Sponsor Reklamlar


Alevi Müslümanlar (Nusayriler - Arap Alevileri)

 Alevilik ve Aleviler /Ana Forum Katagorisinde ve  Alevi Nedir ? Alevi Tarihi... Forumunda Bulunan  Alevi Müslümanlar (Nusayriler - Arap Alevileri) Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...


 
Seçenekler
Alt 26.02.11   #1
Aleviyyun
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Feb 2011
Nereden: Hatay
Yaş: 32
Mesajlar: 64
Rep Puani : 10
Standart Alevi Müslümanlar (Nusayriler - Arap Alevileri)


ALEVİ MÜSLÜMANLAR (NUSAYRİLER - ARAP ALEVİLERİ)

ALEVİLİK NEDİR?
Alevilik; Kaynağını Kuran’dan alan, Hz. Muhammed’in (s.a.a.v.) hadisleri ve Ehlibeyt imamlarının (a.s.) öğretileriyle şekillenen İslam’ın özüdür, sırat-ı müstakimdir. Yani doğru ve hak olan yoldur.

Alevilik, Hz. Ali’nin (a.s.) taraftarı (Şiası) olmak demektir. Onun taraftarı olmak demek Hz. Muhammed’in (s.a.a.v.) taraftarı olmak demektir; yani Allah’ın taraftarı olmak demektir. Hz. Muhammed (s.a.a.v.) hadis-i şerifte “Her kim Ali’yi severse, beni sevmiş olur; beni seven de Allah’ı sevmiş olur. Ali’ye kim düşmanlık ederse bana düşmanlık etmiş olur.” diye buyurmaktadır. Kur’an, Allah’ın (c.c.) kelamı; Hz. Muhammed (s.a.a.v.) Kuran’ın dili, Hz. Ali (a.s.) de konuşan Kuran’dır. Hadis-i şerifte; “Kuran Ali’yle, Ali de Kur’an’la beraberdir. Kıyamet Günü’ne kadar birbirlerinden ayrılmayacaklardır.” diye buyrulmaktadır. Hz. Ali (a.s.) Sıffin’de bir hutbesinde “Konuşan Kur’an benim.” diye buyurmuştur. Kısaca Kur’an, Hz. Muhammed (s.a.a.v.) ve Hz. Ali (Ehlibeyt) (a.s) birbirini destekleyen, insanın doğru yolda yürümesini sağlayan ana kaynaklardır. Alevilik bu kaynaklara dayandığından hak yoldur.

Hz. Muhammed (s.a.a.v.) amcasının oğlu ve damadı olan Hz. Ali’yi (a.s.) çok severdi ve Hz. Ali, kendisine en yakın kişiydi. Tebük Seferi’ne çıktığında Hz. Ali’yi kendi yerine Medine’de vekil olarak bırakması ona olan güveninin bir göstergesidir.

Hz. Peygamberin Hz. Ali’ye olan sevgi ve güvenini belirleyen birçok hadisi vardır. “Ali bedenimde baş gibidir.” ... “Her nebi için bir vasi ve varis vardır, Ali de benim vasiyyim ve varisimdir.” Gadir-i Hum’da; “Ben kimin mevlası isem Ali de onun mevlasıdır.” gibi hadislerle Hz. Ali’yi kendisinden sonra vasi olarak tayin etmiştir. Nusayriler, Hz. Muhammed’in (s.a.a.v.) vasiyetini dinlediği ve ona uyduğu için ALEVİDİR.

“Alevilik” Hz. Ali’ye bağlılıktır, Hz. Ali’nin yandaşı olmaktır, Hz. Ali’yi sevmektir, Hz. Ali’yi yüceltmektir. Çünkü Alevilik; Hz. Muhammed’in Hz. Ali’ye olan sevgi, bağlılık ve telkinleriyle oluştu. İslam diniyle beraber Aleviliğin tohumları ekildi. İsim “Müslümanlık” kimlik “ALEVİLİK” olduğu için Aleviyiz.

Aşağıda yazılanlar okunduğunda neden Alevi olduğumuz daha iyi anlaşılacaktır:
“Selman El Farisi” dedi ki: Resûlullah (s.a.a.v.) imam Ali’ye hitaben : “Bu vasim sırrımın yeri ve terk ettikle-rimin en hayırlısıdır.”
(Mizanul-itidal, 1/635)
“Hz. Muhammed (s.a.a.v.) Hz. Fatıma’ya: “Senin kocan dünya ve ahirette seyyiddir. Kendisi ashabım içinde İslam’a ilk gelendir. Âlem içinde en fazla ilme sahip olan ve âlem içinde en kuvvetli hilme sahip olandır.”
(El-istiab,1099 El istiab.1091)

Bir hadisinde (s.a.a.v.); “Dünya ve ahirette bayrağımı Ali taşıyacaktır.” demiştir.

İbni Abbas diyor ki:
“Ali’nin dört özelliği var ki, başkasında yoktur:
1- Kendisi Acem ve Araptan önce Resûlullah (s.a.a.v.) ile ilk namaz kılandır.
2- Her çarpışmada peygamberin (s.a.a.v.) bayrağı onun elindeydi.
3- Başkaları Peygamberi (s.a.a.v.) terk edip kaçtıklarında ancak kendisi sebat edip Peygamber’in yanında kalmıştı.
4- Kendisi Resûlullahı (s.a.a.v.) vefatından sonra yıkayıp kabrine defnedendir.”
(El-istiab, 3/1090)

Selman-ı Farisi diyor ki: Resûlullah (s.a.a.v.) şöyle buyurdu: “Ümmetimden Kevser Havuzu’nun başında bana ilk erişecek olan Ali bin ebi Talip’tir.”
(El istiab.1091)

Hz. Ali’nin bu yüce konumu ile Hz. Peygamberin bu hadisleri, Müslüman insanın "Alevi" olması için yeterlidir. Hz. Muhammed tarafından Hz. Ali’nin bu kadar yüceltildiğini gören ve Hz. Ali’nin faziletlerine şahit olan samimi Müslümanlar "Alevi" ismini aldı.

Muhammed ibn-i Nusayr'in isminden türeyen Nusayri sözcüğünün kendileri için kullanılmasını istemediklerinden Türkiye'de genelde "Arap Alevisi" denir. Nusayri ismini kullanmak istememelerinin sebebi Muhammed ibn-i Nusayr'in sadece Ehl-i Beyt öğretisini yaymış olmasıdır, yani mezhep kurmamıştır.

Anadolu Aleviliği (Bektaşilik) ile benzer yönü sadece Kur'an-ı Kerim ve Ehl-i Beyt sevgisidir. Caferiyye Şiiliği ile itikadi yönden benzemektedir.

Mezhebin kurucusu ve Muhammed ibn-i Nusayr'in isminden türeyen Nusayri tanımlaması kullanılmaktadır. Ancak, Nusayrilere göre Muhammed bin Nusayr mezhep kurucusu değil, sadece 11. İmam Hasan El Askeri'nin öğrencisi ve Ehlibeyt öğretisini yayan kişidir.
11. İmam Hasan El Askeri'nin öğrencisi Muhammed bin Nusayr'ı (ö. 883) otorite kabul ettikleri için bu adı alırlar. Ancak Nusayriler bu ismi kendileri için asla kullanmazlar.

Dil
Anadilleri Arapçadır. Yaşlı nesil hâlâ Arapça konuşmaktadır.
Türkiye'de ise Hatay'ın katılmasından (1939) sonra doğmuş olan daha genç nesil tarafından Türkçe konuşulmaktadır.
Bugün Arapça ile Türkçenin bir karışımı konuşulur.


İNANÇ VE İTİKAT
Din: Semavi dinlerin sonuncusu ve en mükemmeli, yüce Allah’ın kullarına hidayet için gönderdiği son Peygamber Hz. Muhammed’in (s.a.a.v) bildirdiği "İSLAM" dır. "Allah’ın yanında din İSLAM'dır” (Ali İmran 19), “Kim İslam’dan başka bir din ararsa onun dini asla kabul olunmayacak. O, ahirette kaybedenlerden olacaktır.” (Ali İmran 85)
İslam: İki şahadete ikrar etmektir. “Eşhedü enla ilahe illellah ve eşhedu enne Muhammeden Resûlullah” demek ve Hz. Peygamber’e (s.a.a.v), Yüce Allah tarafından emredileni tatbik etmektir.
İman: Yüce Alah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, ölümden sonra tekrar dirilmeye, Allah’tan başka ilah olmadığına ve Hz. Muhammed’in Allah’ın resulü olduğuna kayıtsız şartsız inanmaktır.
Bunun yanında Nusayrilerin inancında usul beştir. Tevhid, adalet, peygamberlik, imamet ve dirilmedir.

Bunları tahmin ve taklitle değil; delillerle, Kur’an-ı Kerim, Hz. Peygamber ve Ehlibeyt'in hadisleriyle bilmek gerekir.
1-Tevhid: Nusayrilerin İnancında, bütün âlemi Allah yaratmıştır. Allah yalnız ve tektir, ortağı yoktur. “Onun hiçbir benzeri yoktur. Hem o işitir ve görür.” (Şura 11) Kur’an-ı Kerim’de Hz. Peygamberine: “Deki; O Allah birdir. Ululuk onda nihayet bulmuştur. Doğmamış, doğurulmamıştır. Onun hiçbir eşi de yoktur.”(İhlas Suresi)
2- Adalet: Yüce Allah âdildir, hiç kimseye zulüm etmez. “Senin Rabbin hiçbir yerde zulüm etmez.” (Kehf 49) Adaletinin ispatı için de insanlara yalnız ıslahları için emir verir, kötülüklere uğramamaları için de yasak koyar “Her kim iyi iş işlerse kendisi için işler, her kim kötülük yaparsa yine kendine eder, Rabbin kulları hakkında asla zalim değildir.”(Fussilet 46)
3- Peygamberlik: Nusayri inancında, yüce Allah, lütuf ve adaletinden doğru yoldan sapmamaları için kullarına peygamberler gönderdi. Peygamberlerin ilki Hz. Adem’dir. Sonuncusu da Abdullah oğlu Hz. Muhammed’dir.
4- İmamet: İnsanların maslahatları için yüce Allah imamlara ilahî bir makam verdi. Her bir Peygamber vefatından önce kendisine bir vasi tayin etti. Peygamberlerin sonuncusu olan peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a.v) kendisi için on iki vasi tayin etti. “Benden sonra 12 halife olacaktır, hepsi Kureyşten dir.”
(Sahihi Buhari 8/105 Sahihi Müslim 3/1452)
Bu imamlar, Peygamberin ümmetine bıraktığı dinî hükümlerin değiştirilmesini ve usulleriyle oynanmasını önlemek için yüce Allah’ın emriyle makam aldı. Yüce Allah İmamları tıpkı peygamberler gibi, insanların kendilerine inanmaları ve tutunmaları için yanılmaktan, hata yapmaktan ve günah işlemekten masum kıldı ve inanırız ki; son zamanda son imam Muhammed el-Mehdi gelecek ve dünyayı nasıl zulüm ve çirkinliklerle dolduysa, adalet ve merhametle dolduracaktır.
5- Mead (Dirilme): Yüce Allah iyilik yapanı iyilikle mükâfatlandırıp, kötülük yapanı da kötülükle cezalandırması için insanları kabirden kaldıracaktır. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de kıyamet gelecektir. Onun kopmasında şüphe götürecek hiçbir şey yoktur. Allah kabirdekileri kaldıracaktır.” (Hac 7)
Yine Kur’an-ı Kerim’de; "Her kim zerre ağırlığında hayır işlerse onu görecek, zerre ağırlığında şer işleyen de onu görecektir.” (Zilzel 7-8)
Nusayrilerin, Kur’an-ı Kerim’de geçen her kelime ve ayete inancı tamdır. “Ey Rabbimiz! Bize indirdiğin kitaba inandık, Resule de uyduk, bu hâlde bizi şahitler ile beraber yaz.” ( Ali İmran 53)

Bu beş madde altında topladığımız ana din usulünde filizler (furu-uddiyn) de vardır. Bunlar;

1- Namaz Kılmak: Günde beş vakit namaz kılmaktır. Vakitleri; öğle, ikindi, akşam, yatsı ve sabahtır.
Bu beş vaktin farz rekâtları on yedidir. Yolculuk ve zaruretler de dört rekâtlı namazlar, iki rekât olarak kılınabilir. İsteğe bağlı rekâtlar ise otuz dörttür. Bunlar (Nafile) sünnettir.

2-Oruç Tutmak: Her yıl mübarek Ramazan ayında Kur’an-ı Kerim’in emrettiği şekilde otuz gün oruç tutmaktır.

3- Zekât Vermek: Yılda bir defaya mahsus her kişi malının zekâtını ehline vermesidir. Miktarı gelirinin yüzde beşidir.

4- Hacca Gitmek: İmkânlar çerçevesinde maddî, manevî ve yol emniyeti olması durumunda ömürde bir defa Mekke’ye gidip Beytullahıl Haram’ı ziyaret ve tavaf etmektir.

5- Cihad: İslam dinini müdafaa etmek, bilmek, öğrenmek, öğretmek ve peygamberlerin izini takip etmektir.

6- Marufa Emir (El-emru bil maruf): Her Müslüman kadın-erkek kendi hükmünde olabilecek Müslümanları (ailesi ve yakınları) iyi ve hayırlı işler görmeye davet etmektir.

7- Münkerlere Yasak (En-nehy anil münker): İnsanları kötü işlerden alıkoymak, haramdan sakınmaya davet etmektir.

8- Elvela (Tevella): Yüce Allah’ın tek olduğuna, Hz. Muhammed’in (s.a.a.v) onun peygamberi olduğuna inanmak ve Ehlibeyt imamlarına velayet (bağlılık) etmek ve velayet edenine de veli (kardeşlik) olmaktır. Hz. Muhammed (s.a.a.v); “Mümine vazife olan şey Allah’ın velisini bilip ona velayet etmek, düşmanını bilip de düşmanlık etmektir” buyurmuştur.

9- El-bera (Teberra): Yüce Allah’a, Allah’ın Peygamberine, Peygamberinin Ehlibeytine ve imamlara düşmanlık eden herkesi düşman bilmek ve benliğimizi onlardan arındırmaktır.

Yukarıda yazdığımız gibi dine olan itikadımız Allah’ın kitabı Kur’an-ı Kerim’de geçtiği gibidir. Kur’an-ı Kerim Allah’ın kelamıdır. “Ona ne önünden, ne de ardından batıl gelemez. O, hüküm ve hikmet sahibi, övülmeye layık olan Allah tarafından indirilmiştir.” (Fussılet 42)

İSLAMIN ŞARTLARI
Hz. Peygamberimizin hadislerinde Hz. Ali’nin şiası (taraftarı) olarak adlandırılmışız. Hz. Muhammed’den (s.a.a.v.) sonra “Alevi” ismi Hz. Ali’nin yandaşlarına (Şiası) verildi. İslam’ı sevenler İslam’ın şartlarını Hz. Ali ile yerine getirmekten büyük haz duymuşlardır. Hz. Ali, Hz. Peygamberden sonra İslam’ın kurallarını hatasız şekilde yaymıştır. Birçok rivayette İslam’ı sevenler namaz kılmayı Hz. Ali’den öğrenmek istemişlerdir. Namaz kılmaktan zevk almak isteyenler de Hz. Ali ile namaz kılmışlardır. Yüce Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de Müslümanlara farz kıldığı ve tediyesini emrettiği vecibelere ‘İslam’ın Şartları’ denmiştir. Bu İslamî şartlar beştir.
Aşağıda gösterilen farzlar birinin edası durumunda, eda eden kişinin Müslüman olduğuna işaret eden şartlardır.

İSLAMIN BEŞ ŞARTI
Bu beş farizadan birini veya hepsini ancak Müslüman olan biri eda eder.

1- Kelime-i şahadet getirmek
2- Namaz kılmak
3- Oruç tutmak
4- Hacca gitmek
5- Zekât vermek

1-Kelime-i şahadet: “Eşhedü enla ilahe illellah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve resulühü ” (“Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in onun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik ederim”)

2-Namaz kılmak: Yüce Allah’ın farz kıldığı İslam’ın şartlarının en önemlisidir. Hz. Muhammed’le (s.a.a.v) ilk namaz kılan Hz. Ali’dir. Kur’an-ı Kerim’de “Namazı dosdoğru kılın, zekat verin, rüku edenler ile beraber rüku edin” (El bakara, 43) der. Ve Kur’an-ı Kerim’de namaza işaret eden ayetler elliden fazladır. Aşağıda namaz kılma şekli gösterilecektir.

3-Oruç tutmak: Yüce Allah’ın farz kıldığı İslam’ın şartlarından biridir. Ramazan ayında oruç tutmak Kur’an-ı Kerim’de: “Ey iman edenler! Sizden evvelkilere oruç nasıl farz edilmiş ise maziden sakınasınız diye size de öyle farz kılındı.” (El barka 183.) Oruç, Bakara suresinin 185-187. ayetlerinde de zikredilmektedir.

4 - Hacca gitmek: Yüce Allah’ın ömürde bir defa maddi ve manevi gücü olana farz kıldığı İslam’ın şartlarından biridir. Kur’an-ı Kerim’de “Hac” İbadeti için Ali İmran suresinin 97. Ayetinde “Onda apaçık işaretler ve İbrahim'in makamı vardır. Oraya giren güvenlikte olur. Hac için bir yol bulabilenin Beyti ziyaret etmesi ise, Allah'ın insanlar üzerindeki hakkıdır. İnkâr edenlere gelince, Allah'ın âlemlerde hiçbir şeye ihtiyacı yoktur.” diye buyurmaktadır. Kur’an-ı Kerim’de “Hac” konusunda ondan fazla ayet vardır.

5 - Zekât vermek: Yüce Allah’ın farz kıldığı İslam’ın bir şartıdır. Müslüman’ın malından gelirinin yüzde beşini zekât vermesidir. Kur’an-ı Kerim’de: “Namazı dosdoğru kılın, zekât verin, nefsiniz için evvelce ne hayır gönderirseniz onu da Allah’ın yanında bulursunuz.” (El bakara 110) Kur’an-ı Kerim’de zekâtla ilgili yirmi beşten fazla ayet vardır. Burada İslam’ın beş farzı özetle zikredilmiştir.

Şunu bilmek gerekir ki, Aleviler Müslüman’dır. Alevilikleri ise Hz. Ali’ye yandaşlıkları, taraftarlıkları ve sevgileridir. İmam Hz. Ali, Hz. Peygamberin amcasının oğlu, damadı ve vasisidir. İlk iman eden ve Müslüman olan kişidir.
Rabbimiz Allah’tır. Peygamberimiz Hz. Muhammed’dir. İmamımız Emiyrül Müminin Ali Bin Ebi Talip’tir. İslam dinine zıt olan bütün dinlerden aklanırız. Dini hükümleri İslam Dini Anayasa’sı olan Allah’ın Kitabı Kur’an-ı Kerim, sünneti nebevi ve Ehlibeyt imamlarının rehberliğinde öğrenir ve uygularız.
Müslüman Alevi olarak adlandırılan bizlerin itikadı budur. Alevi kardeşimiz bu bilgiler ışığında büyümüştür. Bizleri daha farklı görenlerin basiretleri bizleri bu şekilde görmekle açılacak ve bizi yanlış tanıyan gözlerin önünden bizi kapatan perdeler açılacaktır.
Bu bilgiler bizim gerçek kimliğimizi göstermektedir. Bu deyimler asıl inancımızı anlatmaktadır. Bin dört yüz yıldır doğrularla haykıran bu Alevilerin sesi duyulmadı. Kendilerini tanıttılarsa da onları duymak istemeyenler duymadı.
“İnsanlar bilmediklerinin düşmanıdır.” hadis-i şerifi insanların birbirlerini anlayamadıkları ve tanıyamadıkları için söylendiğine işarettir.
Yüce Allah bizleri en doğru ve gerçek yola hidayet etmiştir. Bu doğru yolda dünyanın en kutsal inancına, İslam’ın özüne sahip olmakla onurlandırıldık. Çünkü İnsanlığın en kutsal inancını en yüce kaynaklardan öğrendik. Yüce Allah’ın hidayetiyle Hz. Muhammed’in sünnetiyle, Ehlibeytin rehberliğiyle, Müslümanlığın temelinde Aleviliğimizle ne kadar övünsek azdır. Bu kutsal inanca mensup olmakla dünyanın en mesut ve huzurlu kulları olarak ahirette sevinecek ve bahtiyar olacağız. Yüce Allah’ın ve Peygamberinin emrettiği şekliyle Ehlibeyt ipine sımsıkı tutunmaya ve Aleviliğimizin gereklerini yerine getirmeye yüce Allah bizi muvaffak etsin.
Allah’ın rahmeti; Hakkı görüp Hakka tapanlara olsun.

ALLAH BİZLERİ EHLİBEYT YOLUNDAN AYIRMASIN...
Sponsor Reklamlar

Alevi, ^çirkin^-^kral^ ve cangibi62 bunu beğendiler.
Aleviyyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 27.02.11   #2
cangibi62
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Feb 2011
Nereden: gurbetten
Mesajlar: 838
Rep Puani : 30
Standart Cevap: Alevi Müslümanlar (Nusayriler - Arap Alevileri)


can benim size bi sorum var

benim bildigim nusari alevileri Hz ALIn cok ama cok fazla önemsedikleridir...ve namazlarinin gizli SIR olarak yansitmalaridir...

salla dedikleri niyaz dua neden bu kadar gizli yapildigina dair bilginiz varmi?

simdiden tsk ederim
Sponsor Reklamlar

^çirkin^-^kral^ ve Pir Mehmet bunu beğendiler.
__________________
'Şerefle bitirilmesi gereken en asil görev, hayattır.
Bir lokma ekmek için şerefini çiğnetmeye...
Bir anlık eğlence için servetini tüketmeye...
Bir zamanlık mevkii için el ayak öpmeye...
Günlük menfaatler için onurunu terketmeye...
Bir kısım insanlara kızıp tüm insanlara düşman olmaya
Değmez bu hayat.........
cangibi62 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 27.02.11   #3
Aleviyyun
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Feb 2011
Nereden: Hatay
Yaş: 32
Mesajlar: 64
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Alevi Müslümanlar (Nusayriler - Arap Alevileri)


candan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
can benim size bi sorum var

benim bildigim nusari alevileri Hz ALIn cok ama cok fazla önemsedikleridir...ve namazlarinin gizli SIR olarak yansitmalaridir...

salla dedikleri niyaz dua neden bu kadar gizli yapildigina dair bilginiz varmi?

simdiden tsk ederim

Hz. Ali (a.s) bizim için önemlidir. Hz. Ali (a.s), Peygamber efendimizin (s.a.a.v) vasisi, ümmetin hak halifesi ve imamıdır.
Sır dediğiniz şey Nusayrilerde (Arap Alevilerinde) zikir ibadetidir ve neden gizli yapıldığına dair de bilgim var. Bu ibadet şekli (zikir) Allah'la kul arasındadır ve bu yüzden gizli yapılır.


Zikir ibadeti hakkında da sizlere kısaca bilgi vereyim.

ZİKİR İBADETİ
Hz. Ali (a.s)’yi tüm Alevilerin iyi tanıması gerekmektedir. Resulullah (s.a.a.v): “Ali’yi zikretmek (anmak) ibadettir.” dediği gibi biz de Hz. Ali (a.s)’yi tanıyarak, onu araştırarak bu ibadetimizin bir bölümünü yerine getirebiliriz.(1) Zaten biz Aleviler, Hz. Ali’yi zikretmenin ibadet olduğuna inandığımız ve cemlerimizde (dini toplantılarda) Hz. Ali’yi andığımız için türlü türlü iftiralara uğradık. Halbuki biz Aleviler, sadece Peygamberin hadislerine inanıp o hadislerde söyleneni uyguladık. Cabir b. Abdullah-i Ensari, Resulullah (s.a.a.v)’tan şöyle nakletmiştir; “Meclislerinizi, Ali b. Ebu Talip’i zikretmekle (anmakla) süsleyin.” Biz de meclislerimizi Hz. Ali (a.s)’nin zikriyle süsledik. Bu bazı inançlara ağır gelebilir; ama unutmayalım ki Kur’an-ı kerim’e aykırı bir inanç değil. “Bilmediklerinizi zikir ehline sorunuz.” (Nahl Süresi 43. ayet – Enbiya Süresi 7. Ayet)

Cabir El-Cufi dedi ki: “Bilmediklerinizi zikir ehline sorunuz.” ayeti indiğinde Hz. Ali (a.s) şöyle buyurdu: “ Zikir ehli biziz.” Zikir ehli derken, zikir edilenler, zikirde anılanlar demek istediğini her halde herkes anlamıştır. Hz. Ali ve Ehli Beyt’i anarak biz meclislerimizi süsledik. Bu inancımız bazı kişiler tarafından başka manalara çekilmeye çalışıldı ya da eleştirildi. Hz. Ali’yi zikretmemiz garip olsaydı, Allah (c.c) ayette okuduğumuz gibi Ehli Beyt’e zikir ehli demezdi. Ehli beyt bizim gibi beşer varlıklar olmadıklarına göre zikirlerinin ibadet olması garip değildir. Unutmayın ki zikir bir ibadet şeklidir. Hac da bir nevi ibadet şeklidir. İnsanlar Kâbe’yi ziyaret ederek hac ibadetini yerine getiriyorlarsa, biz Hz. Ali’yi zikrederek bir nevi bir ibadet şeklini yerine getiriyoruz. Ayrıca Hz. Ali’nin Kâbe ile aynı menzilede olduğunu düşündüğümüzde (2) bu ibadet şekli insanların garibine gitmesin. İmam Cafer-i Es-sadık, babası ve dedelerinden, İmam Hz. Ali’den naklen, Resulullah bir grup ashabına şöyle buyurdu: “Allah-u Teala, kardeşim Ali’ye sayılmayacak kadar çok faziletler vermiştir. Kim onun faziletlerinden birini, ona ikrar ettiği halde zikrederse, Allah onun geçmişte ve son zamanda işlediği günahlarını bağışlar. Kim onun faziletlerinden birini yazarsa, melekler sürekli olarak o yazıdan bir eser kaldıkça ona mağrifet dilerler. Kim onun bir faziletini dinlerse, Allah onun işitmek yoluyla işlediği günahlarını bağışlar. Kim onun faziletlerini içeren bir kitaba bakarsa, Allah onun bakmak yoluyla işlediği günahlarını bağışlar. Ali bin Ebu Talip’e bakmak ve onu zikretmek ibadettir, bir kulun imanı onun velayetini kabul edip ve onun düşmanlarından uzaklaşmasıyla kabul olur.” Bu hadisten sonra Alevilerin Hz. Ali’yi zikretmeleri gayet normal karşılanmalıdır.

______________________________________________

Dipnotlar:
(1) Geçmişte ve günümüzde bu zikir nedeniyle Alevilere ne yazık ki çok ağır iftiralar atılmıştır. Yanlış anlaşılmaya mahal vermemek için bu açıklamayı yapmayı uygun gördüm. Alevilerdeki zikir sadece Hz. Ali (a.s) ile sınırlı değildir. Allah (c.c) bu zikir inancının başında gelir. Ardından peygamber ve 12 imamlar gelir.
(2) Resulullah (s.a.a.v) Hz Ali’ye hitaben şöyle buyurdu: “Ey Ali, sen Kâbe menzilindesin. Sana gelirler, sen gitmezsin.”
Sponsor Reklamlar

^çirkin^-^kral^ ve cangibi62 bunu beğendiler.

Konu Aleviyyun tarafından (27.02.11 Saat 16:34 ) değiştirilmiştir.
Aleviyyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 05.03.11   #4
Aleviyyun
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Feb 2011
Nereden: Hatay
Yaş: 32
Mesajlar: 64
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Alevi Müslümanlar (Nusayriler - Arap Alevileri)


Alevi İslam inancı, bilgisi, Hz. Muhammed tarafından vasiyet edilen Kuran-ı Kerim ve Ehli Beyt'e dayanmaktadır.

Ehli Beyt'in 12 imamları tarafından aktarılan Hz. Muhammed'in hadisleri ışığı altında yol alınır.

İslam dini Ehli Beyt'in velayetidir. Alevi İslam bilgisinin özü, marifet ve hakikattir. Merkezinde insan sevgisi ve değeri yer alır. Zulme ve zalimlere karşıdır. İlme, Adalete, sevgiye, güzelliğe, kardeşliğe, beraberliğe, paylaşmaya, dayanışmaya, yardımlaşmaya, hoşgörüye ve geri kalan tüm iyi değerlere, sıfatlara bağlıdır.

Hz. Muhammed , Allah’ın selamı ona ve tertemiz Ehli Beytine olsun, buyurdu ki:
“ İçinizde değeri biçilmez iki emanet bırakıyorum. Allah’ın kitabını (Kur'an-ı Kerim) ve zürriyetim olan Ehli Beytimi. İkisine tutunursanız asla doğru yoldan çıkmıyacaksınız. İkisi kıyamet gününe kadar, (kevser) havuzun başucunda bana varana dek asla birbirinden ayrılmıyacaklar. Ehli Beytime karşı tutumunuzdan dolayı Allah’ın azabını hatırlatıyorum, Ehli Beytime karşı tutumunuzdan dolayı Allah’ın azabını hatırlatıyorum, Ehli Beytime karşı tutumunuzdan dolayı Allah’ın azabını hatırlatıyorum !!!”


Hz. Muhammed , Allah’ın selamı ona ve tertemiz Ehli Beytine olsun, buyurdu ki:
“ Ehli Beytim içinizde Nuh (aleyhisselam)'un gemisi gibidir. Gemiye binen kurtulur ve gemiye binmeyen boğulur, ölür !!!”


Hz. Muhammed, Allah’ın selamı ona ve tertemiz Ehli Beytine olsun, buyurdu ki:
“ Ehli Beytim, İsrailoğulları’nın selamet kapısı gibidir. Her kim o kapıdan içeri geçerse mümin olur ve her kim dışında kalırsa kafir olur.”


Hz. Muhammed, Allah’ın selamı ona ve tertemiz Ehli Beytine olsun, buyurdu ki:
“ Âl-i Muhammed’e salavat (dua) edilmeden yapılan dualar kabul olmaz !!!”

Hz. Muhammed, Allah’ın selamı ona ve tertemiz Ehli Beytine olsun, abasının (hırkasının) altına Hz. Ali, Hz. Fatime, Hz. Hasan ve Hz. Huseyin’i alarak şöyle buyurdu:
“ Ey Allah’ım ! Bunlar benim Ehli Beytim ve seçkinlerimdir. Onlardan her türlü pisliği gider ve onları tertemiz kıl !!!”



Peygamberin ebedi aleme göç etmesinden sonra İslam ümmeti iki kısma ayrıldı. Birincisi peygamberin yerine Gadir Hum günü halife olarak bıraktığı Hz. Ali (a.s)'ye tabi olan Aleviler, diğer kesim ise Gadir Hum günü peygamberin emrini hiçe sayarak sözlerinde durmayıp başka halife seçenler.
Hz. Ali (a.s)'nin yolunda giden onu peygamberden sonra imam, vasi, halife bilen Müslümanlara, "Hz. Ali (a.s)'nin taraftarı" ve ya "Aleviler" denir. Alevilik Hz. Muhammed (s.a.a.v)'ten sonra ortaya çıkan bir mezhep değildir. Alevilik İslam'ın özüdür, bu yüzden Aleviler kendilerini mezhep olarak kabul etmezler.
Hz. Ali (a.s)'nin yolundan giden, onu seven, ona ve Ehl-i Beyt'e tabi olan, Kur'an-ı Kerim'in emirlerini yerine getiren herkes Hz. Ali (a.s)'nin taraftarıdır yani Alevidir.
Alevi olabilmek için bir Alevi ailesinin yanında doğmak yeterli değildir. Hz. Ali (a.s)'nin velayeti altında oılmak ve onun imametini kabul edip on iki imama yani Ehl-i Beyt'e tabi olmak gerekir.
Alevilik, iman, amel ve ahlak temellerine dayanır. Bu nedenle Alevilikte dinden bağımsız bir ahlaktan bahsedemeyiz. Alevilik ahlakı vahye dayanmaktadır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a.v)'e inen Kur'an-ı Kerim bizlere bu ahlakı anlatmaktadır. Buna göre ahlakın temel prensiplerinin Allah (c.c) tarafından belirlendiği anlaşılmaktadır. Alevi inancının en önemli gayeside insanın ahlaki açıdan olgunlaşmasını sağlamaktır. Nitekim Allah'ın, peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a.v)'i göndermesinin sebebi ahlakı tamamlamaktır. Bunu Peygamberin bu hadisinden anlamaktayız:"ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim."

Allah'ın en sevgili kulları ahlaklı olanlardır. Bunu Peygamberimizin, bir soruya verdiği yanıttan anlamaktayız: "Allah katında en sevgili kullar kimlerdir?" diye sorduklarında, "ahlakı en güzel olandır." diye buyurmuştur. Peygamberin güzel ahlakı tamamlamak amacıyla Allah (c.c) tarafından gönderildiğini söyledik. Güzel ahlak Kur'an-ı Kerim'de bize tebliğ edilen ahlaktır.
Sponsor Reklamlar

^çirkin^-^kral^ ve cangibi62 bunu beğendiler.
Aleviyyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 06.03.11   #5
profet
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jan 2010
Nereden: Almanya
Mesajlar: 264
Rep Puani : 11
Standart Cevap: NUSAYRILIK KONUSUNDA ÜC ADET AKADEMIK CALISMA


Degerli dostlar Nusayrilik konusunda sagidaki linklerden Nusayrilik konusundaki 3 adet akademik calismayi indirebilirsiniz, ilk link haric diger linklerdeki calismalari indirmek icin siteye üye olup bir adet mesaj atmaniz yeterlidir.


1. TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANKARA ÜNİVERSİTESİ
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ
SOSYOLOJİ
ANABİLİM DALI
KENTSEL DİNAMİKLER ve
KAMUSAL ALAN FARKLILAŞMASI:
ADANA NUSAYRİLERİ

Doktora Tezi
İnan Keser
Ankara-2006

http://www.yaprakfirtinasi.com/Konu-...hlight=nusayri



2. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Antropoloji Anabilim Dalı
NUSAYRİ KİMLİĞİNİN OLUŞUMUNDA SİYASAL KATILIM,
TERCİHLERİN ETKİSİ VE PARTİLERİN ROLÜ: HATAY ÖRNEĞİ

Erdinç Kineşçi
Yüksek Lisans Tezi
Ankara, 2010

http://www.yaprakfirtinasi.com/Konu-...hlight=nusayri

3. NUSAYRI ETNIK KIMLIGININ SIMGESEL OLUSUMU
TARIK ÖZBEK
MUSTAFA KEMAL ÜNIVERSITESI
SOSYAL BILIMLER ENSTITÜSÜ
Lisansüstü Ögretim Yönetmeliginin Antropoloji Anabilim Dalı için
Öngördügü YÜKSEK LISANS TEZI Olarak Hazırlanmıstır.
HATAY
KASIM - 2006

http://www.yaprakfirtinasi.com/Konu-...hlight=nusayri
Sponsor Reklamlar

^çirkin^-^kral^ bunu beğendi.

Konu profet tarafından (06.03.11 Saat 14:58 ) değiştirilmiştir.
profet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 07.03.11   #6
Aleviyyun
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Feb 2011
Nereden: Hatay
Yaş: 32
Mesajlar: 64
Rep Puani : 10
Standart Cevap: NUSAYRILIK KONUSUNDA ÜC ADET AKADEMIK CALISMA


profet Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Degerli dostlar Nusayrilik konusunda sagidaki linklerden Nusayrilik konusundaki 3 adet akademik calismayi indirebilirsiniz, ilk link haric diger linklerdeki calismalari indirmek icin siteye üye olup bir adet mesaj atmaniz yeterlidir.


1. TÜRKİYE CUMHURİYETİ
ANKARA ÜNİVERSİTESİ
SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ
SOSYOLOJİ
ANABİLİM DALI
KENTSEL DİNAMİKLER ve
KAMUSAL ALAN FARKLILAŞMASI:
ADANA NUSAYRİLERİ
Doktora Tezi
İnan Keser
Ankara-2006

http://www.yaprakfirtinasi.com/Konu-...hlight=nusayri



2. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü
Antropoloji Anabilim Dalı
NUSAYRİ KİMLİĞİNİN OLUŞUMUNDA SİYASAL KATILIM,
TERCİHLERİN ETKİSİ VE PARTİLERİN ROLÜ: HATAY ÖRNEĞİ
Erdinç Kineşçi
Yüksek Lisans Tezi
Ankara, 2010

http://www.yaprakfirtinasi.com/Konu-...hlight=nusayri

3. NUSAYRI ETNIK KIMLIGININ SIMGESEL OLUSUMU
TARIK ÖZBEK
MUSTAFA KEMAL ÜNIVERSITESI
SOSYAL BILIMLER ENSTITÜSÜ
Lisansüstü Ögretim Yönetmeliginin Antropoloji Anabilim Dalı için
Öngördügü YÜKSEK LISANS TEZI Olarak Hazırlanmıstır.
HATAY
KASIM - 2006

http://www.yaprakfirtinasi.com/Konu-...hlight=nusayri

Ben Nusayriyim (Arap Alevisiyim)...
Bu akademik dediğiniz çalışmaların hiçbiri Nusayrilik hakkında doğru bilgi vermemektedir.
Bu çalışma Nusayri Alevilere yöneltilmiş itham ve töhmetten başka bir şey değildir.

profet can, yanlış yerden araştırma yapmışsınız.
Doğru yerden araştırmanız için, size Alevi Müslümanların (Arap Alevilerinin - Nusayrilerin) kurmuş olduğu bir derneğin internet adresini vereceğim.

www.akadnet.com

İnanç ve itikadımızı öğrenmek içinde;

http://www.akadnet.com/inanc_ve_ibadetlerimiz.doc

adresini tıklayabilirsiniz.

Derneğin adı da, AKAD (Alevi Kültürünü Araştırma Derneği) HATAY / İskenderun

Saygılar...

* * *

AKAD (Alevi Kültürünü Araştırma Derneği)
AKAD ihtiyaçtan doğmuş bir kuruluştur. Yetmiş milyon insanın yaşadığı ülkemizde bir BUÇUK milyon nüfusla bizler o kadar ilgi çekiyorduk ki, bir çok yazar, ve Araştırmacı gazeteci / televizyoncu bizi konu olarak seçip Sosyolog aylar, hatta yıllar süren çabalarla tanımlamaya çalıştılar. Bu çabalar neticesinde bize Fellah, Arap Uşağı denildi, Nusayri denildi, Arap Alevileri denildi. Bunlar da yetmedi, bize Eti Türkleri diyenler de oldu, Haçlı Seferleri sırasında kaybolan Hristiyanlarda... Herkesin kafasında bizler farklıydık. Bize bu isimleri bizim dışımızdakiler verdi. Bizler ise tarihsel süreç içinde yaşadığımız acıları, kıyımları, iftiraları yüreğimizin en derin köşesinde saklayarak hep sessiz kalmayı tercih ettik. Ancak ehliyetsiz ve yetersiz kişilerin oluşturduğu bilgi kirliliğinden sonra yaftalama ve Karalama o kadar ileri boyuta vardı ki, artık bu gidişe dur demek boynumuzun borcu oldu. İşte AKAD, bu bilgi kirliliğinin önüne geçmek ve artık bizleri tanımayan, belki de hayatı boyunca bir tek bireyimizle bile karşılaşmamış, ön yargılı, bilimsellikten uzak yazarların ortaya koydukları tanımlamalara dur demek ihtiyacından doğmuştur.

Toplum olarak bizler de artık inanç ve kültürümüzün bilinmesi, korunması ve paylaşılmasını istedik. Sahip olduğumuz değerlerin korunması ve Toplumun tüm bireyleriyle paylaşılmasının tek yolu AKAD gibi bir kuruluşla gerçekleşebilirdi. İlkini Eylül 2007'de çıkardığımız AKAD adlı yazılı bültenlerimizde öncelikle kendimizi tanımladık ve bu tanımla adlandırılmamız gerektiğini, başka tanımlamaların bizi hiçbir şekilde ifade edemeyeceğini özellikle vurguladık. Bizler öncelikle Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu laik, demokratik, ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşamaktan son derece mutlu olan ve bu Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkan, kendini bu Ülkenin asli unsuru olarak gören, vatan sevgisini ve Ülkenin bölünmez bütünlüğü ilkesini Gerektiğinde canı Pahasına da olsa yaşayan ve savunan insanlarız. İnanç olarak da Kur'an-ı Kerim, Sünnet-i Nebevi ve Ehlibeyt üçgeninde İslam'a imanla bağlıyız. Bunlara aykırılık teşkil eden tanımlamaları inancımıza ve değerlerimize müdahale ve saygısızlık olarak görüyor ve bu tür yaklaşımlardan nemalanmayı düşünenleri de Esefle kınadığımızı ilan ediyoruz.

Biz toplum olarak inanıyoruz ki, bu ülkede varlığımız bir zenginliktir. Bu zenginliği paylaşmak, kültür varlığımızın bilinmesi ile olacaktır. Tarihsel bilgiler, bizlerin dokuz yüz Yıla yakın zamandır bu Coğrafyada yaşam sürdürdüğümüzü göstermektedir. Bu tarihsel süreçte oluşturulan kültür neden saklı kalsın, bilinmesin, paylaşılmasın? Düğünlerimiz, Manilerimiz, halkoyunlarımız, insan sevgimiz, hoş görülülüğümüz, yemeklerimiz kısaca gelenek ve GÖRENEKLERİMİZ Türkiye'miz için bir zenginliktir şüphesiz. Işte AKAD, bunun öncülüğünü yapmaktadır.

AKAD; üretken, kültürlü, öz güveni yüksek, sorgulayan, Kültürüne yabancı olmayan bir gençlik oluşturmada, aile ve toplum içinde saygı ve sevgiyi tesis etmede gerekli olan eğitimi verecek bir misyonu üstlenmesiyle toplumda kabul görmüştür. Ayrıca AKAD; eğitim gören öğrencilerin akademik tezlerine konu olan bizlerin yaşamı, inanışı ile ilgili konularda başvuru mercii olması ile de bir ilki gerçekleştirmiştir.

AKAD, dünyanın çeşitli yerlerinde yaşayan Alevi kardeşlerimizin dini bilgi ve yorum gerektiren sorularına rahatlıkla cevap aldığı web sitesi (www.akadnet.com) ile de hizmet vermektedir. Bu hizmetle Aleviliğin yanlış anlaşılmasına neden olan asılsız iddia ve karalamalara cevap vermekte ve Arşiv oluşturmasıyla da başvuru mercii olmaktadır.

Bütün bunlar göstermektedir ki, AKAD bizlerin bir parçası ve olmazsa olmazlarımızdan olmuştur. Biz bu konuda, İskenderun'daki tüm Nusayri Alevi kardeşlerimizin derneğimize üye olmaları konusunda yüreklerinin sesini dinlemelerini bekliyor ve mutlaka AKAD'ı ziyaret etmeleri gerektiğine inanıyoruz.
Sponsor Reklamlar

Aleviyyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 07.03.11   #7
profet
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jan 2010
Nereden: Almanya
Mesajlar: 264
Rep Puani : 11
Standart Cevap: Alevi Müslümanlar (Nusayriler - Arap Alevileri)


Beyefendi elinizde bu calismalar varmi merak ettim, cünkü ben calismalarin linkini verdikten sonra indiren olmamis ve ben takip edebiliyorum indirilip indirilmedigini, tabi baska bir kaynaktanki bunlar yayinlanmis calismalar degildir, elde edip okuyup yorum yaptiysaniz diyecek bir sey yok. Bu arada farkindaysaniz sizde bir ithamda bulunuyorsunuz ama hic bir aciklama yok neden böyle bir ithamda bulundugunuza dair böyle oluncada baskalarini töhmet altinda birakmis oluyorsunuz, herkes islami inanc acisindan bakmak ve itikat sahibi olmak zorunda degil, degilmi, sevgili can?
Sponsor Reklamlar

