Sponsor Reklamlar


HIZIR Paşadan İZZETTİN DOĞANA ASİMİLASYON !!!

 Alevi'lik Ana Forum Katagorisinde ve  Alevilik ve Aleviler /Ana Forum Forumunda Bulunan  HIZIR Paşadan İZZETTİN DOĞANA ASİMİLASYON !!! Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

Ağaç Şeklinde Aç40Beğeni

 
Seçenekler
Alt 04.09.13   #1
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart HIZIR Paşadan İZZETTİN DOĞANA ASİMİLASYON !!!


cami-ve-cemevi-yanyana[/COLOR]/"]







Cami ve Cemevi yanyana


Kırmızı Haber | 04 Eylül 2013 | Gündem, Kırmızı Haber, Manşet, Numaralı Haberler, Üst Haberler
Cafer Kaplan (Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu Dedeler KuruluBaşkanı) – Hak yiyenle Hakkı yiyilenlerin bir araya gelmesi kabul edilemez bir davranıştır.
Sevgili canlar songünlerde basına ve kamuoyuna yansıyan Cem Vakfının Fetullah Gülen cematiyle birlikte Cami,Cem evi, Aşevi projesi birlikte yürütmesi kendi yaptıkları toplantıda açık bir şekilde beyan etmeleri toplantıda bulunan inanç önderlerinin de bunu kabul etmesine anlam veremiyoruz.
Bir taraftan İmam Hüseyinin yolundan gittiğini söylüyeceksin bir taraftan seni bugüne kadar yoksayan zihniyetle aynı yerde buluşacaksın kabul edilemez bir durumdur. Çıkar ve menfaata dayalı bir Dedelik anlayışı bu toplumda kabul görmesi artık mümkün değildir. Hangi ocağa mensup olursanız olun Hangi soydan gelirseniz gelin , Alevilik değerlerini kendi çıkarlarınızın önünde tutuyorsanız,Dede olma hakkını kaybetmişsinizdir.
İnsan hakkı yiyenlerle,insan canına kıyanlarla,seni bugüne kadar zındık tarif edenlerle,aynı çatı altında buluşup ibadet yapıp aynı lokmayı paylaşacaksan senin’de onlardan farkının olmadığını bilinmen gerekir.Şayet okyanus ötesindekiyle aynı kapıdan girerek bütünleşmek istiyorsanız en iyi adres okyanusun ortasıdır.
Bu tür toplantılara Avrupadanda katılan İnanç önderleri de varsa bunlarında bun dan sonraki cem evlerindeki hizmetlerinin sorgulanması gerekmektedir.
Aşk-ı Niyazımla
AABF İnanç kurulu
Başkan
Cafer Kaplan


Cami ve cemevi -Necdet Saraç


Necdet Saraç | 04 Eylül 2013 | Gündem, Manşet, Manşet Altı Gündem Haber, Numaralı Haberler, Üst Haberler, Yazarlar


Necdet Saraç / Birçok kişinin söylediğinin tersine aslında her inanç bir diğerinin alternatifidir. Eğer bir inanç bir diğer inancın alternatifi değilse var olma şansı bulamaz. Yaşayamaz! İnançlar birbirinin alternatifi olunca, onlara ait ibadethaneler de fiili olarak birbirinin alternatifidir. Bu anlamıyla örneğin cami, cemevinin de, kilisenin de alternatifidir. Aynı şey havra ya da bir başka ibadethane için de çok rahatça söylenebilir. Hatta inançların kendi içlerindeki tarikatlar bile fiili olarak birbirinin alternatifidir. Bundan dolayı, örneğin Almanya’da her İslami tarikatın ve siyasi eğilimin kendi camisi vardır. Süleymancıların, Nurcuların, Kaplancıların camileri birbirinden farklıdır. Ya da Ortodoksların, Protestanların, Katoliklerin farklı kiliseleri olduğu gibi…
Türkiye’de “Allah’ın bildiğini kuldan saklama” alışkanlığı bir toplumsal geleneğe dönüştüğü için hep gerçeklerden kaçılır. Herkes birbirine gerçek hayatla hiçbir alakası olmayan hoşgörü edebiyatı yapıp durur! Örneğin, Antakya her fırsatta diyaloğun ve hoşgörünün merkezi gösterilir. Ancak gerçek böyle değildir. Sokakta yaşanan çok renklilik, sıra bu renkliliğin karar mekanizmalarında temsiline geldiğinde İslamın yeşiline dönüşerek tekleşir. Aleviler, Hıristiyanlar, Yahudiler ve diğerleri “marketing” için yalnızca birer “çeşni” olurlar… Çünkü siyasal sistem “tek bir inanç” üzerine şekillenmiştir ve bu tek inancın adı Sünniliktir. Sünnilik ise ısrarla ve bilinçli olarak büyük bir İslam şemsiyesi olarak pazarlanır. Diğer bütün farklı yorumlar ve yollar da bu şemsiyenin bir parçası olarak sunulur. Türkiye Cumhuriyeti böyle bir Cumhuriyettir. Bu nedenle Türkiye “yüzde 99’u Müslüman” bir ülke olarak tarif edilir. Başta Aleviler olmak üzere kimsenin bu “yüzde 99”luk büyük daireden çıkmasına izin verilmez! Gerçekler gizlenir. Eşitlik her fırsatta reddedilir. Her şey, ötekinin kendisine benzemesi üzerine kurgulanır. Asla kimsenin kendisi olması istenmez! “Ev sahibi ve misafir” ilişkisi bu yüzden ısrarla korunmak istenir! Bir asli olanlar vardır, bir de olmayanlar!
Hoşgörü sosuna batırılarak “gerçek ve eşit” diye sunulan her şeyde çoğunluğun görüşünü veya çoğunluğun inancını kabullenme zorunlu bir ön kabule dönüşür. Sistemin kimyasını bozmak istemezler. Örneğin, bilirler ki; cemevi bir ibadethane olarak kabul edildiğinde sistemin DNA’sı da değişir. Bilirler ki; inançlar arasında eşitlik olunca, karar mekanizmalarında da, devletin ve kamunun her türlü olanağının paylaşımında da Alevi Sünni eşitliği olur, bu yüzden ısrarla bundan uzak durular. Cemevine ibadethane dememek için kırk dereden su getirirler. Çünkü çoğunluk için aslolan her zaman azınlığın asimile olarak kendine benzemesidir.
Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan’ın Fettullah Gülen ile birlikte planladığı “Cami ve Cemevi” projesi de tam bu nedenlerle tam bir asimilasyon projesidir. Eşitlik temelinde olmayan bu proje, Aleviliğin dokusuna da yabancı bir projedir. Yayılmacı ve misyoner olmayan bir inanç olan Alevilik, zoru reddettiği için her inancın kendi yerinde “güzel ve ağır” olduğunu bilir… Bu proje için fazla öne çıkartılan kardeşlik de, barış da bir niyet sorunu değil, bir sistem sorunudur! Bu sistemin sihirli kelimesi de eşitliktir! Yasalar önünde ve günlük hayatta eşit olmadan, söylenen her şey yalandır! Nitekim, sürekli yıldızı parlatılan Fettullah Gülen’in bu konudaki yaptıkları ortadadır. Alevi taleplerinin bir tekini kabul etmek bir yana, ciddi bir hamle bile yapmamışlardır. Cami-cemevi projesinde olduğu gibi bunların tek derdi, hep Alevileri kendilerine benzetmeye çalışmak olmuştur… Zorunlu din dersini 12 Eylül Anayasası’na koyduğu için Kenan Evren’i cennetlik ilan eden, bütün ömrü sola ve komünizme karşı mücadeleyle geçen Fettullah Gülen’den Alevilere yarar gelmez! Aleviler kendilerini kandırmaktan da ihsan beklemekten de artık vazgeçmelidir. Eşitlik ve eşit ilişkiler, asla mağduru oynamakla, zavallı görünerek, camiyle yan yana gözükmeye çalışarak ve bolca hoşgörü lafı ederek asla sağlanmaz! Alevileri teslim alacak bir proje için “bizim paramız yok, bütün parayı onlar veriyor, daha ne istiyorsunuz” demek ise Alevileri yüceltmez, küçültür! Alevi dedeleri bu zavallılığı reddetmeli!
Yurt Gazetesi
-------------------------------------------

izzettin doğan,

aleviliği caferilik ve şiilik arasında eritip,

içini boşaltmakla görevlendirilmiş,

aleviliği kalkan olarak kullanan biridir,


ocağına saygıdan dolayı

kimsenin sesini yükseltmek

istemediği doğan aleviliği devlete pazarlıyor,

yavuzdan sivasa yapılan alevi katliamlarını

görmezden geliyor,

buda DEVLET ALEVİLİĞİNE ANGAJEDİR,

izzettin doğanın tutarsızlığını ortaya koyuyor.

ANADOLU ALEVİLİĞİ PAZARLANAMAZ,

ALEVİLER YALNIZCA ALEVİDİR.
Sponsor Reklamlar


Konu bilgeyol tarafından (28.05.16 Saat 19:21 ) değiştirilmiştir. Sebep: başlık degiştirme
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 04.09.13   #2
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: İzzettin doğan ve Devlet ALEVİLİĞİ denen şey.


Asimilasyonun ‘Gülen’ yüzü!



ANKARA /ANF
Güncellenme : 04.09.2013 04:32
Gülen ve Doğan’ın Alevileri Türk-İslam sentezinde buluşturma projesine Alevilerden tepki var

Alevilerin gasp edilen haklarına ilişkin hiçbir talebe olumlu yaklaşmayan Fethullah Gülen ve İzzettin Doğan’ın Alevileri asimile etme projesi, tepki çekti. PSAKD, projeyi ‘Alevileri hoşgörü adı altında asimile etme projesi’ olarak nitelendirdi.


‘İki Hoca’nın asimilasyon oyunu’

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Kemal Bülbül, Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan ile Fethullah Gülen’in ortak projesine ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, projeye itiraz ettiklerini ve kınadıklarını belirten Bülbül, projeye ilişkin, “İki hoca efendinin ‘hoşgörü’ adı altında asimilasyon oyunu” dedi. Bu durumun sinsi bir oyun olduğunu vurgulayan Bülbül, “Bu sinsi oyun hakikati faş etmeyi gerektirecek kadar derindir. İnancımız ve yolumuz gereği Hak’kın, hakikatin, ulularımızın, velilerimizin, mürşitlerimizin, pirlerimizin, aşıklarımızın, sadıklarımızın, ermişlerimizin, dervişlerimizin, erenlerimizin, evliyalarımızın huzurunda İzzettin Doğan hoca efendiden davacıyız. İzzettin Doğan hoca efendinin ‘Pensilvanyalı hoca efendi’ ile ortak yürüttüğü proje bir ‘Hoşgörü projesi’ değil, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana inancımıza karşı yürütülen türlü oyun, hile, aldatmaca ve katliamların yeni versiyonudur” dedi.

‘Bir asimilasyon projesi’

Bülbül, “Doğan Ailesi”nin yaklaşık 70 yıldır Alevi İnancına karşı yürütülen asimilasyonun ortağı durumunda olduğuna vurgu yaparak, “İnancımıza, yolumuza, ocağımıza, mürşitlerimize saygının bir gereği olarak bugüne kadar eleştirilerimizi yaptık ama makul ve mantıklı davranmaya, yapıcı ve geliştirici olmaya çalıştık. Ancak, Ağuçan/Avuçan Ocağımızın ‘Mürşidi’ konumunda bulunan İzzettin Doğan ‘Dede’ hoca efendi olmaya özenerek konumuna, ocağına ve Alevi toplumuna karşı yürütülen asimilasyonun ortağı olmuştur. İzzettin Doğan hoca efendinin ‘Hoşgörü’ adı altında ‘Pensilvanyalı hoca efendi’ ile birlikte yaptığı çalışma bir asimilasyon ve yok etme projesidir” dedi.

‘Tek kimlik yaratma projesi’

Hemen her fırsatta Alevi inancına saldıran, hakaret ve tehdit eden kişilerle “Hoşgörü” projesi yapılamayacağını kaydeden Bülbül, bu projenin Türkiye’deki etnik ve inançsal çoğulculuğu Siyasal İslam’ın “Türk-İslamcı ırkçılığı” içinde eritme “Tek kimlik” yaratma ve Alevi İnancını yok etme projesi olduğunu söyledi. Doğan geçtiğimiz günlerde Gülen’le görüştüğünü açıklayarak, Cami ve Cemevi’nin aynı projede yer alacağını belirterek, projenini bu hafta hayata geçeceğini duyurmuştu. ANKARA
---gündem
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 04.09.13   #3
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: İzzettin doğan ve Devlet ALEVİLİĞİ denen şey.


Alevilerden 'Fethullah Gülen' tepkisi

Cem Vakfı Genel Başkanı İzzettin Doğan’ın Fethullah Gülen ile Ankara’da cami ve cemevinin birlikte olacağı bir ibadethane yapmak üzere anlaştıklarını açıklamasına Alevi derneklerinden tepki yağdı. Alevi dernekleri bunun bir asimilasyon projesi olduğunu vurgulayarak Doğan’a tepki gösterdi.


Mehmet Menekşe




Cumhuriyet / Amasya- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez: Cami ile cemevi iç içe olamaz, bu camiye de cemevine de saygısızlıktır. Caminin ve cemevinin ritüelleri birbirinden çok farklı. Bu yeni bir siyaset, yeni bir asimilasyon girişimidir. İzzettin Doğan’ın geçmişi ortada ve geçmişte kimlerle işbirliği yaptığı, güçlünün yanında yer aldığı biliniyor. Şimdi de Gülen cemaatini güçlü gördü ki onların yanında yer alıyor.

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Kemal Bülbül: Bu hükümetin İslamcı, ırkçı anlayışın ihtiyaçlarını gidermek için yapmış olduğu bir asimilasyon projesidir. Bu proje hiç kimsenin umurunda da değil. İzzettin Doğan “Alevilerin Gülen cemaatine ilgi duyduğunu” söylemiş. Alevilerin kendisinden ibaret olduğunu zannediyor. İzzettin Doğan, Gülen cemaatine ilgi duyabilir, sevebilir, ortak yapıyor olabilir, Alevi toplumunun böyle bir beklentisi, ortaklığı yoktur. Bu kocaman bir yalandır, ırkçılıktır, gericiliktir.

Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir: Gelişmeleri kaygıyla izliyoruz. Bu bir asimilasyon projesidir. Alevileri camiye götürmenin bir başka yolu bu. İzzettin Doğan da bir yandan bu girişime alet oluyor, tepkimiz biraz da ona. İnsanların özünde öncelikle cemevlerinin varlığını kabul etmesi gerekir. Süreçte böyle bir projenin doğru olmadığını düşünüyorum. Bu zihniyet cemevlerinin yasal statüye kavuşması bir tarafa ibadet yeri olarak bile görmüyor, inançlarımızı yok sayıyor. Bu girişimi doğru bulmuyorum.

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Selahattin Özel: Cami cemevi projesine sıcak bakmıyorum. Herkes kendi yerinde güzeldir. Bin yıldır bizi asimile edememişler böyle bir proje ile bizleri asimile edemezler. Aleviler, “ibadethanemiz cemevidir” diyorsa cemevidir. İlk önce bu kabul edilmeli.


3 Eylül 2013


cumhuriyet net
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 05.09.13   #4
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: İzzettin doğan ve Devlet ALEVİLİĞİ denen şey.






Cami mi,

Cemevi mi?


Kırmızı Haber | 05 Eylül 2013 | Alt Manşet, Gündem, Kırmızı Haber, Manşet, Numaralı Haberler


Abbas Tan – Ankara’da yapılacak inşaat Cami ve Cemevi değil olsa olsa bir cami ve onun müştemilatı olan sözde Cemevi olacaktır.
Bu bir kandırmadır, yok etme politikasıdır.
Bütün Aleviler ve aydın Sünniler buna karşı çıkmalıdır.

İnsanlar bazen boyundan büyük işlere girişirler. Bu tip insanlar ya çok uyanıktır yada çok cahildir. Şayet bunlardan ikisi de değilse bilin ki iyi bir piyondur.
Bu yıllardır süregelen bir uygulamadır.

Alevilerde bu tip insanlar oldukça azdır.
Kendilerini çok iyi pazarlamasını bilirler. İtibar kazandıklarını sanırlar ama itibarsızlaştıklarını görmezden gelirler.
Derin devlet de devleti yönetenlerde ihtiyaç duyduklarında bunları kullanırlar.
Demirel demişti. Sayın İzzettin Doğan’a rica ettik ve CEM Vakfını biz kurdurduk diye.
O günlerde CEM Vakfını niçin kurdurdukları şimdilerde gün yüzüne çıktı. Alevileri ya Sünnileştireceklerdi yada Şiileştireceklerdi. Şimdi ikisini birden yaparken hem de sözde Aleviler bunu yapıyor.
Cemi ile Cemevini bir bahçe içerisinde bir araya getirerek
Alevileri Sünnileştirecekler.
Alevi dedelerine Cami kadrosundan maaş bağlayacaklar.
Alevi dedeleri,Müslümanların Bayram namazına alternatif olarak Bayram cemi yapacaklar.
Cami cemaatine ayıp olmasın diye Kadınlar için ayrı bir bölüm yaptıracaklar. Kadınlara çarşaf bağlatacaklar.
Sürekli Kuran okutacaklar.
Alevilerle Sünnileri yan yana getirmek için bazen camide, bazen Cemevi önündeki banklarda yan yana oturtacaklar.
Hiç utanmadan sıkılmadan bu sözü sarf edecekler. Sanki Alevilerle Sünniler yan yana değiller.
Ey cahiller!
Bu ülkede Alevilerle Sünniler hep yan yanalar. Bunları karşı karşıya getiren güçler vardır. Bu güçler Devletin içerisinde olabilir kenarında olabilir.
Alevilerin Devletle sorunu vardır, birde kullanılan yobaz gericilerle sorunu vardır.
Cemevleri Camilerin alternatifi değildir.
Camiler Müslümanların ibadethanesidir, orada gider inançları gereği ibadetlerini yaparlar.
Cemevleri Alevilerin ibadethaneleridir. Aleviler inançları ve Kültürleri gereği Cemevlerinde cem yaparlar.
Cami ile Cemevinin yan yana olması çabası adeta birbirlerine alternatifmiş gibi göstererek güçlünün yanında yer alması sağlanacak. Devlet Sünni inancın yanında olduğuna göre ve Aleviliği inanç olarak görmediğine göre bir süre sonra baskı ve zulüm ile Cemevi cemaatini Camiye sokma rahatlığını yaşayacaktır.
Cami ve Cemevinin yan yana olmasını en çok Alevi İslam anlayışındaki (nasıl bir inanma biçiminin olduğunu kendileri de bilmiyorlar) onlar isterler.
Çünkü bu anlayış onlar için faydacı bir anlayıştır.


CEMEVİNİ KİM YAPTIRIYOR.


Cami, Cemevi Aşevini bir arada yaptıran kurumun adı nedir, Kurucuları ve yöneticileri kimlerdir. Ne zaman kimler tarafından kurulmuştur, kuruluşun adı ile uygulama anlayışı örtüşüyor mu?
Cami ve Cemevini kim yaptırıyor, tapu kimin adına ve kaç aydır bu çalışmayı sürdürüyorlar yürekleri varsa onu açıklasınlar.
İnşaat izni kimin adına ve ne olarak alınacak?
İnşaata harcanacak olan parayı niye bir cemaat üstleniyor ve bizim paramız yok siz harcayan diyen insan başka hangi taahhütte bulundu da bu anlaşma sağlandı.
Bütün bu soruların cevabını verecek insan bir Dede çocuğu ama Dede değil, bir Alevi çocuğu ama Aleviliği bilmeyen birisidir.
Aleviliği bilmiyor ama Alevi İslam diye çıkarttığı yalancı bir inancı birileri için Aleviler üzerinde oyuncak gibi kullanıyor.
Bin yıllardır kendine has bir ibadet olan Cem’e, Kuran ayetlerini sokarak verdiği sözleri (asimilasyonu) mi yerine getiriyor.


AŞEVİNDE HANGİ AÇ KARIN DOYURULACAK

Camii ve sözde Cemevi arasına bir de Aşevi yapılacakmış da karnı aç olanlar Camiden yada Cemevinden çıkanlar orada karınlarını doyuracaklarmış.
İnsan biraz sıkılır.
Bilmiyorsa öğrenir.
Cemevinde ortak üretip eşit paylaşım anlayışı (Lokma dağıtımı) vardır. O yüzden hiçbir Alevi cemevinden çıkıp da aşevinde karın doyurmak için oraya gitmez.
İkincisi;
Hiçbir Alevi, karnım aç ceme gideyim oradan da Aşevinde karnımı doyurayım demez. Çünkü Aleviler, Alevilikteki Yol-Erkan anlayışını bilir. Onurunu satmaz. Olsa olsa kendisini Alevi gibi gösteren kimi çıkarcı, menfaatçi, kişisel hırsı aklının ve vicdanının önüne geçmiş okumuş cahiller kendilerini satabilirler.
Herkes aklını başına almalı.
Onuruna, şerefine, inancına ve Aleviliğine sahip çıkmalı.
Cami Müslümanların ibadethaneleridir, ne yaparlarsa yapsınlar, kim yaptırırsa yaptırsın onların sorunudur ama Cemevi yaptırıyoruz diye Alevileri kandırmaya çalışanlara Aleviler hadlerini bildirmeliler. Aksi halde itibarlarını, onurlarını hatta kişiliklerini kaybederler. 4.9.2013

Abbas TAN

[email protected]
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 05.09.13   #5
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: İzzettin doğan ve Devlet ALEVİLİĞİ denen şey.


AABK: Siyasal İslamcı gericilik Cemevi değil,
minaresiz Cami yapar
!



Kırmızı Haber | 05 Eylül 2013 | Kırmızı Haber, Numaralı Haberler, Üst Haberler

AABK (Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu) son günlerde gündeme gelen “aynı bahçede cami ve cemevi” tartışmasının yanlış zeminde sürdüğünü düşünmektedir. Sorun cami ile cemevin aynı bahçede yapılıyor olması değildir.
Sorun siyasal İslamcı gericilik hareketi olan Gülen cemaati ile Alevileri pazarlayan Cem Vakfı öncülüğündeki bu girişim, Alevilerin asimilasyonunu ve Aleviliği bitirmeyi hedefleyen sinsi bir projedir. Yetmiş üç millete aynı nazarla bir bakan Aleviler, dinlerin, inançların, dillerin ve kültürlerin musahipliğini ve eşit haklarla, eşit koşullarda birlikte yaşamasını savunuyor. AABK, aynı bahçede, sinagog, havra, kilise, cemevi, cami ve ateistleri de ayrılmış bir kütüphaneli cafe olmasını zenginlik, çok kültürlük ve diyalog açısından önemser.

GÜLEN-CEM VAKFI PROJESİ TUZAKTIR.
Fakat Gülen cemaati ve İzzettin Doğan ortaklığındaki “cami-cemevi projesinin” böyle bir amacı kesinlikle yoktur. Bu bir siyasal projedir. Alevi asimilasyonunu hedefleyen bir güvenlik konseptinden beslenmektedir. Bu proje 1995’te yaşanan Gazi katliamı sonrası, Gülen cemaati ile Cem Vakfının Demirel ve Başbakan Tansu Çiller ile yapılan görüşmelere kadar uzanır. Gazi katliamı sonrası amaç, Alevilerin kitleselleşen ve siyasallaşan hak arama mücadelesini bastırmak, soldan uzaklaştırmak ve dinci-milliyetçi eksene kaydırmaktır.


O dönem Fethullah Gülen Alevileri “yontmak” ve yeniden “şekillendirmek” için 1995 yılının Temmuz ayında Milliyet’e verdiği mülakatta “Katoliklerin Katolikliğe dönmesi gibi, elbette Müslümanlar da Müslümanlığa dönecekti ..yıllarca sol ve komünistler tarafından istismar edilen Aleviliğin de özünü araması tabiidir. Alevilik, solculuk ve komünistlik değildir” diyerek, İzzettin Doğan, Fethullah Gülen ile Süleyman Demirel’in olduğu bir toplantıda yan yana gelmiştir. O toplantıda İzzetin hocaefendi “Fethullah Hoca’nın çok olumlu şeyleri olmuştur. Cemevleri’nin artık camilerin yanında yapılması gerektiğini beyan etmiştir” demektedir.
Dün “İslam devleti kurmak” istediğini söyleyen Gülen’e, İzzetten Doğan “Bilge insan, iyi bir insan!” güzellemeleriyle destek çıkması, Gülen cemaatinin laiklik ve demokrasi karşıtı “islam devleti kurma” hedefine hizmet edecektir.
Cami ve Cemevi birlikteliği ile Gülen ve Doğan birlikteliğinin hedefinde iki husus vardır;
  • Bir Aleviliğin sünnileştirilmesini hızlandırmak. Cemevini minaresiz camileştirmektir.
  • İkincisi ise, Alevilerin siyasal tercihlerini ve demokratik siyaset yapma kültürünü değiştirmek ve toplumsal muhalefet içindeki rolünü ve etkisini zayıflatmak. Alevilerin birliğini de bu yol, yöntem ve aktörlerin sinsi stratejileriyle engellemektir.
PARAYI VEREN DÜDÜĞÜ ÇALAR
Cami-Cemevi projesinin kılavuzu ve parasını veren bellidir; Kimin düdüğünün çalacağı belli olmuştur. Fethullah Gülen’dir. İzzettin Doğan ve Gülen 12 Eylül darbesinin destekçileridir. Her ikisi de Aleviliğin sistematik asimilasyonuna ve Sünnileştirilmesine hizmet eden siyasal bir tasarımın aktörüdür. Dün, 12 Eylül paşalarına öneri ve telkiniyle, Alevi köylerine zorla cami yaptırılması ve zorunlu din derslerinin anayasal olarak güvenceye alınması ilişkin darbecilerden destek alan Gülen cemaatinin yaptığı cemevi, ancak minaresiz cami olur.
Bin yıldır ıstırap, acı, inkâr, katliam, sürgün, ayrımcılık ve nefretle yüz yüze yaşayan Alevilerle yüzleşmeyenlerin, Alevi düşmanlığı üzerinden beslenen Gülen cemaatinin projelerine teslim olursak ve onlardan para dilenirsek, Dersim, Koçgiri, Maraş, Çorum, Sivas ve Gazi şehitlerimizin kemikleri sızlar.
Bu proje, kararı ve parayı verenin hizmetinde olacaktır. Cem Vakfı ve İzzetin Doğan ise cami avlusunun hizmetkârı kalacaktır.
Panik olmaya gerek yok; Dış asimilasyonun aktörleri ile iç asimilasyoncu aktörler el ele veriyor. Alevilerin asimilasyonu için bu el ele verişler yeni bir olgu değildir. AABK ve sol duyulu Aleviler asimilasyonu durdurmak ve etkisiz kılmak için kendi mücadelesini ve örgütlenmesini toplumsallaştırmalıdır.

Çünkü Türkiye tekçi, otoriter, mezhepçi ve sahte bir laiklik maskesine bürünmüş dini referansları istismar eden teokratik bir devletidir. Bu topraklarda demokratik, katılımcı kurallar, insan haklarına saygı, inanç özgürlüğü yoktur, çünkü Bizans ve Osmanlı oyunu çoktur.
Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu olarak biz bu oyunu bozacağız, yetmiş milleti gönül bahçemizde eşit haklarla birarada yaşamasını, dinler, inançlar ve kültürler arası diyaloğu istismara ve güvenlik konseptlerine teslim etmeden yaşayacağız ve yaşatacağız.

AVRUPA ALEVİ BİRLİKLERİ KONFEDERASYONU
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 05.09.13   #6
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: İzzettin doğan ve Devlet ALEVİLİĞİ .


cem tv akşam haberlerinde bu projenin alevi derneklerince kabul edildiği yalanını utanmadan söyleyebiliyor,

ALEVİLER,

YAVUZDAN,

DERSİMDEN,

ELBİSTANDAN

KIRIKHANDAN,

MALATYADAN,

MARAŞDAN,

TOKATTAN,

ÇORUMDAN,

SİVASDAN,

GAZİDEN ,

YAPILAN ALEVİ KATLİAMLARIYLA YÜZLEŞİP ÖZÜR DİLENMEDEN,

YAPILAN BU ANLAŞMA ALEVİLERİN UMRUNDA DEGİLDİR

KAYLE BİLE ALINMAZ,

SADECE ALEVİLİĞİ ASİMİLE ETMEK İÇİN EGEMENLERLE EL SIKIŞMIŞ

İZZETTİN DOĞAN,FERMANİ ALTUN,

İKTİDARIN KURDURDUĞU ÇAKMA ALEVİ DERNEKLERİ HARİÇ,

ALEVİ DERNEKLERİ VE ALEVİLERİN

BU ANLAŞMAYI ONAYLAMADIĞINI BİLİYORUZ.

BU KATLİAMLARIN ÜSTÜNÜ ÖRTEREK

ALEVİLERİ DEVLETE PAZARLAYAN BU GÜRUH,

ALEVİLİĞİ TEMSİL EDEMEZ.

ALEVİLER TÜM İNANÇLARA SAYGILIDIR,

CEMEVLERİ İBADETHANE KABUL EDİLMEDEN,

ALEVİLERİN BU ASİMİLASYONA

KANACAĞINA İNANANLAR,

ZAVALLIDIR.

bilgeyol
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (05.09.13 Saat 22:46 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 05.09.13   #7
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: İzzettin doğan ve Devlet ALEVİLİĞİ denen şey.


Alevi dernekleri:
Cami-cemevi projesi
asimilasyonun yeni bir yüzüdür



Kırmızı Haber | 05 Eylül 2013 | Alt Manşet, Gündem, Kırmızı Haber, Manşet, Manşet Altı Gündem Haber, Numaralı Haberler, Son Dakika


Alevi dernekleri: Cemevleri bizim ibadethanemizdir ve ibadethane olarak sayılması için yanında ne camiye ihtiyacı vardır, ne başka bir mescide…


T24 / Bazı Alevi dernekleri; Cem Vakfı ile Fethullah Gülen cemaatinin birlikte yapmayı planladıkları “cami-cemevi” projesini sert bir dille eleştirdiler. Alevi derneklerinin ortak açıklamasında, Ankara’da yapılacak ortak inşaatın “inkârın yeni bir icraatı” olduğu öne sürüldü ve “Cami-cemevi projesi asimilasyonun yeni bir yüzüdür” ifadesi kullanıldı.
Cem Vakfı Genel Başkanı İzzettin Doğan, 1 Eylül Pazar günü Gülen cemaati ile ortaklaşa cami-cemevi-aşevi kompleksi inşa edileceğini, giderlerin Gülen hareketince karşılanacağını duyurdu.
Fethullah Gülen de 19 Haziran’da, İstanbul’a inşa edilecek 3. köprüye Yavuz Sultan Selim‘in verilmesi üzerine “Günümüzde cami cemevi beraber, aynı parkta oturup kalkalım; geçmişe ait problemleri yeniden hortlatarak yeni düşmanlık sebepleri oluşturmayalım” demişti.

Alevi derneklerinden tepki


Ankara’da hayata geçirilmesi planlanan cami-cemevi projesi bazı Alevi dernekleri tarafından tepki ile karşılandı. Alevi Kültür Dernekleri, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı,Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği ve Sultangazi Pirsultanabdal Cemevi tarafından yapılan ortak yazılı açıklmada, “Cami- Cemevi- Aşevi projesinin, dinler arası hoşgörü ile açıklanabilecek bir projenin ötesinde; yüzyıllardır Alevilere hayatın çeşitli alanlarında nefes almaksızın sürdürülen asimilasyonun gelişmiş, yeni bir versiyonu olduğuna inanıyoruz” dendi.
Ortak açıklamanın tam metni şöyle:
Cumhuriyetçi Eğitim Vakfı(CEM) ile Fettullah Gülen cemaatinin birlikte yapmaya karar verdiği; “Cami- Cemevi- Aşevi” projesi, dinler arası hoşgörü ile açıklanabilecek bir projenin ötesinde; yüzyıllardır, Alevilere, hayatın çeşitli alanlarında, nefes almaksızın sürdürülen asimilasyonun, gelişmiş, yeni bir versiyonu olduğuna inanıyoruz.
01.09.2013 tarihinde, Cumhuriyetçi Eğitim Vakfı (Onursal) Başkanı İzzettin Doğan kendisi tarafından düzenlenen “inanç önderleri” toplantısında yaptığı konuşmayla uzun süredir kamuoyunda spekülasyonu yapılan, Cumhuriyetçi Eğitim Vakfı ile Fettullah Gülen cemaatının birlite yapacakları “Cami-Cemevi-Aşevi” projesinin varlığını ve başladığını açıklayarak, kabullenmiştir.
Tarih boyunca, iktidarlar, Aleviliği asimile etmek için türlü oyunlar, hileler ortaya atmıştır. Alevi Toplumu bunların acısını çekmekle birlikte, bunlara karşı da durmasını bilmiştir.
Lakin, yüzyılda bir de olsa, iktidarlarla işbirliği yapan ve Alevi toplumunun içinden çıkan ve ne yaptığını bilmeyen kişiler Aleviliğin asimilasyonuna hizmet etmişlerdir.
Cem Vakfı Başkanı İzzettin Doğan’ın bu projesinin, asimilasyonun yeni bir türü ve Alevilere dönük yeni bir versiyondur! hazırlanmış asimilasyon projesi olduğunu düşünüyoruz.
İzzettin Doğan’ın üstlenmeye çalıştığı yeni misyon, Aleviliğe yeni yaralar açacak, tehlikeli bir misyondur. Bu misyon, Alevilerin -elleri en başta Aleviler olmak üzere tüm ezilenlerin kanına bulaşmış olan- muktedirlerin yanında saf tutmasını sağlar ve böylece, Aleviliğin bir daha geri dönmemek üzere tarihten kazınmasına yol açacaktır.
Doğan, kendi ağzından yaptığı açıklamalar ile kendi niyetlerini açıkça ifade ediyor ve diyor ki:”Fettullah Hoca Efendi, bir müşterek dostumuz aracılığıyla mesaj yolladı; ‘Hocam, camiyi de Cem evini de artık aynı bahçede yapsak olmaz mı?’ diye. Bizim açımızdan niye olmasın ki. Zaten bizim İslam anlayışımızda mekân dediğiniz şey, zaten insanın gönlüdür. Devlet taraf tutarak, ‘Camiden başka ibadet yeri olamaz İslam’da’ gibi ipe sapa gelmez, hiç bir bilgiye dayanmayan bir düşünceyi kendisine düstur yapamaz. Onun için de kendilerine olumlu cevap verdim vakfın başkanı olarak. Sadece bir de şart ekledim; ‘Hocam tamam bizim için hiç bir sakıncası yoktur, cami de, Cem evi de bir bahçe içinde bulunsun. Ama camilere de artık yeni fonksiyonlar kazandırma zamanı çoktan geldi geçti. Camiyle Cem evi arasına bir de aşevi yapalım.’ Onlar (…) dediler ki; ‘Tamam, mutabıkız yapılabilir.’ Bunun bir örneği olarak da Alevi-Sünni yakınlaşmasının sağlanmak üzere bütün masrafları onlar kabullendiler, camiyi de, Cem evini de, aşevini de yapacaklar. 7 dönümlük bir arsa içerisinde, 5 dönümlük de galiba parkı varmış, yaklaşık 12 dönümlük bir alan içerisinde Ankara’da ayın 8′inde bunun temelleri atılacak.”
Bu itirafın da gösterdiği gibi, bugüne değin Alevilerin hiçbir yarasına merhem olmayan bu örgüt ve onun başkanı, Alevilerin ayinleriyle, ibadetleriyle ve bununla ilgili sorunlarla uzak ara ilgisiz, devletin ve cemaatin sıkıştığı her yerde “Cumhuriyetçi” adlarına bihakkın layık bir biçimde onların imdadına koşmaktadır! Diyanet’in camilerin işlevlerini değiştirerek camileri yirmidört saatimizin hükümranı kılmak istemesi yetmezmiş ve sanki pek yeni bir şey söylüyormuş gibi, bu zat bir de cemaat muktedirlerine akıl vermeye soyunuyor: Camilere yeni fonksiyonlar kazandırılmalıymış!
Camilere yeni fonksiyonları Diyanet kazandırıp durduğuna göre, İzzettin Doğan Hocaefendi’nin sözünü ettiği bu yeni fonksiyonlar, belli ki kendi inançları içinde camiye yer vermeyi kabul etmeyen Alevi toplulukları camiye çekme ve cami içinde eritme fonksiyonlarıdır!

Bu kadar açık sözlülükle kendi konumunu kamuoyuyla paylaşan bu şahsı bir kez daha açık sözlülüğe davet ediyoruz: Bu büyük yatırımın tüm maliyetini Fethullahçı cemaat karşılayacağına, siz bir kuruş bile harcamayacağınıza göre, bunun karşılığında onlara siz ne vereceksiniz? Neyin sözünü verdiniz; Alevileri ve Aleviliği Fethullahçılığa ve devlete tapınmaya teslimden gayrı?
Herkes bilmelidir ki Cem evleri bizim ibadethanemizdir ve ibadethane olarak sayılması için yanında ne camiye ihtiyacı vardır, ne başka bir mescide!

Bu projesiyle ortaya konan şey, açıkça bir ibadethane olarak cemevlerinin meşruiyetini ve bu meşruiyetten doğan haklı talepleri ortadan kaldırma ve Alevi itikatlarını inkar ve Sünnileşmiş bir Aleviliği, Alevi topluluklara dayatma projesidir.
Herkes bilmelidir ki sıklıkla tüm muktedirlerin iddia ettiği gibi, sorun kardeşlik sorunu değildir! Aleviler hiçbir inanç grubuna önyargıyla yaklaşmadığı, onlara düşmanlık etmediği gibi, aynı ölçüde kendi başlarına saygı görme hakkına, diğer inanç topluluklarının sahip olduğu tüm haklara bihakkın layıktır! Aleviliği soysuzlaştırıp Sünnileştirerek hak sahibi kılmaya çalışmak demek, Aleviler Sünnileştikçe, Aleviliğin değil, Fethullahçı bir Sünniliğin haklarının daha da genişletilmesi demektir! Buna dönek olarak geliştirilmiş bu proje, kendini topluluklara kabul ettirmek için, sanki Alevi topluluklar Sünni topluluklara düşmanmış gibi, kardeşlik vaazlarıyla topluluklararası nifak tohumları serpmektedir!
Herkes bilmelidir ki:
Değil bir, bin proje de yapsanız; Türkiye’deki inanç topluluklarının çeşitliliğini değil bir, bin kez de inkar etseniz bizler tüm haklılığımızla, tüm taleplerimizle burada olmaya ve her seferinde, her platformda zulmünü zalimin suratına haykırmaya devam edeceğiz!
Çünkü; Aleviler vardır; Alevilik Hakk’tır!
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (05.09.13 Saat 22:18 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 05.09.13   #8
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: İzzettin doğan ve Devlet ALEVİLİĞİ .


DEMOKRATİK KURUMLARA ve KAMUOYUNA ÇAĞRI...


DEMOKRATİK KURUMLARA ve KAMUOYUNA ÇAĞRI... Pensilvanyalı Hoca Efendi ve İzzettin Doğan Hoca Efendi işbirliği ile yapılması planlanan "Cami, Cemevi İç İçe" projesi POLİTİK BİR OYUN ve ASİMİLASYON PROJESİDİR. Biz Aleviler; Alevi İnancını ILIMLI İSLAMIN İÇİNDE ERİTMEK ve KENDİ EGEMEN ZİHNİYETLERİ ÇERÇEVESİNDE "TERBİYE ETMEK" İSTEYEN gerici, ırkçı zihniyeti tanıyoruz. Bin yıldır yaşadığımız sistematik katliamları unutturarak, bizi tarihimize ve inancımıza yabancılaştırmaya çalışan bu zihniyetin "HOŞ GÖRÜ PROJESİ" dediği oyun EFENDİ, KÖLE İLİŞKİSİDİR. Biz Aleviler; "Hoş Görü" değil EŞİT YURTTAŞLIK, İNANÇSAL ÖZGÜRLÜK, LAİK, DEMOKRATİK TÜRKİYE istiyoruz. Bu konuda yapacağımız IRKÇILIĞA, İNKARCILIĞA, ASİMİLASYONA HAYIR... BASIN AÇIKLAMASINA; CANLARIN, DOSTLARIN, YOLDAŞLARIN, YARENLERİN DOST ve MÜSAHİP KURUMLARIN katılımını bekliyoruz... KİTLESEL BASIN AÇIKLAMASI; TARİH: 08 Eylül 2013/ Pazar SAAT : 13.30'da YER : Tuzluçayır Kavşağı (Süleyman Ayten cad.) MAMAK/ANKARA PİR SULTAN ABDAL KÜLTÜR DERNEĞİ GENEL MERKEZİ
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 06.09.13   #9
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: İzzettin doğan ve Devlet ALEVİLİĞİ denen şey.





aleviler sapkın diyen

iktidardan güç alıp,

yalakalık,yalamalık yapan öğretmene,

hiç bir ceza verilmedi,

izzettin doğan bunu ve buna benzer hakeretleri

herhalde bilmiyordur görmemişdir...

bu tür alevileri aşağılayan tavırlardan dolayı,

özeleştiri ve özür dilenmeden,

bu asimilasyon politikasına alevilerin tavrı nettir.

herkes kendi işine baksın,

aleviliği rant için pazarlayanlar,

ALEVİLİK hakkındaki görüşleri,

egemenleri ve uşaklarını bağlar.

ALEVİLER YOLUNU BİLİR,

DÖNEN DÖNSÜN BİZ DÖNMEYİZ YOLUMUZDAN.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 06.09.13   #10
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: İzzettin doğan ve Devlet ALEVİLİĞİ denen şey.


'TUNCELİ ALEVİLERİ'NİN

DİNLERİ YOKTUR



Bu sözler Onur Öymen'i gölgede bırakır
23.11.2009 00:45




Türkiye gündemini günlerdir Onur Öymen’in Kürt Açılımı sırasında mecliste yaptığı konuşma işgal ediyor.
Ne demişti Onur Öymen?
“Değerli arkadaşlarım ‘Analar ağlamasın’ diyorlar. Maalesef, bu ülkenin anaları çok ağladı. Çok şehit verdik. Tarihimiz boyunca çok şehit verdik. Çanakkale Savaşı’nda 200 bin şehidimiz var. Hepsinin anası ağladı. Bir kişi çıkıp da ‘Analar ağlamasın. Biz bu savaştan vazgeçelim.’ demedi. Kurtuluş Savaşı’nda analar ağlamadı mı?
Kimse çıkıp da ‘Analar ağlamasın. Biz şu Yunanlılarla anlaşalım’ dedi mi? Şeyh Sait isyanında analar ağlamadı mı? Dersim isyanında analar ağlamadı mı? Kıbrıs’ta analar ağlamadı mı? Bir tek kişi Türkiye’de çıkıp da ‘Analar ağlamasın diye, bu mücadeleyi durduralım.’ dedi mi? Dünyada diyen var mı? Amerika’da bir saat içinde 3 bin kişiyi öldürdü teröristler. Bir Amerikalı devlet adamı çıkıp da ‘Aman, analar ağlamasın. Şu teröristlerle bir uzlaşalım’ dedi mi? İlk (AKP) siz diyorsunuz. Niçin? Çünkü, terörle mücadele cesaretiniz yok. Sizden önceki bütün hükümetlerin gösterdiği cesareti siz gösteremiyorsunuz.”
İşte Öymen’in bu sözleri Dersim olaylarında devlet müdahalesini savunduğu gerekçesi ile çok tepki gördü. Sokak eylemleri, medyadan istifa çağrıları günlerdir devam ediyor.
Dersim olaylarında yaşananları eleştirenler bir yana cemaat medyası da ısrarla Öymen’in istifasını istiyor. Öymen’in ırkçılık yaptığını söyleyen cemaat, Aleviler’i Öymen’e ve CHP’ye karşı tutum almaya çağırıyor.
Peki Onur Öymen’i istifaya çağıran cemaat Dersim hakkında ne düşünüyor.

#playbutt { position: absolute; margin-top:40px; margin-left:80px;}.rescon4 { width: 250px; height: 175px;} #mansetres{ width:250px; height:175px;}



Bu sorunun cevabını cemaatin internet sitelerinde Gülen’in cemaatine yaptığı eski bir konuşmada bulmak mümkün.
Fethullah Gülen konuşmasında Tunceli Alevileri’nin Anadolu-Türkmen Aleviliği’nden farklı olduğunu, kendisinin Tunceli Aleviliği’ne “Alevi” diyemediğini, Nusayri kökenli Süryani-Ermeni karışımı bir anlayışın olduğunu ve esasen Tunceli Aleviliği’nin “dinsizlik” olduğunu anlatıyor. 1990’lı yıllarda yapıldığı anlaşılan konuşmada Gülen Kuzey Irak’ta kurulan tampon devletin de önüne geçmek gerektiğini söylüyor. Aynı konuşmada Gülen, cumhuriyetin kuruluş döneminde sürekli toprak verildiğini iddia ediyor. Gülen Tunceli Aleviliği üzerine şunları söylüyor: "Fakat aslen Nusayri olan Ermenilerden, Süryanilerden meydana gelmiş aslen Nusayri olan Tunceli civarındaki Aleviler bu işin arkasında. Bunlar Türkiye’de gaileler açtığı zaman devletinizle, ordunuzla bu işin karşısına çıkamazsınız. Ve bunların dinleri yoktur."
Bakalım bu konuşmadan sonra liberaller-cemaatçiler Öymen’e gösterdikleri tepkiyi Gülen’e gösterecek mi?
İşte Gülen’in o sözleri:
Konuşmayı yukarıda video bölümünden izleyebilirsiniz.

“Biz de bir dönemde Misak-ı Milli ile sınırlarımızı belirlerken bizi arkadan vuran Balkanları hatta bir aralık Edirne bile gitmiş….Bunları verelim bu adamlar ellerini çeksinler, demişler. Şu Arapları da verelim.Hatta verirken o kadar cömertçe davranmışız ki, mesela Süleymaniye, Kerkük’ü de alın da yani en inkarı sulh vardır, kütüğü fıkıyede… Bizim size vereceğimiz yok, hayır var diyor onlarda… Alın öyleyse alacağınızı diyoruz…Daha sonra hakları bize aitmiş ama vermişiz. Ve adaları vermişiz. Ege’de bir sürü adayı vermişiz.
Fakat bağışlayın elin oğlu diyeceğim burada… Bir cemaate karşı bu tabirler sevimsiz. Elin oğlu doymamış buna. O günden bugüne Güneydoğu’da bizim soydaşımız, dindaşımız, bir problem yoktur, işte tarih meydanda. Ve Çanakkale de sizinle omuz omuza savaşmıştır bu insanlar…
Bunları her gün kazımış, yarayı meydana çıkarmış. Sizin siyaset bilmeyen devletinize yanlış şeyler yaptırmış, soydaşınızla, dindaşınızla sizi karşı karşıya getirmiştir. Bugün de aynı şeyleri yaptırtıyorlar.
Güneydoğu’daki vatandaşı baştan çıkarmak için Ermeni’yi, Süryani’yi, ateisti kullanıyor. Bir zaman komünizm perdesi altında yapıyorlardı. O yıkılınca biraz işleri zorlaştı. Artık Kürt İstiklali, vatanı filan diyorlar şimdi.
Eğer eskiden yaptıkları gibi burayı da verelim derlerse, burayı da bertaraf ederlerse, Türkiye’de Kızılbaş meselesi geliyor.Şimdi bunların içinde Mollalar, hocalar, şeyhler, dindarlar var. Açtığımız okullarda orada ve kurslarda bunlarla diyalog kurabiliyoruz. Bu sertlikleri, dalgayı kırma imkanı oluyor.

Fakat Türkiye’de ben Alevi demiyorum. Onlar Alevi değildir. Anadolu’daki Aleviler Yörükler, bizim tahtacılar onlar bizim her zaman anlaşacağımız insanlardır. Fakat aslen Nusayri olan Ermenilerden, Süryanilerden meydana gelmiş aslen Nusayri olan Tunceli civarındaki Aleviler bu işin arkasında. Bunlar Türkiye’de gaileler açtığı zaman devletinizle, ordunuzla bu işin karşısına çıkamazsınız. Ve bunların dinleri yoktur. Nusayri akidesi vardır. Allah insandır, insan Allah’tır. Allah insanın içine girmiştir, insana itaat etmiştir. Bu anlayış hakimdir.

Biz Güneydoğu’yu verelim dediği zaman bile Sivas’a kadar talepler gelecektir. Çünkü bu talebi yapabilecek şeyler şimdiden kazınmaya başlamıştır. Çok sıkı durmak lazım. Taviz vermemek lazım bu mevzuda. Allah baştakilerin başına akıl versin. Esas derdin dermanı olan reçeteyle işin üzerine gitmiyorlar, yanlışlık içindeler. Haber toplamak açısından da yanlışlık içindeler, İslam’dan kopma açısından da yanlışlık içindeler. İslam’ın oradaki insanın derdine derman olması, reçete olması açısından da yanlışlık içindeler. Ve bu yanlışlıklar inşallah bu millete pahalıya mal olmaz. Akılları başlarına gelir de ne o tampon devlet teşekkül eder ne de arkadan gelenlerin iştahları kabarır.”
Odatv.com
-----------------------------------

İZZETTİN DOĞANIN

ALEVİLERİ ASİMİLE ETMEK İÇİN,

ANLAŞTIĞI FETULLAH GÜLEN VE TAYFASININ,

ALEVİLER HAKKINDAKİ GÖRÜŞLERİ.

İZZETTİN DOĞAN KİMLERLE NEYİN PAZARLIĞINI YAPIYOR.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bir sindirim sistemi olarak '' Devlet '' Partizan Video Arşivi 0 25.10.11 18:52
Selam ben bİr sunnİyİm alevİlİĞİ tartiŞacak bİrİsİ varmi sivasolayları Alevilik ve Aleviler /Ana Forum 3 04.08.11 21:10
AlevİlİĞİ bİtİrme eylem plani gencalevi Pir Yolu Haber Merkezi 5 06.03.11 13:58
Alevi Beldede Devlet Yok dosteli Pir Yolu Haber Merkezi 4 21.02.11 00:38
devlet ilk kez MADIMAK'ta mmuratkkaratas Pir Yolu Haber Merkezi 1 02.07.10 17:04






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2