Sponsor Reklamlar



 
Seçenekler
Alt 04.09.13   #11
seykek
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Feb 2013
Nereden: ailem
Mesajlar: 131
Rep Puani : 31
Standart Cevap: ALEVİLER Demokrasi Mücadelesi için ALANLARA...


sımdı dıyeceksınız kı yazdıkya
boyel degıl tabı ozel konu baslıgı acılmalı ızettın dogan -cemat asımılasyon ıcın beraberler gıbı
yanı alevıler demokrası mucadelesı ıcın alanlara cok genel tanım zaten genel demokrası mucadelsınde alanlardalar
ama alevılerın asımılasyonu ıcın yapılan kırlı ıttfak ıcın alanlara denmelı
bırde ınternette cematın bası gulen alevıler ıcın ne demıs alevılege nasıl bakıyor nusayrı alevılgı hakkındakı sozluanlatımı ınternette buraya asabılırsınız.
Sponsor Reklamlar

seykek isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 04.09.13   #12
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: ALEVİLER Demokrasi Mücadelesi için ALANLARA...


degerli seykek kardeşim,

bu topiğin 8 mesajı bahsettiğin konu ile ilgilidir,

izettin doğanın eleştirisi formumuzda yapılmaktadır.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 04.09.13   #13
seykek
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Feb 2013
Nereden: ailem
Mesajlar: 131
Rep Puani : 31
Standart Cevap: ALEVİLER Demokrasi Mücadelesi için ALANLARA...


bılıyordum boyle yazacagını
ama sabıt bır topık ıle yapılmamıs ızettın doganın adı ıle yapılmalı ıdı
Sponsor Reklamlar

seykek isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 04.09.13   #14
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: ALEVİLER Demokrasi Mücadelesi için ALANLARA...


bilgeyol Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Dersim yaradır Sivas kanatan


Veli Bayrak | 04 Eylül 2013 | Alt Manşet, Gündem, Manşet Altı Gündem Haber, Numaralı Haberler, Üst Haberler, Yazarlar




Veli Bayrak / Söz konusu Dersim olunca durmak gerekir. Zira o topraklarda yaşayan insanlar zulümle beşik kertmesi olmuşlardır. Siz bakmayın özür dilensin mi dilenmesin mi tartışmalarına, konunun özeti Nuray Sancar’ın bir köşe yazısında kullandığı “38 istisna değilse, bir özür de kanatır yarayı” sözlerinde gizlidir.
1840’lı yıllardan 1937 yılına kadar Dersim’e birçok irili ufaklı sefer düzenlenmiştir. Osmanlının amacı Dersim’i merkezi otoriteye bağlamak, Cumhuriyetin ise Dersim’i Türkleştirmek veya asimile etmektir. Lakin bir türlü bu girişimler amacına ulaşmamıştır. Kaldı ki “Dersim’e sefer olur, zafer olmaz” sözü de işte tam bu sebeple söylenmiştir.
Lakin Dersim Aleviler için bir yaradır. Dersim Alevilerin Hiroşima’sıdır. Nasıl ki 12 Eylül faşizmi devrimciler için bir sol kırımsa Dersim’de Aleviler için soy kırımdır. 17 yaşında Erdal Eren’i idam etmek nasıl bir faşizmse 75 yaşında Seyit Rıza’yı idam etmek de bir o kadar faşizmdir. Daha önceki çatışmalarda bir oğlunu kaybeden Seyit Rıza içindeki acıyı “Mı kılitê kou kerd vind” (Ben dağların anahtarını kaybettim) diye dile getirmişti. Bu yüzdendir belki de oğlu Resik Hüseyin’in gözleri önünde idam edilmesini istememiş “Beni oğlumdan evvel asın” demişti cellâtlarına. Lakin oğlu Resik Hüseyin, Seyit Rıza’nın gözleri önünde idam edilmişti.
Bir toprak zulüm ile sulanmışsa o toprakta yaşayan cellâtlar geceleri rahat uyuyamazlar. Bir Pir Sultan girer düşlerine, bir Hallacı Mansur. Şeyh Bedrettin olur tüm lokmalar cellâtların boğazına düğümlenir. Belki de bu korkudur iktidarların omzuna karabasan gibi çöken. Maraş’ta, Çorum’da, Sivas’ta, Malatya ve ülkenin birçok değişik yerinde Alevilere yapılan zulüm ve katliamlar bekli de bu korkunun devamıdır.
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki devlet Alevilerin Sivas katliamını Sivas’ta anması için bile yıllarca izin vermemişti. Kaldı ki Sivas katliamı öyle çok bilinmeyenli bir şey de değildi. Aydınlar, sanatçılar, şairler gündüz gözü devletin kolluk güçlerinin bakışları arasında bir otelde kıstırılıp yakılmıştı. Dönemin Sivas Belediye Başkanı daha sonra milletvekili seçilmiş, katliamın birinci sanığı yıllarca Fransa’da denilmesine rağmen cenazesi valilik binasına 400 metre yakınlıktaki evinden kaldırılmış, hakkında zaman aşımı kararı verilen dava için Başbakan Erdoğan “Ülkemiz için hayırlı olsun” demişti.
Cumhuriyet tarihi boyunca onca iktidarlar gelip geçmiş, onca liderler, onca milletvekili ve bakanlar gelip geçmişti. Nasıl ki bu ülkede yıllarca “Kürt yok Kürtçede yok” denilmişse Aleviler de görmezden gelinmişti. Talepleri, istekleri yok sayılmıştı. Kürt sorunu için “Düşünmezsen yok” diyenler “Biz varız” diyenleri de içeri atmıştı. Özellikle 90’lı yıllarda Kürtlerin köyleri yakılmış, evleri yıkılmış, dağa ve şehirlere göçe zorlanmıştı. Öyle ki devlet bırakın Kürt’ün kendisine Kürt’ün koyununa kuzusuna tahammül edememişti. Sahibi Kürt diye bu ülkede koyunlar kuzular öldürülmüştü.
Bu katliamcı ve asimile politikaları başta Dersim olmak üzere Aleviler içinde geçerliydi. Dersim’de Aleviler mağaralara kıstırılarak çoluk çocuk denilmeden kimyasal silahlarla katledilmişti. 75 yaşında idam edilen Seyit Rıza’nın mezarı bile gizlenmişti halktan. Dersim göçe zorlanmıştı. Çorum’da Alevilerin evleri önceden işaretlenmiş ve Aleviler yine çoluk çocuk denilmeden katledilmişti. Maraş devlet ile sivil faşistlerin Alevileri katletmek için birlikte hareket ettiği bir şehir haline gelmişti. Failleri bu ülkede adeta ödüllendirilmiş içlerinden milletvekili seçilenler bile olmuştu.
Oysa Dersim yaraysa Sivas kanatandır Aleviler için. Şairin, yazarın, sanatçının, aydının, folklorun, türkünün, tiyatronun, sanatın göz göre göre yakıldığı bir şehirdir Sivas.
Aleviler adına hiçbir doğru dürüst adım atılmadı bu ülkede. Gün oldu Ramazan’da oruç tutmuyor diye insanlar öldürüldü ya da taciz edildi. Cemevleri ibadet yeri olsun talebine en yetkili ağızdan “Müslümanların ibadet yeri Camidir, Cemevleri kültürel mekânlardır” diye cevap verildi. Ayrımcılık ve adam kayırmacılık her iktidar döneminde yaşandı. 120 bin personelli Diyanet İşlerine bir tek Alevi personel bile alınmadı. Polis, asker gibi emniyet ile ilgili teşkilatlarda Alevi azlığı her zaman manidar oldu. Çoğu kez en yetkili ağızlar Aleviler için hakarete varacak sözler söyledi. Televizyon programlarında “mum söndü”den bahseden şovmenlerden tutun da “Alevilerin kestiği yenmez” diyen din adamlarına kadar birçok iftira yalan söylendi.
Kuşkusuz bu ülkede halklar fabrikada, okulda, iş yerinde, mahallede, sokakta bir arada yaşamasını bilmiş ve becermiş insanlardır. Gezi’de binlerce insan “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” diye haykırırken birbirlerinin dinine, mezhebine bakmamışlardır. Lakin devletin ve onun yandaşlığına soyunanların yukarıda ki yazılanlardan hiçbirisi olmamış gibi hareket etmesi de doğru değildir.
“Dersim Alevileri dinsizdir” diyenlerin Cami, Cemevi, Aşevi projesini bu çerçevede düşünüp ona göre değerlendirmek lazımdır. Alevilerin talep ve istemleri ortadayken ve hiçbirisi karşılanmamışken bu tür girişimler göstermelik ve asimilasyon politikalarından başka bir işe yaramayacaktır. Bu proje birleştirici değil ayrıştırıcıdır. Bu proje devletin yıllardır süren asimile projesinin bir parçasıdır. Aleviler için “Dersim Alevileri dinsizdir” diyenler bu ayrımcılığını Rojava’da katledilen Kürtler için de sürdürmüş ve PYD’ye “şer odağı” demiştir. Aleviler için önemli olan Cami ve Cemevi’nin yan yana olması değil halkların omuz omuza bir arada yaşayabileceği özgür ülkenin yaratılmasıdır. İnançlar ve halklar özgür olursa insanlar zaten bir arada yaşayacaktır.
Demokrat Haber
kırmızı haber



güncelleme
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 05.09.13   #15
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: ALEVİLER Demokrasi Mücadelesi için ALANLARA...


Aleviler ve yaşanan katliamlar…




Aleviler ve yaşanan katliamlar…

1967’deki Elbistan olayları olmasaydı Maraş’ta geniş çaplı bir katliam yapılamazdı. Ali Göçmen’in Vesta Yayınları’ndan çıkan, ‘Olaylar, Tanıklar ALEVİLER’ adlı kitabı bize bunu kanıtlıyor.

Kitaba Elbistan olaylarıyla başlar. 1967’de Dr. Mehmet Ocak ve Oğuz Söğütlü’nün öncülüğünde bir konser düzenlenir. Konserde Âşık Mahsuni, Kul Ahmet ve Osman Dağlı vardır. Geceye Elbistan’ın bürokrasisi de katılmıştır. Deyişler okunmaya başlayınca bir grup aşırı sağcı kalkıp istiklal marşını okur. Olaylar çıkar. Söz konusu sanatçılar, halkın yardımıyla gizlenirler. Olay sabahı hiçbir şeyden haberi olmayan Kürt Alevi köylüler pazara geldiklerinde aşırı sağcıların saldırısına maruz kalırlar. Oğuz Söğütlü’nün eczanesi talan edilir. Doktor Mehmet Ocak ölümüne dövülür. Daha sonra her ikisi de Elbistan’ı terk etmek zorunda kalırlar.

Aleviler ve yaşanan katliamlar…

İspanyol devrimci ressam Goya ‘Dev’ adlı tablosunda, halkın üzerinde silindir gibi geçen devi savaşın bir simgesi olarak gösterir. Savaş aslında insana ait olan her şeyi alıp götürür. Geriye yıkıntılar, yaralı yürekler, sakatlanmış insanlar ve ölüler bırakır. Goya’nın ‘’Dev’’ adlı tablosunda olduğu gibi.

Peki, dev olarak gördüğümüz savaşı kimler ve niçin başlatırlar? Ya da bu dev nasıl ortaya çıkar ve her şeyi yalayıp yutar. Bana göre savaş çelişkilerden, tekçilik zihniyetinden ve sömürüden kaynaklanır. Saydığım tüm nedenlerden dolayı savaşa başvuranlar (son çare olarak başvurmuşlarsa tabii) haklı bir cephede yer alırlar.

Egemenler ise savaşı ya da katliamları bir günün içinde başlatmazlar. Hazırlıklar yapılır. Halkı kışkırtmak için provokasyonlar hazırlanır. Öncelikle birkaç yerde provaları yapılır ve en son hamleyle de hedefe ulaşılmaya çalışılır. Günümüz Türkiye’sinde tüm Alevi katliamları da bu çerçevede başlatılmıştır. 1967’deki Elbistan olayları olmasaydı Maraş’ta geniş çaplı bir katliam yapılamazdı. Ali Göçmen’in Vesta Yayınları’ndan çıkan, ‘Olaylar, Tanıklar ALEVİLER’ adlı kitabı bize bunu kanıtlıyor.

Kitaba Elbistan olaylarıyla başlar. 1967’de Dr. Mehmet Ocak ve Oğuz Söğütlü’nün öncülüğünde bir konser düzenlenir. Konserde Âşık Mahsuni, Kul Ahmet ve Osman Dağlı vardır. Geceye Elbistan’ın bürokrasisi de katılmıştır. Deyişler okunmaya başlayınca bir grup aşırı sağcı kalkıp istiklal marşını okur. Olaylar çıkar. Söz konusu sanatçılar, halkın yardımıyla gizlenirler. Olay sabahı hiçbir şeyden haberi olmayan Kürt Alevi köylüler pazara geldiklerinde aşırı sağcıların saldırısına maruz kalırlar. Oğuz Söğütlü’nün eczanesi talan edilir. Doktor Mehmet Ocak ölümüne dövülür. Daha sonra her ikisi de Elbistan’ı terk etmek zorunda kalırlar. Aşırı sağcılara cevap verilmediği için katliamla noktalanmaz bu olaylar. Geri de onurları zedelenmiş Aleviler çaresiz, ezik ve biçare kalırlar. Onlara yardım eli uzatabilecek kimseler de yoktur.

Elbistan ve Kırıkhan olayları…

‘Olaylar, Tanıklar ALEVİLER’ kitabının en ilginç yanı ise 1971’de yaşanan Kırıkhan olaylarıdır. Ali Göçmen, bu olaya bizzat tanık olmuştur. Ve pek bilinen bir olay da değildir aslında. Her nedense herkes Kırıkhan olaylarını görmezlikten gelmiş. Orada Aleviler hiç de hazırlıksız yakalanmamışlar. Faşist güruhun başında Ökkeş Şendiler (Kenger) vardır. Elbistan’da ve Kırıkhan’da hedefine ulaşamayan faşist klik önceden provokasyonu düşünmüş: ‘’Camiye Aleviler bomba attı’’ derler. Onun için değişik şehirlerde ve köylerde kandırılmış insanları yürüyüş yapacağız adı altında toplatırlar. Maraş, Malatya, Antep Kürtlerinin kaldığı mahalle abluka altına alınır. Allah u Ekber naraları yine dağı taşı inletir. Bir Alevi taşlarla ezilerek öldürülür. Halktan bazıları karşılık verir bu kandırılmış insanlara ve gerisin geri kaçıp giderler.

Araştırmacı Yazar Ali Göçmen kendi yaşamına da değinir. Gördüklerini aktarır. Cumhuriyet döneminin siyasi olaylarını aktarır bize. Cumhuriyetin ilk yıllarına gider. Mesela Alevilerden de varlık vergisinin alındığını öğreniyoruz. Sayın Göçmen’in babası, Koço ağayla birlikte bizzat bu vergiyi vermiştir. Amaç Alevileri göçe zorlamaktır. Kırıkhan olaylarında faşist kliklerin teşvikiyle Sünni Kürtler de yer almıştır. Belli ki bu durum Ali Göçmen’i derinden sarsmış. Ve yine Sünni Kürtlerin verdiği bilgilerle de hayatları kurtulmuştur. Zavallı insanların dini duyguları sürekli kullanıla geldi. Bu Türkiye’de hiç bitmeyen bir durumdur, ama artık Kürtleri kendi hedefleri doğrultusunda kullanamıyorlar.

1978’in Aralık ayı ve Maraş

Kırıkhan olaylarından sonra Maraş Katliamına değinir. Yıl 1978’in Aralık ayı. Yine ülkemizin üzerinde kara bulutlar dolaşmaktadır. Kırıkhan olaylarıyla tecrübe edinen Ökkeş Şendiler Maraş’ı kana bulamak ister. Sinemaya tahrip gücü olmayan bir bomba koydurur. Bunu Alevilere yüklemeye çalışır. Solcu bildikleri üç kişiyi öldürürler. Bu üç kişinin cenazesini camiye bırakmak istemezler. Arbede yaşanır. Bu olaylar esnasında üç Sünni Türk arkadan vurularak öldürülür. Failleri belli olmaz. Mahkeme tutanaklarında da bu olaya doğru dürüst değinilmez. Ve tecrübelerimizden biliyoruz; bir cinayet ya da cinayetlerin failleri meçhulse mutlaka arkasında devletin karanlık güçleri vardır. Cenaze merasimine katılan Alevi ve solcular didik didik aranır, ama üstlerinde bir çakı bile bulunmaz. Sağ sol çatışması gibi görünen durum hızla Alevi katliamına dönüşür. Çünkü her şey inceden inceye düşünülüp hazırlıkları yapılmıştır. Alevilerin işyerleri, evleri talan edilir. Resmi rakamlara göre 111 insan öldürülür. Hamile gelinlerin karnı deşilerek ceninleri duvarlara çakılır…

Olay sonrası ise Kürt Aleviler hızla bölgeyi terk ederler. Sivas’ta ve Malatya’da olduğu gibi Kürt Alevilerin yöreyi terk etmeleri hedeflenmiştir. Bu amaçlarından hala da vazgeçmiş değiller. Pazarcık’a yapılan iki çimento fabrikasından sonra, iki tane de kimyasal madde üreten fabrika kurulacak. Yani geride kalan birkaç kişi de bu yöntemle terk etmek zorunda kalacaklar o güzelim toprakları. Her neyse tekrardan konumuza dönelim.

Çorum, Sivas, Gazi…

Türk-İslam sentezine sıkı sıkı bağlı olan Türk devleti 1980’de Çorum’da da Alevi Türkleri katleder. Katliamlar sonrası mahkeme tutanakları da yer almış kitapta. Tutanaklarda neredeyse açıkça saldırganlar aklanmaya çalışılıyor.

Sivas katliamı ve Gazi olaylarıyla katliamlar devam ederken, yöntemlerini değiştirdiler egemenler. Birden Aleviler Müslüman sayıldı. Türk hukuk sistemi sürekli Alevileri katledenleri korudu. Hiçbir Alevi katliamının faillerine ciddi bir cezai yaptırıma tabi tutulmadı. Askerler seyirci kaldı. Onların deyimiyle, Vali’nin gücü yetmedi. Aleviler haksızlıklara karşı, en ufak bir şey yaptığında ise binlerce asker başlarına yığdırıldı. Kitap, kısaca Alevi tarihini ve inanç biçimini, önemli şahsiyetlerini aktardıktan sonra son buluyor.
Mehmet Söğüt – www.mehmetsogut.com

17 Kasim 2010

Nurhakdagi.net
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 12.09.13   #16
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: ALEVİLER Demokrasi Mücadelesi için ALANLARA...


ALEVİLER,
süreç geregi en çok birlikteliği sağlaması gereken bir dönem,
asimilasyonun her türlüsü muaviye yezit iktidarınca deneniyor,
biz aleviler gök kubbenin altını tümünü ibadet hane kabul ederiz,
ama dayatmalara ve asimilasyon politikalarına tavrımız nettir.
ZALİME KARŞI DİK DURURUZ.
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR.
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sosyal demokrasi ve chp nin acınacak hali. bilgeyol Siyaset,Politika ve Ekonomi 6 13.04.13 23:36
Aleviler Türk demokrasi tarihine bakarlarsa ne görürler? Alevi Pir Yolu Haber Merkezi 0 30.07.12 23:44
AKP’nin “İleri Demokrasi” Anlayışı Meclis Kürsüsüne Kadar Ulaştı Pir Mehmet Pir Yolu Haber Merkezi 0 12.11.11 12:06
Sultangazi’de Alevilerin cemevi mücadelesi Pir Mehmet Alevilik ve Aleviler /Ana Forum 8 23.09.11 16:41




Totobo Totobo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2