Tekil Mesaj gösterimi
Alt 06.09.14   #20
bilgeyol
bilgeyol - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
BİZİM KABEMİZ İNSANDIR...
Yönetici
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: KERBELA-KOBANİ
Mesajlar: 11.315
Rep Puani : 76
Standart Cevap: CHP Kanseri...!!!!


Devrimci Kemal manifestosu
Kırmızı Haber | 06 Eylül 2014 | Alt Manşet, Gündem, Manşet, Manşet Altı Gündem Haber, Numaralı Haberler, Siyaset, Üst Haberler


Kılıçdaroğlu, CHP’de ‘çok başlılık’ değil ‘güçlü liderlik’ anlayışının egemen olacağını söyledi



fft81_mf2405787

CHP’nin 18. Olağanüstü Kurultayı’nda, genel başkanlığa yeniden seçilen Kemal Kılıçdaroğlu, parti içi muhaliflerine “Bir siyasi partiye üye olduktan sonra o siyasi partinin kurallarına uyarsınız, ya bağlanırsınız, ya ayrılırsınız arada başka seçenek yok” sözleriyle yüklenirken, parti içinde artık “çok başlılık” değil, “güçlü liderlik” anlayışının egemen olacağına vurgu yaptı. Kurultay sonrasında parti içi muhalefete “acımayacağı ve disiplin mekanizmalarını işleteceği” mesajı veren Kılıçdaroğlu’nun, “Elitistler var, rakı sofralarında Türkiye’yi kurtarırlar, bunlardan partiyi temizleyeceğim, herkes çok iyi bilsin. Bana çalışan adam lazım, rakı sofralarında konuşan adam değil” sözleri dikkat çekti. Kılıçdaroğlu, çekilen harf kurası nedeniyle rakibi Muharrem İnce’den sonra kürsüye geldi. Kısa bir konuşma yapacağını açıklayan Kılıçdaroğlu, konuşmasının önemli bir bölümünü muhaliflerinin ve rakibi Muharrem İnce’nin, “partiyi sağa çekiyor” eleştirilerine ve parti içi demokrasiden geri attığı eleştirilerine yanıt vermeye ayırdı.
Kılıçdaroğlu’nun konuşması ana başlıklarıyla şöyle:

Biz mi sağa kaydık?: Siyasi Partiler Yasası’nın değişmesini ve lider sultasının kaldırılmasını
savunan parti CHP’dir. Özel yetkili mahkemeleri benim kadar eleştiren başka
bir siyasi parti olmamıştır. ‘Bu AKP’nin sopasıdır’ diyen kim? Benim. Silivri’den Ankara’ya
gelmeden AKP’li savcılar fezlekemi gönderdiler.
Fezlekenin karşısında, ‘dokunulmazlığımı kaldırmazsanız namertsizin’ diyen de benim.

Selim Sadak ve Hatip Dicle göndermesi: Ellerine kelepçe vurulmuş arkadan. Sıraya diziliyor, fotoğrafları medyaya servis ediliyor. O insanlar bizim insanlarımız, buna tahammül edemedim doğru değil dedim.

Deniz Gezmiş ve Gezi: CHP sağa kaydı diyorlar. Hangi CHP Genel Başkanı Deniz Gezmiş’in mezarını ziyaret etti. Üç fidana sahip çıktım ben. Taksim’i gençlere kapatmışlardı. Bir diktatör bozuntusunun talimatıyla kapatılmıştı. Bizim Kadıköy’de mitingimiz vardı. O mitingini iptal edip, Taksim’e yürüdük. Eğer Taksim Meydanı Gezicilere açıldıysa, bunu yapan CHP’dir. Kimliğe ve inanca saygı göstermek sağa kaymak demek değildir.

Rakı sofralarına son: CHP, ‘elitist bir parti’ diyorlar. Elit olmak ayrı, elitist olmak ayrı. Elitlere, yani seçkinlere saygım var, aydındır bunlar, oturur konuşurlar, düşüncelerini topluma aktarırlar. Ama bir de elitistler var; rakı sofralarında Türkiye’yi kurtarırlar, bunlardan partiyi temizleyeceğim herkes çok iyi bilsin. Bana çalışan adam lazım, rakı sofralarında konuşan adam değil. Bütün bu projeleri ürettik, çıkıp
yeteri kadar anlattılar mı? Her şey genel başkandan beklenmez. Bir sendika ağaları var bir de parti ağaları. Parti ağalarını da sileceğim.

Kimsenin tekelinde değil: Diyorlar ki CHP Atatürk’ü dışladı. Atatürk kimsenin tekelinde değildir. Ben Kenan Evren Atatürkçüsü değilim. Rahmetli Nadir Nadi, onu eleştirdiği için ‘Ben öyle Atatürkçü değilim’ diye makale yazmıştı. Kitabının da adı oydu. Gazeteye ceza verdiler. Ben öyle Atatürkçü değilim. Yine İlhan Selçuk’un dediği gibi, ben gardırop Atatürkçüsü de değilim. Ben yüreğinde Mustafa Kemal Atatürk’e yer açan bir liderim. “Ben varsam CHP’nin içinde sol var. Ben yoksam CHP solda değil.” Kimse kusura bakmasın, sol kimsenin tekelinde değil. Silahla değil, demokrasiyle: İşsizlik sorunu ne kadar derinse Kürt sorunu da o kadar ağırdır. Bu sorun silahla, askere, güvenlik güçlerine ihale ederek özülemez. Ne diyorlardı, ‘Siz Sivas’ın ötesine bile gidemiyorsunuz’. Şimdi CHP’liler Türkiye’nin her tarafına gidiyorlar. Onlar gidemiyorlar.

‘Dersimli devrimci Kemalim ben’

Ben bir cumhuriyet çocuğuyum, Dersimli Kemalim ben, devrimci Kemalim ben. İnsanıma aşığım ben, siyasetten bir şey bekliyorum, bu millete hizmet etmek.Dersimin küçük bir köyünde doğdum, 7 kardeşiz en büyük ablam okuma yazma bilmez. İçlerinde okuyup üniversiteye giden tek kişi benim yedi kardeşten. Ben bir cumhuriyet çocuğuyum, haram lokma yemedim. Hep helalin peşinde oldum. Halkıma hizmet etmeyi namuslu bir görev bildim. Benim kitabımda hırsızlık, kul hakkı yemek yoktur.

Ya bağlan ya ayrıl!:Kimse bana demokrasi dersi vermesin, kimse de kusura bakmasın. Demokrasinin de ne olduğunu bilirim, disiplinin de ne olduğunu bilirim. Düne kadar sustum, doğru. Ama sabah mikrofonu gören koşa koşa gidip CHP’yi eleştirirse, kimse kusura bakmasın buna izin
vermeyeceğim. Bir kişiye partiyi mahkum etmemeliyiz. Yeni, dirayetli, genç, dinamik genel başkan adayları çıkmalı ama demokratik şekilde yarışmalı. Biz demokrasiden yanayız ama demokrasi kaos demek değildir. Bir siyasi partiye üye olduktan sonra o siyasi partinin kurallarına uyarsınız, ya bağlanırsınız, ya ayrılırsınız arada başka seçenek yok.

İktidar için 4 koşul: İktidara nasıl yürüyeceğiz? Bir, çok başlılıkla değil, güçlü liderlik olması lazım. İki, bölünmüşlükle değil, örgütsel birliktelikle olması lazım. Üç,
tek adamcılıkla değil, uyum içinde çalışan inançlı kişilerle olması lazım. Deneyimiyle birikimiyle kalkınma
hamleleriyle halkın partisiyle yani CHP ile olması lazım. Eğer biz bu dinamizmi harekete geçirebilirsek, iktidar uzağımızda değil.



‘Yerel yönetim şartını onaylayacağız’

Kılıçdaroğlu, iktidara geldiklerinde Kürt sorununu çözeceklerini ve bu kapsamda “Yerel Yönetim Özerklik Şartı”nı onaylayacaklarını bildirdi. Kılıçdaroğlu bu konuda şöyle konuştu:

“ ‘Efendi sen doğuda başka, batıda başka şey söylüyorsun.’ Nereye gittiysem, aynı şeyi söyledim. İki tane temel örnek vereceğim. Bir;
Hakkari’de ‘yerel yönetim özerklik şartını getireceğiz’ dedim. CHP Kurultayında yine söylüyorum; CHP iktidarında yerel yönetim özerklik şartını mutlaka getireceğiz. Niye söylüyorum? Bakın bizim büyükşehir belediye başkanlarımız var. Ortak hukuku egemen kılmak zorundayız. Sadece CHP’li olduğu için kentsel dönüşüm kararnamesi 2,5 yıl bekledi. Ama yerel yönetim özerklik şartı olsaydı, bunların hiçbirisi olmayacaktı.
Biz Trabzon için de Elazığ için de Tekirdağ için de Diyarbakır için de aynı hukukun olmasını isteriz. Yerel yönetici Maliye Bakanının kapısında saatlerce beklememelidir. Batman’a gittim, belediye başkanları, hiçbirisi CHP’li değil

Cumhuriyet
Sponsor Reklamlar

__________________
Sorgulanmamış hayat yaşamaya değmez.
Sokrates




HAYATIN SESİ’Nİ biz kurduk.
Biz susmadıkça
HAYATIN SESİ’de susmayacak.
Ve biz hiç susmayacağız.

EVRENSEL GAZETESİNİ DESTEKLEYELİM.

DERSİMİ UNUTURSAN MARAŞ,
MARAŞI UNUTURSAN SİVAS,
SİVASI UNUTURSAN GAZİ,
GAZİYİ UNUTURSAN SONUN OLUR.



ALEVİLİK YOLDUR...
bilgeyol isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti