Tekil Mesaj gösterimi
Alt 12.09.09   #1
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 38
Mesajlar: 4.785
Rep Puani : 199
Standart 2. Alevîlik - Bektaşîlik Nasıl Ortaya Çıktı?


2. Alevîlik - Bektaşîlik Nasıl Ortaya Çıktı?


Alevî-Bektaşiliğin yaklaşık 1400 yıllık bir geçmişi vardır. İslam tarihine bir göz attığımızda aynı soydan gelen Haşimîler ve Kureyşliler arasında bir rekabetin ve düşmanlığın olduğu*nu görmekteyiz. Her ne kadar Haşimîler Kureyş Kabilesi için*de değerlendirilse de, Kureyş'in ileri gelenleri tarafından son*radan Araplaştıkları için "Arab-ı müstağrebe" olarak anılıyor ve Kureyşliler kendilerini daha üstün görüyorlardı. Bu bakış açı*sı İslâmiyet'in benimsenmesinden sonra da devam etti ve bir Emevîlik taraftarlığı oluştu.

Hepimizin bildiği gibi, Hz. Muhammed, Arapları ve Arap olmayan halkları Müslümanlaştırmak için büyük uğraşlar vermiştir. Bu uğurda canını ortaya koyarak büyük mücadelelere girişmiştir. Arap toplumunun tek tanrı inancına ve İslâmiyet'in getirdiği dinsel anlayışa karşı çıkması ve ekonomik çıkarla*rın kaybedilebileceği endişesi yüzünden, İslâmiyet'in Arap toplumu içerisinde kabul görmesi oldukça kanlı ve güç olmuştu.

Hz. Muhammed, Allah'ın yeryüzündeki son temsilcisi idi ve manevî bir otori*teye sahipti. Hz. Muhammed'in döneminde İslâmiyet içerisinde herhangi bir farklılaş*ma ve görüş ayrılığından söz etmek mümkün değildir. Birtakım konularda ortaya çı*kan ihtilaflar, İslâmiyet içerisinde farklılaşmayı getirecek kadar önemli değildi. An*cak Hz. Muhammed'in ölümünden sonra ihtilaflar arttı, hatta bölünmeye varabilecek boyutlara ulaştı. Hz.Muhammed'in ölümünün hemen sonrasında, O'nun ehlibeytine bağlı olanların büyük bir üzüntü içerisinde oldukları sırada Hz. Ali, Hz. Fatma ve Ay*şe cenazenin defnedilmesi işleri ile uğraşırken Ebubekir, Ömer ve Osman bir evde toplanarak halife seçimine girişmişler ve Ebubekir'i halife olarak tayin etmişlerdi. İş*te İslâmiyet içerisinde çağlar boyu süregelen, uğrunda kanlar dökülen ve acılar çeki*len bölünme, bu olayla birlikte başlamaktaydı.

Hz. Muhammed, Hz. Ali'yi çok sevmekte ve kendisine çok değer vermektey*di. Bunu çeşitli defalar dile getirmiş ve Hz. Ali'nin kendisinden sonra Müslümanların önderi olacağı yönündeki düşüncesini sık sık tekrarlamıştır. Hz. Ali İslâmiyet'i kabul eden ikinci kişiydi (İlk olarak Hz. Muhammed'in karısı Hz. Hatice Müslüman olmuş*tur). Bunun yanı sıra Hz. Ali, Hz. Muhammed'in amcasının oğlu ve damadıdır. Hz.

Muhammed, Hz. Ali için; "Ben ilmin şehriyim, Ali kapısıdır. Şehri dileyen kapıya gel*sin", "Ali, insanların hayıritstdır. Kim bunu kabul etmezse, gerçekten de kafir olmuş*tur", "Ümmetimin en ileri geleni ve gerçek hüküm vereni Ali'dir." şeklinde hadisler buyurmuştur.

Hz. Muhammed, Veda Haccı'nda "Ben kimin mevlası isem, Ali de onun mev-lasıdır. Ona dost olana dost, düşman olana düşman ol, ona yardım edene yardım et, onu horlayanı horla, nerede olursa olsun gerçeği onunla beraber kıl" şeklinde dua eder. Öte yandan Hz. Muhammed hastalığı sırasında bir vasiyetname yazdırmak ister. Ancak sahabe arasında bu konuda tartışma çıkar. Hz. Muhammed'in hasta olduğu ve vasiyetname yazdıracak durumunun olmadığı söylenir. Peygamberin ölümünden son*ra Hz. Ömer, Müslümanları Hz. Ebubekir'e biat etmeye zorlar. Hz. Ali çeşitli olaylar*dan sonra Müslümanlar arasında olası bir kargaşayı önlemek için bunu kabul eder.

Ebubekir'den sonra Ömer ve Osman halife olurlar. Halife Osman'ın ölümün*den sonra Hz. Ali halife olur. Ancak Hz. Muhammed'in eşi Ayşe ve Şam Valisi olan Muaviye, Hz.Ali'ye biat etmezler. Hz. Ali ve Muaviye arasında tarihe "Sıffin Savaşı" olarak geçen bir muharebe olur. Muharebede Hz. Ali'nin savaşı kazanacağı bir sıra*da Muaviye hileli bir yönteme başvurur ve askerlerinin mızraklarının ucuna Kur'an sayfaları taktırır. Hz. Ali ve ordusu Kur'an'a karşı silah çekemeyince Muaviye kesin bir yenilgiden kurtulmuş olur. Hz. Ali ile Muaviye arasındaki hilafet meselesi için "Ha*kem Olayı" olarak tarihe geçen yöntemle çözümlenmeye çalışılır. Bu olayda da yine hileyle Muaviye halife tayin edilir. Hz. Ali bunu kabul etmez ve İslâm tarihinden gü*nümüze kadar süregelen kavga böylelikle başlamış olur. Alevî-Bektaşiliğin siyasî bir olgu olarak ortaya çıkışı da bu olaydan sonra olmuştur.
Sponsor Reklamlar

Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti