Sponsor Reklamlar


Alevilikte Kullanılan Deyimler

 Alevilik ve Aleviler /Ana Forum Katagorisinde ve  Alevi'lik Dersleri Forumunda Bulunan  Alevilikte Kullanılan Deyimler Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

 
Seçenekler
Alt 15.04.10   #1
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 35
Mesajlar: 4.782
Rep Puani : 199
Standart Alevilikte Kullanılan Deyimler


Alevi geleneğindeki bazı deyimlerle kavramları harf sırasına göre kısaca açıklıyoruz.

Aba: Ceket hırka. Al-i Aba: Hırkanın altındaki aile: Burada Hz. Muhammed’in Ali-Fatıma-Hasan-Hüseyin dörtlüsünü abasının altına alıp “İşte benim Ehlibeytim –ailem–” demesinin anlatımı vardır.

Abdal: Kendini hak yoluna adamış derviş. Dünyacıl nitelikleri terk etmeyi anlatan bu terimi büyük Alevi ozanları bir övünç sıfatı olarak almışlardır. Melameti bir tavrı da dile getiren abdal sıradan dervişten daha üst düzeydeki bir makamı anlatmak için kullanılır.

Abdallar Anadolu’da 13. yüzyıldan itibaren görülmeye başlanmıştır.

Abdest: Alevilikte iç temizliği... Abdest almak; insanın içindeki kötü düşünceleri atması fenalıklardan arınmasıdır. Buna yunmak da denir. Görülecek Aleviler cem törenine boy abdesti alarak yani dış yüzü de temizleyerek gelirler.

Ab-ı Hayat: Hayat suyu ölümsüzlük suyu ab-ı hayvan... Tarikatte gerçek (Tanrısal) bilgi.

Ab-ı Hayatı Hızır ve İlyas bulmuş kabul edilir.

Âdem: İnsan... Adam... İlk insan İlk peygamber. Tanrı toprak çamurunu kudret eliyle yoğurmuş ve ona kendi ruhundan üfleyerek Âdem'i yaratmıştır...

Ahsen-i Takvim: İnsan. Kutsal kitaplarda insanın en güzel biçimde yaratıldığına ilişkin işarettir.

Tanrı’nın insana benzediğini insanın Tanrı’nın parçası olduğunu anlatmak için kullanılan terim.

Akıl: Tanrı’yı bilme gücü yetisi... Akl-ı maaş: Maddeyi görünürü bilme yetisi. Akl-ı maad: Ruhsal dünyayı bilebilme yetisi. Akl-ı kül: her şeyi kavrayabilme gücü. Peygamberin velilerin aklı.

Alemi Berzah: Bu dünya ile öbür dünya arasındaki bir geçit durum konum. Bilgide ikircikli olmak. Gerçek dünya ile sanal dünya arasında kalış.

Alem-i Kübra (Büyük Âlem): İnsan... Buna âlem-i ulvi (kutsal âlem) de denilir.

Âlem-i Sugra (Küçük Âlem): Hayvan... Buna âlem-i süfli de denilir. (Başka bir yoruma göre büyük alem evren küçük alem de insandır.)

Alevi: İmam Ali'yi yolun başı bilip ona uyanlar. Türkiye Aleviliğini bölümleyen bazı yazarlar onları “Tahtacı Çepni Türkmen Avşarlar Nalcılar Sıraçlar vb...” gibi boy adlarına göre değerlendirmişlerdir. Bu tamamen yanlıştır.

Ana: Dedenin karısıdır. Derviş Bektaşilerinde dede baba eşine Ana Bacı Sultan derler.

Anasır-ı Erba: Dört öğe. Toprak su hava ateş. Tasavvufta dört oluşu anlatır ki sonu toprak oluştur.

Arafat Dağı: Âdem ile Havva'nın cennetten sürüldükten sonra geldikleri kabul edilen Mekke yakınındaki dağ. Aleviler Hacı Bektaş Veli aracılığıyla Arafat Dağı olgusunu Anadolu'ya taşımışlardır. Hacıbektaş'taki Arafat Dağı bunun göstergesidir. Zemzem suyu da aynı biçimde Hacıbektaş'a taşınmıştır. Böylece Anadolu'da bir tür Kâbe olgusu yaratılmıştır.

