Sponsor Reklamlar


Alevİ bektalİŞİkte tasavvuf

 Alevilik ve Aleviler /Ana Forum Katagorisinde ve  Alevi Nedir ? Alevi Tarihi... Forumunda Bulunan  Alevİ bektalİŞİkte tasavvuf Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

Ağaç Şeklinde Aç2Beğeni
  • 1 gönderen cem24d
  • 1 gönderen cem24d

 
Seçenekler
Alt 24.08.11   #1
cem24d
cem24d - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: Aug 2011
Nereden: istanbul
Mesajlar: 17
Rep Puani : 10
Standart Alevİ bektaşilikte tasavvuf


Bu hakikatte, kitap okudum kudrette
Meşk aldım ehli hikmette, bunu böyle yaz dediler.
İslam tasavvufunun Vahdet'i vucut felsefesini destekleyen, Kur'an ayetleri Hadis'ler meydanda dururken,zahir ulamasının bunları daha insaflı bir anlayışla incelemesi lazımken, her nedense onlar bu hakikatlere karşı hep ezici bir tavır takınmışlardır.Tanrı alemi korumak için Ademi kendine halife tayin etti. Onun içinde insanı kamil var oldukça, bu alem, daima kurunmuş olacaktır. Dünya hazinesinin mührü olan insan'ı kamil, mührü bozulacak olsa, Tanrı'nın bu hazinede saklıyacağı bir şeyi kalmaz. Dikkatli ol: Melekler, Ademin yaradılışındaki sırrı eremediler. Çünkü Adem hem zahir hem de batın isminin tecelliyatına mazhardır.
Meleklerde ise bu yoktur. İlmin alim'e ve hayatın canlıya olduğu gibi, bütün ilim alim'e ve hayatın canlıya olduğu gibi, bütün ilim ve bilim Adem'e verildi. Allah, Ademi kendi sureti üzerine halk etti Hadise işarettir.
"Ben ibadetlerle yaklaşan kulumun, işiten kulağı, gören gözü, eli ve ayağı olurum, benimle görür, tutuğu şeyi benimle yakalar ve benimle yürür."
Bunu anlamakta ise hemervah güçlük çekmektedir. Allah Ademi kendi suretinde yarattığını, Mukaddes kitaplarla beyan etmiştir
İnsanları yaradan biziz. Onların kalplaerinede canlanan vesveseleri de biliriz. Çünkü biz, ona şah damarlarından daha yakınız.
Kaaf Süresi Ayet:16

NUH Suresi sonuncu ayetinde
Tanrım: Bana uyan ve gemiye binen erkek ve kadın Mü’münleri koru. Onlardan dünyaya gelecek Mü’minleri koru. Günahlarını bağışla

Sen Hakk’ın sureti ve Hak da senin ruhun olduğundan, sen Hak için bir suret gibisin, o da senin bedenini saevk ve idare eden bir ruh gibidir.
Ruh bedenden ayrılınca artık o bedende hayat kalmaz. Nuh kavmi bu hikmeti anlayamayınca, Tanrı bilgisi denize daldılar.
Tanrı bilgisi denizine dalan hayret ehli su içinde ateşe girdiler. Allah onların yardımcısı oldu.

Başarıyı veren cenabıAllah’tır. Allah’ın “bana dua ediniz ki dileklerinizi kabul edeyim.” Emrine uyarak, bütün insanların günüflerini merhamet ilim sevgi ile doldursun, insanlar hep barış içinde yaşasınlar.
İslam felsefesi ve Tasavvuf yolunu, şeriata göre korkunç ve tehlikeli saydılar, okunmasını caiz görmediler. Şimdi hakikat yolunun yolcusu olsn, irfan sahiplerinin taktirine sunamak istiyorum
Beled Suresi Ayet 8 den 11 e kadar
Halbuki biz ona, doğru yolu görmek için iki göz, doğruyu söylemek için, bir dil ile iki dudak verdik Akıl verip, eğri yolun kötülüklerinden korunup, doğru yolu bulmasına yerdım etmedik mi? İnsan aklını, gereği gibi kulanamaz ise, sarp yokuş gibi olan sapıklıkta kalır ve tanrı’yı unutır.

Bekara Suresi Ayet 256
Habibim: Hak olan İslam dinini kabul etmeye kimseyi zorlama. Zor ile din kabul edilemez. Vicdanı yüce olanlar, kendiliğinden hak dinini kabul ederler. Sen onlara doğru ile eğriyi anlat. Çünkü, İslamiyet gerçeği bildiren bir dindir, Tanrı, her şeyi işitici ve bilicidir…

İlim ehlinin malı ve hazinesi, İlimdir. Nitekim malın zekatı vardır. İlmin zekatı da okuduğu ilimden halk faydalar görmeli, onun zekatı Hakk’ı ve Hakk’ın rahmetini, bildirmektir.
Beyt:
SURETİ İNSANA BAK
Zahide suret gözetme içeru gel cana bak
Vechi üzre gör ne yazmış defter’i rahmana bak.

Musahaf’ı hüsnünde yazmış kulhüvallahü ayeti
Ger inanmazsan girü var mektebi irfana bak.

Alem anın hüsnünün şerhinde olmuş bir kitab
Metinin istersen Niyazi sureti insana bak.
Tasavvufun esası Vahdet-i Vucut felsefesidir. Bu akideyle ilgili bazı ayetleri beraberce okuya biliriz:

“Sizi rahimlerde tasvir eden O’dur.”
“Nefisleri ölümleri anında Allah öldürür.”
“O, kullarından tövbeyi kabul eder ve sadakaları alır.”
“Ektiğiniz şeyi siz mi zer’edersiniz, yahut bizmi?”
“Bana haber veriniz; İçtiğiniz suyu buluttan siz mi indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?”
“Kur’an’ı okuduğumuzda kıratini dinleyip tekrar et.”
“Onları siz öldürmediniz. Allah öldürdü. Ve attığı vakitde sen atmadın. Allah attı.”
“Sana biat edenler, hemen ancak Allah’a biat ederler. Allah’ın eli onların elleri üstündedir.”
“Biz insana şah damarlarından daha yakınız.”
“İşlerin cümlesi ona ruca eder.”
“Maşrık ve Mağrip Allah’ındır. Yüzünüzü ne tarafa çevirseniz Allah’ın veçhi oradıdır.”
“Her şey yok olucudur. Ancak onun zatı ölücü değil.”
“Allah her şeyi muhittir.”
“Allah göklerin ve arzın nurudur.”
“Evvel ve ahir, zahir ve batın O dur.”
“Ben ademi ruhumdan üfürdüm.”
“Sanır mısınız ki, Hak Taala sizi abes yere yarattı ve geri ona gelmez mi siniz?”
“Afaktaki nişanlat biaynihi senin nevsinde de vardır. Her kim ki o nişanları nevsinde buldu. Allahı bildi.”
Kur’anı Kerim’de vahdet vucuda delalet eden daha bir çok ayetler bulunduğu halde, alehde sayılabilecek topu topu üç ayet vardır:

1.”Allah arş üzerine üstüva etti.”
2.”İyi sözler ona yükselir.”
3.”Gökde olan Allah’ın sizi yere geçirmeyeceğinden emein mi oldunuz?”
Sponsor Reklamlar

Ali Benim bunu beğendi.
__________________
Koyun beni hak aşkına yanayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Konu cem24d tarafından (24.08.11 Saat 17:22 ) değiştirilmiştir.
cem24d isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 24.08.11   #2
cem24d
cem24d - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: Aug 2011
Nereden: istanbul
Mesajlar: 17
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Alevİ bektaşilikte Tasavvuf Ve Vahdet-i Vucut


Bu alem bir ağaçtır, meyvesi olmuş Adem
Madlup olan meyvedir, sanma ki ağaç ola
(Gaybi)

