemeyeceğini bundan böyle burda kalacağını belirterek eve dönmez. Bunun üzerine Kureyş eve döner. Şah Haydar’ı sonraları talipleri bulunduğu yerde ziyaret ederler, dönüşlerinde soranlara, durumunun iyi, işlerinin düzgün olduğunu söyleler. Böylece Şah Haydar Baba isminin yerine Düzgün Baba, yaşadığı dağ da Düzgün Baba dağı olarak anılır.
Düzgün Baba’nın erkek kardeşlerinden başka da üç kız kardeşi vardır bunlar Jele, Karsini ve Haskar’dır bu üç bacı isimlerini Düzgün Babadan görünen üç dağ’a vermişlerdir. Haskar Düzgün Baba’nın en küçük kardeşidir küçük kardeşini çok sevdiğinden olmalı ki onu koruyup, kollaması için uzağa göndermemiştir, onun mekanı gidiş yolunun (Kıl köyü üzerinden ) hemen üzerindedir. Haskar ana’da ulu Pir’in dergahına gelen ziyaretçileri karşılamakta, misafirlerine kendi ismini verdiği Haskar pınarından soğuk sular ikram etmekte, onları ağırlamakta, bir nevi sakilik yapmaktadır.
Düzgün Baba söylenceye göre 100-120 yıl yaşamış ve burada sır olmuştur. Yapılı herhangi bir türbesi yoktur, dağın tepesinde bir yerde (Hewse Duzgın ) yığılı taşların bulunduğu bir alan sır olduğu yer olarak ziyaret edilip etrafinda üç kez dönülür. Buraya yakın yerlerde saz’ını dayadığı taşa oyulu bir yer ve uzanıp dinlendiği birde yatak yeri vardır. Ayrıca Düzgün Baba’nın ateş toplarıda dağın üst kesiminde yer almaktadır, ulu evliya bu toplarla kendi kardeşleriyle ve de Musahibi olduğu söylenen Munzur Baba ile zaman zaman haberleşir. Düzgün Baba ateş toplarını yanlız haberleşmek için kulanmaz, bu toplar yoksulun, mazlumun, haklının ah’ıdır, zalimlerin yüreğine korku salan ezilenlerin isyan çığlığı olarak zulüm in’lerine ateşlenirler. Ulu mekandan ateşlenen top’lar, birliğin, beraberliğin, direnmenin ilk işareti, haklı davanın aydınlatıcı meşalesidir.
Ulu mekana varmak isteyenler (Kıl köyü yönünden ) öncelikle şimdi cem-evi’nin bulunduğu konaklama (Konağçe ) yerine uğrarlar. Kurbanlar burda kesilir, lokmalar dağıtılır, Cem yapılır. Yukarıya doğru yola devam edenleri dağın tepesine varmadan Haskar ana karşılar, konuk eder bu konaklama küçük bir pınar’ın bulunduğu mağarada bir dinlenme molasıdır, sonra Çıla Derike denen yere varılır burda yol üç’e ayrılır. Sola ayrılanı aşağıda bulunan Nazımiye köylerine, sağa ayrılanı bir çeşmenin yanında bulunan taştan oyulmuş (kırmanckide Lee denilen-büyük kazan ) büyük taş kazana, yukarıya doğru ise Hewse Duzgın’e doğru gider. Hewse Duzgın’den aşağıya doğru Eskete Celi’ye gitmek isteyenlerin yolu üzerinde küçük bir mağaranın içinde (Heniye tose ) tas pınar’ı vardır. ziyaretçiler suyunu içer, mum yakarlar, bir avuç içi kadar olan bu pınardan inanca göre kırk kişi içse suyu eksilmez, ancak gönlü pak olmayanların, riyakarların önünde kurur böylelerine suyundan vermez. Burdan aşağıya Çile mağarasına (Eskete çeli ) inilir
Dersim ulu Evliyalar diyarıdır, Dersimli evliyasını, Erenini, evliyalarda dersimliyi yanlız bırakmaz, iç içe yaşarlar yedikleri, içtikleri ayri gitmez, en ağır yeminler, verilen ikrarlar, kurbanlar, lokmalar evliyalar adına yapılır, dar gününde, zor gününde, hastalığında, sağlığında, mutlu gününde evliyasının adı ağzından düşmez, Evliyası da dersimliyi yanlız bırakmaz onlara umut kapısıdır, yol kapısıdır, korur, gözetir, yeterki talip evliyasına, Pir’ine, Mürşidine, verdiği ikrara sırtını dönmesin.
12 Eylül cuntasının Dersim’de estirdiği terörden, Dersim evliyaları da nasibini almışlardı, kutsal mekanlar abluka altına alınmış, ulaşım yolları kesilerek ziyaretler engellenmişti ortalık toz-duman, kimin kuzu, kimin kuzu postuna bürünmüş kurt olduğu belli değildi. 12 Eylül öncesi ilericilik adına yapılan yanlışlardan biride Kutsal mekanların ve yol önderlerinin hedef tahtasına konmasıydı, yapılan yanlışlar Dersimli için darbe üstüne darbeydi, yörede hakim olan el-ele, el-Hakka inanç örgütlenmesi neredeyse tamamen dağıtılmıştı. özellikle Alevi gençliği kendi inancına, geleneğine, göreneğine karşı pekte hoş görülü bir tutum içinde değildi. bir bütün olanlardan etkilenen talibin biri, bir yolunu bulup Düzgün Baba’ya gider, “ya Düzgün Baba, ya yüce evliya Dersimde neler oluyor, bak Dersimi ne hala getirdiler, bütün değerlerimiz ayaklar altında artık ne evliyalarımızı ne kutsal yerlerimizı ziyaret edebiliyoruz, yenilerimiz Pir, Mürşit tanımaz oldu, her biri bir yol tutturdu gidiyor, üstelik bölük pörçük, kendi aralarında bile kavga, döğüş, tanımadığımız, bilmediğimiz bizlere kem göz bakanlar gelip Dağlarımıza çadırlarını kurup sahip çıktılar, kimileri terk-i diyar eyledi kalanımız kendi toprağımızda üretemez, evimizde uyuyamaz olduk. Kime gidelim, kimden yardım bekleyelim neden bizi yanlız bıraktınız” diye serzenişte bulunur. Rüyasına Pir’i konuk olur, ”Benden ne istiyorsunuz ne bekliyorsunuz, birliğiniz beraberliğiniz bozuldu, Pir’inizi, Mürşid’inizi, Evliyalarınızı bırakıp El’in peşine düştünüz. Kendi kökünüzün üzerinde büyümeyi öğrenin, değerlerinizi büyütün ki, sizde bereber büyüyesiniz. İz’inize, özünüze sadık olun. Unutmayın ki ne ekerseniz onu biçersiniz, gün olur tarlalarınızdaki çalıları ayıklarsanız ürün’ünüz temiz , bereketli, yolunuz güzel ve aydınlık olur.
Ulu mekanı ziyaret genellikle Yaz ve Sonbahar aylarında yaplır, Yazın çoğunlukla yurdışından Dersim’e izine gidenler, sonbahar aylarında da hasat bitiminde yöre halkı yüce Pirin dergahına giderler. Niyetler önceden yapılır, ayni veya yakın köylerden gidenler haberleşip beraberce yola çıkarlar, akşamdan yol hazırlıkları yapılır eğer o gece konaklamak gerekiyorsa yükte hafif örtü veya battaniye alınır, gece yarısından hemen sonra kalkılır, yıkanılır, lokmalar pişirilir, kurban birkaç ay öncesinden belirtilmiş, özenle beslenmiştir gidenler de gitmeyenlerde hepsi beraberce yardımlaşarak olması gereken hazırlıkları bitirirler, gidemeyenler lokmalarını ve yakılması için dilek mumlarını verirler, yola çıkış vaktinde gidenler dualarla yolcu edilir,
Talip huzurludur, rahattır gönlünde kötüden, riya’dan eser yoktur altın tepside yıkanmış gibidir, alır adağını, lokmasını yüce Pirin makamına doğru yola koyulur özünü Pirin dergahında dara çeker hatalarının affını, eksiliklerinin tamama yazılmasını diler. Kötüden, kötülükten yana olmayacağını, haktan ve haklıdan taraf, doğru oturup doğruyu söyleyeceğine, kapı komşusuna, konuğuna, cümle canlı varlığa, doğaya höşgörülü olacağına Piri huzurunda söz verir. Önce cümle aleme dualarıyla başlar. Ey yüce Evliya, ya Düzgün Baba, kimseyi darda, zorda koyma. Her dileyenin muradını ver, zalimim, zulümün, halden anlmayanın kapısına götürme , gönüllere merhamet ver, kimseye ciğer acısı verme, kimseleri açlıkla, yoksullukla terbiye etme. Ya Düzgün Baba bir kenardada bizim muradımızı ver, hanemize bereket, canımıza sağlık, yuvamıza huzur ve mutluluk ver. Kötüyü, kötülüğü, cahilin şerrini bizden uzak götür, namerdin kapısına götürme, bizleri ilimden, irfandan, insanlığın katarından ayırma, çocuklarımıza güzel günler hayırlı işler nasip eyle, ya ulu Pir beni eli boş geri çevirme.
Ulu Pir cömerttir, umut kapısıdır kapısına geleni eli boş geri çevirmez, yeterki Talibin gönlü Piriyle beraber olsun, gönlünde riya, kibir olmasın. Konuk olanlar, gönlü hoş, huzurlu dönerler, arınmış aklanmıştırlar. Arada geçen bütün bir dönemin yükü omuzlarından kalkmış, kuş gibi hafiftirler. Şimdi hayata daha güzel bakarlar, gözleri sevecen, gönlü pir aşkıyla dolu, evlerine döndüklerinde gidemeyenler onları karşıllar, ağırlanırlar, konuk edilirler. Düzgün Babaya gidenler geri döndüklerinde beraberlerinde lokmalar, teverikler, Haskar pınarının suyunu getirirler. Getirdiklerini can’lar arasında paylaşırlar.
Yüz yıllardır geleneğimizin, töremizin, inancımızın ayrılmaz birer parçası, toplum içinde barışın, adaletin, sevginin, dayanışmanın, birlik ve beraberliğin harcı olmuş, bizi, biz eden kutsallarımıza, inanç değerlerimize sahip çıkalım, onları yaşatmak İnsan olarak yaşamaktır.
Gitmek, görmek hepinize nasip olsun.
Düzgün Baba yardımcımız olsun

MÜSLÜM KAYA
Bu yazı Alevilerin sesi 141. sayısında yayınlanmıştır.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 29.10.13   #5
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: 3 Kasımda BÜYÜK KADIKÖY MİTİNGİne.


Yedi Ulu Ozan



değişik tarihsel dönemlerde yaşamış Aleviliği gerek içerik olarak gerekse edebi olarak en iyi ifade eden 7 kişiden oluşan ozanlardır. Bu ozanlar adeta Aleviliğin tanınması açısından Aleviliğin kart adresleridir. Kartvizitleridir. Aleviliğin yazılı kaynaklarının tarihsel/toplumsal süreçte önemli ölçüde tahrip oldukları düşünüldüğünde ve önemli ölçüde şifahi kaynaklara dayanarak yaşadığı düşünüldüğünde bu durum daha fazla önem arzetmektedir.



SEYYİD NESİMİ (1369-1417)

Bağdat’ın Nesim Kasabası’nda yetişmiş, Diyarbakır bölgesine yerleşen Türkmenler’dendir. Halep’teHallac-ı Mansur’un düşüncelerinin iz sürücüsü olduğu için kafir sayılıp derisi yüzülerek öldürülmüştür.
Nesimi, Hurufi’dir. Fazlullah Hurufi’nin görüşlerini benimsemiştir. Varlık birliği görüşünü savunan, kişi ile tanrı arasında bir nitelik yükleyen inanç arasında bağlantı kurar. Tanrının yetkin (Kamil) insanda görüldüğü tasavvufi görüşünü benimser.
Başlıca eserleriTürkçe ve Farsça divanlardır. Azeri asıllı Türkmenlerdendir.
Katledilme sırasında rivayete göre derisi yüzülerek eline verilip giderken, Halep’in 12 kapısından aynı anda çıktığı görülmüştür. Yolda birisine; “Gerçek Kabe’nin yolcusuyuz.” Elinde yüzülmüş derisini göstererek “İhramımız budur” dediği beyti meşhurdur.

ŞAH HATAYİ (1487-1524)

Yedi Ulu’lardan Şah Hatayi; 1487 yılında İran-Erdebil’de doğdu. Anadolu’daki Alevi cemlerinde nefesleri en sık yer alan ululardandır.BabasıŞeyh Haydar, anasıAkkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan’ın kızı Alemşah Halime Begüm Sultan’dır.
OsmanlıPadişahı Yavuz SultanSelim’le 19 Mart 1514’de yaptığı Çaldıran’daki savaşı kaybetti. Bu onun için sonun başlangıcı oldu. 1524’de 37 yaşında iken Azerbaycan’da Hakk’a yürüdü. Cenazesi Erdebil’e götürülerek, dedesiŞeyh Safiyüddi’nin türbesi yanında toprağa verildi.
Şah Hatayi çok iyi bir eğitim almıştır. Hz. Ali ve HacıBektaş Veli üstüne pek çok içtenlikli nefesler yazmıştır.

FUZULİ (1504-1556)

Asıl adıMehmet olan Fuzuli; 1504’deKerkük’te doğdu.Kerkük’teBayat Türkmen boyunun Karyağdı soyundan gelmektedir.
Şiirlerini hem Türkçe, hem Arapça hem de Farsça yazan Fuzuli’nin en başarılı eserleriTürkçe yazılmış olanlarıdır. Fuzuli; yalnızca Türk ve Fars edebiyatında değil, dünya klasikleri arasında da saygın bir yer almış ozandır.
Bir gönül eri olan Fuzuli; yaşamı süresince Kerbela veBağdat çevresinden ayrılmamış, bir süreHz. Ali’nin türbesinde türbedarlık yapmıştır.
Kitaplar Fuzuli’nin en büyük dileğinin Kerbela da ölmek olduğunu yazar. Fuzuli yakın çevresineHz. Hüseyin’in türbesinin yanında toprağa verilmeyi ve mezarına taş konulmamasını vasiyet etmiştir. Kendisi veba hastalığı salgınındaHakk’a yürümüş ve vasiyeti yerine getirilmiştir.
Kerbela Olayı’nı anlatan “Hadikat-ü Süeda” (Mutluların Bahçesi) en önemli eserlerindendir.

YEMİNİ (15.-16. YÜZYIL)

Yemini 15 yüzyılın sonu ile 16. yüzyılın ilk yarısındaTuna Irmağı yörelerinde yaşadı.
Çeşitli kaynaklar tarafından asıl adının Ali olduğunu, Akyazılı İbrahimDede zaviyesinde hizmet ettiğini ve “Yemini” mahlasını kullandığını yazar.
Demir Baba Velayetnamesi’nde adı “Hafız Kelam Yemini” olarak geçer.Bundan da Kuran’ı ezbere okuduğu anlaşılır. Hz. Ali’nin mitolojik yaşamını konu edinen Faziletname adlı kitabı 7300 beyitten oluşmaktadır. Kitap bir erdem kitabıdır. Bu kitap, Hz. Ali’nin yaşamının, Ehlibeyt ve Ali sevgisinin yoğun işlendiği temel eserlerinden biridir. Bu eseri Kitab-ı Erdem (iyi ahlak kitabı) olarak niteleyenler kitaptaki doğruluğu, dürüstlüğü, alçak gönüllülüğü yaşam biçimi ve inanç biçimi haline getirmesinden dolayıYemini’ye daha bir saygı duyarlar.

VİRANİ (16. YÜZYIL)

Doğum ve ölüm tarihi belli olmayan Virani’nin; 16. yüzyıldaEğriboz adasında doğduğu söylenir. Hurufiliği benimsemiş bir Bektaşi ozanı olan Virani; bir süreNecef’te Hz. Ali’nin türbesinde türbedarlık hizmeti vermiştir.
Virani; BalkanlardaDemir Baba’dan babalık icazeti almış, Hz. Ali tutkusunu dile getiren çok sayıda şiir yazmıştır.
Bazı araştırmacılar, yazılarında Virani’nin aruz vezni ile 300’e yakın şiir söylediğini ve koca bir divan oluşturduğunu bildirerek Ozan’ın az çok öğrenim görmüş olduğunu belirtirler.
Virani’ye göre, evrende ve bütün nesnel varlıklarda görünen Hz. Ali’dir.

PİR SULTAN ABDAL (16. YÜZYIL)

Pir Sultan Abdal’ın 1500 yıllarında doğduğu tahmin ediliyor. Doğduğu yeri ise kendisi şiirlerinde, “Benim AslımHorasan’dan Hoy’dandır” diyerek belirtiyor.
Asıl adıHaydar olan Pir Sultan Abdal’ın Sivas’ın Yıldızeli’ne bağlı Banaz Köyü’nden olduğu söylenir. Pir Sultan’ın yaşamı Alevi Bektaşi toplumunun söylenecelerine dayanır. Şiirlerinden iseSafeviDevleti hükümdarıŞah İsmail’in oğlu olan ŞahTahmasab zamanında yaşadığı anlaşılır.
Pir Sultan Abdal, döneminin toplumsal sorunlarına eğilmiş, bunları kendisine konu edinmiş, çıkış yolları aramış, yer yer şiirini sanatını da bu uğurda aracı yapmış bir ozandır. Bu nedenle halkla, halkın sorunlarıyla özdeşleşmiş ve bütünleşmiştir.
Pir Sultan Abdal, Osmanlı zulmüne karşı Anadolu halkının sıkılmış yumruğudur. Haksız gidişe “dur” diyen bir haykırıştır.

KUL HİMMET (16. YÜZYIL)

Kul Himmet; Tokat’a bağlı Almus ilçesinin bugünkü adıGörümlüKasabası olan Varsıl Köyü’ndendir. 16. yüzyılın ikinci yarısında yaşamıştır. KulHimmet bütün nefeslerindeHz. Ali, 12İmamlar veHacıBektaş Veli’yi büyük bir içtenlikle anlatır.
Kul Himmet’in nefesleri de diğer ulu ozanların nefesleri gibi her Alevi ceminin vazgeçilmez nefesleri arasındadır. İyi bir tekke ve tarikat eğitimi gören KulHimmet’in, Pir Sultan Abdal’a bağlı olduğu, onun çevresinde yetiştiği, müridi olup O’nu izlediği şiirlerinde açıkça ortaya çıkar.
Halk ozanlarında AleviBektaşi olmayanlar bile onun etkisinde kalmış, ona yakınlık göstermiştir.
Kul Himmet; tarikat ışığında beliren insan sevgisini HacıBektaş Veli üzerinde yoğunlaştırarak nesnel duruma getirmiş, tanrı kavramını bir varlık olan insanla özdeşleştirmiştir.








G.A.K.M
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (30.10.13 Saat 20:47 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 31.10.13   #6
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: 3 Kasımda BÜYÜK KADIKÖY MİTİNGİne.


30 Ekim 2013 Çarşamba Saat: 18:20
Alevilerden büyük miting

Alevi dernekleri 3 Kasım günü hükümetin Alevi açılımı ve cami-cemevi projesini protesto etmek için Kadıköy'de miting düzenleyecek.
facebooktwittergoogle +digge-postayazdır
İSTANBUL- Hükümetin Alevi açılımı ve cami-cemevi projesiyle ilgili olarak bazı Alevi kurumları ve dedeleri, Göztepe'de bulunan Şahkulu Sultan Derneği'nde toplantı düzenledi.

Toplantı öncesinde Şahkulu Sultan Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tural basın açıklaması yaptı. Cami-Cemevi projesini anımsatan Tural, özgün ve otantik Alevi inancı sahipleri olarak bunun doğru olmadığını düşündüklerini belirterek "Alevi kurumları ve dedeleri ile birlikte bunlara karşı tavır sergilemeliyiz. Böyle bir yapılanma Aleviliğe katkı sunmaz, Aleviliği ileri götürmez. Devletin gri pasaportuyla yurtdışına çıkarttığı dedelerin bizim inancımıza hizmet eden dedeler olacaklar mıdır? Yoksa Devletin dedeleri mi olacaktır? Binlerce dede varken devlet neden içinde 65 dedeyi gönderdi?" diye sordu.

3 Kasım‘da Kadıköy Meydanı’nda miting düzenleyeceklerini belirten Tural, "Cemevini Cami bahçesine alan zihniyetin Alevilere inanç özgürlüğü yerine inancını unutma projesidir. 3 Kasım'da Kadıköy'de yapacağımız mitinde bu konudaki görüş ve taleplerimizi kamuoyuyla paylaşacağız" diye konuştu. Basın açıklamasının ardından Alevi dedeleri ve kurumları kendi aralarında toplantıya devam ettiler. (DHA)
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 02.11.13   #7
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: 3 Kasımda BÜYÜK KADIKÖY MİTİNGİne.


Eşit yurttaşlık için
3 Kasım'da Kadıköy'e


[B]Alevi örgütleri, "Cami-cemevi projesi"nden 3. köprüye Yavuz Sultan Selim isminin verilmesine kadar hükümetin asimilasyoncu, inkarcı politikalarına karşı, "eşit yurttaşlık" talebiyle yarın Kadıköy'de miting düzenleyecek.[/B]



Etkin Haber Ajansı / 02 Kasım 2013 Cumartesi, 10:55
İSTANBUL-

Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Özgür Demokratik Alevi Derneği ile cemevlerinin de içinde bulunduğu 50'ye yakın Alevi örgütü, yarın (3 Kasım) Kadıköy'de "asimilasyona karşı eşit yurttaşlık" mitingi düzenleyecek.
Aleviler, hükümetin, asimilasyon, inkar ve baskısına karşı, "eşit yurttaşlık" talebinde bulunacak, asimilasyon politikasının somut bir ifadesi olan "Cami-cemevi projesi"ni protesto edecek.
Alevi örgütlerinin talepleri şöyle:
“-Cami-Cemevi projesi iptal edilsin.
-Zorunlu din dersi ve Diyanet İşleri Başkanlığı kaldırılsın.
-Alevilere ait inanç merkezlerinin el konulan taşınmazları ve diğer varlıklarının geri verilsin.
-Alevi katliamları aydınlatılsın.
-Kamu ve özel sektörde Aleviler hakkında uygulanan dışlayıcı uygulamalara ve cemaat tekeline son verilsin.
-Örgütlenme özgürlüğü, toplu gösteri ve ifade özgürlüğü önündeki tüm engeller kaldırılsın.
-40 bin Alevi'nin öldürülmesinden sorumlu olan Yavuz Sultan Selim'in ismi kamusal alanda kullanılmasın.
-İktidar ve devlet bizim adımıza karar veremez cemevlerinin Alevilerin ibadet yeri olduğu konusunda yasal düzenleme yapılmasın."

Mitinge, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ve Halkların Demokratik Partisi (HDP), DİSK, KESK ve Taksim Dayanışması'nın da aralarında olduğu çok sayıda demokratik kitle örgütü ve siyasi parti de katılacak.

3 KOLDAN YÜRÜYÜŞ YAPILACAK


Kadıköy Meydanı'nda saat 12.00'da başlayacak miting için üç koldan yürüyüş yapılacak.
Örgütler, Haydarpaşa, Tepe Nautilus ve Söğütlüçeşme güzergahlarından kortejler oluşturarak yürüyecek.
Sponsor Reklamlar

bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 04.11.13   #8
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: 3 Kasımda BÜYÜK KADIKÖY MİTİNGİne.


Asimilasyoncu,

inkarcı politikalara karşı

eşit yurttaşlık

hakkı için

buluştular


Alevi örgütlerinin çağrısıyla, Türkiye'nin dört bir yanı ve pek çok ülkeden İstanbul'a gelenler eşit yurttaşlık hakkı için Kadıköy'de buluştu.


Okuyucu Modunu AçOkuyucu Modu KapatYazıyı Büyüt: 1214161820
Asimilasyoncu, inkarcı politikalara karşı eşit yurttaşlık hakkı için buluştular



ELÇİN YILDIRAL-ALARA COŞKUNOĞLU

Aleviler, AKP hükümetinin inkârcı, asimilasyoncu politikalarına karşı eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü talebiyle sokağa çıktı. İstanbul Kadıköy'de düzenlenen mitinge on binlerce yurttaş katıldı. “Devletin Alevisi olmayacağız”, “Eşit yurttaşlık istiyoruz", "Diyanet kaldırılsın", “Haksızlık karşısında asla boyun eğmeyeceğiz" pankartlarının açılığı mitingde AKP'nin gerici, asimilasyoncu, ırkçı, ötekileştirici politikaları protesto edildi.

“İnkara, asimilasyona karşı, eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü” mitingine aralarında Alevi Bektaşi Federasyonu, Alevi Dernekleri Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, ÖDP, HDP, Halkevleri, Gezi Tutukluları Aileleri Platformu'nun da olduğu çok sayıda örgüt, parti, sendika ve kurum destek verdi.


İKİ KOLDAN YÜRÜDÜLER

Kadıköy'deki miting için kitle Haydarpaşa Numune Hastanesi önü ve Söğütlüçeşme olmak üzere iki koldan İskele Meydanı'na yürüdü. Her iki kolun en önünde de Alevi örgütleri yer aldı. Söğütlüçeşme kolunda Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi, Alevi Dernekleri Federasyonu, ÖDP, HDP, Halkevleri, DHF, Partizan, Altınteri, Gezi Tutukluları Aileleri Platformu ve CHP'li milletvekillerinin de aralarında olduğu çok sayıda örgüt yer aldı. "Diyanet kaldırılsın", "Cemevleri Alevilerin inanç merkezleridir, anayasal güvenceye kavuşturulsun", "Dillere, inançlara özgürlük halklara eşitlik" pankartlarının taşındığı yürüyüşte "Gün gelecek devran dönecek AKP halklara hesap verecek" sloganları atıldı.



KATİLLER YARGILANSIN

Tutuklu Gezi direnişçilerinin aileleri ise "Maraş'da katlettiler, Sivas'ta yaktılar, Gezi'de öldürdüler, tutukladılar", "Gezi tutsaklarına özgürlük" ve öldürülen Gezi direnişçilerinin fotoğraflarının olduğu "Katiller yargılansın. Gezi şehitleri ölümsüzdür" pankartları taşıdı.

PSAKD'nin bazı şubeleri, Hacı Bektaş Veli Kültür Derneği, yöre dernekleri ile bazı siyasi gruplar ise Numune Hastanesi önünde bir araya gelerek buradan İskele Meydanı'na yürüdü. Çerkesler ve direnişteki Beltaş işçileri de kortejdeki yerini aldı. “Eşit yurttaşlık istiyoruz", "Cemevi ibadethanemiz, Pir Sultan sözümüz, Kerbela yolumuz", "Modern Yavuzlara ve yezidlere karşı Alevilere eşitlik ve özgürlük" pankartlarının taşındığı kortejde, sık sık "Faşizme karşı omuz omuza", "Her yer Taksim her yer direniş", "Bedel ödedik bedel ödeteceğiz"sloganları atıldı.


DENİZLER, MAHİRLER, İBOLAR UNUTULMADI

Miting, tüm kortejlerin alana girmesinin ardından yapılan saygı duruşu ile başladı. On binlerce kişi, Sivas'ta, Maraş'ta, Roboskî'de, Gezi'de, Lice'de öldürülenlerin, Deniz Gezmişlerin, Mahir Çayanların, İbrahim Kaypakkaların isimlerinin okunması üzerine, yumruk ve zafer işareti eşliğinde "burada" dedi.

Alevi örgütlerinin yöneticilerinin yanı sıra DİSK Genel Başkanı Kani Beko, Genel Sekreter Arzu Çerkezoğlu, KESK Genel Başkanı Lami Özgen, HDP Eşbaşkanları Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü, sanatçı Pınar Aydınlar, Mehmet Ayvalıtaş'ın annesi Fadime Ayvalıtaş, Madımak katliamı, Gazi katliamı ve Gezi direnişinde yaşamını yitirenlerin aileleri protokoldeki yerini aldı.


ZALİMİN ÖNÜNDE BOYUN EĞMEYECEĞİZ

Tertip Komitesi adına açılış konuşmasını yapan Celal Dede, "Bizleri ötekileştirmek isteyen Hızır Paşalara dur demek için burada, bir aradayız. Geleneklerimize göreneklerimize sahip çıkmazsak, Hz. Ali'nin dediği gibi haksızın önünde boyun eğersek onurumuzu kaybederiz. Haksızın, zalimin önünde boyun eğmeyeceğiz" dedi.

DİYANET-FETHULLAH-İHANET-İZZETTİN DÖRTLÜSÜ

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Kemal Bülbül ise cemevlerinin ibadethane olduğunun altını çizdi. Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan'a "İzzetullah" diye seslenen Bülbül, şöyle konuştu: "İzzetullah ile Fetullah'a sesleniyorum: Yolu kirletmeyin. İzzettin Doğan efendi sen ne yapmak istiyorsun. Diyanet-Fethullah-ihanet-İzzettin dörtlüsüyle bizi gömmek istiyorlar. Bizi katletmek istediler, torunu da bugün 3. boğaz köprüsüne Aleviliği gömmek istiyor."

12 Eylül anayasasının hala yürürlükte olduğunu hatırlatan Bülbül, AKP'lilerin cemevleri için "cümbüşevi, terörist yuvası" gibi ifadelerine sert tepki gösterdi. Bülbül, şöyle devam etti: "Biz kainatın aynasıyız. Kürtler, Aleviler, Antikapitalist Müslümanlar, Çarşı, Ermeniler, hepsi burada. 12 Eyül Anayasasını yırtacağız, eşit yurttaşlık hakkımızı alacağız. Cemevlerini tanımıyormuş, tanımazsan ne olacak. Kanuni de, Hızır Paşa da tanımamıştı." Bülbül, "72 millet eşit ve özgür olana kadar, Aleviler eşit yurttaşlık hakkını alana kadar alanlarda olacaklarını" belirtti.


YEZİDE KARŞI HÜSEYİN OLACAĞIZ

Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Hüsniye Tahmaz, “Biz kimseyi dışlamıyoruz ancak kimsenin bizim inancımıza şekil vermesine izin vermeyeceğiz.Ya Hüseyin olacağız, ya da Hüseyin’i yarı yolda bırakanlardan olacağız. Biz Hüseyin olacağız” dedi. Alevi Bektaşi Dernekleri Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı Engin Gündük ise kürsüden, "Alevilerin taleplerinin net; Cemevi ibadethanedir zorunlu din dersleri kaldırılmalıdır” dedi.
Mehmet Ayvalıtaş'ın annesi kürsüye çıkarak, Mehmet'in davasında bizleri yalnız bırakmayın çağrısında bulundu.


YAŞAR KEMAL'DEN MESAJ

Yazar Yaşar Kemal gönderdiği mesajda, "Aranıza katılamıyorum ama yanınızdayım. 21 yüzyılda bile Türkiye, bir değer yağmacılığı içinde. Bu demokrasi ile bağdaşmaz. Yanınızdayım, yolunuz açık olsun" dedi.



Editör :
birgün
-------------------------------

MİTİNGİMİZE KATILAN ,

ANTİ KAPİTALİST MÜSLAMANLARI,

CANI GÖNÜLDEN KUTLARIZ.
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
10 Kasım 1938 Deniz Mustafa Kemal ATATÜRK 7 11.11.12 21:30
10 Kasım | Unutmadık, Unutturmayacağız! Alevi Mustafa Kemal ATATÜRK 2 10.11.11 20:39
10 Kasım ( Ölümsüzlüğünün 72. Yılı ) ayyil Mustafa Kemal ATATÜRK 5 23.11.10 17:54
8 kasım alevi mitingi fotoğraflar eso Alevi Resimleri 6 30.01.10 23:05
8 Kasım'da Kadıköy'deyiz ayyil Pir Yolu Haber Merkezi 1 21.10.09 20:16






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2