Sponsor Reklamlar


Aleviler tacınızı tahtınızı başınıza çalacak!

 Alevilik ve Aleviler /Ana Forum Katagorisinde ve  Alevi Araştırmaları Forumunda Bulunan  Aleviler tacınızı tahtınızı başınıza çalacak! Konusunu Görüntülemektesiniz.=>...

Ağaç Şeklinde Aç1Beğeni
  • 1 gönderen Seyhlerli

 
Seçenekler
Alt 07.11.11   #1
Seyhlerli
Avatar mevcut degil.
Yeni Üye
Üye
Üyelik tarihi: May 2011
Nereden: Kütahya
Mesajlar: 10
Rep Puani : 10
Standart Aleviler tacınızı tahtınızı başınıza çalacak!



ALEVİLER TACINIZI TAHTINIZI BAŞINIZA ÇALACAK!

Hüseyin DEMİRTAŞ
Devletin Müslüman Sünni kesime sırf Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) üzerinden yıllık en az 3 milyar dolar kaynak aktardığı biliniyor. İmam-hatip okullarına, Kur’an kurslarına, diğer kurumlardaki mescitlere harcanan paranın miktarını destek yolları o kadar çok ve çeşitli olduğundan kimse hesaplayamıyor. Bunlar Sünniliğe doğrudan ayrılan kaynaklar. Dolaylı olanları bilinmenin ise hiç imkân ve ihtimali yok.
Gözünü sevdiğimin laik Türkiye Cumhuriyeti dinciliği besliyor da besliyor. 9 yıllık AKP hükümetinde ise bu besleme zirve noktasına ulaştı. Her şey din ve dincilik üzerinden yürüdüğünden, beslenmedik dinci, din tüccarı, örgüt; resmi ve gayri resmi kurum ve kuruluş neredeyse kalmadı. Sağ olsun AKP hükümeti içinden geldiği şeriatçı kesimlere diyet borcunu iyi ödüyor. Dünyanın neresinde olursa olsun yandaşlarını maddi desteğe boğmaktan çekinmiyor. Yurt içinde yaptıkları zaten biliniyor ama ya yurtdışındakilere ne demeli?
AKP’nin yurtdışındaki resmi dini kurumlara zaten yasal zeminde en yüksek yardım ve destek sunduğu bilinen bir şey. Ancak bu yardımlar DİB’e bağlı olan dini kurumlarla sınırlı kalmıyor. Artık hala Erbakan çizgisinde bulunan Avrupa Milli Görüş Teşkilatı (IGMG), BBP’ye yakın Avrupa Türk-İslam Birliği (ATİB) ve Süleymancıların merkezi Köln’de bulunan İslam Kültür Merkezleri Birliği (VIKZ) benzeri örgütler de devlet yardımı almaya başladılar. Keza Fethullahçıların ders yardımı, yabancı dil öğretme, Almanca ve uyum kursu vs. adı altında açtığı dershaneler ise hem Türk hem de Alman devleti tarafından uyuma katkı (!) yaptıkları gerekçesiyle destekleniyorlar. Bir başka deyişle devlet tarikatlar ve cemaatlerle barıştı. Hem de öyle bir barışma ki, devlet yardımları sırf dini alanlarda faaliyet gösterenlere yapılanlarla sınırlı kalmıyor. Malum AKP eşittir devlet haline geldi ya, hükümet kendi yandaşlarına yardım ve desteği her alanda eksik etmemeye başladı. Örneğin Almanya’nın Hessen Eyaletinde ağırlık olarak Milli Görüşçülerin çıkardığı ve parasız olarak dağıttığı aylık Hayat gazetesi bile bu desteklerden payına düşeni alıyor. AKP bir yeri desteklemek istedi mi, bir yolunu mutlaka buluyor. Nasıl mı? Adı geçen gazete Türk Hava Yolları (THY) üzerinden tam sayfa verilen ilanlarla destekleniyor. Hem para söz konusu olduğunda da, dinciler arasında AKP-Saadet Partisi (SP) ayrımı birden rafa kalkıyor…
İşte böyle böyle doğrudan ve dolaylı yardım ve desteklerle hem ülkemizde hem de yurtdışında devlet destekli dincilik büyüdükçe büyüyor. Kaldı ki, Türkiye ve bölgede yavaş yavaş hegemonya kurmak için bu da bir taktik. Söz konusu dinci hormonlu büyümenin en büyük mağdurlarının başındaysa Aleviler geliyor. AKP’nin iktidarı kim ne derse desin en çok Alevileri vuruyor. Çünkü diğer iktidarlar dönemindekinin aksine Aleviler artık her yönden sıkıştırılıyor; varlıklarına yönelik tehditler tek boyutlu olmaktan çıkarak çok boyutluluğa bürünüyor. Ülkede Alevilerin varoluş ve yaşama şartları her geçen gün zorlaştırılıyor. Adeta Alevilerin Türkiye’yi kendiliklerinden terk etmesi için bir zemin hazırlanıyor. Bunda da başarılı olunuyor. Birçok Alevi çoktan Türkiye’yi terk etmenin yollarını aramaya başladı bile. Niye aramasın ki, zira kamu kurumlarına neredeyse yeni hiçbir Alevi alınmadığı gibi, eskiden girmiş olanların da ya derecesi düşürülüyor, ya yükselmesine izin verilmiyor veya geri görevlere getiriliyor. Karar alıcı makam ve mevkilerde ilaç namına tek bir Alevi bırakmadı AKP hükümeti!
Alevilerin maddi varoluş ve yaşama şartlarını zorlaştırma ve nefes alamaz hale getirme kamu kurumlarıyla sınırlı kalsa ne ala ama kalmıyor. Anadolu şehirlerinde ve İstanbul’da işverenlerin büyük çoğunluğu hükümet yanlısı olduğundan, yine geçen iktidarlar döneminin aksine özel sektörde de Alevi-Sünni ayrımı yapılmaya başlanmış bulunmaktadır. Buna yönelik haberler son yıllarda daha çok kulağımıza gelir oldu. Artık özel sektör de Alevi olduğu bilinen kişileri işe almıyor. Daha önce girmiş olanları da yükseltmiyor veya işten çıkarıyor. Sadece kimliğini iyi gizleyebilenler ve Sünniliğe dönenler paçayı kurtarabiliyor ellerinden…
Ayrıca bazı kent ve kasabalardaki küçük ve orta ölçekli işletme sahibi Alevi esnaf ve işadamları da zor durumdadır. Zira son dönemde yapılan olumsuz propagandalar sonucu hem müşteri sıkıntısı çekiyorlar hem de ortak iş yaptıkları şirketlerin çoğunluğu Müstakil Sanayiciler ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) veya Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUKSON) üyesi olduğundan ayrımcılığa uğramakta ve iflasa sürüklenmektedirler.
Kısaca hükümet ve devlet Alevilerin üzerine çok fena şekilde gelmektedir. Oysa aslında AKP selefi bulunan Emevi, Abbasi, Selçuklu ve Osmanlı’nın İslam devlet geleneğini sorgusuz sualsiz devraldığından yeni bir şey yapmamaktadır. Nedir bu gelenek? Bir dini veya etnik topluluğu, her yönden ablukaya alıp ya bulundukları yeri terke zorlamak ya da dayattığı dini inancı veya dili zorla benimsetmektir. Örneğin İslam dini çıkana kadar hatta Abbasi Devleti’nin yıkıldığı 1256 yılında bile bölgede önemli bir nüfusa sahip ve dilleri Arapçadan önce Ortadoğu’nun ‘lingua franka’sı yani ortak anlaşma dili olan Süryaniler üzerinde Alevilere yapılanların aynısı uygulanmıştır. Bu koskoca ve kadim Süryani cemaati devlet tarafından verilen sayısız rüşvet ve avantajla İslam’a geçmeye zorlanmış veya teşvik edilmiş; Hıristiyan kalmakta direnenler ise çeşitli katliamlar ve baskılarla yıldırılarak, cemaat zamanla etkisiz hale getirilmiştir. Bu uygulamalar neticesinde günümüzde Süryaniler artık yok olmama mücadelesi veren çok küçük bir topluluktur ve dillerini de kendilerinden başka kimse konuşmamaktadır. Anlaşılacağı üzere çoğunluk Müslümanlaşmış ve Araplaşmıştır.
