Tekil Mesaj gösterimi
Alt 06.08.13   #3
adsizkowboy
Avatar mevcut degil.
Banned
Banned Users
Üyelik tarihi: Jun 2013
Nereden: Adsiz
Mesajlar: 347
Rep Puani : 0
Standart Cevap: Ehl-i Hak İnancı, Türkiye'de Aleviler ve Alevi Müziği


F. Ö: Bu ‘türkülerin özü’ hikâyesi var ya, Alevi müziğinde çok tartışıldı hani. O "öz” yanlış anlaşıldı diye düşünüyorum.“Otantiklik” denen şey çok vurgu aldı, “müzelik olan” teşvik edildi… Güncelleme yapılmaz oldu müzikte.

C. M:
Aslında tembelliğine öyle güzel bir kapak koyuyor ki…Yine özüne dönmemek için.. Çünkü o insan ki kendisine dönemezse yenilik yapamaz. Yenilikçilik, insanın kendi içindeki yeniliklerden gelir. Eğer ben kendimi bugün iyi tanıyorum, kendimle bugün farklı tanış oluyorum; "Bende bu sorun vardı…” diyorum, onu çözmeye başlıyorum, yenileniyorum. Eğer ben yenilenmiyorsam, müziğim nereden yenilensin? Buna göre diyorum ki içe dönmek… İçe dönmek, camiadan uzaklaşmak anlamına gelmiyor. Camianın içindesin, çalışıyorsun, savaşıyorsun, ekmeğini kazanıyorsun, her işin içindesin aktivitelerde, ama kendinle de uğraşıyorsun… Yani sorunları önce kendinde görmen lâzım, sonra dışarıda. Bir söz vardır, “Herkes kendi nefsini tanırsa Tanrı’yı tanır”. Bunu yapmadığı için, yenilik olmadığı için, müzikte de bir yenilik olmuyor ve biz başlıyoruz var olan şeyleri tüketmeye: “Fa sol lâ / fa sol lâ / fa sol l⅔ Ben size 100 tane parça göstereyim, hepsi birbirine benzer, sadece şiirler değişmiştir.

F. Ö: Demin dediniz ya “Çok fazla muhalefetle uğraşıyorlar” diye, ben aslında içe dönük buluyorum, cemaatçi buluyorum Alevileri. Çoğunlukla sadece Alevilerin sorunlarına dair muhalifler… Türkiye’de olup biten her tür ezilmişliğe dair değil, Alevilere yapılanlara dair (orada çok güçlü sesleri, bu tabii ki iyi bir şey) ses çıkarıyorlar sanki…

C. M:
Ee, bütününü görmüyor ya câmianın…

F. Ö: İşte orada bir sorun var…

C. M: İşte vahdet-i vücûd diyordum ya, bir bütünü görse, sorunları da müziği de bir bütün olarak görecek.

F. Ö: Dolayısıyla farklı kültürlere, farklı müziklere dair bir açılım, bir kaynaşma olamıyor…

T. T: Peki, ellerindeki malzeme orijinal mi ki, yani otantik o mu ki ondan kopamıyorlar? Nereden biliyoruz onun otantik olduğunu?

F. Ö: O yüzden, mesela biz “otantik” kavramının karşısındayız...

C. M: Yok, yok, öyle bir şey yok… Ben bir tane müzik yapıyorum, yarın bunu alıyorlar, genelleme yapıyorlar, öyle bir şey yoktur. Alevi müziğinde sadece bağlama çalınır diye bir derdimiz yok bizim… Yani sen hakikât sözünü her saza, her sese söyletebilirsin… Yarın istersen bana bir saksafoncu getir, oturalım onunla beraber semah yapalım. Beyninde aslında bağlamanın şeriatını kurmuş. Diyor ki “ben bu yolun yolcusuyum, oysa sen bu sanatın dışına çıktığın için bizden değilsin…” Sen hedefi mi kutsal tutuyorsun, vesileyi mi? Onun için –tüm Alevi kitlesine bunu demiyorum tabii– empoze etmişler… Sadece bir dönem vardı ya Alevi müziği patladı, orada kalmışlar, onun keyfini çıkartmakla meşguller…

T. T: Aynı şekilde olmasına gerek yok elbette, ama 1970’lerde Anadolu Rock’un Alevi ozanları temel aldığı, yansıttığı müzik, isyankâr bir müzikti, gerçekten isyankârdı.

C. M: Şimdi bugün adam Şah Hataî’den okuyor, Kul Himmet’ten okuyor,diyorsun ki, “Adam ne zavallı bir adammış, çıkarıp cebimden bir 10 TL para vereyim!” Kul Himmet bu muydu? Senin duruşun sahnede girmiş sazın içine, öyle bir büzüşmüş ki… Sanıyorsun kutsallık budur! Bu değil kutsallık. Sen diyorsun ki “Yetmiş iki milleti aynı görüyorum…” fakat dünyadaki tüm notaları aynı görmüyorsun. Dünyada ne kadar ses aralığı var? E, sen de bir tane yaz!

F. Ö: Evet, benzer düşünüyoruz; “Bütün insanlara eşit bakıyorum, benim için insan önemlidir” sözünün pratik karşılığını göremiyor insan… Farklı insanlar var, topluluklar var, farklılıklarla muhabbet yok, alışveriş yok, kültürel-müzikal alışveriş yok. Kendi dünyasında yaşıyor. “İnsan benim için önemlidir…” büyük bir lâf; insana, kendinden olmayanın derdine ulaşma çabası müziği, kültürü, sanatı farklı yerlere götürür diye düşünüyorum…

T. T: Feryal’in dediğini şuraya bağlamak lazım: Herkes kendi değerlerini başkasıyla paylaştığı anda o değer gerçek bir değer haline gelir. Alevilerin dışında Sünniler var (onların içinde de değişik görüşler var), işte Kürtler var, Ermeniler, Rumlar, Hıristiyanlar var, onlar var, bunlar var… Yani bu insanlara ulaşma çabası olmalı. Ne tür bir müzikal açılım olabilir ki bu başarılsın? Yani neyin peşine düşülmesi gerekiyor?
Sponsor Reklamlar


Konu adsizkowboy tarafından (13.08.13 Saat 14:35 ) değiştirilmiştir.
adsizkowboy isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti