Sponsor Reklamlar


Büyük ALEVİ Kurultayı.

 Alevi'lik Ana Forum Katagorisinde ve  Alevilik ve Aleviler /Ana Forum Forumunda Bulunan  Büyük ALEVİ Kurultayı. Konusunu Görüntülemektesiniz.=>sn bilgeyol,can sag olasn bilgilendim sayende bence kelime ata guzel yaziyor....


 
Seçenekler
Alt 25.05.13   #31
seykek
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Feb 2013
Nereden: ailem
Mesajlar: 131
Rep Puani : 31
Standart Cevap: Büyük ALEVİ Kurultayı.


sn bilgeyol,can sag olasn bilgilendim sayende bence kelime ata guzel yaziyor.
Sponsor Reklamlar

bilgeyol bunu beğendi.
seykek isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 26.05.13   #32
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Büyük ALEVİ Kurultayı.


Alevilere hakaret ediyorsan

soruşturma yok!


Kırmızı Haber | 26 Mayıs 2013 |

“Küpe takan erkek cehennemliktir”, “Hz. Ali’yi seven namaz kılmaz mı?” , “Kızların ve erkeklerin yan yana oturması zinadır” diyen, Alevileri, Hıristiyanları ve Musevileri sapkın ilan eden Din Kültürü Öğretmeni’ne

İstanbul Fatih Davutpaşa Lisesi’nde Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeninin daha önce soL Portal tarafından gündeme getirilmişti. Alevilere hakaretler eden, Aziz Nesin’i hedef alan öğretmen ve buna sessiz kalan okul yönetimi hakkında, “Hz. Ali’yi seven namaz kılmaz mı?” , “Kızların ve erkeklerin yan yana oturması zinadır” gibi sözler sarf ettiği için kendisine ve okul yönetimine soruşturma açılmıştı. Aynı öğretmen bir süre sonra Alevileri sapkınlıkla suçladı. Derste tahtaya “Sapkınlar” ve “Doğru yoldakiler” şeklinde iki yol çizip Hristiyan, Musevi ve Alevileri sapkın olmakla suçlayan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni, ders anında tepki gösteren öğrencilere “Bunu ben değil Kuran söylüyor” demişti. Bu skandal ifadeler üzerine CHP Milletvekili Ali Özgündüz Meclis gündemine soru önergesi ile taşıdı.

İDDİALAR KANITLANMAMIŞ!

Özgündüz’ün verdiği soru önergesini yanıtlayan Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, iddiaların kanıtlanamadığını öne sürdü ve öğretmen hakkında bir işlem yapılmadığını söyledi.

İşte o yanıt:

İstanbul Valiliğince konuya ilişkin olarak; Bahsi geçen öğretmenin branşının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi olduğu, 02.04.2009 tarihinde 4B kapsamında sözleşmeli olarak göreve başladığı ve 14.06.2011 tarihinde Bakanlık kadrosuna geçtiği,

Internet sitesinde yer alan iddiaların ihbar kabul edilerek öğretmen hakkında inceleme başlatıldığı, ancak soruşturma açılması için gerekli suçlann sübut etmediği, bu nedenle öğretmen hakkında herhangi bir yaptırım uygulanmadığı belirtilmektedir.soruşturma açılmadı. Üstelik Bakanlık kadrosuna alındı.


YAVUZDAN BERİ SÜREN POLİTİKALAR BUNLAR,

ALEVİLER KENDİNİ KANDIRMASINLAR,

GÜÇLÜ BİR MUHALEFET YAPMADAN,

DEMOKRATİK HAKLARINI ALMALARI ÇOK ZOR,

SÜREÇ MÜCADELE SÜRECİDİR.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (26.05.13 Saat 20:52 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 26.05.13   #33
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Büyük ALEVİ Kurultayı.


ALEVİLERİN KÜRECİK TOPLANTISINDA

BİRLİK MESAJI ÇIKTI




Kırmızı Haber | 26 Mayıs 2013 |


Demokratik toplum kongresinin düzenlemiş olduğu Alevilerin sorunları Kürecik’te masaya yatırıldı.


Toplantının başında Alevilerin çektiği zulümler anımsatıldı. Alevilerin yandığı öldürüldüğü çile çekerek günümüze geldiği ve bu çilelerin hala sürdüğüne değinilerek geçmişte acı çeken bütün aleviler ve Hz Hüseyin aşkı için bir dakikalık saygı duruşu ile toplantı başlamış oldu.

Toplantıda Alevilerin sorunları dile getiren konuşmacı ve katılımcılar arasında EMEK Partisi İl Başkanı Nejdet Bali, ESP İl Başkanı Ayhan Yener, BDP İl Başkanı Abuzer Yavaş, Halkların Demokratik Kongresi sözcüsü Serdar Yücekaya, Kürecik Kültür Derneği Başkanı Hüseyin Dumlupınar ve gazeteci-yazar İbrahim Göçmen katıldı.



“Bu alevi konferansı iki gün sürdü. Buraya Türkiye’nin bütün kentlerinden alevi temsilcileri katıldılar. Alevilik sorunlarını masaya yatırdılar. Çok önemli bir buluşmaydı. Bu toplantıya farklı siyasi partilerden de katılımcılar geldi. Elbette ki bu eşit yuttaşlık talebi, inanç talebi gibi yasaklara karşı koymakla birlikteyiz”



Öte yandan bir dinleyici söz alarak, Aleviliğe İslam dışı bir boyut kazandırma gibi bir gayenin olduğunu, yapılan konuşmalarda Mezopotamya Alevilerinin, Kürt Alevilerinin sorunları olarak ayrılmasının yanlış olduğunu, bu ülkede Kürt Alevilerin sorunu var diyerek ayrımcılık yaratılmamasının gerektiğini, Kürt Alevinin sorunu ne ise Türk Alevinin de sorunlarının aynısı olduğuna dikkat çekerek şu açıklamalarda bulundu

“1400 senedir benim dedem, onun dedesi, eğiten babalar, mürşitler, nasıl Aleviyse, Aleviliğe yeni bir boyut kazandırmak, İslam dışıdır diye tanımlamak, bence Aleviliğe en fazla kötülük yapan unsurlardan birisidir. Alevi inancında Ya Allah, Ya Muhammed, Ya Ali her zaman zikredilmiştir. Bizim cemlerimiz Ehl-i Beyt’i simgeler. Burada Ya Allah, Ya Muhammed, Ya Ali diye zikredilir. Şimdi niye rahatsız oluyorsunuz bu tür şeylerden? İşin gerçeğinin üzerinde durmak lazım. Konuşmanızda şuna değindiniz, Mezopotamya Aleviliği, Kürt Aleviliği gibi bir şeylerden bahsettiniz. Türk Alevilerin sorunu da Kürt Aleviler kadardır bu ülkede. Aleviler arasında bir uzlaşma sağlamak lazımdır”,

Başka bir konuşmacı ise, “Başımızda bir iktidar var, o iktidar kendine göre bir demokrasi, kendine göre bir İslam, kendine göre bir yeni anayasa yapmaya çalışıyor. Oysa biz Aleviler, biz ötekileştirilenler, Kürtü’dür, işçisidir, emekçisidir, yok sayılanlar, başka bir mücadelenin içindeyiz. Ne yapmalıyız. Akıllı insanlar şöyle diyor. Türkiye’de bir savaş vardır 30 yıldır. İster kabullenelim, ister kabullenmeyelim. Eğer 40 bin tane insanın ölümünden bahsediliyorsa, bu bir savaştır. Ama bu da bize inkar edliyor. Kurtuluş Savaşı’nda 5 bin tane insan ölmüş. Bu ne demek? Öyleyse biz Aleviler Sıhhiye Meydanı’nda, Kadıköy Meydanı’nda, İzmir’de, Adana’da, yüz binlerce insan yan yana geliyoruz. Bu büyük bir emektir”

Bir başka konuşmacı olan İbrahim Göçmen ise “Demokrasi adına, barış adına önemli bir programdayız. Biz Türkiye’de 30 yıldır kirli bir savaş yaşıyorduk. Neticede Kürtlerin isyanıyla birlikte 30 yıllık bu süreçte bir barış sürecine gidildi. Bu barış sürecide şu anda bana göre doğru ve düzgün bir şekilde ilerliyor. Tabi bunun bazı şartlar vardı. İşte silah bırakmak, Türkiye’yi terk etmek gibi. Bunlar bir şekilde yürürken, üçüncü ve çok önemli maddesi demokrasiydi. Demokratikleşme maddesiydi. Bu madde de Alevi camiasını yakından ilgilendiriyordu. Çünkü Aleviler taa Kerbela’dan bugüne kadar ki süreçte ezilerek, vurularak, kırılarak her türlü baskı ve zulüm görerek bugüne kadar geldiler. Bugüne kadar geldiler ama Aleviliklerini hiç unutmadılar, bırakmadılar. Ama hiç isyan etmediler. Hep demokrasiden, hep barıştan, kardeşlikten yana oldular. Bugün Kürecik halkı da burada her zamanki yaptığı gibi barışa, demokrasiye katkı sunma ve Türkiye’nin ilelebet geleceğini, demokratik yollarla önünü açabilmek için bir çaba sarfediyor. Alevilik bir inanç grubudur. Fakat bunu bugünün şartlarında bunu tartışmanın çok bir önemi yok. Biz haklarımızı almak için bir birliğe, beraberliğe ihtiyaç var” şeklinde konuştu.

Halkların Demokratik Kongresi adına konuşan Serdar Yücekaya ise “DTK’nın bu çalışmasını Aleviler olarak dikkatle izliyoruz. Aleviler bu ülkede örgütsüz bir güç değiller. Aleviler gittikçe örgütlenmelerinde parçalanmaya başlıyorlar, CEM Vakfı, Hacı Bektaş-ı Veli Kültür Dernekleri vb. kuruluşlarının yanı sıra diğer yandan da Devrimci Alevi komiteleri gibi yapılar var. Diğer tarafran Pir Sultan Abdal Derneği gibi bir yapılanma var. Bir yandan da Mezopotamya Alevi Birliği gibi bir yapılanma oluşacak. Biz ne kadar daha bölüneceğiz?” ifadelerini kullandı.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 27.05.13   #34
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Büyük ALEVİ Kurultayı.


Gün küskünlükleri bir tarafa bırakma zamanıdır!



Kırmızı Haber | 27 Mayıs 2013 |


Cuma Gürsoy / Hızlı bir şekilde şeriat sitemine doğru gitmekte olan ülkemizde en büyük engellerden biri de Aleviler. Aleviler yaşamları boyunca yaşadığı coğrafyada hep baskıya uğramış, yok sayılmış, dışlanmış. Buna rağmen hep hayatta kalmış inadına yaşamışlar… Bundan sonrada dünya var oldukça yaşamaya devam edecekler…



Son yıllardaki baskılar, hakaretler, yok sayılmaları, nefret söylemleri, öncekilerini aratır duruma gelmiştir. Eskiden olaylar geç duyulurdu. Teknoloji bu denli yaygın değildi. Artık hiçbir olay saklı gizli kalmıyor. Daha çabuk duyuluyor .Bu nedenle AKP hükumetinin yapmış olduğu hakaretleri, nefret söylemlerini anında duyuyoruz. AKP hükumeti kendi dışında ki her kesime nefret aşılıyor, “dindar ve kindar gençlik” söylemiyle topluma doğrudan müdahale ederek toplumu daha fazla şeriatçı bir mantıkla yönetmeye çalışıyor. Özlemleri cumhuriyetin kazanımlarını yok etmek.şeriatçı ve teokratik bir sistem kurmak. Bunun karşısında laikler, demokratlar, Aleviler, ve bu gerici şeriatçı eğilimleirn dışında kalan tüm kesimler mutlak ortak davranmalıdır.



Diyanet işleri ve din ön planda olduğu sürece gerici –şeriatçı kesimler kendi dışında ki herkese saldırmaya devam edecekler. Bu saldırılardan en fazla pay ise Alevilere düşüyor! Örneğin, 4+4+4 eğitim sistemi sadece Alevileri ilgilendirmiyor . İnanmayanlar, laikler, insan hakları savunucuları herkesi ilgilendiriyor ama ilginç bu kesimlerden ses çıkmıyor.

Görünen o ki bu işleri sadece Aleviler bırakmışlar. Ankara AKdere’de tarih öğretmenin yaptığı ,Eskişehir’de din kültür ve ahlak dersine girmeyen çocuğun başına gelenler ortada… Bunun gibi daha onlarcası var. İşyerlerinde ayrımcılığa uğrayan Aleviler yeni dönemde daha sistemli baskılara da hazır olmalılar…



İnsan hakları savunucuları sanki yaşanılanları insan hakkı olarak görmüyorlar?

İnsan hakları savunucuları ülkenin başbakanı her konuşmasında Alevilere hakaret ediyor, nefret söylemi yapıyor, suç işliyor. Bir kez bile suç duyurusun da bulunmadılar. Bir basın açıklaması dahi yapmadılar. Neyi bekliyorlar, merak ediyorum?



Peki bu kadar olumsuzluk içinde ne yapacağız, geri mi çekileceğiz?

Tabi ki, hayır. Geri çekilmeyeceğiz!

Alevi kurumları bu olup bitenlere sesiz kalmamalı, demokratik kanaları sonuna kadar kullanmalıdır. Başta eşit yurttaşlık talepleriniz olmak üzere diğer mücadele yöntemlerini de kullanmalıyız…

Örneğin, inadına çocuklarımız daha fazla okutmalıyız. Hayata daha fazla sarılmalıyız.

Aşımıza, işimize, eşimize daha fazla sahip çıkmalıyız. Dayanışma koşularını yaygınlaştırmalıyız. Kurumlarımıza sahip çıkmalıyız..

Bunun yapabilmek için öncelikle yöneticilerimiz akılarını başlarına almalılar. Karayerist, ben merkezci, az olsun benim olsun anlayışını hızla terk etmeliler. Çünkü, gün birlik ve dayanışma günüdür. Kırgınlıkları ve küskünlükleri bir tarafa bırakma zamanıdır. Ulusal ve Uluslar arası ölçekte sol, sosyalist çevrelerle ilişkilerimizi geliştirmeliyiz….

Yılgınlık yok; Ya bir yol bulacağız, ya da bir yol açacağız!
Sponsor Reklamlar

renk bunu beğendi.
__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.05.13   #35
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Büyük ALEVİ Kurultayı.


Aleviler ve siyasal yapılanmalar üzerine

Kırmızı Haber | 28 Mayıs 2013 |
Zülfikâr Akar

Zavallı Aleviler. Dağlarda sesi, ovalarda kanı eksik olmayan Aleviler. Binlerce yıldır kendi anavatanlarında şamar oğlanına dönen, en mazlum olmasına rağmen tüm günahların keçisi ilan edilen Aleviler. Her iktidara koşanın kullandığı, her iktidar olanın kellesini vurduğu, ak ekmeğin kara bahtı Aleviler.




Herkesin kendine bir yol bulduğu dünyada, kendi yolunu molozlarla tıkayan Aleviler. Binlerce yıldır herkesin siyasi mücadelesini verdiği bu topraklarda hala Kerbela ağıdı yakan, kalkıp yürümeyi unutan Aleviler. 72 Millete bir nazarda bakayım derken, 72 milletin içinde eriyip yiten, “ben de varım” demeyi unutan Aleviler. Yalnızca katillerinin değil, dostlarının da arka bahçesine dönen, tar u mar olmuş bahçe Aleviler…



Dünya tarihinin en uzun örgütlülüğüne sahipken, modern çağda örgütlülüğünü ve hafızasını kaybeden şaşkın Aleviler. Binlerce yıl bilimi baş tacı eden, bugün bilimden bihaber Aleviler. Kendi derdinin dermanını derdi verenin insafında arayan, takatsız Aleviler. Siyasi talepleri olan her halkın, her toplumun, her topluluğun siyasi bir yapısı olan bu dünyada, bu zamanda “senin siyasi yapın nerede” sorusuna şaşkın ve boynu bükük bakan Aleviler…



Bir daha, daha yüksek sesle bir daha soruyorum; senin siyasi yapın nerede?



Adil bir hukuk düzeni istiyorsun. Eşit yurttaşlık hakkı istiyorsun. Demokratik bir ülkeyi mümkün kılacak insan merkezli demokratik bir anayasa istiyorsun. Dini eğitim ve öğretimin devlet eliyle zorunlu olmasına karşı çıkıyor, eğitim ve öğretiminin bilim temelli olmasını istiyorsun. Vergilerinin sana hizmet olarak dönmesini istiyorsun. Devletinin savaş politikalarından vazgeçmesini istiyorsun. Sömürü düzenine karşı çıkıyor, adil bir ekonomik sistem istiyorsun. Dört dinden ayrı bir inancın olduğunu söylüyor ve inancının gereklerini özgürce ve güven içinde yaşamayı istiyorsun. Yüzyıllarca süren katliamların hesabını soruyor, üzerindeki fermanların kaldırılmasını istiyorsun.



Ben de soruyorum: Tüm bu isteklerinin hangisi siyasi istekler değil? Siyasi isteklerini neden siyasi yol ve yöntemlerle dillendirmiyorsun? Bir halkın en üst düzeydeki örgütlenmesi siyasal örgütlülük, siyasal bir parti iken sen neden hala sivil örgütlenmeler içine kendini hapsediyorsun? Üstelik siyasi örgütlenme senin en meşru, en yasal hakkınken?



Korkun ne?



Eksiğin ne?



Binlerce yıllık siyasi mücadelene, birikimine olan güvensizliğin neden?



Akşam kapatılan bir siyasi parti yerine, sabaha yenisinin kurulabildiği, siyasi parti deneyiminin, refleksinin bu kadar geliştiği bu ülkede, siyasi partinin hak olduğu bu ülkede, siyasi parti kurmaktan öcüden kaçar gibi kaçmanın bir çok nedeni var. İnsanı, hayatı, Evreni açıklayabilen bir felsefeye sahip olan bir öğretinin ve o öğretiyi taşıyan bir halkın siyasal arenada sürekli ayaklar altında ezilmesine rağmen hâlâ siyasi olarak ayağa kalkamamasının önemli nedenleri var.



Birinci ve en önemli neden tarihini bilmemesidir. “Alevilik islam içi mi, islam dışı mı” tartışmasının merkezinde boğulmasının da gösterdiği gibi, kendi varlığının süreçlerinden habersiz, asimilasyon süreçleriyle hafızasını yitirmiş bir durumdadır. Kendini bilme yöntem ve çalışmalarında bilime sırtını dönmüş, bilimsel gerçekliği olmayan duygusal hikayelerle hâlâ kendini açıklamaya çalışıyor olmasıdır.



İkinci önemli neden, yılgınlığı ve uğradığı başarısızlıkların getirdiği özgüven yoksunluğudur. 1966 yılında kurulan “Birlik Partisi” oyununun başarılı olmasının da en büyük katkı olduğunu burada hemen hatırlamak gerekiyor. Bunu biraz açalım:



Emperyalizmin felsefesini, yıldırma yöntemlerini araştırıp bilenler şunu çok iyi bilirler. Bir kitleyi yok etmenin, etkisiz hale getirmenin en önemli yöntemlerinden biri, o kitlede özgüven eksikliği ve yılgınlık yaratmaktır. Bunu şu şekilde yaparlar; O kitleyi kendi öngördükleri yöntemler ve kadrolarla yükseltir ve güçlendirirler. O kitlenin büyümesini, güçlenmesini sağlarlar. O kitle tam özgüvenini kazandığı ve kendini en güçlü hissettiği bir anda, birden bire, baş döndürücü bir hızla yerle bir ederler. Sabah kendini çok güçlü ve kurtulmuş hisseden bir kitle, akşama büyük hayal kırıklığı içinde, yılgın ve bitkin bulur kendini. Pentagonun, CIA’nın çalışma ilkelerine ve Pragmatizmin çalışma yöntemlerine göz atan herkes bunu örnekleriyle birlikte rahatlıkla görebilir. Son yüzyılımızda en çok uygulanan yöntemdir bu.



İşte 1966 yılında kurulan Birlik Partisinin işlevi sadece buydu. Ordu mensuplarınca ve güdümünce kurulan, Tüzüğü CHP tüzüğünden farklı olmayan bu parti, koskoca Alevi kitlesinin tüm umutlarını, coşkusunu bu şekilde planlı bir şekilde yerle bir etti. Bugün bile Alevi partisinden söz ettiğinizde, itiraz edenlerin kırık bir ses tonuyla verdikleri ilk ve en güçlü örnek budur, Birlik Partisi yılgınlığı ve umutsuzluğudur.



30 Yıl sonra, 1996 yılında lümpen bir havayla kurulan Barış Partisi de bu olaya tuz biber olmuştur. Zaten iktidar kavramına felsefik olarak karşı olan Aleviler, Gördüğü devletlerin kendine yaşama hakkı tanımaması, bunun için her insanlık dışı yöntemi kullanabilmesi tecrübeleriyle, devlet mekanizması içinde var olabilecek olan bir siyasi yapılanma defterini kapamış oldular.



Üçüncü Önemli neden ise bugünkü Alevi derneklerindeki yöneticilerin çoğunun, Aleviliğin dışında zaten birer ve birbirinden farklı, zaman zaman birbirleriyle çatışan siyasi partilere mensup olmalarıdır. Çelişkisi en acı durum budur. Tam bir ironidir, tam bir paradokstur.



Tam bir ironidir, paradokstur çünkü; bir siyasi parti düşünün ki ezilen, hak gaspına uğrayan bir halkın taleplerini kendi siyasi partisinde dile getiremiyor, mücadelesini kendi partisinde veremiyor da gidiyor o halk adına kurulan bir dernekte bu mücadeleyi veriyor. O halk adına mücadelesini verdiği siyasi taleplerin, yine o talepler doğrultusunda siyasal bir yapıya bürünmesini de yine kendisi küçümseyerek engelliyor. Bu siyasi taleplerin, siyasal bir yapı altında örgütlenerek mücadelesinin verilmesi küçümsenecek, yadırganacak bir durumsa, sen neyin peşindesin? Kendi siyasi yapına çekemediğin bir kitleyi bu şekilde elinde tutmaya mı çalışıyorsun yoksa herkesin arka bahçe olarak kullandığı bir bahçeden sen de kendi hasatını mı yapmaya çalışıyorsun. Daha da önemlisi bu halkın siyasi taleplerini neden kendi siyasi partinde dillendiremiyorsun? Bu en basit şekilde karikatürize edilecek olursa; evdeki karısına toz kondurmayan fakat cinsel dürtülerini bir metresle yaşayan egemen sistemin ezik erkek profilidir. Evinde, kendi eşiyle yapamadığını, dışlanmış ve toplumda yer etme şansı olmayan bir kadınla yapmak. Bu kadar trajikomik bir durum, bir siyasi paradokstur.



Kerbela, siyasi yenilgilerin, güçsüzlüğün-örgütsüzlüğün, kendi içinde birlik-dirlik olamamanın, kendi kendine ihaneti aşamamanın sembolüdür. Binlerce yıllık yorgunluğun, umutsuzluğun gelip katre olduğu bir demdir Kerbela sembolü. O Kerbelayı geçip giden bir yürüyüşü kendi bilinci, kendi örgütlülüğü ile gerçekleştiremeyen bir Alevilik, coşkulu türküler söylemek yerine ağıtlar yakmaya devam edecektir. Aleviliğin kendi dinamikleri, kendi bilinci, kendi rengiyle kurulmamış ancak Alevilere “seni kurtaracağım” diye elini uzatan her siyasi parti, Alevileri ve Aleviliği biraz daha acıya boğmaktan, biraz daha yılgınlığa ve karanlığa sürüklemekten başka hiç bir şey yapmayacaktır, yapamayacaktır.



Aleviliğin binlerce yıldır nefes almasını sağlayan, aslında dinsel değil, tamamen siyasi olan ve Cumhuriyetle birlikte lağvedilen dedelik örgütlenmesini, Alevilerin ve dostlarının kendisi görmezden gelmesinin, solcuların küçümsemesinin sonucunda egemen ve asimilasyoncu sistemin ürünü olan bir yapı kendi güdümüne aldı ve özünden kopararak uhrevi, sanal bir yapıya büründürdü. Ki bu örgütlülük güncellenebildiği takdirde, Alevilerin kendi örgütlülüğünü gerçekleştirmenin en önemli sıçrama tahtası olacaktı.



Bugün en yasal, en meşru, en demokratik hak olan siyasal yapılanma, partileşme hakkını Alevilerin elinden alan Alevi yöneticiler vebal altındadır. Kendi siyasal partilerinde Aleviliği dışlayan, siyasi mücadeleye layık görmeyen ancak Alevi sivil örgütlülüğünde yönetici olanlar en büyük vebal altında olanlardır. Unutmasınlar ki bir halk siyasi arenada ayaklar altına alınıyor, kullanılıyor, peşkeş çekiliyorsa kendi siyasal gövdesi olmadığı içindir.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 28.05.13   #36
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Büyük ALEVİ Kurultayı.


Alevi nefreti yayan skandal kitap

Kırmızı Haber | 28 Mayıs 2013 |

Turan ESER

Skandal bir kitaptan bahsedeceğim;”Bâtınîlerin ve Karmatîlerin İçyüzü“

Kitabın ilk baskısını 1948 yılında devlet yapmış! Yayınlayan; Diyanet İşleri Başkanlığıdır. Yeni baskısını 2004 yılında İslamı yayınlarıyla meşhur, Sebil Yayınları yapmış.

Bu yayınevleri “günümüz ihanetlerini anlayıp değerlendirmede çok müessir bir kıstas olarak rol oynayabilecek böyle bir eseri yayınlamaktan şeref” duymuş! Skandal ve toplumsal barışı zedeleyen kitapla şeref duyulur mu? Duyulur!

Burası Türkiye!

Kitap günümüz ihanetçilerini şöyle tarif etmiş; “Bugün de bunların bakiyeleri vardır. Çünkü bunlar da tıpkı Sasaniler devrinde Mazdek’in ortaya attığı mal ve kadında herkesin ortak olduğunu, bunlarda temellük ve tasarruf olamayacağını da söylüyorlardı. Horasan’da bunlara Talimiye ve Melâhide denildiği gibi; .. Şam’da Nusayriye,Dürzü, Tayamine adını alır. Filistin’de Bahaiye, Hint’te Behere ve İsmailiye, Yemen’de Yamiyye, Kürdistan’da Aleviyye, Türkler arasında Bektaşi ve Kızılbaş, Acemistan’da Babiye diye anılırlar.”

İhanetçiler belli; Aleviler, Kızılbaşlar ve Bektaşiler!

Peki, bu ihanetleri neymiş? Kitap bunları da yazmış!

“Mal ve kadını ortak kullanırlar”

“Haramı helal sayarlar”, “sapıklar”

Alevi dedelerine “Ehli Beyte muhabbet iddia eden bu soysuzlar’dan bir takımları”

”Ehli Beyt’e muhabbet iddia eden soysuzlar”

“..Bunlardan kız alıp vermek caiz olmadığını, kestiklerinin yenmez”

“Yahudi ve Hristiyanlardan daha kafir oldukları” ifade edilerek, Alevilerle birlikte gayri Müslimlerde hakarete ve aşağılamaya maruz bırakılmış.

“Akşam karanlığı basıp kadehler dolaşır; başlar kızar; nefisler çakır keyf olunca, bu mel’ün tarikatın bütün mensupları karılarını getirirler; her kapıdan erkeklerin yanlarına girerler; çıraları ve mumları söndürürler ve her biri eline geçeni tutar.”

İşte bu nedenle, Diyanet İşleri Başkanlığı “Kötü emeller peşinde koşan bu Şeytan ruhlu kimselerin tuzağına düşmekten milleti korumak” adına bu kitapları basmayı vazife edinmişler.

SKANDAL KİTABA SUÇ DUYURUSU

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına toplanması ve cezalandırılması talebinde bulunarak, kitabın yayınlayan Sebil Yayınevi ve Diyanet İşleri Başkanlığı hakkında suç duyurusunda bulunarak davacı oldum.

Çünkü söz konusu kitap, düşünce ve ifade özgürlüğü ile açıklanamayacak derecede çirkin ifadelerde bulunarak, Alevilerin ve gayri Müslimlerin ve inançlarına pervasızca saldırarak, iftira atarak, hakarete ve aşağılamaya maruz bırakmıştır. Dolaysıyla DİB ve Sebil yayınevi bu eylemlerinden dolayı toplumda infiali uyandıracak bir tepkiyi de meydana getirmeye sebep olduklarından, TCK 216/3. Madde kapsamında cezalandırılmaları ve söz konusu kitabın toplatılması zorunludur.

“Dini değerlere hakaret ve aşağılama, insanları kin ve düşmanlığa tahrik etmek” suç olmasına rağmen, söz konusu kitabın suç işlemeye devam ediyor olması diğer bir skandaldır. Söz konusu kitap Alevi-Bektaşi inancına, bu inanca mensup Alevi-Bektaşilere ve inanç önderi dedelerine yönelik iftira, itibarsızlaştırma, hakaret, nefret ve aşağılama nitelikleri olan propaganda yayınıdır.

AİHM’ne göre, ifade özgürlüğü kullanılırken, başkalarının dini, inançsal, felsefi hislerini veya örf ve âdetini yaralamaya ve “kin ve düşmanlığın yaygınlaştırılması yol açmaya” elverişli durumlardan özellikle kaçınılmalıdır. Oysa söz konusu kitap, Alevi, Sünni, Gayri Müslim ve Ateistlerin bir arada yaşama kültürünü zehirlemektedir. 21. Yüzyıl Türkiye’sinde Alevilere-Bektaşilere, gayri Müslimlere ve Ateistlere adeta “ihanetçiler” ve “ahlaksızlar” damgası vurularak, hedef gösterilmektedir. Osmanlı bakiyesi, Alevi nefretinin ve iftiralarının 21. Yüzyıl Türkiye’sinde yaşatılıyor olması, 76 Milyonun hükümeti olduğunu iddia eden AKP’nin, tepkisini almıyor olması manidardır.


ALEVİLERİ YOK SAYMA POLİTİKASINA KARŞI,

DİRENÇLİ VE ORGANİZE MÜCADELE ETMEK GEREKLİ ,

YARIN ÇOK GEÇ OLABİLİR, HEMEN ŞİMDİ.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 29.05.13   #37
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Büyük ALEVİ Kurultayı.


Alevi örgütleri greve destek çıktı, grevcilere ‘lokma’ dağıttı



Kırmızı Haber | 29 Mayıs 2013 |


THY ’de 13. güne giren grev nedeniyle Genel Müdürlük binası önünde bekleyen çalışanları, çeşitli Alevi derneklerinin üye ve yöneticileri ziyaret etti.

Alevi Dernekleri Federasyonu, Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Kültür Merkezleri, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği ile Şahkulu Sultan Vakfı’ndan gelen üyeler Hava-İş’in Genel Müdürlük önündeki grev gözetleme noktasını ziyaret ederek, etli pilav ile ayran ikramında bulundular.

Gazetecilere konuşan Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Hüsniye Takmaz grevde bulunan sendika üyeleriyle dayanışma halinde olduklarını söyledi. Takmaz, burada dağıttıkları “lokmaların” bir sevgi göstergesi olduğunu ifade ederek, “İnancımız gereği, sevgimiz ile hoşgörümüzü, inancı, etnik kimliği ya da siyasi görüşü ne olursa olsun insanlarla paylaşmayı, kendimize bir görev olarak görüyoruz. Onun için bugün buradayız” diye konuştu.

Hava-İş Sendikası Başkanı Ayçin de grevde olan işçilere verilen destekten dolayı memnuniyet duyduklarını anlatarak, “Bu dernek ve federasyonlarımız daha önce de THY’de işten çıkartılan 305 işçinin mücadelesinde de bizi yalnız bırakmamışlardı. Şimdi bu grevde de yanımızda olduklarını gösterdiler” değerlendirmesini yaptı.

MURAT ÇAKIR / DHA
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 05.06.13   #38
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Büyük ALEVİ Kurultayı.


ALEVİLER,

bir karar vermeli ya asimile olmayı kabul ediyorum,

yada kerbeladan günümüze yapılan alevi katliamlarına karşı mücadele ediyorum,

birinci şıkkı kabul edenler boşuna aleviyim demesinler onlar artık asimile olmuşlardır,

ikinci şıkkı savunanlar,

ben kerbeladan günümüze yapılan katliamları kınıyorum,

devletin bu katliamlarla yüzleşip özür dilemesini istiyorum,

bu yolda mücadele etmeye devam ediyorum demektir.

ben ikinci şıkkı savunuyorum ya siz.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (05.06.13 Saat 21:42 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Mineyik Kurultayı Pir Mehmet Alevi Dedeleri - Pirleri - Ocakları 1 29.07.12 18:32
Büyük Dini Kitap Arşivi - Büyük islami Kitap Arşivi - PDF,CHM,DOC - İndir bmyoadem Kütüphane (E-Kitap) 0 16.01.12 13:50
ABF Demokratik Anayasa Kurultayı Cumartesi günü yapılıyor Alevi Alevi Konser - Alevi Dernek Etkinlikleri 0 15.12.11 18:31
Demokratik Anayasa Kurultayı programı belli oldu Pir Mehmet Alevi Konser - Alevi Dernek Etkinlikleri 0 03.12.11 12:13
2011 Büyük Alevi Kurultayı Ankara - Semah Alevi Semah Ve Cem İcerikli Videolar 0 19.01.11 13:56






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2