Sponsor Reklamlar


Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni
  • 1 gönderen Alevi

 
Seçenekler
Alt 16.12.09   #1
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 38
Mesajlar: 4.785
Rep Puani : 199
Standart pir sultan abdal ocağına bağlı köyler


Pir Sultan Abdal



YAZAR: ALİ YILDIRIM



İNANÇ ÖNDERİ OLARAK OZAN PİR SULTAN ABDAL ve PİR SULTAN ABDAL OCAĞI




SUNUŞ

Pir Sultan Abdal Alevi-Bektaşi toplumunun 7 ulu ozanından biridir.

Pir Sultan Abdal’ın deyişleri söylenmeksizin Alevi-Bektaşi öğretisinin, inancının temelini oluşturan ayin-i cemler yapılmaz, yapılamaz.

Pir Sultan bir ozan, bir yol ozanı olarak Alevi-Bektaşi yolunda tartışmasız üstün bir saygınlığa sahiptir.

Pir Sultan Abdal’ın ozanlığı kadar efsanevi yaşantısı ve inancı uğruna ölümü dahi göze alması Alevilerin manevi yaşantısında derin izler bırakmıştır.

Onun boyun eğmeyen bir ozan, bir inanç önderi olması “enel hak” dediği gerekçesiyle katledilen Hallac-ı Mansur’la, inancı nedeniyle derisi yüzülen Nesimi ile birlikte anılmasını doğurmuştur.

Pir Sultan Abdal’ın bir ozan, haksızlığa, zulme, zorbalığa karşı bir direniş simgesi olmasının yanısıra O’nun bir de, “dedelik” yanı, bir “ocakzade” olması, bir “inanç önderi” olması özelliği vardır.

Ne var ki şimdiye kadar Pir Sultan Abdal üzerine yapılan araştırmalarda, Pir Sultan Abdal’ın bir “Alevi dedesi” oluşu, bir “Pir Sultan Abdal Ocağı”nın varlığı konusu üzerinde hiç durulmamıştır.

Bu bildiride Pir Sultan Abdal’ın deyişleri dolayısıyla, direniş simgesi oluşu dolayısıyla bir önder olmasının ötesinde O’nun doğrudan bir Alevi dedesi olmasının getirdiği “inanç önderliği” üzerinde durulacaktır.



PİR SULTAN ABDAL HAKKINDA NELER BİLİYORUZ?



1.OZAN PİR SULTAN ABDAL

0 bir başkaldırı ozanıdır. Tarihte Pir Sultan Abdal gibi hal¬ka malolmuş, onunla bütünleşmiş çok az insan vardır. İdam edilmesinin üzerinden 400 yıl geçmiş olmasına rağmen halkın belleğinde, halkın dilinde, tüm canlılığı ile yaşamaktadır. Var¬lığını, etkisini gün geçtikçe arttırarak büyüterek sürdürmekte¬dir. Yazıda, kağıtta değil halkın gönlünde, yüreğinde süren bir yaşamdır onunkisi. Osmanlıya iyiden, doğrudan yana kafa tuta¬rak isyan deyişleri söyleyen Pir’i unutturmaya hattı hümayunla¬rın, fermanların gücü yetmemiştir.



BİR SULTAN ABDAL GELENEĞİ



Pir Sultan Abdal araştırmacıları “bir Pir Sultan Abdal gele¬neği” konusunda birleşirler. Pir Sultan halkın birikimi, belleği ortak ruhudur. Onun adına söylenen deyişler bir kollektif söylemin ürünüdür.

Pir söyler, başka ozanlar söyler, halk söyler ve onun de¬yişleri, ona atfedilen deyişler dilden dile çoğalır, dilden dile dolaşır.

Pir Sultan Abdul geleneğinde Pir Sultan Ab¬dallar, halkın türlü türlü ozanları onun kimliğine kişiliğine bü¬rünür, Pir Sultan Abdal adında erirler. Halk şiirinin yaratılma, üretilme serüveni böyle gelişir. Adı sanı bilinmedik nice halk ozan yaşadığı çevrenin, ortamın hatta tarihin özelliklerini de katarak ana kaynağı durmadan çoğaltır.



BİRDEN FAZLA PİR SULTAN ABDAL MI VAR?

Asım Bezirci, İbrahim Aslanoğlu gibi Pir Sultan araştır¬macıları halk şiirinin yaratılma sürecinin bu özeliklerini tümüyle görmezlikten gelerek birden fazla Pir Sultan olduğunu ileri sürmüşlerdir. Aslanoğlu’na göre 6 farklı “Pir Sultan” var¬dır. Bezirci bu sayıyı 8’e yükseltir. Bezirci ve Aslanoğlu’nun yeni yeni Pir Sultanlar ortaya çıkarırken ellerindeki tek kanıt şiirlerin son dörtlüğünde bulunan farklı mahlaslardır. Kanıtlarının çok zayıf ve kayda değmez olduğu ortadadır.



TARİHİN SİS PERDESİ

Pir Sultan Abdal’ın şöhretine, ününe halka malolmuş olma¬sına rağmen ne yazık ki yaşamına ilişkin belgelere dayalı sağ¬lıklı bilgilere sahip değiliz. Dörtyüz yıl öncesi gibi kısa sayıla¬cak bir döneme ait yazılı sağlıklı kaynakların var olmaması toplumsal tarihimizin trajik bir yanıdır.

Pir Sultan Abdal olayında ilginç bir yön daha bulunmakta¬dır. 0 da şudur: Pir’in yaşadığı 16. yüzyıla ilişkin Osmanlı ta¬rihlerinde Pir’in adının, olayının yer almaması?



DEYİŞLER’DE PİR SULTAN’IN YAŞAMI

Pir Sultan Abdal diğer halk ozanları gibi deyişlerinde yaşa¬mına ilişkin birçok ipuçları vermektedir. Asıl adı, soyu, ili, kö¬yü, ailesi, dostları, dağlar, ırmaklar, şehirler... Bu bilgilerin ne kadarı doğrudur, sağlıklıdır anlamak zordur. Bu bilgilerin han¬gileri Pir’iıı verdiği bilgiler, hangileri sonradan katılmıştır bu¬lup çıkarmak kolay değildir. 0 nedenle de birbirini yadsıma¬yan, yalanlamıyan bilgileri ona ait saymak yerinde olur.



ADI SOYU

Pir deyişleninde Pir Sultan Abdal, Abdal Pir Sultan, Pir Sul¬tanım Haydar, Pir Sultan tapşırmalarını kullanmıştır. Bunlar¬dan farklı olarak dize aralarında asil adını da söyler.



“Pir Sultan’ım Haydar diye anıldı”



“İsmim Koca Haydar aslım Yemen’de”



“0 ruh girdi bana Haydar dost dedi”



Görüldüğü gibi deyişlerinden asıl adının “Haydar” olduğu, Koca Haydar diye de anıldığı anlaşılmaktadır. Yine bir deyi¬şinde bu adı ona Hacı Bektaş Veli’nin verdiğini söylemiştir.

Pir Sultan Abdal bir deyişinde kökenine, soyuna ilişkin ka¬bul edilebilir makul bilgiler veriyor.

Benim aslım Horasan’dan Hoy’dandır

Kırklar olduğun Kanber de yandandır

Deyişte geçen Horasan bugünkü İran’ın doğusunda Türk¬ler’in yoğun olarak yaşadığı bir bölgenin adı oluyor. Hoy ise kan Azerbaycan’ında yer alan bir kasabadır. Muhtemelen Pir’in ataları Horasan’dan Hoy’a oradan da Anadolu’ya geçmişlerdir. Ve Sivas’a yerleşmişlerdir. Pir Sultan Abdal deyişlerinde sık sık Horasan’dan sözetmektedir.



KÖYÜ EVİ

Horasan’dan göçen Pir Sultan’ın ataları gelip Sivas’a yerleşi¬yorlar. Yı1dızeli ilçesinin Banaz köyüne.

Pir Sultan Abdalın kızı Senem babasının asılması üzerinde söylediği deyişte şöyle belirtiyor köylerini:

Uzundu usuldu dedemin boyu

Yıldız’dır yaylası Banaz’dır köyü



Yine başka deyişlerde;

“Bize de Banaz’da Pir Sultan derler”

“Banaz’dan sürdüler bizi Sivas’a”

Diyerek ozan köyü Banaz’dan sözediyor. Banaz Köyü Yıldızeli ilçesinin 55 km. kuzeydoğusunda bulunmaktadır.



AİLESİ

Halk söylentilerine göre Pir Sultan Abdal’m üç oğlu bir kızı vardır.13 Oğulları Seyit Ali Sultan, Pir Mehmet ve Ergaip adlarındadır.

Oğullarından Seyit Ali Sultan’ın makamı köye 15-20 dakika mesafede Çamlık tepede bulunmaktadır. Pir Mehmet Tokat’ın Canbulak Köyü’nde, Er Gayip ise Pülümür Haculu Köyü’nde yatmaktadır.

Kızının adı Senem’dir. Babasının idamı üzerine “Pir Sultan kızıydım ben de Banaz’da” deyişini söylemiştir.



EĞİTİMİ

Pir Sultan Abdal’ın gördüğü eğitim ise Alevi kitlesinin ortak eğitimi olan “yol eğitimi” olmalıdır. Onun Sivas’a gidip bir medresede eği¬tim görmüş olması pek ihtimal dahilinde değildir. “Alevi Cem”inin kol¬lektif eğitimidir Pir’i yetiştiren. Yola giriş ile başlayan bu sü¬reç şiirlerini temellendirdiği bilgiyi, görgüyü kapsayıcı ağırlık¬tadır, yeterliliktedir.

Pir sultan Abdal bir “yol oğludur”. 0 Ali Baba’yı musahip tutarak yola girmiş, “görülmüştür”. Pir Sultan Abdal “ikrar” vermiş “tığ bend” bağlanarak “dar”a çekilmiştir.

“Ben bend oldum şu meydana atıldım

İkrar verdim ikrarıma tutuldum”



“Ezel hak dedik de çekildik dara

“Edep erkan bize doğru yol oldu”

Pir Sultan Abdal’ı şekillendiren, yoğurup pişiren cemdir, halk okuludur.



SÖYLENCELERDE PİRİN YAŞAMI

Söylenceler, menkıbeler, destanlar bir bakıma halkın yazdı¬ğı tarihtir. Bu tarihte kalem, kağıt kullanılmaz. Dilden dile gö¬nülden gönüle meclisten meclise evrilir, süzülür, pişer, olgunla¬şır ve ölümsüzleşir.

Halkın belleği, dili Pir Sultan Abdal’a yaşantılar çizmiş, öz¬lemim, acısını, sevincini Pir’e söyletmiştir.

Deyişler söylenceleri tamamlar, bütünler, söylenceler deyişÂ¬leri.



HACI BEKTAŞ’TAN NASİP ALMASI

GÖNÜL GÖZÜNÜN AÇILMASI

Pir Sultan Abdal’ın asıl adı Haydar’dır. Çırçır nahiyesiııin Banaz köyünde doğmuştur. Soyu Yemen’e, Hazreti Ali’nin to¬runlarından İmam Zeynel Abidin’e kadar uzanır.

Haydar yedi yaşına geldiğinde babası evin koyunlarını önü¬ne katarak köyün diğer çocukları gibi otlatmasını ister ondan.

Haydar Yıldız dağı eteklerinde koyunları otlatmaya başlar. Bir gün koşturup iyice yorulunca başını bir taşa koyar koymaz uyuyakalır.

Düşünde bir ışık parladı, bir ses duydu. Karşısında ak sa¬kallı bir ihtiyar beliriverdi. Bir elinde dolu öteki elinde bir al el¬ma tutuyordu. İhtiyar ilkin doluyu uzattı Haydar’a. Doluyu içti Haydar. İçti ve alev alev tüm bedeni yanmaya başladı. Ardın¬dan al elmayı uzattı ihtiyar. Al oğlum dedi. Haydar ihtiyarın elindeki al elmaya uzandığında bir parlaklık gözlerini kamaşÂ¬tırdı. Bir yeşil ben vardı avucunun içinde, göz alıyordu parlak¬lığı. Haydar’ın kafasında anında bir şimşek çaktı. Evet karşı¬sındaki ak sakallı ihtiyar Hünkar Hacı Bektaş Veli’ydi. Hemen eline sarılıp öptü. Hünkar O’na “bundan böyle senin adın Pir Sultan olsun, ünün adın dört bir yana yayılsın. Sazının üstüne saz, sözünün üstüne söz gelmesin.” Der ve gözden yitip gider.

Gönül gözü, can gözü açılan Haydar eline aldığı sazı çalma¬ya, söylemeğe başladı. İlk deyişi hak dolusu içmesine ilişkindi.

Pir elinden dolu içtim

Doğdum elinize düştüm

Ak cenneti gördüm geçtim

Hünkar Hacı Bektaş Veli

Hak dolusunu içerek gönül gözü açılan Pir Sultan Ali Ba¬ba’yı yoldaş, müsahip tutarak cem’e girdi, görüldü. Bilgisini, görgüsünü arttırdı, pişti.

Tığbent bağlanıp erenler sırrına eren Pir Sultan Abdal’ın evi ocağı dolup taşmaya başladı. Adını duyanlar elinden lokma al¬maya nasip almaya geldiler ona. Sevilen sayılan Pir’ler arasında anılır oldu.
Sponsor Reklamlar

hasan bunu beğendi.
Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Pir Sultan Abdal tuncer yilmaz Ozanlarımız 11 12.09.17 10:20
Pir Sultan Abdal mmuratkkaratas Türkü Bölümü 7 14.09.12 16:07
Pir Sultan Abdal kepenekli çoban Pir Sultan Abdal 9 30.04.11 21:13
Pir Sultan Abdal Alevi forum francais pour alevi 0 09.06.10 15:36
Pir Sultan Abdal Alevi Deutsch Alevi Forum 0 23.01.10 05:55




Totobo Totobo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2