Arif: Bilge. Alevi yolunda bu terim kendi büyüklerini anlatmak için kullanılmıştır.

Astane: Büyük tekke.

Âşık: Cem ayinlerinde nefes düvaz gibi dinsel besteler okuyan halk ozanı (Zakir guyende). 12 Hizmet'ten birisi de zakirliktir. Çok önemli bir hizmettir.

Aşk olsun: Selamlaşma sözüdür. Her işte aşk gerektir diye ilk temenni olarak bu söylenir. Karşılığı: Aşkın cemal olsundur. Buna Cemalin nur olsun denince diğeri nur üstüne nur olsun der.

Aleviler selama karşılık Eyvallah da derler.

Aşura: Aşura sözlük anlamı olarak Muharrem ayının 10'unu gösterir. Bu tarihte (Bugünkü miladi takvimde 680 yılı 10 Ekimi'ne denk düşüyor) İmam Hüseyin şehit edildiği için Aleviler tuttukları matem orucunun sonunda aşura çorbası (İmam Hüseyin yemeği) pişirip yerler. Bu şükran duygularını yansıtır. Çünkü peygamber ailesi katliama uğramış ama İmam Zeynelabidin kurtularak yolun sürmesini sağlamıştır. Muharrem orucuna Kurban Bayramı'ndan 20 gün sayılarak başlanır. 20. günün akşamı oruca niyet edilip 21. gün oruçlu olunur.

Bu oruç gönül rızasıyla tutulur; tutmayanlar asla zorlanmazlar. Bu süre içinde genellikle su içilmezse de sulu gıdalar alınır. Oruç boyunca eğlence yapılmaz hayvan kesilmez insanlar perhize girerler. Bu 10 gün veya 12 gün boyunca cem de yapılmaz.

Ayak mühürlemek: Mürşit (dede) karşısına gelince sağ ayak başparmağını sol ayak başparmağı üzerine koymaktır. Peymançeye geçmek de denir.

Bal: Mürşitten (uyarıcıdan) alınan bilgidir irfandır. Uyarıcı arıdır.

Bektaşi: Hacı Bektaş Veli'yi yol büyüğü tanıyan ve dede olarak da onun soyundan gelenleri kabul eden Aleviliğin bir bölümü... Aslında bu terim Aleviliği meşrulaştırma çabalarından doğmuştur ve takıyye gereği Aleviler kendilerine kent merkezlerinde ve denetimin yoğun olduğu yerlerde Bektaşi demişlerdir.

Beytülmamur: Gökte bulunduğu varsayılan manevi mabet. Burası gök ehlinin kıblesi sayılır. Buranın Kâbe olduğu da söylenmiştir.

Beytullah: Allah’ın evi Kâbe. Alevilikte insanın gönlü.

Bismişah: Bismillahirrahmanirrahim’den kinaye... Şah’ın Hz. Ali’nin ismiyle... İşe başlarken yapılan bir küçük duanın girişidir. Peşinden “Allah Allah!” denilir. Bu terim şahın Allah olduğunu değil kutsallığını kutsal aracılığını gösterir.

Budala: Tasavvuftaki mertebelerden birisinde bulunanlardır. Bunlar Abdallardan önceki mertebede bulunurlar. Bu terim Alevi ozanlarınca kutsal bir sıfat olarak kullanılmıştır.

But (Put): Tanrı’yı temsil eden heykel. İnsanı Tanrı’dan alıkoyan her şey. Dünya da bu anlamda buthanedir. Yine Tanrı’nın her yerde olması sebebiyle de dünya bir Tanrı gösteren mekan/buttur.

Cünub: Pirsizlik. Sözden dönme.

Çar unsur: Dört öğe... Varlık; ateş su yel toprak denilen dört öğeden oluşmuş sayılır.

Çerağ: Işık kandil mum. Mum yakmaya çerağ uyarmak; söndürmeye sırretmek denir. Çerağa delil de denir. Cemlerde çerağ genellikle kurbanın yağından yapılır.

Dar: Alevi cemleriyle ilgili temel kavramlardandır. Dar meydan veya darağacı anlamına kullanılır. Dara durmak deyimi; Alevilerde halkın ve dedenin önünde canından geçmek canını başını yol uğruna vermeye hazır olmak anlamında kullanılır. Dara çekmek deyimi ise hatalı görülen birisini sorgulamak yargılamak gerekirse cezalandırmak üzere meydana getirmek anlamındadır. Dar duruşu peymançeye durmak biçimindedir. Kimi Alevi ocaklarında yön dedeye dönük olmak üzere sağ ayak sol ayak başparmağını kapatacak biçimde ayak mühürlenerek öne doğru eğilinir. Paymaçan duruşudur.

Dar-ı Mansur: Darağacında asılarak öldürülen Hallac-ı Mansur'dan esinlenerek yaratılan bu kavrama göre Alevi yolu uğruna ölümü göze almış asılmaya hazır hale gelmiş demektir. Asılır gibi eli sallandırmış halde durulur.

Dar-ı Hüseyin: Yol uğruna İmam Hüseyin gibi başı vermeye hazır olmaktır. Ayak mühürleme halidir. Dar-ı Fatıma da denir.

Dar-ı Fazlı: Fazlullah-ı Hurufi gibi yol uğruna başı boyundan kestirmeyi göze almak demektir. “Aşk ola” denince yüzüstü yere kapanmadır.

Dar-ı Nesimi: Yol uğruna Nesimi gibi yüzülmek demektir. Diz üstü duruşudur.

Dede: Alevilikte çok önemli olan dedelik kurumunun yürütücüleri olan kişiler. Dedeler mürşittir. Taliplerini (Alevi kitle) aydınlatır eğitirler; Alevi töresine göre terbiye ederler. Dinsel uygulamaları yürüten dedelerdir. Dedeler; değişik ocaklardan gelmiş olmalarına karşın tümü de soylarının Hz. Ali'ye ulaştığını kabul eder. Bugün çıkış kaynaklarına göre dedeler üç grupta toplanabilir: 1- Çelebiler: Hacı Bektaş Veli'nin soyundan gelenler (bel evlatları) 2- Soyları 12 İmam'lara çıkan ocaklardan gelen dedeler. Bunlara “Ocakzade” denilir. Sufi Sürekleri de bu gruba girer. 3- Hacı Bektaş'ın manevi evlatları olan dedebaba grubu. Bu grup kentlerdeki Alevi Bektaşi kesiminin bir bölümünü yönlendirmiştir.

Dedelerin en önemli özelliği seyyit olmalarıdır. Yani soylarının mutlaka 12 İmamlara ulaşması buradan Ali ve Muhammet'te karar kılmasıdır. Yalnız Ali soyundan gelmekle de dedelik olmaz. Örneğin Hz. Ali'nin Fatıma dışından olan çocukları seyyit kabul edilmez. Aleviler onlara saygı duymalarına karşın köken olarak dedelik onlara bağlanmaz.

Burada Muhammet-Ali nurunun ortaklığı birbirlerini tamamlama olgusu kesin biçimde egemendir. Ve bu nedenle de bazılarının sandığı gibi Alevilerin Muhammet'i reddetmesi olgusu mümkün değildir. Ali-Muhammet birbirlerini tamamlayan birbirleriyle va
Sponsor Reklamlar

Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Alevilikte Cem Alevi Cem İbadeti 5 12.12.12 19:13
Alevilikte Evlilik Yaşı Pir Mehmet Alevilik ve Aleviler /Ana Forum 0 23.06.12 09:04
Alevilikte Cemevi Alevi Alevi'likte İbadet 0 21.01.10 18:00
alevilikte imam nikahı hazar_ali Felsefi Açılımlar 5 14.01.10 12:07
Alevilikte Temel İnançlar Alevi Alevi Kültürü 0 05.09.09 01:23






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2