Konu: Sirr-i faş
Tekil Mesaj gösterimi
Alt 31.05.13   #32
HURUFİCAN
HURUFİCAN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 104
Rep Puani : 0
Standart Cevap: Sirr-i faş


Hakk meyhanesinde hal olan er, Köre ışık-ı tarif etse ne fayda? Nur aşk, gönül vect, vicdan dan bi hal olana ne söylense, ne gülü ne bülbülü bilir. Altını pul edecek olan itikada elmas mücevher vermiş olsak ne hacet. Eşeğe çüş, öküze oha, insana hu demek farzdır…
Lakin burası yeri değildir.Böyle bir sözden istiğrak ederim.
Yanlıştan dönmek hasetten dönmek insanlıktır. Yanlışlarımdan var olan hasedimden huccetullahları görünce boyun büker özrü hakk bilirim. Bundandır ki kimseye bizzat busun ,şu sun demem. Herkes kendi halini faş eder. Konuyu kişiselleştirmem. Anlayana eleştirimi yaparım.Anlamayana da sözüm yoktur.İmanı küfürle tartmam. Niteliğimi nicelik ile bilirim.
Bilmeyen sual eden eziktir. Bilen ise gafurdur. Bu bir saygı sevgi işidir. Hakk bilgedir. Adem cahil eziktir. Hakikatta bilene gerçeği görene “ulu’l emre” uymayan tamu-içine girmiştir. Bilgiyi infak etmeyiz. Zekatımızı hakk rızasında veririz. Bilmediğimizin kölesi hizmetçisiyiz. Gerçeğe hizmet halka oradan halk olanadır. Hakk kıyamet süresinde söyle söyler “yüzler vardır ki, o gün ışıl ışıl parlayacaktır.” Sözünü biliriz.


Aşığın perişanlığı hakk demidir. Gelir geçer. Aşık olmayanın sinesi “ABDAL-ı” ne bilir! Arif olan münezzehtir. Çünkü geldiği noktada “LEDÜN”e ulaşmıştır. Bu dem-i gönül demliğin de vicdanında demleyen her can yudumlar. Muradımız bu hali yaşayan yaşlısı genci hangi halde ne olduğundan hareketle kırk kapı yolculuğuna inadına devam etmesidir. Böyle olunca elindeki gönül anahtarıyla “ sırr-ı faş ” eder. Cemalini her bir kapıyı bu sihirli anahtarla açmasıyla ışığın gösterdiği kabe’nin irşad’ın ta kendisi olduğunu bilir.Erenler bir Pazar kurmuştur.Hal ehline hal satar.Ne tartısı ne terazisi vardır.Hasmı sitemi ben neyleyim.Cemalinden ötürü gel gör ki canın acımasın benim canım acısında Dikensiz bir gül satarım.Hakk aşkı ve yükü bize sevinç verir.Gözümüzde katre olup can Kızılbaş sinemize süzülüp kırmızı gül ile bülbül olur…

Gelin cemalimizi parlatalım cevahirin kıymetini bilelim. Bahri ummanların zatlarına merhaba diyelim. Zahit olan,aşık olmamış gönül gemisine binmemiş vicdan yelkenini açmamış, dümen olan aşığın dost eşiğine yüz sürmemişse sözünü dinlemek cinayettir.Meydanda Her gaf-ı kır söyle sonra delil sorarsın.

Kusura bakmayın hasbıhal ettiklerim eline, diline hançer alanla hasbıhal etmem. Şeriat(sözde görünen hak kanunları)zahit olana bal aşığa ise ağu olur. Bilmeyen o zamanda kelamı aşığa dikta eder. Varsın söylesin Musa’ya Firavun, Hüseyin’e Yezit gerek. Sözümüz görünse de ayan beyan onu fehmeylemek her sineye nasip olmaz. Ali çoktur şah-ı merdan bulunmaz. Müftehirden korkarım kemter olup şu alemi gezerim. Noksanım bilirim Bildiğimi alana söyler. Dehr-i tamamlarım. Cemal cemale geldiğimde dizlerim bükülür yüreğim titrer nikap kalkar celal ortaya çıkar.
Aşk sırrı yaşamaktır. Görünür her dem hali Yazılsa söylense aşk vicdan Hakk ile hal olmayan Ali merdan olmayan naçar nadan kalır.Erenler dilden dile sırr-ı faş etmiş ancak hali bilen coşmuş ah demiş yar yaren demiş bizim söylediğimizde budur.Gönül vicdan Hanesi olmayana mihman uğramaz.Yani gönlü vicdanı olmayana boz atlı Hızır-Hakk uğramaz.
Aşk ile.
Sponsor Reklamlar

HURUFİCAN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti