Tekil Mesaj gösterimi
Alt 03.04.11   #3
Pir Mehmet
Avatar mevcut degil.
Co-Admin
Kurucu
Üyelik tarihi: Dec 2010
Nereden: Şiran
Mesajlar: 2.112
Rep Puani : 54
Standart Cevap: Alevi Raporu'nda AKP Kendi Çalıp Kendi Oynuyor


candan Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
[B]Hükümet Vatikan değildir, cemevlerimizi tanımlayamaz! [/B

]Pir Sultan Abdal Derneği Genel Başkanı Fevzi Gümüş: İktidar, yani devlet, yani sünni ulema haddini aşarak Alevilerin ibadet yeri cemevlerinin niteliğine karar verme hakkını kendilerinde bulmaktadırlar. Hükümet Vatikan değildir, cemevlerimizi tanımlayamaz. O yüzden Cem evleri alevilerin ibadethanesidir ve böyle olmaya da devam edecektir.

AA
--------------------------------------------------------------------------------

Pir Sultan Abdal Derneği Genel Başkanı Fevzi
Gümüş, hükümetin cemevlerini tanımlayamayacağını belirterek, "Hükümet Vatikan değildir, cemevlerimizi tanımlayamaz. Cemevleri alevilerin ibadethanesidir ve
böyle olmaya da devam edecektir" dedi.


Alevi-Bektaşi Federasyonu, AK Parti’nin açıkladığı Alevi Çalıştayı nihai raporuna ilişkin bir basın toplantısı düzenledi. Toplantıda konuşan Pir Sultan
Abdal Derneği Genel Başkanı Gümüş, Başbakan Erdoğan’ın onayı ile kamuoyuna sunulan "Alevi raporunun" içeriğinin kendilerini şaşırtmadığını belirterek,
raporda çözüm gibi gösterilen ve uzlaşmayla çıktığı iddia edilen önerilerin, Alevilerin asimilasyonuna hizmet eden, tamamen Sünni ulemanın bakış açısının
ürünü olduğunu ifade etti.

Alevilerin hak ve taleplerinin raporda ’güvenlik konsepti’ çerçevesinde ele alınıp değerlendirildiğini anlatan Gümüş, "Anlaşıldığı kadarıyla AKP
hükümeti daha çalıştaylar serisini başlatmadan önce bir yol haritası belirlemiş, sonra bu yol haritasına çalıştaylar serisiyle uzlaşma kılıfı giydirerek,
Türkiye’de milyonlarca aleviye sorunların çözüleceği aldatmacasıyla yanaşmıştır" diye konuştu.

Raporda Aleviliğin tanımlanarak sahte laiklik uygulamasına Alevilerin de ortak edilmek istendiğini savunan Gümüş, şöyle devam etti:

"Hükümet sünni kesimi kamu olanaklarıyla finanse etme uygulamasını güya alevileri de sisteme dahil ederek güvenceye almak istemiştir. Zorunlu din
dersleriyle ilgili sunulan öneriler de mevcut uygulamanın sonuçlarını daha da ağırlaştıracak niteliktedir. Raporda mevcut durumda halen uygulamalı din eğitimi
olan "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi" öğretimine devam edilmesi istenmekte, bu derse ilave olarak "yeni bir alanın" devreye sokulabileceği belirtilerek bu
yeni alan ’isteğe bağlı din eğitiminin verilmesi’ şeklinde tanımlanmaktadır. Yani hükümet, Alevi çocukları için asimilasyon aracı ve sistematik işkenceye dönüşmüş
olan uygulamayı artırarak iki din dersi önermektedir, ki bu asla kabul edilemez."

Madımak Oteli’nin müzeye dönüştürülmesinin bu toplumun siyaset kurumunun Madımak’ta yaşanan katliamla yüzleşmesi anlamına geleceğini belirten Gümüş, bunun
Türkiye toplumunu rahatlatacağını ifade etti. Gümüş, "Maalesef siyasi iktidar, AKP hükümeti, Madımak’ın önündeki karanlıkla kendisini özdeşleştirdiği için
Madımak katliamı unutturulmaya, adeta toplumun belleği silinmeye çalışılmaktadır. Aleviler Madımak’ın müze olması için dün olduğu gibi bugünden sonra da kararlı
bir şekilde demokratik mücadelelerini sürdüreceklerdir" şeklinde konuştu.

Raporda dikkati çeken bir başka noktanın da Alevi ruhunun yüzlerce yıldır sürdürücüsü olan dedelerin ’devlet dedesi’ statüsüne sokulmak istenmesi olduğunun
altını çizen Fevzi Gümüş, "Dedeler bugüne kadar asla ve asla toplumun önderliğinden devletin yoluna gitmeyi tercih etmemişlerdir. Dolayısıyla dedelerimizi devletleştirmeye yönelik bu çabaları kabul etmiyoruz, dedelerimizin
devletten maaş almasını istemiyoruz" ifadelerini kullandı.

Raporun sünni ulemanın bakış açısıyla yazıldığının en kuvvetli bölümlerinden birinin de cemevleriyle ilgili bölüm olduğunu iddia eden Gümüş, şunları söyledi:

"İktidar, yani devlet, yani sünni ulema haddini aşarak Alevilerin ibadet yeri cemevlerinin niteliğine karar verme hakkını kendilerinde bulmaktadırlar.
Hükümet Vatikan değildir, cemevlerimizi tanımlayamaz. O yüzden Cem evleri alevilerin ibadethanesidir ve böyle olmaya da devam edecektir."

Fevzi Gümüş, ’hükümetin raporda cemevlerinin ibadethane olarak tanımlanmasının tekke ve zaviyelerle ilgili yasaya karşı olarak göstermesinin’
sorulması üzerine cemevlerinin ibadethane olarak tanımlanmasının tekke ve zaviyelerle hiçbir ilgisi olmadığının altını çizdi. Gümüş, tanımlamayı ona engel
olarak göstermenin, meselenin etrafında dolanarak meseleyi çözmemek anlamına geldiğini savundu.

-ALEVİLİK ARAŞTIRMALARI MERKEZİ BAŞKANI ALİ YILDIRIM-
Alevilik Araştırmaları Merkezi Başkanı Ali Yıldırım ise 2 yılın sonunda ortaya çıkan raporun esas olarak alevi açılımının değil başta aleviler olmak
üzere Türkiye’ye atılmış bir çalımın belgesinden başka bir şey olmadığını öne sürdü.

Raporda esas olarak alevilerin suçlandığını vurgulayan Yıldırım, "Rapor alevilerin ne istediğini bilmediğini iddia etmekte, alevilerin kendilerini
netleştirmesi gerektiğine dair satırlar ifade etmektedir. Kaldı ki son yıllarda alevi toplumu sorunlarını, istekleri açık ve net bir şekilde dile getirmiş bulunuyorlar" dedi.

Yıldırım, şöyle devam etti:
"Alevi toplumunun değerlerine saldıracaksınız, alevi toplumunu katledenleri överek göklere çıkaracaksınız ve arkasından da biz aleviler için samimiyetle bir şeyler yapmak istiyoruz diyeceksiniz. Bu yalana biz alet
olmayacağız. Türkiye’yi bu yalanla da kandırmanıza müsaade etmeyeceğiz. Temel sorun alevilerin eşit yurttaşlık hakkından kaynaklanmaktadır. Ama siz 10 yıldır
AKP hükümeti olarak eşitsiz, ayrımcı, hukuksuz uygulamalarınıza devam ediyorsunuz. Sorun yaratan sizsiniz ama sorun yaratan siz değilmişsiniz gibi
sonra çıkıp şikayet etmeye başlıyorsunuz. AKP’nin Türkiye’nin diğer tüm sorunlarında yaptığı izlediği iki yüzlü oportünist politikanın açık bir belgesidir bu."

Cemevleri konusunun ne teolojik ne de hukuki bir tartışma konusu olduğunu söyleyen Yıldırım, aleviliğin de bugün bir mezhep bir tarikat, tasavvufi yorum
olarak düşünülemeyeceğine, alevi toplumunun aleviliği bir bağımsız inanç olarak değerlendirdiğine işaret etti.

Ali Yıldırım, "Biz ayrıcalık istemiyoruz, ayrımcılığın ortadan kalkmasını istiyoruz" diye konuştu.

-PİR SULTAN ABDAL DERNEĞİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI KEMAL BÜLBÜL-
Pir Sultan Abdal Derneği Genel Başkan Yardımcısı Kemal Bülbül de rapor üzerine söylenecek çok şey olmadığını ifade ederek, raporun alevilerin taleplerini karşılayan bir belge olmadığını dile getirdi.

"Madımak Utanç Müzesi" tabelasını götürüp Madımak Otelinin kapısına asacaklarını belirten Bülbül, "Bunun başka çaresi kalmadı. Orası dünyaya ibret
olması açısından bir utanç müzesi olmalı. AKP hükümeti kendi siyasal kültürünü ya da kültürsüzlüğünü ortaya koymuş toplumun farklı renklerini tanımamakta ısrar
etmektedir. Bu rapor çoğulculuğun nazikçe reddi anlamına gelmektedir" şeklinde konuştu.


yürekten alkislyiorum kemal beyi akp kendince aleviligi sekilendirmeye calisiyor dinayet alevilerin temel baglantisi olamaz....

can zaten hükümet vatikan değil, halifelik görevini görüyor, baksanıza alevileri silmeye çalışıyor, onlara ne oluyorsa sanki
Sponsor Reklamlar

Pir Mehmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti