Tekil Mesaj gösterimi
Alt 29.06.10   #2
akdora
akdora - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: May 2010
Nereden: bakıpta görülemeyen uzanıpta tutulamayan yerden...
Yaş: 39
Mesajlar: 397
Rep Puani : 20
Standart Cevap: Hubyar Derviş


Tarihsel veriler incelendiğinde görülmektedir ki, geçmiş de 2 Hubyar vardır. İlki 13. YY.'da yaşayan Hubyar Sultan, Pir Ahmet Yesevi Dergahı'nda Lokman Parende'nin öğrencesi olarak yetişmiş ve Hace Bektaş-ı Veli ile birlikte Anadolu'ya gelmiştir. İkinci Hubyar ise, resmi kayıtlarda da Hubyar Abdal olarak geçen kişidir. 1500'lü yıllarda yaşayan Hubyar Abdal'ın türbesi Tokat Almus Hubyar Köyü'ndedir. Her iki Hubyar'da bu türbe üzerinde toplum nezdince birleştirilmiş, türbeyi ziyarete gelen kişiler türbeyi hem Hubyar Sultan hem de Hubyar Abdal niyetine ziyaret etmiştir.

1-)Hubyar Sultan

Bu konuyu aktarmadan önce bir şeyi kesin bir dille aktaralım ki, tarihte 2 Hubyar vardır. 1. Hubyar Sultan 13.Yy.’da yaşayan ve Hace Bektaş-ı Veli ile birlikte Anadolu’yu irşat etmek için gelen Hubyar, 2. Hubyar ise ondan yaklaşık 250-300 yıl sonra yaşayan ve Hubyar Sultan’ın soyundan gelen Hubyar Abdal. Hubyar Abdal’a “Hubyar Abdal” öbeğinde değiniyoruz.

Hubyar'la ilgili söylenceleri şöyle bir düşünürsek, hemen hemen tüm Hubyarlılar, Hubyar Sultan'dan bahsederken onun Pir Hace Bektaş-ı Veli ile olan ilişkisinden söz ederler. Hatta geçmişte kimi Hubyar dedeleri işi biraz daha derinleştirip Pir Hace Ahmet Yesevi ile Hubyar Sultan'ın aslında aynı kişi olduklarını savlamışlardır. Fakat bu sadece bir söylenceden ibarettir, hiç bir tarihsel veri uyuşmamakta, resmi kanıtlarda böyle bir birliktelikten bahsetmemektedir.

Hubyar Sultan, Ahmet Yesevi ekolü mensubu Horasan Alp-Erenlerinden ulu bir Batınî babası olup, Türkmen Alevi Dede Ocağı kurucusudur
Birleşik bir kelime olan Hûbyâr’ın iki anlamı vardır. Hû: Allah anlamındadır. Hûb: güzel, hoş, iyi demektir. Yâr: yârân, dost, sevgili, ahbab, mahbûb, muhibb ifade etmektedir. Hûbyâr ise birincisi dünyevi anlamda “Güzel Dost” demektir.Türkmence; Huday (Hudaay): Allah, Hüda. Hudayyolı (Hudayyoolı): Allah için kesilen kurban. . Demektir ki eski Orta-Asya Türkçesinde ve lehçelerinde aynı anlamlara gelen benzer kelimeler vardır. İkincisi ise manevi anlamda “Allah’ın sevgilisi”, “Allah’ın Güzel Dostu” ya da “Hakk Ereni”ni, Allah yolunda başını (serini) kurban etmeye hazır, kamil insanı ifade eder ki; Alevilerde bu manada “Hubyar Sultan”ı telakki etmişlerdir.

Hubyar Sultan'ın tarihsel sürecinden bahseden bizler, ona "Hubyar" (Farsca: Sevgili dost, can yar) ismini Hace Bektaş-ı Veli'nin (1209/10-1271/3) koyduğunu söylemekteyiz. Gerçeği de böyledir. Horasan'da Yesevi dergahında Pir Ahmet Yesevi'nin öğrencisi Lokman Parande'den ders alan Hace Bektaş'ı Veli ve Hubyar Sultan diğer Horasan Erenleri ile birlikte Anadolu'ya gelmişlerdir. Bu süreçte o zamanki adı Suluca Karahöyük olan (Bugün Hacıbektaş ilçesi) yerde Hace Bektaş-ı Veli, Horasan Erenleri'nin piri olarak onları Anadolu'nun değişik yerlerine göndermiştir. Asıl adı "Ahmet" olan Hubyar Sultan'a da "Hubyar'ımsın" diye sarılarak onu da görevlendirmiştir. Bu gerçek, Hubyar cemlerinde "Hubyar'ımsın dedi, sarıldı Veli" isimli deyişle hâla vurgulanmaktadır.
Oğuz Türkleri'ne bağlı Beydili Aşireti'nin önderi konumunda olan Hubyar Sultan, Hace Bektaş-ı Veli'nin görevlendirmesi ile Selçuklu Sultan'ı Alaaddin Keykubat'la birlikte Alanya Kalesi'nin fethine de karışmış ve daha sonra Anadolu'nun iç kesimlerine gelerek kendisi ile birlikte Horasan'dan Anadolu'ya gelen bir diğer Horasan Ereni olan Yalıncak Sultan'ın (1) kızı Gönül Ana (2) ile evlenmiştir. 13. Y.Y. sonlarında Hakka yürüyen Hubyar Sultan’ın Musa isminde bir oğlu vardır. Musa'nın Mustafa isminde bir çocuğu dünyaya gelir. Mustafa'nın da Ahmet adında bir oğlu olur. Tarihte "Yar Ahmet" diye bilinen bu kişi Hubyar Abdal'ın da babasıdır. Yani silsile, Hubyar Sultan => Musa => Mustafa => Yar Ahmet => Hubyar Abdal şeklinde ilerler.

Dipnotlar:
(1) Türbesi Hafik'in Yalıncak köyünde olan Yalıncak Sultan (1283) , ülkenin her tarafında Türkçe konuşulup, Farsça ve Arapçayı yasaklayan Karamanoğlu Mehmet Bey'in (1277) yakınıdır. Mehmet Bey'in diğer Anadolu Beyliklerine nazaran Türk ve Türkçe konularına bu kadar duyarlı olmasının temel nedeni olarak aslen Alevi olması öngörülmektedir.
(2) Hubyar Sultan'ın eşi Gönül Ana'nın mezarı Tekeli Dağı'nda Dokuzlar'ın eteklerinde yer almaktadır. Bu mezar bir kaç yıl evvel Ahmet Kantekin'in tarafından daha belirgin hale getirilerek adına yakışır bir yer haline büründürülmüştür.

Kaynak: HUBYAR VAKFI
Sponsor Reklamlar

__________________
Kanarkan doya doya karanlığa bir kadeh soğuk çektim akşamlarıma ..Sorar dururken bilinmezliğe adını yana yakıla ben kaldım esir olmuş bakışlarına...



kendi olarak, sana gelen
sana gereksinimi olmadan, seni isteyen
sensiz de olabilecekken, senin ile olmayı seçen
kendi olmasını, seninle olmaya bağlayan
o, işte…

Oruç Aruoba....

Biz kendimizi adadık o renklere..Ayrılık nedir bilmedik yüreğimizde..Öyle bir bağlandık ki ölüm bile diz çöktü önümüzde..
akdora isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti