Sponsor Reklamlar


(2) Alevilik Mu Dini Midir? Bu İki İnancın Benzerlikleri ve Farklılıkları Nelerdir?

 Alevi'lik Ana Forum Katagorisinde ve  Alevilik ve Aleviler /Ana Forum Forumunda Bulunan  (2) Alevilik Mu Dini Midir? Bu İki İnancın Benzerlikleri ve Farklılıkları Nelerdir? Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

 
Seçenekler
Alt 04.07.12   #1
Sun's Son
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Nov 2011
Nereden: Halep
Mesajlar: 333
Rep Puani : 10
Standart (2) Alevilik Mu Dini Midir? Bu İki İnancın Benzerlikleri ve Farklılıkları Nelerdir?


Alevilik Mu Kökenli Mi?




Churchward’ın verdiği bilgilerden hareket ederek, Mu dininin özelliklerini, Tanrı’nın tekliği ve yaratıcılığı, Tanrı’ya sevgiyle ulaşılabileceği, insanlar arasında ayrım gözetilmemesi, yani eşitlik, barış ve kardeşliğe önem verilmesi, “şeytan” ve “cehennem” kavramlarının olmaması ve 12 sayısının kutsallığı (cennetin 12 kapısı, 12 büyük erdem, 12 büyük günah) olarak özetlemek mümkündür. Bu özellikler akla, Türklerin din ve Tanrı algısını; özellikle de Alevilik, Bektaşilik ve Mevlevilik gibi İslam’ın Türk yorumlarını getirmektedir.
İslam dinini ilk kabul eden Türklerin, eski şaman geleneklerini ve Gök-Tanrı dininin bazı temel özelliklerini İslam diniyle harmanladıkları bilinen ve genelde kabul edilen bir gerçektir.

Özellikle 11.yüzyıl ve sonrasında kitleler halinde Anadolu’ya gelen Türklerin (Türkmen-Yörük) İslam dinini eski Türk inançlarıyla yoğurmaları sonunda gelişip olgunlaşmaya başlayan ve “tasavvuf” felsefesi diye adlandırılan bu yeni ekol, daha çok bir ahlak ve erdemler bütünüdür.

Yunus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli, Mevlana gibi Türk dervişlerinin biçimlendirdiği bu “ahlak ve erdemler bütünü” o günden bu güne “saz” ve “sözle” dile getirilerek çoğu kez “kendine özgü bir dansla” ifade edilmiştir. (Bu dans “sema” –gök- sözcüğüne hitaben sema, semah, samah gibi ifadelerle isimlendirilir. Bu ritüel esnasında amacın uzayın ahengine kendini kaptırmak, o büyük şaheser ile bir olup, onlar ile beraber dönerek kutsal ahenge kavuşmak olduğu için bu isimlerle anılır. Devran zikri de bunlardan farklı bir mana içermez, ritüel esnasında Allah’ın esmaül hüsnası yahut veli kulların isimleri zikredilir-peygamberler, evliya gibi-. Sazın, yani “tembur”un türevlerinin kullanılması Alevi cemaatinde Davud (a.s.)’nin sünneti olarak ifa edilir, onunla beraber taşınan sırlara hürmeten saza, bağlamaya, tembura saygı gösterilir, saz, “Telli Kur’an’ olarak isimlendirilir. Tembura Mısır hiyerogliflerinde de rastlanıyor.)

Böylece, bugün kimi kesimlerce “Türk İslamı” diye adlandırılan anlayış ortaya çıkmıştır. Aslında 11.yüzyıl Anadolu Türklerinin, kendi öz kültürleriyle yoğurup yeniden şekil verdikleri bu İslam, gerçek Alevilik’ten başkası değildir. Özetle, Alevilik eski Türk kültürünün bir uzantısıdır. (Burada yazar, zorlama bir yorum yapmış. Alevilerin bir kısmı evlad-ı Horasan ki bunların aralarında çeşitli etnik kökende gruplar vardı, bir kısmı da bizzat Anadolu’nun Urfa’nın, Dersim’in, Erzurum ve Erzincan’ın, Edirne’nin, Antalya’nın, Aydın’ın v.s. çocuklarıdır. Aleviler arasında Türk, Türkmen ve Kürt olmak üzere Farısi, Ermeni, Arap, Zaza gibi çeşitli kardeş ailelerden topluluklar mevcuttur. Burada yazar, maalesef Kemalist-Türkçü Türkiye modeline, hevesine veya korkusuna kendi kalemini kurban etmiştir. Tabi bu durum yazarın kitap boyunca desteklemeye çalıştığı Güneş Dil-Irk teorisini destekleyen bir yorumdur, bu noktada sebebi anlaşılır. Fakat hem antikiteden beri eşitliğin savunulduğu ir hak dinini anlatırken böyle “Herkes bizden gelmiştir.” Demeye gelen yorumları yazarın samimiyetine gölge düşürüyor. “Yazar ‘ilmi ile salih amel’ işlemiyor.” hissi uyandırıyor okuyucuda. .Bir Türkmen olarak bunu söylemeyi kendime farz bilirim. Aleviler hiçbir çağda saf bir kavimden ibaret olmamışlardır, Anadolu gibi…)

Dolayısıyla burada Aleviliğin İslam öncesi kökleri karşımıza çıkmaktadır.Bazı bulgular, Aleviliğin İslam öncesi köklerinin –çok eskilere- kayıp kıta Mu’ya kadar uzanabileceğini göstermektedir.
Alevilik inancıyla Mu dini arasındaki muhtemel benzerlikler, Türklerle Mu uygarlığı arasında doğrudan ya da dolaylı bir ilişkinin olabileceğini göstereceğinden son derece önemlidir.
Aleviliğin genel kabul gören tüm yaygın tanımlarında vurgulanan en temel özellik, tıpkı Mu dininde olduğu gibi “Tanrı ve Sevgi” birlikteliğidir.

“Alevilik: aslı doğruluk, kemali dostluk, cevheri merhameti, görüşü eşitlik, hazinesi bilgi, meyvesi sevgi hamuru ile yoğrulmuş, insanı kamil ve erdemli insan yetiştirmeyi öngören, korkuyu aşıp sevgi ile Tanrı’ya yönelen, Enel Hak ile varlık birliğine varan, edep ve ahlaklı olmayı yaşamın temeline oturtan, insanı yücelten, hamurunda hem ilahiliğin, hem de irfaniliğin mayası bulunan, kişinin ahlaki ve karakteri yaşam ilkelerini belirleyen (…) dini, biçim ve şekil olarak değil gerçek anlamıyla algılayan, dini, bağımsız bir irade gücü ve batıni (gizli) özelliği ile evrimleşen akıl ve iman bütünlüğünde birleştiren ve bunları kırklar cemi ile yürüten bir inanç sistemidir.”
***



Mu dininin temel sembollerinden Mu’nu Kozmik Diyagramı’nda görülen “12 sayısı” Alevilik öğretisinde de karşımıza çıkmaktadır. … Alevilik öğretisinde ayinle ilgili (ritüeller) pek çok kavram 12 sayısıyla adlandırılmaktadır. Anlaşıldığı kadarıyla “12” hem Mu dininde hem de Alevlik inancında “kutsal ve gizli” bir anlam taşımaktadır.
Örneğin Aleviliğin merkezinde “12 İmam” kavramı yer alırken, Alevilik ayinlerinde (cem) görev yapan “12 kişi” vardır. (12 Hizmet vardır, kimi hizmetler bir, kimi iki, kimisi üç, kimisi daha fazla Can tarafından ifa edilir. Yazarın dediği 12 kişi zannediyorum 12 postnişindir, cemlerde 12 post ve her postta bir post sahibi vardır. M.a.) Ayrıca Alevilikte uyulması gereke “12 kural” vardır. Bu 12 kuralın insana saygı, barış ve kardeşlik gibi erdemleri hatırlatması da Mu dinindeki “barış ve kardeşlik” vurgusunu akla getirmektedir.

Alevilik inancında ve Mu dininde 12 gibi özel bir önemi olan başka bir sayı da 3’tür.(..) İslam dünyasında da Şiilikteki Allah, Muhammed ve Ali üçlemesine işaret etmektedir. Bazı Alevi topluluklarında Güneş Muhammed, Ay Ali ve Zühre (Çoban Yıldızı) Fatma olarak görülmektedir. (Baba, Oğul, Kutsal Ruh; Osiris, İsis, Horus v.s. bunun bir çok mitolojik örneği bilindiği üzere vardır. M.a.) Bektaşilikte erişilmesi gereken “üç mertebe” vardır. Tevhidin erişilmesi gereken “üç kademesi” olarak görülen bu mertebelerden birincisi telkin, ikincisi libas ve üçüncüsü de ahadiyyettir. Mevlevlikte de derviş adayı, dervişliğe devam edip etmeme konusunda karar vermek için “üç gün” post üstünde beklemektedir; eğer derviş olmaya devam edecekse üçüncü gün kendisine tennure giydirilmekte ve derviş üç yıla yakın bir süre (binbir gün) çeşitli hizmetleri görmektedir.
***

Ayin-i Cem’in Sembolik Anlatımı



Alevilik inancının temel ritüellerinden biri de ayin-i cem’dir. Erdoğan Çınar, ayin-i cem anlatımlarının sembolik çözümlemesinin “etrafı sularla çevrili bir uygarlığın felakete uğramasını” anlattığını iddia etmektedir. Çınar, sembolik çözümlemesinde İrene Melikoff ve Hatayi’nin ayin-i cem anlatımlarını kullanmıştır.
İrene Melikoff’un anlatımı:
“Erzen Ovası’nda, bir gölde yıkanırken bir aslanın saldırısına uğrayan çocuk Selman, bunun için su kenarında yetişen bir nergis çiçeği verdiği meçhul bir atlı tarafından kurtarılır. Bu çiçek Muhammed’in asrında kendisine tanrısallığı kavrayan Ali tarafından Selman’a geri verilecektir.”
Hatayi anlatımı:
“Selman gördü havf etti
Elim, lam, mim, Kaf etti
Gördü bir atlı gelir
Arslan kakıdı gitti
Kul olam bu atlıya
Sad eli beratlıya
Selman bir deste nergis
Niyaz sundu atlıya”
Çınar, bu anlatımlarda geçen isimlerin önemli olmadığını, bu isimlerin zaman içinde kültürel etkileşim sonunda ayin-i cem anlatımlarına girdiğini ifade ettikten sonra Melikoff’un naklettiği ayin-i cemin sembolik çözümlemesini yapmıştır:
“Çölde saldırıya uğrayan çocuk, etrafı sularla çevrili bir uygarlığın felakete uğramasını sembolize eder. Çocuğun kurtarılması, bu uygarlığa ait birikimlerin kaybolmayıp kurtarıldığının anlatımıdır. Kurtarılan çocuğun kurtarıcısına, geleneği temsil eden, su kıyısında yetişen bir nergis çiçeği vermesi, uygarlığın uğradığı bu felaketten kurtulanların geleneği ve sırları diğerlerine aktardığına, Muhammed çağında bu çiçeğin Ali tarafından Selman’a geri verilmesi ise geleneğin ve sırların (Bu sırlar yaradılışa ve insanlığın kayıp geçmişine aittir.) seçilmiş kişiler aracılığıyla kuşaktan kuşağa aktarıldığına delalet eder. (Alevi coğrafyasında lotus bilinmez, bu yüzden anlatımlarda lotus yerine su kıyılarında yetişen bir nergis çiçeği kullanılmış olmalıdır.)

Pay-i Taht-ı Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli’de Mu Sembolleri




Erdoğan Çınar, araştırma ve incelemeleri sonunda Alevi-Bektaşi İslam anlayışının öncülerinden Hacı Bektaş-ı Veli Dergahı’nda bazı Mu sembollerine rastladığını iddia etmektedir.
Bugün müze olarak kullanılan, Kırşehir’in Hacıbektaş ilçesine bağlı Hacı Bektaş-ı Veli Dergahı, Çınar’a göre: “En eski geçmişinde bağlı olduğu Mu inanışından kalan sayısız izleri hala taşımaktadır.”. Ben de burada yaptığım araştırmalar sonunda Çınar’ı doğrulayan izlere ulaştığımı söylemeliyim.

*Mu Kraliyet Armaları:
Hacı Bektaş-ı Veli’nin kabrinin bulunduğu “Pir Evi” diye adlandırılan yapının Kırklar Meydanı denilen orta bölümünde bir cam dolap içinde sergilenen, ortasında güneşi simgeleyen daire formunun bulunduğu sekiz köşeli, mavi boyalı bir dergah arması vardır. Bu armanın sekiz köşesinde sekiz küçük arma daha sıralanmıştır. Çınar’a göre bu demirbaş, Mu kraliyet armasıdır. … Çınar ayrıca, Hacı Bektaş-ı Veli Dergahı’nın avlusundaki bazı mezar taşlarında da aynı armanın olduğunu belirtmektedir. …

* Güneş İmparatorluğu Arması
(Yine Pir Evi’nde Güvenç Abdal’ın sandukasının üzerindedir.)

*Kozmik Diyagramın Bir Parçası
Dergahın birinci avlusunda girişin sağındaki üçler çeşmesinin üzerinde bulunan altı köşeli yıldızın yeryüzünü temsil ettiğini ileri süren Çınar, yıldızın ortasındaki dairenin, güneşin sembolü olduğunu ve dairenin ortasındaki altı dilimli çiçeği de Mu’nun kutsal sembollerinden lotus çiçeği olduğunu belirtmektedir. …

*Lotus Çiçeği Motifi
… Çınar, işte bu lotus çiçeğinin (nilüfer çiçeği M.a.) bugün Alevi inançlar içinde yaşamaya devam ettiğini iddia ederek bu iddiasını “Hacı Bektaş-ı Veli Dergahı içinde hemen her köşede rastlanır.” diyerek kanıtlamaya çalışmaktadır. …

*Kırklar Mezarlığındaki Kozmik Diyagram
Eski Malatya’da Kırklar Mezarlığı’nda bulunan ve 13. veya 14. yüz yıllardan kaldığı düşünülen bir mezar taşında “güneş haleli bir insan başı” tasvir edilmiştir. Bu tasvirin hemen yanında Mu Kozmik Diyagramı’na benzeyen bir figür dikkat çekmektedir. (Ahlat Mezar Taşları hakikaten ilginç semboller bulunabilecek bir tarihi mekan. Maalesef şu an bakımsızlıktan, bölge harabe halinde. Anadolu’da Ahlat isminin Ehl-i Beyt ile ilişkilendirilen bir mekan olduğunu da hatırlatmak istiyorum. Ehl-i Beyt’in konaklamak için bu mekanı seçmesi sebepsiz değildi. Bazı mekanların tarihi köklerinden gelen farklı bir enerjileri bulunuyor, Hacı Bayram Veli örneğinde de bunu görüyoruz. M.a.)

(Sinan Meydan'ın Atatürk ve Kayıp Kıta Mu adlı kitabından derlenmiş ve yorumlanmıştır.)
Sponsor Reklamlar

Sun's Son isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 04.07.12   #2
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: (2) Alevilik Mu Dini Midir? Bu İki İnancın Benzerlikleri ve Farklılıkları Nele


alevilik ,

bir din degildir,mezhep degildir,

alevilik bir inançtır bir yoldur,

inançtan öte insan sevgisi ve saygısını özümsemek ve bu yolda mücadele etmektir.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 04.07.12   #3
Sun's Son
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Nov 2011
Nereden: Halep
Mesajlar: 333
Rep Puani : 10
Standart Cevap: (2) Alevilik Mu Dini Midir? Bu İki İnancın Benzerlikleri ve Farklılıkları Nele


Evet Alevilik, ilk uygarlıklara değin kökeni dayanan kozmogonisi ile Tanrı, evren ve insan arasındakitüm ilişkilere sevgitemelli yaklaşan bir ezoterik bir öğreti, bir inanç, ve bu inancın şekillendirdiği bir değerler manzumesidir.
Sponsor Reklamlar

Sun's Son isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
(1) Alevilik Mu Dini Midir? Bu İki İnancın Benzerlikleri ve Farklılıkları Nelerdir? Sun's Son Alevilik ve Aleviler /Ana Forum 0 04.07.12 13:14
Alevilik islamin icinde midir? Kayıtsız Üye Sorularla Alevi'lik 3 11.07.11 23:21
Alevilik İslamiyet içindeki bir mezhep midir? hasan Alevi Araştırmaları 0 02.12.09 19:54
36. Alevîlik-Bektaşilikte Cem Gizli midir? Alevi Sorularla Alevi'lik 0 12.09.09 14:46
37. Alevîlik-Bektaşilik Materyalist Bir Düşünce midir? Alevi Sorularla Alevi'lik 0 12.09.09 14:45






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2