Sponsor Reklamlar


Alevi düşmanından müslüman olmaz

 Alevi'lik Ana Forum Katagorisinde ve  Alevilik ve Aleviler /Ana Forum Forumunda Bulunan  Alevi düşmanından müslüman olmaz Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

Ağaç Şeklinde Aç16Beğeni
  • 8 gönderen meyou
  • 4 gönderen esra.tutsak62
  • 2 gönderen mmuratkkaratas
  • 2 gönderen ulas_ 1

 
Seçenekler
Alt 09.03.10   #1
meyou
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Mar 2010
Nereden: ankara
Yaş: 43
Mesajlar: 281
Rep Puani : 10
Standart Alevi düşmanından müslüman olmaz





Yazan: OZAN MAHSULİ
Kurdunuz düzenle halkı kandırman
Aleviye düşman müslüman olmaz
Irk mesep arırıp yalan uydurman
Aleviye düşman müslüman olmaz

Beş vakit durmadan namazın kılsan
Kur ,anı kerimi ezbere bilsen
Yüzkere kabeye gidipde gelsen
Aleviye düşman müslüman olmaz

Hergün kelimeyi şadet getirsen
Bütün kazancını zekata versen
Hiç kalkmayarak secdede dursan
Aleviye düşman müslüman olmaz

Altın kaplamalı camiler yapsan
Durmadan eğilip yerleri öpsen
Üç yüz atmış beş gün orucda tutsan
Aleviye düşman müslüman olmaz

Kerbalada Şah hüseyni kestiren
Ehlibeyit sevenleri susturan
Banazlarda pir sultanı astıran
Aleviye düşmanı müslüman olmaz

Mahsuli mustafam tarihi okun
Ebu sübyanların emrinden çıkın
Maraşa çoruma sivasa bakın
Aleviye düşman müslüman olmaz
Sponsor Reklamlar

isoNehir, Deniz, mmuratkkaratas ve 5 diğerleri bunu beğendiler..
meyou isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 25.06.10   #2
esra.tutsak62
esra.tutsak62 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jun 2010
Nereden: İstanbul
Yaş: 31
Mesajlar: 42
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Alevi düşmandan müslüman olmaz


Bizleri o kadar güzel yansıtmış ki sözler muhteşem.. Bu dünyada en güzel şey sevgidir en güzel şey insan olmayı becerebilmektir..bunlar olmadıktan sonra ne yaparsan yap hiç bir anlamı yoktur..

Sponsor Reklamlar

isoNehir, DevrimChe, eftelya_58 ve 1 diğerleri bunu beğendiler..
__________________
Koyun beni hak aşkına yanayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Yolumdan dönüp de mahrum mu kalayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan..
esra.tutsak62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 25.06.10   #3
mmuratkkaratas
mmuratkkaratas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Mar 2010
Nereden: istanbul
Mesajlar: 744
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Alevi düşmandan müslüman olmaz


çok güzel bi konu açmışsın abla yüreğine sağlık
Sponsor Reklamlar

__________________
Dil Bir Ulusu Harç Gibi Tutkal Gibi Bir Arada Tutan, Birbirine Bağlayan En Temel Öğedir.
mmuratkkaratas isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 25.06.10   #4
mmuratkkaratas
mmuratkkaratas - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Mar 2010
Nereden: istanbul
Mesajlar: 744
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Alevi düşmandan müslüman olmaz


Sivas Katliamı : Alevilerin Kanayan Yarası
Ali Yıldırım
I.KANLI SİVAS’TAN
OZANLAR ŞEHRİ’NE
Pir Sultan kızıydım ben de Banaz’da
Kanlı yaş akıttım baharda yazda
Dedemi astılar KANLI SİVAS’TA
Darağacı ağlar Pir Sultan deyü
Pir Sultan Abdal’ın tarihsel duruşundan mıdır nedir bilinmez yakın zamana kadar Sivas denilince akla Pir Sultan ve Alevilik gelirdi.
Ne var ki Sivas Alevilerin nazarında Pir Sultan’ın asıldığı şehir olarak pek makbul bir sicile sahip değildir. Yine de Aleviler bu olayı bir kan davasına dönüştürmemişler, iktidar mensupları ile Sivaslı sıradan insanı ayırmışlar ve Sivas’a “ozanlar şehri” olarak sahip çıkmışlardır. Hatta yetiştirdiği ozanlar dolayısıyla Sivas’ın ayrıcalıklı, özel bir yeri vardır denilebilir. Nasıl olmasın ki Ağahi, Aşık Veli, Ali İzzet, Aşık Veysel, Kemter ve daha niceleri... Sivas toprağında yetişmemiş miydi?
Sivas şehri’nin kara tarihi/talihi cumhuriyetle bir parça dönmüştür. Çünkü Sivas köhne Osmanlı’nın yerine kurulan genç Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı yerlerden biri olmuştur. Bundan dolayıdır ki Sivas Şehri demokrat ilerici kimliğiyle bilinmiş, anılmıştır.
II.PİR SULTAN’IN DİRENCİ
HIZIR PAŞA’NIN İHANETİ
İlimi sorarsan köyümdür Banaz
Yakılsın yıkılsın ol KANLI SİVAS
Bir ben ölmeyinen cihan yıkılmaz
Açılın zındanlar Pir’e gidelim!
12 Eylül sonrasında Sivas’ın toplumsal dokusunda köklü değişiklikler olur. Sivas büyük göç veren şehirlerin başında gelir. Sivas’tan göçenlerin çoğunu ilerici unsurlar, Aleviler oluştur. Onlardan boşalan yerleri ise tam karşıt güçler doldurur. On yıl içinde Sivas’ın yüzü kararır.
1989 yerel seçimlerinde Refah Partisi’nin belediye başkanlığını kazanmasıyla gerici güçler bütünsel olarak Sivas’ta kurumsallaşmaya başlar. Belediye olanakları sınırsız bir biçimde Şeriatçı çevrelerin hizmetine sunulur. Anadolu’nun bu demokrat kimlikli kenti gerici bir dokuya bürünmüştür. 12 Eylülcülerin toplumsal güçleri bastırmak için dinci gericiliği kullanmaları sonuçlarını vermiş, gerici güçler sahiplerinin dahi zor kontrol ettikleri bir noktaya gelmiştir.
Tarih boyunca Sivas kentinin şahsında hep iki çizgi varlığını devam ettirir. Pir Sultan Abdal’ın başeğmez direnişçi yolu ile Hızır Paşa’nın hain, ihanetçi çizgisi.
Bu iki farklı dünya anlayışı, bu insanlığın hizmetinde olma ile ona ihanet etme çizgisi 2 Temmuz 1993 tarihinde bir kez tarih sahnesinde ortaya çıkacaktır.
III.SİVAS ELLERİNDE SAZIM ÇALINIR
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği geleneksel olarak 1978’den beri düzenlemekte oldukları Banaz Pir Sultan Abdal Şenlikleri daha görkemli, daha kalıcı bir biçimde gerçekleştirmek için 1993 yılında da aylar öncesinden hazırlıklara başlarlar.
Tüm demokratik kitle örgütlerine ve Alevi kuruluşlarına çağrı yaparak Banaz şenliklerini paylaşmayı, birlikte yapmayı teklif ederler. Bu etkinliklerin bir bölümünün de Pir Sultan Abdal’ın sazının çalındığı Sivas şehir merkezinde yapılması öngörülür.
1993 şenlikleri için bilinen tanınan yazarları sanatçıları yapılan davete olumlu yanıt verirler. Pir Sultan Abdal Şenlikleri Pir Sultan Abdal’ın toplumsal ve inançsal duruşuna uygun olarak geniş kapsayıcı sosyal bir organizasyon olacaktır.
Ankara’dan İstanbul’dan Anadolu’nun dört bir yanından yola çıkan Pir Sultan yolcuları 1 Temmuz 1993 sabahı Sivas’ta buluşurlar. Programa göre iki gün Sivas’ta etkinlikler gerçekleştirilecek ardından ise Banaz’a geçilecektir.
Fakat Sivas eski Sivas değildir, daha sabahın ilk saatinde, daha Sivas’a girer girmez farkedilir bu. İnsanı sıkıp boğan, söylenmesi gerekip de söylenmeyen bir söz gibi rahatsız eden bir havası vardır Sivas’ın.
Pir Sultan’ın torunları kendi havalarını hakim kılmakta gecikmezler şehre. Şenlik başlar, deyişler, semahlar birbirini izler. Söyleşiler, paneller izleyici ile dolup taşar. Korkulacak bir şey olmadığını düşünür herkes. Kaygıların boşuna olduğunu söylerler birbirine. Sivas da bizim şehrimiz derler. Ne yazık ki bir gün geçmeden bu görüşlerin tam tersini yaşayacaklardır.
IV.PLANLI PROGRAMLI KATLİAM
Sorma be birader mezhebimizi,
Biz mezhep bilmeyiz yolumuz vardır.
Mezhep bilmeyen, insanlık yolu dışında başka yol tanımayan, sevgiyi kendisine din edinmiş insanlar Sivas’ta kendileri için kurulan tuzaklardan habersizdirler.
Sivas’ı bilip tanıyanlar şenlikle ilgili olarak kaygılarını dile getirdiklerinde, şenliğin devletle/kültür bakanlığıyla ortak olarak düzenleniyor olması, Sivas valisinin demokrat kimlikli bir kişi olması, iktidar ortaklarından SHP’nin Alevilerin oy verdikleri bir parti olması gerekçe gösterilerek kaygı giderilmeye çalışılmıştır. Tüm bunların birer yanılgı olduğu anlaşılacaktır ama ne pahasına...
Şeriatçı karanlık güçler günler öncesinden Sivas’ta Alevilerin, demokratların varlık göstermesini engellemek ve onlara “müslüman mahallesinde salyangoz sattırmamak” için hazırlıklara girişirler.
Gazete ilanları vererek, bildiriler hazırlayıp dağıtarak yalan dolana dayalı provakasyon ortamı hazırlarlar. Güya şenlik için Sivas’a gelecek olan Aziz Nesin peygamberin eşine hakaret eden Salman Rüştü’nün kitabını yayınlamıştır. Bu tamamen yalandır, ne bir hakaret ne de bir kitap yayınlama olayı sözkonusu değildir. Ama yalana dayalı tahrik şeriatçılar için yeni bir şey sayılmaz. Daha 1978 yılında, yine Sivas’ta “Aleviler camiyi bombaladı” yalanını uydurup halkı birbirine düşürmeye kalışıkan kendileri değil midir? Maraş katliamı öncesi aynı provakasyonu yapmamış mıdırlar.
2 Temmuz’dan 15 gün önce şeritaçılarca tüm Sivas’a dağıtılan Müslüman Kamuoyuna başlıklı ve altında Müslmanlar imzası olan bildiride halk “cihada” çağrılır:”Aziz Nesin köpeği, yanında kendisiyle beraber bir ekiple birlikte, şehrimiz Valisi tarafından davet edilip, şehirde adeta Müslümanlar’la alay edercesine gezebilmektedir
Kâfirler şunu iyi bilmeli ki: İslâmın Peygamberi’ni ve kitab’ın izzetini korumak için, bu uğurda verilecek canlarımız vardır.
Gün, Müslümanlığımızın gereğini yerine getirme günüdür.”

İlk gün şeriatçılar pusuda beklerler. Saldırı için her zaman yaptıkları gibi Cuma gününü ve Cuma namazını beklerler. 2 Temmuz günü Cuma namazından çıkan kalabalıklar katillerin kışkırtmasıyla harekete geçeler. Önce etkinliklerin yapıldığı Kültür Merkezi’ne saldırırlar.
Arkasından Sivas katliamının yaşanacağı Madımak Oteli kuşatılır.
Tüm dünyanın gözü önünde Sivas katliamı yaşanır.
2 Temmuz Sivas katliamı üzerinden geçen yıllara rağmen Alevilerin nazarında küllenmemekte, tam tersine Sivas yangını Alevilerin kanayan yarası olmaya devam etmektedir.
Sivas katliamı Alevilerin yaşadığı diğer bir çok katliamlara benzemekle birlikte ondan bazı çok trajik unsurlarla farlılık göstermektedir.
Bu nedenle “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, bu nedenle “Sivas unutulmayacak” sözleri bu katliama karşı her fırsatta dile getirilmektedir.
Çünkü 8 saat insanlar Madımak Otelinde kendilerine bir yardım eli uzanmasını beklerler. Cumhurbaşkanı aranır, başbakan aranır, başbakan yardımcısı, bakanlar aranır. Tanıdık bildik etkili yetkili kim varsa bir umut olarak aranır ama güvenlik güçleri de dahil hiçbir güç gelip de şeriatçı güçleri dağıtmaz, Pir Sultan torunlarını kurtarmaz!
Bu ne derin acıdır!
Bu ne büyük bir trajedidir.
Sivas’ta göz göre göre insanlar katledilir. Şeriatçılar bir bayram yerinde buluşmuş gibi Madımak Oteli’ni sarar ve insanlarımızı katlederler. Bu katiller günler öncesinden hazırlık yapmalarına rağmen yakalanmamış, engellenmemiştir. Sivas gibi küçücük bir şehirde kimin ne dolap çevirdiğinin bilinmemesi mümkün müdür? Tersine istihbarat birimleri “olay çıkacağını rapor ettik” demektedirler. Olay çıkmamış, katliam yaşanmıştır. Sivas belediye başkanı katilleri “gazanız mübarek olsun” diye kutlamaya kadar işi vardırmıştır!
8 saat genç kızlarımızın, oğlanlarımızın, şairlerimizin, bağlama ustalarımızın, semahçılarımızın çığlıklarına tüm insanlık kulaklarını tıkamıştır. Başta iktidar sahipleri olmak üzere!
8 saat içinde dünyanın bir başka ucuna müdahale edilebildiği halde, Sivas’a yardım gönderilmemiş, insanların katledilmesine engel olunmamıştır! Sivas nasıl unutulur?
BUNLARI UNUTMA!
Bazı anlarda bazı sözler söylenir, bazen bu sözlerin ve bu sözleri söyleyenlerin asla unutulmaması gerekir. Bu sözler ve onları söyleyenler yeni acılar yaşanmaması için, yeni katliamlar olmaması için, dostu düşmanı tanımak ve aklımızdan çıkarmamak için kesinlikle unutulmamalıdır. Taşlara, demirlere bu sözler kazınmalı ve bir kenara konulmalıdır.
Sivas katliamı yaşanırken de unutulmaması gerekin sözler söylenmiştir.
Hem de bu sözleri dönemin Cumhurbaşkanı, dönemin başbakanı söylemişlerdir. Bu sözler bize katliamın arkasındaki gizi ifade etmektedir.
UNUTULMAYACAK SÖZLER BİR
“GÜVENLİK GÜÇLERİ İLE HALKI KARŞI KARŞIYA GETİRMEYİN!”
Sözün sahibi Cumhurbaşkanı’dır. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel. Katiller Madımak Otelini kuşatmış, insanlar içeride çığlıklarla yardım beklerken bu sözü defalarca Sivas valisine ve emniyet müdürüne söylemiştir. Demirel’in vatandaş dediği şeriatçı katillerdir. Ve güvenlik güçlerinin onlara müdahale etmesine engel olmakta, katillerin işlerini rahatça yapmalarını istemektedir adeta. Katillere karşı gelmeyin, bu sözün anlamı bundan başka nedir? Bu söz nasıl unutulur?
UNUTULMAYACAK SÖZLER İKİ
“OTELİ SARAN VATANDAŞLARIMIZA BİR ŞEY OLMAMIŞTIR!”
Sözün sahibi Başbakan’dır. Başbakan Tansu Çiller. Çiller Madımak Otelini saran ve insanlarımızı katleden şeriatçı katillere bir şey olmadığını, katillerin burunlarının kanamadığını müjdelemektedir.
Başbakan’ın vatandaş dediği de şeriatçı katillerdir. Ya içeride çığlıklarla yardım bekleyenler? Onların vatandaşlık hakları? Onların yaşama hakları? Çillerin umrunda olan, Çillerin bu sözleri ile gözetip kayırdığı katillerdir mağdurlar değil. Bu sözler nasıl unutulur?
Ya bu sözleri söyleyenlerin partisine oy veren, oy vermeye çağıran Aleviler, sözde Alevi önderleri onlar nasıl unutulur?
V.ATEŞTE SEMAHA DURANLAR
ŞİVAS ŞEHİTLERİMİZ
Nesimi Çimen:Üç telli curanın üstadı. Sarız 1926
Asım Bezirci:Sosyalizm ve Edebiyat. Erzincan 1927
Metin Altıok:Kara kutu, şiir, felsefe. Bergama,1941
Muhlis Akarsu:Kula kulluk yakışır mı? Kangal 1948
Behçet Aysan:Sefa’sını ölümüle öğreten şair. Ankara 1949
Muhibe Akarsu:Akarsuyum böyle miydi ahdımız? Kangal 1958
Edibe Sulari: Davut Sulari’nin yadigarı. Erzincan 1953
Uğur Kaynar:Militan, şair, elyazarı. Zara 1956
Asaf Koçak:Yok devenin kuşu, bir sır “Cop Cumhuriyeti”nin çizeri, Yerköy 1957
Erdal Ayrancı:Hep barikatın başında. Niğde 1958
Sehergül Ateş:Biz onunla baba kız değildik. O hem sırdaşım, hem yoldaşım, hem dayanağım ve gücümdü; babasının sözleri. Ankara 1953
Hasret Gültekin:Koçgiri’den, Han Köyü’nden. 1965
Muammer Çiçek:Bir oyun yazdı “İnadına Yaşamak”.
Muammer Çiçek:Bir oyun yazdı “İnadına Yaşamak”.Yalınyazı Köyü, Zile 1967
Gülender Akça:Abidin ve Sultan’ın gözbebekleri. Divriğinin Şahin Köyü’nden, 1968
Mehmet Atay:Şahanım, şahdamarım, yangın yüreklim. Divriği 1968
Sait Metin:Uzundu, usuldu dedemin boyu. Divriği 1970
Carina Johanna:Alevilik araştırmacısı, “yabancı değil”. Hollanda 1970
Gülsün Karababa:Babası”Kızım benden daha iyi saz çalacak” derdi. Divriği 1971
İnci Türk:Çiçek açar domur domur dal verir. Balıkesir 1971
Huriye Özkan:Havanın yüzünde semah dönerken. Ankara 1971
Murat Gündüz:Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, en sevdiği dize.Ankara 1971
Ahmet Özyurt:Çok seviyorum düşüncelere dalmayı. Enstein gibi düşünerek kendimden geçmeyi. Kendi dizeleri. Ankara 1972
Handan Metin:Tüm güzellikleri toplayıp uzun bir yola çıktın. Ankara 1973
Yeşim Özkan:Ballıhan, erenlerin bal çiçeği. Ankara 1973
Yasemin Sivri:Kamber’in profesörü, kitap kurdu. Ankara 1974
Serpil Canik:Kuş olup güvercin donunu giyen, Uyan dağlar uyan Serpil geliyor. Ankara 1974
Serkan Doğan:Başıma kızıl bağla, arkamdan ağıt yakma anam, Ankara 1974
Belkıs Çakır:Güne Umut’tan. Ceylanlara karışıp semaha duran. Ankara 1975
Nurcan Şahin:Kim yakıştırabilir sana ölümü? Ankara 1975
Özlem Şahin:Okur, meraklı, yerinde duramaz, yaşam delisi. Ankara 1976
Asuman Sivri:Semah, semah tutkunu, abisinin delisi. Ankara 1977
Menekşe kaya:Sazı elinde İsmail’in.Ötme bülbül ötme gönlüm şen değil. Ankara 1977
Koray Kaya:Pir Sultan’ın genç şehidi. Ve hep öyle kalacak. Ankara 1981
Yanyana öldüler.
Ve yanyana gömüldüler Karşıyaka’da.
Karşıyaka’nın onur gülleri, direnç gülleri, Pir Sultan Şehitleri...
VI.SİVAS DAVASI
“İnsanlık tarihinde
din adına işlenen
böyle bir vahşet görülmemiştir.”
Sivas katliamının bulunabilen, ele geçirilebilen sanıkları çeşitli mahkemelerde yargılandılar. Sivas davası hala sürmektedir!
Dava süreci nasıl gelişti?
Katliam davası güvenlik gerekçesiyle Sivas’tan Ankara’ya nakledildi. Yargılamaya adiyen adam öldürme eylemi davası olarak başlanılmıştı. Mahkeme davayı planlı programlı, örgütlü bir katliam olduğu gerekçesiyle Devlet Güvenlik Mahkemesine gönderdi.
Ankara DGM 1994 yılında verdiği ilk kararında olayı basit bir “yangın çıkararak adam öldürme” olarak değerlendirdi. Hatta işi daha da azıtarak Aziz Nesin’in katilleri tahrik ettiğini dahi ileri sürdü ve buna dayanarak katillerin cezalarında indirim yaptı.
DGM’nin bu hukuka ve maddi gerçekliğe aykırı kararını inceleyen Yargıtay DGM kararının tümüyle hukuka aykırı olduğunu saptadı. Yargıtay DGM’nin olayı basite aldığını, yanlış değerlendirdiğini vurgulayarak olayda şeriatçılar tarafından laik düzene yönelik bir kalkışma olduğunun belirlenmesi gereğine işaret etti. 28 Şubat sürecine denk gelen günlerde Ankara DGM’de yargılama yeniden başladı. Bu kez sanıklar hakkında “anayasal düzeni bozarak şeriat devleti kurmaya kalkışmak” eyleminden ceza verilmesi yoluna gidildi. Mahkeme 33 sanığı idam cezasına çarptırdı.(1997) Bu karar Yargıtay’ca yeniden incelendi ve bazı usul hatalarından dolayı bozularak eksikliklerin giderilmesi için yeniden Ankara DGM’ye gönderildi. Şubat 1999 tarihinde usul eksikliklerinin giderilmesi için başlayan yargılama sonucunda 33 sanık DGM’ce yeniden idam cezasına çarptırıldı. Sanıklar bu kararı temyiz ettiler. Dava dosyası şu an Yargıtay’da incelenmekte.
Ankara DGM’sinin sanıklar hakkında idam kararı verirken dayandıkları gerekçe tüyler ürperticidir: “İnsanlık tarihinde din adına işlenen böyle bir vahşet görülmemiştir.”
VII.SİVAS DERSLERİ
Sivas katliamı gerek Alevi örgütlenmesinde gerekse Alevilerin bilincinde bir dönüm noktası olmuştur.
Sivas katliamından çıkan birinci ve temel ders, yalnızca ve yalnızca kendi gücüne ve örgütlülüğüne güvenmenin zorunluluğudur.
Aleviliği yönelik ağır bir kuşatmanın yaşandığı ve saldırıların gündeme geldiği şu günlerde Alevilerin kimlik mücadeleleri için güçlü örgütlülükler yaratması zorunluluğu görevi her zamankinden daha yakıcıdır.

(alıntıtır http://www.alevibektasi.org/ali_yildirim.htm )
Sponsor Reklamlar

DevrimChe ve esra.tutsak62 bunu beğendiler.
__________________
Dil Bir Ulusu Harç Gibi Tutkal Gibi Bir Arada Tutan, Birbirine Bağlayan En Temel Öğedir.
mmuratkkaratas isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 26.06.10   #5
ulas_ 1
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: May 2010
Mesajlar: 108
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Alevi düşmandan müslüman olmaz


ozan mahsuli yüreğine emeğine sağlık..
şiirin adı alevi düşmanmı aleviye düşmanmı? orda bir problem var gibi..
Sponsor Reklamlar

mechul ve esra.tutsak62 bunu beğendiler.
__________________
seni HALKIM kadar sevdim

En-el Hak
ulas_ 1 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Pirsiz ve Musahipsiz Kizilbas olmaz! Alevi Alevi Dedeleri - Pirleri - Ocakları 3 19.11.13 00:06
Olmaz Böyle Bir Yemin! _Siranli_ Siyaset,Politika ve Ekonomi 4 20.06.11 23:56
Yalanın Bu Kadarıda Olmaz Yani... miSbon Siyaset/Politika Tartışma Mekanı 3 07.06.11 15:00
Düşmanından bir kez sakın, Dostundan bin meyou Her Telden 3 13.05.10 17:31
Temel..,Müslüman var mı Müslüman ? ayyil Komik Yazılar & Bektaşi Fıkraları 0 08.09.09 20:35






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2