Tekil Mesaj gösterimi
Alt 18.04.10   #1
yasamak_güzel
yasamak_güzel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Apr 2010
Nereden: ankara
Mesajlar: 267
Rep Puani : 10
Standart Halk Ozanı Şahturna


Ozan şah Turna

OZAN ŞAHTURNA

Ozan Şah Turna’ yı belki de tanımayan yoktur. Ben onun , o, turna gibi şakıyan sesi ile ilkokul ikinci sınıfta tanıştım. O yıllarda yaşımın gereği sadece sesinden haz alıyordum, sonraları ortaokul sıralarına geldiğimde daha fazla sözlerinden de haz almaya başladım. Üstat Aşık ihsani ile ozan Şah Turna’ın sözleri beni ben yapmıştı.
1960 ile 1970 arasında ve 1980’ e kadar benzeri ozan ve sanatçılar meydanlarda boy gösterdi ama sonraları aynı meydanlara başka kişilik ve ayrı kimlikle çıkmaya başladılar. Fakat Ozan şah Turna 1970 ve 1980 de ne ise bu günde aynı şeyleri söylüyor. Yani düşüncesinden hiç mi hiç ödün vermemiştir. Şah Turna’ yı bana sevdiren, saydıran yönü de burası, yani tutarlı ve onurlu olmasıdır.
Aşık Veysel öldüğünde, aydın geçinenler halk şiirinin bittiğini, yani Veysel ile son bulduğunu yazdılar. Ama gördüler ki durum öyle değil, halk şiiri daha güçlü ve daha halkının sorunlarını dile getirerek Ozan şah Turna, Aşık İhsani ve benzerleri tarafından, baskılara işkencelere karşı ödün vermeden devam ediyordu. Ozan şah Turna, belki Aşık Veysel ile kader arkadaşı idi, fakat o, Aşık Veysel gibi sadece kendini avutmuyordu. Yaşadığı topraklarda yaşanan toplumsal olaylara uzak durmuyordu. Daha yirmi yaşlarında genç bir kız iken Kızıldere vahşetini şöyle dile getiriyordu.

Tokat, Niksar ellerinden
Dağdan gelen ölü bizim
Silahları ellerinde
Dağdan gelen ölü bizim

Dizeleri ile onlarla birlik olduğunu, gözleri görmese de beyni ile ,o, bakar körlerden daha iyi gördüğünü ve duyarlı olduğunu ortaya koyuyordu. Yıllar sonrada, çektiği işkencelere rağmen pişmanlık duymuyordu, ve o gün ki söylediklerine bugün sahip çıkıyordu. (birileri gibi içeriğini değiştirmiyordu)

ŞAH TURNA KİMDİR?

Sivas’ın Gürün ilçesine bağlı Kaynarca köyünde doğdu. Doğum tarihi ile ilgili, çeşitli kaynaklarda saptanmış iki tarih var. Bunlardan biri 1951, diğeri ise 1953. Ama, şah turna uzunca ayrılığın ardından 1994 de Ankara da Sıla türkü evinde ki konserinde hayat hikayesine değindiğinde 1950 doğumlu olduğunu açıkladı. Gerçek olanda bu olsa gerek.
Üç yaşında iken çiçek hastalığına yakalanarak gözlerini kaybetti. On yaşlarında saz çalmaya başladı. On iki yaşında iken kendi durumunu dile getiren şiir yazdı.

Şah Turna’ ın felek yaktı özünü
Üç yaşında aldı iki gözünü
Göremedi ay güneşin yüzünü
Düğnya başa zindan dar Turna, Turna.

Diyerek halini arz ediyordu.
Ozan Şah Turna 1964 de Sivas ta düzenlenen aşıklar bayramına katıldı, orada okuduğu şiirleri beğeni kazandı. 1965 de Ankara’ ya yerleşti, çeşitli toplantılarda türküler söyledi, şiirler okudu. Plakları çıktı. 1970 de Almanya’ya gitti ise de geri döndü.
Ozan şah Turna başkaldırıcı yönü ile, Pir Sultana benzer, çünkü kendi acılarından ziyade halkının dertlerini acılarını ön plana koyar onları söyler. Bunları söylerken de düzenin hınzır paşalarına boyun eğmez ve onların tehditlerine aldırmadan yoluna devam eder. Çünkü o Pir Sultan’ ın torunudur. Tehditler, idamlar onu yolundan döndüremez
. Evet Şah Turna üç yaşında gözlerini kaybetmişti ama benliğini kazanmıştı. Yukarda da belirttiğimiz gibi halkının derdi, çilesi, onun görür gözü, işiten kulağı, söyleyen dili olmuştu. Sazın her perdesine parmaklarını dokunduğunda halkının derdi nağme olup çıkıyordu.

Ayağı nasırlı gözü çapaklı
Korkar mı çakaldan aslan yürekli
Yürekli elleri kazma kürekli
Siz yürürken size vuran utansın.

Diyerek de halkının yanında olup, onlara güç vermiştir
Ozan Şah Turna’ yı hiçbir dönemde, devletin polisi, jandarması, işkencesi vede hücresi yıldıramamıştır. O baskıların, işkencelerin en ağır olduğu dönemlerde bile meydanlarda gerçekleri haykırmıştır. Haykırmaya da devam etmektedir. Gözünün görmemesinden hiçbir zaman şikayetçi olmamış, görmeyen gözü ile halkına doğru yolu göstermeye çalışmıştır.
Ozan Şah Turna, Almanya da, değerli araştırmacı, edebiyatçı, yazar Ozan Şiarla hayatını birleştirmiş ve dünya tatlısı Şafak ve Şirin adına iki tane kızı vardır. İyi ki varsın Ozan Şah Turna.
Sponsor Reklamlar

__________________
Bedenin orucu, irâde ve ihtiyarla azaptan korkup sevâba girmeyi, ecre nâil olmayı dileyerek yemekten kesilmektir. Nefsin orucu, 5 duyuyu öbür suçlardan çekmek, kalbi de bütün şer sebeplerinden ayırmaktır. Kalbin orucu, dil orucundan; dilin orucu, karnın orucundan hayırlıdır.
h.z Ali
yasamak_güzel isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti