Tekil Mesaj gösterimi
Alt 22.11.12   #1
Deniz
Deniz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Co-Admin
Kurucu
Üyelik tarihi: Dec 2009
Nereden: İzmir
Yaş: 45
Mesajlar: 1.766
Rep Puani : 102
Standart Dikkat Ettiniz mi, Bugünlerde Sessiz Sedasız bir oruç Tutuluyor








12 Kasım’da Masum-u Pak matemiyle başlayan Mah-ı Muharrem orucumuz, 15 Kasım’dan itibaren Kerbela yasıyla devam ediyor. “Oruçlarımız, niyetlerimiz, dua ve niyazlarımız Hakk katında kabul olsun… Zulüm, savaş, sömürü dursun, saltanatı için zulmeden geçmişin ve zamanın Yezidleri erbat, berbat olsun, Hz. Hüseyn’in ve Pir Sultan Abdalların mücadelesi her daim ışık olup, önümüzü aydınlatsın; katliam, sömürü ve zulümler yaşanmasın…”

Milyonlarca Alevi yurttaşımız oruç; daha doğrusu yasta… Gönül gözlerini açmış, manevi dünyalarını ışıtan öğretileri üzerinden Yaradanla kurduklarıkıldan ince kılıçtan keskin iletişimle mutlu olmaya, manevi dünyalarını tatmin etmeye çabalıyorlar. Özlerini dara çekip, kendi kendilerini sorguluyorlar… Doğrudan, aracısız, şaşaasız… Bir yanıyla Ehli Beyt’in yasını tutuyor, Yezidleri lanetliyor, Emevi dönemini ve günümüz yönetimleriyle ilgili bezerliklerini sorguluyorken, en çok da içinde bulundukları sosyal ve siyasal umutsuzluğu dert ediniyorlar.

Doğal olarak bu yas ve ibadet günlerinde, normal hayatlarından çok daha sessiz ve duyarlı hale geliyorlar. Tarihi kılavuz eylemişler: insanı kutsayan, “yaradılanı severim, Yaradandan ötürü” deyimini ilke edinen ve barışı önceleyen nedenlerle, tarihin en uzun ve en kanlı süreçlerinde, kırım kırım kırılmışlar! 1400 yıldan buyana, “Ya Allah Bismillah, Allah-ü Ekber” diyerek, kendinden farklı olanı, farklı yakaranı, farklı mabede gideni öldürmeye koşan, öldüren, öldüren… Öldürecek kimseyi bulamadığında birbirini boğazlayan İslam âlemini ve bu âlemde olan bitenleri hayret ve şaşkınlıkla izliyorlar.

Zalimi tanıyor ve uzak duruyorlar. Ve ibadetlerini, kimliklerini, kendilerini, çocuklarını zalimden saklıyorlar. Öyle ki, tarihi arka plandaki bilinen kırımlardan ileri gelen korkuyu, zaman içinde bir tür ayin durumuna getirmişler. Yavuzları, Ebu Suud fetvalarını, Yavuz-İdris-i Bitlisi ittifakınıve kan denizinde boğuldukları o günleri, ebeveynlerinden kalan anıları unutamıyorlar…

Bu yüzden niyetli olduklarını komşuları, iş arkadaşları dahi bilmiyor; oruçlarını sessiz, sakin, gürültüsüzce eda ediyorlar… Kimine göre “ileri demokrasiye” geçmiş isek de, Aleviler bakımından Yezidin egemenliği devam ediyor. İnançları, ayinleri, öğretileri yok sayılıyor; evleri, işyerleri işaretleniyor; iş, aş, hatta can korkuları günümüzde de sürüp gidiyor ediyor. Niyetli olduklarını, bir hane halkı, bir Tanrı, bir de kendileri biliyor…

Yemek menüleri de kendileri gibi mütevazı; et, su, çay, tatlı, börek, çörek, ziyafet, iftar furyası, alabildiğine tıkınma yok! Kolu-komşu, eş, dost, iş arkadaşlarının rızasını almaya çalışıyor, rızasız lokma yememeye özen gösteriyor, Yüce Yaradana yakarıyor, Onun himmetine mazhar olmaya çalışıyorlar. Alevi-Bektaşilere göre “Hz. Hüseyn için bir damla gözyaşı dökmeyenin, Küfeliye ve Yezid’e lanet etmeyenin iki cihanda derdine derman yoktur.”

***

Aynı sınırlar içinde yaşayan iki farklı inanç… Ve akıl almaz bir tezat! Öyle böyle değil, milyonlarca oruçlu insan ama cadde de, meydanda görünürde kimse yok… Davul yok, bağıran yok, çadır yok; parti, belediye, reklam, siyaset hoyratlığı-çirkinliği istismarı, iftar koşuşturması, “yetişemeyeceğim” telaşı yok…

Peki, ne var?

Hüzün…

Ülkenin muasır medeniyete çevrilen yönünün, Arap çöllerine çevrilmesinden, mezhep savaşlarına taraf olunmasından, emperyalizm uşağı yöneticilerin bayağılığından hüzün duyuyorlar.

“İslam dünyası, emperyalizm gerçeğini, savaşı ve sömürüyü ne zaman fark edecek” diyorlar. Ve savaş çığırtkanlarını, ülke ülke gezip kan ve intikam yemini edenleri, ayıran ve bölenlerin arkasından koşanları, bunlara cesaret verenleri hayretle izliyorlar!

Murtaza Demir

Sponsor Reklamlar

__________________
Banaz Yaylasından Kerbelaya Kar Götürsün Turnalar
Deniz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti