Tekil Mesaj gösterimi
Alt 03.03.14   #1
kristal
kristal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jul 2012
Nereden: istanbul
Mesajlar: 714
Rep Puani : 65
Standart Hz.Ali de eğitim


Hz. Ali’de Eğitim

Bilim ve sanatı (hüner) “bütün rütbelerin en üstü”nde gören Ali, eğitimi oldukça önemser. Bir inanç ve ahlâk adamı olan Ali’nin eğitim anlayışında bu yanı ağır basar. Kişilik eğitimini (“nefis terbiyesi”), eğitimin temeli olarak görür. Onun kişilik eğitimine verdiği bu önem bir çığırın başlangıcı olur. Tasavvuf ve tarikat akımları “nefis terbiyesi” olarak bilinen olgun / yetkin insan yetiştirmenin yolu olan kişilik eğitimini tümüyle ondan alırlar. Çünkü, o bencilliğin en büyük düşmanıdır. En büyük savaşı, “nefse karşı savaş”ta görür.

Ali, geleceğin kuşağı olan çocukların eğitilmesine önem verir. Tam bir eğitimbilimcisi gibi davranır. Ona göre; “çocukların kalbi herşeyi yetiştirmeye elverişli boş bir tarladır. Kendine ekilen herşeyi kabul eder ve yetiştirir”.[26] Doğallıkla; Ali’nin amacı bu tarlaya iyi şeyleri ekmek, onları güzel değerlere sahip insanlar olarak yetiştirmektir.

Çocukların küçük yaşta eğitilmesini ister. Büyüyünce eğitim verilmesinin “taşı nakşetmek kadar zor” olduğunu, yalnız çocuklukta alınan eğitimin “taşa kazılmış yazı” gibi silinmeyeceğini söyler. Eğitimin büyük bir “gömü / hazine” olduğunu, hiç bir zaman tükenmeyeceğini ve değerini yitirmeyeceğini, bilgi ve bilincin “gömü” gibi değerleneceğini belirtir.[27]

Ali, eğitime fonksiyonel bir görev yükler. Eğitimi, insan yetiştirmenin aracı olarak görür. Yetişmek; olgunlaşmak, yetkin ve mükemmel duruma gelmektir. Bu, doğallıkla “nefis”i eğitmekle olur. Bireyde yeni bir kişilik yaratmadır. Bu süreci tamamlayan kimse sonunda “kendini bilen” kimse olacaktır. Bilgin olmanın yolu da “kendini bil”mekten geçmektedir.[28] Ali bu anlayışıyla daha sonraları “sen seni bil sen seni” diyen Yunuslara, Hacı Bektaşlara ve Alevi ozanlara kaynaklık edecek, tasavvuf kişilik eğitimi anlayışında Ali’nin bu pınarında içecektir.

Ali, ancak eğitimle, bilgi edinmekle kişinin yücelip değer kazanacağı, soy-sopla yücelemeyeceği anlayışını sergileyerek Ortaçağ’ın feodal anlayışına kafa tutmuş ve bilgiyi, eğitimi önemser durumua getirmiştir. O, övülmeye değer olanın “güçlü akıl, utanma, nefsinden sakınma, arınma ve eğitim” olduğunu söyler.[29]

Ali, bu eğitim ve bilgi anlayışını doğrudan eğitim kurumları kurdurarak yaratmaya çalışmıştır. İslam’ın başlarında okullaşma olayını yaşama geçiren Ali olmuş, bu çabasıyla İslam’ın öğretilmesine de önemli ölçüde katkı sunmuştur. Yönetime egemen olur-olmaz Medine’de bu olayı başlatmış, merkezde bir okul kurmuştur. Arapça gramerin öğretmenliğini Ebu Esved ed-Düeli’ye, Kuran okutma ve eğitimi öğretmenliğini Abdurrahman es-Sülemi’ye, doğal bilimler öğretmenliğini Kümeyl bin Ziyad’a, Arap edebiyatı öğretmenliğiniyse Ubade b. es-Samit’le Ömer b. Seleme’ye vermiştir.[30]

Sponsor Reklamlar

kristal isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti