Tekil Mesaj gösterimi
Alt 06.09.09   #1
tuncer yilmaz
tuncer yilmaz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıdemli Üye
Üye
Üyelik tarihi: Sep 2009
Mesajlar: 195
Rep Puani : 11
Standart Baba Mansur Ocağı


Tunceli ili Mazgirt ilçesinin doğusunda Darıkent (Muhundi) Bucağı’nda ünlü Alevi evliyalarından Baba Mansur’un yürüttüğüne inanılan bir duvar bulunur. Muhundi orada bulunan bu ziyaretin anısı nedeniyle Dersim ve çevresinin en ünlü ziyaretgahlarındandır. Ali Kemali’ye göre Baba Mansur Dedeleri seyyidlerdendir, kolları yoktur, üç büyük kabiledir. Bir kabilesi Mazgirt kazasının Darıkent (Muhundi) bucağında, İkincisi Pülümür’ün Tahti ve üçüncüsü yine Pülümür’ün Gersinot köylerinde bulunur. Gersinot’ta oturanlara Şahverdi Evladı derler ki, Sivas ve Koçgiri aşiretinin seyyitleridir. (Ali Kemali 1932: 193) Bu seyyitler ayrıca Erzincan’ın Kısmikör ve Erdene, Pülümür’ün Seyyitler Kapiri ve Tahsini köylerinde bulunurlar. Mazgirt kazasında da vardır. (Ali Kemali 1932: 184) Bir araştırmada Tunceli Pülümür Yeldeğen Bucağı’nda Şah Mansur’un evlatlarının türbesinin ve Sivas Zara Kızılkale Köyü’nde de Baba Mansurluların bulunduğu ifade edilmiştir. (Clarke 1998: 205)Baba Mansur’un Horasan’dan geldiğine inanılır. Halk Cuma akşamları buraya toplanır, kurbanlar keser, cem yaparlardı. Baba Mansur’un yüzyıllardır dilden dile dolaşan menkıbelerinin en bilineni şu şekildedir: Bir de Baba Kureyş (Hacı Kureyş) varmış. Bir gün vahşi bir ayıya binmiş ve bileğine de bir yılan dolamış, onunla ayıyı kamçılayarak yürütmüş. O sırada duvar yapmakta olan Baba Mansur ise bu duvara binerek Baba Kureyş’e doğru yürümüş. Kureyş Baba bu mucize karşısında hayran olarak “Sen taş duvara can verdin.” diyerek, Baba Mansur’un eline sarılıp öpmüş. Baba Kureyş Ocağı’nın talipleri, Kureyş Baba’nın Baba Mansur’a bağlılığı üzere, Baba Mansur Ocağı’nın da müritleridir. Yüzyıllardır Kureyşan Ocağı Dedeleri’nin mürşidleri de Baba Mansurlu Dedeler olmuştur. Pir ve seyitleriyle birlikte Koçgiri ve Hiran aşiretleri de Baba Mansur Ocağı’na bağlıdırlar. (Ayrıca bk: Uluğ 1939 1939a: 83; 1939b: 34; Dersimi 1997: 140-141.)
Ayrıca Baba Mansur Ocağı’ndan Ali Düzgün Dede’den edindiğim bilgilere göre Baba Mansur Dedeleri , Kureyşanlar , Şavalanlar , Arelliler , Gaboranlılar , Butkanlılar Aşiretlerine Dedelik ve Lolanlılar, Çarekanlılar ve diğer aşiretlere de mürşidlik yapmaktadırlar. Bu ocağın dedelerinin de bağlı olduğu Baba Mansurlu dede ailesi Baba Mansur’un duvarı yürüttüğü duvarın yanında bulunan evin sahibidirler ve ziyaretle bu aile ilgilenmektedir. Hem İstanbul’da hem Tunceli’de bu ocaktan dedesoylularla görüstüm. Darıkentteki ocağı da ziyaret ettim. Yine Darıkent yakınlarında bulunan Şöbek, Lödek, Küpük Köylerinde de Baba Mansurlu seyyid aileleri vardır. Bir bölümü çeşitli nedenlerle Tunceli dışındadırlar ve özellikle de Sivas’ta yoğunlaşmışlardır.


sonradan eklendi aşası

Baba Mansur’un ailesi Arap kökenli olmasına karşın, Türkistan-Horasan-Maveraünnehir’de kurumlaşan Alevi çizgide İslam alaşımının oluşmasına ve Türk / Türkmen topluluklarının bu çizgiye kazandırılmasına katkı sunmuşlardır. Bu oluşumun merkezi ve faaliyet alanı Yesevi tarikatı çevresinde yürütülen Horasan tasavvuf okuludur. Bu tarikat, böylesi bir eğitimin üssü olmuştur. Yesevi tarikatının önde gelen bir adı olan Baba Mansur ve ailesi, Yesevi ve Horasan tasavvuf okulunun yarattığı Türklük bilinci içerisinde Türkleşmişlerdir. Giderek bu oluşan bilinci, bu aile, Horasan erenleri akınına katılarak Anadolu’ya taşımışlardır.
Yesevilik ve Horasan tasavvuf okulu anlayışını, idealini ve ideolojisini Anadolu’ya taşıyanların -zaman olarak- öncülerinden Baba Mansur gelir. Dolayısıyla; Doğu Anadolu’nun kapılarının Türklere açılması, Anadolu’nun yurt tutulması ve bir Türk yurdu durumuna dönüşmesi olayının öncülerinden biri ve en önemlisi Baba Mansur’dur. Bu tutumuyla, Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması olayına öncülük etmiş ve önemli ölçüde katkı sunmuştur.
Baba Mansur, Horasan erenlerinin ilklerindendir. Bizzat Ahmed Yesevi tarafından gönderilme olasılığı büyüktür. Çünkü Ahmed Yesevi döneminde yaşamış, onun önemli bir müridi ve ilk halifesi olmuştur. Bu nedenle Anadolu’da kendilerini Ahmed Yesevi’ye bağlayan Alevi dede ocaklarının doğmasında ve kurulmasında Baba Mansur temel rol oynamıştır.
Baba Mansur Ocağı, yakın zamanlara kadar Anadolu halkına İslamiyetin Alevi yorumunu kazandırma çalışmalarını sürdürmüştür. Koçgiri boylarlarını Aleviliğe kazandırmaları bunun en belirgin örneğidir.
Hacı Bektaş’tan önce Anadolu’ya gelerek özerk kurumlar durumuna gelen bu ocaklar, yakın dönemlere kadar Hacı Bektaş Dergâhı’ndan bağımsız hareket etmişlerdir.
Alevilik-Bektaşilik ve bu bağlamda oluşan olaylar, olgular ve kurumlar yeterince araştırılıp su yüzüne çıkarılmamıştır. Alevi dede ocakları bunun başında gelir. Bunlardan birini sempozyum konusu etmekle bilim çevrelerinin bu işlenmemiş konulara yönelmelerini arzulamaktayım. Doğallıkla sonuçta Alevilik-Bektaşiliğin tüm “sır”ları aydınlanacak, ham konusu kalmayacaktır. Çağdaş bilimin de amacı bu değil mi? Bilinmeyenlere yönelmek, onları bilinir duruma getirmek… Bizim bu ham konuyu gündeme getirmemizdeki amacımız da budur.
Sponsor Reklamlar

tuncer yilmaz isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti