Sponsor Reklamlar


Ağaç Şeklinde Aç2Beğeni
  • 2 gönderen Kaptan

 
Seçenekler
Alt 24.05.11   #1
Kaptan
Kaptan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Üye
Üye
Üyelik tarihi: May 2011
Nereden: İstanbul-Avcılar
Mesajlar: 55
Rep Puani : 10
Standart Kızılbaş!



Kızılbaşlık teriminin kökenine ilişkin çok çeşitli görüşler vardır. Kızılbaşlık terimine özel anlam yükleyen ve kendisiyle özdeşleştiren Türkmenler olmuştur. Kürşat KARACABEY bu konuya ilişkin uzunca bir yazı yazmıştır.

Biz burada kısaca Aleviler, Kızılbaşlığı nasıl algılıyorlar ona değineceğiz. Prof.Dr. Emel Esin ve Dr.İsmail Kaygusuz; Çin, Arap ve Rus kaynaklarına dayanarak verdikleri bilgilere göre: Alevi terimini Orta-Asya’da Türkler ilk kez bugünkü anlamıyla 9.yüzyılın ilk çeyreğinden sonra kullandıklarını iddia etmektedirler.


İslamiyet’i, Türk töre ve inanç potasında eriten Türkler, yeni senteze (alışıma)’da, Emevi ve Abbasi İslam anlayışından yırmak için, muhalefetteki Hz.Ali yanlı bir ifade ile Alevilik demişlerdir. Türk destanlarında Hz. Ali ile Gök-Tanrı özdeşleştirilmiştir.

Alevilik mezhepten ve tarikat ten daha çok bir “Akılcı Tasavvuf Yolu”nu içerir. Yüzlerce yıl süren göç dalgaları halinde Anadolu’ya gelen Türkler; akılcı inanç ekolüne sahip oldukları için Alevilik yeni anayurtlarında yetersiz kalır. Bu kavram yerine siyasi iktidarı da hedefleyen yeni bir terim ile kendilerini ifade ederler. O da Kızılbaşlık’tır.


Kızılbaşlık siyasetinin temellerini Hacı Bektaş Veli Dergâhı Postnişini Balım Sultan (1458-1519/20) ile Şah İsmail Hata yî (1487-1524) atmışlar ve teorize etmişlerdir. Anadolu Alevi ve Bektaşi Türkmenleri’nin derleniş ve toparlanışlarının: Birincisini, Baba İlyas Horasanî (?-1240); İkincisini, Sultan Hünkâr Hacı Bektaş-ı Veli (1209/10-1271/2); Üçüncüsünü, Şeyh Bedreddin (1357-1420); Dördüncüsünü ise Şah İsmail Hata yî gerçekleştirir. Kızılbaşlık siyaseti; Anadolu’da yapılan Seyyid Ocakları mensubu dedeler ile Türkmen Aşiret, Oymak ve Oba Beyleri’nin katılımıyla iki “TÜRKMEN KURULTAYI”NCA somut uygulanabilir hale gelmiştir. Her iki toplantıya da Şah İsmail başkanlık etmiştir. Birincisi, Erzincan-Tercan’ın Sarı kaya yaylasında 1500 yılında gerçekleşmiş; alınan karar sonucu, “SAFEVİ TÜRK KIZILBAŞ DEVLETİ” kurulmuştur. İkincisi; yine Şah İsmail’in başkanlığında Sivas’ın Yıldızeli’ne bağlı Banaz-Bedirli arasındaki 1509 yılında yapılır. Bu toplantıda yeni kurulmuş devletin askeri ve politik stratejisi tartışılır. Devletin sınırları; Batı’da Fırat-Dicle Irmağı’ndan; Doğu’da Aral Gölü-Ceyhun Irmağı’na kadar ki coğrafi bölgeyi kapsayacak şekilde belirlenir.


Bu iki kurultayla Kızılbaşlık toplum projesi ve devlet sistemi belirlenerek uygulamaya koyulur. Şah İsmail: “Yüreği dağ, Bağrı kızıl yakut gibi kan olmadan, Kızılbaş olmak kimsenin haddi değildir” der. Fakat bu Kızılbaşlık tasarımı, Şah İsmail’in 23.5.1524 yılında Hakka yürümesiyle son bulur. Safavi Türk Kızılbaş Devlet erkinden, Türkmen Beyleri giderek dışlanır ve yerlerini, Selçuklular’dan bu yana sürekli devlet yöneticisi çıkarmış Fars kökenli aristokrat ailelerden gelen bürokratlar ve Şii mollalar alır. Türkler yurdu olan bugünkü Güney Azerbaycan sömürge statüsünde kalır. Sonuçta Safevi Devleti bir Fars (İran) devleti olur. Şah İsmail sonrası Kızılbaş Türkmenler yer yer “muhalif düzeyde” başkaldırmalarına karşın başarılı olamamışlar, Osmanlı devlet yöneticileri kanlı bir şekilde ayaklanmaları bastırmıştır.


Anadolu Türkmen Oymaklarının ve Dede Ocaklarının “Kızılbaşlık Toplum Projeleri” de Şah İsmail sonrası “ütopya” olarak yerini “Mehdi beklentisi”ne bırakır ve “tefekkür dönemi”ne girilir.

Avrupa devletlerinin azınlıklar meselesini dayatmasından sonra Osmanlı Devleti; 1839 Gülhane Hattı Hümâyûnu ilanına müteakip “Alevi Türkmenleri” İslam dairesinde kabul eder.
Kızılbaşlık İsmail Sevafi’nin savaşta erlerinin giydikleri, Kızıl başlıktan ya da Uhud Savaşın’da Peygamberin yaralanması sonucu kanını gören Hz. Ali’nin sonraki bütün savaşlarda kızıl başlık giydiğinden kaynaklandığını söyleyenler varsa da kesin değildir. Kızılbaşlık üç ilke üzerine kuruludur. Adama muhabbet, deme muhabbet, nura muhabbet. Bunlar sırasıyla şu anlamlara gelir: İnsanı sevmek, insanın kanının arınmışlığını simgeleyen şarabı sevmek, aydınlığı sevmek. Kızılbaşlık On İki İmam inancına dayanır

Kızılbaşlık tanımına gelince: Alevi-Bektaşi inanç ve kültür öğretisinin, toplumsal yaşam tarzının; siyasallaşmış doktrin el adına ve devlet iktidarını amaçlayan stratejik hedefine; sos yo-ekonomik toplumsal kuramının uygulama düzeninin sistemine KIZILBAŞLIK denir. Yani Alevilik öğretisinin; toplumu bilgi ve beceriler isiyle yönetme, iktidar erkiyle uygulama modeline Kızılbaşlık sistemi denir.

Bugün ise Alevilik ve Kızılbaşlık özdeş hale gelmiştir.

Destanlardan ve çeşitli kaynaklardan Oğuz Türkmenlerinin “kızıl börk”, siyah libas ve 40 cm. boyunda ökçesiz sivri burunlu “kızıl çizme”ler giydiklerini bilmekteyiz. İbni Bibi ve Prof. Fuat Köprülü; Babailer İsyanını, "Siyah libaslı, kızıl börklü, ayakları çarıklı” Türkmenlerin, Karaman oğlu’nun komutasında Konya’yı istila etmelerini, Bektaşilik cereyanını, Safevi İmparatorluğunun kurulmasını, Heterodoks Göçebe hareketleri olarak değerlendirmektedir. Horasan’da, Selçuklu İmparatoru Sancar'a isyan eden Türkmenleri de aynı sosyal tipi temsil eden zümreler olarak değerlendirmektedir.

.



Ulâ’n bana Kızılbaş demiş, desin!

Doğru söyler Yezit, isterse sövsün!

İsterse Pir Sultanlar gibi assın!

Hakk’a ayan kızılbaşım, kızılbaş.

Herkes bilsin ikiliği hiç sevmem,

İkrar verdim, bir daha geri dönmem,

İnsanım yolumdan ayrı hiç kalmam,

Hakk’a ayan kızılbaşım, kızılbaş.

Başta Kızılbaş Ali, hem de Veli,

Onların yüreği dağ gibi ulu,

Bağrı kızıl yakut hem de kan dolu,

Hakk’a ayan kızılbaşım, kızılbaş.

Şah Hatayi pirim benim çağlarım,

Yüksünmedim kızıl çarık teperim,

Kara libas ile cenğe giderim,

Hakk’a ayan kızılbaşım, kızılbaş.

ONAR BABA yarenimle hem hâlim,

Başımda kızıl börk bağlı Türkmenim,

Nâr-ı hâl içinde gökte uçmağım,

Hakk’a ayan kızılbaşım, kızılbaş.
Sponsor Reklamlar

"-dost-" ve miSbon bunu beğendiler.
__________________
İlginç bir alfabetik sıralaması mevcuttu vücuda
Y’den başlayıp Ş’de son bulan bir sıralama gibi
Esrarengiz bir gülümse mevcut yüzümde
Tıpkı çarlı Çaplin’in tuhaf yürümesi gibi
Kaptan isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kızılbaş Nedir ? Alevi Alevi Nedir ? Alevi Tarihi... 2 02.07.12 17:18
Kızılbaş mı, Alevilik mi? hurufican-erzincan Alevi Araştırmaları 2 14.09.11 07:21
Neden Kızılbaş deniyor datatip Sorularla Alevi'lik 1 04.08.11 00:58
Die Kızılbaş Alevi Deutsch Alevi Forum 0 20.05.10 02:47
Kızılbaş ne demek bilirmisin sen ....? Alevi Türkü ve Ezgi Video Bölümü 0 07.10.09 15:26




Totobo Totobo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2