Alevi, Alevilik, bektaşi, PirYolu Forum ,kızılbaş, Alevi Haber, Alevi Forumları

Alevi, Alevilik, bektaşi, PirYolu Forum ,kızılbaş, Alevi Haber, Alevi Forumları (http://www.piryolu.com/forum/index.php)
-   Alevi Araştırmaları (http://www.piryolu.com/forum/alevi-arastirmalari.html)
-   -   Aşure ve Kerbela olayı ile Aleviliğin bağlantısı (http://www.piryolu.com/forum/alevi-arastirmalari/1444-asure-ve-kerbela-olayi-ile-aleviligin-baglantisi.html)

Alevi 28.12.09 12:21

Aşure ve Kerbela olayı ile Aleviliğin bağlantısı
 
Canlar, Aşure’nın kökeni Arapça’dan gelen bir kelimedir. Arapça’da 10 ‘Aşr’ demektir.Muharrem ayının 10. Gününe tekabül eder.
Alevilerde Aşure yemeği tanrısal yaratılışa şükran borcu yerine getirmek için yapılan bir sunaktır.
Günümüzden binlerce yıl öncesine dayanır. Aşure yemeğinin Kerbela olayıyla bağlantısı doğrudan olmayıp dolaylıdır. Aşure sözcük anlamıyla, günün aşı anlamında olup, Yukarı Mezopotamya ve Aryen Halklarının dili ile üretilmiş, emekleriyle anlam kazanmış, kültürleriyle dokunmuş geleneksel tarihi bir şükran yemeğidir.
Tarihi kökleri, M.Ö. 3000 yıllarına dek uzanmaktadır. Güneş Baba, Toprak Ana için şükran borcu olarak feda edilen ve üretilen ürünlerin tamamından alınan parçalarla pişirilen bu aş. İsa’dan 3000 yıl öncesinden başlattığı tarihi yolculuğunda, söz konusu halklar için her, önemli tarihi durakta yeni anlamlar kazanmış, zenginleşmiş bu ölçüde de evrenselleşmiş, bir gelenek halinde bugüne dek süregelmiştir.
Tarihi yolculuğunda, örneğin: Nuh Peygamber’in gemisiyle, Tufandan kurtulup karaya ilk ayak basmalarının ve özgürlüğü yakalamalarının anısına, gemide arta kalan yiyeceklerin birleştirilerek pişirilen kurtuluş yemeği olarak yeni bir anlam kazanmıştır.
Başka bir görüşe göre: İbrahim Peygamber’in Nemrut ile giriştiği ateş sınavında ateşten yanmadan kurtuluşunun anısına sunulmuş bir aş olarak anlam kazanmıştır. Kimine göre de: baharın gelişi, yeni yılın başlangıcı olarak adlandırılır. Ve hatta Kutsal kitablara görede bazı görüşler ileri sürülür:
Bir- Adem’in Havva ile buluştuğu gün.
İki- İshak ve İsmail peygamberin kurban olmaktan kurtulduğu gün.
Üç- Yakup’un oğlu Yusuf’a kavuştuğunu ve gözlerinin görmeye başladığı gün.
Dört- Eyyub’un ağır dertlerinden kurtulduğu gün.
Beş- Yunus’un balığın karnından kurtulduğu günç
Altı- Musa’nın Firavun’un gazabından kaçarken Kızıldeniz’in yarılıp kendisine yol verildiği gün.
Yedi- İsa’ın semaye çekildiği kabul edilen gün.
Sekiz- HzçMuhammed’in Mekke’den Medine’ye Hicret ettiği gün.
Dukuz- HzçAli’nin doğum günü olarak kabul edilen. Bunlar gerçel olmadığı elimdeki Tevrat, Zebur, İncil kitabları var. Bunlardan geçmemektedır. Bazı hocalardan sordum Kur’an da da geçmiyormuş.
Kerbela olayı ile Aleviliğin bağlantısı:
Aleviler, bu ayda Kerbela Şehidi Hz.Hüseyin için matem orucunu tutarlar. Kerbela Olayı: Hz.Hüseyin’le Muaviye’nin oğlu Yezit arasındaki iktidar kavgasıdır. Yani Arap İslamın kendi içindeki HAK mücadelesi (Halifelik) içindir. Alevilikle doğrudan bir ilgisi bulunmamaktadır.
Aleviler, Hüseyin’in zalimliğe karşı gösterdığı onurlu duruşu halka anlatmak için empati (duygudaşlık ) yaparak onu hissettirmek için oruç tutarlar ve sonra Aşure yapılır.
Nesimi boşuna demez: “Biz oruç tutarız ramazana benzemez.” Burada önemlı olan Hüseyin’in Pir Sultan’ca duruşunu hissetmektir. Çünkü, Hüseyin eğilmemiş, onuruyla yaşamak için ser’ini vermekten çekinmemiştir, Nesimi gibi, Seyit Rıza gibi ve günümüzde Hüseyin İnan gibi.... Pir Sultan, boşuna dememiştir: “ Şimdi bizim aramıza / Yola boyun veren gelsin / Sevdasiyla dalgasiyla hakikatı bilen gelsin”.
Kerbela’da direnişçi mazlum Hüseyin’in duruşunun biz Aleviler için taşıdığı anlam tümüyle siyasidir, ahlaki ve insanidir. Çünkü ortada İslam dünyası içinde o günden bu yana sürüp gelen bir tarihi haksızlık, bir zülüm ve kahrediş vardır. Hz. Hüseyin söz konusu zülme ve haksızlığa karşı duruşun tek ve ilk adıdır. Hz. Hüseyin’in Pir Sultan’ca dikilişi, mazlumdan yana mazlumcu bir duruşun adıdır. Mezopotamya ve Anadolu Aleviliği’nin Kerbela ve Hz.Hüseyin’den aldığı mesaj budur. Bu İslam tarihinden biz Alevilere geçen en önemlı mirastır.
Alevi felsefesi, hukuku, ahlakı iyiden doğrudan ve halkından yana tarihinin her döneminde malzumun yanında olmayı zorunlu kılmaktadır. Bu nedenledır ki: Biz Aleviler 72 millete aynı nazarla kardeşçe görürüz. Bu sebeple bizim Aleviliğimiz temelde Kerbela olayında taraf ve hatta intikam için sayısız ayaklamalar yapmışlardır. Bunun en önemlısı Kürt Serdarı Eba Müslüm Horasani’nin yaptığı başkaldırıdır.
Sonuç olarak, aşure, tarihi süreçlerin sonucu yaşanılan bir dram, bir vahşetin yıl dönümüdür. Böyle bir şeyin bir daha yaşanmaması için bellekler tazelenir. Hz. Hüseyin’nin bu onurluca duruşunu Aleviler kendilerine rehber yapıp hayatın her evresinde karşılaştıkları her türlü haksızlığa karşı çıkmaları gereklı olduğu bilincini aktarmak için yapılan bir anmadır Aşure.


ALİ ERDOĞAN

Dede-baba 01.01.10 15:03

Muharrem Orucu
 
Muharrem Orucu: Hz. Hüseyin'in Kerbela da mel'un yezit ordusunca acımasızca şehid edilmesinin anısına, Oniki İmamlar'ın anısı ve sembolizminin de eklenmesiyle yüzyıllardır Muharrem orucu tutulmaktadır. Ayrıca Muharrem'de oruç tutmanın gerekliliği Kur'an-ı Kerim'deki Araf Suresinin 142. ve Fecr Sûresinin ikinci ayet-i kerimesi dayanır.

"...Musa ile otuz gece için vaadleştik. ve bunu, bir on ekleyerek tamamladık. Böylece Rabbinin belirlediği süre kırk geceye ulaştı. Musa, kardeşi Harun'a dedi ki: Toplulum içinde benim yerime sen geç,barışcı ol, bozguncuların yolunu izleme!" Araf Suresi 142.

""On geceye yemin olsun" Fecr Suresi 2.


Hicri takvimin birinci ayı olan Muharremin birinci günü başlayan oruç, hz. Hüseyin ve On İki İmamlar'ın aşkına 12 gün tutulmaktadır.

Muharrem oruç'unda, Hz. Hüseyin'in susuz şehid olması anısına su içilmez, kurban kesilmez,tıraş olunmaz,eğlence düğünlere ara verilir. Akşamları kerbela olayını anlatan kitapler okunur,mersiyeler söylenir. oruç sonunda kurban kesilir ve Aşure çorbası yapılıp dağıtılır. Bu kurban ve Aşure ise Kerbela'da İmam Zeynel Abidin'in kurtulması ve Ehl-i Beyt soyunun devam etmesinden dolayıdır.

Muharrem ayı peygamberimiz tarafından da tutulmuştur. Peygamberimiz bu ay için;

""Şehrullahi'l-Muharrem- Allahın ayı" yani İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır demiştir.

Âşura Günü ise Muharrem'in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir.

Muharrem ayının onuncu günü, Cenâb-ı Hak on peygamberine on değişik ikram ve ihsan'da bulunmuştur;

1. Allah, Hz. Musa'ya (a.s.) Âşura Gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür.

2. Hz. Nuh (a.s.) gemisini Cûdi Dağının üzerine Âşura Gününde demirlemiştir.

3. Hz. Yunus (a.s.) balığın karnından Âşura Günü kurtulmuştur.

4. Hz. Âdem'in (a.s.) tevbesi Âşura Günü kabul edilmiştir.

5. Hz. Yusuf kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Âşura Günü çıkarılmıştır.

6. Hz. İsa (a-s.) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semâya yükseltilmiştir.

7. Hz. Davud'un (a.s.) tevbesi o gün kabul edilmiştir.

8. Hz. İbrahim'in (a.s.) oğlu Hz. İsmail o gün doğmuştur.

9. Hz. Yakub'un (a.s.), oğlu Hz.Yusuf'un hasretinden dolayı kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.

10. Hz. Eyyûb (a.s.) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.


Muharrem ayı ve Âşura Günü, Ehl-i Kitap olan Hıristiyan ve Yahudiler tarafından da mukaddes sayılırdı. Nitekim, Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam Medine'ye hicret buyurduktan sonra orada yaşayan Yahudilerin oruçlu olduklarını öğrendi.

"Bu ne orucudur?" diye sordu. Yahudiler, "Bugün Allah'ın Musa'yı düşmanlarından kurtardığı Firavun'u boğdurduğu gündür. Hz. Musa (a.s.) şükür olarak bugün oruç tutmuştur" dediler.

Bunun üzerine Resulullah Aleyhissalâtü Vesselam da, "Biz, Musa'nın sünnetini ihyaya sizden daha çok yakın ve hak sahibiyiz" buyurdu ve o gün oruç tuttu, tutulmasını da emretti.

Aşûra günü yalnız ehl-i kitap arasında değil, Nuh Aleyhisselâmdan itibaren mukaddes olarak biliniyor, İslam öncesi Cahiliye dönemi Arapları arasında İbrahim Aleyhisselâmdan beri mukaddes bir gün olarak biliniyor ve oruç tutuluyordu.

Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselam,

"Muharrem ayında oruç tut. Çünkü o, Allah'ın ayıdır. Onda öyle bir gün vardır ki, Allah o günde bir kavmin tevbesini kabul etmiş ve o günde başka bir kavmi de affedebilir" buyurdu.

Yine başka bir hadiste Peygamberimiz şöyle buyurmuşlardır:

"Âşura Gününde tutulan orucun Allah katında, o günden önce bir senenin günahlarına keffaret olacağını kuvvetle ümit ediyorum."

Diğer bir hadiste Peygamber şöyle buyurular:

"Her kim Aşura Gününde ailesine ve ev halkına ikramda bulunursa, Cenab-ı Hak da senenin tamamında onun rızkına bereket ve genişlik ihsan eder. Bu aile mefhumunun içine akrabalar, yetimler, kimsesizler, konu komşular da girmektedir. Fakat, bunun İçin fazla külfete girmeye, aile bütçesini zorlamaya lüzum yoktur. Herkes imkânı ölçüsünde ikram eder."

Allah Eyvallah Şeyhen İlallah

Saygı ve Sevgilerimle

Dede-baba 01.01.10 15:04

Muharrem Orucu ve Bilinmiyenleri
 
“Âb–ı rûy–ı Habîb–i Ekrem için
Kerbelâ"da revan olan dem için
Bakma ya Rab bizim günâhımıza
Nazar et, can u dilden âhımıza.”

Murad Hüdavendigâr (Osmanlı Sultanı I Murad )

Kaynak: http://akademik.semazen.net/author_a...ail.php?id=895




Alevi-bektaşi islam ekolünde tutulan Muharrem orucu Kerbela matemiyle bütünleşen bir oruçtur..

Ancak Muharrem orucunun kutsiyeti ve başlangıcı sadece katliamı ve başlangıcı değildir.

Bugün Muharrem orucunun bilinmiyenleri üzerinde durmak istedim..


1- Muharrem ayı Hicri takvimin birinci ayıdır. farsça'daonuncu güne "aşure" denir. aşure demek "on" demektir.

2- tarihsel verilere göre islam öncesinde, arap, israil, fars milletleri tarafından da Muharremin 10'nu kutsal kabul edilen bir tarihdir.

3- bu günün kutsallığı bir çok peygamberin bugün kurtuluşa ve selamete ermesindendir.. Bugün peygamberlerin dularına karşılık verilmiştir.. Bu nedenle hıristiyan, yahudi ve müslümanlar bugün peygamberlerine olan sevgi ve saygıdan ötürü oruç tutmuş, Allah'a şükür ve senalarını dile getirmişlerdir.

4- Hz. Muhammed'en öncede diğer dinlere mensup kimseler.. bugün çorba pişirmiş, fakir fukarayı doyurmuş, allah rızası için hayır ve ihsanda bulunmuşlardır.

5- Adem Ata hakkı için bir gün, ibrahim Peygamber'in ateşte atıldığı gün için 2 gün, Nuh peygamber'in gemisinin karaya çıktığı gün için 2 gün, Musa peygamber'in Firavunun serrinden kurtulması ansına 2 gün.. yunus peygamber için bir gün, eyyup peygamber için bir gün, Yakup ve oğlu yusuf peygamber için bir gün, toplamda ise 10 gün muharrem orucu bütün inançlarda vardır.

6- Kur'an-ı Kerim'in Rahman indikten sonra hz.Muhammed ve hz. Ali Muharrem orucunu 10 gün olarak tuttular.. Muharremin 10. günü çorba pişirip hayır-ihsan ettiler..

"... O gün ne insana, ne de cine suçu sorulur...." Rahman Suresi 39

Muharrem orucu Kur'an-ı Kerim'deki Araf Suresinin 142. ve Fecr Sûresinin ikinci ayet-i kerimesinde de belirtilir.

"...Musa ile otuz gece için vaadleştik. ve bunu, bir on ekleyerek tamamladık. Böylece Rabbinin belirlediği süre kırk geceye ulaştı. Musa, kardeşi Harun'a dedi ki: Toplulum içinde benim yerime sen geç,barışcı ol, bozguncuların yolunu izleme!" Araf Suresi 142.

""On geceye yemin olsun" Fecr Suresi 2.


7-Kur'an-ı Kerim'in Bakara suresi'nin 183. ayeti Muharrem orucuna getirilen bir başka delildir.

"... Ey inananlar! Oruç sizden evvelki kitap ehli olanlara farz kılındığı gibi, Allah'a karşı gelmekten sakınasınız diye, sizede sayılı günlerde farz kılındı..."

Hz. Muhammed, Muharrem ayında Hira mağarasında inzivaya çekilerek, oruç ibadetini tamamlar..Sonundada Nuh peygamber'in Kurtuluş çorbasını pişirip, fakir fukaraları doyururmuş. Mekki surelerinde "SAVM" diye geçen kelşmenin Türkçe karşılığı "SÛKUT" yani söz sarf etmeme analamına gelirki buda insanlarla ilişkiyi kesip ibadet etme anlamına gelir.

islam öncesi dönemde putperest araplarda oruç tutulduğuna dair herhangi bir kaynak yokken, Kureş'ten bazı kimselerin yılda bir ay müddetle (muharrem ayında) "TAHANNUS" (günahlara kefaret) olarak Hira dağına çekilip ibadet ederlermiş.. (kaynak: prof. dr. Fhilip K. Hitti çeviri: prof. Dr. Salih Tuğ, islam tarihi cilt 1, s: 202)

Allah Eyvallah

Dede-baba 01.01.10 15:05

İmam-ı Zeynel-Abidin ve Kevser Suresi
 
İsmişah! Bismişah Allah Allah...

Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk...

Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme salli ala seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed...

Hiç kuşkusuz Habib'im, sana kevser'i verdik
Mutlu soy aydınlığın, tükenmezini verdik.

Varlığın feda eyle, sen özünü Hakk'a bağla.
Habib'im, Muhammed'im, zatın zatıma bağla.

Doğrusu soyu kesik, bilmiş ol ki onlardır.
Senin soyun ebedidir, Onlar kin duyanlardır.

Kevser suresi,1-2-3

Hz. Muhammed Mustafa'nın bütün erkek çocukları ölmüştü... Mekkeli müşrikler peygamber ile alay ediyor.. kısır olan soyu kesik olan biri mi bize peygamberlik yapacak diye dedi kodu yapıyor peygamberi aşağılıyorlardı.. Bu sözler üzerine kevser suresi indi....

Hz. Muhammed Mustafa buyurdu ki...

" Ey Ali! kevser sadece benim değildir. benim, senin ve seni sevenlerindir.."

Hz. Muhammed Mustafa buyurduki..

" benim soyum kızım fatıma ve Ali'den devam edecektir...."


.....Ve kerbela olayında peygamber'in bütün ev halkı şehid edildi.... fakat Kadim olan ve hakikat olan Kur'an mucizesidir ki.. Bu katliamdan İmam-ı Zeynel- Abdin Kurtuldu.. ve Yine peygamberin düşmanları olan Ebu cehillerin.. Ebu süfyanların.. ve hamzayı şehid ettiren Hin'in soyu Emeviler 100 yıl yaşabildi.. sonrasında Kur'an ayetleri gerçek oldu.. Asıl onların soyları kurudu.. ve de kesildi..