^çirkin^-^kral^ bunu beğendi.
profet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 08.03.11   #8
Aleviyyun
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Feb 2011
Nereden: Hatay
Yaş: 32
Mesajlar: 64
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Alevi Müslümanlar (Nusayriler - Arap Alevileri)


profet Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Beyefendi elinizde bu calismalar varmi merak ettim, cünkü ben calismalarin linkini verdikten sonra indiren olmamis ve ben takip edebiliyorum indirilip indirilmedigini, tabi baska bir kaynaktanki bunlar yayinlanmis calismalar degildir, elde edip okuyup yorum yaptiysaniz diyecek bir sey yok. Bu arada farkindaysaniz sizde bir ithamda bulunuyorsunuz ama hic bir aciklama yok neden böyle bir ithamda bulundugunuza dair böyle oluncada baskalarini töhmet altinda birakmis oluyorsunuz, herkes islami inanc acisindan bakmak ve itikat sahibi olmak zorunda degil, degilmi, sevgili can?

Okuyup yorum yaptım ve içinde doğru olmayan bilgiler var...
Tarih boyunca biz Aleviler hakkında çok şey yazıldı ve halen de yazılmakta... Yazılanların çoğu Alevi olmayan kişilerin kaleminden çıktı. Yani Alevi olmayan bu yazarlar bazı kaynaklardan öğrendiklerini ve ya bazı kimselerden duyduklarını referans alarak Alevileri anlatmaya çalıştı...
İnsanlar bu yazıları okuduklarında ya da duyduklarında farklı tanıdı Alevileri, kimileri belki de kin duydu Alevilere.

Halbuki, farklı inançlardan olan insanlar Alevileri doğru şekilde tanırsa söz konusu yargılar ortadan kalkacaktır.
Bu nedenle bizi bizden başkası anlatamaz. Bir İslami inanca da başka açıdan bakmak doğru değil... Bir itikadı, en iyi ve en doğru itikat sahipleri anlatabilir.

Artık yeter diyoruz ve bizi başkalarının anlatmasını istemiyoruz.

Saygılar...
Sponsor Reklamlar

Aleviyyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 08.03.11   #9
Aleviyyun
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Feb 2011
Nereden: Hatay
Yaş: 32
Mesajlar: 64
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Alevi Müslümanlar (Nusayriler - Arap Alevileri)


Peygamberin ebedi aleme göç etmesinden sonra İslam ümmeti iki kısma ayrıldı. Birincisi peygamberin yerine Gadir Hum günü halife olarak bıraktığı Hz. Ali (a.s)'ye tabi olan Aleviler, diğer kesim ise Gadir Hum günü peygamberin emrini hiçe sayarak sözlerinde durmayıp başka halife seçenler.
Hz. Ali (a.s)'nin yolunda giden onu peygamberden sonra imam, vasi, halife bilen Müslümanlara, "Hz. Ali (a.s)'nin taraftarı" ve ya "Aleviler" denir. Alevilik Hz. Muhammed (s.a.a.v)'ten sonra ortaya çıkan bir mezhep değildir. Alevilik İslam'ın özüdür, bu yüzden Aleviler kendilerini mezhep olarak kabul etmezler.
Hz. Ali (a.s)'nin yolundan giden, onu seven, ona ve Ehl-i Beyt'e tabi olan, Kur'an-ı Kerim'in emirlerini yerine getiren herkes Hz. Ali (a.s)'nin taraftarıdır yani Alevidir.
Alevi olabilmek için bir Alevi ailesinin yanında doğmak yeterli değildir. Hz. Ali (a.s)'nin velayeti altında oılmak ve onun imametini kabul edip on iki imama yani Ehl-i Beyt'e tabi olmak gerekir.
Alevilik, iman, amel ve ahlak temellerine dayanır. Bu nedenle Alevilikte dinden bağımsız bir ahlaktan bahsedemeyiz. Alevilik ahlakı vahye dayanmaktadır. Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a.v)'e inen Kur'an-ı Kerim bizlere bu ahlakı anlatmaktadır. Buna göre ahlakın temel prensiplerinin Allah (c.c) tarafından belirlendiği anlaşılmaktadır. Alevi inancının en önemli gayeside insanın ahlaki açıdan olgunlaşmasını sağlamaktır. Nitekim Allah'ın, peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a.v)'i göndermesinin sebebi ahlakı tamamlamaktır. Bunu Peygamberin bu hadisinden anlamaktayız:"ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim."
Allah'ın en sevgili kulları ahlaklı olanlardır. Bunu Peygamberimizin, bir soruya verdiği yanıttan anlamaktayız: "Allah katında en sevgili kullar kimlerdir?" diye sorduklarında, "ahlakı en güzel olandır." diye buyurmuştur. Peygamberin güzel ahlakı tamamlamak amacıyla Allah (c.c) tarafından gönderildiğini söyledik. Güzel ahlak Kur'an-ı Kerim'de bize tebliğ edilen ahlaktır.
Sponsor Reklamlar


Konu Aleviyyun tarafından (08.03.11 Saat 21:55 ) değiştirilmiştir.
Aleviyyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 08.03.11   #10
profet
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jan 2010
Nereden: Almanya
Mesajlar: 264
Rep Puani : 11
Standart Cevap: Alevi Müslümanlar (Nusayriler - Arap Alevileri)


Beyefendi eklentileri indirmemeissiniz ilk eklentiyi okumus olabilirsiniz ama digerlerini indirmemissiniz, islam propogandasi yapilinca alevilik anlatilmismi oluyor?
Sponsor Reklamlar

profet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Alevi-Bektaşi ve Arap Nusayri. Aşıktalibi Alevi Kültürü 4 05.10.11 18:18
Şii Müslümanlar (Alevi-Caferiler) Aleviyyun Sia 0 09.03.11 21:40
Alevi Müslümanlarda Oruç (Nusayriler - Arap Alevileri) Aleviyyun Nusayrilik 0 09.03.11 21:20
Alevi Müslümanların Acıklı Tarihi (Nusayriler - Arap Alevileri) Aleviyyun Nusayrilik 0 09.03.11 21:12
Arap Alevi'lerinden Soru ? isoNehir Alevilik ve Aleviler /Ana Forum 0 04.07.10 22:27






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2