Tekil Mesaj gösterimi
Alt 28.12.09   #1
Alevi
Alevi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kıbrısl�
Kurucu
Üyelik tarihi: Aug 2009
Nereden: Schweiz(isvicre)
Yaş: 38
Mesajlar: 4.785
Rep Puani : 199
Standart Aşure ve Kerbela olayı ile Aleviliğin bağlantısı


Canlar, Aşure’nın kökeni Arapça’dan gelen bir kelimedir. Arapça’da 10 ‘Aşr’ demektir.Muharrem ayının 10. Gününe tekabül eder.
Alevilerde Aşure yemeği tanrısal yaratılışa şükran borcu yerine getirmek için yapılan bir sunaktır.
Günümüzden binlerce yıl öncesine dayanır. Aşure yemeğinin Kerbela olayıyla bağlantısı doğrudan olmayıp dolaylıdır. Aşure sözcük anlamıyla, günün aşı anlamında olup, Yukarı Mezopotamya ve Aryen Halklarının dili ile üretilmiş, emekleriyle anlam kazanmış, kültürleriyle dokunmuş geleneksel tarihi bir şükran yemeğidir.
Tarihi kökleri, M.Ö. 3000 yıllarına dek uzanmaktadır. Güneş Baba, Toprak Ana için şükran borcu olarak feda edilen ve üretilen ürünlerin tamamından alınan parçalarla pişirilen bu aş. İsa’dan 3000 yıl öncesinden başlattığı tarihi yolculuğunda, söz konusu halklar için her, önemli tarihi durakta yeni anlamlar kazanmış, zenginleşmiş bu ölçüde de evrenselleşmiş, bir gelenek halinde bugüne dek süregelmiştir.
Tarihi yolculuğunda, örneğin: Nuh Peygamber’in gemisiyle, Tufandan kurtulup karaya ilk ayak basmalarının ve özgürlüğü yakalamalarının anısına, gemide arta kalan yiyeceklerin birleştirilerek pişirilen kurtuluş yemeği olarak yeni bir anlam kazanmıştır.
Başka bir görüşe göre: İbrahim Peygamber’in Nemrut ile giriştiği ateş sınavında ateşten yanmadan kurtuluşunun anısına sunulmuş bir aş olarak anlam kazanmıştır. Kimine göre de: baharın gelişi, yeni yılın başlangıcı olarak adlandırılır. Ve hatta Kutsal kitablara görede bazı görüşler ileri sürülür:
Bir- Adem’in Havva ile buluştuğu gün.
İki- İshak ve İsmail peygamberin kurban olmaktan kurtulduğu gün.
Üç- Yakup’un oğlu Yusuf’a kavuştuğunu ve gözlerinin görmeye başladığı gün.
Dört- Eyyub’un ağır dertlerinden kurtulduğu gün.
Beş- Yunus’un balığın karnından kurtulduğu günç
Altı- Musa’nın Firavun’un gazabından kaçarken Kızıldeniz’in yarılıp kendisine yol verildiği gün.
Yedi- İsa’ın semaye çekildiği kabul edilen gün.
Sekiz- HzçMuhammed’in Mekke’den Medine’ye Hicret ettiği gün.
Dukuz- HzçAli’nin doğum günü olarak kabul edilen. Bunlar gerçel olmadığı elimdeki Tevrat, Zebur, İncil kitabları var. Bunlardan geçmemektedır. Bazı hocalardan sordum Kur’an da da geçmiyormuş.
Kerbela olayı ile Aleviliğin bağlantısı:
Aleviler, bu ayda Kerbela Şehidi Hz.Hüseyin için matem orucunu tutarlar. Kerbela Olayı: Hz.Hüseyin’le Muaviye’nin oğlu Yezit arasındaki iktidar kavgasıdır. Yani Arap İslamın kendi içindeki HAK mücadelesi (Halifelik) içindir. Alevilikle doğrudan bir ilgisi bulunmamaktadır.
Aleviler, Hüseyin’in zalimliğe karşı gösterdığı onurlu duruşu halka anlatmak için empati (duygudaşlık ) yaparak onu hissettirmek için oruç tutarlar ve sonra Aşure yapılır.
Nesimi boşuna demez: “Biz oruç tutarız ramazana benzemez.” Burada önemlı olan Hüseyin’in Pir Sultan’ca duruşunu hissetmektir. Çünkü, Hüseyin eğilmemiş, onuruyla yaşamak için ser’ini vermekten çekinmemiştir, Nesimi gibi, Seyit Rıza gibi ve günümüzde Hüseyin İnan gibi.... Pir Sultan, boşuna dememiştir: “ Şimdi bizim aramıza / Yola boyun veren gelsin / Sevdasiyla dalgasiyla hakikatı bilen gelsin”.
Kerbela’da direnişçi mazlum Hüseyin’in duruşunun biz Aleviler için taşıdığı anlam tümüyle siyasidir, ahlaki ve insanidir. Çünkü ortada İslam dünyası içinde o günden bu yana sürüp gelen bir tarihi haksızlık, bir zülüm ve kahrediş vardır. Hz. Hüseyin söz konusu zülme ve haksızlığa karşı duruşun tek ve ilk adıdır. Hz. Hüseyin’in Pir Sultan’ca dikilişi, mazlumdan yana mazlumcu bir duruşun adıdır. Mezopotamya ve Anadolu Aleviliği’nin Kerbela ve Hz.Hüseyin’den aldığı mesaj budur. Bu İslam tarihinden biz Alevilere geçen en önemlı mirastır.
Alevi felsefesi, hukuku, ahlakı iyiden doğrudan ve halkından yana tarihinin her döneminde malzumun yanında olmayı zorunlu kılmaktadır. Bu nedenledır ki: Biz Aleviler 72 millete aynı nazarla kardeşçe görürüz. Bu sebeple bizim Aleviliğimiz temelde Kerbela olayında taraf ve hatta intikam için sayısız ayaklamalar yapmışlardır. Bunun en önemlısı Kürt Serdarı Eba Müslüm Horasani’nin yaptığı başkaldırıdır.
Sonuç olarak, aşure, tarihi süreçlerin sonucu yaşanılan bir dram, bir vahşetin yıl dönümüdür. Böyle bir şeyin bir daha yaşanmaması için bellekler tazelenir. Hz. Hüseyin’nin bu onurluca duruşunu Aleviler kendilerine rehber yapıp hayatın her evresinde karşılaştıkları her türlü haksızlığa karşı çıkmaları gereklı olduğu bilincini aktarmak için yapılan bir anmadır Aşure.


ALİ ERDOĞAN
Sponsor Reklamlar

Alevi isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti