Sponsor Reklamlar


Piryolu Talipyolu (Rayatalip) Nedir?

 Alevilik ve Aleviler /Ana Forum Katagorisinde ve  Alevi'lik Dersleri Forumunda Bulunan  Piryolu Talipyolu (Rayatalip) Nedir? Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...


 
Seçenekler
Alt 05.09.09   #1
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 35
Mesajlar: 4.782
Rep Puani : 199
Standart Piryolu Talipyolu (Rayatalip) Nedir?


Aslı Dêrsim dilinde gelen "Ray" kelimesi itikad ve amellerden ibaret olan hükümlerdir. Ray'in hükümlerini kabul edip, ikrar veren kişiye de talib (tolıv) denilir. Talib Yolu'nun menşe'i ve menbası, kendine has, kendine özgü dört rükün (çar him)'den teşekül eder, üç mevki ile temsil edilir. Bu mukaddes dört rükün, üç mevki sırası ile şunlardır:



1. Heq esto ke esto, Xızır'ik nebiye deyo «türkçe tercümesi» Hakk'ın varlığına ve Hızır'da onun nebisi olduğuna inanmak» manasına tekabül eder.



2. Venga Heq'i «türkçe tercümesi» Hakk'ı çağırmak veya Hakk'a ibadet etmek» manasına tekabül eder. İbadet, Hakk'a sığınıp dua etmektir. Duanın kabul olabilmesi için, insan bedenen ve manen temizlenmesi gerekir.



Bu temizlik, sırası ile şunlardır: 1. «Vucudun cismani pisliklerden temizlenmesi; 2. Uzuvların nevsani meyillerden temizlenmesi; 3. Kalbin kötü arzulardan temizlenmesi; 4. Ruh temizliğini sağlamaktır.» Dua okumak istiyen bir talib, bu suretle ruh temizliğini sağladıktan sonra, Hakk'a sığınıp dualar okur.



Hakk'a ibadet iki şekilde yapılır. 1. Ferdi ibadet; 2. Ayin'i Cem (Cıvat). Ferdi ibadetten maksat, dua okumak istiyen bir talib, evvela sağ elini dudaklarına, sonra alın üzerine, son olarak sol göğüs üzerine koyup, sol elini yanına salarak, başı hafif öne eğik dara durup, Hakk'a sığınıp dualar okur. Ayin'i Cem ise, ocak-zade pirlerlerin evlerinden toplanıp, toplu halde icra edildiği gibi, herhangi bir talib'in evinde de toplanıp, ocak-zade pirler tarafından icra edilir.



3. Çıralıx «türkçe tercümesi» «çıra hakkı veya ışık hakkı» manasına tekabül eder. Çıralıx, talib'in sahib olduğu mallarının muayyen bir miktarını, gönül rızası ile bağlı bulunduğu ocak pir'ine verdiği Hakk lokmasıdır. Her yol talibi çıralıx ödemekle mükellef olduğu gibi, pirler hizmetlerine karşı, talibler'inde topladığı senelik çıralıx'ın bir kısmiyle ocak giderlerini temin ederler. Diğer bir kısmını ise, dul, yetim, fakir ve muhtaçlara adil bir şekilde dağıtmakla mükelleftir.



4. Roze Xızır guretene «türkçe tercümesi» Hızır Orucu'nu tutmak» manasındadır. Hızır Orucu'nun menşe'i ve menbası, Hızır nebi ile başlar. Yüce Hakk (Heq), Hızır'a kendikatında nebilik vermekle birlikte, O'na ilminden öğretti. Hızır nebilik mertebesine eriştiği vakit, üç gün oruç tuttu. O, mukaddes gün ki, Perşembe'yi Cuma'ya bağlıyan "Xeylas gecesi" yüce Hakk, kendikatında içine helva konmuş sıcak yağlı ekmek (Miaz) ve beraberinde ebedi hayat (ab'i hayat) suyu olduğu bir sofra indirmiştir. Hızır nebi, kendisine inen bu kudret nimetiyle orucunu açar, ebedi hayat suyunu içerek nura gark olup, ölmezliğe ermiştir.



Hızır nebi ile başlayan üç günlük oruç amel'i, ihtiyari bir nefs kırma olarak, ilk talib toplumu tarafından kabül edilmekle birlikte, her Yol talibi Hızır Orucu'nu tutmayla mükelleftir. Hızır Orucu, miladi takvimine göre, her sene şubat ayının ikinci haftası (peniya çeli) salı, çarşamba ve perşembe günleri tutulur. Perşembe'yi Cuma'ya bağlayan gece ise, Xeylas gecesidir.



Hızır Orucu'nun her mükellefi, yatmadan önce şöyle niyet eder: «Niyet ettim yarınki Hızır Orucu'nu tutmaya, ya Hakk! dergah'i izzettinde kabul eyle» diye dua eder. Gecenin geri kalan kısmmda ve güneşin battığ zamana kadar oruç tutar. Oruç açarken de, şöyle dua eder: «Ya Hakk! bizlere ihsan buyurduğun nimetlerle orucumuzu açarız, oruçlarımızı dergah'i izzettinde makbul ve kabul eyle.»



Şu noktaya dikkati çekmek lazim gerekir ki, Hızır Orucu'nun her mükellefi kine, hırsa ve nefse, egemen olmakla beraber, kendini tüm kütülüklerden arındırması gerekir. Çünkü, kişi kendini kötü işler yapmaktan alıkoymadıktan sonra, açlık ve susuzluktan başka bir netice elde edemez.



Yukarıda mevcut bulunan mukaddes dört rükün (çar him) etrafında zengin bir talib topluluğu meydana gelmiştir. Talib toplumu, inanç ve kurallarla yaşar. Kurallar ise, birkaç temsilciyi zaruri kılar. Bundan dolayıdır ki talib toplumu'nun "idari", "ibadet" ve "ahlaki" faliyetleri üç mevki ile temsil edilir. Bu üç mevki, sırası ile şunlardır:



1. Pir, talib toplumu'nun en yüksek temsilcisinin unvanıdır. Talib toplumu'nu hem içte, hem de dışta temsil etme hakkı yalnız Pir'e aittir. Pir'den aranan ehliyet şartları ise, şunlardır: «Pir soyundan olması, bedeni ve akli kusurdan salim, dört rükün, kırk kapı (çar him, çewres çêver) eğitimini tamamlamış, bütün ahlaki mazyetlere sahip, idari işlerine muktedir, talib toplumu'nun birliğini muhafaza etmektir.» Yukarıda mevcut bulunan vasıflara haiz olmayan bir Pir'in arkasından gitmek doğru değildir.



2. Rayver, talib Yolu'nun ruhani temsilcisinin unvanıdır. Rayver'in vazifesi ise, talib toplumu'nu ocak (Ucağ)'da veya ocağa bağlı bir mekanda eğitip, yetiştiren ilim sahibi bir öğretiçi olmakla birlikte, talib toplumu'nu iyiye teşvik ve kötüden uzak tutmaktır. Rayver, oruç günlerinde, bayram günlerinde, evlenme, sünnet, cenaze hizmetleri v. s. gibi, inanç bazındaki bütün hizmetleri yerine getirmede beceri ve kabiliyet sahibi olmalıdır. Ayrıca, Ayin'i Cem'i yürütme yetkisine de sahiptir.



Rayver'den aranan ehliyet şartları ise, şunlardır: «Bedeni ve akli kusurdan salim, dört rükün, kırk kapı eğitimini tamamlamış, talib toplumu'nun örf ve adetini bilmeye muktedir ve diğer ilimlerden de haberdar olması şarttır.»



3. Mürşid (Morşıt), talib toplumu'nun örf ve adet hukuku'nun en yüksek temsilcisinin unvanıdır. Mürşid'in vazifesi, talib toplumu arasında vuku bulan dava ve hadiselerde, özünü dara çeken davacı veya davalıya müsevi muamele, tarafların söz haklarını muhafaza etmekle birlikte, davacı ve davalının kendilerine serbestçe arzettikleri hadiseleri dinler. Akabinde Ayin'i Cem'e katılan kapı komşulara da söz hakkını verir ve onlarıda dinledikten sonra, onların büyük bir ekseriyetinin müşterek görüş ve rızaları unsuru ile suçun haline ve derecesine göre, muhtelif cezalar verme yetkisine sahiptir. Mürşid'in kararında katiyet asıldır. Talib, Mürşid'in kararına ihtiraz edemez.



Mürşid'den aranan ehliyet şartları ise, şunlardır: «Bedeni ve akli kusurdan salim, dört rükün, kırk kapı eğitimini tamamlamış, talib toplumu'nun örf ve adet hukuku'nu bilmeye muktedir, milli örf ve adetlerin orijinal karekterini daima muhafaza etmekle birlikte, talib toplumu arasında çıkan bütün ihtilafları çözümleme ehliyetine haizolması şarttır.» Kaynak: Varto'ya tabi Taşçı köyünden kain, Pir Bozi ocağında bulunan elle yazılmış risale (1)'den alınmıştır.



HIZIR KURBANI



Hızır'a manen yaklaşmak maksadı ile, eti yenilen davarlardan birini usülüne uygun olarak kurban kesmek, hem aileyi manen tatmin edip huzur ve güvene kavuşturan bir destek, hem de kapı komşular ve toplum arasında dostluk bağlarını kuvvetlendiren ve sosyal adaletin sağlamasına yardımcı olan mali bir ibadet'tir. Hiç şüphesizdir ki, talib Yolu, bu manada kurban kesmeyi mali bir ibadet kılarak, onu en verimli ve bereketli çizgisine kavuşturmuştur.



ADAK KURBANI



Adak kurbanı, adakta bulunan kimse ile Hakk, arasında manevi bir yakınlık kuruyor. Bu adağı yapan kimseye de bir mükellefiyet yükler. Kişinin adağı yerine getirmekteki ihmal, Hakk'a karşı günah sayılır, ziyan verir ve sıkıya sokar. Adakta bulunan kimse, mümkün mertebe, imkanlar dahilinde adağι yerine getirmeye mükelleftir.



ADAK NİÇİN ADANIR?



Umumiyetle her hangi bir hastalık veya marazdan kurtulmak için, adak adanır. Her türlü kaza veya beladan kurtulmak için, adak adanır. Her hangi muayyen bir mutluluk veya şans elde etmek için, adak adanır. Şayet istenilen şey olduğu takdirde, adakta bulunan kimse, bir şükran nişanesi olarak, usuluna uygun olarak kurban keser. Kesilen kurban eti, eşit biçimde kapı komşulara, fakir ve fukaraya dağıtır.



KURBANLIK DAVARLAR



Kurbanlιk davarlar, koyun, keçi ve sığır gibi, davarlar muteber sayılır. Bu kurbanlık davarlar kür, topal ve hastalıklı gibi, kusurlardan salim bulunmalıdır. Gebe davarlar, gebelik süresince kurban edilmediği gibi, yavrusunu doğurduktan sonra küçük baş davarlardan anne ve yavru ancak altı ay sonra kurban edilir. Bu süre büyük baş davarlardan bir yıl olduğunu işaret etmek yerinde olur.



KURBANLIK DAVAR NASIL KESİLİR?



1. Kurban kesecek kimsenin, aklı kusurlardan salim bulunması gerekir; 2. Kurban kesecek kimsenin, erginlik yaşta olması gerekir; 3. Kurban keserken, davara eziyet vermemek için bıçağın keskin olması gerekir; 4. Hakk'a manen yaklaşmak maksadı ile, sunulan kurbanın kabul edilmesi için dua etmek gerekir.



Duadan sonra kurbanlık davar usuluna uygun olarak sol tarafa yatırılır ve davarın sağ arka ayağı serbest kalma şartiylan, üç ayağı bağlanır. Bu sırada davarı boğazliyan kişi, Hakk'ın adını üç kez tekrar etmekle birlikte, kurbanlık davarın gerdanına bıçak vurulur. Nefes ve yemek borusu ile şah damarı denilen ana damara kadar kesilir. Ancak baş gövdeden hemen koparılmaz. Çünkü kanın akması için davar soğumaya bırakılır. Sonra derisi yüzülür. Kesilen kurban etleri, eşit biçimde kapı komşulara, fakir ve fukaraya dağıtılır. Kaynak: Varto'ya tabi Taşçı köyünden kain Pir Bozi ocağında bulunan elle yazılmış risale (1)'den alınmıştır.
Sponsor Reklamlar

"-dost-" bunu beğendi.
Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 05.09.09   #2
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 35
Mesajlar: 4.782
Rep Puani : 199
Standart


XEYLAS GÜNÜ VE ÖNEMİ



Hızır Orucu'nun üçüncü ve son günü olan mukaddes Xeylas gününde bütün köylüler sabah erkenden kalkar, evlerde özel temizlik yapılır, bayanlar tarafından Hızır Miazı özenle pişirilir ve eşit biçimde komşulara dağıtılır. Erkekler de davarların bakım ve ot ihtiyacını tehmin ettikten sonra, tıraş olup yıkanırlar ve imkanlar dahilinde en temiz elbiselerini giyerler. Mukaddes Xeylas gününde kurban etmek üzere bir kurban satın alacak halde bulunan her Yol talibi, usuluna uygun olarak kurban keser. Kesilen kurban etleri, eşit biçimde kapı komşulara, fakir ve fukaraya dağıtılır.



Xeylas gününde, evlenme çağına erişmiş olan genç kızlar ve oğlanlar duaların kabul, muradların hasıl olduğu inancı ile niyet edip, iki addet ufak, yağlı ve tuzlu ekmek tandırdan pişirirler. Bu ekmeyin birini, bir sırığın ucuna takarak karla örtülü temiz bir yere dikerler ve geri çekilip izlenmeye bekler. Bu arada kış kargası, bu ekmeyi alıp hangi yüne doğru uçarsa, evlilik kısmetleri o yürede gerçekleşeceğine inanılır. İkinci ekmek ise, yatmadan önce yenilir. Fakat su içmeden yatarlar. Gece ruyalarına kim girip, su ikram ediyorsa ilerde onunla evleneceğine inanılır.



Talib toplumu'nun itikadına göre, Hızır nebi'nin ayan ve beyan olduğu mukaddes mekanlar vardır. Hızır nebi'nın ismini taşıyan bu mukaddes mekanlar şunlardır: «Hızır evi (bone Xızır), Hızır çeşmesi (hêniyê Xızır), Hızır kayası (kemerê Xızır), Hızır gölü (golê Xızır), Hızır ayağı (lınga Xızır), Hızır nişangahı (nişangê Xızır) gibi» daha pek çok diyarda Hızır'a atfedilen mukaddes mekanlar vardır. Xeylas gününde Hızır nebi'nın ismini taşıyan mukaddes mekanlar, hususi ziyaretlere ve ibadetlere vesile olmakla birlikte, adaklar adanır, kanlı veya kansız kurbanlar sunulur.



Hızır Orucu'nun Çarşamba'yi Perşembe'ye bağlıyan gece, iki mısayiv aile, her yıl düzenli olarak birbirini ziyaret ederler. Mısayiv ailelerin birbirini ziyaret etmenin anlamı ise, iki mısayiv aile, birbirlerine karşı hem maddi, hem de manevi olarak sorumluluk taşırlar. Bu manada iki mısayiv aile bir araya gelerek geçmiş bir senenin muhasebesi üzerine muhabet ederler. Ayrıca karşılıklı hediye alıp vermekte addettir.



Talib toplumu'nun köklü geleneklerinden biri de, mezar ziyaretilridir. Xeylas gününde mezarlıklar ziyaret edilir, Hakk'a yürüyen canlar, hayır dualar ve hayır nimetler ile yad edilir ve Hakk'a yürüyen kimsenin ruhu için mezarı başından, mum yakmak ve dualar okumak gelenek olduğunu işaret etmek yerinde olur.



Her talib'in gönlünde tarifsiz bir yeri ve anlamı olan mukaddes Xeylas gecesi, inanç gereyi akşama doğru hane bireyleri mutlaka evde çıra veyahut bal-mumu yakar ve evi nurlandırır. Qawuta Hızır denen buğday unu, büyük bir tepsinin üzerinde elekten elenerek evin uygun bir köşesine bırakılır ve üzerine bir tülbend örtülür. Bu işlem yapılırken Hızır'ı görme dileğinde bulunur. Ertesi sabah irmiğin üzerinde iz olup olmadığına bakılır. Şayet iz varsa, Hızır'ın haneye uğradığına inanılır. Hızır'ı görme dileğinde bulunan kimse, eti yenilen davarlardan birini, usuluna uygun olarak kurba keser. Kesilen kurbanın eti, eşit biçimde kapı komşulara, fakir ve fukaraya dağıtır.



Elhasıl duaların kabul ve muratların hasıl olduğu Xeylas günün sevinci, heycanı ve inanciylan bütün köylüler madi imkanları dahilinde miazınıda yanına alarak, içinde Xeylas gecesi icra edilen mekana gelip, Ayin'i Cem'e katılır. Kaynak: Varto'ya tabi Taşçı köyünden kain Pir Bozi ocağında bulunan elle yazılmış risale (1)'den alınmıştır.





HIZIR CEM'İ (ŞEWA XEYLAS)




Foto: Ali Baba,Berlin AAKM-Cemevi 14.şubat 2001 yılı Hızır Cemi.


Xeylas gecesi, duaların kabul ve muradların hasıl olduğu mukaddes bir gecedir. Bu mukaddes geceyi ibadetle geçirenlere, Hızır hanelerine uğramakla beraber sıhat, mutluluk ve rızık dağıttığı bir gecedir. Xeylas gecesi Rayver, ibadethanede hizmet alan kişileri tespit etmekle birlikte, görevlendirir. Oniki hizmetten görev alan kişiler, ibadethane'nin temizlik, aydınlatma ve su ihtiyacı gibi, hizmetleri tehmin ettikten sonra, ibadethanede ulu divan kurulur. Ulu divandan maksat, evvela yere keçe serilir, keçenin üzerine, düşek serilir, düşeyin üzerine de, dağ-keçisinin postu serilir. Rayver, bizzat çıra (çıra, kurban yağı ve fitil konularak yakılan aydınlatma kabı) yakar ve postun baş ucuna bırakır.



Rayver, ulu divanda yerini aldıktan sonra, bütün köylüler madi imkanları dahilinde, miazınıda yanına alarak ibadethane'ye gelip, Ayin'i Cem'e katılır. İbadethaneye gelen canları, kapıcı hizmeti ile görevli kişi, karşılar ve gözcü'ye teslim eder. Gözcü canlarla birlikte, ulu divan ününe kadar gelir ve ulu divan ününde sağ ayak baş parmağı, sol ayak baş parmağı'nın üzerinde kenetliyerek, sağ el, sol göğüs üzerinde, başı hafif öne eğik, dara durup «nefes Pir'de dir» diye buyurup, miazlar için dua ister. Pir veya Rayver, miazlarla beraber dara duran canlara miaz duası okur:



MİAZ DUASI

Bismi Şah hala hala diyelim
Geldğiniz yolda, durduğunuz darda
Çağırdığınız yüce Hakk'ın dergahında
Miazınız nur olsun. Hızır zuhur olsun.
Kadaya kalkan olsun. Belaya bekçi
Olsun. Ne muradınız varsa hasıl
Olsun. Eli Şah'ı merdan
yardımcın olsun.
Gerçeğe Hü.


Bütün köylüler ibadethane'ye gelip, cemal-cemale yerini aldıktan sonra, Rayver, Pir ve Mürşid makamında oturacak pirlerin içeri gelmesi için, gözcü hizmeti ile görevli kişiye haber verir. Gözcü hizmeti ile görevli kişi, pirleri içeri çağırmakla birlikte, ulu divan ününe kadar gelir ve ulu divana niyaz olduktan sonra, usuluna uygun olarak dara durup «nefes Rayver'de dir» diye buyurur. Rayver, Ayin'i Cem'e katılan canlara, ulu divana oturacak pirlerden «râzı ve hoşnud» olup olmadıklarını sorar. Şayet Ayin'i Cem'e katılan canlar, «biz râzıyız, Hakk ve Hızır râzı olsun» diye rızalık verirse, Rayverde, hazır canlara, Hakk ve Hızır sizden râzı olsun der.
Sponsor Reklamlar

Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 05.09.09   #3
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 35
Mesajlar: 4.782
Rep Puani : 199
Standart


Bu rızalık usulundan sonra, pirler üç kez ulu divana niyaz olduktan sonra, ulu divandaki yerlerine geçip otururlar. Pirler ulu divandaki yerlerini aldıktan sonra, Rayver, Hızır nebi'nin hayatı, Hızır orucu, Hızır kurbanı, Hızır Semahı, mukaddes Xeylas günün mana ve önemi üzerine, konuşma yapar. Rayver'in konuşmasından sonra, Rayver veya Dewrēs, iki nefes okur. Bunu müteakip sıra Hızır nebi'nin makamı olan mêyman postu sermesinde. Mêyman postu süpürgeci hizmeti ile görevli kişi «ya Hekk, ya Hızır, ya Pir» deyip, ulu divana doğru üç adım gelip, mêyman postunu pirlerin önüne serer ve usuluna uygun olarak dara durup: «Ayin'i Cem birliğine, sohpet sırlığına, Hızır demine, nefes Pir'de dir» diye buyurup, hizmetine karşılık dua ister. Pir, postu seren görevliye post duası okur:

POST DUASI

Bismi Şah hala hala diyelim
Post sahibi Hızır nebi'nin himmet

ve hidayeti, üzerimizde hazır ve nazır olsun.

Hizmetleriniz kabul, muratlarınız hasıl olsun.
Gerçeğe Hü.


Post duasından hemen sonra, sıra çıraların yakılmasındadır. Çıra hizmeti ile görevli kişi gelir meydanda hazır olan çıraların yakılması için ulu divan önüne diz üstü oturur, çıraları yakarken: «Çıra yaktık Hakk aşkına, çıra yaktık Hızır aşkına, çıra yaktık Pir aşkına» deyip, üç adet çıra nurlandırır ve usuluna uygun olarak dara durup, hizmetine karşılık dua ister. Pir, çıraları nurlandıran görevliye çıra duası okur:



ÇIRA DUASI

Bismi Şah hala hala diyelim

Sonsuza dek yolumuzun ışığı olsun.
Birliğimizin, varlığımızın nuru olsun.
Hizmetin kabul, muradın hasıl olsun.
Hızır nebi yoldaşın olsun.
Gerçeğe Hü.



Çıra hizmeti ile görevli kişiye verilen duadan sonra, Mürşid, ibadethanede hazır bulunan canlardan rızalık almak için şöyle bir konuşma yapar: «Sevgili Canlar, İbadethanemizde kine, hırsa ve nefse yer olmadığı gibi, sınıf, dil, din, ırk, renk ve cinsiyet ayrımı gözetmeksizin, yüce Hakk'ın özenerk ve beğenerek yarttığı yetmişiki milleti aynı gözle görürüz. Yolumuz sevgi, barış ve kardışlik yoludur. Biz sizi sizin özünüze teslim edeceğiz, aranızda anne ve babasına evlatlık görevi yapmayanlar, nefsine hakim olamayanlar, üzerinde kul hakkı olanlar, komşusunu incetenler, küskün ve dargın olanlar varsa, ulu divan önünde özünü dara çekip, dile gelsin, şayet düşkün olanlar varsa, ibadethane'yi terk etsin.»....Bu rızalık duyrusu üç kez tekrarlanır!



Mürşid'in bu rızalık duyurusundan sonra, şayet ulu divana intikal eden davalar varsa, mümkün mertebe suçlu olanı kötülüklerinden arındırarak tekrar toplumsal yaşam içerisine dönmesi sağlanır. Küskün vaya dargın olanlar ise, umumiyetle barıştırılır. Böylece bütün köylüler arasında barış, huzur ve göven ortamı sağlanmış olunur.



Köylüler arasında kalıcı barış, huzur ve göven ortamı sağlandıktan sonra, süpürgeci hizmeti ile görevli kişi «ya Hakk, ya Hızır, ya, Pir» diye buyurup, üç kez ulu divan önüne süpürge çalar, yüzü ulu divana dünük, süpürgeyi sol kolunun altına alıp, sağ ayak baş parmağı, sol ayak baş parmağı'nın üzerinde kenetliyerek, sağ el, sol göğüs üzerinde, başı hafif öne eğik, dara durup, hizmetine karşılık dua ister. Pir, süpürgeci görevlisine süpürgeci duası okur:



SÜPÜRGECİ DUASI

Bismi Şah hala hala diyelim

Hizmetin kabul olsun.
Ne muradın varsa, hasıl olsun.
Eli Şah'ı merdan yardımcın olsun.
Gerçeğe Hü.

Süpürgeci görevlisine verilen duadan sonra, sıra oniki hizmette. Rayver veya Dewrēs, oniki hizmet nefesini okur. Kıt'ada hangi hizmetin ismi ifade edilirse, o hizmetten görevli kişi, ulu divan önüne gelip, ulu divana niyaz olur ve yüzü ulu divana dünük, sağ ayak baş parmağı, sol ayak baş parmağı'nın üzerinde kenetli olacak şekilde, sağ el, sol göğüs üzerinde, baş hafif eğik olmakla birlikte, dara durur. Bunu müteakiben oniki hizmetten görevli kişiler, aynı şekilde dara durup, hizmetlerine karşılık dua ister. Pir, oniki hizmet görevlilerine oniki hizmet duası okur:



ONİKİ HİZMET DUASI

Bismi Şah hala hala diyelim

Akşamlar yayr olsun, hayırlar fet olsun.
Şerler def olsun, talib toplumu şad olsun.
Hizmetleriniz kabul, muratlarınız hasıl olsun.
Eli Şah'ı merdan yardımcınız ve yoldaşınız olsun.
Gerçeğe Hü.


Oniki hizmet görevlilerine verilen duadan sonra, her kişi üstlenmiş olduğu hizmeti yerine getirmek üzere yerini alır. Bu sırada süpürgeci hizmeti ile görevli kişi, ulu divan önüne üç kez süpürge çalar, usuluna uygun olarak dara durup, hizmetine karşılık dua ister. Pir süpürgeci görevlisine süpürgeci duası okur.



Süpürgeci görevlisine verilen duadan sonra, semah ibadetine geçilir. Rayver, Hızır Semahı üzerine şöyle bir konuşma yapar:



Sevgili Canlar, talib Yolu'nun temel ibadeti olan Ayin'i Cemin ayrılmaz bir rüknü de, semah yürümektir. Semah ibadeti, çalınan tanbur ve okunan nefeslerin ahengine uyularak, kadın-erkek ayrımı gözetmeksizin, birlikte icra edilir.



Semah ibadeti yürüyen canlar için beli bir kıyafet yoktur. Günlük giysiler içinde, edeb ve erkan dairesinde, aslına uygun olarak icra edilir.



Semah ibadetin değerini taktir edemeyenlerin huzurunda semah icra etmek doğru değildir. Çünkü, semah ibadeti bir gösteri veya bir raks mahiyetinde değil, Hakk için icra edilir.



Semah ibadetine kalkan canlar, önce ulu divan'da oturan pirleri niyaz ederler. Semah ibadeti yürüdüğü zaman ise, ulu divana asla sırt dönülmez her seferinde mutlaka ulu divan niyaz edilir.



Semah ibadeti yüriyen canlar, dikatlerini tanbur sesine verirler. Çünkü, kelam tellerle buluşur nefes olur, insanın Hakk'a olan aşkını artırır, kalbteki tüm sıkıntılara gıda olur, derde, gama, kedere derman olur, uyandırır insanı zahirde alıp, batına çeker, can gözleri açılır, Hakk'a vardırır.



Yukarıda zikredilmiş olan Rayver'in bu semah konuşmasını mütakiben, Rayver veya Dewrēs semah nefesini okur, çalınan tanbur ve okunan nefeslerin ahengine uyularak, semah yürür. Semah nefesi bitince Rayver «hala hala deyip» semah yürüyen canlar yüzleri ulu divana dünük, sağ ayak baş parmağı, sol ayak baş parmağının üzerinde kenetliyerek, sağ el sol göğüs üzerinde, baş hafif eğik olmakla birlikte dara durup, dua ister. Pir, dara duran canlara semah duası okur:



SEMAH DUASI

Bismi Şah hala hala diyelim

Semahlar saf olsun, günahlar af olsun.
İbadetiniz kabul olsun. Ne muratlarınız
varsa hasıl olsun. Eli Şah'ı merdan
yardımcınız olsun. Ayağınıza taş,

gözünüze yaş döşürmesin.
Gerçeğe Hü.



Semah duasını mütakiben, süpürgeci hizmeti ile görevli kişi, ulu divan önüne üç kez süpürge çalar, usuluna uygun olarak dara durup, hizmetine karşılık dua ister. Pir, süpürgeci görevlisine süpürgeci duası okur.



Süpürgeci görevlisine verilen duadan sonra, sıra Ayin'i Cem birlenmesinde. Pir, itikat üzerine şöyle bir konuşma ile Ayin'i Cem'i birler:



Sevgili Canlar, Xeylas gecesi, duaların kabul ve muradların hasıl olduğu bir gecedir. Bu mukaddes gecede, cümle canlar usuluna uygun olarak dize gelsin, dile gelsin, Hakk kelamını dilinde eksik etmesin, car'u indadımıza Hızır gelsin, ibadethanenin kilidi kapıcıdır, kapıcı'ya, gözcü'ye haber olsun.