İslamın nefis terbiyesine ilişkin olan ibadetle sağlıyacağı her husus Hz. Hünkar Hacı Bektaş Veli'nin yolunda toplanmış, kurallaşmış bulunmakla İsalam'ın bizzat kendisi olmuştur. Hünkarın yolunda gitmek için kişi ikrar sözü verir. Allah üzerine yemin eder. Hz. Muhammed ve Şahı velayet Ali'yi tanır, gerçek insan olmak için bu ikrarını Hz. Hünkar yolunda yapar ve dönmez. Hünkar Hacı Bektaş Veli'nin yolunda herkes kardeştir. Eşitlik ve insan sevgisi vardır. Allah'ın gerçek evi olan gönül kırılmaz oraya en küçük kuşku girmez. Hz. Muhammed ve Hz. Ali anlayışını Hz. Hünkar'ın kendinde biriktirir insan olur, islam olur ve Adem olur.
İnsanı sevmek esas alınır, insan topluluğunun her türlü gelişmesini sağlar, her yapacağı işi Hak yolunda yaptığı inancı içinde, doğruluktan asla ayrılmaz. Gerçek bir insan karekterinde yurduna ve insanlığa layık bir insan olur. Zaten islamın özü de, Alevi- Bektaşilerin bağlandıkları tasavvuf tevhit ve vahdeti vucut yoludur.
Tasavvuf varlığın birliğin (Vahdet-i vucut) anlayışı ile açıklar. Kendisinde mutlak vucud'da (Tanrı varlığında) gören için, yani nefsini tanıyan insanı kamil için,gerçek mutluluk saygı ve sevgi yoludur. Tasavvufun amacı ahlaksal yönden en yüksek dereceye erişmek Kur-an, hadis ve din bilgilerinin ışığında gerçeğe Hakk'a ulaşmaktır. Hakk'ın ahlakıyla olmaktır. Özgürlük, iyilik, alçak gönüllülük ve eli açıklıktır. Tasavvuf Tanrı'nın seni kendisiyle diritmesi, Cenab'ı Hak'la birlikte olmaktır. Gönül derdini tedavi etmektir
Tasavvuf Tanrının sırrına erişmeyi Onunla birliktr olmayı amaçlar. Bu amaca erişmenin tek yolu aşktır. Hak ile olmanın, sevgiliye erişmenin yolu olan bu aşk, Tanrı aşkıdır. (Aşkullah gerçek bir aşktır) Aşık, her şeyde Tanrının güzelliğini görür. İnsan bu güzelliğin bir parçasıdır. Tanrı'dan bir ışık, nur taşır. Tanrı insanı yaratırken kendi nurunu, güzelliğini ve cemalini ona vermiş, ruhundan da ruh üflemiştir.
Beyit:
Biz bizi bilmez idik
Biz bizden eyledi
Aşikar kıldı bizi
Kendini nihan eyledi

Sen ve ben ile kalan
Olur bu yolda yalan
Dünya çirkine dalan
İşin güman eyledi

Ezelden beli idik
Elest'te belli dedik
Ezeldan Yunus idik
Kamu birden eyledi
Alevi-Bektaşi yolu, tasavvuf felsefesini öğreten uygulayan ve yapan bir okuldur. İsalm düşünce ve ahlakının Hz. Muhammed, Hz. Ali ve Fatima Ana'mızın sergilemiş oldukları yolun, hayatın bir devamıdır. Oniki İmamlardan silsile yoluyla Ahmet Yasevi, Lokman Perende ve Hcı Bektaş Veli tarafından Anadolu ve Balkanlara kadar uzanmış bir insan sevgisidir. Tanrıya kavuşamak için ölmeden önce ölmek ve Nefsini bilen tanrısını bilir inancı üzerine tasavvuf yolu kurularak insanları gönül sevgisine götüren bir edebiyat inancını sunmuşlardır. Bu akım Pir Hcı Bektaş Veli tarafından Anadolu'ya gönül ile kucaklaşabilen, içe doğan, insan ile bütünleşen, korkulan değil sevilen, şer düzen değil, iyilik veren bir Tanrı sevgisi taşınmıştır.
Ölmeden önce ölmek sırrını mazhar olanlar Hakk'a erişme mertebesine yükselirler. Nefsi yenmek içinse aşık olunmalıdır. Bu hususta Yunus Emre şöyle anlatır.

Bir sakiden içtim şarap arştan yüce meyhanesi
Ol sakinin mestleri yüz canlar anın peymanesi

Bu meclisin mestlerinin enel Hak demleri olur
Yüz Hallac-ı Mansur gibi en kemdürür divanesi

Aşk şarabın içenlere gel bir nazar eyle gör
Bunca yıldır nice döner ol meclisin piyalesi

Yunus bu cezbe sözlerin cahillere söylemgil
Bilmez misin cahillerin nice geçer zamanesi

Medrese Allah'a karşı korkuyu, Tekke ise Sevgiyi öğretmiştir. İşte Emevi taraflarınca asırlardır hor görülen Alevi-Bektaşiler bu tasavvuf yolunun yolcularıdır.
Araf suresi ayet 172:
'Allah insanları yaratıp sınav alanına göndermeden önce ruhlarını huzunda toplamış ve Ben sizin rab'biniz değilmiyim? diye sormuştur. Onlar da 'Kalü beli, evet Rab'bimizsin diye cevap vermişlerdir.'
Tasavvufta 'Elestü bezmi' denilen bu ikrar ve imana bağlı olan Alevi-Bektaşi'lik yolun Hak yolu olduğunu bilmektedir. Alevi-Bektaşi'lik sadece insan değil bütün canlılara sevgi ile bakar çünki dinde insanın mutluluğu için bir vasıta bir vesiledir.
Tasavvuf yolunda olanlara göre, Hallac'ı Mansur'un Enel Hak sözü yani Allah beni yaratmakla kainatı tecelli etmiştir ki burada şahıs konusu değildir.
Sen ancak benim tecelli ettin, başaka surette tecelli edemezsin'. Bundan ötürü 'Ben oyum' dememeli fakat 'ben ondayım' demelidir. Süretlere inen tenezzül eden bizzat Allah'tır. O halde 'nefsini bilen, nefsinde beliren Rab'bini bilir. Varlık, vudut birdir. Allah'a giden yol ise vicdandır. İsalmda Vahded-i vucut böyledir.
Allah'ın insanda tecellisi tevhit, nefsini bilmek,Alevi-Bektaşi inancına nefeslerine geçmiştir ki bunlar Allah, insanı kendi sureti üzere yaratmıştır. Allah bize şah damarımızda daha yakındır ama bu yakınlığı kavramak aklın dışındadır. Hakk'ın varlığı hakkında
Kaaf suresi ayet16:
'İnsanları yaradan biziz biz ona damarından daha yakınız'

Hadis sure ayet 4:
'Kalbinizin canı, olan iman nurunu peyganberiniz size yapacağı zaman onu dikkatle dinleyin'.

Bakara suresi ayet34:
'Meleklere Adem'in ilmine baş eğmelerini emrettik. Bu baş eğme ona hürmet secdesidir'.

Ezelden içmişim camı Sekahum
Anınçün söylerim her dam enelgak (Seyyid Nesimi)

Tasavvufa dayalı Alevi-Bektaşilik, Adem'de Allah'ın tecellisini bulmaktadır
Ölmeden ölme: Kendini manevi olarak kurban etme: Bütün tasavvufta bilhassa Alevi-Bektaşilikte görüyoruz
Tasavvuf, insan oğlunun Tanrı sırrını bulma, O'na kavuşmak için bir inanış, bir düşünüş sistemidir. Tasavvufa göre insan, Allah'tan kopan bir nur, bir kudret parçasıdır
Tasavvufta önem itibariyle Allah'tan sonra insan gelir. Çünkü insan bütün isimleri zatında toplayan ism-i azam mazhar ve 18 bin alemin istinsah edilmiş muhtasar bir suretidir.
Velilerin Şahı, Ariflerin Sultanı Ali-yül Murtaza (Radiyallahuanhu) bir şiirinde bu tasavvuf'u şöyle izih ediyor.
"Senin ilacın kendindedir.
Lakin sen bilmiyorsun
Marazın da sendedir.
Fakat sen görmüyorsun.
Kendini küçük bir cisim zannediyorsun
Habuki en alem senin gönlünde yayılmış
Harfleriyle gizli izhar eden Kitabı Mübin sensin
Hariçteki şeye ihtiyacın yoktur.
Senden mester olan şey senden haber verir."'

Erenler Demine Hüü
Allah Eyvallah

Kaynak
Alevi-Bektaşilikte Tasavvuf
Şeh Beddretin Varidat Tercümesi
Sponsor Reklamlar

__________________
Koyun beni hak aşkına yanayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
cem24d isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 24.08.11   #3
cem24d
cem24d - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: Aug 2011
Nereden: istanbul
Mesajlar: 17
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Alevİ bektaşilikte tasavvuf Aşk


Tasavvufta Aşk

Ey Niyazi ibdidasız zefk buldun aşktan,
Yarın ispatında La'sız zefk buldun aşktan
Daim ü baki fenasız zefk buldun aşktan
Ey Fuzuli intihasız zefk buldun aşktan.

Aşk: İleri derecede üstün bir sevgidir ki, bu ancak tasavvufla uğraşanlar, Ahmet Yasevi, Lokman Perende, Hacı Bektaş Veli, Mevlana, Yunus Emre, Müyiddin-i Arabi, Muhammed Nurul Arabi, Mısri Niyazi, Hallacı Mansur, Seyyid Nesimi, Fazlullah-i Hurufi, Virani ve benzeri gibi büyük düşünürler tarafından Allah anlamında yani Allah hakkında kullanılır. Böylece de Alla'a ait bir isim olarak kabul edilmiştir.
Beyt:
Ey Niyazi mürşit istersen bu yolda aşka uy
Enbiya vü evliyaya aşk olubdur rehnuma
(Rehnuma yol gösteren)

Alevi- Bektaşilik: Aşk yoludur, sevgi yoludur, vahdeti vucut yoludur, tasavvuf yoludur. Tasavvuf kelimesinin anlamı, kısaca Hz. Peygamber'in sofasında oturanlar anlamına geliyor. Bu yolun yolcusu, yani düşünür anlamında demek oluyor. İslamda ilk tasavvuf ise Kırklar Cem'inden başlar. Bu yolla gönül tahtında sultan olunur.
İnsan bu satede bir ışık olabilir. Nefsi ile savaşır, kendini her türlü kötülükten kurtarır. Tanrısıyla arasında'ki dış ilişkileri kırar. Hak ile Hak olur.
Bir diğer tarifle tasavvuf kamil insan olmak, bütün dertlere derman olmak ilimdir. Canı canana verip, kurtulmaktır. Mustavvıflar dünyadaki güzellikleri sevmekle Allahı sevdiklerine inanırlar. Cezbe, kulun Allah'la birleşmesidir. Hakk'ın kulu sevmesidir. Salikin kalbine Hak vergisidir.
Gazali' Arifler hakikati zirvesine yükselerek mir'aclarını tamamladılar da vucüdda Allah'tan başka bir şey olmadığını apaçık gördüler' demiştir
Tasavvuf teşkilatınca medresenin karşısında bir tekke ile cıkmış oldu. Bu iki müesse arasında derin bir uçurum, büyük bir ayrılık vardır. Medrese: zahir ehli ve kaal ehli olanlar için, Tekke: batın ehli ve hal ehli olanlar içindir. Medrese: Müslümanlerın bile pek azını cenletlik sayarken Tekke, bütün dünya milletlerine bir bakacak kadar geniş tolaransa sahiptir. Medrese, şiir ve musukiyi haram sayarken Tekke vecd ve hale götüren bu aletlere dört elle sarılıyor.
Musiki bütün mukaddes dinlerde vardır. İslam dininde ise Alevi-Bektaşi ve Melami tarikatlarınca yaşatılmıştır. Bilhassa Türkler için Horasan sofilik akımlarının merkezi idi. Ahmet Yasevi bunların en büyüklerindendir. Sonraları Bektaşilik, Haydarilik, Yesevilik'ten doğmuştur. Anadolu'ya ve Rumeli'ye göçebe halinde gelen Türk halk tabakasına hitap eden pek geniş bir tarikat olmuştur. Nihayet Hz Pir Hacı Bektaş Veli geniş halk tabakasına irşadlarda bulunmuştur. Böylece Türkler tasavvufta çok büyük gayret gösterdiler. Nefsi ile mücadele ede ede böylece mağrifet kazanarak hakikat inancına sahip olarak nefsini tanımasını bildiler.
Tasavvuflara göre asıl kitap, sevenlerin yüzüdür. Hakikat orada okunacaktır: İnsan gönlünde hakikatı bulduktan sonra her yer mabet ve mihrab her yer bir turher dem bir Mir'ac olur. O insan her zaman hak ile iç içedir. İnsan riyadan uzaklaşınca her hali ibadet, her buldunduğu yer Ma'bed olur.
Aşk, Enel'aşk şarabını içip, Muhabbet burçlarını Mir'aç eden Hak olmak, hakikate varıp kendi kakikatini bulmak nedir, buna anlar. İnsan aşk içinde benliği ortadan kaldırır, benlik senlikten sıyrılır, tamamen o olur. Kur'an, secde, mihrep, minber nedir daha iyi anlar.
Her yoldan bir noktaya, bir nur'a varılacağını aşk öğretir. Aşık, maşuk ve aşk birbirne kaynaşmıştır. Aşık ölmeden ölmüş, candan geçmiş, baştan ayağa gönül yarasının merhemi olmuştur. Can ile cananın perdesi yoktur. Kainatı gönül denilen noktaya toplamıştır.
Aşk çiğ olanı pişirir. Ben sen nedir yakar, menziline ulaşır. Bütün farkları siler. Canı tohum, gönlü başak olur. Kıblesi dostdur. Emel defterini dürmüştür. Can eker, kucak kucak gönül biçer. Aşık Veysel de şöyle anlatır.

Güzelliğin on para etmez
Bu bendeki aşk olmasa
Eğlenecek yer bulamam
Gönüldeki köşk olmasa

Hulesa aşkı bilmeyen Hakkı da bilmez. Aşk insanı hemervah olmaktan kurtarır. Kamil insan haline getirir. Kamil insana göre, Tanrı sevgisi Tanrıdır. Her kim sevgide ise tanrı da ondadır. Hz. Ali:'Seviniz, seviliniz', Yunus Emre:'sevelim, sevilelim'demiştir.
Evet her şeyi ve güzelliği sevelim.
Aşk, aşıkın gönlüne hem dertdir hem dermen. Allah gibi gizli lutfedicidir. Durmaksızın nur saçar, vurduğu yeri kemale getirir. Gönül ikliminin padışahı aşktır. Aşık olunca canan da olur. İnsanları seveni insanalar sever.
'Mutu kable','ölmeden evvel ölünüz' sırrına eren aşık ölüme korkuyla bakmaz. Aşık ölü yıkamaz, diri yıkar. Aşık Kerem de öyle yapmıştır. Kendisini yıkamış, hepsinden soyunmuş, cananına kul köle olmuş, bütün yaratılmışları sever hür insandır. Aşk gönül tahtının sultanıdır. İnsanlık aleminin şerefidir. Aşkın eli,her elin üstünde. O el değince zehirler. Ab'ı hayat olur. Amma bu yolun tövbesi yok. Ne gel bu yola gir, Nede geriye dön. Gelme gelme, dönme dönme.
Adem ahseni takvim üzre tesvir edilmiş, aşk ile ilahi ruh üfrülmüştür. Yaratılışındaki sebebi bilinen, aşık olmaması imkansızdır. Bu ateş düştüğü yerde güller açtırır. Nemrut ateşini gülüstana çevirir. Aşk yolunda ya çırağ ol, yahut bu yoldan ırak ol. Bu aşk öyle garip ki dem gelir sultanlar ona kul olur, dem gelir kullar ona sultanlık eder. Her ses Kur'anlaşır, her leyla Mevla olur. Bütün dünya milletlerinin dini de onda birleşir, imanı da... Bu aşka can ve gönül yaka yaka düşmeli. Eteği değil, yüreği yenmalı... Muhabbet kuşu bir çeşit kuştur ama muhabbet değildir.

Hz. Ali, kerem Allahu veche;"ey insan oğlu, kendini ufacık bir parça zanediyorsun, ama büyük alem sendedir" buyurarak insanı değerlendirme yoluna nur saçmıştır. Aşık: Bedeninin her zerresi gönül kesilmiş kurbandır. O kuyumcudur, demirci değil. İnsan, içinde elmas madeni olan bir dağdır. Aşkın mühürüdür.
'Aşkın esrarını aşık gerektirir kim bile,
olmayan aşık ne bilsin aşkın esrarını'
(Nesimi)
En hiddetiyle sükünete, en cahili ilme ve irfana, olgunluğa ulaştırmak ancak aşk eri, aşık işidir. Ham ervahın gözüne parmak sokulsa görmez. Aşık tohuma baksa ondaki fidanı, meyvasını görür. Aşık, aşk harmanında savrulur, elenir, yoğrulur, fırına girer, burada pişer, kavrulur ve başkalarına hazır lokma olmak için meydana gelir. Akarsu gibidir. Gönül aynasının pasını silmiş, kırk yıl kazanda kaynamış, canı da can içinde, canı da kalmıştır. Onun aynasında yar ne gösterirse o görünür. Sorgu, sualden azade hale gelmiştir. Ondan ne sorgu kalmış ne de ceap...
'Haşr-ü neşr-in saati geldi ve hem yevm'el hesap
Uykudan uyan kim o günden ibarettir bugün'
(Nesimi)
'Cennette şarap içenler' denilen erenler meclisinde oturanlar ezdi ve ebedi aşkın kurbanıdırlar. Can evine bakta oradaki sevgiliyi gör. Padişah orada kurulup oturmuşken sen kapının dışında misafir gelecek diye bekleme... Men aref'i bilen onu kendinden başka yerde mi arar? Bu gördüğünü farketmiyenin göz aramasına benzer.
Sevgili; sana şah damarından daha yakınım' derse, bu sesi duyan aşıka veli destek yeridir. O da cananına'idrikni gel)' diye seslense, sevgilinin 'lebbeyk (buyur)' cevabıyla kainata nurlar dolar. Cihan rahmet ışıklarıyla apaydın olur. Aşk, aşık ve maşuk birbirine karışır. Tek nur gibi cihanı aydınlatır. Aralarında iğne ucu kadar fark kalmaz.
'Yüzüne Ehl'i nazar suret'i Rahman dediler
Okuyanlar bu kalemullahı Kur'an dediler'
(Nesimi)
'Enel aşk' dediğimizde bunun içindi. Biz onu sevmeye geldik hepsinin bir olduğunu anladık.
'Ademdir iki cihanda sultan
Can derdine Adem etti derman'(refii)
'Vaslına ermak isterim gerçi ki aynıyam anın
Benden anı kim ayıra fikr'i mahal içindeyim'
(Nesimi)
Sevgili onun gözü, işiten kulağı, eli ayağı olur. Aşık sevgili ile görür, işitir, konuşur, düşünür, can canan içinde birleşmiştir.
Cevherim, cıhanım, cennetim, kıblem, ka'bem, damarımdaki kanım, dar-ı mansurum, derdim ve dermanım, elim, erkenım ve ezanım, gözümün nuru, ey benim enel aşk figanım, gerçeğim, tasavvuf gömleğim, pirim, hünkarım, şahım ve şah damarım, Tanrım, tecelli ummanım, canım, cananım, Yüzgüzelliği, Fatiha gönlü Ka'be olan insan, yüzün Kur'andır. Ruhunun umman 'Künt-ü kenzen' deki kenzedeki cevher sendedir. Kainat senin içindedir. Nefsini bil de arada büyük yapıcıdan başka bir zerrenin bile bulunmadığını anla.
'Hakikat sırrı esrarın cihanda ehl'i hal anlar
Avam olan ne bilsün halet-i aşk-ı vebal anlar'
(Seyid Nizamoğlu)
Sağım solum gözler idim, dost yüzünü görsem deyu
Ben taşradan arar idim, ol can içinde can imiş
(Niyazi Mısri)

Sağım solum gözler idim, dost yüzünü görsem deyu
Ben taşradan arar idim, ol can içinde can imiş
(Niyazi Mısri)
Vuslata eren hakikata vurgundur. Gönül bağlıdır. Ölümsüz, bakidir.
'Ah eyleme beyhude sakın, canı üzersin
Can içre olan sevgili cananı üzersin'
(Mehmet Ali Hilmi Dedebaba)

'Dost cemalin görmeye
Her bir azam göz oldu
Payine yüz sürmeye
İçim dışım yüz oldu'
(Mehmet Ali Hilmi Dedebaba)
'Yedullah sırrını aşıkla gör, elele vermişler sümme vechullah aşk ile üçü bir olmuşlar
Kester perdesini yakıp, vahdet sırrını çözmüş ulu hakikate ermişler. Benlik dağını yıkıp, onun gözüyle başka görür, yoksa (len terani)' Musa'ya: ben demekle beni göremezsin' diye buyruldu.
'Nefsini bilmeyen can olamaz
Özü hayvan durur insan olamaz
Ol Hemen serseri gezer yabanda
Vucudu şehrine sultan olamaz'
Hz. Hünkar Hacı Bektaş Veli, insanı kamil hale getirmeyi ve kamil insan olmayı öğretti. Hz. Mevlana, insana secde etti. Nefisini tanımayan için karanlıktan başka bilgi yoktur. Nefis kemelin zehridir. Onu zararsız kılmak, yola getirmek için iirade lazım. Aşk lazımdır. O zaman zehir, panzehir olur. Yola nefsini bilerek adım at. Kendine inan. Bu bilgi sende oldukça vahdete erersin.
Cehennem azabı nefsini bilmektir. Mahşer: can ile cananın birleşmiş duygusudur. Zebaniler: aşkı bilmeyenler, Kevser: muhabbettir ve sohbettir. Cennet'i-ala:aşkın gönlüdür,vuslat: çoklukta birlik bulmak, arş-ı-ala: vuslata ermiş aşkın, insani kamilin sırrıdır.
"Sen çıkınca arada kalır sende yaradan"
Benliğini sırtından atıver senden geç, hakikat meydanından serdarol
Sen' Ev adna sırrısın, allemel esma'sın. Küntü Kenzen gevheririn hazinesinin. Kendini bildin maksat, ruhundaki içinde ayıp ve kusuru bil. Buları bilmedikten sonra başkalarının halini bilsende kerametler göstersen de ne faydası var? Evvela özünüzü arayın, sonra hakka yarayın. Kendi özünüzle haliniz nasıl?
'Dinlemeyip sağı solu
Hakikatle içi dolu
Edep, erkan ile yolu
Bulan cana aşk olsun' (Aşık Noyan)
Edepli kimse, elinden, dilinden, belinden kimseye zarar vermez. Kimsede ayıp görmez.
'Bana yardan vaz geç derler
Ben geçerim gönül geçmez
Çekseler de beni dar'a
Ben geçerim gönül geçmez' (Gevheri)

Yaratıcının ışığı elinde asa, yolun hizmeti ağaında çarık olsun. Varlığın noktada bir sur'et ondan muradın olanı apacık görürsün. (Kul Hüvallahü) suresini orada okursun.
'Gördüm seni gümansız her dilberin yüzünde
Hakka yakın görene zann'ü güman gerekmez' (Nesimi)
Ey aşık, vucudun var sanma. Aynada yar yüzünün hayalisin.
Sevgiliden başka sevgili yoktur. Ona kavuşur,onunla olur, o olursun. Davaya sahip olursun.
O zaman sevenden: Sen olmasan yaratmazdım. Hepsini senin için yarattım. Sen alemlerin rahmetisin. 'Levlake lemma halaktel eflake vema erselnake illa rahmeten lil alemin'Hitabı gelir, Ledün ilmini istiyene bir' Elif' de yeter. Aşk, kendinden geçen hakikat dost, hakka akraba olur.

'Bir aşık gördüm, 'Nur ola, sır ola, hayrola, şerler def ola, münkir münafık mat ola, Hüü dost' diye şakıyordu. 'Ne yapıyorsun?' dedim. 'Dem çekiyorum' dedi. Kalp bununla yıkanır, cilalanır da aynasında yar tecelli eder. Geceler gündüzler onun ışığından nura boğulur
İsmi-azam İNSAN'dır.
'Gözün açık ise gel gir katara
Bu yol görenindir körün değildir
Girebilir isen gönül evidir
Giremezsen sakın yerin değildir'
(Pir Sultan)
Sevgili Canlar Tasavvuf' Aşk-ı İle dola taşasınız bu aşk Alevi-Bektaşi aşk yolusur, bu aşk erenler aşk'ıdır Erenler Demine Hüüü
Aşkı Niyaz Ederim
Allah Eyvallah
Kaynak
Allah Hedef Can Nokta
Alevi-Betaşilikte Tasavvuf
Sponsor Reklamlar

Alevi bunu beğendi.
__________________
Koyun beni hak aşkına yanayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan

Konu cem24d tarafından (24.08.11 Saat 17:23 ) değiştirilmiştir.
cem24d isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Alevilik-Bektaşilikte Tasavvuf İlmi alevi-veysel Alevilik ve Aleviler /Ana Forum 1 16.12.11 18:55
Şah İsmaİl Şİİ mİ, alevİ mİ? jetlii11 Pir Yolu Haber Merkezi 0 22.10.11 22:19
Alevİ ÖrgÜtlerİ neyİ paylaŞamiyor gencalevi Alevi Konser - Alevi Dernek Etkinlikleri 0 06.03.11 01:32
Sünni Bİr İnsan ALEVİ Olabilirmi? Alevi Sorularla Alevi'lik 6 06.01.11 23:23
Tasavvuf Terimler Sözlüğü Alevi Alevi Kültürü 0 05.09.09 01:05




Satılık pomeranian Pomeranian Boo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2