Tekil Mesaj gösterimi
Alt 30.10.09   #1
freelens
Avatar mevcut degil.
Yönetici
Yönetici
Üyelik tarihi: Oct 2009
Mesajlar: 6
Rep Puani : 10
Standart Karar verilemez ALEVILIK




Aleviligin anlamı, göstergeler dizgesinde sürekli bir ayrımlaşma sürecinde ortaya çıkar. Bu süreç sonsuz bir devingenlikte işlediği için de `anlam` hep ertelenir. Bu yüzden de Alevilik bir bilgiden çok yorum olarak vardır. Her yorum, retorik gücüne göre Alevilik üzerinde söz sahibi olabilir. Bu yüzden Alevilik şu haliyle `karar verilemez`dir. Alevilikle ilgili temel sorun, Aleviliğin ifadesiyle ilgili olarak belirginlik kazanıyor. Yalnız buradaki ifade sorunu, Aleviliğin temsiliyle ilgili olmaktan çok ne olduğuyla ilgili bir düşünsel soruna karşılık geliyor. Yani öncelikle Alevilik üzerine söz alanların kuramsal olarak çözmeleri gereken bir sorun var ortada. Bu sorun biraz olsun aşılırsa pratik sorunlarla ilgili çözüm üretmede mesafe alınabilir. Alevilik üzerine söz alan tarafları sol ve sağ olarak ikiye ayırmak biraz indirgemeci bir tutum olsa mümkün. Zira Alevilik sorunu üzerine tartışmalardaki yaklaşım ve talepler böyle bir ayrımı kaçınılmaz kılıyor. Belli başlı konular üzerine cereyan eden tartışmalarda görünür olan şey, bir kavram karmaşası ve kafa karışıklığının olduğudur. Bunun başlıca nedeni, bir tarafın Aleviliğe salt ideolojik bir anlam yükleme çabası, bir tarafın da meseleye salt teolojik bir anlam dünyasından bakmasıdır. Sol ideolojik eğilimli Alevi kesimlerin talepleri, Diyanet Isleri Baskanligi`nın lağvedilmesi, zorunlu din dersi uygulamasına son verilmesi, Alevi topluluğunun kendi inancını özgür bir şekilde ifade edebilmesi ve yaşayabilmesi için cem evlerinin ibadet yeri olarak kabul edilmesi şeklinde toplanabilir. Bu kesimlerin Alevilik ile ilgili görüşleri de materyalist bir bakışın açı darlığını yansıtıyor. Dini referanslı Marksist, Marksizmin vülger materyalist geleneğinin dine olumsuz bir anlam atfetmesinden dolayı, Alevilik dinler üstü bir hümanist felsefeye indirgeniyor. Hem sol bir dünya görüşüne sahip olup, hem de dini referansı olan bir kimlik taşımanın yarattığı gerilim, Aleviliğin İslami unsurlardan ayıklanarak bir muhalif halk kültürünün maneviyatı biçiminde yeniden üretilmesiyle aşılmaya çalışılıyor.||Alevilerin de kendi içinde ayrımlaşmasına neden olan temel çelişki, Aleviliğe bakış açısında ortaya çıkıyor. Sol eğilimli Alevilerin tanımına bakınca, Alevilik mistik-materyalist bir felsefe olarak karşımıza çıkıyor. Nitekim Aleviligi sol ideolojiye eklemlerken öne çıkarılan değerler, eşitlik, paylaşımcılık ve haksızlığa karşı direniştir. Komünist ütopya ile `rıza şehri` arasında bir bağ kurulur. Bu bağlamda Aleviliği, Sünniliğin dışında İslam`ın özgün bir yorumu olarak görmek imkansızlaşır. İslam, Alevi inancını oluşturan birçok kültürel ve dinsel etkiden biridir. Buna karşılık, Alevilikte İslami ibadet ve mabetlerin yeri yoktur. Bu bakış açısından, Alevilik İslami bir mezhep olmayıp, kendine özgü bir inanç sistemidir. Birçok inançtan kendine uygun olanları almış dinsel bir sentezdir. Yani Alevilik, geniş İslam dairesi içinde yer alan bir özgün inanç biçimi olmayıp, İslam dışı ayrı bir inanç biçimidir. İslam`la ilişkisi de kendi inanç dairesini çizen çizginin bir kısmının İslam dairesi içinden geçmesinden ibarettir. Bundan dolayı Alevilik ne İslam`ın içinde ne de dışında görülür. Alevilik ile ilgili bu karar verilemezlik, Derrida`nın Platon`un Phaedrus okuması üzerine yapıçözümcü eleştirisini hatırlatıyor. Platon`un Phaedrus okumasında pharmakon terimi hem zehir hem deva olarak ikili bir anlama sahiptir. Din afyon mu deva mı? Tıpkı Marx`ın dinle ilgili afyon benzetmesi gibi. Afyon da özellikle Marx`ın çağında, hem uyuşturucu bir zehir hem de ağrıları giderici bir deva anlamı taşır. Dolayısıyla Marx, dini halkların afyonu diye nitelerken, bilinçleri uyuşturan bir zehre mi benzetmiş yoksa kapitalizmin şiddeti karşısında ezilen halkın acılarını dindirmek için sığındıkları bir teselliye mi? Derrida`dan yola çıkarsak gösteren ile gösterilen arasındaki ilişkinin sabit değil sonsuz devingenlikte olduğunu biliyoruz. Her gösterge birçok gösterenin `iz`ini taşır Şöyle örnek verelim: Sözlükte bir terimin karşılığına baktığınızda, o terimin karşılığı olarak geçen her kelimenin sizi başka kelimelere gönderdiğini görürsünüz. Hiçbir gösterilenin kesin ve mutlak bir göstereni yoktur. Alevilik de İslam tarihi içinde oluşmuş bir özgün yol olmakla beraber, İslam öncesi birçok dinin semboller dünyasından `iz`ler barındırır. Alevilik ile ilgili karar verilemezlik bundan doğar. Anlam sürekli ertelenir. Derrida`nın différance kavramının açıkladığı gibi, Aleviliğin anlamı, göstergeler dizgesinde sürekli bir ayrımlaşma sürecinde ortaya çıkar ve bu sonsuz bir devingenlikte işlediği için anlam hep ertelenir. Böylece Aleviliğin bilgisinden çok yorumu söz konusu olmaktadır. Her yorum retorik gücüne göre anlam üzerinde söz sahibi olabilir. Alevilik ile ilgili karar verilemezlik onun senkretik karakterini oluşturan `iz`ler nedeniyle olduğu gibi, onun taşıdığı `ilave` ile de ilgilidir Derrida`nın düşüncesinde bir şeyin `ilave`si, o şeyi hem tamamlar hem de ikame eder. Derrida`nın dikkat çektiği gibi `ilave`nin tehlikesi bu ikame işlevinde yatar. İslam`ı Sünniliğe indirgemek Alevilik örneğinde, cem ayini aslında bir ilave ritüeldir. İslam`ın esas ayini namazdır; daha sonra tasavvufun gelişimiyle ve insanların psikolojik ve kültürel ihtiyaçlarına bağlı olarak çeşitli zikir ve ayinler buna ilave olmuştur. Burada tamamlayıcı bir ilave olarak cem ayini pek bir sorun oluşturmaz. Gerçi İslam`ın selefi yorumunda bu tür ilaveler bid`at olarak nitelendirilir. Bunun nedeni şeriata göre ilavenin ikame olarak taşıdığı işlevin tehlikesidir. Nitekim Alevilikte cem ayini ikame bir `ilave`ye dönüşmüş, esasın yerini almıştır. Bazı Alevilerin, bizde namaz kılınmaz, cem ayini bizim ibadetimizdir, demeleri bu ilavenin neden olduğu bir karar verilemezliğin ifadesidir. Alevilerin, özellikle sol ideolojiye angaje olanlarının, bilakis Alevilik ile ilgili olarak bir kararsızlık içinde oldukları görülüyor. Bu kararsızlık materyalist dünya görüşüne sahip olmakla dini bir kimliğe sahip olmak arasındaki gerilimden doğuyor. Sola angaje Alevilerin, dogmatik Marksist geleneğin önyargılarından kendilerini koparamamaları, Aleviliği karşı-İslam bir inanç biçimine dönüştürme çabasına neden oluyor. Burada, İslam, topyekun Sünniliğe indirgenerek Aleviliğin heterodoks doğası din dışı (İslam dışı) bir iklime taşınmaya çalışılıyor

Sponsor Reklamlar

freelens isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alinti