Peygamber Soyu ise 12 İmam'lar ve daha sonrasında seyidler ile mahşere dek var olacaktır..


Allah bizleri O Nurlu soydan ayırmasın..

Allah Eyvallah.. Şeyen İlallah

Dede-baba 01.01.10 15:06

Söz Orucu ve Kur'ani dayanağı Meryem Suresi
 
Degerli canlar,

Alevi bektaşilerin birde söz orucu vardır bugün o orucumuzdan bahsetmek istedim



İsmişah! Bismişah Allah Allah...

Hakk, Dost, Zahir, Batın, Hazır, Gaib. Sırr-ül Sır Erenlerinin Gülcemallerine aşk...

Ber-Cemal-i Muhammed, Kemal-i İmam Hasan, İmam Hüseyin, Ali ra Bülende salavat...

Allahümme Salli Ala Seyyidina Muhammed-in ve ala Ali Muhammed...

Hayırlar Fet ola... Şerler def ola.. Hakk-Muhammed-Ali yardımcımız, yol göstericimiz... rehberimiz ola...


“….Artık ye, iç. Gözün aydın olsun. Eğer insanlardan birini görürsen şöyle de: Ben Rahman için Oruç adadım. Onun için bugün, insan cinsinden hiç kimseyle konuşmayacağım… MERYEM SURESİ AYET 26 ”

Bak suyun yiyeceğin hepsi önündedir
Onlardan ye, iç. Vücudunu güçlendir.

Şayet sana oğlundan sual eden olursa,
Ben Tanrı rızası için oruçluyum, bilhassa

Ağzım kapalı konuşamam, siz ne sorsanız de
Cevap istiyorsanız bebeğe (hz. İsa’ya) sorun işte
(Meryem Suresi 26)


Alevi-Bektaşilerin, Söz orucu Meryem suresine dayanır.. Yüce Allah, Meryem suresinde açıkça söz orucundan bahseder....

Öncelikle Bâtıni anlamda oruç bir ömür boyudur… Oruçtan maksat, Eline Diline Beline hâkim olmak, ez cümle İnsan-ı Kamil olmaktır…

Bu manada Oruç nefis terbiyesi içindir… Söz orucu sunun için tutlur ki, gözünle görmediğini söylememek,dedikodu yapmamak, diliyle kimsenin kalbini kırmamak, ağızdan kem söz çıkarmamak, her daim, iyiye güzele, ve Hakk olanı diline getirmek içindir..

Bu anlamda söz orucu dile hâkim olmak için, Tutulan oruçtur…

Nitekim Hacı Bektaş-ı Veli Orucu üçe ayırmıştır..

"Ey Derviş bil ki, oruç üç derecedir. Birincisi halk (avam) derecesi, İkincisi Seçkinlerin (havas) derecesi ve üçüncüsü ise seçkinlerin seçkinleri derecesidir.

Birinci derece orucu, karnı ve cinsel organları orucu bozan şeylerden korumaktır.

İkinci derece orucu, gözü namahreme bakmaktan, kulağı uygun olmayan sözleri duymaktan ve dili konuşmaktan korumaktır.

Üçüncü derece orucu ise peygamberlere ve evliyalara mahsustur ki, bunlar gönlü Hakk'tan gayri seylerden korur. Nitekim Hz. Ali dünya bir gündür ve orada bizim için oruç vardır. demek ki, onun bütün ömrü oruç tutmakla geçmiştir."

Saygı ve Sevgilerimle

Dede-baba 01.01.10 15:07

Muharrrem Orucu ve Kur'ani Temelleri Üzerine
 
Muharrrem Orucu ve Kur'ani Temelleri Üzerine



Muharrem Orucu İçin Kur’an’da;

“...Ey iman edenler! Oruç sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz....” deniyor.(Bakara, 183)

Yine Kur’an’da:

“...Şu sayılı günlerde olmak üzere oruç size farz kılındı. Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa, tutamadığı günler kadar diğer günlerde tutar...” deniyor. (Bakara, 184)


Görüldüğü gibi Bakara Suresi183. Ayette: Sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi demekle; Hazret-i Muhammed öncesi peygamberleri ve onların ümmetlerini kast ediyor. Yine Bakara Suresi, 184. ayette de sayılı günlerden bahsediyor. Sayılı günler, muharrem ayı içersindeki oruç tutulması gereken günlerdir..

Bir Başka Kur'an Ayetinde Yüce Allah Şöyle Buyuruyor:

“....Sizden önce gönderdiğimiz resullerimize uygulanan Yasa da buydu. Sen bizim yol ve yasamızda değişme bulamazsın...” deniyor. (İsra Suresi, 77)


Bakara Suresi, 183. ayette, Sizden önce gelip geçmiş ümmetlere farz kılındığı gibi dediği orucu, şu peygamberler tutmuştur.


1. Adem Peygamber, 10 Muharrem günü eşi Havva ile buluştuğu zaman, yüce Allah’a bir gün şükranlık orucu tutmuştur.

2. Nuh Aleyhisselam, 10 Muharrem günü tufandan kurtulunca, şükranlık orucu tutmuştur. Ayrıca o gün gemide kalan erzakları bir araya getirerek aşure pişirmiştir. Aşr, on demektir, aşur veya aşura, Muharrem’in onuncu günü pişirilen buğday tatlısıdır.

3. Hz. İbrahim Peygamber, Nemrut’un attığı ateşten kurtulunca, Allah’a şükretmek için oruç tutmuştur.

4. İshak veya İsmail Peygamber, kurban olmaktan kurtulunca, şükranlık için oruç tutmuştur.

5. Yakup Peygamber, oğlu Yusuf’a kavuştuğu zaman şükranlık için oruç tutmuştur.

6. Eyüp Peygamber, ağır dertlerinden kurtulunca şükranlık için oruç tutmuştur.

7. Yunus Peygamber, balığın karnından kurtulunca şükranlık için oruç tutmuştur.

8. Musa Peygamber, Firavun’un gazabından kaçarken, Kızıl Denizin, mucizevi bir şekilde kendisine yol vermesinin şükranlığı için oruç tutmuştur.

9. İsa Peygamber, şükranlık için oruç tutmuştur

10. Allah’ın Resulü, Hz. Muhammed Mustafa da Emevilerin zulmünden kurtulmak için 622 yılında Mekke’den Medine’ye hicret etti. Medine’ye sağ salim dönmesinin şükranlığı olarak on gün oruç tuttu. İşte, isimlerini saydığımız bu peygamberler, kendileri için kurtuluş, kavuşma ve müjde günü sayılan bu günlerde, bir gün kendileri için oruç tuttular.

Aynı zamanda bu peygamberlerin ümmetleri de bu oruçları tutmuşlardır. Bu peygamberler için kurtuluş veya müjde günü sayılan on muharrem günü, Hz. Peygamber’in torunu Hz. İmam Hüseyin ve yakınları için felâket ve musibet günü olmuştur.

Bundan dolayıdır ki, Alevi-Bektaşi inancına mensup kimseler de peygamberlerin uyguladıkları bu on günlük oruca, İmam Hüseyin ve yakınları için iki gün ilave ederek, 12 gün oruç tutarlar. Bakara Suresi, 184. Ayete göre de tutamadıkları günler için bir başka gün oruç tutarak, oruçlarını tamamlarlar. Görüldüğü gibi muharrem orucu tamamen Kur’an’a dayanır. Bu oruç, aslında tüm Müslüman âlemi için farz kılınmıştır.


kaynak:

HAKKI SAYGI (BABA)

Dede-baba 01.01.10 15:08

Aşurenin Anlamı Nedir?
 
Aşurenin Anlamı Nedir?



Muharrem orucu'nun sonunda Aşure'nin pişirilip dağıtılması bir sevinç anlamı içerir..

Şöyleki. kerbela olayı sonucunda İmam Hüseyin'in oğlu İmam zeynelabidin'in sağ kurtulmasından ve Ehli Beyt soyunun devam etmesinden duyulan sevinçtir bu durum.

Bu nedenle Aşure pişirilir, bütün herkese komşulara dağıtılır. Ayrıca şükür kurbanı tığlanır ( kesilir). lanetli yezit, Kerbela olayı'nın ( Miladi 10 Ekim 680) hemen ardından tellalar çağırır ve der ki:

".. Ben Ehli Beyt'in soyunu kestim yok ettim.."

O zaman Alevi topluma mateme büründü.. yas içinde kaldı.. Fakat İmam Zeynelabidin Hazretleri ztutsak olduğu zindandan şu haberi gönderir:

".. Ey Ali'yi sevenler! Yezid yalan söylüyor. Babam Hz. Hüseyin şehid oldu ama ben varım, yaşıyorum. Adım, İmam Zeynel'dir. lanetli Yezid'in dedediği gibi Ehli Beyt nesli tükenmiş olsaydı, dünya karanlık olurdu . Biz İmam evladıyız, hiçbir güç bizim neslimizi kesemez..."

İşte o zaman Aleviler oruç Tutar, kurbanlar kesilir, aşureler pişirilir, Ehli Beyt soyunun kesilmemesinin bayramıdır.

Oruç, Kurban ve Aşure İmam zeynel Abidin'in sağ salim kurtulmasının simgesidir..

Kaynak:

Mehmet YAMAN ( DEDE), Alevilik ( İnanç-Edeb- Erkan), s. 265

Dede-baba 01.01.10 15:10

Cevap: Aşure ve Kerbela olayı ile Aleviliğin bağlantısı
 
Gözlerin kör olsun ey kanlı yezit
Bu meydanda kim var Ali den gayrı
On iki imamın kapısın açan
İmamlar değildir Ali den gayrı


Abdal Musa



YEZİT VE HARE KATLİAMI

".. Her ümmet Peygamberi ile sınandı, İslam Ümmeti Ehli Beyt ve Kur'an ile sınanacak..."
Hz. Muhammed





Lanet olsun yezide.. lanet getirmeyene de lanet olsun... lanet getirmeyen kişiler dilsiz şeytandır..


Yıl, HİCRİ 63 (27 Zilhicce), Miladi 683 yılında, 27 Ağustos....

İmam Hüseyin şehit edilmiş, ev halkı emevi sarayında, yezidin önünde Hz Muhammed'in torunu İmam Hüseyin Mübarek başı...


Kur'an-ı Kerim'de övülen, izinden gidin denilen.. ve Kur'an ile Ehli beyt kıyamete kadar beraberdir denilenelerek sevgisi bütün ümmete faz olan Ehli beyt nesli zincire vurulmuş...

Ehli beyt yarenleri yas içinde...göz yaşı içinde...

ama bayram yapanlar da var.. sokaklarda davul çalanlar, kutlayanlar var..

Ve yezidin yapacakları... öfkesi henüz geçmedi...


Tarih öyle bir katlima şahitlik edecektiki, Önce medine sonra, Mekke'de kabe oklanacak ve yakılacaktı, peygamber'e küfr edilecek ve peygamber soyu ile sahabenin bir çoğu şehit edilecekti..

Yezit, Emevilere bağlılığı ve Peygamber evladına kiniyle öne çıkmış olan Müslim bin Ukbe (ölm. 63/683) komutasında büyük bir ordu oluşturarak Medine üstüne saldı.



yezidin orduları medine'ye vardı...

Peygamber kenti Medine'de, 80 küsuru sahabi olmak üzere, yaklaşık on bin kişi katledildi.

Ödül olarak, "Peygamber kenti, üç gün boyunca Emevi katillerine mubah kılındı". Yani canilere, istedikleri her şey serbest ilan edildi.

yaklaşık 900 kadının ırzına geçildi. Bu tecavüzden doğan babası belirsiz çocuklara, İslam kaynaklan, "Harre Evladı" demektedir.


Bazı sahabiler, öldürülmedi ama ağır işkencelerden geçirildi. Bunlardan biri olan Ebu Said el-Hudrî sakalları tel tel yolunarak acılar içinde feryat ettirildi (İbn Ku-teybe; el-İmâme ve's-Siyase, 1/180-190).

Medine yağmalandıktan, birçok sahabe öşdürüldükten, kadınlara günlerce tecavüz edildikten sonra.

Yezide biate zorlandı geri kalan medineliler:


Katil komutan Müslim şu emri verdi:

"Biat şu şekilde olacaktır:

Yezit'in kulu ve kölesi olarak biat ettim."


Bazıları buna karşı çıkarak, "Allah'ın kitabı ve Peygamberin sünneti üzere biat ederim" diye ısrar etti. Bu şekilde biat isteyenlerin tümü katledildi.


Müslim, kestiği sahabe başları ile esir sahabileri Yezit'e gönderdi.


Yezit bunların karşısına geçip Uhud günü intikam şarkıları söyleyen İbnü's-Sib'arî'nin, Bedir'de öldürülen müşriklerin intikamının alındığını ifade eden bir şiirini okudu...


Müslim, Medine başarısının ardından hemen Mekke üzerine yürüdü. İbnüz Zü-beyr'in Kabe'ye sığındığını bahane ederek Beytullah'ı mancınıkla tahrip etti, daha sonra da ateşe verdi.


Yezit, en büyük ödülleri, ünlü sahabileri öldüren askerlere verdi. Tarihçi İbn Sa'd (ölm. 230/844)


Kaynak:

1- 27 Ağustos Sahabi katliamı: Harre, yasar Nuri ÖZTÜRK,http://www.haberturk.com/HTYazi.aspx?ID=3825 web adresindeki yazısından derlenmiştir.

Dede-baba 01.01.10 15:11

Muharrem Erkanı
 
MUHARREM AYINDA ERKÂN


MUHARREM ERKÂNI

Muharrem orucu boyunca Cem evlerinde yemek verilir ve lokma duasıyla oruç bozulur.


CEM EVİNDE ERKÂN



 Dede cem evine usulunca girer ve ayaktaki cemaata “dar” duasını verir.

 “Yasin ve Sure-i celileler” Türkçe olarak okunur ve kabulu için dua edilir.
 Dede sohbetine başlar. Arada mersiye okur. Günün anlam ve önemine uygun aydınlatıcı sohbetlerini yapar.

 Bir şehidin şehadeti mersiyelerle anlatılır.

 Edep ve erkân üzere oturulur ve Salâvat getirilir.

 12 İmamlara salat ve selam verilir.

 Secde yapılır ve gülbengi verilir.

 Ayağa kalkılarak el ele tutuşarak bilinen bir mersiye cemaatla birlikte söylenir.

 Gülbeng okunur ve erkân biter.

(Ayakta darda duran cemaata dede dar duasını verir)


DAR DUASI


“....Geldiğiniz yoldan, durduğunuz dardan, çağırdığınız pirden şefâat göresiniz.
Darlarınız, divanlarınız kabul ola. Muratlarınız hasıl ola.
Dergah-ı izzetine yazılmış ola.
Darına durduk Ya Allah......Ya Allah....Ya Allah...
Divanına durduk Ya MUHAMMED....
Ya MUHAMMED.... Ya MUHAMMED..
Keremine sığındık Ya ALİ ... Ya ALİ.....Ya ALİ.......
İnayet eyleyin Ya On iki İmamlar. Yol gösterin Ya On dört Masum-u pâklar.
Yardım eyleyin ya On yedi Kemerbestler.
Bağışlanma senin yüzü suyu hürmetine olsun Ya Pirim Hünkar Hacı Bektaş-ı Veli.
Bizleri de ceminize kabul edin Ey Kırklar Meclisi!...
Ya Rabbi! Darlarımızı, divanlarımızı dergah-ı izzzetinde kabul eyle.
Gerçeğe Hû....."

(Edep-erkan oturulur ve cemaatla birlikte Salâvat getirilir.)

FAHR-İ KÂİNAT, ÂLEMLERE RAHMET, VERELİM MUHAMMED MUSTAFÂ’YA VE EHL-İ BEYTİ’NE SALÂVAT....

“Allahümme salli alâ seyyidina Muhammed’in ve alâ Âl-i Muhammed”
Salâvat ve Selamlama:

Salât ve selam sana olsun Ya Muhammed Mustafa
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Aliyy’el Murtaza
Salât ve selam sana olsun Ya Hatice-i Kübra- Fatima-i Zehra.
Salât ve selam sana olsun Ya Hasan-ı Mücdeba.
Salât ve selam sana olsun Ya Hüseyin’i Deşti Kerbelâ
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Zeynel Aba
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Muhammed Bakır Bekâ
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Cafer-i Sadık Sefâ
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Musa-i Kazım-ı Cismi Pak.
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Ali Rıza Şah-ı Horasan
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Muhammed Taki
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Şah Aliyy’ün Naki
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Hasan Askeri Gazi
Salât ve selam sana olsun Ya İmam Muhammed Mehdi Sahib-i Zaman
Lâ havle velâ kuvvete illâ billâhül Aliyy’ül Azim.
(Evirip çeviren, kuvvet, kudret sahibi olan ancak Allah’dır.) “Hadis”


SECDE


Bism-i Şah Allah, Allah!..
İlahi Yarabbi! Mübarek Muharrem ayının, tuttuğumuz orucun ve yaşadığımız matemin yüzü suyu hürmetine sana olan secdelerimizi ve niyazlarımızı dergah-ı izzetinde kabul eyle.

Muharrem ayında kurtuluşa eren peygamberlerinin hürmetine, Nuh nebinin gemisine sığınıp kurtuluşa erenler gibi, bizleri de Ehlibeyt sevgisine bağışlayıp kurtuluşa erenlerden eyle Yarabbi.

Can ve baş vererek senin Hakk yolundan ayrılmayan mazlum Kerbala şehitlerinin ve şehitler şahı İmam Hüseyin’in aşkına rahmetini ve yardımlarını bizlerden esirgeme Yarabbi.

O yüce sevgiyi yol göstericimiz eyle.
Ehlibeyti hanedanı bizlerden razı ve hoşnut eyle Yarabbi..
Duası bizden, inayet İmam Ali’den, şefaat Muhammed Mustafa’dan, kabulü de Allah’tan ola.
Gerçeğe Hû…..



MERSİYE


Bugün matem günü geldi
Ah Hasan’ım vah Hüseyin’im
Senin derdim bağrım deldi
Ah Hasan’ım vah Hüseyin’im

Şehit olmuş Şah-ı Merdan, Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im

Bizimle gelenler gelsin
Serini verenler versin
Hüseyin’le şehit olsun
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im

Şehit olmuş Şah-ı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im

Kerbela’nın yazıları
Şehit düştü gazileri
Fatma Ana kuzuları
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im

Şehit olmuş Şahı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im

Kerbela’nın önü düzdür
Geceler bana gündüzdür
Şah Kerbela’da yalnızdır
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im

Şehit olmuş Şahı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im

Gökte yıldız paralandı
Şehriban Ana karalandı
Şah Hüseyin yaralandı
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im

Şehit olmuş Şahı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im


Bir su verin masum cana
Zalim içti kana- kana
Fatma Ana yana- yana
Ah Hasan’ım vah Hüseyin’im

Şehit olmuş Şahı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im

Boz bulanık puslu dağlar
Virandır bahçeler bağlar
Şah Hatayi’m durmaz ağlar
Ah Hasan’ım, vah Hüseyin’im

Şehit olmuş Şahı Merdan Şah Hüseyin’im, vah Hüseyin’im


Cemaat hep birlikte el ele tutuşarak bu mersiyeyi söylemiştir.
Peşinden zakir kısa olarak Kerbela’yı anan bir mersiye daha okur.

(Dede ayakta ki cemaatla birlikte okur)

Mersiye (Dede okur, Cemaat hep birden “Ya Hüseyin” diye katılır.)


Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin
Vey yadigarı Haydar-ı Kerrar Ya Hüseyin
Ey canü dil seririne Sultan Ya Hüseyin
Vah Kerbela’da Şah-ı Şehidan Ya Hüseyin

Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin
Ruşen yüzünde sure-i veşşemsü vedduha
Şanında nazil, Ayet-i Kur’an Ya Hüseyin
Ey nur-iu çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin

Ceddin paki Resul, atan Şah-ı Mürtaza
Emmin Cenab-ı Cafer-i Tayyar Ya Hüseyin
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin
Mah-i Muharrem erdi, dem-i matem oldu ah!

Oldun bu ayda gün gibi pünhan Ya Hüseyin
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin
Kan ağladı şafakta, şefkatinden ah!
Ol dem ki seni ettiler kurban Ya Hüseyin

Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin
Matem donunu giydi bulutlar bölük bölük
Elem keder koptu çü tufan Ya Hüseyin
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin

Gökler boyandı kana, gün giydi karalar
Mahvoldu arada, mahi taban Ya Hüseyin
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin
Kanlar döküp figan ile her kişi der ki ah

Hani ne oldu, sevgili canan Ya Hüseyin
Ey nur-u çeşm-i Ahmet-i Muhtar Ya Hüseyin


(Devamla- Gülbeng)

Bism-i Şah Allah, Allah!..
Darına durduk Ya Allah Ya Allah Ya Allah
Divanına durduk Ya Muhammed Ya Muhammed Ya Muhammed
Keremine sığındık Ya Ali Ya Ali Ya Ali
İnayet eyleyin Ya On iki İmamlar
Yardım eyleyin Ya on dört masumu paklar
Yol gösterin Ya on yedi Kemerbestler
Ceminize alın Ya Kırklar
Bağışlanma senin yüzü suyu hürmetine olsun ya pirim Hacı Bektaş Veli
Rahmetine, sığındık ya yeri göğü yaratan.
Rahim ve Rahman adına sığındık ey bizleri yaratan
Yüce kitabını hayırlı işlerimizde önder, ahlâki hareketlerimizde rehber eyle.
Üçlerin, beşlerin, yedilerin, on iki imamların, on yedi Kemerbest efendilerimizin yüzü suyu hürmetine tuttuğumuz orucu kabul eyle.
Alemlere rahmet olarak gönderdiğin Muhammed Mustafa’nın şefaatlerine bizleri nail eyle.

Kerbela şehitlerinin ve şehitler şahı İmam Hüseyin’in yüzü suyu hürmetine dualarımızı kabul eyle Yarabbi.

Adem-i Safiyullahtan, iki cihan serveri Muhammed Mustafa’ya gelinceye kadar gelmiş geçmiş peygamberlerin, nebilerin, velilerin yüzü suyu hürmetine dualarımızı, oruçlarımızı kabul eyle Yarabbi.

Darda kalanların, zorda kalanların, hastaların, carımıza yetiş diyenin carına sen yetişesin Yarabbi.

Bizleri Muhammed Mustafa’nın ve Ehl-i Beytin katarından, didarından, darından, yolundan ayırma Ya Rabbi. Cümlemizi didar-ı Ehlibeyte nail eyle. Dertlerimize derman, gönüllerimize şifa senden olsun Yarabbi. Gerçeğe Hû…..


Cemaat secdededir. Secde (Münacaat) duasını Dede verir;

Bism-i Şah Allah, Allah!..
Yarabbi! Ellerimizi Açtık, Boynumuzu Büktük, Başımızı Secdeye Koyup Sana Yalvarıyoruz. Dualarımızı Dergâh-ı izzetinde kabul eyle Yarabbi.
Sana açılan ellerimizi boş çevirme Yarabbi!
Ey Yüce Allah’ım! Sana hamd olsun ki bizleri sana kul, habibin Muhammed Mustafa’Ya ümmet, veli ve vasi olan Ali’yyül Murtaza’ya talip ve soyuna taraf kıldın Yarabbi!
Hatice-i Kübra ve cennet Seyyidesi Fatıma-i Zehra’nın hürmetine, râhmetini bizlerden esirgeme Yarabbi!
Rahman ve rahim olan adın yüzü suyu hürmetine, İmam Hasan ve şehitler Şahı İmam Hüseyin’in sevgisi ile gönüllerimizi nurlandır Yarabbi!
Hüseyin ve Zeynep’in Hakkı hürmetine, bizleri onların dostlarından ve izleyicilerinden eyle Yarabbi!
Bizlerin hayat ve yaşantısını Hüseyni hayat eyle Yarabbi!
Yakınlarım deyip salatı ve sevmeyi bizlere farz kıldığın Ehlibeytin ve Oniki İmamların yüzü suyu hürmetine yardımlarını bizlerden esirgeme Yarabbi!
Bereket ve nimetlerinle bizleri ödüllendir Yarabbi!
Merhametinin sonsuzluğuna sığınarak, kul beşerdir hata işler, sultan olan da bağışlar niyetiyle, özümüzü dara çekip, tövbe edip, sana Yalvarıyoruz, hatalarımızı Affeyle Yarabbi!
Dualarımızı kabul eyle Yarabbi!
Esma-i Hüsnaların yüzü suyu hürmetine sana sığınanları her türlü kazalardan, belalardan, görünür görünmez afetlerden, acılardan emin Eyle Yarabbi!
Sen evvelsin, sen ahirsin, zahir ve batınsın, dua edenin duasını kabul edensin.
Alemlere rahmet olarak yarattığın Muhammed Mustafa’nın, masum ve pak olduğuna şahadet ettiğin Ehlibeytin yüzü suyu hürmetine, yurdumuzu, ulusumuzu, varlığımızı, birliğimizi, dirliğimizi sonsuz eyle Yarabbi!
Ordumuzu denizde, havada, karada muzaffer eyle Yarabbi!
Ülkemizin iç ve dış düşmanlarına fırsat verme Yarabbi!
Hastalarımıza, yolculuk edenlerimize, askerlerimize, darda, zorda olan cümle insanlarımıza yardım senden olsun Yarabbi!
Aramızda olmayıp da gönülleri ile aramızda olanların da niyetlerini ve dualarını kabul eyle Yarabbi!
Duası bizden kabulu Allah’tan ola. Gerçeğe Hû…



(Aşure duası)


Bism-i Şah Allah, Allah!..
Yarabbi! Ellerimizi açtık, boynumuzu büktük sana yalvarıyoruz. Dualarımızı dergahı izzetinde kabul eyle. Sana açılan ellerimizi boş çevirme Yarab..

İlahi Yarabbi! Senin rızan için oruç tuttuk, alemlerin rahmeti Muhammed Mustafa’nın ve Ehlibeytin muhabbeti için, matem tuttuk. Oruçlarımızı ve matemimizi kabul eyle Yarab.

Rahman ve rahim olan adın yüzü suyu hürmetine, Ehlibeyt sevgisiyle gönüllerimizi nurlandır ve bu sevgiyi yol göstericimiz eyle, onları bizlerden hoşnut eyle. Himmetlerini üzerimizde hazır ve nazır eyle. Cümle insanlığın barışına, dostluğuna, kardeşliğine vesile eyle Yarab.

İlahi Yarabbi! Alemlere rahmet olarak yarattığın ve pak olduğuna şehadet ettiğin Ehlibeytin’in yüzü suyu hürmetine yurdumuzu, ulusumuzu, varlığımızı, birliğimizi, dirliğimizi sonsuz eyle Yarab. Ordumuzu karada, denizde, havada muzaffer, sözünü üstün kılıcını da keskin eyle. Yurdumuzun iç ve dış düşmanlarına fırsat verme.

İlahi Yarabbi!
Ülkemizin bütünlüğü, huzuru ve Hakk yolunda canlarını feda eden; Bedir’den Kerbela’Ya- Kerbela’dan Çanakkale’ye tüm şehitlerimizin ruhlarını şad eyle.

Ülkemizin ulusal kurtuluş savaşının büyük önderi Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının ve cephane taşıyan fazilet sembolü olan analarımızın bu vatan için şehit düşen Mehmetçiklerimizin ruhlarını şad eyle Yarab.

İlahi Yarabbi!
Bu mübarek günlerin yüzü suyu hürmetine cümlemizi her türlü kazalardan, belalardan, savaşlardan, afatlardan emin eyle.
Nimet-i Celil, bereketi Halil, Habib-i Hûda Resul-u Kibriya Server-i Enbiya Muhammed Mustafa, Şah-ı Ali’yyel Murtaza, Şehid-i Hüseyin-i Deşti Kerbala hürmetine lokmalarımızı,aşuremizi dergah-ı izzetinde kabul eyle. Duası bizden, kabulü Allah’tan ola.
Aşuremizin ve dualarımızın kabulü için Kerbela ve tüm şehitlerinin ruhları, cümlemizin geçmişleri için Allah rızasına… el fatiha…


Allah Eyvallah

hasan 01.01.10 20:05

Cevap: Aşure ve Kerbela olayı ile Aleviliğin bağlantısı
 
Hayatı yaşamanın iki yolu vardır: Biri hiçbirşeyin mucize olmadığını düşünmek, diğeri herşeyin mucize olduğunu düşünmek.


Tüm Zamanlar GMT +3 Olarak Ayarlanmış. Şuanki Zaman: 09:09.

Sitemiz tüm dünyaya açık, hiçbir ayrım yapmaksızın faaliyettedir. Sitemize katılmak için alevi olmanız şart değildir kapımız herkese açıktır ve herkes fikir ve düşüncelerini özgürce konuşabilir. Ayrıca tüm üyeler her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir. Her türlü sorumluluk yazan kullanıcıların kendisine aittir. Uygunsuz davranış vb. hareketler bazen site ekibinin gözünden kaçabilir. Bu yüzden uygunsuz davranış görülmesi durumunda, şikayetlerinizi iletişim bölümünden bildirirseniz, gerekli işlemler yapılacaktır. Bu site, telif hakları Copyright ©2000 - 2011, Jelsoft Enterprises Ltd'e ait olan vBulletin® scripti ile tasarlandı ve kodlandı. Ayrıca sitemiz extra Php ve Ajax -jQ- ile güçlendirildi. Arama motoru optimizasyonu ise, vBSEO kullanılarak yapılmıştır.


Search Engine Friendly URLs by vBSEO 3.6.0 PL2