Sponsor Reklamlar


MARAŞ KATLİAMI 36 yıla girerken.!!!

 Alevi'lik Ana Forum Katagorisinde ve  Alevi'lik Tarihinde Üzücü Olaylar Forumunda Bulunan  MARAŞ KATLİAMI 36 yıla girerken.!!! Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

 
Seçenekler
Alt 03.11.14   #1
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart MARAŞ KATLİAMI 36 yıla girerken.!!!


MARAŞ KATLİAMI 36. YILINA GİRERKEN,
TANINMAYAN VE İNANÇ MERKEZİ CEMEVİ YASALLAŞMAYAN ALEVİLİK,
KAPIDA IŞİD CANİLERİNİN GELECEKTE OLUŞTURABİLECEGİ TEHLİKE VE HER ZAMANKİNDEN BİRBİRİNE YAKIN OLMASI GEREKEN ALEVİLER.
GEÇMİŞ ACILARIMIZDAN MARAŞ KATLİAMINI
HAFIZALARIMIZDA CANLANDIRALIM,
MARAŞTA KATLİAMDA ŞEHİT OLAN CANLARIMIZI SAYGIYLA ANIYORUZ,
MARAŞ KATLİAMINI,
YAPTIRANLARI, YAPANLARI,
VE KINAMAYANLARI ŞİDDETLE KINIYORUZ,
.


---------------------------------------------------------------------



35 yıldır kapanmayan yara: Maraş Katliamı - I


Bayram BALCI
Güncellenme : 22.12.2013 04:32
35 yıl önce Maraş’ta bir hafta boyunca devlet gözetiminde Kürt Alevilerin evlerine, işyerlerine saldırıldı. Bir hafta boyunca devam eden saldırılarda 150 Alevi yurttaş katledildi. 552 ev, 289 işyeri ve araç tahrip edildi. Katliamın planlayıcıları ‘devlet sırrı’ olarak gizlendi.

Katliam devlet sırrı sayıldı

Türkiye Cumhuriyeti tarihi, esas olarak, “tek millet, tek din, tek devlet” yaratmak amacıyla yapılan katliamların tarihidir. Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren “tek din tek millet” yaratmak için uygulamaya konulan katliamların en önemlilerinden biri de 19-26 Aralık 1978 tarihleri arasında Kürt Alevilere yönelik CIA ile derin devletin, kontrgerillanın planladığı Maraş Katliamı’dır. 35 yıl önce yaşanan bu katliamı unutturmamak için hazırladığımız Maraş Katliamı dosyasını sunuyoruz. Bu yazı dizisinde Maraş Katliamı’yla ilgili gizlenen “devlet sırlarını”, katliamın tanıklarının anlatımlarını ve Maraş’ın 1500’lü yıllardan 1978’e uzanan tarihi kesitteki özgürlükçü ve direnişçi kimliğini bulacaksınız.

Katliamın acısı hala taze

35 yıl önce Maraş’ta bir hafta boyunca devlet gözetiminde ve desteğinde faşist çeteler Kürt Alevilerin evlerine, işyerlerine saldırıldı. Katliamda resmi rakamlara göre 111 kişi hayatını kaybetti. Gerçekte ise katliamda öldürülenlerin sayısı daha fazlaydı. Bir hafta boyunca devam eden saldırılarda Alevilere ait 552 ev, 289 işyeri ve araçlar tahrip edildi. Alevi yurttaşların yüzde 80’i ise zorla göç ettirildi. Katliamın ardından dönemin İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı, katliamın araştırılması için özel bir ekip kurdu ve önemli bilgilere ulaştı. Ancak bu bilgiler “devlet sırrı” sayılarak gizlendi. Özaydınlı’nın kurduğu ekibin ve dönemin Cumhuriyet Savcısı Dündar Saner’in hazırladığı raporlarda katliamın planlayıcılarının, olaylardan bir hafta önce seyyar piyango satıcısı olarak kente gelen 26 seyyar piyango satıcısı olduğu not edildi. Raporlarda, katliamın planlamasını, Alparslan Türkeş’in dünürü olan MİT hukuk müşavirinin de içinde olduğu 4 MİT mensubu ile katliamdan önce Maraş’a giden CIA ajanı Aleksander Peck birlikte yapmıştı. Alparslan Türkeş’in, dönemin MİT yetkililerinin; bölgedeki AP’li ve MHP’li il başkanları ve yöneticilerinin, iş adamlarının, toprak sahiplerinin, Abdullah Çatlı ve Haluk Kırcı başta olmak üzere Susurluk Çetesinin katliamdaki sorumlulukları ise “devlet sırrı” olarak gizlendi.

Planlayanlar yargılanmadı

Raporda katliamın uygulayıcıları olarak Ankara’dan Hüseyin Yıldız, Ünal Ağaoğlu, Haluk Kırcı, Mustafa Özmen, Mustafa Dülger, Remzi Çayır, Mustafa Demir, Bünyamin Adanalı, Ahmet Ercüment Gedikli, Mustafa Korkmaz ve İsmail Ufuk ile Mehmet Gürses’in Maraş’a gittikleri belirtiliyor. Yine İskenderun Demir Çelik İşletmesi’nde Fabrika Stok Kontrol Müdür Muavini olan Hayri Kuşçu, Çelik-İş Sendikası yetkililerinden Tuncay Terekli’nin de olaylardan önce ve olaylar sırasında Maraş’a gittikleri kaydediliyor. Rapordaki ilginç tespitlerden biri ise, katliamın bir gün öncesi ile son gününü içeren 19-25 Aralık tarihleri arasında Maraş’a, görülmedik fazlalıkta milli piyangocu akını olmasıydı. Katliamın planlayıcıları arasında Adalet Partisi İl Başkanı Faruk Kadıoğlu ile dönemin Maraş Belediye Başkanı Ahmet Uncu da vardı. Katliam ile ilgili açılan dava ise 1991 yılına kadar sürdü. Yargılanan 804 kişi değişik oranlarda hapis cezasına çarptırıldı. Katliamda önemli roller üstlenen 68 kişi ne yakalandı, ne de haklarında bir soruşturma açıldı. Haklarında ceza verilen kişiler de Nisan 1991 yılında Turgut Özal’ın çıkardığı Terörle Mücadele Kanunu nedeniyle, serbest bırakıldı. Böylece Maraş Katliamı dosyası kapatıldı.


Evimizi ateşe verdiler

Maraş katliamında ailesinden babası, annesi, ağabeyi ve evlerinde bulunan 2 misafiri yitiren Hayri Ergönül, yaşadıklarını şöyle anlattı: “Bizim evimiz Serintepe mahallesindeydi. Saldırı olduğu zaman evde 11 kişiydik. 23 Aralık günü korukunç bir saldırı yaşadık. Tekbir sesleriyle, baltalarla, kesici aletlerle, silahlarla sayıları bin, bin 500’ü bulan saldırganlar evimizin içine benzin döküp evimizi ateşe verdiler. Evimizin her yerini delik deşik etiler. Babam İmam Ergönül, annem Güley, ağabeyim Hüseyin, ağabeyimin arkadaşı olan Adıyamanlı Mahmut Ünal, misafirimiz Hacı Bektaş Bozkurt’u katlettiler. Saldırı sabah 8 gibi başladı. Önce evimizi taşladılar. Camları kırdılar ve gittiler. Tekrar saat 13:00 gibi geldiler. Bu saldırıda silahlarla eve ateş açtılar. Ev patlayıcı madde attılar. Evin duvarlarını delmeye, içeri girmeye çalıştılar. Evin içine benzin döküp, evimizi ateşe veriler. Ellerinde, silahlar, balta ve palalar, şişler vardı. Korukunç bir saldırıydı. Saldırı bir, bir buçuk saat sürdü. Saldırı anında evin kurşun gelmeyecek yerlerine gizlendik, annem ev yanmaya başlayınca, yangını söndürmeye çalışırken vuruldu. Sonra babamı vurdular. Sürekli eve ateş ediyorlardı. Duvarları delerek eve girdiler, ağabeyimi, Mahmut Ünal’ı evin içinde öldürdüler. Hacı Bektaş Bozkurt’u evin dışına çıkarıp katlettiler. Benim büyüğüm Rıza yaralı kurtuldu, ben de kalabalığın arasına karışıp kaçtım, diğerleri de benim gibi kaçmışlar. Onları askerler görüp askeriyeye götürmüş, öyle kurtulmuşlar. Bizim mahalledeki tüm Alevi evlerine saldırdılar. Kaç kişiyi katlettiler bilemiyorum. Saldırı sırasında polis hiç yoktu, asker vardı, asker de saldırganlara hiç müdahale etmedi. Saldırıdan sonra Yörükselim mahallesindeki amcamı buldum. Katliamdan sonra aile olarak büyük bir travma yaşadık. Helen bu acıları sanki katliam yeni olmuş gibi yaşıyoruz. Katliamdan sonra cenazlerimizi tutulan tutnaklarla amcama teslim etiler. Cenazelerimizi geleneklermize uygun bir şekilde defin edemedik. Katliamdan 5 veya 6 yıl sonra mezarlarımızı köyümüze nakil etmek icin Maraş Mezarlıklar Müdürlüğü’ne müracat ettik. O zaman mezarlarımızın kaybedildiğini öğrendik. Mezarlarımızın bulunmasını istiyoruz. Eğer Türkiye geçmişi ile yüzleşmek istiyorsa, bu katliamın tüm sorumlularını açığa çıkarmalı. Mezarlarımızı bulup bize teslim etmelidir.”

Katliamın acı bilançosu
  • Katliamda 150 kişi öldürüldü.
  • 200’ün üzerinde ev, 100’e yakın işyeri tahrip edildi.
  • Savcılığa göre, katliama karışanların sayısı 1350’ti. Bunların 752’si ilk tutuklandı.
  • Davalar 23 yıl sürdü. 22 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1-24 yıl arasında ceza aldı.
  • 1991’de çıkan TMK ile ceza alanların bir kısmı serbest kaldı.
  • Katliamda birinci dereceden rol alan 68 kişiye ise hiç ulaşılamadı.


Tanıklar katliamı anlatıyor

Maraş Katliamı davasında tanıkların katliamı anlatımı mahkeme tutanaklarına şöyle yansıdı: Meryem Polat: “Beş çocuğum, damadım ve kızımın nişanlısı vardı. Evimiz, mahallenin en ucundaydı. Sabahtan başlayıp ikindiye kadar bütün evleri yaktılar. Bir çocuk kazanda yakıldı. Her şeyi talan ettiler. Biz bodrumda suyun içindeydik; üstümüz tahtaydı. Tahtalar yanıyor, üstümüze düşüyordu. Evim kül oldu. Bodrumda sekiz kişiydik, orada olduğumuzu anlamadılar, çıkıp gittiler. Askerler gelip bizi Ticaret Lisesi’ne götürdüler.” Kamil Berk: “Sabahın (24 Aralık) ilk saatleriydi, güneş doğmak üzereydi. Mahallenin sokaklarında sopalı, silahlı, baltalı büyük bir grup bağırarak yürüyordu. ‘Allahını, peygamberini seven, eli balta, silah, sopa tutan yürüsün, Alevileri öldürelim, komünistleri içimizden temizleyelim’ çağrısıyla ve bağırmalarıyla mahalle içinde saldırıya geçtiler... Evleri ateşe verdiler. ‘Maraş size mezar olur, vatan olmaz; Yaşasın Türkeş, Yaşasın MHP’ diye bağırıyorlardı. Ellerindeki uzun menzilli silahlarla evlerimize ateş etmeye başladılar. Bu sırada evden çıkmakta olan Cemal Bayır ve Ali Ün’e silahla ateş ettiler ve öldürdüler... Merdiven başında içeri girmeye çalışan Fatma Baz ile Zeynep Aydoğdu’yu kurşunla öldürdüler. Fatma Baz’ın kucağındaki 6 aylık oğlu Yılmaz da kurşunla öldürüldü.” Yeter İşbilir: “23.12.1978 cumartesi günü öğleden sonra tahminen saat 15.00 sıralarında ellerinde balta, sopa, tahta, av tüfeği bulunan saldırganlar, oturduğumuz evin önüne geldiler... Dışarıdan evi kurşun yağmuruna tuttular... Evin kapısını, duvarlarını, kazma ve baltayla kırarak, sökerek içeriye girdiler.”

Ninenin gözlerini oydular

Maviş Toklu: “24.12.1978 Pazar günü, saat 10.00 sıralarında mahallemizin Muhtarı Mehmet Yemşen ile Fevzi Görkem’ın başında bulunduğu saldırgan bir grup, ‘Allah Allah, Komünistlerin kökünü kazıyacağız, büyük-küçük demeyin, komünistlerin kafasını ezin’ diye bağırıyorlardı. Muhtarın elinde silah ve bayrak vardı. Diğerlerinin elinde silah, patlayıcı madde, gaz, benzin, sopa gibi saldırı malzemeleri vardı. Evime hücum ettiler, kapıyı kırarak içeri girdiler... Kocamı, gözlerimin önünde işkence ederek öldürdüler... Yine muhtara yalvardım yakardım. ‘Kocamı öldürdün, bari kardeşimi öldürme’ diye. Muhtar ise, ‘Hüseyin’i de Karaoğlan yoluna kurban ediyorum’ dedi ve kardeşim Hüseyin’i işkence ederek öldürdüler... Sonra, karşımızda oturan ve bir gözü görmeyen çok yaşlı Cennet Çimen’in evine gittiler.

Sanıklardan Cuma Yalçın ile Nuri Boğa tornavida ile Cennet kadının (80 yaşında) gözlerini oydular...”


Kundaktaki bebeği katlettiler

Maraş Katliamı’nın tanıkları, yaşadıkları vahşeti katliamın üzerinden 35 yıl geçmesine rağmen unutamıyor. Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Yörükselim Mahallesi’ne yönelik saldırıların tanıklarından olan Yasin Aytaç, saldırganların gruplar halinde mahalleyi sararak, evlere girip insanları katlettiğini söyledi. Aytaç, “Evlere giriyorlar. Daha sonra evlerin içerisinde silah sesleri geliyor. Girip çıktıkları evleri yakıyorlardı. Biz faşist grubun geriye çekildiğini görünce bulunduğumuz yerden çıktık. Çevrede bir sürü ev yakılmış, yıkılmıştı. Mahalleyi savunmakta olan gençlerle buluştuk. Bizim bulunduğumuz yerde kalmamızı ve halen yanmakta olan evlerin içinde bulunan yaralı ve ölüleri dışarı çıkarmamızı istediler” dedi. Bunun üzerine orda bulunan grup ile birlikte yanan evlere girerek evde bulunan yaralı ve cenazeleri dışarı çıkarmaya başladıklarını belirten Aytaç, tanık olduklarını şu cümlelerle anlattı: “Ben 16 yaşında bir gençtim. Evlerin içerisine girdiğimde gerçekten gördüklerim dehşet verici ve inanılmaz şeylerdi. Kimileri baskın sırasında hazırladıkları sofranın başında silah, balta, tahra ile öldürülmüştü. Kadın, kız, çocuk demeden. Yani evin içerisinde kim varsa inanılmaz şekilde hunharca katledilmişti. Dehşet verici bir durumdu. Girdiğimiz evlerden birinde katledilen aile bireylerini dışarı çıkardık. Ev halen yanıyordu ve içeriyi duman kaplamıştı. Bu sırada gözümüze tahta beşik takıldı. Üstü örtü ile kaplıydı. Beşiği görür görmez arkadaşım ile birlikte muhtemelen ‘bebek sağ kalmıştır’ diyerek, beşiğe doğru yöneldik. Örtüyü kaldırdığımızda henüz kundakta olan bebeğin boğazının kesilerek, öldürüldüğüne şahit olduk. Arkadaşım şoka girdi. Bu gördüğüm manzarayı hayatım boyunca asla unutamam.”
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (03.11.14 Saat 17:43 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 03.11.14   #2
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: MARAŞ KATLİAMI 36 yıla girerken.!!!


35 yıldır kapanmayan yara: Maraş Katliamı - II


Bayram BALCI

Güncellenme : 23.12.2013 04:34
1500’lü yıllardan cumhuriyete kadar hiçbir iktidara boyun eğmemiş bir kent olan Maraş, bu direnişçi kimliği ile 35 yıl önce bir kez daha devletin hedefi haline geldi. Maraş Katliamı’nı yapan zihniyet, katliamda yaşamlarını yitirenlerin mezarlarını da kaybetti

Maraş Katliamı’nın tarihsel kökleri
Maraş Katliamı’nın üzerinden 35 yıl geçti. Katliamın ardından çok şey yazıldı, çok şey söylendi. Katliamın hangi devlet görevlileri ve ajanlar tarafından nasıl planlandığı ve kimler tarafından uygulandığı “devlet sırrı” olarak bugüne kadar gizlendi. 35 yıl önce büyük bir katliamın yaşadığı Maraş, neden hedef seçilmişti? Maraş’ın tarihsel geçmişi, sosyolojik ve politik konumu neydi? Bütün bunları, Maraş Katliamı üzerine kapsamlı bir çalışması bulunan ve yaptığı bu çalışma “Maraş Kıyımı” adıyla yayınlayan araştırmacı-yazar Aziz Tunç ile konuştuk. Tunç, Belge Yayınları’ndan çıkan kitabında, Maraş’ın neden hedef seçildiğinin tarihsel geçmişine ışık tutuyor.

- Maraş Katliamı’nı anlatan ‘Maraş Kıyımı’ adında çok önemli bir çalışmanız var. Bugünden baktığımızda Maraş Katliamı’nı nasıl anlamak gerekiyor?

Öncelikle Maraş’ı doğru tanımak gerekiyor. Maraş doğru tanınmadan Maraş Katliamı yeterince anlaşılamaz. Bu amaçla Maraş’ın tarihsel ve toplumsal yapısına kısaca da olsa yakından bakmak gerekiyor. Maraş 1920’lere kadar çok dilli ve çok dinli sosyal bir yapıya sahiptir. Dahası Maraş yine aynı tarihe kadar toplumsal direnişlerin yogun olarak yaşandığı bir yerdir. Ortaçağ’da bu coğrafyada otoriteye ve iktidarlara karşı yaşanmış olan en büyük ve en etkili toplumsal birleşik halklar isyanı olan Babailer İsyanı, Maraş ve çevresinde yaşanmıştır. Daha sonra özellikle 1520’lü yıllar ve devamı yıllarda yine otoriteye karşı yaşanan Kalender Çelebi İsyanı, Zennun Baba İsyanı, düzmece Şah İsmail İsyanı ve Celali İsyanları gibi isyanlar ya Maraş’ta ya da yakın çevresinde yaşanmıştı.

- Maraş’ın bu etnik ve direnişçi yapısı ne zamana kadar sürüyor?

1800’lere kadar bölgenin etnik ve dinsel yapısının bu çeşitliliği devam etmiş, bunun sonucu olan direnişçi özellikler varlığını korumuş ve sürdürmüştür. 1800’lerin ikinci yarısında Maraş’a Rusya’dan sürgün edilen Çerkesler yerleştirilmişlerdir. Çerkesler, Osmanlı’nın, daha sonra İttihat ve Terakki’nin ve devamında cumhuriyetin askeri kadroları olarak değerlendirilmişlerdir. O tarihlerde Osmanlı İmparatorluğu’nun kurduğu dönemin özel ordusu olan Fırkai İslahiye bölge halklarına yönelik sistemli ve kapsamlı saldırılarda bulunmuştu. Bunun sonucunda bölgenin devlete tabii olmadan yaşayan halkları zorla yerleşik hale getirilmişler, bugün bildiğimiz Osmaniye gibi şehirler bu şekilde kurulmuştur. Bu şekilde devlete tabii hale getirilen bu toplumsal kesimler, daha sonra İttihat ve Terakki tarafından geliştirilen asimilasyon politiklarına tabii tutulmuş, ilk olarak İslamî olmayan topluluklar hedef alınmıştır.

- Maraş’ta asimilasyonun kökü çok eskilere dayanıyor yani?

Tabii tabii, Maraş’ta yaşayan Ermeniler, Süryaniler ve Rumlar sistemli olarak asimilasyon amaçlı saldırılara maruz kalmışlardır. Bu saldırılara karşı özellikle Ermenilerin 1870’lerde geliştirdiği direnişler, 1915’lere kadar devam etmiştir. 1915’te başlayan tehcir ve daha sonra geliştirilen katliamlarla o güne kadar varlıklarını korumuş olan Ermeniler topyekün olarak ve bir daha adı anılmamacasına Maraş’ta yok edilmişlerdir. Böylece gayri müslim topluluklar olarak Süryaniler, Rumlar ve Yahudilerle birlikte Ermeniler de Maraş’tan yok edilerek, asimisyon politikası bir adım daha ileri götürülmüştür. Adı geçen toplulukların yerine onların topraklarına ve evlerine, yaşadıkları travmalar sonucu toplumsal kimliklerini yitirerek, Türkleştirilen ve Sünnileştirilen göçmenler yerleştirilmiştir. Böylece 1870’lerde Fırkai İlahiye adlı özel ordunun faaliyetleri ile başlatılan ve Maraş’ın sosyal dokusunun tahrip edilmesini amaçlayan süreç yeni bir aşamaya geçmiştir.

- Kürtlere ve Alevilere yönelik saldırılar ne zaman başlıyor?

Ermenilerin ve diğer toplumsal kesimlerin tasfiyesinden sonra, Maraş ve çevresinde, Kürtlerin ve Alevilerin tasfiye edilmesi stratejik bir ihtiyaç olarak egemenlerin gündemine girdi. Egemen siyasal güçlerin Maraş’taki Kürtlere ve Alevilere yönelik tasfiye amaçlı stratejik planları 1960’larda başlayıp 1978’e kadar yükselerek devam etmiştir. 1960’lardan itibaren kentte ve çevresinde gelişin devrimci toplumsal mücadelenin bastırılması egemenler için stratejik bir zorunluluk olmuştur. Bu zorunluluk egemen güçleri Maraş Katliamı’nı planmaya itmiştir. Yani Maraş Katliamı, dönemin toplumsal mücadelesini bastırmanın ve aynı zamanda asimilasyonun bir sonucu olarak gerçekleştirilmiştir. Maraş Katliamı politik bir operasyondur. Dolayısıyla Maraş Katliamı, tek başına devrimci mücadelenin bastırılmasını sağlayan 1980 Askeri Darbesi’ni amaçlayan, ama aynı zamanda da Kürtlerin ve Alevilerin asimilasyonunu amaçlayan, Maraş’ı etnik temizliğe tabii tutan bir katliamdır. Doğrudan egemen siyasal güçler tarafından gerçekleştirilmiş bir katliamdır. 1500’lerde başlayan Maraş’ın çok dilli ve çok dinli toplumsal yapısına karşı yapılan saldırı sonucunda şovenizmin dayanağı haline getirilmiş toplumsal yapı ve katliamcı güruh; Maraş Katliamı’nda çok kolay bir şekilde yönlendirildi. Böylece egemen siyasal güçler, bu şoven güruh eliyle hem yükselen devrimci toplumsal mücadeleyi bastırdı, hem 12 Eylül faşist darbesinin yolunu açtı, hem de asimilasyon politikalarını pratikleştirdi.

- Maraş Katliamı’nı kimler planladı, kimler yaptı?

Maraş Katliamı’nı kimlerin yaptığını soyut kavramlar yerine, daha somut olarak ifade etmek mümkündür. Konuyla ilgili olarak dönemin kaynakları incelendiğinde, adları Maraş Katliamı’yla birlikte anılan birçok kişi ile karşılaşmak mümkün. Bunlardan dönemin paramiliter siyasal gücü olan MHP, ÜGD ve bu yapıların kadroları olan isimler, ilk elde karşımıza çıkmaktadır. Bunlar başta Türkeş ve MHP Maraş Milletvekili Mehmet Yusuf Özbaş olmak üzere, Ökkeş Kenger (Şendiller), Muhsin Yazıcıoğlu, Abdullah Çatlı, Haluk Kırcı ve daha birçok kişi. Ayrıca daha sonra adı JİTEM ile özdeşleşecek olan Cem Ersever’in de bu katliamla bağlantısı vardı. Yine dönemin Yeşil’i denebilecek kadar karanlık ilişkileri olan ve esrarengiz yüzbaşı olarak anılan Mehmet Ali Çeviker, Maraş Katliamı’yla bağlantılı kişilerdir. Ayrıca dönemin Başbakanı Ecevit’e MİT tarafından gönderilen ve ölümünden sonra açığa çıkan resmi raporda adı geçen MİT görevlileri bu katlimdan sorumlu olanlardır. Silah kaçakçıları Ökkeş Çokuçkun ve Gabriel Aktürk bu katliamla birlikte anılan diğer isimlerdir. Aynı şekilde dönemin CIA ajanı Aleksadre Peck bu isimlere eklenmelidir. Bu isimlerin bu katliamın organizasyonunda adlarının geçiyor olması salt bir iddia olarak geçiştirilemez.

- Maraş Katliamı’yla amaçlanan neydi?

Maraş Katliamı’yla Alevi Kürtlerin asimilasyonu ve Maraş’ın etnik temizliği amaçlanmıştı. Ancak, amaçlandığı gibi Alevi Kürtlerin asimilasyonuna yol açmadı. Bölgede yaşayan ve kaliama uğrayan Alevilerin hemen hepsi aynı zamanda Kürt Alevi’dirler. Dolayısıyla Kürtlerin asimilasyonu amaçlanmış olsa da Kürt siyasal hareketinin geliştirdiği mücedele bu katliamla amaçlanan asimilasyon sürecini akamete uğratmıştır. Ancak hem darbenin gerçekleşmesine hem de Alevilerin bölgeden sürülmesine, Maraş’ın önemli oranda Alevilerden arındırılmasına yol açtığını söylemek yanlış olmaz. Maraş Katliamı’ndan sonra uygulanan sıkıyönetim koşullarında katliama maruz kalan Alevilerin göç etmelerinin teşvik edildiği ve kolaylaştırıldığı biliniyor. Böylece Maraş’ta Alevi varlığı son derece ciddi bir düzeyde geriletilerek, asimilasyon süreci işletilmiştir.


Mezarları da kaybettiler

Maraş Katliamı’nda sadece Alevi Kürtleri katletmekle yetinmediler, mezarları da kaybettiler. Katliamda yitirdikleri yakınlarının mezarlarını yıllar sonra ziyaret etmek isteyen ya da yakınlarının mezarlarını köylerine taşımak isteyen aileler, korkunç bir gerçekle karşı karşıya kaldı. Maraş Belediyesi, yakınlarının mezarlarını arayan ailelere; 1978 yılında Maraş Şeyh Adil Mezarlığı’na defnedilen yakınlarının mezarlarının kaybolduğunu bildirdi. Ailelerin avukatı Seyit Sönmez, Maraş Katliamı’nda yaşamlarını yitirenlerin mezarlarının kaybedilmesiyle ilgili sorumlular hakkında Maraş Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Avukat Sönmez, mezarların kaybedilmesini şöyle anlattı: “Katliamdan bir yıl sonra Yörükselim mahallesinde doğdum ve üniversiteye kadar orada yaşadım. Avukat olana kadar katliamın pek farkında değildim. Bir gün kitapçıda Belge Yayınları tarafından yayınlanan Aziz Tunç’un “Maraş Kıyımı” adlı kitabını gördüm, alıp okudum ve bazı mezarların kayıp olduğu iddiasıyla karşılaştım. Daha sonra iddianame ve gerekçeli kararı okuyup bu iddiaların doğruluğuna inanıp; ailelere ulaşmaya çalıştım.

Sorumlular cezalandırılsın

Ulaştığım ailelerden babası öldürülen Salman Bayır ile İstanbul’da, kardeşi öldürülen Veli Bozkurt ile Mersin’de görüştüm ve onlar adına Maraş Belediyesi’ne başvurdum ve yakın zamanda da ailesinden 3 kişi katledilen Hayri Ergönül adına başvuru yaptım. Belediyeden gelen cevap ile bazı mezarın kayıp olduğu iddiası kesinleşmiş oldu. Belediyenin cevabı gayrı vicdani ve gayrı ahlakidir. Bu durum AİHS’nde; kişinin aile ve özel yaşamının korunmasının ihlali anlamını taşır, Türk Ceza Kanunu’na göre; görevi ihmal suçudur, kişinin manevi yaşamına, hatırasına karşı bir saldırı suçudur, ibadethane ve mezarların korunmasına yönelik bir suçtur. Suç duyurusu bir sonuç verir mi bilemiyoruz, ancak mezarlar konusu, Maraş Katliamı’nı unutturmamak için demokratik kamuoyu tarafından daha çok sahiplenilmesi gereken bir konudur. Bu vesile ile ailelere çağrı yapıyoruz, mezarlarınıza sahip çıkın.”


Yargı süreci nasıl işledi

Maraş Katliamı yargılamaları, katliamın devamı olarak gerçekleşmiştir. Maraş Katliamı davası, özel olarak ele alınması ve üzerinde durulması gereken bir konudur. Maraş davası sanıldığı gibi hukuksal bir faaliyet olarak gerçekleşmemiştir. Tam tersine yargılama süreci bir bütün olarak katliamın bir parçası olarak gerçekleştirilmiştir. Yazının kapsamı açısından ayrıntılara giremesek de birkaç noktaya değinmek konuyu anlamak için yeterli olabilir. Bu konuda yapılması gereken ilk tespit sıkıyönetim mahkemesinin Maraş Katliamı’na ilişkin yaptığı tanımlama ve bu tanımlama üzerinde geliştirilen pratik sonuçlardır. Sıkıyönetim mahkemesi, Maraş Katliamı’nı bir katliam olarak tanımlamamış, öyle görmemiştir. Sıkıyönetim mahkemesi Maraş Katliamı’nı iki topluluğun; Alevi ve Sünnilerin birbirleri arasında bir çatışma olarak tanımlamıştır. Bunun sonucu olarak ortaya çıkan tablo katliamcıların aklanmasına yol açmıştır. Katliamın bir nolu sanığı olan Ökkeş Kenger, bu düzenlemenin sonucu olarak beraat etmiştir. Aynı şekilde katliamın birçok kaynağı gizlenmis, katliamcılar aklanmıştır. Bu sürecin bu şekilde gelişmesinde dönemin askeri komutanlarından Jandarma Genel Komutanı Sedat Cılacu’nun yazdığı bir raporun belirleyici olduğu görülmektedir.

- Unutmamak için neler yapılmalı?

Maraş Katliamı’nın insani bir boyutu olduğu gözardı edilmemelidir. İnsanı boyut gözardı edilir veya unutulursa bu katliamla hesaplaşmayı zayıflatan ve mağdurlara karşı haksızlığa yol açan bir tutum olur. Bu katliamda onlarca insan öldürüldü, bir o kadarı yaralandı. Maraş Katliamı’nın 35. yılında katledilen insanlarımızın unutulmaması için daha özgün bir dikkat ve daha kalıcı yaklaşımların geliştirilmesi son derece önemli ve gereklidir. Ayrıca mağdur ailelerin bugün içinde bulundukları durumlar ve yaşadıkları travmalar; başlı başına ilgi gerektiren bir sorumluluk alanıdır.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 04.11.14   #3
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: MARAŞ KATLİAMI 36 yıla girerken.!!!


MARAŞ KATLİAMI VE GERÇEKLER-

Ferhat Tunç


Çağdaş, demokratik değerlerle buluşmak için, geçmişle yüzleşmenin gerekli ve kaçınılmaz olduğunu biliyoruz. Bunun yapılabilmesi için, geçmiş tüm çıplaklığıyla açığa çıkartılmalı, pratiksel anlamda ciddi bir hesaplaşmayı mümkün kılacak adımlar atılmalıdır. Dünyanın uygar devletlerinde olduğu gibi, işlenmiş suçlardan dolayı özür dilemek, geleceğin sağlam temellerini atmak için gereklidir. Dolayısıyla, bütün bunların gerçekleşebilir olmasının yolu unutmamaktan, hafızaları yenilemekten geçiyor.

Türkiye siyasetine egemen olan zihniyet, unutmak ve unutturmak üzerine inşa edilmiştir. 'Unutun, kapatın, unutur ve kapatırsanız o artık sorun olmaktan çıkar' yaklaşımıyla amaçlanan gerçeğin ne olduğu çok iyi bilinmelidir. Yaşanmış olan olayların üstünü örtmek veya küllendirmeye çalışmak, geçici olarak bir rahatlama sağlasa da, zihinleri ve bilinçleri değiştiremez, yüreklerin ateşini asla dindiremez. Yaşanan tarihsel travmaları ise asla hafifletmez. Bu yüzden de unutarak değil, tam tersine daha fazla hatırlayarak, gerçekleri tüm çıplaklığı ile açığa çıkararak katliamcı zihniyetle yüzleşebilir ve onu aşabiliriz.

Yüzleşilmesi gereken gerçeklerden biri de hiç kuşkusuz ki Maraş Katliamı'dır. Maraş Katliamı, sadece barındırdığı farklılıklara karşı tahammülsüzlüğün ya da farklı siyasal görüşlerin karşıtlığının açığa çıkardığı bir şiddet ve vahşet ortamı değildir. Bu, aynı zamanda yakın dönem Türkiye tarihinde yönetenlerin, siyasal sürece yön vermek için nasıl gözünü kırpmaksızın insanları birbirine düşürerek katlettirdiğinin önemli bir örneğidir. Çok eski değildir, acısı tazedir, belleklerden silinmemiştir. Tanıkların anlatımları ve ortaya çıkan belgeler ise devletle daha sıkı bir yüzleşme ve hesaplaşmayı gerektiriyor.

Maraş Katliamı nasıl bir siyasal konjonktürde uygulamaya konulmuştur ve bu katliamdan katledenlerin murat ettiği nedir? Bakmakta fayda var.

1970’lerin ortalarında baş gösteren dünya ekonomik krizi, kaynakların ve pazarların yeniden ve daha dikkatli bir şekilde kullanılması gereğini ortaya çıkarırken, bu ihtiyaca binaen de bağımlı devletlerin yeniden dizaynı da oldukça önem önem kazanıyordu. 80'lere doğru kapitalist- egemen güçler ile SSCB’nin “Soğuk savaş” gerçeği dikkate alındığında, ABD eksenli dünyada bir “değişim politikası” çalışmaları gözle görülür bir şekilde artıyordu. 2. Emperyalistler arası savaştan sonra sonra yoğunlaşarak devam eden ABD ve SSCB’nin Ortadoğu politikalarında Türkiye, ABD için bir Ortadoğu üssü iken, bazı Arap ülkeleri de SSCB için üs oluşturuyordu. Bazı Arap ülkelerindeki rejimler de SSCB için pragmatist politikalarda “geçici” birer “müttefikti.” Türkiye ise ABD için pragmatizm ötesi “elde tutulması gereken” bir “müttefik” konumundaydı. Bu sürecin biraz daha başına baktığımızda ise sorunun kaynağının temelinde dünya dengeleri ve toplumsal, ulusal hareketlerin tabiri caizse batı için bir karın ağrısına neden olması yatıyordu.

1968, kapitalist devletler için oldukça tatsız bir yıldı ve etkileri de sarmal bir eğilim göstererek yayılmaktaydı. Avrupa ve ABD' de baş gösteren toplumsal olaylar, özgürlük arayışları kendisini Türkiye'de de hissettirdi. Öğrenci eylemleri olarak başlayan muhalefet, bir süre sonra yeni toplumsal kesimlere ulaştı. Mahir Çayan, Deniz Gezmiş ve İbrahim Kaypakkayalar da somutlanan devrimci hareket zamanla geniş bir alana yayıldı. Bununla birlikte Kürt ulusunda görülen yeni bir uyanış özgün bir alan olarak tarihsel rolünü oynamaya başlıyordu. Böylesi bir ülke gerçekliğinde, SSCB'nin politik etkisini de göz önüne alan emperyalistler, Türkiye'nin kendileri ile olan bağlarını daha güçlü hale getirmek, sol muhalefeti daha ileri gitmeden! ezmek ve dizginleri elinde tutmak adına operasyonun düğmesine basıyordu. Onların yerel işbirlikçileri de uzun süredir böyle bir anı kolluyorlardı.

Bu “gerekçeden” hareketle “olması gereken değişim” için bir “yönteme!” ihtiyaç duyuldu. Türkiye’de bu “yöntemi” mevcut hükümetin iradesi ile uygulamak pek olası değildi. “Değişimi” ancak bir askeri “irade” sağlayabilirdi. Ama “askeri iradeyi” ne harekete geçirebilirdi? İşte asıl mesele burada gizliydi.

Ve Türkiye’de askeri darbenin olması için adım adım hedefler saptandı, kurgular oluşturuldu. Örneğin, Maraş Katliamı'ndan önce buraya bir takım ajanların gittiği, katliamın devletin gizli kurumlarında planlandığı artık gizlenen, gizlense bile bilinmeyen bir husus değil. Evet, “Türkiye’de askeri darbenin meşrulaşması, toplum tarafından desteklenmesi” gerekiyordu. Askeri darbenin olabilmesi ise, ancak kendi deyimleriyle “yükselen anarşiyi” durdurmakla mümkündü.

Plan uygulamaya kondu. Maraş bu plan için “biçilmiş kaftandı!” Zira bu kent; çok kimlikli, çok kültürlü, değişik inanç gruplarının yaşadığı bir halklar ve inançlar bahçesiydi. Maraş’ta çakılacak bir kıvılcım, çok kolaylıkla benzeri kentlere de sıçrayabilir ve halk “Ordu bizi kurtarsın bu anarşiden” diyebilirdi.

Katliamın planı Pentegon, devletin ilgili kurumları ile “Devlete sadık” siyasal güçlerin paramiliter güçlerinin ortaklığı ile yapıldı.

Öncelikle, Aleviler zaten geçmişten beri devletin nazarında “öteki, ıslah edilmesi gereken, olmaz ise kökü kazınması gereken” suçlulardı. Devlet “suçlunun cezasını” hep kendisi vermezdi. Devletin bu konuda kullanıp vakti geldiğinde bir kenara atacağı maşaları hazırdı. Tez elden bir “Katli vaciptir!” furyası başlatıldı. Mahallelerde, sokaklarda, camilerde önceleri alttan alta, “katliam vakti geldiğinde” alenen “Vurun Kızılbaşlara” cihadı hazırlandı. Propagandaları öylesine kör ediciydi ki, zaten aklı ve bilinçleri kör olanlar “Kızılbaş avına” çıktılar. Her şey inceden inceye planlanmıştı. Asker, polis ne yapacak? Sivil-ülkücü faşistler ne yapacak? Camilerde hangi yalan-yanlış, saptırma propagandalar yapılacak? Hatta katliamdan sonra, basına ve kamuoyuna verilecek demeçler bile kafalarda şekillenmiş ve katliama öyle başlanmıştı.

“Çocuk, yaşlı, genç, kadın, kız” demeden, her türlü insanlık dışı yöntemi uygulayacak “Ülkücü bozkurtlar” vazifeye hazırdı. Komünizme Karşı Mücadele Dernekleri aracılığı ile örgütlenen, silahlı eğitim yapan faşistlere, kendi deyişleri ile ayakta kalmayı başarmış tek Türk devletini koruma görevlerini ifa etmeleri için yeni bir kanal açılıyordu. Devletin görevi ise; “Ülkücü bozkurtların işini kolaylaştırmak”, katliamın kolay ve pürüzsüz uygulanmasını sağlayacak ortamı hazırlamaktı.

Bu plan dâhilinde katliam gerçekleştirildi. Yapılan sadece fiziki katliam değildi. İnsani olan ne varsa “yok edilmeliydi” emir böyleydi. Hem bedensel hem de ruhsal katliam yapıldı. Yüzyıllardır birlikte yaşayan Alevi ile Sünni’nin Kürt ile Türk’ün birbirine asla güveni kalmamış, planlayıcıların amaçladığı “düşmanlaşma” gerçekleşmişti. Bundan sonrası kolaydı.

Katliam bittiğinde ortaya çıkan tablo katliamı yapanların dahi planını çok aşmış bir manzara oluşturmuştu. Saldırılardan kurtulabilen Alevilerin Maraş’ta kalabilecek mecali kalmamıştı. Büyük kentlere göçler başlamıştı. Arkalarında sevdiklerinin ölüleri ve önlerinde katlanılması gereken belirsizlikler toplamı bir hayat duruyordu. Katliam davasına gelince dava, düzmece iddianamelerle yürütülüyor, katiller değil, mağdurlar yargılanıyordu. Esir alınmış bilinçler, emperyalizmin hizmetine koşulmuş sağ zihniyet, olaylara müdahale etmeyen askerler, mağdur olanları yargılayan mahkemeler aynı amaca hizmet eden birer sacayağıydılar. Bu denklemde, Aleviler Osmanlı'da nasıl ezenlerin biricik hedefi olmuşlarsa burada da kan ve kin, ölüm ve ayrılık, acı ve keder ile ıslah edilmeye çalışılıyordu. İşin Osmanlı'dan belki de tek farkı, emperyalizm çağındaydık ve katliam planları ile elde edilmek istenen sonuçlar uluslar arası güçlerin ve yerel işbirlikçilerinin ortak kararıydı.

Aynı plan Sivas, Çorum, Malatya'da da uygulamaya konuldu. Katillerin “kökünü kazımak” istediği Kızılbaş, Kürt, Komünist olanlardan sağ kurtulanları ise 12 Eylül darbesi bekliyordu. Yani, ez, süpür, geriye kalanları işkence ederek içeri tıka!.. Değil mi ki Vehbi Koç, devrimcileri kastederek: “Biraz onlar güldü, sıra bizde.” diyerek 12 Eylül'ün mimarlarını selamlıyordu. Oysa bu ülkede Aleviler, Kürtler, Ermeniler, yoksul Türk emekçileri hiçbir zaman gülmediler, gülemediler. Devrimciler emperyalizm ile bağların kesilmesini ve eşitlik isterken, yoksullar insanca bir yaşam arzularken, Kürtler ve diğer halklar özgürlük isterken her zaman büyük bir şiddetle karşılaştılar. Maraş bunun en büyük örneği değil midir? Devletin ezilenler arasında farklı kimliklere sahip olanları birbirine düşman ederek elde etmeyi tasarladığı şey, tam da uğruna mücadele ettiğimiz eşitlik, özgürlük ve barış için engel durumundadır. Maraş Katliamı'nı bu bakımdan ele almak gerekiyor. Bu katliam sadece Alevilere yönelik bir girişim değil, aynı zamanda hak talep eden ve edecek olanlara verilmiş bir gözdağıdır. İnsanca ve kardeşçe yaşam için devletin bizim için çizmiş olduğu kırmızıçizgidir. Bunu bilince çıkarmak bizim için oldukça önemlidir; çünkü biz ezilen sınıf, dini inanç ve ulusal kimliklerin yanındayız ve birlikte yürüyeceğiz. Maraş'ta canlarımızı en korkunç ölümlerle tanıştıranlar ve bunu belli periyotlarla başka kentlerde uygulayanlar biz unuttukça ve nedenlerini sorgulamayıp alıştıkça üstümüze daha çok geleceklerdir. Zihnimizi açık tutacağız, hafızamızı diri tutacağız, ölümlerden ölüm beğenmeyeceğiz ve üzerimizde oynanan oyunları boşa çıkaracağız, birlik olacağız, birlikte olacağız. Bu vesileyle Maraş'ın yıl dönümünde kaybettiklerimizi tekrar saygı ve özlemle andığımı yaşama açılan her çabayı desteklediğimi belirtmek isterim ve artık Maraşlardan, Sivaslardan, Çorumlardan, Gazilerden kara haber gelmemesini can-ı gönülden temenni ettiğim bilinsin isterim.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 04.12.14   #4
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: MARAŞ KATLİAMI 36 yıla girerken.!!!




[SIZE=7][COLOR=red][SIZE]

MARAŞ KATLİAMI PROTESTO İÇİN MİTİNGİ ÇAĞRISI





21 Aralık’ta Yeni Katliamlar olmasın diye
Maraş’ta olacağız, katliamı unutturmayacağız!


19 Aralık başlatılan , 24 Aralık 1978 tarihinde sona eren ve doğrudan Alevileri ve solcuları hedef alan Maraş katliamı insanlığa yönelik işlenmiş bir suçtur. Bu suçun bir numaralı sanığı bizce devlettir.
Maraş Katliamı’nda yüzlerce insanımız, kadın-erkek, genç-yaşlı, çocuk-kadın ayrım yapılmaksızın vahşice katledildi. 24 Aralık 1978’de kan akıyordu Maraş sokaklarından. Anaların karnındaki bebeleri, ihtiyar dedeleri, nineleri kurşunlayarak, boğazını keserek, karınlarını deşerek katlettiler. İşyerleri yağmalandı, evler ve işyerleri kundaklandı. Yüzlercesi yaralandı, yüzü aşkın kişi öldürüldü. İşte onun içindir ki bu bir insanlık suçudur ve insanlığa karşı işlenen suçlar ne affedilir ne de unutulur.
Maraş yakın tarihin tertiplenmiş en büyük Alevi katliamlarından biridir. Katliamı tertipleyenler dönemin koşulları içinde yükselen toplumsal muhalefeti bastırmayı amaçlamışlardı. Saldırıya uğrayan halkımız faşist katillere karşı direndi. Mücadelesini her şeye rağmen güçlendirerek geliştirdi.
Maraş katliamı planlanmış bir devlet katliamıdır.Tıpkı Sivas’ta ,Çorum da olduğu gibi. Katliamı planlayıp uygulayanlar devlet bilincimizin derinliğinde tarafımızdan iyi bilinmektedir. Katliamdan önce CİA bölge sorumlusu bizzat Maraş’a gelmesi ve toplantılar düzenlemesi,..Dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in arşivinden MİT’in katliamı gerçekleştirdiğine ilişkin belgeler çıkması…. Katliamın kim yada kimler tarafından yapıldığına açık işarettir.
İnsanlığa karşı işlenen bu suçta , katliamı gerçekleştirenler yargılanmadı. Maraş davası, 12 Eylül faşizmi koşulları altında katillerin değil de devrimcilerin ve direnen Alevi halkımızın yargılandığı bir davaya dönüştürüldü. Maraş katliamını yürütenlerden eski Ülkü Ocakları Başkanlarından sonradan soyadını Şendiller olarak değiştiren Ökkeş Kenger katliam davasından aklandı ve milletvekili yapılarak,Bürokratlar ise bir üst makamla ödüllendirildiler.Bu nedenle Maraş katliamı dosyası yeniden açılmalıdır.
Aynı zihniyet bugün de devam ediyor. Bugün Alevilerin evleri işaretlenmekte, Sivas ve Sürgü’de olduğu gibi adaletsiz, ayrımcı uygulamalarla yüz yüze kalmaktadırlar.
Maraş katliamında yaşamını yitirenleri anmaya bile izin verilmemektedir. Maraş’ta izin verilmeyen aynı zamanda katliamın izini sürme, adalet arayışıdır. Yasaklama ,anmayı engellenme tutumları tarafımızdan kabul edilemez.
Maraş katliamını 36. Yılında lanetliyor, şehitlerimizi anıyoruz. Bu yıl dönümünde tüm emekçileri ve halkımızı, Vicdan ve adalet duygusu içine olan herkesi 21 Aralık Pazar günü Maraş’ta yitirdiğimiz canları anmaya ve yapılacak mitinge katılmaya çağırıyoruz. [/
Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) PİRSULTAN ABDAL KÜLTÜR DENEGİ (PSAKD)
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (04.12.14 Saat 20:30 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 15.12.14   #5
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: MARAŞ KATLİAMI 36 yıla girerken.!!!


Maraş katliamı dosyası
yeniden açılmalıdır!




Kırmızı Haber | 14 Aralık 2014 | Kırmızı Haber, Manşet, Manşet Altı Gündem Haber, Numaralı Haberler, Üst Haberler
KIRMIZI HABER – Maraş Pazarcık Alevi Kültür Dernekleri ile Eğitim Sen’in birlikte düzenlediği “36 yıllık yara: Maraş katliamı” başlıklı konferans Pazarcık’ta yapıldı. 300′ün üzerinde kişinin katıldığı konferansta önce saygı duruşu yapıldı, sonra da 19-26 Aralık 1978 tarihinde gerçekleşen katliamla ilgili bir belgesel gösterildi. Konferansta konuşan Necdet Saraç, Türkiye’nin demokratikleşebilmesi için Maraş katliamı başta olmak bütün katliamların dosyaları yeniden açılmalı ve katliamların siyasi sorumluları yargılanmalı” dedi.
“Katliama katliam diyemeyen bir ülkede yaşıyoruz, bu ülkede hukuk güçlünün hukuku olduğu için katliamların asıl sorumluları asla yargılanmıyor, yargılananlar da milletvekili ya da bakan olarak ödüllendiriliyor” diyen Necdet Saraç “Maraş katliamının nasıl örgütlendiği, nasıl yapıldığı belgelerle orta yerde. Orta yerde sır yok. Tıpkı Sivas katliamı gibi, Hrant Dink cinayeti gibi ancak devlet kendisi de işin içinde olduğu için asıl sorumluları yargılayamıyor. Görülüyor ki, bu ülkede sol iktidar olmadığı sürece bu tür katliamlar ve siyasi cinayetler yapanın yanına kar olarak kalmaya devam edecek” dedi.
Saraç, “halen linç kültürünün yaşandığı, insanların etnik ve dini kimliklerine göre kutuplaştırıldığı, dinin hayatın her alanına nüfuz ettiği bir ortamda kardeşlikten, eşitlikten bahsetmek koca bir yalandır” dedi. Maraş katliamının iki önemli nedeni olduğunu belirten saraç şunları söyledi:
SOLUN YÜKSELİŞİ DURDURULDU
1966’da Ortaca ile başlayan, Kırıkhan, Elbistan, Sivas ve Malatya ile devam eden katliam girişimleri 1978’de Maraş katliamı ile solun yükselmesini durdurmak için yapılmış doğrudan bir müdahaledir. Katliam planlıdır, devletin ve uluslararası güçlerin bir çok kurumuyla içinde olduğu bir katliamdır. Bugün daha açık görüyoruz ki, bu katliamdan bir süre sonra 12 Eylül 1980’de yapılan askeri darbe bu planın bir parçasıdır ve bu darbe asıl olarak sola karşı yapılmıştır. Nitekim darbe ile sol hem fiziksel, hem de psikolojik olarak yenilmiştir.
MARAŞIN YAPISI DEĞİŞTİRİLDİ
Maraş katliamının bir diğer önemli nedeni de ekonomiktir. 1970’den itibaren Maraş kent merkezinde ekonomik ağırlık oluşturan, sayıları ve ağırlıkları sürekli artan Alevilerin bu gücünü kırmak için katliam yapılmıştır. Çünkü bilinmektedir ki, kentte ekonomik gücü ele geçiren, siyaseti ve toplumsal hayatı da ele geçirir! Nitekim 1978’deki bu katliam ve arkasından da 1980 darbesinden sonra Maraş’ın demografik yapısı birkaç yıl içinde hızla değişmiştir. 1977’de yüzde 34 oran ve 74 bin oyla belediye başkanlığını kazanan CHP, katliamdan 33 yıl sonra, 2011 yılında aynı şehrin merkezinde yalnızca 4.666 oy alabilmektedir. 2014 seçimlerinde Kahramanmaraş’ta kullanılan 600 bin oyun 550 bini yani yaklaşık yüzde 92’si sağa giderken, CHP, HDP ve sol partilerin bütün oyu 50 bini bile bulmamaktadır.
DİNLETİ
Necdet Saraç’ın konuşmasından sonra etkinlik, Ali Doğan Donat, Murat Bilgili ve Ali Rıza Çelik’in Maraş katliamında yitirilen canları ve 13 Aralık 1980’de yaşı büyütülerek idam edilen Erdal Eren’i andıkları müzik dinletisi ile sona erdi. (www.kirmizihaber.com)
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 16.12.14   #6
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: MARAŞ KATLİAMI 36 yıla girerken.!!!




ABF: Katliamı unutturmayacağız


Kırmızı Haber | 16 Aralık 2014 | Alt Manşet, Gündem, Kırmızı Haber, Manşet, Numaralı Haberler, Üst Haberler
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Fevzi Gümüş, 21 Aralık’ta yeni katliamlar olmasın diye Kahramanmaraş’ta olacaklarını belirterek katliamı unutturmayacaklarının altını çizdi.
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Fevzi Gümüş, 19 Aralık-4 Aralık 1978 tarihlerinde yaşanan “Maraş olayları”nı insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak değerlendirdi.
Bu suçun bir numaralı sanığının devlet olduğunu vurgulayan Gümüş, “Maraş Katliamı’nda yüzlerce insanımız, kadın-erkek, genç-yaşlı, çocuk-kadın ayrım yapılmaksızın vahşice katledildi. Anaların karnındaki bebeleri, ihtiyar dedeleri, nineleri kurşunlayarak, boğazını keserek, karınlarını deşerek katlettiler. İşyerleri yağmalandı, evler ve işyerleri kundaklandı. Yüzlercesi yaralandı, yüzü aşkın kişi öldürüldü. İşte onun içindir ki bu bir insanlık suçudur ve insanlığa karşı işlenen suçlar ne affedilir ne de unutulur. Maraş Katliamı yakın tarihin tertiplenmiş en büyük Alevi katliamlarından biridir. Katliamı tertipleyenler dönemin koşulları içinde yükselen toplumsal muhalefeti bastırmayı amaçlamışlardı” dedi.
-“BU SUÇTA, KATLİAMI GERÇEKLEŞTİRENLER YARGILANMADI”-
“Maraş katliamının” planlanmış bir devlet katliamı olduğunu öne süren Gümüş açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Katliamdan önce CİA bölge sorumlusu bizzat Maraş’a gelmesi ve toplantılar düzenlemesi, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in arşivinden MİT’in katliamı gerçekleştirdiğine ilişkin belgeler çıkması. Katliamın kim yada kimler tarafından yapıldığına açık işarettir. İnsanlığa karşı işlenen bu suçta, katliamı gerçekleştirenler yargılanmadı. Maraş davası, 12 Eylül faşizmi koşulları altında katillerin değil de devrimcilerin ve direnen Alevi halkımızın yargılandığı bir davaya dönüştürüldü. Alevi Örgütlenmesi kararlı bir şekilde bir arada yaşama kültürünü tahrip eden karanlıkta kalmış bütün katliamların aydınlığa kavuşturulması için mücadele veriyor ve laikliği, bireyin ve emeğin özgürleştirilmesini, devletin demokratikleştirilmesini savunan güçlerle omuz omuza olmayı önemsiyor. Maraş katliamını 36. Yılında lanetliyor, şehitlerimizi anıyoruz. Bu yıl dönümünde tüm emekçileri ve halkımızı, Vicdan ve adalet duygusu içine olan herkesi 21 Aralık Pazar günü Maraş’ta yitirdiğimiz canları anmaya ve yapılacak mitinge katılmaya çağırıyoruz.”
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 18.12.14   #7
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: MARAŞ KATLİAMI 36 yıla girerken.!!!


ANASAYFA / GÜNCEL


Irkçılar Maraş katliamını
kutlamaya hazırlanıyor






  • Eklenme Tarihi: 18 Aralık 2014 11:32
Maraş katliamının yıl dönümüne girilirken, ırkçı gruplar tarafından kent merkezinde katliamın yıldönümünde 'kutlama için' katliamın yaşandığı mahalleye yürüyüş çağrısı yapılan afişler asıldı. Afişte "Türk ırkı sağolsun" yazılarına yer verildi.
Irkçı grupların devlet desteği ile 19-26 Aralık 1978'de Maraş'ta Alevilere yönelik gerçekleştirdiği katliam 36'ncı yılını geride bırakırken, demokratik kurum ve kuruluşlarda katliamın faillerinin ortaya çıkarılması ve katliama tepkilerini dile getirmek amacıyla alanlara inmeye hazırlanıyor.
Bunun yanında ırkçı grupların provokasyonları da aralıksız bir şekilde devam ediyor. Maraş'ın kent merkezinde kim tarafından asıldığı belli olmayan afişlerde, katliamın gerçekleştirildiği mahallelerin başında gelen Yörük Selim Mahallesi'ne yürüyüş çağrısı '19 Aralık'ın yıldönümünü Yörük Selim Mahallesi'ne yürüyerek kutluyoruz' şeklinde yapılırken, hazırlanan afişlerdeki "Türk ırkı sağolsun" yazıları dikkat çekiyor. (DİHA)





Etiketler: Maraş katliamı
--------------------------------------------------------
AKP FAŞİZMİNE İNANAN DALKAVUKLAR VE DÖNEKLER İÇİN ALINTILANMIŞTIR,
AKP FAŞİZMİNİN OLURUNU ALMADAN BU ÇAĞRI YAPILABİLİRMİ,
IŞİD ÜLKE İÇİNDE BOY GÖSTERMEYE BAŞLADI!!!!!!!!!!!!!
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.12.14   #8
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: MARAŞ KATLİAMI 36 yıla girerken.!!!


bilgeyol Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
ANASAYFA / GÜNCEL


Irkçılar Maraş katliamını
kutlamaya hazırlanıyor




  • Eklenme Tarihi: 18 Aralık 2014 11:32
Maraş katliamının yıl dönümüne girilirken, ırkçı gruplar tarafından kent merkezinde katliamın yıldönümünde 'kutlama için' katliamın yaşandığı mahalleye yürüyüş çağrısı yapılan afişler asıldı. Afişte "Türk ırkı sağolsun" yazılarına yer verildi.
Irkçı grupların devlet desteği ile 19-26 Aralık 1978'de Maraş'ta Alevilere yönelik gerçekleştirdiği katliam 36'ncı yılını geride bırakırken, demokratik kurum ve kuruluşlarda katliamın faillerinin ortaya çıkarılması ve katliama tepkilerini dile getirmek amacıyla alanlara inmeye hazırlanıyor.
Bunun yanında ırkçı grupların provokasyonları da aralıksız bir şekilde devam ediyor. Maraş'ın kent merkezinde kim tarafından asıldığı belli olmayan afişlerde, katliamın gerçekleştirildiği mahallelerin başında gelen Yörük Selim Mahallesi'ne yürüyüş çağrısı '19 Aralık'ın yıldönümünü Yörük Selim Mahallesi'ne yürüyerek kutluyoruz' şeklinde yapılırken, hazırlanan afişlerdeki "Türk ırkı sağolsun" yazıları dikkat çekiyor. (DİHA)





Etiketler: Maraş katliamı
--------------------------------------------------------
AKP FAŞİZMİNE İNANAN DALKAVUKLAR VE DÖNEKLER İÇİN ALINTILANMIŞTIR,
AKP FAŞİZMİNİN OLURUNU ALMADAN BU ÇAĞRI YAPILABİLİRMİ,
IŞİD ÜLKE İÇİNDE BOY GÖSTERMEYE BAŞLADI!!!!!!!!!!!!!

--------------------------------------------------------------------------

Maraş katliamında
öldürülenleri anmak bu yıl da yasak!



Kırmızı Haber | 18 Aralık 2014 | Gündem, Kırmızı Haber, Manşet, Numaralı Haberler, Üst Haberler
Kahramanmaraş Valiliği’nin, Maraş olaylarının 36′ncı yıldönümü nedeniyle düzenlenecek her türlü basın açıklaması, yürüyüş ve eylemlerinin yasaklama kararına Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Av. Fevzi Gümüş tepki gösterdi.

Yasakçı zihniyet gerçek yüzünü Kahramanmaraş’ta gösterdiğini belirten Gümüş, ” AKP iktidarı 21 Aralık’ta Maraş’ta yapacağımız anma mitingine izin vermeyerek geçmiş acılarla yüzleşme konusunda samimiyetsiz olduğunu göstermiştir” dedi. Bu yasaklama kararı ile Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Dersim konusundaki çıkışının ciddiyetten uzak bir çıkış olduğunu geçmiş toplumsal acılar üzerinden ucuz bir siyaset yaptığını gösterdiğini ileri süren Fevzi Gümüş, herkesi 21 Aralık Pazar günü Maraş’taki anmaya katılmaya davet etti. Gümüş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Alevi örgütlenmesi olarak kararlı bir şekilde bir arada yaşama kültürünü tahrip eden karanlıkta kalmış bütün katliamların aydınlığa kavuşturulması için mücadele veriyor ve laikliği, bireyin ve emeğin özgürleştirilmesini, devletin demokratikleştirilmesini savunan güçlerle omuz omuza olmayı önemsiyoruz. Maraş katliamının 36. yılını lanetliyor, şehitlerimizi anıyoruz. Bu yıl dönümünde tüm emekçileri ve halkımızı, vicdan ve adalet duygusu içine olan herkesi 21 Aralık Pazar günü Maraş’ta yitirdiğimiz canları anmaya katılmaya çağırıyoruz. Vereceğiniz desteğin, farklı kültürlerin ve inançların bir arada yaşayabileceği bir Türkiye özleminin gerçekleşmesine katkı sunacağını, Maraş katliamını unutturmak isteyen çevrelere etkili bir cevap olacağına inanıyoruz.”
------------------------------------------------------------
MARAŞ KAATLİAMINI,
SAVUNAN İTLERE SERBAESTLİK VEREN,
IŞİD AŞIĞI FAŞİST DİKTANIN PİYONU VALİ,
MARAŞ KATLİAMI ANMASINA İZİN VERMEZ,
ÜLKE HIZLA İÇ SAVAŞA GİDİYOR!!!!!!!!!!!
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 21.12.14   #9
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: MARAŞ KATLİAMI 36 yıla girerken.!!!


ANASAYFA / GÜNCEL


Katliam anması için
Maraş'a gelenler engelleniyor




  • Eklenme Tarihi: 21 Aralık 2014 10:29
Alevi örgütlerinin çağrısıyla Maraş katliamını protesto etmek ve yaşamını yitirenleri anmak için kent merkezine gelmek isteyenler, polisler tarafından engellenirken, Erenler Kültür ve Dayanışma Derneği önünde bir araya gelenlere ise kimlik kontrolü yapılıyor.

Aralarında Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Derneği, Avrupa Alevi Federasyonu gibi dernek ve kurumların olduğu Alevi örgütlerinin çağrısıyla 19-26 Aralık 1978 Maraş katliamını protesto etmek ve katliamda yaşamını yitirenleri anmak amacıyla Maraş'a gelmek isteyenler, polisler tarafından kent girişinde kurulan barikatla engellendi. Valiliğin "Yasak" kararının ardından halkın toplanacağı Erenler Kültür ve Dayanışma Derneği önünde bir araya gelenlere ise kimlik kontrolü yapılıyor.
Sabah erken saatlerde kente gelen milletvekilli, kurum temsilcileri ile yurttaşların, kente girişlerine izin verilmezken, ilçelerden gelen yurttaşlar da polisler tarafından engelleniyor. Öte yandan yurttaşların önünde toplanmaya başladığı Erenler Kültür ve Dayanışma Derneği'nin elektriğinin kesilmesi ise dikkat çekti.
Yüzlerce polisin TOMA ve zırhlı araçlarla barikat kurduğu kent girişinde aralarında HDP İstanbul Milletvekilli Sebahat Tuncel ve kurum temsilcilerinin de bulunduğu yurttaşların barikat önündeki bekleyişi devam ediyor. (DİHA)


  • Son Düzenlenme Tarihi: 21 Aralık 2014 10:58
  • www.evrensel.net
  • ----------------------------------------------

FAŞİZM EN BÜYÜK KALESİNİ KORUYOR,
O YÜZDEN BU ENGELLEMELER YAPILIYOR.!!!
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...

Konu bilgeyol tarafından (21.12.14 Saat 11:10 ) değiştirilmiştir.
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 21.12.14   #10
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: MARAŞ KATLİAMI 36 yıla girerken.!!!


Haberler

⌂Ana Sayfaya
Kent girişinde barikat kuran polisler
Maraş'a girişleri engelliyor



21 Aralık
10:242014

Yazdır

��Resimler ile Kaydet��Kaydet



MARAŞ (DİHA) - Alevi örgütlerinin çağrısıyla Maraş katliamını protesto etmek ve yaşamını yitirenleri anmak için kent merkezine gelmek isteyenler, polisler tarafından engellenirken, Erenler Kültür ve Dayanışma Derneği önünde bir araya gelenlere ise kimlik kontrolü yapılıyor.

Aralarında Alevi Bektaşi Federasyonu, Pir Sultan Abdal Derneği, Avrupa Alevi Federasyonu gibi dernek ve kurumların olduğu Alevi örgütlerinin çağrısıyla 19-26 Aralık 1978 Maraş katliamını protesto etmek ve katliamda yaşamını yitirenleri anmak amacıyla Maraş'a gelmek isteyenler, polisler tarafından kent girişinde kurulan barikatla engellendi. Valiliğin "Yasak" kararının ardından halkın toplanacağı Erenler Kültür ve Dayanışma Derneği önünde bir araya gelenlere ise kimlik kontrolü yapılıyor.

Sabah erken saatlerde kente gelen milletvekilli, kurum temsilcileri ile yurttaşların, kente girişlerine izin verilmezken, ilçelerden gelen yurttaşlar da polisler tarafından engelleniyor. Öte yandan yurttaşların önünde toplanmaya başladığı Erenler Kültür ve Dayanışma Derneği'nin elektriğinin kesilmesi ise dikkat çekti.

Yüzlerce polisin TOMA ve zırhlı araçlarla barikat kurduğu kent girişinde aralarında HDP İstanbul Milletvekilli Sabahat Tuncel ve kurum temsilcilerinin de bulunduğu yurttaşların barikat önündeki bekleyişi devam ediyor.

(kö-ny/pu)
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
SİVAS Katliamında 21 YIL VE ÇORUM KATLİAMI. bilgeyol Alevi'lik Tarihinde Üzücü Olaylar 13 03.07.15 12:45
Necİp fazil’in dİlİnden dersİm katlİami! Pir Mehmet Alevi'lik Tarihinde Üzücü Olaylar 0 28.10.11 16:00
Maraş Katliamı ayyil Alevi'lik Tarihinde Üzücü Olaylar 2 19.09.09 17:01
Maraş Katliamı tuncer yilmaz Şiir ve Türkü-Ezgi Bölümü 0 10.09.09 22:50






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2