Tekil Mesaj gösterimi
Alt 23.07.13   #19
bab'ül ilim
bab'ül ilim - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Jun 2012
Nereden: TERCAN
Mesajlar: 429
Rep Puani : 50
Standart Cevap: Zülfikar neyi sembolize ediyor?


Ali'nin Zülfikârı

Ali, Işıktır, Yani Nurdur.
Evvel Ali, ahir Ali, dünya kurulmadan Ali var idi. Dünya kurulmadan var olan Ali’den kasıt ne olabilir ki, tabiî ki Nurdan var olan Ali’dir.
Bir de Ali ile birlikte Zülfikar’ı vardır. Zülfikar hep Ali ile anılmaktadır. Eşi benzeri olmayan iki uçlu, altın gibi parlayan, düşmana çekildiği zaman 40 arşın uzayabilen muhteşem bir silahtır.
Metalden yapılmış böyle bir kılıcı bu güne kadar kimse görmemiştir. Zülfikar, metal olarak düşünülen ve hiç kimse tarafında görülmeyen ve hiç tanığı olmayan bir kılıçtır.
Peki, ifade edilen özellikleriyle metalden yapılmış bir kılıcın olma ihtimali varmıdır acaba?
Ben şahsen böyle bir ihtimal düşünemiyorum ve diyorum ki, metalden yapılmış, anlatılan özelliklere sahip böyle bir kılıç hiçbir zaman olmamıştır. Ama anlatılan özelliklere sahip olan bir Zülfikar vardır.


Zülfikar’ı tanıtmadan önce Zülfikar adını biraz açalım. Zülfikar adını ayıracak olursak “Zül-fi-kar” veya “Zülf-i-kar” şeklindedir. “Zül,” dilim anlamındadır. “Zülf,” yüzün iki yanından sarkan saç lülesi. Yani iki uç veya çift anlamı taşımaktadır. “Kar,” iş, güç, kazanç anlamına gelmektedir. “Fi” veya “i” yardımcı fiiliyle birleşik hal alarak Zülfikar adına dönüşmüştür.


Zülfikar, sadece Ali’nin adıyla anılmaktadır. Ali’nin kendisi dünya var olmadan Nurdan ise, Zülfikar da Nurdandır. Bu durumda iki uçlu Zülfikarı, Mani’nin Işık prensibine göre düşünmek gerekir.


Evrenin oluşumundaki iki birbirine zıt olan uçları, Zülfikar’ın iki ucunun ifadesi gibidir. Zülfikar, ayni zamanda iki zıt prensip esasına dayalı “varlığın birliği”nin sembolü olduğunu düşünmekteyim. Zülfikar ancak bu şekilde anlamını bulur.


Yukarıdaki bu satırları “Mani Dini ve Öğretisi” başlığı altında 28-12-2009 tarihinde Alavivizyon sitesinde yazmıştım.
O günden bu güne Manicilik ve Alevilik arasındaki bağlantılar üzerinde çalışmaktayım.


Seyfi Cengiz’in çevrisini yaptığı Manicilik Mitinin Başlığı “Daha Yer ve Gök Yoğ İken”dir.
Bu Başlık ayni zamanda Mani’nin konuya giriş yaptığı ilk cümle olması nedeniyle önemlidir. Bir önemi daha var, o da ayni cümleyi ünlü ulu ozanımız Kul Himmet’in Dev Destanında geçmesidir. Kul Himmet şöyle der: “Yerde insan gökte melek yoğiken” bir tesadüftür şeklinde düşünülebilinir, fakat anlatılmak istenilen de aynı olunca tesadüf olmaktan çıkıyor. Kul Himmet’in söylemleri, Mani’ci söylemlerin bir devamı olduğunun kanıtıdır.

Yukarıda adı geçen çevride Yüce Nur, karanlık güçleri tarafında esir edilen Nur parçalarını kurtarmak için plan yapar ve kendisinden birer parça olan kurtarıcılarını gönderir ve giden kurtarıcılar karanlık güçleri tarafında esir alınan Nur parçalarını bulurlar. Ve Mani'nin şu sözleri çok ilginçtir ve anlamlıdır.
Mani derki: “Ardından Canlı Işık, kendi Sesi ile çağırdı.
Bu Ses keskin bir kılıç gibiydi veya keskin bir kılıç haline büründü.
Ve işte bu Ses'tir ki İlk İnsan'ın biçimini görünür/bilinir kıldı ve ona dedi ki:
"Ey yanlışın içindeki doğru, karanlığın içindeki aydınlık, kendilerinde onur hissi olmayan çirkinliğin ve nefretin ortasında oturan/yaşayan Tanrı, sana minnettarım!".
Bu satırlara dikkat edilirse Zülfikar’ın ne ve nasıl bir şey olduğunu anlamak mümkündür ve bakalım Kul Himmet’in bu satırlarla ortak yanı varmı veya nasıl anlatmış Zülfikar’ı.


Arşın yücesidir başının tacı
Ka'be'ye ulaşır zülfürün ucu
Ehl-i beyt katarı güruh-ı naci
Cümle güruhlardan yüce sayılır


Kul Himmet açık ifadeleriyle arşın yücesini Ali’ye taç yapar, Zülfürün ucunu da Kabeye ulaştırır, cümle güruhlardan yüce olan Güruhu Nacinin de Ehlibeyt Katarı olduğunu söyler. Güruhu Naci: karanlıktan kurtulan Ruh, Nur topluluğudur.

Benzer ifadeleri bütün aşıklar sarf eder. Kul Himmet’e ilaveten Pir Sultan ne demiş bakalım:

İkidir elinde kılıcın ucuBiri zahir biri batın kılıcıAnda güruh güruh kaçtı hariciDediler la Seyfi illa ZülfikârPir Sultan

Pir Sultan, Ali’nin elinde olan Zülfikarın iki uçlu, bu uçlardan bir zahir diğeri batın kılıcı olduğunu ve bu nedenle de “la Seyfi illa Zülfikâr” diyerek güruh güruh kaçmış hariciler. Nitekim Pir Sultan, Zülfikarın metal bir kılıç olmadığını başka bir nefesindeki şu ifadeleri de sarf eder:

Zülfikâr’ın keskinliğiZerrecesi kılıçtadırPir Sultan

Zülfikar keskinliğinin zerresi kılıçta olan bir Zülfikarın metal bir kılıç değil, tam tersi düaliteyi tanımlayan, vurgulayan bir kavram ve simge olarak anlamalıyız. Yine anlaşılıyor ki, Alevilik Maniciliğin bir devamıdır.
Sponsor Reklamlar

__________________
Nur-ı Nebi, Kerem-i İmam-ı Ali, Pirimiz Hunkar Hacı Bektaşı Veli, gerçekler demine hû
bab'ül ilim isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti