Sponsor Reklamlar


Alevİlİkte kadin.

 Alevilik ve Aleviler /Ana Forum Katagorisinde ve  Alevi Kültürü Forumunda Bulunan  Alevİlİkte kadin. Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...


 
Seçenekler
Alt 25.08.11   #1
cem24d
cem24d - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: Aug 2011
Nereden: istanbul
Mesajlar: 17
Rep Puani : 10
Standart Alevİlİkte kadin.



ALEVİLİKTE KADIN: Yeri Yüçedir. Şeri dünyanın hiç yapamadığı bir yaşantı vardır Alevilerde. Kadının yüceliği, saygınlığı da bunlardan biri. Alevilerde Cemde kadın ve erkekler birlikte tapınırlar, birlikte Semah’a kalkarlar. Evlenme ve boşanma hukuklarında Alevi kadını güvence içerisindedir. Alevilikte kadının toplumsallaşmasında sakınca görülmez. Kadın aşağılanan bir varlık değil, yücelen bir varlıktır. Anadır, eştir. Bu nedenlelerle olacak ki Alevilikte kadın “topraktır, yurttur” . Kutsallığı bu düzeydedir. Yani “toprak Ana”dır. Alevilikte şeriatın kurallarına bağlı kalmaz. Alevilikte kadının toplumda önemli yeri vardır. Din adamı olan dedenin eşi <<Ana>>dır. Ona da dede ölçüsünde saygı duyulur. Kadın erkeğiyle birlikte dinsel törene (Cem’e) katılır. Kadın hayvan kese bilir. Alevilikte çok evlilik ve çok eşlilik yoktur. Alevi geleneğinde dolu kadın yüceltisi ve eşitliği vardır.
Kadın yaş durumu, evdeki ve toplumdaki konumuna göre <<ana>dır. Öyle sevilir. Kadın kocasının erkeğinin yanında <<Eş>>tir. Karşılıklı saygı ve sevgi temeldir. Kadın <<Bacı>>dır. Eşinin dışında bütün canlarla kardeştir.

Erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde
Hakk’kın yaratığı, her şey yerli yerinde
Bizim nazarımızda, kadın erkek farkı yok
Noksanlık, eksiklik senin görüşlerinde
Sponsor Reklamlar

Pir Mehmet, Ali Benim, condor41 ve 2 diğerleri bunu beğendiler..
__________________
Koyun beni hak aşkına yanayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
Yolumdan dönüp mahrum mu kalayım
Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan
cem24d isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 25.08.11   #2
munzuro
Avatar mevcut degil.
Üye
Üye
Üyelik tarihi: Aug 2011
Nereden: izmir
Mesajlar: 74
Rep Puani : 10
Arrow Cevap: Alevİlİkte kadin.


alevilikte kadın... değerli dost bazı belirlemelerde bulunmuş, görüşlerini paylaşıyorum ve bazı ilavelerde bulunmak istiyorum. arkadaşlar, arkaik ya da geleneksel düşünce sistemlerinde toplumsal sistem söz konusu topluluğun "Kozmogoni" anlayışı, yani "Evren doğumu" anlayışı üzerine inşa edilir. Alevilikte kadının yerini ya da olması gereken yeri tartışırken bu temel konuyu akıldan çıkarmamalıyız. bazı kısa belirlemelerde bulunmadan önce vurgulamak isterim ki Aleviler günümüzde Alevi süreğine uygun yaşamamakta, dolayısıyla kadında gerçekte hak ettiği yerde bulunmamaktadır. canlar "Yol", "Ana yoludur"... bu kavrama çok dikkat edelim... yani alevi süreği/yolu "Ana" üzerine kuruludur. bu ise kozmogoni anlayışına (bizde Varlık Birliğidir) bağlıdır. "a" dan "z" ye farklı bir sosyo ekonomik yapılanma ve varlıkla ilişkilenme biçimi anlamına gelir. özetlemek zorundayım; "Yol" "Ana Naciye", ya da onun tezahürü olan "Ana Fatıma" yoludur... "Naci", yani baba ise "Naciye"de "Sır" dır. yani eril, dişile içerilidir... bunu varlığın eril gücü/niteliği, dişil gücü/niteliği içerisındedir şeklinde genelleştirebiliriz. hatırlatalım "Ana Fatıma/Naciye" "Mürşidi Kamillullahtır... niçin böyle bir kavramlaştırmaya gidilmiş üzerinde düşünmek gerekir... "Yol" ezelden beri "Var"da vardır, oradan gelmektedir. vicdan ve adalet üzerine kuruludur, Hakk'a bağlıdır, onun emri rızasıdır. Kadın boyutuna gönderme yapıyırduk; Yol ana Yolu, Talip, Rehber, Pir, Mürşid, "Yol"a Talip ve Ana Naciye'ye evlat, Hakk dahi Yol'a taliptir... Rızalık ve İkrarda buluşulan varlıklan aşk/sevgi temelinde buluşulan bir özgürlük süreğidir bu Yol... bakın dostlar; Yoktan Yaratılış kozmogonisinde Havva, yani kadın Ademin kaburga kemiğinden yaratılımıştır. bu dinsel motife içerili olan ideolojide "Kadın ikincildir" mesajı verilmekte ve dikkat edin; binlerce yıldan bu yana ve hala günümüzde kadının yaşam tarzını belirlemektedir... oysa alt tarafı kadının nasıl yaratıdığını açıklıyordu değil mi? erken dönemin mitsel motifleri dahi toplumsal yaşamda bir şeylerin karşılığı olarak vardır, yani bir toplumsal gerçekleşimin düşünsel temelini teşkil etmektedirler... konu oldukça engin... son bir göndermeyle noktalayalım. her inanç ve düşünce sistemi varlığı açıklama ve bunun üzerinden toplumsal bir sistem yaratma çabasındadır. günümüzde ki blimsel akıl ve materyalist çözümleme içinde geçerlidir bu... bu anlamda alevilikte Varlığı açıklama, dünyevi düzeni belirleme çabasıdır. tarihsel temelleri ya da belirgin bir formasyona kavuşma aralığı "Erken Neolitik" dönemdir şeklinde belirlemede bulunabiliriz.... yerleşik yaşamın, üretimin başladığı ancak henüz sınıflaşmanın gerçekleşmediğ, toplumun erkek egemen yönde evrilmediği bir dönemin süreği olarak günümüze ulaşan bir damardır alevilik. ne yazık ki saldırılar karşısında tarumar durumdadır. tarihinin en büyük düşünsel kirlenmesini, ittihatçı kirlenmeyi yaşamaktadır. ülkemiz ve tüm bölge için önemli olan bu düşünsel ve toplumsal sistem kuşatılmış, daraltılmış, tecride maruz bırakılmış en nihayetinde iç işleyişi darbelenmiş işlemez hale sokulmuştur. kan kaybı hızla devam etmekte, asimilasyona karşı koyacak bir duruşu gösterememektedir. saygılar
Sponsor Reklamlar

munzuro isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 25.08.11   #3
Pir Mehmet
Avatar mevcut degil.
Co-Admin
Kurucu
Üyelik tarihi: Dec 2010
Nereden: Şiran
Mesajlar: 2.112
Rep Puani : 54
Standart Cevap: Alevİlİkte kadin.


munzuro can ve cem24d can çok güzel anlatmışlar. Ben de karınca kararınca birşeyler söyleyeceğim. Alevilikte kadın-erkek, siyah-beyaz tarzı ayrımlar yoktur. Alevilik, dünyaya gelen en hümanist inançlardandır, hatta bence en hümanistidir. Özgürlük, eşitlik gibi kavramlar herkes içindir. Kadın-erkek birlikte cem ibadetini yerine getirir, düğünde birlikte halay çeker, kötü bir olayda hep beraber üzülür.
Alevilikte çok eşlilik yoktur, kaç-göç yoktur. Bu yüzden kan davaları en az Alevi köylerinde yaşanır, töre adı verilen yobazlıklar Alevilikte yoktur.
Breslau Üniversitesi'nden bir araştırma için Çubuk'taki Alevi köylerini gezen bir profesör Richard Leonard anilarinda burada kac-göc olmadigini ,Kadinlarla erkeklerin esit düzeyde oldugu, bu insanlarin yasam tarzinin Orta Avrupa ülkeleriyle ayni oldugunu belirtmektedir. Alevlikte namusu, ırzı korumak şeriatın sapkınlığından değil Eline, diline ve beline hakim olmaktan geçer. İnsanı insan yapan Sevgi, Bilgi ve İrfandır. Alevi_bektasiler genellikle kendileriyle yasit yada kücük bayanlara Baci,
Kendinden büyük olanlara Ana ,dede be Dedebaba eslerinede Anasultan diye hitap ederler..
Kadinin önemini Hace Bektas Veli bundan yediyüzyil önce" Kadinlarinizi Okutunuz " diyerek altini cizmistir.
Alevi ibadet ve ritüellerinde Kadin erkegin yaninda olup Aleviligin esitlikci ve toplumcu yapisini sergiler.Alevi ibadetinde Kadin-Erkek yoktur CAN vardir..40 lar Meclisinin 17 sinin kadin oldugunu düsünürsek bu bize bir isik yol gösterici olmaktadir.
Günümüzdede Aleviligin bu esitlikci yapisindan yola cikarak Dede karisi Analarinda Dua vermeleri,Gülbank okumalari,Semah yürütmenin,Kurban kesmenin,Posta oturmanin hic bir sakincasi yoktur ve bunlari yapmalarida gereklidir.

Hünkar Hacı Bektaş Veli ne güzel demiş:

Erkek disi sorulmaz muhabbetin dilinde
Hakk in yarattigi her sey yerli yerinde
Bizim nazarimizda kadin erkek farki yok
Noksanlik eksiklik senin görüslerinde

Ne Mutlu Aleviyim Diyene diyorum ve herkesi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Mehmet Çamyurdu / Cemal Abdal Ocağı
Sponsor Reklamlar

tülay bunu beğendi.
Pir Mehmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 25.08.11   #4
Pir Mehmet
Avatar mevcut degil.
Co-Admin
Kurucu
Üyelik tarihi: Dec 2010
Nereden: Şiran
Mesajlar: 2.112
Rep Puani : 54
Standart Cevap: Alevİlİkte kadin.


Muharrem Naci Orhan'ın bir yazısına rastladım, bu konuyla ilgili... Okumanızı tavsiye ederim.

ALEVİLİKTE KADININ YERİ
AV. DEDE MUHARREM NACİ ORHAN

Dünyanın hiç bir toplumunda, hiç bir inancında, hiç bir dininde, hiç bir hukuk sisteminde ZAMANDA ÖNCELİK bakımından, Alevilikten önce kadına tam ve kamil anlamda ÖZGÜRLÜK verilmemiştir. Bir iki yüz sene evvel kadınlar esir pazarında alınıp satılırken, Alevilikte bundan 1400 sene evvel_ kadınlara hakkı olan değerleri. .yerilmiş ve ziyadesiyle itibar olunmuştur. Bu değerledir ki erkeklerle aynı eşit haklara sahip kılınmıştır Belki bizim aşağıya yazdıklarımızı Fazla abartılmış bulacaklar veya gereksiz sayacaklar çıkabilir. Biz onlara Tanrının lütuf ve ifı-sanıyla doğru yolu görmelerini, haktan ayrılmamalarını salık veririz, niyaz ederiz... Bunları sıraladığımızda belki de abartılmamış ve hatta eksik yazmış olduğumuzu söyleyecek kamil insanlara da rastlayacağız. Eksiğimizi söyleyeceklerin de, "DİLLERİ BÜLBÜL, GÖNÜLLERİ GÜL OLSUN." niyazındayız..Hele bir sıralayalım, bakalım tablo ne çıkacak, nasıl çıkacak, görelim.

1- Alevilikte kadınların erkeklerden kaç-ı, göç-ü yoktur. Yüzlerini erkeklere göstermekten tedirginlikleri de yoktur. Çünkü Alevi kadınının i-nancına göre, vebal kendisine kötü gözle bakanındır. "Yel kayadan ne koparır."

2- Alevi kadınında çarşaf yoktur. Başörtüsü ise isteğe bağlıdır. Çünkü, Alevi, başörtüsünün altında namus, sevap, günah aramaz. Sacını örtenler yüzlerini göstermektedirler ve hem de eski artist modası göz kıyılarına sürme kuyruklar çekerek.

3- Alevî kadını İçin HAREMLİK SELAMLIK yoktur. Bu kadınlara güvenmemektir. Güvenmemek ise onun kişiliğiyle, haysiyetiyle vekar ve gururuyla oynamaktır. .Erkek olan ,eşinin kişiliğiyle oynar mı, ona kıyar_mı. ona güvensizlik duyar mı? Ona saygılı olmaz mı? Bir mühendisimizin incelemelerine göre, Alevilerde harem-lik-selamlık olmadığı için, köylerimizdeki evlerde yapılan etüdlerde Alevi köylerinin evlerinin mimari durumu ile, Sünni köylerindeki. evlerin rn-mari durumu birbirinden ("iç mimari bakımından) farklı imiş Çünkü Sünnilerin evlerinde Harem-lik-Selamlık_esasma göre iç bölmeler düzenlenmiş-Bu benim uzmanlık saham değil, ciddi bir bilim adamının bana söylediklerini aktardım.

4- Alevilikte kadın, düğünde dernekte, Ölüde diride, cemde cemaatte, ibadette, biraradadır erkeklerle. Hiç kimsenin kimseden şüphesi yoktur, yanlış düşünenler kendi zararlarına düşünmüş olurlar.

5- Kadın, görgüde sorguda, cemde cemaatte erkeklerle aynı eşit haklara sahiptir. Dedenin huzurunda, her hangi bir kimseden razı değilse, o kişiyi DAR'a çeker ve neden razı olmadığını anlatır, diğer kişi de dinlenir, haklı görülür ise kadının hakkı o kişiden alınarak kendisine verilir. Kadın kocasından da razı olmayabilir. Koca kendisini döviiyordur, sövüyordur, aşırı içki İçer hep sarhoştur veya kumar oynamaktadır yahut her hangi bir yanlışlık içerisindedir. Bu taktirde cümle "alemin içinde hiç çekinmeden, eve gittiğimizde kocam bana ne der ne demez dîye düşünmeden onu dar'a çekebilir ve kocasının nasıl hareket etmesi lazım geldiğini Muhammed Ali yol ve erkanının kararlamasını ister. Alevi toplumu hakkını arayan kadını takdir eder ve saygı duyar. Bundan dolayı Alevi kadını yüksunmez, çünkü o meydan Muhammed Ali
meydanıdır, HAK meydanıdır. Her hak, HAK MEYDANl'nda aranır.

6- Alevilerin cem ve cemaatinde kadın erkek aynı eşit haklara sahiptirler. İbadet semahlarında erkeklere özgü semahlar gibî kadınlara özgü semahlar da vardır. Yani erkeklere tanınan semah hakkı, kadınlara da tanınmıştır.

7- Alevi cem ve cemaatinde erkeklere tanınan konuşma hakkı kadınlara da tanınmıştır. Herkes gibi o da konuşur, o da sorar, o da öğrenir ve öğretir.

8- Dedenin eşi olan hanım-Ana Sultan-Ana Bacı-dedenin sağında oturur ve herkes tarafından hürmet edilir ve eli öpülür. Yaşı ister küçük olsun ister büyük olsun. Böylece eli Öpülen ANA, bir kadın olarak yüceltilir.

9--Alevilikte kadın, cemde cemaatle. deyiş düvaz imam,_nefes,_koşma ve hatta mahalli türküler dahi__Söyler, Zaten sesi güzel olan ve meclise uygun _Muhammmed-Ali .yoluna .yakışan nameleri zakirin sazı eşliğinde söylerler. Kendisi saz çalabiliyorsa ya kendi çalar kendisi söyler veya zakir ile sazları koşturur (Saz koşturmak, iki veya üç sazın tel seslerinin birbirine uyum sağlayacak şekilde AKORT DÜZEN edilmesi demektir.) hem tek tek ve hem de iki kişi sesleri birbirlerine ayarlayıp uydurup koşma halinde birlikte söylerler. Beraber söylemeye KOŞMA veya KOŞULMA KOŞULARAK söyleme denir.
Sponsor Reklamlar

Alevi bunu beğendi.
Pir Mehmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 25.08.11   #5
Pir Mehmet
Avatar mevcut degil.
Co-Admin
Kurucu
Üyelik tarihi: Dec 2010
Nereden: Şiran
Mesajlar: 2.112
Rep Puani : 54
Standart Cevap: Alevİlİkte kadin.


10. Erkekler arasında kavga olduğunda bunları ayırtetmeye güc yetmiyorsa her hangi bir .kadın (ister Alevi, Sünni ister Hıristiyan olsun başındaki Örtüyü, eğer örtü yoksa. elindeki bir mendili kavga eden erkeklerin üzerine "KETENİM ÖNÜNÜZE" deyimini kullanarak atar ise kavga ne kadar şiddetli, olursa_olsun, kavga son bulur, zira icada bulunan, yapmayın, etmeyin diyen kadındır. Keten, baş örtüsüdür. Kadının başının sembolüdür. Önünüze derken de, ketenim size engel olsun, engeldir anlamınadır. Tüm anlamı, BAŞIM İÇÎN BU KAVGADAN VAZGEÇİN demektir. Bunu duyan erkekler kavgayı bırakırlar.

11- Müsahiblere ikrar verdirirken DEDE onlara şöyle ikrar verdirir: "BU VERDİĞİNİZ İKRARI YERİNE GETİRMEZSENİZ, EFRAD- I AİLENİZİ, YALIN AYAK, AÇIK ÇIPLAK GEZDİRMİŞ KULLARDAN ULAMISINIZ." Görülüyor kî Alevilikte erkek karısının yalın ayak veya üst baş açık çıplak olup olmamasından fevkalade sorumludur. Bu da kadına verilen değeri gösterir.

12- Dede gene şöyle de söyler: "Verdiğiniz bu ikrarı yerine getirmezseniz, 'BÜYÜK KIZ SAKLAMIŞ kullardan ulamısınız.'" Bu da çok ağır bîr şarttır, ikrardır. Çünkü, eğer kız evladı evlenme çağına gelir de isteyenleri "varsa, anne ve baba, "evimizin isi var gücü var, kızını verir isek bizim halimiz perişan olur, İşlerimizi kızımızdan başka yapanımız yok." diye kendi menfaatlerini düşünür, gelinlik çağına gelmiş kızlarını arzu ettiği kimseye vermezlerse, kızlarının evliliğinin en büyük vebalini ve günahını yüklenmiş olurlar. .Alevîlik yolu buna yu-rnuşak bakrnaz, Muhammed Ali yolu kızlarının evlenmesini engelleyen_anne-babayı ve müsahib DÜŞKÜN eder. Müsahiblerin birbirlerinin yanlışlıklarından BİRLİKTE SORUMLU olduklarını daha önce söylemiştik. İşte Aleviliğin kadına verdiği en mukaddes değerlerden biri de ve hatta en mukaddes olanı da budur.

13- Bir kavga olsa, kadın sille tokat tekme erkeğe vursa. Alevi erkeği kadına el kaldıramaz._Çünkü Aleviliğin ahlaki öğretilerinden biri de "KADINA EL KALKMAZ." öğretisidir. Sayın okurlar, biz burda Aleviliğin esaslarını ve inanç kurallarını yani Aleviliği yazıyoruz. Alevilik budur, Alevilikte kadın budur, erkek böyledir diyoruz.
ALEVİ BUDUR, ALEVÎ ERKEĞİ BÖYLEDİR, diyemiyoruz. Çünkü, Alevi inançlı bir anne ve babadan doğan bir kişi "Ben Aleviyim" diyor amma, Aleviliğin ne olduğunu ye Alevilik kurallarının ne olduğunu bilmiyor bilse de bu kurallara uymuyor ise o kimseye Alevidir demek yanliş olur, Aleviliğin kuralları vardır, kurumları vardır. Bu kurumlara bağlı olmayan ve kurallarına uymayan kişinin Aleviliği sözde Aleviliktir, ÖZ de Alevilik değildir. Bu tip Alevilere yol deyimi olarak YOZ ALEVİ, denir. Alevi olanın yol ve erkana uyması gerektir, yoksa ben Aleviyim demekle kimse Alevi olamaz, tıpkı şu güzel deyimde olduğu gibi: "BAL BAL DEMEKLE, AĞIZ BAL OLMAZ." derler ya işte öyle...

14- Mirasta kadın erkek aynı eşit haklara sahiptir. Üstelik, miras taksiminde miras paylara bölünüp denkleştirildiğinde KIZ KARDEŞ veya ABLA'nın, o paylardan istediğini seçip alma hakkı vardır. Kızlar beğenip almadıkça erkekler pay alamaz. Erkekler pay alırken de paylan seçme hakkı öncelikle küçük kardeşlerden
büyüklere doğru gidilerek taksim edilir.

15- Alevilikte karı koca arasında MAL AYRILIĞI esası vardır. Bundan dolayıdır ki .gerek.nişanda. gerekse düğünde kadına verilenler onun mihri müecceline yazılır, kocasıyla geçinemez de ayrı-lırsa, bunların hiç birisine dokunulmadan olduğu gibi kadına verilir. Kullanılmış, eskimişler varsa, atılmışlar varsa bunların yerine yenisi aynıyla verilir. Aynıyla vermek olanak dışı ise, iki komşunun biçtiği değer ne ise o, bedel olarak verilir ve kadın razı edilir. Kadına_gelen_ ye verilen, takılan hediyeler ve baba evinden verilen.çeyizler, mal mülk ne varsa, dini nikah kıyıldığında kızın mihri müecceline (Vadesi gelmemiş senettir.) birer birer yazılır, muhtar ve üyeler.ve dini nikahı kıyan DEDE, tarafların anne ve bahalarını ve iki de şahidin imzası ile sağlama bağlanır ve saklanmak üzre kıza ve genellikle de daha emin yer olsun diye kızın annesine teslim edilir. Çünkü, kızının yararlarını anneden daha iyi kimse düşünemez, koruyamaz. Zira, "ANNE, KIZIN TEK SIGINA-GI ve TEK DERT ORTAĞIDIR."
Görülüyor ki daha dünyada karı koca mal ayrılığı esası senede bağlanmamışken Alevilikte bu esas kadın yararına asırlar önce kabul edilmiş ve hayata girmiş, yaşamıştır, el'an da yaşamaktadır.
Sponsor Reklamlar

Pir Mehmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 25.08.11   #6
Pir Mehmet
Avatar mevcut degil.
Co-Admin
Kurucu
Üyelik tarihi: Dec 2010
Nereden: Şiran
Mesajlar: 2.112
Rep Puani : 54
Standart Cevap: Alevİlİkte kadin.


16- Alevi inancında kadının yeri o kadar yücedir ki, bundan dolayı Hz. Hatice-i Kübra ve Hz. Fa-tima-UI ZEHRA, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.) ve Hz. Ali-al Mürteza ile Oniki imamlarla birlikte deyiş ve düvaz imamlarımıza girmiştir. Yedi ayet Fatma ananın veçhin de, Gören kafir terkeyîedİ haçın da, Çok oynadım Hindistan'da Maçin de Sevdasına erdim üstadım ile.
Muhammedim eydir dert ilacına, Yüz sürelim Muhammedi'n Tacına, Fatma ananın saç bağının ucuna Lailahe İllallah-ı yazılı.
Hata ettim Hûda için bağışla, Muhammed Mustafa için bağışla, Ol Ali Abadan Haydar-1 Kerrar, Ali-el Mürteza için bağışla, Hatice-i Kübra, Fatima-ül ZEHRA, İmamlar silsilesi için bağışla
mısralarında olduğu gibi pek çok deyişlerimize, düvaz imamlarımıza .mukaddes bir isim olmuştur

17- Görgü ve sorgu da ÜC tane TECALLA BACI'sı vardır. Bu üç bacının Muhammed-Aİi yolunda çok yüce yerleri vardır. Bu bacılar ister yaşlı olsun ister genç bacılar olsun, ağa olsun bey olsun, genç olsun ihtiyar olsun, herkes için öz anne derecesinde itibardadır, kıymet ve değerdedirler. Bunların bir dedikleri iki olmaz. Kimse bunları incitemez. Sözleri dinlenir ve hatta emir diye kabul edilir ve ona uyulur ve yerine getirilir. Erkana düşeceklerin, meydanda diz çökerek oturan bu bacıların başına niyaz etmeden ve hatta elleri öpülmeden erkana düşmeleri mümkün değildir.

18- Alevilikte şu İnanış da vardın Tanrı, kainatı yarattığında, daha kara parçaları yokken, yer ve gök SU iken, KANDİLDE bir NUR parladı. Bu nur'un içinde bir kadın gözüktü. Başında bir TAÇ, iki kulağında iki KÜPE, belinde de bir KEMER vardı. Cebrail Aleyhisselam, Nur içinde KADIN't görünce hayrette kaldı. Hak'a niyazda bulunarak bunun kim olduğunu Öğrenmek istedi. Hak'dan nida (ses) geldi. Dedi ey CİBRİL "O, CENNET HANIMLARININ SEYYİDESİ (hanımefendisi) FATİMA-İ ZEHRA'dır." dedi. Cebrail sual etti. Ey Tanrım bu ne kadar güzelmiş. Tanrı buyurdu. "BİZ O'NU NUR ALA NURDAN YARATTIK." Cibril merakla sual etti. Ya Rab, başındaki nedir? Tanrı buyurdu ki "BAŞINDAKİ TAÇ, tac-ı Devlettir ki bu Resulümüz MUHAMMED MUSTAFA "dır dedi. Cibril, belindekinİ sual eyledikte Hak, buyurdu ki, ya Cibril belindeki de Kemer olup, Hz. Fatimanın helali olan ALÎ'dir. Cibril sual etti: "Kulaklarındaki nedir?" Hak buyurdu. "ŞEB-BER-t ŞÜBBER (Hasan ve Hüsey indir) ki bunlar CENNETİN EFENDİLERİDİR, diye buyruk verdi.
Surda da görülüyor ki Hz. Muhammed-Ali-Hasan-Hüseyin'in varlığı Hz. Falima'da bütünleşmiştir. Kadın olarak cümlesicni sinesinde toplamıştır, kendisi de nu ala nurdur. Şimdi söyleyiniz Hak rızası için, şimdiye kadar hangi din, hangi İnanç kadını NUR ALA NUR olarak görür, bilir, İnanır. Bu Aleviliğin kadına verdiği değerin güzel bir örneğidir. Çünkü, kadını HAK'ın nuru olarak görüyor, O'nun nur ala nur olduğuna inanıyor.

19- Alevi karısının kızının kısa kol kısa etek, giymesini başını örtüp örtmemesini problem yapmaz. Denize girmesine, mayosuyla güneşlenmesine de birşey demez. Tanrının binbir türlü nimetleri vardır. Bu nimetleri Cenabı Hak insanoglu için vareylemiştir. İnsanoğlu yalnız erkekler değildir. Kadınlar da insanoğludur. Kadın-erkek herkesin bu güzel ve tatlı nimetlerden nasibini alması gerekir. Bunda, bağnaz olmak çok büyük yanlışlıktır aşın olmamak kaydıyla, adab şartlarına uyarak yaşamak en doğru olandır. , Bunun İçindir ki HZ. ALİ. "Çocuğunu senin ya-şadığın zamana göre_degil. çocuğunun yaşayacağı zamana göre yetiştir." diye buyurmuştur. İşte Hz. Emir'in, Aliligi burada. Bugünü görmesinde ve de geleceği görmüş olmasındadır.

20- Alevilikte kadın DUA'lara da girmiştir. Dua edilirken ruhaniyetlerinden yardım beklenir. Hz. Hatice ve Hz. Fatima, dua edilirken, Allah, Muhammed, Ali ve Ehlibeytiyle erleriyle evliyalarıyla birlikte anılırlar. Örneğin: "YA ALLAH, SEYYİD-İ KAİNAT, HULASA-yi MEVCUDAT, SADR-ı SUFFA-i SEFA, MAH-ı KUBBE-i VEFA, TAC-üI ESFİYA, YA MUHAMMED MUSTAFA (Allah-ı mesaili ala seyyid-ine Muhammed ve ala Ali evladına Muhammed.) Ali-al MÜRTEZA, HATİCE-İ KÜBRA, FATİMA-ı ZEHRA...... diye dua edilir. Keza kadınların kendilerine özgü duaları da vardır. Görgü ve sorguya girmiş müsahib tutmuş olan bacılar bu duayı muhakkak ezberlerler. Buna NİSA DUA'si denir: "ESSELAM-ı VESSELAT-ı VEL SELAVA-TULLAH-i CELLİ HAYRÜLNİSA GEVNENY NİGAR HATİCETÜL KÜBRA, FATİMATÜL ZEHRA." Anlamı: "Tanrının hayırları sizin üze-rinizde olsun, sizin hayırlı yardımlarınız da bizim üzerimizde olsun, ey göz nuru olan Hatice-i Kübra ve Fatima-1 Zehra." demektir.

21- Hz. Hacı Bektaş-ı VELİ de şöyle buyurur: "Yalnız^erkek çocuklarınızı değil kız çocuklarınızı da okutmaz. Çünkü, erkek çocuğu okutursanız yalnız kendisini kurtarır. Kız çocuğunu okutursanız hem kendini kurtarır hem aileyi kurtarır ve hem de toplumu kurtarır" Kadınlara verilen değer ve onlara olan övgü bundan daha üstün olabilir mi...

22- Bir yere gidildiğinde, binek hayvanı bir tane ise, erkekler binmez, kadın biner, erkek yaya yürür. Bu bize basit gözüküyor amma, Anadolu'nun yol ve iklim koşulları düşünülür ise, burda kadına verilen değer ortaya çıkar.

23- Cemde LOKMA dağıtılırken..DEDE de dahil, hiç kimseye lokma verilmeden. LOĞSA veya AYAĞI AĞIR (Aleviler hamile bacılar için_bu deyimi kullanırlar.) bacılar varsa öncelikle onlara verilir. Eğer cem'de değillerse eylerine gönderilir Çünkü Alevi kadınının inancında lokmanın ayrı bir yeri vardır. Lokmanın her derde deva, her isteğe murad verici olduğuna inanılır.

24- Eğer, cem-i, cemaat-i yolu erkanı yürütecek orada DEDE yoksa, orda bulunan ve bilen bir ANA SULTAN posta oturarak görevini yerine getirir. Bu uygulama, kadının posta oturarak yolu yüretme hakkının olduğunu gösterir. "El Tahak-küm-ü Biyedihi", "Hak, Haktır" ilkesi burda hükmünü yürütür. Ana, her zaman posta oturur, bu en doğal hakkıdır, ama, ANA'nın ne zamanı buna uygundur, ne de şartları uygundur. Ana, çocuklarıyla mı uğraşsın, ana malıyla davarıyla mı uğraşsın, ana söküğü, dikiği ile mi uğraşsın, ana ekmeği yemeği, misafiri, geleni gideniyle mi uğraşsın, yoksa bunları bırakarak DEDELİK'le mi uğraşsın. Elbette ki Ananın dedelik yapmak İçin koşulları uygun değildir. Üstelik ana kendi köyünde de bu hizmeti yerine getirmeyecek. Başka köylerde, başka kasabalarda, başka İllerde post'a oturması gerek. Oysa ki bir kadın için bu şartlarda dolaşmak çok zordur. Kadın yaratılış itibariyla zarif ve narindir, bedensel olarak bu ağır zahmeti çekmesi oldukça güçtür. Bu nedenle A-NA'lar POST'a pek oturmazlar. Posta oturma-maları haklarının olmadığından değil, şartların uygun olmadığındandır. "ERKEK ASLAN ASLAN DA, DİŞİ ASLAN ASLAN DEĞİL Mİ?" Posta oturan, ceddi Muhammed Ali'den geldiği İçin oturuyor. İster kız olsun, ister erkek olsun, "ER'i, ER'den SEÇEN KÖRDÜR." deyimi burda geçerlidir. Muhammed-Aİi soyundan gelen Ana da Ehlibeyttendir, erkek de Ehlibeyttendir, bunları birbirinden seçen kördür, gerçeği, hak-ı görmüyor demektir. Muhammed-Aİi yolu adaletsizliği kaldırmaz...
Aziz okurlarımız, biz burada kadınların değeri hakkında nirengi noklalannı göstermeye çalıştık. Bunlara hayır diyenler çıkar İse ister telefonla sorsunlar, ister mektupla sorsunlar, isterse gelsinler yüz yüze görüşelim, konuşalım, herkese açığım... Haklı kelam nerden ve kimden gelirse gelsin hak'tır.
HUD s.76 a) "Ey Ehlibeyt, Allah. bereketi sizin üzerinizedir."
Sponsor Reklamlar

Ali Benim bunu beğendi.
Pir Mehmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 25.08.11   #7
Ali Benim
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Aug 2011
Nereden: Ankara
Mesajlar: 17
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Alevİlİkte kadin.


Canlar konuya okadar hakim ve güzel anlatmışsınız ki böyle bir topluluğun evladı olmakla ne kadar övünsem azdır. Arkadaşlar benim sizin söylediklerine ekleyeceğim bir şey yok her şey ayan beyan ortada, ben buna biraz farklı bir noktayıda eklemek istiyorum. Bilindiği gibi orta asya türklerinde de kadın kutsal bir varlıktı. kadın eşiyle savaşa katılır, ava çıkar, devlet yönetimine katılırdı. Kadına karşı cinsel suçlarda cezalar çok ağırdı. Kabullenmek gerekir türklerin kadın haklarında o devirlerde yakaladıkları medeniyeti dünyanın gelişmiş ülkeleri daha yakalayamadı. Birazda o devirlerde farklı milletlerin kadına bakışını örneklerle anlatalım. Çinliler kadına değer vermez ve numaralandırırlardı. Çünkü kadın onlar için sadece ihtiyaç duyulan bir maldı. Araplar dahada ileri giderek kız çocuklarını diri diri çöllere gömerlerdi. Romalılarda kadın seks kölesiydi, alınıp satılırdı. Zaman türkleri islamiyetle karşı karşıya getirince zamanla müslümanlaşmanın yanısıra başka bir sorun ortaya çıkmıştı. Türkler islama evet derken arap kültürüne hayır diyorlardı. Gerçek islam nuru Ehlibeyt yoluna evet derken muaviye ve yezittin dayatmasına hayır diyordu. Bu türkler daha doğrusu türkmen gurupları alevilerdir. Arap kültürüne ve muaviye dayatmasına direnen bu türkmen alevileri zaten meyelerında olan kadın kıymetkarlıklarını Ehlibeytin ilmiyle dahada zenginleştirdiler ve arkadaşların yazdıkları satırlar tarih sayfalarına not düşmeye başladı. Her nekadar sünni ve şafii mezhepleri kadın olgusuna farklı yaklaşımlara girsede geçmişlerinde yani ata kültürlerinde onlarda kadın haklarının güzel örnekleriydi. Sünni ve şafilerin arap kültürüne direnmemeleri onlarıda araplaştırması öz kültürlerinden uzaklaşmalarına neden oldu. İşin kötü tarafı bu arap kültürü islam kültürü olarak din içerisine sokuldu. Sünnilik ve hanefilik tamda bu noktada kıskaçta. Bunlara tarikatları ve bu tarikatları destekleyen uluslararası güçlerde girince taplu bugünkü vahim noktaya ulaştı.
Sponsor Reklamlar

Ali Benim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.09.11   #8
condor41
condor41 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: Sep 2011
Nereden: kara maraş
Mesajlar: 13
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Alevİlİkte kadin.


Çok güzel bir paylaşım buda alevilerin daha aydın bir topluluk olduğunun kanıtıdır.
Sponsor Reklamlar

Alevi bunu beğendi.
__________________
LA FETTA İLLA ALİ LA SEYFA İLLA ZÜLFEKAR
condor41 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.09.11   #9
Deniz
Deniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Co-Admin
Kurucu
Üyelik tarihi: Dec 2009
Nereden: İzmir
Yaş: 44
Mesajlar: 1.761
Rep Puani : 102
Standart Cevap: Alevİlİkte kadin.


Daha Allah ile Cihan yok iken
Biz onu var edip ilan eyledik
Hakka layık hiç bir mekan yok iken
Hanemize alıdık mihman eyledik.

Kendisinin henüz ismi yok idi
İsmi şöyle dursun cismi yok idi
Hiç bir kıyafeti resmi yok idi
Şekil verip tıpkı insan eyledik

Edip Harabi


ALEVİLİKTE KADIN HEP VARDI VARDA OLACAK.
Sponsor Reklamlar

Pir Mehmet ve datatip bunu beğendiler.
Deniz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 05.10.11   #10
Aleviyyun
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Feb 2011
Nereden: Hatay
Yaş: 33
Mesajlar: 64
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Alevİlİkte kadin.


ALEVİ İSLAM'DA KADIN

Kuran-ı Kerim’de, kadının hak ve özgürlüğü ile ilgili hükümler vardır.
Yüce Allah Kuran’da; “Erkek olsun, kadın olsun, her kimse mümin olarak iyi işler yaparsa; işte onlar cennete girerler ve zerre kadar haksızlığa uğratılmazlar.” (Nisa 124) buyurmuştur. Bu ayeti kerime iyi kadının yerinin cennet olduğuna işaret etmiştir.
Kadının erkeklerle aynı candan yaratıldığı da Kur’an-ı Kerim’de belirtilmiştir. “ Ey insanlar! Sizleri tek candan yaratanı o candan da eşini meydana getiren ve ikisinden birçok erkek ve kadın türeten rabbinizden korkun, günah işlemekten sakının.” (Nisa - 1) Kur’an-ı Kerim, erkek ve kadını anlattığı ayetlerde iyi amel edeni cennetle müjdelemiştir. Cennete gireceklerin meziyeti, mizacı, tavrı, hal ve hareketleri, iffeti, letafeti, ibadeti, tevazusu, hayâsı, giyimi, kuşamı ve amel-i salihi tam olmalıdır. Bunların hakları kaybolmaz, demiştir.

Kur’an’ı Kerim, kadın üzerinde çoğalan kaba tavır ve incitici bakışları yok etmek için çeşitli hükümler vermiştir. Bu hükümlerin önemini belirtmek için “EN-NİSA (kadınlar)” suresi inmiştir. Çünkü yüce Allah, hikmeti ve adaletiyle erkek ve kadını aynı candan, erkeği kadına, kadını da erkeğe muhtaç olarak yaratmıştır. Yüce Allah kadın ve erkeği yaratılış özelliklerine göre eşit mesafede tutmuştur. Ancak birbirinden farklı özellikler vermiştir. Erkeğe fiziki bedensel güç, kadına ise doğurganlık özelliği vermiştir. Bazı cahiller kadının erkeğe göre bedensel zayıflığını fırsat bilerek kendilerini doğuranın bir kadın olduğunu unutmuş ve kadına hak etmediği şekilde ikinci sınıf insan muamelesi yaparak o nu yaşamın dışına itmişlerdir. Kur’an-ı Kerim’de kadını hak ve özgürlükten yoksun eden ya da onu aşağılayan hiçbir ayet yoktur. Kadınla ilgili Kur’an’daki ayetler kadını koruma amaçlıdır. Kur’an-ı Kerim: “Allah’ın insanlardan bir kısmını diğerlerine üstün kılması sebebiyle ve erkekler mallarından harcama yaptıkları için erkekler kadınların yöneticisi ve koruyucusudur.” (Nisa 34) diye buyurmuştur.

Yüce Allah erkeği yaratırken ona kadına oranla daha fazla bedensel güç vermiştir. Bundan dolayı kadını erkeğin korumasına muhtaç bırakmıştır. Ancak ayetlerde erkek konu edildiğinde kadın da zikredilmektedir. Kadın tıpkı erkek gibi kendi bağımsızlığı ve sorumluluğu içerisinde kendi yaşamını serbestçe düzenleyebileceği ve idare edebileceği eşit haklara sahiptir.
Günümüzün İslam dünyası bu aydın çağda, medeniyetin zirvesi sayesinde kız çocuklarını geleceğin anneleri olarak eğitecek ve nesil karşılaşacağı müşkül durumdan kendini kurtarma cesaretini elbette bulacaktır. Bu, İslam dini çerçevesinde Aleviliğin sönmez ışığı sayesinde olacaktır.

Değerli Kardeşlerimiz:
Doğruluk, güzellik, iffet, letafet, keramet, inanç, iman, itikat, hayâ sahibi olan, Allah’ın birliğine, Hz. Muhammed (s.a.a.v)’in peygamberliğine inanan, Ehlibeyte bağlanan, on iki imam sevgisini içinde barındıran, Kur’an-ı Kerim’i son din olan İslamiyetin anayasası olarak kabul edip ona inanan sizler cennete layıksınız. Bu amaca yakışır tarzda yaşamanız gerekir. Araştırıp öğreniniz. Allah’ın sevgili kulları arasında olunuz.

Alevi Müslümanlar, İslami kurallar çerçevesinde yaşadı ve Mahremlerini korudu. Örtünmeyi doğal olarak yemek, su gibi ihtiyaç gördü.

Örtünme, kadına yaşamı içinde onur ve şeref ithaf eden, insanı hayvandan ayıran özelliklerdendir. Örtünme belli nizam içinde uygulandığında kadını kötü gözlerden korur ve onun saygınlığını arttırır.
Din, maneviyatı ve sevabı, nefis ise arzularıyla günahı emreder. Hz. Muhammed’in (s.a.a.v); “Cennet anaların ayakları altındadır.” hadisi anne olan kadının makamının yüceliği gereği meziyetlerini koruması için gerekli hal ve hareketleri sergilemesi için yeterli sebeptir. Cennete ulaşmak için iyi bir anne olmak, kendini her türlü hırstan ve hevesten korumak, ruh güzelliğini önemseyerek güzel huyları ön plana çıkarmak, ahlaklı ve erdemli bir hayat onun için yeterli olacaktır.

Dinimiz örtünmeyi emreder. Her kadın hem zarif olabilir, hem de dini vecibeleri yerine getirebilir. Tesettür, iffeti koruma vazifesi üstlenen vücudun örtünme olayıdır.
Kuran-ı Kerim’deki örtünmeyle ilgili ayetler, insanların onur ve haysiyetini korumayla ilgilidir. Müslüman kadın usule uygun örtünmeyi uygulamalıdır. Vücudunu örten giysiler giymelidir. Ağır, oturaklı, kendini bilen olgun bir tavır sergilemelidir. Bu onun için önemli bir görevdir. Çünkü gelecek nesli kendisi yetiştirecektir.

Mümin, Müslüman Alevi kardeşlerimizin (erkek, kadın) örtünme kuralları çerçevesinde giyinmeleri inançlarının gereğidir. Şüphesiz ki açık ve dar giysiden uzak durup usule göre giyinenler başka şekilde hareket edenlere göre sevapta üstünlüğü olacaktır.
Yüce Allah Kuran-ı Kerim’de :“Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına, örtülerini üstlerine almalarını söyle. Bu hâl onların tanınıp da taarruza uğramamaları için daha hayırlıdır. Allah bağışlayan esirgeyendir." (Ahzap 59) Yine Kuran-ı Kerim’de yüce Allah Hz. Peygamberine; “Mümin kadınlara de ki; gözlerini önlerine diksinler, utanacak yerlerini korusunlar, görünen kısımlardan başka ziynet yerlerini göstermesinler. Başörtülerini yakaları üzerine çeksinler. Ziynet yerlerini kocalarından veya kendi babalarından veya kocalarının babalarından veya kendi oğullarından veya kocalarının oğullarından veya kendi kardeşlerinden veya kardeşlerinin oğullarından veya kız kardeşlerinin oğullarından veya kendi kadınlarından veya memlüklerinden veya erkekliği kalmamış hizmetkârlardan veya kadınların utanılacak (mahrem) yerlerine muttali olmayan çocuklardan, başkasına göstermesinler, gizledikleri ziyneti bildirmek maksadıyla ayaklarını birbirine vurmasınlar. Müminler, Allah’a tövbe edin ki umduklarınıza ermiş olun.” (Nur 31)

Bu vecibeleri bilip de gereklerini yerine getirmeyenler amel bakımından kusurlu sayılırlar. Amel, imanın güçlenmesini ve korunmasını sağlar. Amelsiz iman meyvesiz ağaç gibidir veya toprağında ekin ekmeden hasat bekleyen gibidir. Amel, İslam’da vazgeçilmez bir unsurdur. İmanı amelle yakalayalım.
Sponsor Reklamlar

Aleviyyun isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kadin doktora bÖyle saldirdi Alevi inanılmaz kazalar ve sansli insanlar 2 02.10.11 10:24
Şerİ-sÜnnİlİkte kadin cem24d Alevi Kültürü 1 25.08.11 21:24
Eskiden kadin olmak daha kolaydi. Asi_Kardelen Her Telden 7 11.04.11 19:30
OHAAAAAAAAAAAA ve CÜSSSSSSS AKP'LI BASKAN: ÖRTÜSÜZ KADIN YA SATILIKTIR YA KIRALIKTIR profet Siyaset/Politika Tartışma Mekanı 4 28.03.11 18:46
alevilikde kadin Alevi Alevi Kültürü 1 05.09.09 01:10






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2