Pir'in bu itikat duyrusu üzerine Ayin'i Cem'e katılan bütün canlar dize gelir. Bu esnada Rayver veya Dewrēs içinde Hakk, Hızır ve Pir'in adı geçen dört nefes okur. Nefesler bitince Rayver «hala hala deyip» bütün canlar secdeye gelir. Pir, secde duası okur:
Sponsor Reklamlar

Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 05.09.09   #4
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 35
Mesajlar: 4.782
Rep Puani : 199
Standart


SECDE DUASI

Bismi Şah hala hala diyelim

Ya Rebil alemin! Hazineyi kereminde
Cümle kusur ve günahlarımızı bağışla.
Dertlerimize derman, hastalarımıza şıfa eyle.
Talib toplumunu afatlardan, acılardan emin eyle.
Evlat istiyene evlat, rısk istiyene rısk ihsan eyle.
Varlığımızı, birliğimizi ve dirliğimizi sonsuz eyle.
Gökde hayırlı rahmetler, yerden hayırlı bereketler eyle.
Bu dualarımızı dergahi izzettinde makbul ve kabul eyle.
Gerçeğe Hü.


Secde duasını mütakiben, süpürgeci hizmeti ile görevli kişi, ulu divan önüne üç kez süpürge çalar, usuluna uygun olarak dara durup, hizmetine karşılık dua ister. Pir, süpürgeci görevlisine süpürgeci duası okur.



Pir, süpürgeci hizmeti ile görevli kişiye dua verdikten sonra, şöyle buyurur: «Dar çeken, didar görsün, canlar seffasına varsın» diyerek herkes rahat oturur.



Bu rahat oturmayı mütakiben, miaz hizmeti ile görevli kişi veya kişiler, bir tepsi üzerine konulmuş miazlarla birlikte ulu divan önüne gelerek sağ ayak baş parmağı, sol ayak baş parmağı'nın üzerinde kenetliyerek, sağ el, sol göğüs üzerinde, başı hafif öne eğik, dara durup «nefes Pir'de dir» diye buyurup, miazlar için dua ister. Pir veya Rayver, miaz duası okur:



MİAZ DUASI

Bismi Şah hala hala diyelim

Geldğiniz yolda, durduğunuz darda
Çağırdığınız yüce Hakk'ın dergahında
Miazınız nur olsun. Hızır zuhur olsun.
Kadaya kalkan olsun. Belaya bekçi
Olsun. Ne muradınız varsa hasıl
Olsun. Eli Şah'ı merdan
yardımcın olsun.
Gerçeğe Hü.



Pir, miazlara dua verdikten sonra miazcı, miaz tepsine niyaz olduktan sonra, miaz tepsisini ulu divanda oturan pirlerin önüne bırakır. Bunun anlamı ise, umumiyetle her hangi bir hastalık veya marazdan kurtulmak için, şifa niyetine Pir elinde Hızır Miazı almak istiyen canlar olursa Pir, Hızır Miaz'ını verir. Miaz hizmeti ile görevli kişi veya kişiler, ulu divanda oturan pirlerin izni üzerine, miazları düzenli ve eşit şekilde, Ayin'i Cem'e katılan bütün canlara dağıtır. Dağıtım işi bittikten sonra miazcı, Ayin'i Cem'e katılan canlardan rızalık ister:



RIZALIK DUYRUSU

Dağıttım Hızır Miyazı
Elimde yoktur tüğt ile terazi
Herkes hakkına oldumu râzı?


Bu rızalık duyrusu üç kez tekrarlanır! Miazcı'nın bu duyrusu üzerine, şayet miaz almamış veyahut hakına râzı olmayan canlar varsa dile gelip, miazcı alehine davacı olurlar. Bu dava üzerine miazcı, Hakk yolunda, herkesten miaz toplar, miaz almamış veyahut hakına râzı olmayan canlara verir ve tekrar rızalık ister. Bu kez Ayin'i Cem'e katılan bütün canlar şayet hakkına râzı ise «biz râzıyız, Hakk ve Hızır miazcıdan râzı olsun» der. Böylece bütün canlar arasında eşitlik sağlanmış olur.



Miazların yenilmesine izin verilmeden önce, bilerek veyahut bilmiyerek miaz yiyen canları görenler, onları ulu divanda oturan pirlere şikayet ederler. Bu şikayet üzerine Mürşid, miazların yenilmesine izin verilmeden önce, miaz yiyen canlara seslenerek özünü dara çekmelerini süyler. Mürşid'in bu duyrusu üzerine, özünü dara çeken canları Mürşid, şöyle sorgular: «Ey talib! Senin de malumun olduğu gibi, Yola mensup bütün canlar, eşit haklara sahiptir, bu eşitlik sağlanmadan, niçin miaz yediniz» diye sorar.



Cevaben: «talib diyebilir ki, nefsime hakim olamadım» Mürşid'in telkini: «Ey talib! Nefsin tabii isteklerini makul kıl» tarzında telkin edildikten sonra, Ayin'i Cem'de hazır bulunan canlara şöyle seslenir: «Sevgili Canlar, Yol talib (Msl. Mustafa)'nın dediklerini duydunuz, ona ne gibi ceza verelim» diye sorar. Ayin'i Cem'de hazır bulunan canlar: 1. Mürşid cömerttir, daima af edicidir, af edin; 2. Bir miaz cezası verin; 3. Bir kurbanlık davar ceza verin diye görüş beyan ederler.



Mürşid, Ayin'i Cem'de hazır bulunan canların büyük bir ekseriyetinin müşterek görüşü üzerine muhtelif cezalar verme yetkisine sahiptir. Böylece Ayin'i Cem'e katılan cümle canlar arasında eşitlik sağlanır. Bu eşitlik sağlandıktan sonra, miazların yenmesi için Pir veya Rayver, sofra duası okur:





SOFRA DUASI

Bismi Şah hala hala diyelim

Ya Rebil alemin! Bizlere ihsan
buyurduğun nimetlere şükürler olsun.
Rıskımız, soframız ziyade olsun. Er Hakk
bereketini versin. Artsın eksilmesin,
taşsın dükülmesin. Rıskımız cümle
canlara helal'ü hoş olsun.
Sponsor Reklamlar

Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 05.09.09   #5
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 35
Mesajlar: 4.782
Rep Puani : 199
Standart


Sofra duasından sonra miazlar yenir. Bu esnada gözü Hızır Miaz'ında olan canlar Pir elinde, şifa niyetine miaz alırlar. Kimi canlarda hasta olupda Ayin'i Cem'e gelmiyen hastalar için Pir elinde miaz alıp, şifa niyetine beraberinden hastaya götürürler.



Miazlar yendikten sonra, sucu hizmeti ile görevli kişi, mukaddes Tas'ın içine bir miktar su koyup, ulu divan önüne gelerek, usuluna uygun olarak dara durup «nefes Pir'de dir» diye buyurup, su için dua ister. Pir veya Rayver, şifa duası okur:



ŞİFA DUASI

Bismi Şah hala hala diyelim

Keremine sığındım ya Rebil alemin
Ebedi hayat suyu niyetine içen canların
Dertlerine derman eyle. Hastalara şifa eyle.
Bu dualarımızı dergahi izzettinde kabul eyle.
Gerçeğe Hü.


Pir, suya dua verildikten sonra, sucu hizmeti ile görevli kişi, Ayin'i Cem'e katılan bütün canlara mukaddes ebedi hayat (ab'i hayat) suyu niyetine teberrüken dağıtır. Zira arzu eden canlar, mukaddes ebedi hayat suyundan hasta olup da Ayin'i Cem'e gelmiyen canlara, mal ve davarına şifa niyetine beraberinden teberrüken götürürler.



Mukaddes ebedi hayat suyu mütakiben Pir, Ayin'i Cem'e katılan canların dağılması için şöyle buyurur: «Dar çeken didar görsün, istiyen canlar evine varsın.» Pir'in bu duyrusundan sonra, Ayin'i Cem'e katılan canlar birer-birer pirleri niyaz edip, dağılırlar. Böylece köylüler arasında komşuluk ilişkilerini yenileyen, kalıcı barışı, huzur ve göven bağlarını kuvvetlendiren, mukaddes bir Xeylas gecesi daha geride kalmış olup, nice Xeylasların nasip olması dileğiyle son bulur. Kaynak: Varto'ya tabi Taşçı köyünden kain, Pir Bozi ocağında bulunan elle yazılmış risale (1)'den alınmıştır.



ONİKİ HİZMET


Oniki hizmet, Ayin'i Cem (Cıvat) esnasında görevli oniki kişinin yerine getirdiği hizmetin adıdır. Oniki hizmetten görev alan kişiler yaptıkları işe göre de, ad alırlar. Bu oniki hizmetin sahipleri, sırası ile şunlardır:



1. Pir Makamı, talib toplumun en yüksek temsilcisi olan Pir, ulu divanda pir postuna oturur ve Ayin'i Cem'i yürütür.



2. Rayver Makamı, talib Yolu'nun ruhani önderi olan Rayver, ibadethanede oniki hizmetten görev alan kişilerdan sorumlu olmakla birlikte, hem inanç bazında günün mana ve anlamı üzerine konuşma, hem de Ayin'i Cem'i yürütme yetkisine sahiptir.

3. Mürşid Makamı, talib toplumu'nun örf ve adet hukuku'nun en yüksek temsilcisi olan Mürşid, talib toplumu arasında vuku bulan dava ve hadiselerde, özünü dara çeken davacı veya davalıya müsevi muamele, tarafların söz haklarını muhafaza etmekle birlikte, davacı ve davalının kendilerine serbestçe arzettikleri hadiseleri dinler. Akabinde Ayin'i Cem'e katılan kapı komşulara da söz hakkını verir ve onlarıda dinledikten sonra, onların büyük bir ekseriyetinin müşterek görüş ve rızaları unsuru ile suçun haline ve derecesine göre, muhtelif cezalar verme yetkisine sahiptir. Mürşid'in kararında katiyet asıldır. Talib, Mürşid'in kararına ihtiraz edemez

4. Haberci Hizmeti, hem Ayin'i Cem'in yapılacağı günü ve ibadethane'yi köylüye haber verir, hem de Ayin'i Cem esnasında gözcünün yardımcısıdır.

5. Gözcü Hizmeti, ibadethane'nin iç düzeninden sorumlu olmakla birlikte, edeb ve erkana aykırı hareketlere müdahale etme yetkisine sahiptir.

6. Çıracı Hizmeti, hem ibadethane'nin aydınlatma işinden, hem de çıra yağını tedarik etmek işinden sorumludur. Çıra, alemi aydınlatan Hakk'ın ışığı (nuru) olarak temsilen yakılır. Ayin'i Cem süresince pirler dahil, hiç kimse sırtını ışığa çeviremez.

7. Kurban ve Miaz Hizmeti, köylüler madi imkanları dahilinde miazınıda yanına alarak, içinde Xeylas gecesi icra edilen mekana gelip, Ayin'i Cem'e katılır. Ayin'i Cem'e katılan canların beraberinde getirdikleri miazlardan sorumludur.

8. Süpürgeci Hizmeti, Ayin'i Cem süresince her hizmetin sonunda, ulu divan önüne süpürge çalmakla görevlidir.

9. Kapıcı Hizmeti, hem ibadethane'nin giriş ve çıkış gövenliğini sağlamak, hem de Ayin'i Cem'e katılan canların emanette bıraktıkları eşyalardan sorumludur.

10. Sucu Hizmeti, hem ibadethane'nin su ihtiyacını tehmin etmek, hem de Ayin'i Cem'e katılan canların su ihtiyacını tehmin etmekle görevlidir.

11. Zakir (Dewrēs) Hizmeti, Ayin'i Cem süresince, içinde Hakk, Hızır ve Pir'in adı geçen nefes okur, ibadet'in akışını sağlar ve Semah yürütme yetkisine de sahiptir.

12. Bekçi Hizmeti, Ayin'i Cem'in yapılacağı gece bekçiler köyün dışında köylünün can ve mal gövenliğinden sorumlu olmakla birlikte, olası saldırı ve telikelere karşı, köyü müdafa etmek ve ibadethane'yi olaydan haberdar etmektir. Kaynak: Varto'ya tabi Taşçı köyünden kain, Pir Bozi ocağında bulunan elle yazılmış risale (1)'den alınmıştır.



MISAYİV KURUMU



Mısayiv, bu kelime Dêrsim dilinde "Yol kardeşliği" anlamında kullanılır. Mısayiv kurumu'nun temeli, kendine özgü talib Yolu'nun bir kurumudur. Her Yol talibi, akranı bir gençle kendine mısayiv tutmakla mükellefdir. Mısayivler, iyi gününde tüm gözellikleri paylaştıkları gibi, dar gününde de mümkün mertebe, imkanlar dahilinde birbirlerine bağlı ve birbirlerine yardımcı olmakla yükümlüdürler.



Mısayiv edinmenin koşlları ise, ana hatlariyle şöyledir, mısayiv tutmak istiyen kişiler, evvela bu niyetlerini ailelerine açıklar. Şayet her iki aile de makul ve münasip görürse, mısayiv adayları ocağa bağlı bir Rayver'e müracaat edip, bu niyetlerini ifade ederler. Rayver mısayiv olmaya karar vermiş kişilere, mısayiv edinmenin koşullarını ve zorluklarını anlatır. Şayet Yol açısından bir sakınca görülmez ise, mısayiv olmaya karar vermiş kişiler, bir Ayin'i Cem'da pir divanı önünde sağ ayak baş parmağı, sol ayak baş parmağının üzerinde kenetli olacak şekilde, sağ el sol göğüs kalbin üzerinde, baş hafif eğik olmakla birlikte dara durup bu niyetlerini ifade derler.



Pir, özünü dara çekmiş olan mısayiv adaylarına şöyle buyurur: «Sevgili canlar, Rayver'in tavsiyesini, aile fertlerinizin rızalıklarını ve müsadelerini aldınız mı?» diye sorar. Şayet cevap evet ise, Pir, Yolun hüküm ve zorluklarını şu sözlerle anlatır:



Yol kardeşliği
Bir defa olur ve bir ömür boyudür.

İki mısayiv aile, bir ömür boyu birbirlerine
karşı maddi ve manevi olarak sorumluluk taşırlar.

Elinizi, dilinizi ve belinizi tüm kütülüklerde arındıracaksıniz..
Sponsor Reklamlar

hasan ve yunus.gibi bunu beğendiler.
Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 10.12.09   #6
UYSAL VE ASİ
UYSAL VE ASİ - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
вєşιктαşιм нαуαт ѕєηѕιη..
Üye
Üyelik tarihi: Dec 2009
Nereden: istanbul
Yaş: 27
Mesajlar: 407
Rep Puani : 11
Standart Cevap: piryolu talipyolu (rayatalip) nedir


teşekkürler.güzel bilgilerdi.
Sponsor Reklamlar

UYSAL VE ASİ isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 23.09.10   #7
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 35
Mesajlar: 4.782
Rep Puani : 199
Standart Cevap: piryolu talipyolu (rayatalip) nedir


Alevilik insanlik adina yurune yoldur Yolumuz Piryolu talip yolu yolumuz kardeslik yoludur...
Sponsor Reklamlar

hasan bunu beğendi.
Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 23.09.10   #8
hasan
hasan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2009
Yaş: 29
Mesajlar: 588
Rep Puani : 14
Standart Cevap: piryolu talipyolu (rayatalip) nedir


Mutlaka unutmamamız ve olması gereken, düşüncemizin kaynağının sevgi olmasıdır. Düşüncenin temelindeki sevgi bizi; doğruya, güzelliğe, dolayısı ile özgürlüğümüze götürür
yolumuz piryolu hak yoludur.
Sponsor Reklamlar

__________________
hasan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 25.09.10   #9
yunus.gibi
Avatar mevcut degil.
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: Sep 2010
Nereden: İstanbul
Mesajlar: 13
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Piryolu Talipyolu (Rayatalip) Nedir?


Bismi Şah hala hala Ne demektir? Neden Bismillah Allah Allah denilmiyor?
Sponsor Reklamlar

Alevi bunu beğendi.
yunus.gibi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 25.09.10   #10
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 35
Mesajlar: 4.782
Rep Puani : 199
Standart Cevap: Piryolu Talipyolu (Rayatalip) Nedir?


yunus.gibi Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bismi Şah hala hala Ne demektir? Neden Bismillah Allah Allah denilmiyor?

Sanirim Alevi degilsiniz Sizin Anliyacaginiz Dilde Alevi Besmelesidir...Baska Bir Degisle Sifa Duasi olarakda bilinir..
Sponsor Reklamlar

Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Piryolu.com 3 yaşında... Alevi Duyurular 9 17.02.16 16:15
muharrem orucu nedir? 12 imam orucu nedir? Bu orucu tutmak farz mıdır? hasan 12 İmam Yas Orucu 4 08.11.11 03:44
Piryolu Forumun Hedefi nedir? miSbon Öneri, Şikayet, Soru ve İstekleriniz 11 18.06.11 19:55
Semah Nedir Cem Nedir Alevi Semah İbadeti 1 23.05.11 21:59
24. Ahilik ve Yaren Nedir? Alevîlik-Bektaşilikle İlişkisi Nedir? Alevi Sorularla Alevi'lik 2 13.05.10 21:50






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2