Sponsor Reklamlar


Maraş Katliamı 33.Yılında Gelin Maraşda Olalım

 Alevi'lik Ana Forum Katagorisinde ve  Alevi Konser - Alevi Dernek Etkinlikleri Forumunda Bulunan  Maraş Katliamı 33.Yılında Gelin Maraşda Olalım Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

Ağaç Şeklinde Aç4Beğeni
  • 2 gönderen Alevi
  • 1 gönderen Deniz
  • 1 gönderen munzuro

 
Seçenekler
Alt 04.12.11   #1
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 34
Mesajlar: 4.780
Rep Puani : 199
Standart Maraş Katliamı 33.Yılında Gelin Maraşda Olalım


DUYURU...
GENÇ ALEVİ HAREKETİ VE ALEVİ YOLU DERNEĞİ OLARAK
24_12_2011_ CUMARTESİ GELİN MARAŞTA BİR OLALIM
23_12_2011 CUMA SAAT 17_00 DE
TOPLANMA BAKIRKÖY ALEVİ YOLU DERNEĞİ
... KALKIŞ ..18_00
İRTİBAT....
0532 787 75 18 ALİ BOZKURT BAKIRKÖY
0507 685 19 75 ÖZER BAL AVCILAR
0537 886 35 30 YUSUF ATAR ALİBEY KÖY
0546 696 13 87 ZAFER SARAR İKİTELLİ
0507 420 36 52 EBRU YILDIZ BAĞCILAR
0532 787 75 18 BERGÜZAR BOZKURT
0545 211 07 23 NEJLA ARSLAN ANADOLU YAKASI....
Sponsor Reklamlar

Deniz ve ozgurkursun44 bunu beğendiler.
Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.12.11   #2
ozgurkursun44
Avatar mevcut degil.
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Nov 2011
Nereden: out of Turkey
Mesajlar: 202
Rep Puani : 10
Standart Aleviler ve Solcular Katillerini İyi Tanısın


1980 Şubat ında bi ay boyunca dönemin Demokrat Gaztesinde "Halk Şiirinde Toplumsal Olaylar ve Başkaldırmalar" konulu bir yazı dizim yayımlanmıştı. Yazıdizisi devam ederken, gaztelere (Milli güvenlik Kurulu) imzalı bir tehdit bildirisi yollanıyor; kimi gazteler bunu salt haber olarak verirke, Demokrat gaztesi yazarlarından doğrudan tanıdığım saygın demokrat Emil Galip Sandalcı, bu bildiriyi tümü ile köşesine taşıyordu. O zamanlar henüz Ergenekon adı kullanılmıyordu; ancak bir çok katliam TİT (Türk İntikam Tugayı) ve Etko(Esir Türkleri Kurtarma Ordusu) adına gerçekleştiriyordu.

Bu bildirimi 21 şubat 1980 tarihli Demokrat gaztesinde ve haber olarak diğer kimi gazetelerde yayımlanmasında sonra, bilinen Milli Güvenlik Kurulu adına bir açıklama yapılyor; bu bildirinin kesinlikle kendilerine ait olmadığı belirtiliyor ve bu açıklamada 23 şubat tarihli gazetelerde yansıtılıyordu.

Oysa resmi Mgk nın bu üslupta bir bildiri yayımlamayacağı açıktı. ancak, bildirin sahibi, bu ismi kullanma yetkisini kendinde gören hangi güç olabilirdi?..
Herhalde, ozamanki bilgilerle Devlet içi terör örgütlerinin de kendilerine özgü bir Mgk larının bulunduğunu bilinmiyordu.



Ankara 5,2,1980

Sayın Halkımıza DUYURU...

Asil,Milliyetçi ve Dini Bütün Halkımız...

22 ocak 1980 tarihinde Ankara da toplanan milli Güvenlik Kurulu muz, aşağıda gösterilen kararları almıştır. Saygı ile bilgilerinize arz ederiz.


a) 24 aralık 1979 tarihinde Kahramanmaraş olaylarını bahane ederek, ayaklanma girişiminde bulunan Alevi-Kızılbaş kızıl bölücü köpeklere hadleri bildirmiştir. Olay dolayısı ile açığa alınan tüm öğretmenler Alevi Kızılbaşalardır. Göz altına alınan, işkenceye tabi tutulan, ırzına geçilen tüm öğrenciler yine Alevi Kızılbaşlardır.
Gerek Ankara ve gerekse diğer illerde aranan evler, tamamen Alevi Kızılbaş evleridir. Son günlerde İran olayları dolayısı ile artan Şii tehlikesi büyük boyutlara ulaşmıştır. Bu büyük tehlikeyi önlemek için aşağıda gösterilen tedbirler alınmış olup, bu tedbirlerin uygulanmalarına devam edilecektir.

1) ”Kurtarılmış bölge” adı verilen Alevi-Kızılbaş mahalleleri bundan böyle Ordu birliklerinin de yardımı ile aranacaktır. Bu aramalar sırasında gözdağı vermek için Alevi-Kızılbaş köpeklere gereken her türlü kötülük yapılacaktır.

Kızıl bölücü Alevi-Kızılbaş köpeklere çeşitli suçlar isnat edilecek, evlerinde bulunan her türlü kitap “yasak” olduğu gerekçesi ile toplanacak, evlerde arama yapılırken tüm ev halkı dışarı çıkarılacak ve hırsızlık yapılmasına göz yumulacaktır. Bu tür uygulamalar halen Ankara da Çalışkanlar Mahallesi, Keçikıran, Tepecik, İncirli gibi Alevi-Kızılbaş “Kurtarılmış Mahalle”lerinde başarı ile uygulanmaktadır.

2) 1969 yılıda Erzurum Atatürk Üniversitesi ile İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulun da başalayan ve gün geçtikçe şiddetlenerek devam eden, Alevi Kızılbaş öğrencilerin okullarından atılmalarına sürale devam edilecektir. Bunun için güvenlik kuvvetlerince gereken tüm kolaylılar gösterilecektir. Halen buna örnek olarak Erzincan, Elazığ, Malatya, Muş, Sivas ve Yozgat illerindeki okullar gösterilebilir.

3) Bundan böyle taktik değiştirilecektir. Evvelce olduğu gibi (1976-1979), camilere veya AP, MHP gibi sağ partilerin şubelerine bomba atıp, Alevi-Kızılbaş köpeklerin ev ve işyerlerine veya kendilerine saldırmak yerine Alevi-Kızılbaş bölücü köpeklerin bulunduğu "Kurtarılmış Bölgelerdeki karakol, askeri kışla veya vilayet konağı gibi yerlere bombalar atıp, (Alevi-Kızılbaşları Devlete İsyan Ediyor, Devlete Karşı Geliyor, Devleti Yıkmaya Çalışıyorlar) gibi gösterip saldırılara geçeceğiz.

4) Brezilya daki "Ölüm Mangalrı" gibi, Türkiye de de Alevi- Kızılbaş köpeklere karşı kullanımka üzere, (Asker, polis, Sivil) üçlüsünden müteşekkil bir birlik kurulmuştur. Bu "Ölüm Mangaları" Alevi- Kızılbaşların yoğun olarak bulunduğu "Kurtarılmış Bölge lerde gayet başarılı bir şekilde görev yapmaktadırlar.

Alevi- Kızılbaş köpeklere karşı kurulmuş bulunan "Ölüm mangaları"ndan yapıklarından dolayı hiç bir şekilde hesap sorulmayacaktır. Bu birlik mensuplarının, Alevi- Kızılbaş köpeklere işkence yapmalarına, evlerinden kıymetli eşyalar çalmalarına, gerektiğinde onları öldürmelerine göz yumulacaktır.

5) Seslerini fazla yükselten veya Alevi-Kızılbaş köpeklere yapılanları Türkiye Büyük Millet Meclisi kürsüsünden dile getirenlere veya basın yoluyla bu işi yapmaya kalkan, Alevi Kızılbaşparlamenterlerden Hayri Öner (ADANA), Azimet Köylüoğlu(Sivas), Veli Zeren (Yozgat) ilk fırsatta ortadan kaldırılacaktır.

6) Bazı illerde ve ilçe merkezlerinde Alevi-Kızılbaş köpekleri birbirine düşürmek için provokasyon olaylar yaratılacak, sahte ihbar ağları kurulacaktır. Şimdilik bu iş için pilot bölge olarak, halkının %99 u Alevi-Kızılbaş olan Tunceli ile, %70 i alevi Kızılbaş olan Erzincan illeri ile, Ankara nın Alevi Kızılbaş semtleri olan “Kurtarılmış Bölgeleri” seçilmişler ve uygulamalara başlanmaıştır. Alevi Kızılbaş köpeklerin “Fraksiyon Çatışmaları” adı altında birbirine kırdırılmaları için gereken her şey yapılacaktır.

7) Sivas tan öte, Alevi Kızılbaşların yoğun olduğu bölgelerde, bir tek Alevi kızılbaş emniyet görevlisi bile bırakılmayacaktır. Halen görevde olanlar ise Batı Anadolu daki küçük merkezlerde pasif görevlere verilecektir. halen Emniyet Teşkilatında görev yapmakta olan 2500 Alevi - Kızılbaş polisin görevlerine en kısa sürede son verilecek bunların yerine 7500 ülkücü Ehl i Sünnet polis memuru alınacaktır.

8) Alevi-Kızılbaş memur ve işçiler sudan sebeplerle, hiçbir ciddi gerekçe göstermeden, işten çıkarılacak veya açığa alınacaklardır.

9) Alevi-Kızılbaş parlamenterlere gelen-giden tüm heyetler (Millet Meclisi’de) kontrol edilecek, bunların ev ve işyeri telefonları dinlenecek, kendilerine gelen mektupların sadece önemsiz bir kısmı teslim edilecek, diğer kısmı imha edilecektir. Ayrıca, bu mektuplarda, kendilerine yapılan baskılardan şikayet eden Alevi-Kızılbaşlar hakkında gereken her türlü tahkikat yapılacaktır. Alevi-Kızılbaş semtleri olan “Kurtarılmış Bölgeler” de posta hizmetleri kasıtlı olarak aksatılacaktır.

10) “Kızıl Bölücü” sözleri, gerek basında ve gerekse politikacılar tarafından Alevi-Kızılbaşalar’ı ima etmek için kullanılacaktır. POL-DER deyince akla Alevi-Kızılbaş polisler getirilecek ve böylece Sünni Mezhebine mensup polislerin bu dernekten ayrılmaları sağlanacaktır. “TIKKO” ve “Dev- Yol” adlı çeteler basında bilhassa Alevi- Kızılbaşlar’a maledilecektir. (Bu konuda Hürriyet, Günaydın ve Tercüman gazeteleri ile anlaşmaya varılmıştır).

Sonuç olarak, asil milletimiz bilmelidir ki, tüm baskı, işkence ve soykırımlara rağmen, solcu olmakla ve Chp’ye oy vermekte ısrar eden Alevi-Kızılbaş köpeklere karşı bu yıl içinde “Endonezya” tipi bir “SOYKIRIM” kaçınılmaz görünmektedir. Yüce milletimizin bekası, Ulu Devletimizin varlığı için, Milli Güvenlik Kurulu olarak elimizden ne gelirse yapacağımızdan, Aziz Milletimizin hiçbir şüphesi olmamalıdır.


Saygılarımızla Milli Güvenlik Kurulu


Devlet kurucusu anlı-şanlı Chp, iki satte Kıbrıs a çıkmakla böbürlenen Ecevit yönetimindeki Chp, dört günde mazlum Alevi Kürtler in imdadına yetişememişti!..

Kaynak: Mehmet Bayrak Alevilik- Kürdoloji-Türkoloji Yazıları
Sponsor Reklamlar

ozgurkursun44 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.12.11   #3
Deniz
Deniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Co-Admin
Kurucu
Üyelik tarihi: Dec 2009
Nereden: İzmir
Yaş: 42
Mesajlar: 1.751
Rep Puani : 102
Standart Cevap: Maraş Katliamı 32.Yılında Gelin Maraşda Olalım


33. yılında çiğli psakd olarak maraştayız.
Sponsor Reklamlar

jetlii11 bunu beğendi.
Deniz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 19.12.11   #4
munzuro
Avatar mevcut degil.
Üye
Üye
Üyelik tarihi: Aug 2011
Nereden: izmir
Mesajlar: 74
Rep Puani : 10
Standart Cevap: Maraş Katliamı 33.Yılında Gelin Maraşda Olalım


bu lanetli odaklar maddeler halinde sıraladıkları tüm kararları uyguladılar. çok insan katletti, çok mağduriyetlere yol açtılar. daha kötüsü hedefe koydukları alevileri büyük oranda maskelenmiş yedeklerinin arkasından sürüklemeyi, o adreslere mahkum etmeyi başardılar. ve alevi halka bu suçları işleyen odaklar, bu seçimlerde dahi alevileri manipüle etmeyi başardılar.

hep yaptıkları gibi kendi örgütledikleri katilleri alevilerin üstüne salıp "ya biz ya onlar" ikilemini dayattılar.

buda yetmedi kimi alevileri bu suçları bildikleri halde kendi hizmetlerine sokmayı başardılar.

ortaokul lise talebesiydim ve hatırlıyorum gerçekten tunceli de dahi bir birine akraba komşu olan insanları "fraksiyon çatışması" adıyla biribirine düşürmüşlerdi. ve gerçekte birbirinden iyi ve yiğit gençler biri birlerini katletmişlerdi. öyle bir kaç kişi falanda değildi yitirilenler.

umarım ders çıkarılabilir. Maraş korkunç bir yaradır ve kanamaya devam ediyor. diğerleri gibi.

dahası, tüm türkiyede hala en savunmasız topluluk biz alevileriz. örgütlülüğümüz hiç yoktan iyise de kesinlikle zayıftır.

bu ülke insan düşmanı ırkçı ideolojilerden arınmadıkça, eşit yurttaşlık hakkı anayasal güvencede karşılığını bulmadıkça benzeri olayların zemini hala olduğu yerde duruyor demektir.

alevi halkta bu ülkenin tüm mazlumları ve özgürlükçü düşünenleriyle buluşmalı, demokratik bir alternatifin bileşeni olmayı başarabilmelidir ki yaşanabilir bir gelecek inşa edilebilsin.

Maraş ve diğer katliam mağdurlarımızı rahmetle anıyor, katilleri lanetliyorum.

aşkı niyazlarımla
Sponsor Reklamlar

jetlii11 bunu beğendi.
munzuro isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti
Alt 14.04.15   #5
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: Maraş Katliamı 33.Yılında Gelin Maraşda Olalım


19 Aralık gecesi saat 21:00'de bir Ülkücünün, Çiçek sinemasına yerleştirdiği tahrip gücü düşük bir bomba; katliama giden olaylar zincirinin ilk adımını oluşturdu. Türkoğlu ilçesinden gelen bir grup faşist militan "Kanımız Aksa da Zafer İslam’ın" ve "Müslüman Türkiye" sloganlarıyla seyirci kitlesini "coşturarak" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) il binasına saldırttılar.

Bombanın patlamasından hemen sonra, Ülkücü Gençlik Derneği (ÜGD) Kahramanmaraş şube başkanı Mehmet Leblebici ve 2. Başkan Mustafa Kanlıdere'nin talimatlarıyla bombayı attığı iddia edilen Ökkeş Kenger Ankara'ya ÜGD'ye telefon ederek "yardım" talebinde bulundu.

"Bir Alevi öldüren beş kez hacca gider"

Ertesi gün Alevilerin oturduğu bir kıraathane bombalandı; 21 Aralık'ta iki Tüm Öğretmenler Birleşme ve Dayanışma Derneği (Töb-Der) üyesi bir öğretmen öldürüldü. 22 Aralık günü, bu iki öğretmenin cenazesini taşıyan kalabalığa, faşistlerin "komünistlerin, Alevilerin cenaze namazı kılınmaz" diyerek tahrik ettikleri kalabalık saldırdı. Bağlarbaşı camii imamı Mustafa Yıldız cuma vaazında şu "öğütleri" vermişti:

“ "Oruç tutmak namaz kılmakla hacı olunmaz, bir Alevi öldüren beş sefer hacca gitmiş gibi sevap kazanır; bütün din kardeşlerimiz hükümete ve komünistlere, dinsizlere karşı ayaklanmalıdır; çevremizde bulunan Alevileri ve CHP'li Sünni imansızları temizleyeceğiz."


Kalabalık dağılıp cenazeler ortada kalırken; güvenlik güçlerinin müdahalesiyle karşılaşmayan saldırgan kitle kent çarşısına yürüyerek Alevilere ve CHP'lilere ait işyerlerini tahrip etti. Çatışmalarda 3 insan öldürüldü.

22 Aralık gecesi faşistler Sünni mahallelerinde "ertesi gün solcu Alevilerin silahlı saldırı yapacağını" anlatarak, bu kitlesel biçimde silahlanılmasını sağladılar. 23 Aralık'ta Kahramanmaraş'taki olaylar karşılıklı çatışma boyutunu tamamen yitirerek, bütün solculara ve Alevilere dönük bir kıyama dönüştü.

24 Aralık'ta ilan edilen sokağa çıkma yasağına, yalnızca, kendi can güvenliklerini bile sağlayamayan güvenlik kuvvetleri uydular. Günden güne tırmanan gerginliğe ve valiliğin 21 Aralık'tan beri yinelediği taleplerine rağmen kente askeri güç gönderilmemişti. Saldırıların polis kuvvetlerine yönelmesi üzerine, "polis-halk çatışmasını önleme" gerekçesiyle 23 Aralık sabahı kentteki bütün polisler de görev dışı bırakıldı. Bu koşullarda 24 Aralık günü, faşistlerin çevre köy ve ilçelerden getirdiği silâhlı grupların takviyesiyle, kıyam insanlık dışı boyutlar kazandı.

Resmi rakamlara göre olaylarda 111 kişi öldü

"Komünistleri bırakmayın, Allah yoluna kesin, Sütçü İmam aşkına vurun", "Bugün cihad günüdür, bir Alevi öldüren cennete gider", "Alevileri öldürelim, memleketten temizleyelim", "Alevileri öldürün, şahit kalmasın" diye bağıran faşist ajitatörlerin sürüklediği kalabalıklar Alevilerin yaşadığı Yörükselim, Yenimahalle, Serintepe, Mağaralı, Karamaraş mahallelerine saldırdılar. Bu mahalleler taranıp, bombalanıp, kundaklandıktan sonra muhasara altına alındı. Ölülerin taşınması, yaralıların hastanelere götürülmesi engellendi, hastaneler kuşatıldı; insanlar kadın, çocuk, hamile, yaşlı, hasta, yaralı ayrımı yapılmadan öldürüldü. Faşistlerin "Aleviler dinsiz ve sünnetsizdir" provokasyonuyla gözleri kararan saldırganlar, insanların pantolonlarını indirip sünnetli olup olmadıklarına baktılar. Alevi mahallelerinin yanı sıra, Sünni mahallelerinde de önceden işaretlenmiş Alevi evlerine baskınlar yapıldı.

Kıyımda saldırılanlara haykırılan sözler, faşist hareketin seferber ettiği kitleleri "gerçek" iktidarın bu hareketi desteklediğine inandırdığım gösteriyordu: "Hükümetiniz gelsin sizi kurtarsın", "Bizim liderimiz içimizde, sizinki nerede, Ecevit gelsin sizi kurtarsın", "Türkeş burada, Ecevit nerede", "Git Karaoğlanınızı çağır gelsin, size yardım etsin, bizim Türkeş'imiz yanımızda", "Vali, İçişleri bakanı Maraş'ı terketsin".

Ancak 25 Aralık akşamı tamamen yatışan saldırılarda, resmen saptanabilen ölü sayısı 111'di. Yüzlerce kişi yaralanmış, aralarında CHP, Türkiye İşçi Partisi (TİP), Türkiye Komünist Partisi (TKP), Töb-Der, Polis Memurları Dayanışma Derneği (Pol-Der) binalarının ve Sağlık Müdürlüğü'nün bulunduğu 210 ev ve 70 işyeri yakılıp yıkılmıştı. Katliamın ardından, binlerce Alevi Kahramanmaraş'ı kaçarcasına terk etti. CHP milletvekili Oğuz Söğütlü Kahramanmaraş'ta yaşananların açık soykırımdan başka bir şey olmadığını, Alevi nüfusun yüzde 80'inin kenti terk ettiğini söyledi.

Milliyetçi Cephe (MC) partileri, olayların "büyümesini" ülkede ve Kahramanmaraş'ta sıkıyönetim ilanında gecikilmesine bağlayarak CHP iktidarını suçladılar. Faşist hareket, Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'ün Ocak 1979'da Kahramanmaraş milletvekili ve senatörleriyle yaptığı özel toplantıda Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) milletvekili Mehmet Yusuf Özbaş'ın sözlerinde yansıdığı gibi, olayların "1971 öncesinde Elbistan'da Nurhak dağlarında başlayan olayların devamı olduğunu" savunmakta; Ecevit hükümetinin "tahrikçi" olduğunu, hükümet değişmedikçe tahriklerin devam edeceğini söyleyerek böylesi olayların da süreceğini ima etmekteydi.

RFI: Olaylarda CIA'in rolü var

MHP yöneticilerinden Nevzat Kösoğlu parlamentodaki konuşmasında olaylardan "Maraş'ın bazı mahalle ve köylerinde mezhep ayrılıklarına dayandırdıktan hakimiyetlerini pekiştirmek üzere çekişme halinde olan -özellikle Maocu gruptan- komünist fraksiyonları" sorumlu gösteriyordu. Kösoğlu, olayları hassas bölge olduğu bilinen Maraş'ta solcu öğretmenlerin cenazesine izin verilmesi ve cenazede "bilinen komünist sloganların yanı sıra, dini tahkir ve tezyif edici sloganların bağırılması"yla açıklarken adeta katliamı meşrulaştırıcı bir dil kullanıyordu.

Faşist harekete açık destek veren Tercüman yazarlarından Ahmet Kabaklı Kahramanmaraş olaylarını "milletin CHP'ye tepkisi" olarak yorumlarken; neredeyse selamlayan, kutlayan bir üslupla insanların gaddarca öldürüldüğü katliamı "binicisini beğenmeyen asil bir kısrağın şahlanışı"na benzetmişti.

Radio France Internationale (RFI) 27 Aralık'taki yayınında Kahramanmaraş olaylarında "yabancı gizli servislerin, özellikle ABD Merkezi Haber Alma Teşkilatı CIA'in rolü"ne değindi. BBC ise şu yorumu yapmaktaydı:

“ "Kahramanmaraş olayları, Pakistan, Afganistan ve İran'dan sonra belki de kaos ve belirsizlik içine düşme sırasının Türkiye'ye geldiğini gösteriyor. Başbakan Bülent Ecevit de dahil olmak üzere, giderek artan sayıda kişi, bir iç savaş tehlikesine dikkati çekiyorlar."


Kahramanmaraş olaylarının "kovuşturulması", faşist hareketin iç savaş stratejisi ile ilintisi üzerinde durulmadan, "sağ-sol çatışması" çerçevesinde ele alındı ve tek tek "eylemciler" araştırıldı. Dönemin bölge sıkıyönetim komutanı Tuğgeneral Tayyar Aygur'un, "Kahramanmaraş Toplumsal olayları" davasının bir numaralı sanığı Kenger’le görüşmesinde söyledikleri, bu durumun özeti niteliğindedir:

“ "Oğlum, bu hadiseler sizin boyunuzu aşar, bunu biz de biliyoruz. Soldan her şey elimizde. Silahlar, mermiler, dokümanlar... Hepsini yakaladık. Hatta Ermeni Garbis adında birinin olduğunu tespit ettik. Eğer bu şahıs ölenler arasında değilse, yakında bir vilayetin daha başını yakabilir. İnşallah ölen yedi sünnetsizden birisi budur. Bunları biliyoruz...Peki, bu sağdaki çarıklı Mehmet ağayı kim sokağa döktü, biz bunu arıyoruz."


Faşizm tırmanışını sıkıyönetim altında sürdürüyor

1979'a CHP iktidarının Kahramanmaraş katliamının ardından 13 ilde ilan ettiği sıkıyönetimle girildi. Böylece, faşist hareket, 1978 boyunca giderek sesini yükselterek talep ettiği sıkıyönetime erişmişti. Fakat sıkıyönetim, hem MHP üst kademelerinde umulan nitelikte bir ittifakı, işbirliğini üretecek gibi görünmüyordu; hem de siyasal atmosfer MHP açısından oldukça elverişsizdi.

Kahramanmaraş katliamı, Malatya, Elazığ, Sivas, Niğde-Aksaray olaylarıyla karşılaştırılmayacak sonuçlara yol açmıştı. Hem yüzü aşkın insanın ölümü, hem de anti-Alevi saldırılarda sergilenen vahşet ve kıyıcılık, genel kamuoyunda büyük bir dehşet yaratmıştı. Doğan büyük toplumsal tepki, somut yasal bağlantılar saptansa da saptanmasa da, geniş kitleler nezdinde bu olayın sorumlusu olduğu açık olan faşist harekete yöneliyordu. (BÇ)

* Bu metin Sosyalizm ve Toplumsal Mücadeleler Ansiklopedisi'nin 7. cildinden derlendi.

Katliamın dönem gazetelerine nasıl yansıdığını görmek için tıklayın.
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Sivas Katliamı 19. yılında ülkenin dört bir yanında lanetlendi Alevi Pir Yolu Haber Merkezi 1 14.04.15 11:39
gelin canlar bir olalım admin Türkü Bölümü 1 29.01.12 22:14
Gelin canlar bir olalım iri olalım diri olalım .hz.ali meyou Her Telden 2 21.04.10 14:54
piryolu tanitim yazisi :Gelin piryolunda bir olalım Alevi Forum Kuralları ve Kullanılması 4 11.01.10 03:28
31. Yılında Maraş Katliamı! Alevi Alevi'lik Tarihinde Üzücü Olaylar 2 24.12.09 12:55






Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2