Keza Osmanlı da benzer uygulama ve icraatlara imza atmıştır. Büyük katil Yavuz Sultan Selim’in iktidara geldiği 1513 yılında Anadolu ve Mezopotamya’da Alevi Türkmen ve Kürtler çoğunlukta iken zaman içinde denenen çeşitli katliam, hile, baskı ve teşvik yöntemleriyle ibre tersine dönmüştür. İşte Yezit süreği mensubu AKP atalarının yaptığını günümüzde tekrar Aleviler üzerinde denemek istemektedir. Hedefi Alevilerin can damarlarını kesip, her yönden ablukaya alarak, verdiği çeşitli rüşvetlerle ya tamamen Sünniliğe dönmelerini sağlamak ve direnenleri ise yurdu terk etmeğe zorlamaktır. AKP ve Tayyip Erdoğan’ın kafasındaki Türkiye’nin geleceğinde Alevilere kesinlikle yer yoktur. Geleceğin Türkiye’sinde az da olsa bir miktar Alevi kalsa bile, bunlar ancak bu ülkenin çoğunluğu olan Sünnilerin kölesi olacaktır.
Atatürk’ün yakın çalışma arkadaşı ve Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt demişti ki: “Türk, bu ülkenin yegâne efendisi, yegâne sahibidir. Saf Türk soyundan olmayanların bu memlekette tek hakları vardır; hizmetçi olma hakkı, köle olma hakkı. Dost ve düşman, hatta dağlar bu hakikati böyle bilsinler…” Bozkurt’un beyanındaki Türk kelimesinin geçtiği yerlerin başına Sünni ekleyin yeter. Aynen Almanya’daki Türklerin Almanların yapmak istemediği zor işleri yaptığı gibi, her şeye rağmen Türkiye’de kalmakta ve Alevi kimliğini korumakta ısrarlı olan Aleviler de Sünnilerin küçümsediği işlerde çalışmak zorunda kalacaklardır. Hesap budur. Zira Türkiye’de hali hazırda nitelikli ve meslek sahibi Alevi gençlerin yetişmesi de engellenmektedir. Çünkü Alevi öğrenciler okullarda sürekli taciz ve terorize edilerek, okuma iştahları ve bu ülkede kalma istekleri iyice azaltılmaktadır.
Buna karşılık AKP ve Türkiye’nin egemenleri aslında Aleviler konusunda baltayı taşa vurmaktadır. Çünkü her şeye rağmen yapılan hesaplar yanlış çıkacaktır. Zira devir eski devir değildir. Çağımız globalleşme (küreselleşme) çağıdır. İslamiyet-Sünnilik nasıl küreselleşiyorsa, Alevilikte öyledir. Artık Aleviler sadece Anadolu’da köylerde yaşamadığı gibi, Türkiye’nin devlet olarak resmen kabul etmediği Alevi kimliği başta Almanya olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinde tanınmıştır. Yine Almanya’nın bazı eyaletlerindeki devlet okullarında Alevilik dersleri verilmektedir ve birden fazla üniversitede Alevilik kürsüsünün kurulması da eli kulağındadır. Ayrıca son 20–30 yıldır Aleviler bilinçlenmekte ve bilenmektedir. Dünyanın ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinde yaşayan Aleviler arasında eskinin aksine “biz” olma ve “ortak kimlik” duygusu giderek artmaktadır. O nedenle kimse boşuna uğraşmasın, AKP Alevilerle ilgili karanlık planlarından istediği neticeyi alamayacaktır. Türkiye’deki bir kısım Alevi’yi zor, baskı ve rüşvetle Sünniliğe döndürse bile, Aleviliği sürdürmeye ve bir yok oluştan kurtarmaya hem Türkiye’de kalan dirençli Aleviler hem de dışarıda yaşayan örgütlü Aleviler yetecektir. Kimse Aleviliğin sahipsiz kalmasını boşuna beklemesin!
Ayrıca AKP bu şekilde Türkiye’nin geleceğini karartmaktadır. Şimdi Alevileri her yerden uzaklaştırıyor, devlet imkânları sadece belli bir kesime aktarılıyor ya, bunun acısı sonra çıkacaktır. Vergisini veren, askere giden ve diğer vatandaşlık görevlerini eksiksiz yerine getiren ama bu ülkenin mevcut nimetlerinden en asgari düzeyde yararlandırılan Aleviler, özellikle Alevi gençleri bir gün gelip mutlaka hesap soracaktır. Alevilere yapılan bu ayrımcılık aynı zamanda sınıfsal bir anlam taşıdığından, zaman gelecek “Biri yer biri bakar; kıyamet ondan kopar” ilkesi devreye girecektir. Sonrasında bu ülke ve toplumun birikimlerinin üzerine tek başına oturan Sünni-Türk egemenlerine bu ülke Alevi gençlerince dar edilecektir. Başta Erdoğan olmak üzere, Cumhurbaşkanı Gül ve Fethullah Gülen ve MÜSİAD çevresinde kümelenen işadamlarının ya kendilerinin ya da çocuk ve torunlarının tacı-tahtı başlarına yıkılacaktır. Villaları, yatları ve katları viran edilecektir. Ondan sonra da yıllardır dışladığınız; taciz, mağdur ve terorize ettiğiniz bu insanları kalkıp utanmazca “terörist” ve “dış güçlerin maşası” ilan edeceksiniz! Oysa asıl terörist, bölücü, kışkırtıcı olan, bu ülkenin ve insanlarının düşmanı sizlersiniz. Zira şimdiki icraatlarınızla geleceği zehirliyorsunuz. Kan ve gözyaşının hâkim olacağı karanlık bir istikbale kendi ellerinizle verimli bir zemin hazırlıyorsunuz.
O nedenle bizler şimdiden erken uyarı görevimizi yapıyor ve sizleri ikaz ediyoruz. Dikkate almaz ve bu planlarınızda ısrar ederseniz, çok yakında “el mi yaman bey mi yaman” görürsünüz! Zira meydan eskisi boş değil ve artık istediğiniz gibi at oynatamayacaksınız…


---------- o O o ------------

Butzbach, 18 Ekim 2011

— Bu Makale Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun (AABK) Aylık Yayın Organı Alevilerin Sesi Dergisi’nin 153. Sayısında Yayınlanmıştır —
Sponsor Reklamlar

Eklenen Resim Ön İzlemesi:
Dosya tipi: jpg Alevilerin Sesi - 10-2011.jpg (87.0 KB (Kilobyte), 1x kez indirilmiştir)
Pir Mehmet bunu beğendi.
Seyhlerli isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti

Seçenekler


Bookmarks
    Bu içeriği paylaş --> Facebook Bu içeriği paylaş --> del.icio.us Bu içeriği paylaş --> Myspace Bu içeriği paylaş --> Google Bu içeriği paylaş --> Twitter Bu içeriği paylaş --> MSN Bu içeriği paylaş --> Digg Bu içeriği paylaş --> Yahoo Bu içeriği paylaş --> Linkedin
Konuyu Toplam 1 Üye okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Önceki veya sonraki konu...



Satılık pomeranian Pomeranian Boo

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.

Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2