Sponsor Reklamlar


Seyit Kureyş'in Oğlu Şah Haydar(Düzgün Baba)

 Alevi'lik Ana Forum Katagorisinde ve  Alevi Dedeleri - Pirleri - Ocakları Forumunda Bulunan  Seyit Kureyş'in Oğlu Şah Haydar(Düzgün Baba) Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

 
Seçenekler
Alt 06.09.09   #1
tuncer yilmaz
tuncer yilmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 195
Rep Puani : 11
Standart Seyit Kureyş'in Oğlu Şah Haydar(Düzgün Baba)


Şah Haydar Seyyid Mahmud Hayrani'nin oğludur. Zeve yakınlarında bulunan Zargovit tepesinde hayvanları otlatmak için bir ev yapar. Burada hayvanları ile meşgul olur.


Kisin zemherinde keçilerinin gayet güzel beslendiklerini gören Seyyid Mahmud Hayrani:

"Acaba Şah Haydar bu kışın ortasında bu hayvanlara ne yediriyor ki hayvanlar bu kadar güzel besleniyorlar.” diye merak eder ve Şah Haydar ile hayvanların bulunduğu yere gider. Bir de bakar ki Şah Haydar elindeki çubuğu hangi meşe ağacına değdiriyorsa ağaç hemen yeşeriyor. Taze süsleniyor, keçilerde bu filizlerden yiyerek besleniyor.

Seyyid Mahmud Hayrani durumu görünce sesini çıkarmadan geri dönmek ister. Ancak o sırada bir keçi, bir kaç kez üst üste hapşırır. Şah Haydar da: “Ne oldu Babam Derviş Mahmud'umu gördün ki bu kadar hapşırırsın.” Der ve arkasına baktığında babasının kendisine görünmeden gitmek istediğini görür.


Babasına bizzat ismi ile hitap ettiği için utanır mahcup olur. Mahcubiyetinden kaçıp halen Düzgün Baba dağı olarak söylenen bir tepeye çıkar ve burada mekân tutar. (Rivayet olunur ki Şah Haydar babasına ismen hitap ettiği için mahcubiyetinden ötürü kaçtığı zaman ayağında kışın karda giyilen hedik varmış. Bu hediklerle Zargovit'den Düzgün Baba tepesine kadar (takriben 5km) üç adım atmış bastığı her yerde hedikler taşa iz bırakmış ve bu izler hala durmaktadır.)

Bir iki gün eve gelmeyen Şah Haydar'ın annesi endişelenir. Durumunu öğrenmesi için babasına rica eder. O da yanındaki müritlerine gidin bakın bakalım bizim Şah Haydar ne âlemde? Der.


Müritlerinden birkaç kişi bu 24500 m. yüksekliğindeki dağın tepesine çıkar Şah Haydar ile görüşürler. Durumun iyi olduğunu her hangi bir sorununun olmadığını öğrenirler ve tekrar Zeve'ye dönerler. Seyyid Mahmud Hayrani'ye durumu düzgündü merak edilecek herhangi bir şey yoktur. Selam ve hürmet eder ellerinizden öper derler.

Bu işi düzgündür sözü dilden dile dolaşır ve asıl adı Şah Haydar olan bu zata artık bir süre sonra Düzgün Baba olarak bir isim atfedilir. O günden bu güne Düzgün baba olarak söylenir.

Düzgün Baba mekân tuttuğu bu dağda 110 sene kalır ve burada sır olur. Bugün dahi halk şifa bulmak için Düzgün Baba'ya gider adaklar adar ve ziyaret eder.


Baba Mansur ve Seyyid Mahmud Hayrani:


Baba Mansur adı ile bilinen Seyyid Şah Mansur, bugün ki Tunceli ili Mazgirt ilçesine bağlı Muhundu köyünde bir ev inşaa eder. Fakat kimsesi olmadığından, tek başına evini inşaa etmek mecburiyetinde kalır. Durum, Seyyid Kureyş’e ayan olur ve yardıma koşar. Baba Mansur’un ikamet ettiği Muhundu köyü ile Seyyid Kureyş’in ikamet ettiği Zeve köyü arası dört saatlik yoldur.


Seyyid Kureyş, yola çıktığı vakit “Kızıl Yılan” asasını eline alır ve eline aldığı anda da asa zehirli yılana dönüşür. Dağlık, ormanlık ve engebeli arazide saatlerce ilerler. Muhundu köyü yakınına vardığında ziyankâr bir boz ayı ile karşılaşır.


Ayı, Seyyid Kureyş’i görünce saldırır, şaha kalkar ve pençeleriyle hücum eder. İkisi arasında birkaç metrelik mesafe kaldığında, Seyyid Kureyş “Ya Allah” deyip, sağ elini ayıya doğru uzatır.


Seyyid Kureyş’in elini uzatmasıyla ayının olduğu yerde durması bir olur. O an, Seyyid Kureyş ayının yanına gider ve eliyle sırtını sıvazlar. Sırtına binerek yoluna devam eder.



Baba Mansur kesme taşlardan ördüğü duvarları bir metre kadar yükseltir. O gün, ördüğü duvarın üstüne çıkar ve köşe taşlarını yerleştirmekle meşgul olur. Birden, vahşi hayvan bağırtılarını işitir. Başını çevirip o tarafa baktığında, Seyyid Kureyş’in boz bir ayıya bindiğini ve “Kızıl Yılan” asasını da kamçı olarak kullandığını görür. O anda, kendi kendine:



“Kureyş vahşi ayıya binmiş, Kızıl Yılan’ı eline almış, bizden keramet istiyor.” der ve ayağa kalkarak “Ya Kureyş’in Ceddi” diyerek üzerinde oturduğu duvarla birlikte uçar, gider Seyyid Kureyş’in önünde durur.

Seyyid Kureyş, Baba Mansur’un üzerine oturduğu duvarla birlikte uçup geldiğini ve önünde durduğunu görünce, onun eline gider ve ikrar verir. O anda Baba Mansur:



“Benim senin eline gelmem gerek. Sen niye geldin?” diye sorunca, Seyyid Kureyş: “Benim bindiğim canlıydı, seninki ise cansızdı” yanıtını verir. Bu karşılaşmadan sonrada Seyyid Kureyş, Baba Mansur’un ikrarı olur.


İki Kız Kardeş:



Seyyid Kureyş’in iki yılanı vardır, ikisi de iki kız kardeş idiler. Yılanlar, deri kılıflarının içinde ve ayrı raflarda muhafaza edilirdi. Kılıflarının içindeyken, başlarıyla gövde kısımları yılan şeklinde cansız birer asa oldukları halde, kılıflarında çıkarıldıklarında, zehirli yılanlara dönüşürlerdi.

Yılanlardan birisinin derisi altın kırmızısı renkte olduğu için Seyyid Kureyş ona “Kızıl Yılan” adını vermişti. Seyyid bir yere gittiği zaman bazen kızıl yılanı, bazen de diğerini eline alırdı. Yılanlar zehirli olduğu için kerameti olmayan Seyyidler onları kılıflarından dışarı çıkaramazlardı.


Yılanlar, Seyyid Kureyş’in oğullarına, oğullarından da torunlarına intisap eylemiştir. Bu yılanlara “Tarık” da denilir. Cemlerde ocak sahibi dede tarafından çıkarılır.

KAYNAKÇALAR:


1) Profesör 1400’den “Ehlibeyt Nesli Seyyid Mahmud Hayrani Ve Evlatları” adlı kitabı (İST/1993)

2) Zeki GÖRGÜ’den “Seyyid Mahmud Hayrani” adlı kitabı (İST/1992)

3) “Türk kültürü ve Hacı Bektaşi Veli Araştırma Merkezi” WEB sitesi yayınları.

4) Ali KAYA’ dan “Dersim’de Kökler” adlı kitabı (İST/2006)

5) Ali YAMAN’dan “Kızılbaş Alevi Ocakları Hakkında Tartışmalar: Derviş Beyaz Ocağı ile Kureyşan Ocağı Arasında Şecere Sorunu” (Eylül 2001)

6) Ali YAMAN’dan “Anadoludaki Alevi Ocakları ve Ziyaretgâhları” adlı kitabı (Ekim 2001
Sponsor Reklamlar

tuncer yilmaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...
Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Kurt oğlu ocaği mahirce Ocaklarimiz 0 13.07.12 23:14
Kureyş ocağından seyyid veli dede sultan aloner Alevi Önderlerimiz 1 18.12.10 17:27
musa kurt haydar haydar (şelpe) www.piryolu.com Alevi Türkü ve Ezgi Video Bölümü 6 23.03.10 14:17
Düzgün baba efsanesi Alevi Alevi Hikayeleri 0 07.09.09 17:04
SÖylencelere GÖre Seyyİd Haci KureyŞ tuncer yilmaz Alevi Dedeleri - Pirleri - Ocakları 0 06.09.09 01:42




Satılık pomeranian Pomeranian Boo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2